Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Dinler ve İnançlar Bölümü > Diğer > Zerduştluk, Şamanizm, Budizm vb.

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 09-02-2008, 12:14 AM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesaj: 4,964
Üye No: 19761
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 18198
Rep Puanı : 1819164
Rep Derecesi
Rockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond repute
Varsayılan Zerdüşler’in Kutsal Kitabı - Avesta


Zerdüşler’in Kutsal Kitabı Avesta-Giriş


M. Sirac Bilgin’in açıklaması:
Aryan Mitolojisi ve bu mitolojinin Med Kolu ile ilgili çalışmalarımda bu kez en önemli kaynak kitap niteliğindeki Avesta’yı, çeşitli İngilizce kopyalarını karşılaştırarak tercüme edecek ve yorumlayarak okuyuculara sunacağım. Kürtler’in uzak atalarının mitolojik değerlerini aktaran kaynaklardan kısmen yaşayabileni olan Avesta Külliyatı’nı size tercüme ve yorumları ile birlikte sunmakla; artık ”kolay ulaşılır kaynak sıkıntısı”na da son vermeyi umuyorum.
...
Zerdüştiler’in Kutsal Kitabı Avesta’da yer alan metinlerin gerçek anlamı, Batılı Bilim Adamları konuyla yakından ilgileninceye kadar, bu kitapları kutsal ilan eden insanlar tarafından bile bilinmiyordu. Dolayısıyla; rönesans deneyinden geçmiş olan bu gibi ülkelerde ”fikri hür” olarak yetişmiş bilim adamlarının Avesta’ya ulaşmasına bir ”keşif” gözüyle bakmamak büyük bir haksızlık olurdu. Fakat Batılı Bilim Adamları Avesta’yı incelerken yine de -bilgi eksikliğinden olsa gerek- Kürtçe’yi hesaba katmamak suretiyle gözardı edilemez bir hata yaptılar. Bu araştırmacılar İranî Uluslar söz konusu olduğunda hep sadece ”Persler”i söz konusu ettiler. Dil olarak da sadece Persçe’yi incelemeyi yeğlediler. Diğer İranî Diller gözardı edildi. Oysa Kürtçe ve bilhassa Kürtçe’nin Zazaki ve Hewramani lehçelerinin hesaba katılması, araştırmacılara hem Avesta’nın orijinal coğrafyasının tayininde, hem de Peygamber Zarathuştra’nın kimliğinin belirlenmesinde paha biçilemez bilgiler sağlayacaktı.
Hermippos yazılı Avesta konusunda en açık tanıklık yapan Grek yazarlarından bir başkasıdır. Yazar, ”Magular hakkında” adlı bir de kitap yazmıştır. Buna göre Zarathuştra 2 Milyon dize compoze etmişti. Hermippos bu kitapları tek tek tetkik ettiğini söyler ve herbirinin içeriğini de kaydeder (bunları Pliny’den öğreniyoruz). Grek yazarları arasında daha az dikkat çekici benzer başka iddialar da vardır. Arap Tarihçi Abu Cafer Attawari; Zarathuştra’nın kitaplarının 12 bin öküz derisini (Parşömen kâğıdını) dolduracak kadar bir büyüklükte olduğunu ısrarla vurgular. Tradisyonel Zerdüşti kaynaklarında ise; Kutsal Kitab’ın Ahura Mazda tarafından Peygamber’e indirildiği, onun da bu emaneti Kava Vistaşpa’ya verdiği ve bu ilk Zerdüşti kralın da onu Jamaspa vasıtasıyla yazılı hale getirdiği kaydedilir. Fakat bu kitabın hangi alfabe ile yazıldığı ve akibetinin ne olduğu meçhuldur. Pausanius (M.S.180) adlı bir Grek seyyahı; ”ateşe tapan Magular”dan bahsederken, bunların kendi mabetlerinde, Grekler tarafından bilinmeyen bir dilde tanrıya ilahiler söylediklerini ve bunları bir kitaptan okuduklarını kaydeder.
***
Arap-İslam yazarlarından bazıları, Zarathuştra ve kitabı konusunda çok ciddi sayılabilecek bazı açıklamalarda bulunurken, diğer bazıları ise propaganda amaçlı haraket ettikleri için, ”araştırma” adı altında sundukları ürünleri, basit birer karalama vesikası niteliğindedir. Bu tip araştırmacılar bize fayda sağlayacak ciddiyette değildirler. Ama yine de Zarathuştra tarafından yazılmış olan -uyduruk da olsa- ”Avesta” veya ”Aşta” adlı bir kitaptan bahsederler. Bu da; Bahdiniler’in kutsal kitabının yazılı halde bulunan şeklinin bunlar tarafından da görüldüğünü anlatması bakımından önemlidir.
Arap yazarlarından Masudi (M.S.943), Zeraduşt’un (Zarathuştra’nın) kitabı hakkında şu ilginç notları düşmüş: Zeraduşt’un yaptığı ilk kitap Avesta’dır. Farslar bu kitabı anlayamıyorlardı. (Bunun üzerine) Zeraduşt bu kitap için bir yorum (kitabı) yazdı, onlar (Farslar) buna Zend dediler. O, ayrıca bu yorumun da yorumunu yazdı. Farslar buna Pazend dediler. Zeraduşt’un ölümünden sonra Farslar bu yorumların yorumunu ve kitabın genel bir izahatını da kaleme aldılar. Buna ise Yazdah adının takmışlardı. Masudi’nin bahsettiği bu ”Yazdah”, günümüzde varlığını sürdüren Avesta’nın üçüncü ”cildi”nde yer alan ”Yaştlar”dır. Mesudi bir de Müslümanlar’ın ”kâfir” anlamında kullandığı ”Zendıq” veya ”Zındıq” kelimesinin kökenini de araştırmış. Bu kelime esas olarak Zend’den geliyor. Bilindiği gibi (diyor Masudi) Zend, sadece gökten inenin (yani Avesta’nın) bir yorumundan ibarettir. Farslar, Avesta’ya muhalif olan dini görüşler öne sürenlere Zendıq diyorlardı. Çünkü o, kendi imalatı olan ”zend”i, Kutsal Kitab’taki metnin önüne almıştır. Bilindiği gibi Zarathuştra’nın yaşadığı dönemle ilgili olarak da en isabetli bilimsel tahlili yapan da Masudi idi.

Şahrastani (1086-1153), ”kitâb-ul-milal wa na’hal” adlı eserinde, dinlerdeki mezhepleri ve tarikatları inceler. Tabari (M.S.923), Dimişqi (M.S.1327’de ölmüştür), İbn Fozlan, İbn al-Athir gibi pekçok Arap yazarları Zarathuştra’yı ”putperest”, ”sahte peygamber” veya ”aşta” adını verdiği anlaşılmaz bir kitap yazmış olan bir sahtekâr olarak nitelerken, Şahrastani objektiviteden (mümkün olduğu kadar) sapmadan, Magular’ın Dinini anlatır. Bu büyük İslam yazarı Muguları da tıpkı Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar gibi ”Ehl-i Kitab” olarak niteler. Onları kendi yazdıkları kitaplara inanan Brahmanlar’dan ve Yıldız-tapıcıları olan Sabiiler’den ayrı bir kefeye koyar. Şahrastani; bu kitabında Avesta’nın yazılı bir şekilde bulunduğunu kaydettiği gibi; ”Magu Dini”nin; ruhun başka varlığa geçeceğine inanan mezhebi; Mazdaklar’dan, Gayo Maratan (Gayomarthiyah) mezhebinden ve Zervanitler’den de bahseder.

Yukarıda saptadığımız görüşlerin ışığında, M.S. 650 Yılı’ndan İran’a hakim olan İslamlar’ın orada yazılı halde bulunan Avesta ile karşılaştıklarını anlıyoruz.

Zerdüştiler’in en önemli dinsel kitaplarından biri olan Dinkard’da; Sassaniler döneminde varlığını sürdüren Avesta’nın 345.700 kelime içerdiği kaydedilir. Avesta’nın yorumu olan Zend ise 2.094.200 kelimelikti. Arap istilasından sonra bugün elimizde kalan Avesta’nın sadece 83.000 kelime içerdiğini düşünürsek, Zerdüştiler’in bu Kutsal Kitab’ının Arap istilası sırasında uğradığı tahribatın boyutunu daha iyi anlarız.

vendidad ve avesta’daki yeri:
Orijinal Avesta’nın Zarathuştra’ya 21 Nosk halinde indiğine ve Yathâ ahû vairyô diye başlayan kutsal dizelerde yer alan her sözcüğün bir Nosk’a anahtarlık ettiğine inanılır. Mazda Dini’nin Hak Kitabı, vermek istediği mesaj itibariyle önce üç büyük bölüme (bangışnu) ayrılmıştır. Bu bölümler; gâsânu, dâd ve hâdak-mânsarik’tir. Bunlardan gâsânu, Gathalar demektir. Yani bunlara bir yerde dize denebilirse de, ”gâsânu” yine de dize’den ziyade ”Gathalar” anlamına gelir. İşte Kutsal Kitap eski Avesta’yı oluşturan bu 21 Nosk’tan (veya Nask) 7’si yukarıda aktardığımız ayırımda genel Gatha bölümünün içinde (gâsânu’nun içinde) yer alır. Kısaca; 21 Noskdan 7’si Gatha’dır.

Bu Nosklar’ın adları şöyledir (parantezin içindeki isimler, Ahuna-vairya’yı oluşturan ve noskların bir nevi adı niteliğinde olan her sözcüğünden biridir, ki buna Kutsal Formula denilir): Stud-yaşt (Vâstârem), Sûdkar (Yathâ), Varştmânsar (Ahû), Bago (Vaıryô), Vaştag (Mananghô), Hâduxt (Dadat) ve Spend (Angheuş)..Noskların ikinci grubu 'Dâdlar'dan oluşur. Dâd; ”Kanun” anlamına gelir. Bunlar; dünyevi malumat ve dünyevi görevlerdirler (bunlar da aynı şekilde malumat ve görevlerin kendileridirler). Dâdlar, yargıçlar (dâdık’lar) için düzenlenmişlerdir. Dâdlar da tıpkı Gathalar gibi, Kutsal Kitab’ın Yedi Nosk’unu içerirler, şöyle; Nikâdûm (Xşathremça), Ganabâ-sar-nigad veya Dubasrujd (Ahurâı), Hûspâram (Â), Sakâdum (Yim), Vendidad (Dregubyô), Çıtradâd (Şyaothnanâm) ve Bakân-yaşt (Mazdâi). Hâdak-mânsarik, Avesta’daki hadha-mãthra’dan türetilmiş olup, ”ilham edilmiş sözler” anlamına geliyor. Burada geçen mãthra, Mãthra Spenta diye bilinen Yazata’dır. Daha önce de açıkladığımız gibi bu Yazata, Ahura Mazda’nın Ruhu olarak da biliniyor. Bu gurup Nosklar ilk iki gurup, yani; ruhsal ve dünyevi olanlar (gathalar ve Dâdlar) arasında kalan (bölgedeki) informasyonu kapsarlar. Şu Nosklar’dan oluşurlar: Dâmdâd (Athâ), Nâdar (Ratuş), Pâgag (Aşât), Rado-dâd-aitag (Çhit), Barış (Haçâ), Kaşkisrôbô (Vangheuş) ve Vıştasp-sâstô (Dazdâ)..

