Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Very Important Person Area > Dersler,Yıllık Ödev, Tez > Türkçe, Edebiyat

Kayıt Ol SSS
Eski 14-03-2008, 09:55 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Konum: Halepçe
Yaş: 21
Mesaj: 4,852
Üye No: 61367
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 23862
Rep Puanı : 2385692
Rep Derecesi
İsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond repute
Arrow Cümle ve Kelime Çözümlemesi


PAMUKÇULAR
Annem belediye doktoruydu. Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağında çalışır, çoğu günler beni de yanında götürürdü. Orada tek çocuk olmanın krallığını yaşar, oyalanır, haşarılıklarımın afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır, buna karşılık beni mıncıklamalarına, yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına ses çıkarmazdım.

Pencereden uzanır uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım. Kavakları silkeleyen rüzgâr oyun arkadaşım olurdu. Koca bahçe, önümde mülkümmüş gibi uzanır bense onu tasasız gözlerle izlerdim.

Annemin masasında, güzel çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu. Gurur duyardım. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin. Annemi makamında daha çok severdim sanki, ya da sevgim başka bir boyut kazanırdı. Sırtındaki beyaz gömleğiyle düzlem değiştirmiş, biraz uzaklaşmış, benden ve elimden çıkmış gelirdi bana. Her an başkalarının da olacakmış gibi bir güvensizlik duyardım. Zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak durumunda olduğum bu yeni konumu, ona daha çok bağlanmamı sağlardı. Aşk tazelerdim. Eve dönerkense yine yalnızca benim annemdi.

Semt belediyesine bağlı bir sağlık ocağında fazla iş olmaz. Basit muayenelerin ve müdahalelerin dışında, ya hastaneye hasta sevk ederler, ya ölüler için defin ruhsatnamesi verirler. Masasında bir de bunların koçanları olurdu. O koçanlardan kopardığım sayfaların arka yüzüne resimler yapar, otomobil modelleri çizer ya da ilerde keşfetmeyi umduğum makineler uydurur, bir de tanıdığım artistlerin, ünlülerin listesini çıkarırdım. Az sonra annem gelir koçandan temiz bir sayfa koparır, ön yüzünü doldurur, gelenin işini görür, defin ruhsatnamesinde yukarıya ölenin adını yazar, en altta da hep kendi, kaşesi ve imzası olurdu. Benim gözümde anneme ölüm karşısında üstünlük sağlayan bir şeydi bu. Ölümü başka adreslere gönderirdi.

Kavaklarla birlikte ben de büyüdüm. Okul çıkışları anneme uğruyor, yine birlikte eve dönüyordum. Bu kez yanında delikanlılığa adım atmakta olan, sesi çatallaşmaya başlamış, yürüyüşü değişmiş, biriyle dolaşmanın gizli gururunu taşıyordu.

Annem öldüğünde yeni yetme bir delikanlıydım. Kollarımda öldü; günler geceler boyu azar azar öldü. Ağrıların sersemlettiği bedenini taşıyamaz olmuş; savunmasız, gücü tükenmiş, gözlerini artık sürekli kaçırarak konuşan, yüzündeki anlam çoktan boşalıp gitmiş bu kadını masasının başında hayata ve ölüme gülerken gördüğüm günler çok geride kalmıştı. Ölüm usul usul kemirmişti onu. Öleceğini biliyorduk, ölümünü bekliyorduk, ölümüne hazırlanıyorduk. Hazırlanmak ne demekse.

Sanki annem öldüğünde öyle bir şey, öyle bir şey olacaktı ki ben de kendiliğimden yok olacaktım. Ölüm kadar belirsiz, siluetsiz, ön seziye benzer bir duyguydu işte. Güçlü bir ön sezi gibi bütün varlığıma yerleşmişti. Öyle bir şey olmadı, hiçbir şey olmadı.

Bir çocuk kadar ufaldığı, ağrıdan başka hiçbir şey hissetmez olduğu günlerin birinde ölüm gelip aldı onu. Katılıp kalmıştım. Boğazımda koca bir yumruk düğüm olmuş duruyordu. Kaynağını bilmediğim müthiş bir güç beni ayakta tutuyor, tehlikeli bir sessizlik içinde, ama yine de tetikte bekliyordum. Tek bir damla akmamıştı gözlerimden. Ağlayamıyordum. Bir şey olacaktı, müthiş bir şey olacak, beni düğümlendiğim, katıldığım bu acının ortasından hiçliğe, yokluğa çekecekti. Babamı, teyzelerimi, annemin çocukluğundan beri vazgeçemediği benim teyze dediğim birkaç yakın arkadaşını yatıştırmak, teselli etmek gibi bir görevi nerdeyse kendiliğimden üstlendim.

Yaz yaklaşıyordu, annemin en sevdiği mevsimdi yaz. Havalar ağırıma gidiyordu. Ailede herkes en çok annemi severdi. Onun ölümüyle birlikte sanki herkes hem bir araya toplanmış hem de sonsuza kadar dört bir yana dağılmıştı. İçlerinde en ayakta kalabileni ben görünüyordum. Defin işlemlerini yürütmek de bana kaldı. Sağlık ocağına gittiğimde elime bir defin ruhsatnamesi verdiler. İçim yandı. Alışkanlığın gözleriyle en altta annemin adını ve imzasını aradım oysa bir başka doktorun adı ve imzası vardı orda. Annemin adı artık yukarıya taşınmış, ölüm adres değiştirmişti. İşte o an birdenbire öyle bir şey oldu ki, içim çöktü sanki. Sağlık ocağının bahçe duvarına yaslanıp yırtılırcasına ağlamaya başladım. İşte olmuştu, günlerdir boğazımda duran koca yumruk çözülüvermişti. Yok olmamıştım; duyduğum acıyla birlikte varlığımı kazanmıştım yeniden.

