|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||
|
divan edebiyatı
XIII. YY XIII. yy, Anadolu Türklerinin genel tarihinde büyük bir “Bunalım ve Geçiş” yüzyılıdır. Bu nedenle ilk bakışta bu yüzyıl, birçok tezatla doludur. Mesela : a. Bir yandan İran etkisi birçok yönde en yüksek etkisini gösterirken, diğer yanda milli dil ve edebiyatta bilinçli olarak güçlü bir gelişim görülür. b. Bir yanda Selçuklu İmparatorluğu ve onun temsil ettiği Türk siyasal egemenliği, Moğol egemenliği ile son bulurken, diğer yandan daha genç siyasal kuruluşlara ortam hazırlayacak yeni yeni etmenlerin kımıldanışını görüyoruz. c. İlk bakışta belki Türk hayatının tükenmek üzre olduğu, böylesi acılarla karşılaştığı duygusu içinde kalınabilir. Oysaki bu acılar çok genç Anadolu için, Anadolu Türkleri için bir ölüm belirtisi değil, tam tersine bir doğum müjdesi olur. Bu yüzyıl Anadolu’sunda Tasavvuf Akımı’nın güçlenmesi, Arapça ve Farsça olarak zengin bir Tasavvuf Edebiyatı oluşturdu. Arapça ilim dili olarak kullanılıyordu. Farsça ise, edebi ürünlerde, medresede, sarayda hükumet dairelerinde kullanılıyordu. Ancak her iki dili pek küçük bir azınlık anlıyor ve konuşabiliyordu. Değil köylüler, şehirlilerin çoğunluğu da bu dillere yabancıydı. Diğer yandan Anadolu’da tasavvufun etkisiyle ikinci bir kol olarak Halk Edebiyatı kolunda, hece vezni ve sade Türkçe ile eserler veren sanatçılar yetişti. Bunlar arasında Hacı Bektaş-ı Veli ve Yunus Emre gibi önemli isimler yer almaktadır. XIV. YY XIV. yy’ın ilk yarısında Türkistan’a hakim olan Moğollar, yavaş yavaş güçlerini kaybederler. (Moğolların kütleler arasına karışmaları, Türkleşmeleri ve Müslüman olmaları, Türk dilinin Türkistan’da gelişimi için faydalı oldu.) Anadolu’da Anadolu Selçuklu Devletinin resmen çökmesinden sonra birçok güçlü beylik kurulmuştu. Bunların en güçlüsü Karaman Beyliğiydi. Beylikler bir Anadolu devleti kurmak için mücadele ediyorlardı. Yüzyılın sonunda Osmanoğulları kuvvetlenince bu beyliklerin birçoğunu kendi idaresi altına aldı. Anadolu’da İran Edebiyatı’nın etkisi, gün geçtikçe çoğalıyor, şairler çoğunlukla Türkçenin yetersizliğinden yakınıyorlardı. Çünkü o zamana kadar işlenmiş bir dil olan Farsça ile şiir söylemek, kendilerine, Türkçe söylemekten kolay geliyordu. Bunun sonucu olarak Arapça ve Farsçanın dil kuralları Türkçeye giriyordu. Sonraları Türkçeye bir dönüş başlamış olmakla beraber İran Edebiyatının etkisi kesilmiyor, Osmanlı Türkçesi Edebiyatı’nın temelleri sağlamlaştırılmış oluyordu. Anadolu Selçuklu sarayları çevresinde İran Edebiyatı’nı taklit eden şairler görülmeye başlandı. Osmanlı Devleti’nin gelişmesiyle “Divan Şiiri Tarzı” ilerleme yolunda hız kazandı. Anadolu’da Türk şiiri, XIV. yy’ın sonunda çok gelişti. XV. YY Bu yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nun gelişme devridir. Bu yüzyılda Osmanlı Devleti kuruluşunu tamamlamış, Avrupa’da hatırı sayılır bir devlet konumuna gelmiştir. Bu yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunun gelişimine paralel olarak Türk dili de güçlü bir ilim ve edebiyat dili durumuna geldi. Türki-i Basit akımı bu yüzyılda ortaya çıktı. XIV. yy’da edebiyat alanında Anadolu’da görülen gelişme, XV. yy’da daha da geniş ve güçlü olarak devam etmiştir. İran Edebiyatı’nı özenle taklit eden, ona iyice yaklaşan önemli gelişmeler içinde, ileri gelen İran şairleriyle kıyaslanabilecek güçte büyük Divan şairleri yetişmiştir. XVI. YY XVI. yy Osmanlı İmparatorluğu’nun her yönden altın çağıdır. Devletin sınırları üç kıtaya yayılarak Türk tarihindeki en geniş sınırlara ulaşmış, kudret ve zenginlikte üstünlüğü övülecek duruma gelmiştir. XVI. yy edebi dilin Arapça, Farsça kelime ve dil kurallarıyla en fazla yüklü olduğu devirdir. Türkçe kelimeler gittikçe azalmış, Aruz kalıplarına daha iyi ve kolay uyan yabancı kelimeler Türk nazmını kuşatmıştır. Edebi sanatlar sık sık kullanılmış, sanat yapmak büyük bir beceri olarak görülmüştür. Türkçe kendi doğal güzelliğini kaybetmiş, yapma bir güzelliğe