İşte bizim konumuz olan Vendidad’ın, Dev Avesta kompozisyonunun içindeki yeri budur. Zerdüştiler Vendidad’ı, Kutsal Kitab’ın bozulmadan muhafaza edilebilmiş olan tek nosk’u olarak kabul ederler. Diğer bütün nosklar, çeşitli düşmanları tarafından -en aşağısından- dörtte üç oranında yok edilmiş bulunuyorlar. Ancak eklemeler ve çıkarmalarla da olsa Vendidad gerçekten günümüze kadar ulaşabilmiştir. Fakat gerçekler bize gösteriyor ki; bu dev eserin de bazı kısımları orijinalinden biraz daha gençtir. Vendidad’ın yaşının yine de M.Ö. 500’lü yılların altına pek inmediği araştırmacıların ortak kanısıdır. Ama yine de bazı ekstrem yazarların onu M.Ö. 120 yılına yerleştirdiğini bilelim.

Günümüzdeki yaşayan Vendidad, Fargard denilen küçük bölümlerden oluşur. Bunlar 22 tanedir. Bu fargardların yapısal incelenmesi, bunların eş zamanlı olarak yazılmadığını ve aynı yazar tarafından kaleme alınmadığını açıkça ortaya koyar. Bazı bölümleri o kadar eskidir ki, bu bölümlerin Peygamber’in ölümünün üzerinden en fazla 100 yıl geçtikten sonra (veya böyle bir süre içerisinde) şekillendiği kesindir. Fakat elimizde bulunan ana gövdenin büyük bir kısmı, çok önemsiz törenlerin ve geleneklerin tarif edildiği bazı ”tuhaflıklar”la doludur ki bu bölümleri Peygambere veya onun herhangi bir takipçisine bağlamak olanaksızdır. Fakat bir bütün halinde, bazı kısımları kaybolmasına rağmen Vendidad Zarathuştracılar’ın, özellikle Zaratuştracı rahiplerin asırlarla ifade edilebilecek bir süre içerisinde şekillenen bir yapıtıdır. Bu yapıtın ucu bir yerde Zarathuştra’nın kendisine de dayanıyor olabilir. Fakat sonraki dönemlerde, peyderpey eklenen bölüm ve yorumlarla -ki bunların çoğu biribirleriyle çelişiyorlar- kitap, Med Mitolojisi’ndeki bazı (ilkel) dinsel kuralların yeraldığı karmaşık bir strüktüre kavuştu. Kaybolan bölümlerin yerini zamanla direkt olarak Zend denilen yorumların alması, işi daha da karmaşıklaştırdı.

Vendidad’ı eğer içeriği bakımından bölümlendirirsek, üç ayrı Vendidad’la karşılaşırız (soyut anlamda). ”Birinci Vendidad”, ilk üç Fargard’dan oluşur. ıçeriklerine bakıldığında Vendidad’ın bu Fargardları’nın gerçekten çok eski oldukları görülür. Bunlar, Aryan ve Med Mitolojileri’nde yer alan efsanevi olgu ve olayları ele alan bölümlerdir. Bence Vendidad’ın asıl orijinal Fargardları, son dört Fargard ile birlikte bunlardır. Bu ”bölüm”ün I. Fargard’ında yer alan ”Ahura Mazda’nın ilk yarattığı 16 ülke”, araştırmacılar tarafından çok tartışılmıştır. Bu bölüm, bilhassa son 20. tarafından bilhassa Zarathuştra’nın -eğer deyim yerindeyse- ulusal kimliğinin irdelenmesi için kullanılmış, çeşitli sonuçlara varılmıştır. Bu bakımdan okuyucuların bu bölümü ve sunduğum yorumları çok dikkatle ve eleştirici bir gözle okuyacaklarını umuyorum. II. Fargard’da Yima efsanesi tüm yönleriyle ele alınmıştır. İsrail kaynaklı dinlerin (Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın) Nuh menkibesinin orjinal kaynağı olan Yima efsanesi de çok tartışılmıştır. Bu efsanenin Nuh menkibesi ile mukayesesi, efsanenin vermek istediği mesaj ve bunun ışığında Aryan Mitolojisi’nin dayandığı felsefi temeller araştırmacıları az heyecanlandırmış değildir. Bu bölümün de okuyucu tarafından dikkatle takip edileceği kuşkusuzdur. Yeryüzünü anlatan ve (yaşayan bir varlık olarak) dünyanın hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyler hakkında tesbitlerin de çok büyük bir önem arzettiği açıktır. Yaradılış ile menkibenin parçalar halinde sunulduğu bu bölümün dikkatle irdelenmesi halinde o zamanın düşünce sistemi ile ilgili ipuçlarını yakalayacağı muhakkaktır. Hele tarımın kudsiyeti ile ilgili bölümler ilginçtir.
İkinci kısım Vendidad’ın temel işlevi olarak kabul edilen konuları işler. Yani Vendidad’ın IV. Fargard’dan, XVII. Fargard’a kadar olan bölümleri dinsel düzenin kurallarını, bu konuda yapılan törenleri ve aynı çerçeve içinde varolan gelenekleri ele alır. Bazıları okuyucuya çok ters gelebilecek olan bu tür kuralların 2500 Yıl öncesine ait olduğunu unutmadan okursak, onları anlayacak ve Medya’daki bazı dinsel kurumları daha iyi anlamış olacağız.
Vendidad’ın üçüncü kısım olarak nitelenen bölümü; karmakarışıktır. Bu bölümde ele alınmış olan en önemli bölümler, tababetle ilgili Fargardlar’dır. Araştırmacıların önemli bir bölümü, bunların Avesta’nın kayıp olan tababetle ilgili bölümlerinden arta kalmış gibi görürler. Benim de inancım bu yöndedir. Çünkü Kutsal Kitap, şuraya buraya serpiştirilmiş olan ayetlerinde, Medya’nın zamanının en iyi sağatım merkezi olduğunun işaretlerini yakalayabiliriz. Bunu siz de göreceksiniz. Şimdi, Bahdiniler’in Kutsal Kitabı olan Avesta’nın ilk cildinin tercüme ve yorumuna geçebiliriz.
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
Avesta I Vendidad
1 Ahura Mazda (1), Spitama (2) Zarathuştra’ya konuştu ve (şöyle) söyledi:
2 "Ben her ülkeyi, o ülkede hayran kalınacak bir şey olmazsa bile, onun sakinleri için şirin kılacak şekilde yarattım. Eğer (ben) her ülkeyi onun sakinlerine şirin gelecek şekilde yaratmasaydım, içinde hayran kalınacak bir şey olmazsa da bütün yaşayan dünya Airyana Vaeco’ya akın edecekti."
3 "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin ilki; Daitya Nehri’nin kıyısındaki Airyana Vaeco idi.
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu (1) geldi ve büyücülük gücünü kullanarak karşı-yaratıklar olarak nehirde yılanı , (karada) kışları yarattı, Da*******ar’ın , işi (olan kışları)."
4.Orada kışlar on ay, yazlar iki ay oluyor. (Mevsimler) sular için soğuk yer için soğuk, ağaçlar için soğuktur. Kış mevsimi (beraberinde getirdiği) en kötü dertleri ile oraya çöker .
5. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin ikincisi; Suğda’daki ovalardı.
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak sığırlara ölüm getiren Uçan Skaityalar’ı (Pehlevi versiyonunda bu kontr-yaratığın adı; "kûra-magalar=kör sinekler" şeklinde sunuyor S.Bilgin) yarattı."
6. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin üçüncüsü; güçlü ve Kutsal Mouru idi.
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak günah dolu arzuları (2) yarattı."
7. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin dördüncüsü; yükseğe çekilmiş bayrakları (olan) güzel Baxdi (1) idi.
"Bunu üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak Bravaralar’ı (2) yarattı."
8. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin beşincisi; Mouru ile Baxdhi arasında uzanan Nisâya (1) idi.
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak imansızlık suçunu [(2)günahını] yarattı."
9. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin altıncısı; Gölü ile birlikte Harôyûm (1) idi.
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak gözyaşı ve ağlamayı (2) yarattı."
10. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin yedincisi; kötü hayaletlerin (ülkesi olan) Vaekereta (1) idi.
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak Keresâspa’ya bağlanan Pairika Knãthaiti’yi (2) yarattı."
11. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin sekizincisi, zengin otlaklar(a) sahip (olan) Urva (1) idi.
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak gurur günahını (2) yarattı."
12. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin dokuzuncusu, Vehrkâna’daki Xnenta (1) idi.
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak kefareti mümkün olmayan günahı, yani sapık (ilişki) günahı(nı) yarattı (2)."
13. "Ben (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin onuncusu, güzel Harahvaiti (1) idi.
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak kefareti mümkün olmayan günahı, yani ölü gömme günahını (2) yarattı."
14. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin onbirincisi, parlak ve xvarenõ sahibi Haêtumant (1) idi.
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak Yatular’ın kötü büyücülük günahını (2) yarattı."
16. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin onikincisi, üç kabile(den oluşan) Ragha (1) idi.
"Bunu üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak tam imansızlık günahını (2) yarattı."
17. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin onüçüncüsü, güçlü ve kutsal Çaxra (1) idi.
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak kefareti mümkün olmayan günahı, yani ceset yakma günahını (2) yarattı."
18. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin ondördüncüsü, dört köşeli Varena (1) idi, ki orada doğan Thraetaona, Aji Dahaka’yı cezalandırmıştır.
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak kadınlarda normal olmayan (aybaşı) akıntılarını (2) ve yabancı hükümdarların zulmunu (3) yarattı."
19. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin on beşincisi, Yedi Nehirler [ ülkesi (1)] idi.
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak kadınlarda normal olmayan aybaşı akıntılarını ve haddinden fazla ısıyı yarattı (2)."
20. "Ben, (yani) Ahura Mazda’nın yaratmış olduğu iyi toprakların ve ülkelerin on altıncısı, halkı; Ranğa (nehrinin) akıntılarının yanında başsız (insanların) yaşadığı yer idi (1).
"Bunun üzerine tümüyle ölüm olan Angra Mainyu geldi ve büyücülük gücünü kullanarak Da*******ar’ın bir eseri olan kışı yarattı."
21. Bunlarla beraber (yarattığım); güzel, esrarlı, hoş, parlak ve gelişmiş daha başka toprak ve ülkeler de vardır.