Pencereden çocukluğum bana bakıyor, kavaklar sallanıyor, pamukçuklar uçuşuyordu. Artık öldüğünü kabul etmenin zamanı gelmişti, defin ruhsatnamesini katlayıp cebime koydum.

Murathan MUNGAN

Kısaltmalar:
Ö: Özne
Y: Yüklem
SÖ: Sözde Özne
GÖ: Gizli özne
DT: Dolaylı tümleç
ZT: Zarf tümleci
ET: Edat tümleci
BliN: Belirtili nesne
BsizN: Belirtisiz nesne
CDU: Cümle dışı unsur


Annem / belediye doktoruydu.

Cümlenin ögeleri:
Özne / yüklem

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, isim cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
annem (benim annem): Tamlayanı söylenmemiş olsa da sondaki iyelik ekinden dolayı belirtili isim tamlamasında tamlanandır. Bu şekildeki (tamlayanı zamir olan) isim tamlamalarında tamlayan söylenmeyebiliyor.
belediye / doktoru: Belirtisiz isim tamlaması, hangi belediyenin doktoru olduğu belli değil.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
anne (< ana): Türkçe isim. Bu hâliyle ünlü ve ünsüz özellikleri yönünden Türkçenin kelime yapısına aykırı; çünkü Türkçe bir kelimede büyük ünlü uyumu kuralına göre hem ince hem kalın ünlü bulunmaz. Ayrıca kelime kökünde aynı ünsüz yan yana iki kez kullanılmaz.
doktor: Batılı isim. “doktor-u-y-du”, ek-fiilin hikâye birleşik zamanlı çekimidir. “doktor-u i-di” şeklinde ayrı da yazılıp okunabilir; ama ek-fiilin birleşik zamanlı çekimlerinin ayrı yazılıp okunması her zaman kulağa hoş gelmeyebilir. “Ne zaman gelecek imişiz?” değil, “Ne zaman gelecekmişiz?” söyleyişi daha güzel.

Kelimede anlam:
Her üç kelime de gerçek (temel) anlamda. Temel ve yan anlamlar, gerçek anlamı oluşturur. Gerçek olmayan mecazdır; ya soyuttan somuta ya da somuttan soyuta geçiş söz konusudur mecazda. Ama yan anlam da temel anlam kadar somut olduğuna göre gerçek anlama girer.

Vurgu:
Yazar, annesinin ne doktoru olduğunu özellikle belirtmek istediği için belediye kelimesi vurguludur: Annem belediye doktoruydu. Burada cümle vurgusu değil tamlama vurgusu söz konusudur.
Eğer annem kelimesi vurgulu olsaydı, başkasının değil, annesinin belediye doktoru olduğunu söylemiş olurdu: Annem belediye doktoruydu. Bu durumda cümle vurgusu yapılmış olur.
“doktoruydu” kelimesi bu cümlede vurgulu olamaz. Eğer cümle Annem belediyenin doktoruydu. şeklinde olsaydı o zaman her üç kelime de anlama ve amaca göre ayrı ayrı vurgulanabilirdi.
Bu cümlede aynı anda birden fazla kelime vurgulanamaz.


Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağında / çalışır, / çoğu günler / beni / de / yanında / götürürdü.

Cümlenin ögeleri:
(O: gizli özne) / Dolaylı tümleç / yüklem, / zarf tümleci / belirtili nesne / bağlaç (cümle dışı unsur) / dolaylı tümleç / yüklem.

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (İki cümle. Özne ortak. Birinci kendi içinde girişik birleşik: “Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağı” yan cümlecik. İkinci basit.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
sağlık / ocağı: Belirtisiz isim tamlaması,
bir / sağlık ocağı: sıfat tamlaması,
penceresinden kavak ağaçları görünen / bir sağlık ocağı: sıfat tamlaması (görünen: sıfat-fiil),
kavak / ağaçları: belirtisiz isim tamlaması,
penceresi (kendi penceresi): belirtili isim tamlamasında tamlanan. (Kendi zamirinin tamlayan olduğu isim tamlamaları belirtilidir.)
çoğu / günler: sıfat tamlaması, (“hangi günler?” sorusuna cevap vermekte.)
yanı (kendi yanı): belirtili isim tamlamasında tamlanan.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
gör-ü-n-en: Sıfat-fiil. “gör-” fiil kökünden, önce “görün-” fiili türetilmiş, sonra da “-en” sıfat-fiil ekiyle fiilimsi türetilmiş. Fiilimsiler türemiş kelimelerdir.
çoğu: Yerine göre belgisiz sıfat veya belgisiz zamir. “çok” isim kökünden türemiştir. Aslında iyelik eki aldığı için türemiş sayılmaz; ama kelime çeşidi değiştiği için bunu türeme kabul edebiliriz. Sonuçta isimden sıfat veya zamir türetilmiş. Öyleyse bazı çekim ekleri yapım eki gibi kullanılmıştır diyebiliriz.

