|
|
#11 (permalink) | |||||||||||||
|
CONCESSION CLAUSE
1. CÜMLE İLE KULLANILANLAR 1.1. Although / Though "yüklem" + -mEsInE rağmen/karşın; -DIğI halde - Although he is young, he is not inexperienced. Genç olmasına karşın tecrübesiz değil. Devrik yapı ile de kullanılabilir. - Careful though/as she was, she couldn't prevent the accident. (=Although she was ...) 1.2. Even if/Even though Türkçe'ye çevirisi "although" ile aynıdır. "Even if" "-sE bile" olarak aktarılabilir. - He borrowed my jacket even though I'd told him not to. Almamasını söylememe rağmen ceketimi ödünç aldı. - You have to be on time even if the lesson starts very early. Ders çok erken başlasa bile dakik olmalısın. 1.3. Whereas Türkçe'ye "although" gibi ya da "... ise de", "... iken" ile aktarılır. - Whereas he has plenty of money, he has no-one to trust. Çok parası varsa da güvenileceği bir tek kimsesi yok. 1.4. While /Whilst Türkçe'ye "although" gibi aktarılır. - While he is rather nice, sometimes he is a menace. Oldukça sevimli olmasına rağmen bazen bir başbelası. 1.5. Despite In spite of Irrespective of + the fact that Regardless of Notwithstanding Türkçe'ye "...( gerçeğin)e karınn/rağmen" ile aktarılırlar. - Despite the fact that he is rather nice, sometimes he is a menace. (=Although he is ...) 1.6. As Devrik yapı durumunda "rağmen" anlamı taşıyabilir. - Tired as I was, I went on walking. (=Although I was tired ...) - Change your mind as you will, you will gain no support. (=Although you may change ...) Bu yapı "Reason " veya "Similarity Clause" olarak da kullanılabilir. "As" kelimesi yerine "that" kullanıldığı da görülür. - Fool that he was, he made no mistakes. Aptal olmasına rağmen hiç hata yapmadı. 1.7. As ... as Bu yapı ender olarak kullanılır. - As widespread as his fame may be, he is not well-known in this part of the country. (=Although his fame may be widespread, ...) 2. CÜMLE İLE KULLANILMAYANLAR 2.1. Despite/In spite of KULLANIMI isim [1] despite/in spite of + -ing [2] ÇEVİRİSİ yüklem + -mEsInE rağmen/karşın isim + -E rağmen/karşın - He came in spite of his illness. [1] being ill. [2] Hastalığına/Hasta olmasına rağmen geldi. 2.2. Irrespective of, Regardless of, Notwithstanding KULLANIMI irrespective of isim regardless of + notwithstanding WH ÇEVİRİSİ isim + -E rağmen/karşın yüklem + -mEsInE rağmen/karşın "göz önüne alınmaksızın" - Regardless of whatever he may say, do it as you please. Onun ne diyebileceğini düşünmeksizin, dilediğin gibi yap. 2.3. ..., still / yet KULLANIMI ..., still/yet + -ing [1] / cümle [2] ÇEVİRİSİ yine de, ancak, fakat, bun(lar)a karşın - He suffered a lot, yet never giving in. [1] he never gave in. [2] Çok acı çekti ama asla pes etmedi. 3. Given (that) Yerine göre koşul anlamı da verebilen bu yapı pek sık kullanılmamaktadır. - Given her charm, she is alone. that she has charm, she is alone. Çekici olmasına rağmen/Cazibesine rağmen, yalnız. |
|||||||||||||
|
|
|
|
#12 (permalink) | |||||||||||
|
CONTRAST CLAUSE
Yapı olarak "Concession Clause" ile aynıdır. "Whereas, while, whilst" ile oluşturulur ve Türkçe'ye en basit olarak "oysa" kelimesi ile aktarılır. REASON CLAUSE 1. CÜMLE İLE KULLANILANLAR 1.1. Because, As, For, Since Türkçe'ye "yüklem + -I için / -IndEn ötürü / dolayı", "yüklem + -mEsI nedeniyle / sebebiyle" şeklinde aktarılırlar. - Because he worked so hard, he deserved a holiday. O kadar çok çalıştığı için bir tatili haketti. "As" kelimesi devrik yapı kullanılarak da "Reason Clause" oluşturabilir. Aynı yapı "Concession Clause" için de geçerli olduğu için hangi anlamın çıkarılması gerektiğine dikkat edilmesi gerekir. - Tired as she was, she went on walking. [Concession] - Tired as she was, she stopped walking. [Reason] Yorgun olduğu için yürümeyi kesti. 1.2. Because of Due to Owing to + the fact that On account of Türkçe'ye "[gerçeği(nden)] ötürü / yüzünden / sayesinde" şeklinde aktarılırlar. - Owing to the fact that Tom didn't know any French, they were able to speak comfortably in his presence. Tom'un hiç Fransızca bilmemesinden ötürü onun önünde rahatça konuşabildiler. 