II
1. Zarathuştra Ahura Mazda’ya sordu:
Ey Ahura Mazda, son derecede hayırlı ruh, Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri!
Benden, (yani) Zarathuştra’dan önce kiminle konuştun, kime Ahura’nın, (ve dolayısıyla) Zarathuştra’nın kanununu öğrettin, kimdir bu ölümlü ey Ahura Mazda?
2. Ahura Mazda (şöyle) cevapladı:
Büyük koruyucu (çoban) dürüst Yima (idi), ey Kutsal Zarathuştra! O, kendisiyle ben, (yani) Ahura Mazda’nın görüştüğü (ve) Ahura’nın, (dolayısıyla) senin, (yani) Zarathuştra’nın düzenini öğrettiği ilk ölümlüdür (1).
3. Ey Zarathuştra, Ben, Ahura Mazda onunla konuştum (ve) şunları söyledim: "(Sen) Vivanğat’ın oğlu dürüst Yima, benim düzenimi (insanlara) taşıyan ve anlatan ol!"
Ve Ey Zarathuştra, dürüst Yima beni cevapladı (ve şöyle) dedi:
"Ben vaiz olarak doğmadım, ben senin düzeninin (bilgilerini) taşıyıcısı olarak eğitilmedim."
4. Ey Zarathuştra, o zaman Ben, Ahura Mazda kendisine şunları söyledim:
"Madem sen benim düzenimin (bilgilerinin) nakledicisi, vaızı olmak istemiyorsun, o zaman benim dünyamın gelişmesini sağla, benim dünyamın çoğalmasını (büyümesini) sağla; üstlen (benim) dünyamın beslenmesini, yönetimini ve gözetimini."
5. Ve ey Zarathuştra, dürüst Yima beni cevapladı (ve şöyle) dedi:
"Evet! Ben senin dünyanı geliştirmek isterim, ben sen dünyanı çoğaltmak (büyütmek) isterim. Evet! Ben senin dünyanı beslemek, yönetmek ve gözetlemek isterim. Ben kral iken, orada; ne soğuk rüzgâr ne de sıcak rüzgâr, ne hastalık ne de ölüm olmayacaktır."
6. …(kayıp)
7. Sonra Ben, Ahura Mazda, ona iki tamamlayıcı şey getirdim; altın kakmalı bir yüzük ve altın kakmalı bir hançer. İşte şuraya bak, bu; krallara yaraşır egemenliğin sahibi Yima’dır (1)!
8. Böylece Yima’nın yönetiminde üçyüz kış geçti. Dünya sığırlar, (diğer) hayvan sürüleri, insanlar, köpekler(1), kuşlar ve kızıl alevli ateşlerle doldu. (Artık) sığır ve (diğer) hayvan sürüleri ile insanlar için (boş) yer kalmamıştı.
9. Bunun üzerine Ben Yima’yı uyararak (şunları) söyledim: "Ey Vivanğat’ın oğlu dürüst Yima, dünya sığır ve (diğer) hayvan sürüleri ile, insanlarla, köpeklerle, kuşlarla ve kızıl alevli ateşlerle doldu."
10. Bunun üzerine Yima Güneş’in günortası yoluna saparak aydınlığa doğru gitmek üzere (güneye doğru döndü ve) parlak gökyüzüne yöneldi (1). (Ve) daha sonra dünyaya (parmağındaki) altın yüzükle tazyik etti ve hançer(i) ile delerek şöyle konuştu:
"Ey Spenta Armaiti (2); parçalarını iyilikle (iyi niyetle) aç, sığır ve hayvan sürüleri ile insanları taşıyacak şekilde kendini uzaklara kadar ger (yani genişle)."
11. …Ve Yima Dünya’yı eskisinin üçte biri nisbetinde daha geniş hale gelmesine sebep oldu. Orada sığır ve diğer hayvan sürüleri ile insanlar, istedikleri sayıda ve arzuladıkları gibi (yerleştiler).
12. Böylece Yima’nın yönetimindeki (dünyada) altıyüz kış geçti. Dünya yeniden sığır ve diğer hayvan sürüleri, insanlar, köpekler, kuşlar ve kızıl alevli ateşlerle doldu, başka sığır ve diğer hayvan sürüleri ile insanlar için yer kalmadı.
13. …Ve Ben dürüst Yima’yı uyararak(şöyle) söyledim: "Ey Vivanğat’ın oğlu dürüst Yima, Dünya sığır ve diğer hayvan sürüleri, insanlar, köpekler, kuşlar ve kızıl alevli ateşlerle doldu, sığır ve diğer hayvan sürüleri ile insanlar için başka yer kalmadı."
14. Bunun üzerine Yima Güneş’in günortası yoluna saparak aydınlığa doğru gitmek üzere (güneye doğru döndü ve) parlak gökyüzüne yöneldi. (Ve) daha sonra Dünya’ya (parmağındaki) altın yüzükle tazyik etti ve hançeri ile delerek şöyle konuştu:
"Ey Spenta Armaiti; parçalarını iyilikle aç, sığır ve diğer hayvan sürüleri ile insanları taşıyacak şekilde kendini uzaklara kadar ger (yani genişle)."
15. …Ve Yima Dünya’yı eskisinden üçte biri nisbetinde daha geniş hale gelmesine sebep oldu. Orada sığır ve diğer hayvan sürüleri ile insanlar, onun istediği sayıda ve onun arzulayıp istediği gibi (yerleştiler).
16. Böylece Yima’nın yönetimindeki (dünyada) altıyüz kış geçti. Dünya yeniden sığır ve diğer hayvan sürüleri, insanlar, köpekler, kuşlar ve kızıl alevli ateşlerle doldu, başka sığır ve diğer hayvan sürüleri ile insanlar için yer kalmadı.
17. …Ve Ben dürüst Yima’yı uyararak (şöyle) söyledim: "Ey Vivanğat’ın oğlu dürüst Yima, Dünya sığır ve diğer hayvan sürüleri, insanlar, köpekler, kuşlar ve kızıl alevli ateşlerle doldu, sığır ve diğer hayvan sürüleri ile insanlar için başka yer kalmadı."
18. Bunun üzerine Yima Güneş’in günortası yoluna saparak aydınlığa doğru gitmek üzere (güneye doğru döndü ve) parlak gökyüzüne yöneldi. (Ve) daha sonra Dünya’ya (parmağındaki) altın yüzükle tazyik etti ve hançeri ile delerek şöyle konuştu:
"Ey Spenta Armaiti; parçalarını iyilikle aç, sığır ve diğer hayvan süruleri ile insanları taşıyacak şekilde kendini uzaklara kadar ger (yani genişle)."
19. …Ve Yima Dünya’yı eskisinden üçte bir nisbetinde daha geniş hale getirdi. Orada sığır ve diğer hayvan sürüleri ile insanlar, onun istediği sayıda ve onun arzulayıp istediği gibi (yerleştiler).
II
20. (…kayıp)
21. Yaradan, (yani) Airyana Vaeco’da (1) yüksek bir üne sahip (olan) Ahura Mazda, İyi Nehir Daitya’nın (2) kıyısında göksel meleklerle [Yazatalar’la (3)] birlikte bir toplantı çağrısında bulundu.
Airyana Vaeco’da yüksek bir üne sahip (olan) iyi koruyucu, dürüst Yima (oradaki) İyi Nehir Daitya’nın kıyısına üstün (değerdeki) ölümlüleri (4) toplantıya çağırdı.
Airyana Vaeco’da yüksek bir üne sahip (olan) Ahura Mazda, (buradaki) İyi Nehir Daitya’nın kıyısındaki bu toplantıya göksel meleklerle (yazatalarla) birlikte geldi.
Airyana Vaeco’da yüksek bir üne sahip (olan) iyi koruyucu, dürüst insan Yima İyi Nehir Daitya’nın kıyısındaki bu toplantıya üstün (değerdeki) ölümlülerle birlikte geldi.
22. Ve Ahura Mazda Yima’ya hitap ederek şöyle dedi:
"Ey Vivanğat’ın oğlu dürüst Yima! Maddi dünyaya öldürücü kışlar çökecek, (söz konusu kışlar) beraberinde son derecede kötü, bozuk soğuklar getirecek. Maddi dünyaya öldürücü kışlar çökecek, o (gelecek olan kışlarla birlikte) dağların en yüksek tepelerinde bir aredvi (1) derinliğinde kar tabakaları (oluşacak).
23. Ve hayvanların her üç türü de ölecek, (yani) şu kırda yaşayanlar, şu dağların tepelerinde yaşayanlar ve şu vadilerin içlerindeki ahırlarda barınanların tümü (ölecek).
24. O kıştan önce şu tarlalar sığırlar için otla dolacak. Şimdi (yani söz konusu kıştan önce) dereler taşıyor, karlar eriyor, bu ülke dünyada mutlu bir ülke gibi görünüyor olacak, ki burada koyunların dahi ayak izleri (1) görünecek.
25. Bundan dolayı Sen, her kenarı bir koşu alanı uzunluğunda (1) olacak (kare) şeklindeki bir Vara (2) inşa et. Buraya koyunların ve öküzlerin, erkeklerin, köpeklerin, kuşların ve kızıl alevli ateşin tohumlarını (3) yerleştir.
Bundan dolayı Sen, her kenarı bir koşu alanı uzunluğunda olacak (kare) şeklinde bir Vara inşa et. (Bu) insanlar için oturulacak bir yer olsun, bir Vara, her kenarı bir koşu alanı uzunluğunda, sürüler için bir ağıl.
26. Sen oraya; bir hâthra uzunluğundaki yatağında akacak olan suları yerleştireceksin, sen; (bu suların) her zaman yeşil kalacak ve tükenmez gıdalarla dolu olan kıyılarına kuşları (1) yerleştireceksin. Sen orada; balkonlu bir ev, bir avlu ve bir dehlizden oluşan barınaklar inşa edeceksin.
27. Sen oraya; yeryüzündekilerin en irisinden, en iyisinden ve en üstününden erkek ve kadınların tohumlarını yerleştireceksin. Sen oraya; yeryüzündekilerin en irisinden, en iyisinden ve en üstününden her çeşit sığırın tohumunu yerleştireceksin.
28. Sen oraya; yeryüzündekilerin en irisinden, en iyisinden ve en üstününden her çeşit ağacın tohumunu yerleştireceksin, Sen oraya her türlü yiyeceğin (1) tohumlarından yerleştireceksin, (ki bunlar) gıda (bakımından) en dolu, koku (bakımından) en tatlı (olacaklar). Oraya tüm bu tohumların her birinden ikişer tane olmak üzere, insanlar Vara’da oturdukları müddetçe tükenmeyecek kadar koyacaksın.
29. Orada hiç bir kamburlu (insan) bulunmayacak, hiçbir güvercin göğüslü (insan) da (bulunmayacak), (cinsel) iktidarsızlık ve delilik olamayacak, yokluk, yalan, adilik, hasetlik (olmayacak), çürük dişli ve cüzzamlı (kişi) doğmayacak., ya da Angra Mainyu’nun ölümlülerin vücuduna vurduğu damgalar [(1) olmayacak].
30. Bu (inşa ettiğin) yerin merkezi kısmına dokuz, orta yerde altı sokak, kenar bölgelerde üç tane sokak düzenleyeceksin. En geniş kısımlardaki sokaklara bin, orta bölgedeki sokaklara altı yüz, kenardaki sokaklara ise üçyüz erkek ve kadının tohumunu yerleştireceksin. Sen o Vara’yı altın bir çemberle (kubbe ile) kaplayacaksın, ona bir kapı yapacaksın ve (Vara’nın duvarının) içine kendiliğinden parlayan bir pencere yapacaksın.
31. Yima (daha) Sonra içinden konuşmaya başladı: "Ben Ahura Mazda’nın yapmamı emrettiği Vara’yı nasıl yapabileceğim?"
…Ve Ahura Mazda Yima’ya (şöyle) dedi: "Ey Vivağvat’ın oğlu dürüst Yima! Yeri topuk darbelerinle ez ve çömlekçilerin çömlek (yapmak için kullandıkları) kili yoğurdukları gibi, sen de (bu ezdiklerini) ellerinle yoğur."
[32. Ve Yima, Ahura Mazda’nın istediği gibi yaptı, yeri topuklarının darbeleriyle ezdi, (bu ezdiklerini) çömlekçilerin çömlek (yapmak için kullandıkları) kili yoğurdukları gibi elleriyle yoğurdu (1).]
33. …Ve Yima her kenarı bir koşu alanı uzunluğunda olan kare şeklindeki Vara’yı yaptı. Oraya koyunların ve öküzlerin, erkeklerin, köpeklerin, kuşların ve kızıl alevli ateşin tohumlarını yerleştirdi. O, her kenarı bir koşu alanı uzunluğunda, insanlar için barınak ve hayvanlar için bir ağıl olacak olan bir Vara inşa etti.
34. O, oraya bir hathra uzunluğundaki yatağında akacak olan suları yerleştirdi. O, (bu suların) tükenmez gıdalarla dolu ve her zaman yeşil kalacak olan kıyılarına kuşları yerleştirdi. O, orada; balkonlu bir ev, bir avlu ve bir dehlizden ibaret olan barınaklar inşa etti.
35. O, oraya yeryüzündekilerin en irisinden, en iyisinden ve en üstününden (olmak üzere) erkeklerin ve kadınların tohumundan yerleştirdi, O, oraya yeryüzündekilerin en irisinden, en iyisinden ve en üstününden (olmak üzere) her çeşit sığırın tohumundan yerleştirdi.
36. O, oraya yeryüzündekilerin en irisinden, en iyisinden ve en üstününden (olmak üzere) her türlü ağacın tohumundan yerleştirdi, O, oraya gıda bakımından en üstün, koku (1) bakımından en tatlı gıdaların tohumundan yerleştirdi.
37. …Ve orada hiç bir kambur adam, hiç bir güvercin göğüslü adam, hiç bir (cinsel) iktidarsız, hiç bir deli yoktu; yokluk, yalan, adilik ve haset yoktu; çürük dişli kimseler, cüzzamlılar doğmadı; Angra Mainyu’nun insanların vücuduna vurduğu damgalar olmadı.
38. Bu yerin en geniş olan merkezi kesiminde dokuz, orta kesimde altı, kenar kesimde üç olmak üzere dokuz sokak düzenledi. Bu yerin en geniş kısmındaki merkezdeki sokaklara 1000, orta kesimdeki sokaklara 600, kenardaki sokaklara 300 erkek ve kadının tohumundan yerleştirdi. O, bu Vara’yı altın bir çember ile (kubbe ile) kapattı, bir kapı ve Vara’nın (duvarının) içine kendiliğinden parlayan bir pencere yerleştirdi.
39. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! (Hangi şeyin ışığı aydınlatıyordu) Yima’nın yaptığı Vara’yı?
40. Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: " Bunlar yaratılmamış (1) ve yaratılmış olan ışıklardır (Birlikte). Orada yıldızlar, ay ve güneş’in (yılda) bir kez doğup battıkları görülür ve bir yıl sadece bir gün gibiymiş gibi görülür (hissedilir)."