Noktalama:
Sıralı cümleler arasında ya virgül ya da noktalı virgül bulunur.

Vurgu:
Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağında çalışır, çoğu günler beni de yanında götürürdü.
Birinci cümlede annenin nerede çalıştığı, ikinci cümlede de çoğu günler yalnız gitmediği özellikle belirtilmek istenmiştir.


Orada / tek çocuk olmanın krallığını / yaşar, / oyalanır, / haşarılıklarımın, afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından / fazlaca / yararlanır, / buna karşılık / beni mıncıklamalarına, / yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına / ses çıkarmazdım.

Cümlenin ögeleri
(Ben: gizli özne) / dolaylı tümleç / belirtili nesne / yüklem, / yüklem, / dolaylı tümleç / zarf tümleci / yüklem, / zarf tümleci / dolaylı tümleç/ dolaylı tümleç / yüklem.

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (Dört cümle. Özne ortak. İkinci cümle basit. Birinci, üçüncü ve dördüncü, kendi içinde girişik birleşik: “tek çocuk olmanın”, “haşarılıklarımın afacanlıklarımın hoş görüleceğini”, “haşarılıklarımın afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin”; “beni mıncıklamalarına”, “yanaklarımı pembeleştiren”, “yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına” yan cümlecikler.), olumlu ve olumsuz (sadece “çıkarmazdım” yüklemi olumsuz.), fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
tek / çocuk: sıfat tamlaması.
tek çocuk / olma: isim-fiil grubu.
tek çocuk olmanın / krallığı: belirtili isim tamlaması.
haşarılıklarım (benim haşarılılarım): belirtili isim tamlamasında tamlanan.
afacanlıklarım (benim afacanlıklarım): belirtili isim tamlamasında tamlanan.
hoş gör-: birleşik fiil (fiil grubu, deyim).
haşarılıklarımın, afacanlıklarımın / hoş görüleceği: Belirtili isim tamlaması. “benim” tamlayanını da hesaba katarsak bazılarına göre zincirleme isim tamlaması. Aslında zincirleme isim tamlaması dedikleri şey, belirtili ya da belirtisiz isim tamlamasından başka bir çeşit değil. Sadece tamlanan veya tamlayan kendi içinde bir isim tamlamasıdır, o kadar. Bu yüzden bundan sonra, burada, zincirleme isim tamlamasından bahsedilmeyecektir.
haşarılıklarımın, afacanlıklarımın hoş görüleceğini / bilme: isim-fiil grubu.
haşarılıklarımın, afacanlıklarımın, hoş görüleceğini bilmenin / kolaylıkları: belirtili isim tamlaması.
buna karşılık (buna karşılık olarak): kısaltma (isnat) grubu.
beni mıncıklamaları (onların beni mıncıklamaları): belirtili isim tamlamasında tamlanan.
beni / mıncıklama: isim-fiil grubu,
yanaklarım (benim yanaklarım): belirtili isim tamlamasında tamlanan
yanaklarımı pembeleştiren makaslar almaları (onların ... almaları): belirtili isim tamlamasında tamlanan.
yanaklarımı pembeleştiren makaslar / alma: isim-fiil grubu,
yanaklarımı pembeleştiren / makaslar: sıfat tamlaması,
ses çıkar-: birleşik fiil (fiil grubu, deyim)

Noktalama:
“Orada”dan sonra virgül konmalı ki “tek çocuk olmanın” yeri değil, fiillerin yapıldığı yer anlaşılsın. Böylece bir anlatım bozukluğunun önüne geçilmiş olur.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
ora < o ara < ol ara
kral: Türkçe değil. Türkçede kelime başında iki ünsüz yan yana gelmez.
“haşarı, hoş, fazla, pembe, makas” kelimeleri Türkçe değil; çünkü h, f, m, p harfleriyle Türkçe kelime başlamaz.
“pembe(<penbe)-leş-tir-en” kelimesindeki “–leş” eki fiil türetir. “-le” ve “-ş-” eklerinin art arda kullanılması bu iki ekin “-leş” eki olduğunu zannettirebilir. Eğer “pembelemek” diye bir şey olsaydı “-leş” ekinden değil, “-le” ve “-ş” eklerinden bahsedebilirdik. “kucaklaşmak” fiilinde “-leş” eki değil, “-le” ve “-ş-” ekleri vardır. Çünkü önce “kucaklamak” sonra “kucaklaşmak” türemiştir.

Kelimede anlam:
krallık (krallığını yaşamak): Mecaz anlamda. Benzetme ilgisi var.
hoş gör-: Deyim olduğu için mecaz anlam barındırıyor. “görmek” fiili gerçek anlamının dışında.
yararlanır: Eş anlamlısı faydalanır.
makas: Mecaz anlamda; benzetme ilgisi var.
ses çıkarma-: Hem gerçek hem mecaz anlam ifade eder; ancak burada mecaz anlamda.