2. CÜMLE İLE KULLANILMAYANLAR 2.1. Because of, Due to, Owing to, On account of KULLANIMI because of due to + isim + ("ing") [1] owing to + my/his/.. + "-ing" [2] on account of ÇEVİRİSİ Türkçe'ye "because" ile aynı şekilde aktarılırlar. - Because of rain the rescue operation had to be stopped. [1] Yağmurdan ötürü kurtarma çalışmasının durdurulması gerekti. - Owing to his trying to save the situation, a scandal was prevented. [2] Onun durumu kurtarmaya çalışması sayesinde bir skandal önlendi. 2.2. "-ing" ..., - Seeing that it was likely to rain, he stayed in. (=Because/When he saw ...) - Knowing their tastes, she was able to bring a good gift. (=Because she knew ...) - Having completed the task, they had a break (=Because/After they had completed ...) 2.3. Past participle (= V3) Bu yapı edilgen (= passive) özellik taşır. - Constructed according to my specifications, the building was able to withstand the eartquake. (=Because it was constructed ...) 3. DİĞER YAPILAR 3.1. As long as KULLANIMI as long as + cümle ÇEVİRİSİ - DIğI sürece / müddetçe - As long as he doesn't disturb me, it is okay. Beni rahatsız etmediği sürece sakıncası / sorun yok. 3.2. Inasmuch as, Insomuch as "Because" anlamı taşıyan bu yapılar resmi durumlarda kullanılır. - Thomas is also guilty, insomuch as he knew what they were going to do. ( ..., because he knew ...) 3.3. In that KULLANIMI in that + cümle ÇEVİRİSİ -mEsI açısından/yüzünden, -DIğI için - The evidence is invalid in that it was obtained through illegal ways. Yasadışı yollardan elde edildiği için delil geçersiz. 3.4. Now that "Time Clause" yapılarda ele alınan "Now that" ile aynı anlamı taşır. 3.5. (The reason) why KULLANIMI (The reason) why + cümle + "be" + because/that ... ÇEVİRİSİ -mE("kişi eki")In(In) nedeni/sebebi ... (-dIr) - The reason (why) they lost is that/because they did not know the rules. Kaybetmelerinin nedeni kuralları bilmemeleridir. 3.6. While KULLANIMI while + cümle ÇEVİRİSİ hazır ... olduğuna göre/-mIş iken - While you are in the kitchen, can you bring me a knife ? Hazır mutfaktayken bana bir bıçak getirir misin ? 3.7. With KULLANIMI isim + "-ing" [1] (with) + isim + to + yüklem [2] ÇEVİRİSİ "var iken", -mekte iken, -DIğI için, -DIğIndEn ötürü - (With) the exams coming, we have no time for a social life. [1] Sınavlar yaklaşı(yo)rken sosyal yaşantı için hiç vaktimiz yok. - With so many children to support, they both have to work. [2] Bakmaları gereken o kadar çocuk varken ikisinin de çal??ması gerek. 3.8. What with "With" yapısı ile aynıdır. PURPOSE CLAUSE 1. (IN ORDER) TO, SO AS TO KULLANIMI in order (not) to / so as (not) to + yüklem ÇEVİRİSİ yüklem + -mEk için - To open the lid, turn it left. Kapağı açmak için, sola çevirin. - They left the door open in order for me to hear what they were talking about. Ne hakkında konuştuklarını işitmem için kapıyı açık bıraktılar. - She has to hurry in order not to be late. Geç kalmamak için acele etmesi gerek. "So as to" yapısının aşağıdaki örnekte görülen kullanımına sık rastlanmaktadır. - He never stayed in one place so long as to be recognised. Bir yerde tanınabileceği kadar uzun süre hiç kalmadı. "To+ yüklem" yapısı "amaç (=Purpose) dışında başka anlamlar taşıyabilir. 2. IN ORDER THAT KULLANIMI in order that + cümle ÇEVİRİSİ yüklem + -sIn diye / -mEk için - The school closes early in order that the children can get home before dark. Çocuklar hava kararmadan evlerine varabilsinler diye okul erken kapanıyor. 3. FOR FEAR (THAT) KULLANIMI for fear that + cümle ÇEVİRİSİ yüklem + -mEk /... olur + korkusu ile - They left early for fear that they'd miss the train. Treni kaçırma korkusu ile erkenden çıktılar. 4. LEST Resmi (= formal) nitelik taşıyan cümlelerde kullanılır. KULLANIMI lest + cümle ÇEVİRİSİ yüklem + -mEmEk için / -mEsIn diye - They checked the list again lest they should leave something behind. Geride bir şey unutmamak için listeyi yeniden incelediler.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#13 (permalink) | |||||||||||