Rockurd is offline  
Eski 09-02-2008, 12:15 AM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesaj: 4,964
Üye No: 19761
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 18198
Rep Puanı : 1819164
Rep Derecesi
Rockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond repute
Varsayılan


Zerdüşler’in Kutsal Kitabı Avesta-1

21.8.2006
41. "Her kırk yılda bir (1), bir çiftten biri erkek, biri dişi olmak üzere bir çift (insan) doğdu. Bu, her tür sığır için de böyle oldu. …Ve Yima’nın yaptığı Vara’da yaşayan adamlar en mutlu bir hayat yaşadılar.



42. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Yima’nın yaptığı Vara’ya Mazda’nın düzenine (ait bilgileri) taşıyan (getiren) kimdir?



43. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Orada (göksel) efendi (Ahura) ve (yersel) hükümdar kimdir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: " Urvatad-nara (1) Ey Zarathuştra! Ve sen kendinsin Zarathuştra!"

Yeryüzü

1. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyada en fazla hangi yer kendisini mutlu hisseder?

Ahura Mazda (şeyle) cevapladı: "O, imanlı birinin üstünde yürüdüğü bir yerdir, Ey Spitama Zarathuştra! (Bu imanlı kişinin) elinde kutsal odunu (1), baresma’yı (2), kutsal eti (3), kutsal havanı (4) taşıyarak, kurallarımızı sevgiyle uygulayarak, engin çayırların Efendisi Mithra’ya (5) ve Rama Hvastra’ya (6) yüksek sesle yakararak yürüdüğü (yerdir)."



2,3. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyada ikinci olarak hangi yer kendisini mutlu hisseder?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: "O (yer), imanlı birinin; içinde bir rahip bulunan bir ev diktiği yerdir; içinde sığırların, çocuk sahibi (bir) eşin ve iyi sürülerin barındığı bir yerdir, ki orada sığırlar gelişmeye devam eder, kudsiyet gelişir, yem gelişir, köpek gelişir, eş gelişir, çocuk gelişir, ateş gelişir ve hayatın her türlü nimeti (veya kutsaması) gelişir."

4. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyada üçüncü olarak hangi yer kendisini mutlu hisseder?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: "O (yer), imanlı birinin çok miktarda hububat, ot ve meyva yetiştirdiği yerdir, Ey Spitama Zarathuştra! O (imanlı kişinin) kurumuş toprağı suladığı, yaş (batak) olan toprağı kuruttuğu yerdir (orası)."

5. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyada dördüncü olarak hangi yer kendisini mutlu hisseder?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: "Orası (öyle bir) yerdir ki, (orada) kalabalıklar ve sürüler artar (1)."



6. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyada beşinci olarak hangi yer kendisini mutlu hisseder?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: "Orası (öyle bir) yerdir ki, (orada) davarlar ve (sığır) sürüleri çok miktarda gübre bırakırlar (1)."



II

7. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyada ilk olarak hangi yer kendisini şiddetli keder içinde hisseder?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: "Orası Arezûra Tepesi’dir (1), ki onun üstünde (bulunan) Druj’un (2) ininden, düşman kitleleri (imanlıların üstüne) akın ederler."



8. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyada ikinci olarak hangi yer kendisini şiddetli keder içinde hisseder?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: "Orası öyle öyle bir yerdir ki, orada geniş ölçüde insan ve köpeklerin cesetleri gömülür (1)."



9. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyada üçüncü olarak hangi yer kendisini şiddetli keder içinde hisseder?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: "Orası öyle bir yerdir ki, orada geniş ölçüde bulunan daxmalarda insanların cesetleri bırakılır (1)."



10. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyada dördüncü olarak hangi yer kendisini şiddetli keder içinde hisseder?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: "Orası öyle bir yerdir ki, orada (oranın içinde) Angra Mainyu’nun yaratıklarının inleri boldur."



11. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyada beşinci olarak hangi yer kendisini şiddetli keder içinde hisseder?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: "Ey Spitama Zarathuştra! Orası öyle bir yerdir ki, orada (düşman tarafından öldürülmüş olan) imanlı birinin eş ve çocukları feryat dolu bağırtılar arasında esarete giden kuru ve tozlu yolda süruklenirler."

III

12. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyayı en büyük sevince (gark eden) insanların başında kim gelir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: "O insan ki, insanların ve köpeklerin cesetlerini gömülü oldukları yerden kazıp çıkarır (odur dünyayı en fazla memnun eden)."



13. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyayı en büyük sevince (gark eden) insanların ikincisi kimdir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: " O insan ki, pek çok insanın cesedinin yığıldığı daxmaları yıkar (odur)."

14. Bir insanın tek başına ölü(sünü) taşımasına müsaade etme (1). Eğer böyle yaparsa Nasuş (2) onu burnundan, gözlerinden, dilinden, kulağından (3), seks organından veya kıçından girerek kirletir. Bu Druj, bu Nasuş o (ceset taşıyıcılarının) ifade tarzlarını (4) da kirlettiğinden dolayı, bu insanlar ebediyen (temizlenmemek üzere) kirlenirler.



15. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyada böyle tek başına ceset taşıyan biri için nasıl bir (tutuklanma) yer(i) olacaktır (hazırlanacaktır)?



16. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı; Sen, Kutsal Biri! (Bu adamın bulunduğu yer) Ateşten ne kadar uzakta olacak? Sudan ne kadar uzakta olacak? Kutsanmış baresma demetinden ne kadar uzakta olacak? İmanlılardan ne kadar uzakta olacak?

17. Ahura Mazda (şöyle cevapladı: "Ateşten otuz adım, sudan otuz adım, Kutsanmış baresma demetinden otuz adım ve İmanlı (insandan) üç adım (uzakta olacak)."

18-19. "Orayı, o yerin üstünü (çevresini) Mazda Tapıcıları bir duvarla çevirecekler (1). O yerde kendisine yiyecek ikmali yapılacak, o yerde kendisine giyecek ikmali yapılacak. (Bu) yiyecekler en kabasından olacak, giyecekler en eskimişinden olacaktır. O bu yiyeceklerle beslenecek, bu elbiseleri eskitecektir. O, hayatını, bir Hana’nın veya bir Zaurura’nın ya da bir Pairista-xşudra’nın (2) yaşına erinceye kadar bu şekilde sürdürecektir."