Vurgu:
Orada, tek çocuk olmanın krallığını yaşar, oyalanır, haşarılıklarımın, afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır, buna karşılık beni mıncıklamalarına, yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına ses çıkarmazdım.
Son cümlenin ve ikinci cümlenin vurgusu Türkçenin söz dizimine uygun olarak yüklemdedir. Birinci cümlede neyi yaşadığı, üçüncü cümlede ise ne kadar faydalandığı özellikle belirtilmiştir.


Pencereden / uzanır, / uçuşan pamukçukları yakalamaya / çalışırdım.

Cümlenin ögeleri:
(Ben: gizli özne) / Dolaylı tümleç / yüklem, / dolaylı tümleç / yüklem.

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (İki cümle. Özne ortak. İkinci kendi içinde girişik birleşik: “uçuşan” ve “yakalama” yan cümlecik kuran fiilimsiler.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
uçuşan / pamukçuklar: sıfat tamlaması
uçuşan pamukçukları / yakalama: isim-fiil grubu.

Kelimeden anlam:
“pamukçuk” sözlük anlamından farklı kullanılmış; ama anlaşılmakta. Bunu sonraki cümle de destekliyor.

Noktalama:
Pencereden uzanır, uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım.
Sıralı cümlelerin arasında virgül ya da noktalı virgül bulunur.

Vurgu:
Pencereden uzanır, uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım.


Kavakları silkeleyen rüzgâr, / oyun arkadaşım olurdu.

Cümlenin ögeleri:
Özne, / yüklem.

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“kavakları silkeleyen rüzgâr” yan cümlecik.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
kavakları silkeleyen / rüzgâr: sıfat tamlaması
oyun / arkadaşı: belirtisiz isim tamlaması
(benim) / oyun arkadaşım: belirtili isim tamlaması
oyun arkadaşım ol-: birleşik fiil (fiil grubu, kalıplaşmamış).

Kelime çeşitleri:
rüzgâr: Farsça isim.

Noktalama:
Özellikle belirtilmek istenen özneden sonra virgül kullanılmış. Ama özne vurgulu değil.

Vurgu:
Kavakları silkeleyen rüzgâr, oyun arkadaşım olurdu.

“”””””””””buradayım
Koca bahçe, / önümde / mülkümmüş gibi / uzanır, / ben/se / onu / tasasız gözlerle / izlerdim.

Cümlenin ögeleri:
Özne, / dolaylı tümleç / zarf tümleci / yüklem, / özne / cümle dışı unsur/ belirtili nesne / zarf tümleci (edat tümleci) / yüklem.

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (İki cümle. İkincisi basit. Ortak öge yok. “mülkümmüş” kelimesi iç cümle veya yan cümlecik sayılırsa birinci cümle kendi içinde iç içe birleşik cümle sayılabilir. Bir tasnife göre de ilgeçli birleşik cümledir: “-miş gibi”), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
koca / bahçe: sıfat tamlaması,
(benim ya da kendi) / önüm: belirtili isim tamlaması,
(benim ya da kendi) / mülküm: belirtili isim tamlaması,
mülkümmüş / gibi: edat grubu,
tasasız / gözler: sıfat tamlaması.

Noktalama:
“koca bahçe” öznesinden sonra kullanılan virgül hakkında:
Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için (özne ile yüklen arasına başka ögeler girmişse) özneden sonra virgül kullanılır: “Çocuk, soğuk bir kış günü ayrıldığı ve uzun zaman haberini dahi alamadığı köyünü artık unutmuştu.”
Cümlede isim olarak kullanılan adlaşmış sıfatlar, kendinden sonra gelen kelimenin sıfatı şeklinde anlaşılacaksa bu kelimelerden sonra virgül konur. Yani bir kelimenin kendinden sonraki kelimeyle ilgisi olmadığını göstermek için kullanılır. “İhtiyar, bekçiye müdür beyin içeride olup olmadığını sordu.” Bu cümlede ihtiyar kelimesinden sonra virgül olmasaydı bekçinin ihtiyar olduğu ve başka birinin bu ihtiyar bekçiye soru sorduğu anlaşılacaktı.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
bahçe: Farsça isim.
mülk: Arapça isim.
mülkümmüş, bense, gözlerle: “mülküm imiş”, “ben ise” ve “gözler ile” şeklinde ayrı da yazılabilir.

Kelimede anlam:
uzanır: Yan anlam. Ayakta veya oturuyor iken tüm uzunluğu ortaya çıkacak şekilde yatar veya bir şeyi almak için elini uzatır anlamında değil; ama onun gibi somut olmak üzere “uzar gider” anlamında.
tasasız gözler: Mecaz-ı mürsel. Gözler tasasız değil, gözlerin sahibi veya bakışları tasasızdır.

Vurgu:
Koca bahçe, önümde mülkümmüş gibi uzanır, bense onu tasasız gözlerle izlerdim.

Anlatım bozuklukları:
Her iki cümle de aynı şahıs ekine sahip görünüyor: “Koca bahçe, önümde mülkümmüş gibi uzanırdım; bense onu tasasız gözlerle izlerdim.” Doğrusu, “Koca bahçe, önümde mülkümmüş gibi uzanırdı; bense onu tasasız gözlerle izlerdim.” olmalı.


Annemin masasında, / güzel çerçeveler içinde / benim ve babamın resmi / dururdu.

Cümlenin ögeleri:
DT, / DT / Ö / Y.