büründürülmüş, süslü yazmak hevesi egemen duruma geçmiştir. XVI. yy sanat, bilim ve edebiyat alanında, İmparatorluğun zirveye ulaştığı çağdır. Bu yüzyılda Divan Şiirindeki gelişmeler, gittikçe Türk’ün olan bir edebiyatın yaratıldığını, bir Türk Klasisizmi’nin kurulduğunu göstermiştir. Bu yüzyılda birçok kıymetli şair, yazar, mütercim, tarihçi, tezkireci ve coğrafyacı yetişmiştir. XVII. YY Bu yüzyıl Osmanlı Devleti’nin gerilemeye yüz tuttuğu devir, yani duraklama devridir.Osmanlı Türkleri birçok siyasi ve sosyal zorluklar içine girmişlerdir. XVI. yy’ın o görkemli görünümünü artık bu yüzyılda bulmak mümkün değildir. Bu yüzyılda Türk nazım dili önceki yüzyıllara göre çok değişmiştir. Türkçe kelimeler azalmış, bazen bir beyitte, hiç Türkçe kelime kullanılmadığı olmuştur. İran kelime ve dil kuralları, çok fazla alınmıştır. Böylece dil birtakım pürüzlerden arınmış, şiir dili çok daha zenginleşmiş, anlatım gücü ve ahenk bakımlarından olgunluk düzeyine ulaşmıştır. Türkçe kelimeler adeta yumuşatılmıştır. Osmanlı Devleti bu yüzyılda sosyal ve medeni durgunluğa, geriliğe başlamışken, Divan Edebiyatı’nın XV. Ve XVI. Yüzyıllarda atılan sağlam temeller üzerinde gelişmeye devam ettiği görülür. Bu yüzyıl edebiyatın gelişme ve yükselme devridir. Bu yüzyıl, Türk Edebiyat’nın İran Edebiyatı’ndan geri ürünler vermediğini ispatladığı bir yüzyıldır. Bu yüzyıl sanatçılarının özellikle yüzyılın ikinci yarısında üsluplarında önemli bir değişiklik gözlemlenir. Bunun sebebi Sebk-i Hindi’dir. XVIII. YY Bu yüzyılın ilk üç çeyreği Osmanlı Devleti’nin Gerileme Devrine, son çeyreği ise Yıkılma Devrine girer. Yıllarca süren savaşlar artık imparatorluğu çökertmeye başlamıştır. Lale Devrinin zevk ve eğlence düşkünlüğü imparatorluğu zayıflatan önemli bir etmendir. Dilde önceye göre belirli bir oranda ve genel olarak sadeleşme belirmiştir. Şiir ve yazılarda, halk deyim ve atasözleri, yaşayan dil genişçe kullanım alanı bulmuştur. Böylece Divan Edebiyatı ile Halk Edebiyatı bir oranda birbirine yaklaştırılmıştır. Divanlarda kullanılan Arapça ve Farsça kelimeler bolluğu –geçen yüzyıllarda olduğu üzre- bu yüzyılda da hoş görülmemiştir. Bu yüzyılda yetişen sanatçılar, çoklukla geçen yy’ların büyük sanatçılarının izinde yürümüşlerdir. Bu yüzden, bu yüzyıl nazireci bir edebiyat görünümü almıştır. Ancak, çok daha ustalıklı bir nazım tekniği içinde eskiler taklit edilmiştir. Mahallileşme Akımı sayesinde bu yüzyılda edebiyatımıza yerli ve milli bir edebiyat görünümü kazandırılmıştır. XIX. YY XIX. yy Osmanlı Devleti’nin Yıkılış Devri’dir ve Türk toplumunun Avrupa medeniyetini benimsemek zorunda kaldığı bir çağdır. XV. yy’dan beri devam eden, XVIII. yüzyılda Nedim’de en güçlü varlığını bulan “Sade Türkçe” ve “Yerlileşme Akımı” XVIII. yy’ın birkaç Divan şairi dışında pek rağbet bulmadı. Yalnız Tanzimat şairlerine sade bir dil, halk edebiyatı zevki ve hece vezni gibi küçümsenemeyecek yadigarlar ve miraslar bıraktı. Buna karşın Batı’dan yapılan çevirilerde sade Türkçe istenmekle birlikte uygulanamadı. Bu yüzyıla kadar Divan Edebiyatı yüksek zümrenin ve çağın ihtiyacına cevap verebilen bir edebiyat oldu. Nitekim hemen her edebiyat kurulu toplumunun ve çağının anlayışına ve isteğine göre oluşur. Batı’ya yöneliş artık Divan Edebiyatının tüm dinamiklerini ters yüz ediyordu. Bu nednle Divan Edebiyatı devri genel anlamda sona ermiştir. KAYNAK: M. ORHAN SOYSAL, ESKİ TÜRK EDEBİYATI METİNLERİ, MEB YAY., İST. 2002. |
|||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Ödev İstekleri Buraya | Global | Ödev İstekleriniz | 141 | 30-11-2008 12:11 AM |
| İslam Ansiklopedisi | MÊVAN | İslamiyet | 766 | 25-09-2008 04:34 AM |
| İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı | *RoJaVa* | Türkçe, Edebiyat | 0 | 29-04-2008 05:44 PM |
| Dİvan EdebİyÂti | dojehist | Türkçe, Edebiyat | 0 | 24-02-2008 09:05 PM |
| Türk Edebiyatı Dönemleri | Serhad | Türkçe, Edebiyat | 7 | 02-10-2007 06:27 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.