20-21. “…Ve o, bir Hana’nın veya bir Zaurura’nın ya da bir Pairista-xşudra’nın yaşına erdiğinde Mazda Tapıcıları; bir dağın başında, onun derisini yüzmesi ve başını boynundan koparması için kuvvetli, güçlü, usta bir adam temin edecekler. (Daha sonra) onlar bu (boynu koparılmış günahkâr adamın) vücudunu; Ahura Mazda tarafından yaratılmış olan en aç gözlü ceset-yiyici yaratıklara, aç gözlü kuzgunlara şu sözleri söyleyerek teslim edecekler: ’Buradaki adam kendisinin tüm kötü düşüncelerinden, kötü sözlerinden ve kötü eylemlerinden dolayı pişman olmuştur. Eğer o herhangi bir başka kötü eylemde bulunmuşsa, bu (günahı) kendisinin tövbesinden (patita=el etek çekme) dolayı bağışlanmıştır. Eğer o bir diğer kötü eylemde bulunmamışsa, tövbesinden dolayı ebediyete kadar bağışlanmıştır (1).’“



22. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyayı en büyük sevince (gark eden) insanların üçüncüsü kimdir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: “O insan ki, Angra Mainyu yaratıklarının inlerini en fazla miktarda tıkar (odur).“

23. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyayı en büyük sevince (gark eden) insanların dördüncüsü kimdir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: “O insan ki en fazla hububat, ot ve meyva yetiştirir (o dur), Ey Spitama Zarathuştra! O, ki kurumuş toprakları sular, fazla yaş olan toprakları (bataklıkları) kurutur.“

24. “Bu dünya için uzun süre ekilip biçilmemiş bir yer olmaz. O, çifçi tarafından sürülmüştür, ki (bundan dolayı) O, onlar için (insanlar için) iyi (cinsten) bir mesken olmuştur. Böylece bu güzel kadın (yeryüzü), -O ki uzun süre çocuksuzdu-, onlara (insanlara) iyi (cinsten) erkek döller (boğalar) verir.“

25. “Ey Spitama Zarathuştra! O ki toprağı; sol kolu ile ve sağ, sağ kolu ile ve sol işlemiştir; ona (yeryüzü), seven bir gelinin yatağında sevgilisine verdiği gibi, bolluk verecek; (tıpkı) gelinin çocuk verdiği gibi yeryüzü de ona meyva (ürün) verecek.“

26-27. “Ey Spitama Zarathuştra! O ki toprağı; sol kolu ile ve sağ, sağ kolu ile ve sol işlemiştir; ona yeryüzü şöyle seslenecektir: ’ Sen ey insan(oğlu)! (Sen) o (insansın) ki beni sol kolun ile ve sağ, sağ kolun ile ve sol (kolun ile) işledin, buraya (sana) her zaman insanlar gelerek ekmek (bulmak) için yalvaracaklar, burada ben her zaman doğurgan olacağım, buraya her çeşit yiyecek getireceğim, hububat bolluğu getireceğim.’“

28-29. Ey Spitama Zarathuştra! O ki toprağı; sol kolu ile ve sağ, sağ kolu ile ve sol işlememiştir; ona yeryüzü şöyle seslenecektir: ’Sen, ey insan(oğlu)! (Sen) o (insansın) ki beni sol kolunla ve sağ, sağ kolunla ve sol işlemedin, sen her zaman bir yabancının kapısında ekmek dileyenlerden biri olacaksın, orada sen her zaman, bolluk içinde bulunanların sana verecekleri bir kırıntıyı bekleyeceksin.’“

30. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Mazda’nın düzeninin gelişmesine (yayılmasına) sebep olan gıda hangisidir?

31. Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: “Tekrar ve tekrar hububat ekmektir, Ey Spitama Zarathuştra!“

“O ki hububat eker, kutsallığı eker. O, Mazda’nın düzeninin daha ve daha yükselmesini sağlar. O Mazda’nın düzenini, iblisî güçlere karşı yüz kere direnilmiş kadar, bin adak (adamış kadar), onbin dua okunmuş kadar güçlü kılar (1)."



32. “Ne zaman ki hububat boy verir, iblis tıslar (1),

Ne zaman ki (harmanda) dövülür, iblis vınlar,

Ne zaman ki öğütme işlemi başlar, iblis kükrer,

Ne zaman ki un haline gelir, iblis kaçar.."

33. “Bırak; rahip şu kutsal söylemi halka öğretsin:

Şu (yeterince yemek) yemeyenlerde (2) hiç bir güç bulunmaz;

Ne gayretli dürüstlükler için,

Ne gayretli çiftçilik için,

Ne (de) gayretli erkek çocuk babalığı için.“



34. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Dünyayı en büyük sevince (gark eden) beşinci kişi kimdir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: “ (1) [O ki toprağı işler, Ey Spitama Zarathuştra! (Sonra bu ürettiğinden) şefkatle ve sofuca (bir şekilde) imanlı birine verir (Aşô-dâd), (o dur)].“



35. “ O ki toprağı işlemiştir, Ey Spitama Zarathuştra! (Fakat) şefkatle ve sofuca (bir tarzda) imanlılardan birine (bu kazancından) vermemiştir, biri onu Spenta Armaiti’nin (1) dışındaki karanlığa ve acıya itecektir (veya ’itmiştir’), en kötü yaşam onun olacak ve o tüm acılara katlanmak zorunda olacaktır.“



36. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam bir köpeğin veya bir insanın cesedini toprağa gömecekse (gömmek zorundaysa) ve eğer o, altı aydan (yarım yıldan) beri (konu ile) ilgilenmemişse, o adam hangi cezayı ödemelidir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: “Aspahê-astra ile beş yüz vuruş, Sraoşô-karana (1) ile beşyüz vuruş.“



37. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam bir köpeğin veya bir insanın cesedini toprağa gömecekse (gömmek zorundaysa) ve eğer o, bir yıl boyunca bununla ilgilenmemişse, hangi cezayı ödeyecektir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: “Aspahê-astra ile bin vuruş, Sraoşô-karana ile bin vuruş.“

38. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam bir köpeğin veya bir insanın cesedini toprağa gömecekse ve eğer o, ikinci yıla (girildiği halde konu ile) ilgilenmemişse, o adama hangi ceza var? (Ona) hangi kefaret var? Bu (günahından) hangi temizlik(i yapmakla kurtulur)?

39. Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: “O eylem için ebediyen (kurtuluş olabilecek) hiç bir ceza yoktur, kefaret olabilecek hiç bir şey yoktur, hiç bir yolla bundan temizlenilemez.'

40. Bu (günah) ne zaman böyle (affedilmez) olur?

“Eğer kişi Mazda’nın kanununun öğretmeniyse (rahipse) veya bu konuda eğitilmişse, bu böyledir (bu suçtan onun arınması mümkün değil). Fakat eğer o, Mazda’nın kanununu öğretici biri değilse veya bu konuda eğitilmemişse, o; bunu itiraf etmiş (1) ve bir daha asla böylesi yasak bir eylemde bulunmamaya azmetmişse o zaman Mazda’nın kanunu bu suçu onun üstünden kaldırır.“



41. “Ey Spitama Zarathuştra! Mazda Dini gerçekten; günahını itiraf edeni, bu günahın zincirlerinden kurtarır (1), (bu itiraf) güveni ihlal etme suçunu kaldırır (2), (bu itiraf) imanlı birini öldürme suçunu kaldırır (3), (bu itiraf) ceset gömme suçunu kaldırır (4), (bu itiraf) kefareti mümkün olmayan eylem suçunu kaldırır, (bu itiraf) en ağır ceza gerektiren suçun cezasını kaldırır (5), (bu itiraf) her nereden gelirse gelsin, onların tüm günahlarını kaldırır.“



42. “Ey Spitama Zarathuştra! Mazda Dini aynı yolla (itiraf yoluyla) süratli esen bir rüzgârın bir ovayı süpürdüğü gibi, imanlı bir adamın tüm kötü düşüncelerini, kötü sözlerini ve kötü eylemlerini temizler.'

“Bırak bundan böyle Senin tüm eylemlerin iyi olsun, Ey Spitama Zarathuştra! Senin günahların için bir tam kefaret, Mazda Dini yardımıyla yürürlüğe (girmiştir).“






4



antlaşmalar ve tecavüzler

1. O adam ki (borç aldığı) bir şeyi, kendisinden (sahibi tarafından) geri vermesi istendiği halde geri vermiyorsa, (o adam) o şeyi çalmış, o (kendisine o eşyayı borç) veren adamı soymuş sayılır (1). Bu (adam), bu şey kendisinin olmuştur düşüncesiyle, komşusunun malını evinde muhafaza ettiği her gün, her gece böyledir (bir hırsızdır).



II.a

2. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Ey Ahura Mazda; sayı itibariyle kaç çeşit antlaşma vardır?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(Antlaşmalar) Sayı itibariyle altı tanedirler. Birincisi; sözlü antlaşma, ikincisi; el (sıkarak) yapılan antlaşma, üçüncüsü; bir koyun(u karşılık göstererek) yapılan antlaşma, dördüncüsü; bir öküz(ü karşılık göstererek) yapılan antlaşma, beşincisi; bir insan(ı karşılık göstererek) yapılan antlaşma, altıncısı; iyi bir yerdeki verimli, iyi bir şekilde doğurgan (olan) bir tarla(yı karşılık göstererek) yapılan antlaşmadır (1).”



II.b

3. Eğer bir adam sadece sözde kalan (yani uymadığı) bir sözlü antlaşma yaparsa, o el sıkarak yapılan antlaşmaya geçerek günahtan kurtulacaktır, (ki bunun için) o rehin olarak el sıkma antlaşması değerinde (bir şeyi antlaşma yaptığı adama) verecektir.

4. El sıkarak yapılan antlaşmanın günahından kurtulmak için, bir koyun(u karşılık göstererek) yapılan antlaşmaya geçilir, (ki bunun için) o, rehin olarak bir koyun (değerindeki bir şeyi) verecektir. Koyun(u karşilık göstererek) yapılan antlaşmanın günahından kurtulmak için, bir öküz(ü karşılık göstererek) yapılan antlaşmaya geçilir, (ki bunun için) o, rehin olarak bir öküz (değerindeki bir şeyi antlaşma yaptığı adama) verecektir. Bir öküz(ü karşılık göstererek) yapılan antlaşmanın günahından kurtulmak için, bir insan(ı karşılık göstererek) yapılan antlaşmaya geçilir, (ki bunun için) o, rehin olarak bir insan (değerindeki bir şeyi antlaşma yaptığı adama) verecektir. Bir insan(ı karşılık göstererek) yapılan antlaşmanın günahından kurtulmak için, tarla(yı karşılık göstererek) yapılan antlaşmaya geçilir, (ki bunun için) o, rehin olarak bir tarla (değerindeki bir şeyi antlaşma yaptığı adama) verecektir (1).



II.c

5. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam sözle yapılan bir antlaşmayı bozarsa, onun bu günahından ne kadar (kişi) sorumlu olur?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Onun bu günahı, onun martan i-naba-nazdistan’ından (1) üçyüz göbek nesli sorumlu bırakır.”



6. Ey Maddi Dünya’nın yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam, el sıkışılarak yapılan bir antlaşmayı bozarsa onun bu günahından ne kadar (kişi) sorumlu olur?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Onun bu günahı, onun martan i-naba-nazdistan’ından altıyüz göbek nesli sorumlu bırakır.”

7. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam, bir koyun (karşılık gösterilerek) yapılan bir antlaşmayı bozarsa onun bu günahından ne kadar (kişi) sorumlu olur?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Onun bu günahı, onun martan i-naba-nazdistan’ından yediyüz göbek nesli sorumlu bırakır.”

8. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam, bir öküz (karşılık gösterilerek) yapılan bir antlaşmayı bozarsa onun bu günahından ne kadar (kişi) sorumlu olur?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Onun bu günahı, onun martan i-naba- nazdistan’ından sekizyüz göbek nesli sorumlu bırakır.”

9. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam, bir insan (karşılık gösterilerek) yapılan bir antlaşmayı bozarsa onun bu günahından ne kadar (kişi) sorumlu olur?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Onun bu günahı, onun martan i-naba-nezdistan’ından dokuzyüz göbek nesli sorumlu bırakır.”

10. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam, bir tarla (karşılık gösterilerek) yapılan bir antlaşmayı bozarsa onun bu günahından ne kadar (kişi) sorumlu olur?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Onun bu günahı, onun martan i-naba-nezdistan’ından dokuzyüz nesli sorumlu bırakır (1).”



II.d

11. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam sözle yapılan bir antlaşmayı bozarsa, hangi cezanın ödenmesi kendisini bekler?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Aspahe-astra ile üçyüz kırbaç, Sraoş-karana ile üçyüz kırbaç (vurulacaktır).”

12. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen Kutsal Biri! Eğer bir adam el sıkışarak yapılan bir antlaşmayı bozarsa, hangi cezanın ödenmesi kendisini bekler?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Aspahe-astra ile altıyüz kırbaç, Sraoş-karana ile altıyüz kırbaç (vurulacaktır).”

13. Ey Maddı dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam koyun (karşılık gösterilecek yapılan bir antlaşmayı bozarsa, hangi cezanın ödenmesi kendisini bekler?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Aspahe-astra ile yediyüz kırbaç, Sraoş-karana ile yediyüz kırbaç (vurulacaktır.”

14. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam, bir öküz karşılık gösterilerek yapılan bir antlaşmayı bozarsa, hangi cezanın ödenmesi kendisini bekler?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Aspahe-astra ile sekizyüz kırbaç, Sraoş-karana ile sekizyüz kırbaç (vurulacaktır).”

15. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam, bir insan karşılık gösterilerek yapılan bir antlaşmayı bozarsa, hangi cezanın ödenmesi kendisini bekler?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Aspeha-astra ile dokuzyüz kırbaç, Sraoş-karana ile dokuzyüz kırbaç (vurulacaktır).”

16. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam, bir tarla karşılık gösterilerek yapılan bir antlaşmayı bozarsa, hangi cezanın ödenmesi kendisini bekler?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Aspeha-astra ile bin kırbaç, Sraoş-karana ile bin kırbaç (vurulacaktır).”



III.a

17. Eğer bir adam, birine vurmak için (ayağa) kalkmışsa, bu ”âgerepta”dır. Eğer bir adam, birine vurmak için silahını savurmuşsa (kullanmışsa), bu ”avaoirista”dır. Eğer bir adam, kötü (niyetle) tasarlayarak birini gerçekten vurmuşsa, bu ”aredus”tur (1). Beşinci aredustan sonra o bir peşôtanu olur (2).



18. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Bir adam ki âgerepta suçunu işler, o hangi cezaya çarptırılacaktır?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Aspahe-astra ile beş kırbaç, Sraoş-karana ile beş kırbaç, ikinci kez (tekrarlanan) âgerepta halinde; aspahe-astra ile on kırbaç, Sraoş-karana ile on kırbaç, üçüncü kez (tekrarlanan) âgerepta halinde; aspahe-astra ile onbeş kırbaç, Sraoş-karana ile onbeş kırbaç (vurulacaktır).”

19. ”(Suçun) Dördüncü kez tekrarı halinde; aspahe-astra ile otuz kırbaç, Sraoş-karana ile otuz kırbaç, beşinci kez tekrarı halinde; aspahe-astra ile elli kırbaç, Sraoş-karana ile elli kırbaç, altıncı kez tekrarı halinde; aspahe-astra ile altmış kırbaç, Sraoş-karana ile altmış kırbaç, yedinci kez tekrarı halinde; aspahe-astra ile doksan kırbaç, Sraoş-karana ile doksan kırbaç (vurulacaktır).”

20. Eğer bir adam, öncekileri telafi etmeden, sekizinci kez bir âgerepta suçu işlemişse, o hangi cezaya çarptırılacaktır?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”O (artık) peşôtanudur: Aspeha-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulacaktır).”

21. Eğer bir adam âgerepta suçu işlemişse ve (suçunun) kefaretini (ödemeyi) red etmişse, o hangi cezaya çarptırılacaktır?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(O zaman) O bir peşôtanudur: (Cezası) aspahe-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulacaktır).”

22. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam avaoirista suçu işlemişse, o hangi cezaya çarptırılacaktır?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Aspahe-astra ile on kırbaç, Sraoş-karana ile on kırbaç. İkinci (kez tekrarlanan) bir avaoiristada; aspahe-astra ile onbeş kırbaç, Sraoş-karana ile onbeş kırbaç (vurulacaktır).

23. Suçun üçüncü kez tekrar tekrarı halinde; aspahe-astra ile otuz kırbaç, Sraoş-karana ile otuz kırbaç. Dördüncü kez tekrarı halinde; aspahe-astra ile elli kırbaç, Sraoş-karana ile elli kırbaç. Beşinci kez tekrarı halinde; aspahe-astra ile yetmiş kırbaç, Sraoş-karana ile yetmiş kırbaç.Altıncı kez tekrarı halinde; aspahe-astra ile doksan kırbaç, Sraoş-karana ile doksan kırbaç (vurulacaktır).”

24. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam avaoirista suçunu yedinci kez işlemiş ve fakat öncekilerin kefaretini ödememişse, hangi cezaya çarptırılacaktır?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(O zaman) O, bir Peşôtanudur; aspahe-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulacaktır).”

25. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir insan avaoirista suçu işlemişse ve onun kefaretini ödemeyi red ediyorsa, hangi cezaya çarptırılacaktır?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(O zaman) O, bir peşôtanudur; aspahe-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulacaktır).”

26. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam aredus suçu işlemişse, hangi cezaya çarptırılacaktır?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Aspeha-astra ile onbeş kırbaç, Sraoş-karana ile onbeş kırbaç (vurulacaktır).”

27. ”İkinci (kez tekrarlanan) bir aredus’ta; aspahe-astra ile otuz kırbaç, Sraoş-karana ile otuz kırbaç, üçüncü (kez tekrarlanan) bir aredus’ta; aspahe-astra ile elli kırbaç, Sraoş-karana ile elli kırbaç, dördüncü (kez tekrarlanan) bir aredus’ta; aspahe-astra ile yetmiş kırbaç, Sraoş-karana ile yetmiş kırbaç, beşinci (kez tekrarlanan) bir aredus’ta; aspahe-astra ile doksan kırbaç, Sraoş-karana ile doksan kırbaç (vurulacaktır).”

28. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam altıncı kez aradus suçu işlemiş ve fakat öncekilerin kefaretini ödememişse, hangi cezaya çarptırılacaktır?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(O zaman) O, bir paşôtanudur; aspahe-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulacaktır).”

29. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam aradus suçu işlemişse ve kefaretini ödemeyi red ediyorsa ona hangi ceza verilir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(O zaman) O, bir paşôtanudur; aspahe-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulacaktır).”

30. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam bir başkasını vurup fena halde yaralamışsa, ona hangi ceza verilir?

31. Ahura Mazda (şöyle cevapladı: ”Aspahe-astra ile otuz kırbaç, Sraoş-karana ile otuz kırbaç (vurulacak), ikinci kez (tekrarladığında); aspahe-astra ile elli kırbaç, Sraoş-karana ile elli kırbaç, üçüncü kez (tekrarladığında); aspahe-astra ile yetmiş kırbaç, Sraoş-karana ile yetmiş kırbaç, dördüncü kez (tekrarladığında); aspahe-astra ile doksan kırbaç, Sraoş-karana ile doksan kırbaç (vurulacaktır).”

32. Eğer bir adam beşinci kez bu eylemi gerçekleştirmiş ve fakat daha öncekiler için kefaret ödememişse, ona hangi ceza verilecektir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(O zaman) O, bir paşôtanudur; aspahe-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulacaktır).”

33. Eğer (böylesine) bir suç derecesine ermişse ve fakat kefaret ödemeyi red etmişse, ona hangi ceza verilecektir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(O zaman) O, bir paşôtanudur; aspahe-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulacaktır).”

34. Ey Maddi dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam bir başkasını vurmuş ve (vurduğu adamın) kanı akmışsa, ona hangi ceza verilecektir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Aspahe-astra ile elli kırbaç, Sraoş-karana ile elli kırbaç, ikinci kez tekrarlamışsa; aspahe-astra ile yetmiş kırbaç, Sraoş-karana ile yetmiş kırbaç, üçüncü kez tekrarlamışsa; aspahe-astra ile doksan kırbaç, Sraoş-karana ile doksan kırbaç (vurulacaktır).”

35. Eğer O, beşinci kez bu eylemi (suçu) tekrarlamış ve fakat daha öncekiler için kefaret ödememişse, ona hangi ceza verilecektir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(O zaman) O, bir paşôtanudur; aspahe-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulacaktır).”

36. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam, bir diğerini kanını akıtacak şekilde vurursa ve (bu eylemi için) kefaret ödemeyi red ederse, ona ne ceza verilir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(O zaman) O, bir paşôtanudur; aspahe-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulacaktır).”

37. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam, bir diğerini; bir kemiğini kıracak derecede vurmuşsa, ona hangi ceza verilir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Aspahe-astra ile yetmiş kırbaç, Sraoş-karana ile yetmiş kırbaç, ikinci kez (tekrarlamışsa); aspahe-astra ile doksan kırbaç, Sraoş-karana ile doksan kırbaç (vurulacaktır).”

38. Eğer O, bu suçu üçüncü kez işlemişse ve öncekiler için kefaret ödememişse, ona hangi ceza verilecektir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(O zaman) O, paşôtanudur; aspahe-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulur):”

39. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam bir diğerini bir kemiğini kıracak derecede vurmuşsa ve kefaret ödemeyi red etmişse, ona hangi ceza verilir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(O zaman) O, bir paşôtanudur; aspahe-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulacaktır).”

40. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam bir başkasına öldürücü olduğu kanısını uyandıran bir darbe indirmişse, ona hangi ceza verilir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Aspeha-astra ile doksan kırbaç, Sraoş-karana ile doksan kırbaç (vurulacaktır).”