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
(benim ya da kendi ) / annem: belirtili isim tamlamasında tamlanan
annemin / masası: belirtili isim tamlaması,
güzel / çerçeveler: sıfat tamlaması,
güzel çerçeveler / içi: belirtisiz isim tamlaması
benim ve babamın / resmi: belirtili isim tamlaması.
benim ve babamın: bağlama grubu

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
resmi (<resim-i): İkinci hecesinde dar ünlü bulunan bazı Arapça ve Türkçe kelimelere ünlüyle başlayan ya da tek ünlüden oluşan ekler getirildiğinde kelimenin ikinci hecesindeki ünlü düşer: keşif>keşfi, nakil>nakli, burun>burnum, alın>alnımız... Bunun sebebi ya ikinci hecedeki vurgunun eke geçmesiyle ya da Arapça aslında bu ünlülerin bulunmamasıyla açıklanabilir ki birincisi daha mantıklıdır.

Kelimede anlam:
güzel kelimesinin zıt anlamlısı: çirkin
çerçeve kelimesinin mecaz anlamlısı: Dünyaya dar bir çerçeveden bakıyorsun.

Vurgu:
Annemin masasında, güzel çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu.


Gurur / duyardım.

Cümlenin ögeleri:
(Ben: GÖ) / BsizN / Y.

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
gurur: Arapça isim.
duy-a-r-dı-m: geniş zamanın hikâyesi, 1. tekil şahıs. fiil kökü - yardımcı ünlü - geniş zaman eki - hikâye birleşik zaman eki - 1. tekil şahıs eki

Kelimede anlam:
“duymak” mecaz anlamda.

Vurgu ve tonlama:
Gurur duyardım.


Kocaman bir masası ve koltuğu / vardı / annemin. (Annemin kocaman bir masası ve koltuğu / vardı.)

Cümlenin ögeleri:
Ö / Y.

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, isim cümlesi, devrik.

Kelime grupları:
(benim ya da kendi) / annem: belirtili isim tamlaması,
(benim ya da kendi) annemin / kocaman bir masası ve koltuğu: belirtili isim tamlaması,
kocaman / bir masa ve koltuk: sıfat tamlaması,
bir / masa ve koltuk: sıfat tamlaması,
masa ve koltuk: bağlama grubu.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
kocaman: “koskoca” anlamında pekiştirilmiş bir sıfat.

Vurgu:
Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin (Annemin kocaman bir masası ve koltuğu vardı.). Burada bir isim tamlamasının yarısı vurgulu. Bunda, “Annem kocaman bir masaya ve koltuğa sahipti.” cümlesiyle aynı anlamda olmasının etkisi var.


Annemi / makamında / daha çok / severdim / sanki, / ya da / sevgim / başka bir boyut / kazanırdı.

Cümlenin ögeleri:
(Ben: GÖ) / BliN / DT / ZT / Y / ZT, / CDU / Ö / BsizN / Y.

Cümlenin özellikleri:
Bağlı (“ya da” bağlacıyla bağlı iki cümle. Ortak öge yok.), olumlu, fiil cümlesi, ikinci kurallı, birinci devrik.

Kelime grupları:
annem: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
makamı: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
sevgim: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
bir / boyut: sıfat tamlaması,
başka / bir boyut: sıfat tamlaması

Kelimede anlam:
kazanırdı yan anlamlı.
boyut mecaz anlamda.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
makamında: İkinci hecenin ünlüsü uzun.

Noktalama:
“ya da”, “veya”, “ve” bağlaçları öncesinde ve sonrasında noktalama işareti kullanılmaz; ama bu ve benzeri cümlelerde bir noktalama hatası gibi görünmemekte.

Vurgu:
Annemi makamında daha çok severdim sanki, ya da sevgim başka bir boyut kazanırdı.


Sırtındaki beyaz gömleğiyle / düzlem değiştirmiş, / biraz uzaklaşmış, / benden ve elimden çıkmış / gelirdi / bana.

Cümlenin ögeleri:
(O: GÖ) / ZT(ET) / ZT, / ZT, / ZT / Y / DT.

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“düzlem değiştirmiş, biraz uzaklaşmış, benden ve elimden çıkmış” yan cümlecikler.), olumlu, fiil cümlesi, devrik.

Kelime grupları:
sırtı: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
beyaz / gömlek: sıfat tamlaması,
sırtındaki / beyaz gömlek: sıfat tamlaması,
sırtındaki beyaz gömleği: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
sırtındaki beyaz gömleği/yle: edat grubu,
benden ve elimden: bağlama grubu,
düzlem değiştirmiş, biraz uzaklaşmış, benden ve elimden çıkmış: zarf-fiil grupları.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
sırtın-da-ki: “ki” sıfat yapan ek, bazı durumlarda ünlü uyumlarına aykırıdır. Bunun sebebi, bu ekin tek şekli olmasıdır.
gömleğ-i-y-le: Ünlü yumuşaması (k>ğ) ve ünsüz türemesi (yardımcı ünsüz) var.
düzlem: Yüzey anlamında. “düzlem değiştirmek”teki anlam belirsiz .
biraz: Birleşik zarf.
ban-a: “ben” ve “sen” zamirleri yönelme hâl eki aldıklarında “bana” ve “sana” olur.