|
RESULT CLAUSE
1. SO (THAT), SUCH THAT KULLANIMI so (that), such that + cümle ÇEVİRİSİ böylece, bu yolla, öyle ki, -sIn diye - We announced the test results immediately so that those who failed wouldn't have to wait. Başarısız olanlar beklemek zorunda kalmasın diye sınav sonuçlarını anında açıkladık. - They had considered all the possibilities in preparing the leaflet, such that even the most inexperienced would be able to inform the candidates of the requirements for application. Kitapçığı hazırlarken bütün olasılıkları göz önünde bulundurmuşlardı, öyle ki en tecrübesizler bile adayları başvuru koşulları konusunda bilgilendirebilirdi. 2. THEREBY KULLANIMI thereby + -ing ÇEVİRİSİ böylece, bu yüzden, bu yolla, sonuçta - Because he was so young and fiery, he drove the sport car at top speed, thereby deserving three different traffic tickets. Genç ve ateşli olduğu için spor arabayı son sürat kullandı ve sonuçta üç ayrı ceza makbuzunu haketti.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#14 (permalink) | |||||||||||
|
SIMILARITY CLAUSE
1. (JUST) AS KULLANIMI (just) as + cümle [1] / it is/was/.. [2] Kimi zaman "as" yerine "the way" kullanılabilir. ÇEVİRİSİ gibi, - She is a fine singer, just as her father used to be. [1] Eskiden babasının olduğu gibi, iyi bir şarkıcı. - In autumn, as (it was) in spring, there were floods. [2] Sonbaharda, ilkbahardaki gibi, sel vardı. Bu yapı resmi (= formal) nitelik taşıyan anlatımlarda devrik yapı (= inversion) kullanılarak oluşturulabilir. - He was Catholic, as were most of his friends. Katolikti, dostlarının çoğu gibi. - He believed, as did all his colleagues, in the supremacy of the institution he worked for. Tüm iş arkadaşları gibi o da çalıştığı kurumun üstünlüğüne inanmaktaydı. 2. LIKE KULLANIMI like + isim / him/her/... ; like + cümle (> AmE) ÇEVİRİSİ gibi, benzer - My sister isn't much like me. Kızkardeşim fazla bana benzemez. 3. AS IF, AS THOUGH KULLANIMI as if, as though + cümle ÇEVİRİSİ (sanki) ... (-mIş) gibi - You look as if you are about to cry. Ağlayacakmış gibisin.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#15 (permalink) | |||||||||||||
|
EXCEPTION CLAUSE
1. BUT (THAT) Resmi (= formal) nitelik taşıyan anlatımlarda kullanılır. KULLANIM but that + cümle [1] but for me/him/.. to + yüklem [2] ÇEVİRİSİ dışında, haricinde - Nothing would stop them but that the President (should) make a speech. [1] Onları Başkan'ın konuşma yapması dışında hiçbirşey durdurmuyordu. - Nothing would stop them but for the President to make a speech. [2] 2. EXCEPT (THAT), EXCEPTING THAT KULLANIMI except/excepting (that) + cümle ÇEVİRİSİ ama, fakat, ancak, haricinde, dışında - We would most happily help you, except we are in need of cash. Size büyük bir memnuniyetle yardım ederdik ama nakit sıkıntısındayız. 3. SAVE THAT KULLANIMI save that + cümle ÇEVİRİSİ dışında, haricinde - The company has lost almost all its possessions, save that they still hold a small share in a vast piece of land. Şirket, geniş bir arazinin ufak bir hissesine halâ sahip olması dışında, tüm mal varlığını yitirdi. 4. ONLY Günlük konuşma dilinde kullanılır. KULLANIMI only + cümle ÇEVİRİSİ fakat, ancak, ama - I'd love to come, only I have no time. Gelmeyi çok isterim ama hiç vaktim yok.
__________________ |
|||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| baba ben nasıl oldum | RoJa__WeYSeL | Komik Yazılar, Fıkralar | 13 | 11-08-2007 04:01 PM |
| Kalıcı makyaj nasıl yapılır? | rojda_06 | Güzellik, Bakım ve Diyet | 0 | 08-04-2007 10:19 PM |
| Kanama Kontrolü NasıL YapıLır ? | esas | Genel Sağlık | 0 | 16-01-2007 08:26 AM |
| mumya nasıl yapılır? | O.Ç.İsmet | İlginç Konular | 10 | 11-01-2007 12:19 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.