41. Eğer O, bu suçu bir öncekinin kefaretini ödemeden tekrarlamışsa, ona hangi ceza verilir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(O zaman) O, bir paşôtanudur; aspahe-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulacaktır).”

42. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer bir adam bir başkasına öldürücü olduğu kanısını uyandıran bir darbe indirmişse ve kefaret ödemeyi red ediyorsa, ona hangi ceza verilir?

Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”(O zaman) O, paşôtanudur; aspahe-astra ile ikiyüz kırbaç, Sraoş-karana ile ikiyüz kırbaç (vurulacaktır).”

43. …Ve ondan sonra onlar (yani böylesine suçlar işleyenler), kendi eylemleri açısından, kutsallığın yolunda yürümeye başlayacaklar, Kutsal Söz’ü (Kelam-ı Qedim’i) takip edecekler, kutsal düzene uyacaklar.

II. e (1)



44. Aynı dinden olan (yani Mazdacı) erkekler, kardeşler ya da arkadaşlar; mal aramak, bir eş aramak veya bilim (öğrenimini) araştırmak için buraya geldiklerinde, eğer mal araştırmak için gelmişlerse; onlar mallarını burada kazan(abil)malıdırlar, eğer bir eş (1) aramak için buraya gelmişlerse; siz bir kadının onunla evlenmesine müsaade etmelisiniz, eğer bilim (öğrenimini) araştırılıyorsa; onlara hayırlı metinleri anlatmalısınız (öğretmelisin).



45. O (Bilim arayan adam), günün ilk yarısı boyunca ve ikinci yarısı boyunca, gecenin ilk yarısı boyunca ve ikinci yarısı boyunca (hayırlı metinleri) duyacaktır, (böylece) onun zihin (gücü) bilgi alanında gelişecek, güçlü bir şekilde kutsallığa (veya dürüstlüğe doğru) gelişecektir. Böylece o; Tanrı’ya (1) şükranlarını sunarak, dua ederek oturacak, bununla bilgi alanında gelişecek(tir). O, öğlen vakti ve gece yarısı istirahate çekilecek (yatacak), O, eski Aêthrapaitis’lerin (2) söylemiş oldukları tüm sözleri söyleyebilecek duruma gelinceye kadar bu şekilde (öğrenimine) devam edecektir.





46. Ey Spitama Zarathuştra! İnsanlara uyarlanmış olan bunlar (bu söylenen hayırlı metinler), kaynar su gibi (şevkle söylenirler). Öğretici (rahip); yemek için değil, elbise için değil; mükafatsız (karşılıksız) olarak bu ”Ha’lar”ı (1) böyle terennüm etmelidir.



47. ”…Ve dahasını sana söyleyeceğim, Ey Spitama Zarathuştra! Doğrusu bir Magu, ondan (kutsal metinlerden birisine) okuma önceliğini; Senden önce, evli bir adama vermelidir. (Aynı metinden) bir evi olana, bir evi olmayana nazaran; bir oğlu olana, olmayana nazaran; malı olana, olmayana nazaran [öncelik vererek oku(1)].”



48. Bu iki adamdan, kendisini bol etle besleyeni, kendisini onun kadar (etle) beslemeyenden Vohu Manah’a çok daha fazla sahip olur (1). İkincisi ölü gibidir. Birincisi, ondan (ikincisinden) bir asperena’nın (2) değeri kadar daha değerlidir, (veya) bir koyunun değeri kadar, (veya) bir öküzün değeri kadar, (veya) bir insanın değeri kadar (daha değerlidir).


49. Astô-vidhôtu’nun (1) hamlelerine karşı, Kendiliğinden (otomatik) Hareketli Ok’a (2) karşı, en ince elbiseler içinde (bile) düşman kışa karşı, günahkâr tirana karşı O adam mücadele edebilir ve (tiranın) kafasını vurabilir. O, (et) yemeyen pek fena Aşemaoğa’ya (3) karşı da mücadele edebilecek olan adamdır.

__________________

Bu mesaj en son " 14-04-2008 " tarihinde saat 06:57 PM itibariyle Rockurd tarafından düzenlenmiştir....
Rockurd is offline  
Eski 09-02-2008, 12:17 AM   #3 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesaj: 4,964
Üye No: 19761
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 18198
Rep Puanı : 1819164
Rep Derecesi
Rockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond reputeRockurd has a reputation beyond repute
Varsayılan


Zerdüşler’in Kutsal Kitabı Avesta-2

21.8.2006 49. (devam) Tekrarını beklemeden, ta ilk başlarda şu eylem (1) gerçekleştirildiği zaman;

50. (Söz konusu olan) o eylem (yalan yere söz verme eylemi) için (Cehennem’de) maruz kalınacak olan ağrı; kolay bozulabilir olan ölümlü vücudundan, demir bir bıçakla bir parça koparılan birinin bu dünyada yaşayabileceği ağrıdan daha şiddetli olacaktır.

51. (Söz konusu olan) o eylem için (Cehennem’de) maruz kalınacak olan ağrı; kolay bozulabilir olan ölümlü vücudu demirden (yapılmış) bir kerpeten (1) ile kerpetenlenen birinin bu dünyada yaşayabileceği ağrıdan daha şiddetli olacaktır.

52. (Söz konusu olan) o eylem için (Cehennem’de) maruz kalınacak olan ağrı; kolay bozulabilir olan ölümlü vücudu, yüz adam boyu yüksekliği olan bir uçurumdan başaşağı fırlatılan birinin bu dünyada yaşayabileceği ağrıdan daha şiddetli olacaktır.
53. (Söz konusu olan) o eylem için (Cehennem’de) maruz kalınacak olan ağrı; (sağlığında) kolay bozulabilir olan ölümlü vücuduna, kazık geçirilen (1) birinin bu dünyada yaşayabileceği ağrıdan daha şiddetli olacaktır.


54. (Söz konusu olan) o eylem için (Cehennem’de) maruz kalınacak olan ağrı, bu dünyada yaşanabilecek olan herhangi bir ağrıdan daha şiddetli olacaktır. Demek oluyor ki (yani), ne zaman ki bir adam sülfürlü, altın konmuş, esanslı, suyu (1) içtiği halde (bu su ile yüzleştiği halde) yalan beyanda bulunurken Raşnu’ya yakarırsa ve Mithra’nın önünde yalan söylerse, bu yapılan eylem (yalan söyleme eylemi) o tür (acı çekmeyi gerektiren) bir eylem olur.

55. Ey Maddi Dunyanın Yaratıcısı, Sen; Kutsal Biri! Ne zaman ki bir adam sülfürlü, altın konmuş, esanslı, suyu içtiği sırada (bu su ile yüzleştiği halde) yalan beyanda bulunurken Raşnu’ya (1) yakarırsa ve Mithra’nın (2) önünde yalan söylerse, bu adama ne ceza verilecektir?
Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Aspahe-astra ile yediyüz kırbaç, Sraoş-karana ile yediyüz kırbaç (vurulacaktır).”


5


I.a
1. Vadinin derinliklerinde bir adam ölmüştür. Dağın tepesinden aşağıdaki vadiye uçan bir kuş, orada ölü (olarak yatan) adamın cesedini (cesedindeki etleri) yemiştir. Sonra vadinin derinliklerinden dağın tepesine (geri) uçmuştur. O (kuş) bazı sert-odunlu, yumuşak-odunlu ağaçların üstünden (de) uçmuştur ve oradan uçarken, ölünün vücudundan (Nasuş’tan) koparıp (yediği etlerin parçalarını) bu ağacın üstüne kusmuş veya bırakmış veya damlatmıştır.
2. Bak şimdi! Burada (aynı anda) bir adam vadinin derinliklerinden, dağın tepesine çıkmıştı. O, (leş yiyen) kuşun konduğu (ve kustuğu) ağaçtan odun elde etmek istemekteydi. Adam ağacı devirmiş, (balta ile) yarmış, parçalara ayırmıştır. O, (kestiği bu odunları) Ahura Mazda’nın oğlu (olan) ateşe verdiğinde, kendisine hangi ceza verilmelidir?
3. Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Köpekler, kurtlar, rüzgâr ve uçan yaratıklar tarafından taşınan ölü maddelerle ilgili hiç bir günah bir adamın üstüne düşmez.”
4. ”(Eğer) köpeklerin, kurtların, rüzgârın ve uçan yaratıkların taşıdıkları ölü maddelerden dolayı bir adam günaha düşseydi, benim bu maddi dünyam sadece; kutsallığın dışına şutlanmış, ruhları ağlayacak ve acı çekecek olan peşôtanuların (1) yaşadığı bir dünya haline gelirdi. (Çünkü) yeryüzünü sayısız miktarlara (varan) varlıkların (cesetleri) kaplamaktadır.
I.b
5. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Burada bir adam hububat tarlasını suluyor. Su, tarladan aşağıya taşıyor, bir kez daha taşıyor, üçüncü bir kez taşıyor, dördüncü bir kez taşıyor. (Bu arada) bir köpek, bir tilki veya bir kurt taşkın suyun yatağına bir ceset getiriyor. Bu adama hangi ceza verilmelidir (1)?

II.a
8. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Su bir adamı öldürür mü?
Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Su hiç bir insanı öldürmez. (İnsan suya düştüğünde) Astô-vidhôtu onun boynuna bir kement dolar; böylece o, bağlanmıştır, (o bu haldeyken Uçan İblis) Vayu (1) onu (bağlıyken) alıp götürür. Sonra akıntı onu yukarı (suyun yüzüne) fırlatır, suyun dibine çeker (en dibe), ileriye fırlatır, sonra kuşlar (vayô) onu yerler ve şans (baxt) onu oraya buraya götürür(2).”

II.b
9. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Ateş bir insanı öldürür mü?
Ahur Mazda (şöyle) cevapladı: ”Ateş bir adamı öldürmez. Astô-vidhôtu onun boynuna bir kement dolar, böylece o, bağlanmıştır, Vayu onu alıp götürür. Ateş hayatı ve organları yakar, şans ise onu oraya buraya götürür (1).”

III
10. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer yaz geçip de kış gelirse, Mazda Tapıcıları ne yapacak (1)?
Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Her barınakta, her sokakta (her evde, her kasabada) onlar ölü için üç ’kata’ (küçük bölme için tahtalar) dikeceklerdir.

11. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Bu ’kata’lar ne kadar büyüklükte olacaklar?
Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ” Dik durduğunda kafatasına ve ayaklarına, ellerini açıp yattığında ellerine ve ayaklarına çarpmayacak kadar genişlikte olacaktır. Kurallara göre ölünün ’kata’ları bu büyüklükte olacaktır.
12. ”…Ve onlar, kuşlar uçmaya başlayıncaya (1), bitkiler yeşerinceye, nehirler akıncaya ve rüzgarlar yeryüzündeki suları kurutuncaya kadar (2) o cansız vücudun orada iki gün boyunca veya üç gün boyunca ya da bir ay boyunca kalmasına müsaade edeceklerdir.”