Kelimede anlam:
sırt kelimesiyle mecaz-ı mürsel yapılmış

Vurgu:
Sırtındaki beyaz gömleğiyle düzlem değiştirmiş, biraz uzaklaşmış, benden ve elimden çıkmış gelirdi bana.

Anlatım bozuklukları:
“düzlem değiştirmek”teki anlam belirsiz .


Her an / başkalarının da olacakmış gibi bir güvensizlik / duyardım.

Cümlenin ögeleri:
(Ben: GÖ) / ZT / BsizN / Y.

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“Her an başkalarının da olacakmış” yan cümlecik. İç içe birleşik cümle sayılabilir. “gibi” edatı olduğu için ilgeçli birleşik cümle de denmektedir.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
her / an: sıfat tamlaması,
başkalarının da olacakmış gibi / bir güvensizlik: sıfat tamlaması,
bir / güvensizlik: sıfat tamlaması,
başkalarının da olacakmış / gibi: edat grubu

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
başka: Sıfat. Ama burada isim olarak kullanılmış.
güvensizlik: güven-siz-lik. İsim kökü + isimden isim yapan ek + isimden isim yapan ek. “-siz” ekinin yerine her zaman “-li” eki getirilerek kelimenin olumlusu yapılamaz. Bu kelimenin olumlusu güvenlilik değil, sadece güvendir.

Kelimede anlam:
duyardım: Mecaz anlamda. Temel anlamlısı işitirdim. Burada ise hissederdim anlamında.

Vurgu:
Her an başkalarının da olacakmış gibi bir güvensizlik duyardım.

Anlatım bozuklukları:
Her an başkalarının da olacakmış gibi bir güvensizlik duyardım. Güvensizlik mi her an duyuluyor, yoksa annesi mi her an başkalarının olabilir?
Burada güvensizlik bir duruma mı benzetilmiş “gibi” edatıyla?
“Her an başkalarının da olacakmış gibi bir his (ya da korku, tedirginlik vb.) vardı içimde.” ya da “Her an başkalarının da olabileceğine dair bir güvensizlik duyardım.” şeklinde olamaz mıydı?


Zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak durumunda olduğum bu yeni konumu, / ona daha çok bağlanmamı / sağlardı.

Cümlenin ögeleri:
Ö, / BliN / Y.

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“Zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak”, “Zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak durumunda olduğum”, “ona daha çok bağlanma” yan cümlecikler.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Anlatım bozuklukları:
“Zorunda kalmak” yerine “durumunda olmak” kullanılmaz. L

Kelime grupları:
zamanı ve ilgisi: bağlama grubu,
zamanı: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
ilgisi: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
zamanını ve ilgisini başkalarıyla / paylaşmak: isim-fiil grubu,
zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak / durumu: belirtili (anlamca) isim tamlaması,
zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak durumunda olduğum / bu yeni konum: sıfat tamlaması
zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak durumunda olduğum bu yeni konumu: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
yeni / konum: sıfat tamlaması
bu / yeni konum: sıfat tamlaması
daha çok bağlanmam: belirtili isim tamlamasının tamlananı
daha çok bağlanma: isim-fiil grubu

Kelimede anlam:
bağlanmak mecaz anlamlı

Vurgu:
Zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak durumunda olduğum bu yeni konumu, ona daha çok bağlanmamı sağlardı.


Aşk / tazelerdim.

Cümlenin ögeleri:
(Ben: GÖ) / BsizN / Y.

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
aşk: Arapça isim.
tazele-r-di-m: “tazele-“ fiilinin “geniş zamanın hikâyesi” çekimi. Farsça sıfat – isimden fiil yapan ek – geniş zaman eki – hikâye birleşik zaman eki – 1. tekil şahıs eki.

Vurgu:
Aşk tazelerdim.


Eve dönerken/se / yine / yalnızca / benim annemdi.

Cümlenin ögeleri:
(O: GÖ) / ZT / ZT / ZT / Y.

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (Yan cümlecik: “Eve dönerken”), olumlu, isim cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
eve dönerken: zarf-fiil grubu
benim / annem: belirtili isim tamlaması.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
ev-e: Türkçe isim kökü – yönelme hâl eki
dön-e-r-ken-se: Türkçe fiil kökü – yardımcı ünlü – geniş zaman eki – zarf-fiil eki – ek-fiilin şart çekimi (şart anlamı yok, “de” gibi kullanılmış)
yine: zarf
yalnız-ca: zarf. sıfat – eşitlik eki
ben-im: zamir – ilgi hâl eki
anne-m-di: Türkçe isim kökü – iyelik eki – ek-fiilin di’li geçmiş zaman çekimi

Vurgu:
Eve dönerkense yine yalnızca benim annemdi.


Semt belediyesine bağlı bir sağlık ocağında (DT) fazla iş (Ö) olmaz (Y).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumsuz, isim cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
semt / belediyesi: belirtisiz isim tamlaması,
sağlık / ocağı: belirtisiz isim tamlaması ,
bir / sağlık ocağı: sıfat tamlaması,
semt belediyesine bağlı / bir sağlık ocağı: sıfat tamlaması,
fazla / iş: sıfat tamlaması

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
bağlı, bağı olan değil “bağlanmış olan” anlamındadır; bu yüzden bu kelimenin zıddı “bağsız” değil, “bağımsız” vb. bir kelimedir.
olmaz kelimesi yardımcı değil, asıl fiildir ve “bulunmaz” anlamındadır.

Vurgu:
Semt belediyesine bağlı bir sağlık ocağında fazla iş olmaz.


(Onlar: GÖ) Basit muayenelerin ve müdahalelerin dışında (ZT), ya (CDU) hastaneye (DT) hasta (BsizN) sevk ederler (Y), ya (CDU) ölüler için defin ruhsatnamesi (BliN) verirler (Y).

Cümlenin özellikleri:
Bağlı (“ya ... ya ...” bağlacıyla. Özne ve zarf tümleci ortak), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
basit / muayeneler ve müdahaleler: sıfat tamlaması,
basit muayenelerin ve müdahalelerin / dışı: belirtili isim tamlaması,
muayeneler ve müdahaleler: bağlama grubu,
sevk et-: birleşik fiil (fiil grubu),
ölüler için: edat grubu,
defin / ruhsatnamesi: belirtisiz isim tamlaması

İmlâ:
“hastane”, “hastahane” olacak. “hane” barındıran diğer kelimelerde de durum aynı.

Kelime çeşitleri, ses olayları:
basit, muayene, müdahale, hastahane, ruhsatname kelimeleri Türkçe değildir; ünlü uyumlarına aykırı olan, yan yana iki ünlü ve uzun ünlü barındıran kelimeler Türkçe değildir.
“sevk et-“ birleşik fiili ayrı yazılır; çünkü herhangi bir anlam kaybı ve ses olayı meydana gelmemiş.

Vurgu:
Basit muayenelerin ve müdahalelerin dışında, ya hastaneye hasta sevk ederler, ya ölüler için defin ruhsatnamesi verirler.


Masasında (DT) bir de (CDU) bunların koçanları (Ö) olurdu (Y).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı.
Dikkat edilirse cümle dışı unsurlar doğrudan yükleme bağlanamıyor.

Kelime grupları:
masası: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
bunların / koçanları: belirtili isim tamlaması.
... bunların koçanları ol-: birleşik fiil değil; çünkü “olurdu” kelimesi “bulunurdu” anlamında.

Vurgu:
Masasında bir de bunların koçanları olurdu.


(Ben: GÖ) O koçanlardan kopardığım sayfaların arka yüzüne (DT) resimler (BsizN) yapar (Y), otomobil modelleri (BsizN) çizer (Y) ya da (CDU) ilerde keşfetmeyi umduğum makineler (BsizN) uydurur (Y), bir de (CDU) tanıdığım artistlerin, ünlülerin listesini (BliN) çıkarırdım (Y).

Cümlenin özellikleri:
Sıralı ve bağlı (3 cümle. Özne hepsinde ortak. Birinci cümle girişik birleşik: “kopardığım” yan cümlecik kuran fiilimsi. İkinci cümle öncelikle bağlı: “ya da” bağlacıyla. İkinci cümlenin ikinci bölümü girişik birleşik: “ilerde keşfetme”, “ilerde keşfetmeyi umduğum” yan cümlecikler. “bir de” bağlacı son cümleyi öncekilere bağlamış. Son cümle kendi içinde girişik birleşik: “tanıdığım” yan cümlecik kurmuş.) olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
o / koçanlar: sıfat tamlaması,
arka / yüz: sıfat tamlaması,
o koçanlardan kopardığım sayfaların / arka yüzü: belirtili isim tamlaması,
o koçanlardan kopardığım / sayfalar: sıfat tamlaması. Tamlayan kendi içinde, belirtili isim tamlamasının tamlananı. Çünkü sonda iyelik eki var. Dikkat edilirse burada ve bunun gibi tamlamalarda iyelik eki, sıfat-fiil ekinden sonra geliyor. Bu tamlayanlar (kopardığım, koparacağımız vb.) isim yerine kullanılabildikleri gibi bir ismin sıfatı da olabiliyorlar. (Not: Bu incelemede sadece burada bu tür tamlayanlar üzerinde duruldu.)
otomobil / modelleri: belirtisiz isim tamlaması,
ileride keşfetmeyi umduğum / makineler: sıfat tamlaması,
keşfet-: birleşik fiil (fiil grubu),
ileride keşfetme: isim-fiil grubu,
tanıdığım / artistler: sıfat tamlaması,
tanıdığım / ünlüler: sıfat tamlaması,
tanıdığım artistlerin, / ünlülerin / listesi: belirtili isim tamlaması (iki tamlayan var)

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
sahife > sayfa
resm > resim
otomobil: Batılı birleşik kelime.
ilerde ile ileride, aynı anlamda ve her ikisi de kullanılabilen iki kelimedir.
keşfet-: Ses olayı meydana geldiği için bitişik yazılmıştır.
ummak fiilinin umut kelimesiyle yapı olarak ilgisi var mı acaba? “umut”, “ümit”in Türkçeleştirilmişi olabilir.
“makine”... “makina” değil.

Kelimede anlam:
yüz, ileri, çıkarmak yan anlamda.

Vurgu:
O koçanlardan kopardığım sayfaların arka yüzüne resimler yapar, otomobil modelleri çizer ya da ilerde keşfetmeyi umduğum makineler uydurur, bir de tanıdığım artistlerin, ünlülerin listesini çıkarırdım.