13. ”…Ve kuşlar uçmaya, bitkiler yeşermeye, nehirler akmaya ve rüzgâr yeryüzündeki suları kurutmaya başlayınca, Mazda Tapıcıları ölüyü (daxma’ya), gözleri Güneş’e bakacak şekilde uzatacaklar.
14. ”Eğer Mazda Tapıcıları ölüyü bir yıl içinde, gözleri Güneş’e bakacak şekilde daxma’ya yatırmamışlarsa, bu suç için; bir mümini öldürme suçuna eşit bir cezayı hükme bağla. (…Ve o orada) cesede mukayyet olacak, daxmaya mukayyet olacak, hixra’ya (1) mukayyet olacak, kuşlar cesedi bitirinceye (2) kadar (kalacaktır).”

IV.
15. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Ey Ahura Mazda; Senin Vouru-kaşa’dan (1) suları rüzgâr ve bulutlar (vasıtasıyla) ile yere gönderdiğin doğru mudur?

16. Sen, Ahura Mazda, bunların (suların) aşağıya cesetlerin üstüne akmasını sağla(ma)dın (mı)? Sen, Ahura Mazda, bunların aşağıya daxmaların üstüne akmasını sağla(ma)dın (mı)? Sen, Ahura Mazda, bunların aşağıya temiz olmayan (ceset) artıklarının üstüne akmasını sağla(ma)dın (mı)? Sen, Ahura Mazda, bunların aşağıya kemiklerin üstüne akmasını sağla(ma)dın (mı)? Sen, Ahura Mazda, bunların görünmeden geriye akmasını sağla(ma)dın (mı)? Sen, Ahura Mazda, bunların geriye; Pûitika Denizi’ne (1) akmasını sağla(ma)dın (mı)?

17. Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”O, senin söylediğin gibidir, Ey Dürüst Zarathuştra! Ben, Ahura Mazda, Suları Vouru-kaşa Denizi’nden aşağıya rüzgâr ve bulutlarla gönderdim (onlar vasıtasıyla).”
18. ”Ben, Ahura Mazda, onları (suları) cesetlerin üzerine nakledenim; Ben, Ahura Mazda, onları (suları) daxmaların üzerine nakledenim; Ben Ahura Mazda, onları (suları) temiz olmayan (ceset) artıklarının üstüne nakledenim; Ben, Ahura Mazda, onları (suları) kemiklerin üstüne nakledenim; sonra (yine) Ben, Ahura Mazda, onların (suların) görünmeden geriye doğru akmasını sağlayanım; Ben, Ahura Mazda, onların (suların) geriye; Pûitika Denizi’ne akmasını sağlayanım.”
19. 'Sular orada, Pûitika Denizi’nin kalbinde kaynar vaziyette dururlar, durur orada kaynar vaziyette sular, temizlenince (ise) Vouru-kaşa Denizi’ne; (oradaki) iyi sulanan ağaca (1) doğru geri dönerler, O ağaç ki üstünde benim her çeşit bitkimin tohumu biter (oluşur), [yüzlerce, binlerce, yüz kere binlerce].”

20. 'Bu bitkileri Ben, Ahura Mazda; dindarlara yiyecek sağlasınlar diye, faydalı sığıra yem olsunlar diye, benim halkıma onunla geçinecekleri gıdayı sağlasınlar diye, faydalı sığıra yem olsunlar diye yeryüzüne yağdırırım.”
V.
21. ”Bu, her şeyden daha iyi olandır (1), bu her şeyden daha doğru olandır, hatta sen de söylemiştin, Ey Dürüst Zarathuştra!”
Ahura Mazda, şu sözlerle Kutsal Zarathuştra’yı memnun etti: ”Arınma bir insan için hemen hemen hayatla aynıdır, en büyük iyidir. Kendi daenasını (2); iyi düşüncesi, iyi sözü ve iyi eylemi ile temizleyen biri, arınmayı Mazda’nın kanunu (Dini) ile temin edebilir”

22. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcı, Sen, Kutsal Biri! Bu kanunun (din), Zarathuştra’nın bu düşman mahvedici kanununun büyüklüğü, iyiliği ve doğruluğu nasıldır ki; diğer ifadelerden (kurallardan) daha büyük, daha iyi ve daha doğrudur?
23. Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Vouru-kaşa Denizi’nin diğer bütün nehirlerden üstün olduğu kadar, Zarathuştra’nın düşman mahvedici olan bu kanunu (dini) da diğer tüm ifadelerden daha büyüktür, daha iyidir ve daha doğrudur.”
24. Bir büyük selin, incecik bir dereden daha büyük olduğu kadar, Zarathuştra’nın düşman mahvedici olan bu kanunu da diğer tüm ifadelerden daha büyüktür, daha iyidir ve daha doğrudur.”
”Küçük bitkileri gölgesinde bırakan bir büyük ağacın büyük olduğu kadar, Zarathuştra’nın düşman mahvedici olan bu kanunu da diğer tüm ifadelerden daha büyüktür, daha iyidir, daha doğrudur.”
25. ”Dünyanın etrafını saran göğün yüksek olduğu kadar, Mazda’nın düşman mahvedici olan bu kanunu (1) da diğer tüm ifadelerden daha yüksektir.”
”(Bundan dolayı) Ne zaman ki Ratu (1) ya da Sraoşa-varez (2) taahhüt edilmiş (adanmış) bir draona (3) servisi için veya taahhüt edilmemiş olanı için; sunulmuş bir draona için veya sunulmamış olanı için, bölüştürülmüş bir draona için veya bölünmemiş olanı için işe girişirler (4),”


26. (o zaman) Ratu’nun, (bu cezaya çarptırılmış olan adamın) ödemesi (çekmesi) gereken cezanın üçte birini af etme yetkisi (gücü) vardır. Eğer o, bir başka kötü eylemde bulunmuşsa, (bu suç) onun pişmanlığı dolayısıyla bağışlanmıştır (patita), eğer o bir başka kötü eylemde bulunmamışsa, (duyduğu) pişmanlık dolayısıyla günahından ebediyete kadar azade kılınmıştır.”
27. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı; Sen; Kutsal Biri! Eğer aynı istirahat yerinde, aynı halının üstünde, aynı yastığa (kafa koyan) iki adam veya beş (kişi) veya elli, ya da yüz; biribirlerine (bu kadar) yakınken, kadınlar da (aynı durumda) olabilir; aralarından biri ölürse, Drug Nasu (1) aralarından kaç kişiyi enfeksiyona (Pehlevicede; ”û fsanjin”), bozulmaya, kirlenmeye maruz bırakır?


28. Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Ey Spitama Zarathuştra! Eğer ölü bir rahip (Pehlevice’de; asravan veya eski dilde athravan) ise, Drug Nasu çabucak ileriye atılır (saldırıya geçer). (Bu saldırıda) eğer onbirinci (kişiye) ulaşmışsa onuncu kişiyi lekeler (1).”

”Ey Spitama Zarathuştra! Eğer ölü bir savaşçı (Pehlevice’de; aratestar) ise, Drug Nasu çabucak ileriye atılır (saldırıya geçer). (Bu saldırıda) eğer onuncu (kişiye) ulaşırsa dokuzüncu kişiyi lekeler.”
”Ey Spitama Zarathuştra! Eğer ölü bir çiftçi (vastryos) ise, Drug Nasu çabucak ileriye atılır (saldırıya geçer). (Bu saldırıda) eğer dokuzuncu (kişiye) ulaşırsa sekizinci kişiyi lekeler.”
29. 'Ey Spitama Zarathuştra! Eğer ölü bir çobanın köpeği (pasuş-haurva) ise, Drug Nasu çabucak ileriye atılır (saldırıya geçer). (Bu saldırıda) eğer sekizinci (kişiye) ulaşırsa yedinci kişiyi lekeler.”
”Ey Spitama Zarathuştra! Eğer ölü bir ev köpeği (viş-haurva) ise, Drug Nasu çabucak ileriye atılır (saldırıya geçer). (Bu saldırıda) eğer yedinci (kişiye) ulaşırsa altıncı kişiyi lekeler.”
30. ”Ey Spitama Zarathuştra! Eğer ölü bir tazı (vohunazga) ise, Drug Nasu çabucak ileriye atılır (saldırıya geçer). (Bu saldırıda) eğer altıncı (kişiye) ulaşırsa beşinci kişiyi lekeler.”
”Ey Spitama Zarthuştra! Eğer ölü bir genç köpek (tauruna) ise, Drug Nasu çabucak ileriye atılır (saldırıya geçer). (Bu saldırıda) eğer beşinci (kişiye) ulaşırsa dördüncü kişiyi lekeler.”
31. 'Ey Spitama Zarathuştra! Eğer ölü bir karakulak köpek (sukuruna veya Peh; siya-goş) ise, Drug Nasu çabucak ileriye atılır (saldırıya geçer). (Bu saldırıda) eğer dördüncü (kişiye) ulaşırsa üçüncü kişiyi lekeler.”
”Ey Spitama Zarathuştra! Eğer ölü bir Gazu köpeği (anlamı belirsizdir) ise, Drug Nasu çabucak ileriye atılır (saldırıya geçer). (Bu saldırıda) eğer üçüncü (kişiye) ulaşırsa ikinci kişiyi lekeler.”
32. ”Ey Spitama Zarathuştra! Eğer ölü bir aiwizu köpeği (anlamı belirsizdir) ise, Drug Nasu çabucak ileriye atılır (saldırıya geçer). (Bu saldırıda) eğer ikinci (kişiye) ulaşırsa ilk adamı lekeler.”
”Ey Spitama Zarathuştra! Eğer ölü bir vizu köpeği (anlamı belirsizdir) ise, Drug Nasu çabucak ileriye atılır (saldırıya geçer). (Bu saldırıda) ilk adamın üstüne atılır ve onu lekeler.'
33. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer ölü bir Urupi köpeği (1) ise, ölümünde Spenta Mainyu’nun (2) yaratıklarından kaç kişiyi direkt, kaç kişiyi indirekt olarak lekeler?


34. Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Bir Urupi köpeği; Spenta Mainyu’nun yaratıklarından (1) hiç birini ne direkt, ne de indirekt olarak lekelemez, fakat kendisini vuranlar veya öldürenler için kirlilik ebedi bir (yoldaştır).”

35. Ey Maddi Dünyanın Yaratıcısı, Sen, Kutsal Biri! Eğer ölü günahkar biri; iki ayaklı bir haydut; dinsiz (dönek) bir Aşemaoğa (1) ise, ölümü halinde Spenta Mainyu’nun yaratıklarından kaçını direkt olarak kirletebilir, kaçını dolaylı olarak olarak kirletebilir?”

36. Ahura Mazda (şöyle) cevapladı: ”Bir yıldan beri ölmüş ve zehiri kurumuş olan bir yaban kurbağasının (vazağa’nın) zehirleyebileceği