Az sonra (ZT) annem (Ö) gelir (Y), koçandan (DT) temiz bir sayfa (BsizN) koparır (Y), ön yüzünü (BliN) doldurur (Y), gelenin işini (BliN) görür (Y), defin ruhsatnamesinde (DT) yukarıya (DT) ölenin adını (BliN) yazar (Y), en altta (DT) da (CDU) hep (ZT) kendi kaşesi ve imzası (Ö) olurdu (Y).

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (6 cümle. Son cümle hariç diğerlerinin öznesi ortak. 4. ve 5. cümleler kendi içinde girişik birleşik: “gelenin” ve “ölenin” kelimeleri yan cümlecik kurmuş.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
az / sonra: sıfat tamlaması
annem: belirtili is tamlamasının tamlananı
temiz / bir sayfa: sıfat tamlaması
bir / sayfa: sıfat tamlaması
ön / yüz: sıfat tamlaması
ön yüzü: belirtili is tamlamasının tamlananı
gelenin / işi: belirtili isim tamlaması
defin / ruhsatnamesi: belirtisiz isim tamlaması
ölenin / adı: belirtili isim tamlaması
en / alt: sıfat tamlaması
kendi / kaşesi ve imzası: belirtili isim tamlaması
... kendi kaşesi ve imzası olurdu: birleşik fiil değil. Yukarıda açıklandı.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
Az sonra annem gelir, koçandan temiz bir sayfa koparır, ön yüzünü doldurur, gelenin işini görür, defin ruhsatnamesinde yukarıya ölenin adını yazar, en altta da hep kendi kaşesi ve imzası olurdu.

Kelimede anlam:
“az sonra”nın eş ve yakın anlamlıları: birazdan, biraz sonra, hemen şimdi.
Temiz, kirli değil boş anlamında. Yan anlam.
sayfa: Sayfa değil yaprak anlamında. Mecaz-ı mürsel.
yüz: Yan anlam.
işini gör-: Deyim.

Noktalama:
Virgül yerine noktalı virgül:
... gelenin işini görür; defin ruhsatnamesinde...

Vurgu:
Az sonra annem gelir, koçandan temiz bir sayfa koparır, ön yüzünü doldurur, gelenin işini görür, defin ruhsatnamesinde yukarıya ölenin adını yazar, en altta da hep kendi kaşesi ve imzası olurdu.


Benim gözümde (DT) anneme ölüm karşısında üstünlük sağlayan bir şeydi (Y) bu (Ö).

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“sağlayan” fiilimsisi yan cümlecik kurmuş.), olumlu, isim cümlesi, devrik.

Kelime grupları:
benim / gözüm: belirtili isim tamlaması
annem: belirtili isim tamlamasının tamlananı
ölüm / karşısı: belirtisiz isim tamlaması
üstünlük sağlayan: sıfat-fiil grubu
bir / şey: sıfat tamlaması
... karşısında üstünlük sağlayan / bir şey: sıfat tamlaması

Kelimede anlam:
göz: Mecaz anlam.

Vurgu:
Benim gözümde anneme ölüm karşısında üstünlük sağlayan bir şeydi bu.


(O: GÖ) Ölümü (BliN) başka adreslere (DT) gönderirdi (Y).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
başka / adresler: sıfat tamlaması

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
öl-üm-ü: fiil kökü – fiilden isim yapan ek (ölüm: isim gövdesi)– belirtme hâl eki
adres-ler-e: Batılı isim kökü – çokluk eki – yönelme hâl eki
gönder-i-r-di: fiil kökü (gövdeye de benziyor)– yardımcı ünlü – geniş zaman eki – hikâye birleşik zaman eki (geniş zamanın hikâyesi, 3. tekil şahıs)

Kelimede anlam:
adres burada gerçek anlamda kullanılmamış.

Vurgu:
Ölümü başka adreslere gönderirdi.

Anlatım bozukluğu:
Ölümü başka adreslere gönderen kim? Önceki cümleye göre “bu” dediği şey. Bu cümlede özne belirtilmeliydi.


Kavaklarla birlikte (ZT) ben (Ö) de (CDU) büyüdüm (Y).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
de: Bağlaç. “dahi” anlamında.
bir-lik-te: Beraber. Türkçe isim kökü + isimden isim yapan ek (birlik: isim gövdesi) + bulunma hâl eki

Vurgu:
Kavaklarla birlikte ben de büyüdüm.


(Ben: GÖ) Okul çıkışları (ZT) anneme (DT) uğruyor (Y), yine (ZT) birlikte (ZT) eve (DT) dönüyordum (Y).

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (2 cümle. Özne ortak.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
okul / çıkışları: belirtisiz isim tamlaması
annem: belirtili isim tamlamasının tamlananı

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
okul < ekol: Batılı isim.

Kelimede anlam:
annem: Mecaz-ı mürsel. Annemin iş yeri anlamında.

Vurgu:
Okul çıkışları anneme uğruyor, yine birlikte eve dönüyordum.


(O: GÖ) Bu kez (ZT) yanında delikanlılığa adım atmakta olan, sesi çatallaşmaya başlamış, yürüyüşü değişmiş biriyle dolaşmanın gizli gururunu (BliN) taşıyordu (Y).


İsyan Ateşi is offline  
Eski 14-03-2008, 09:57 PM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Konum: Halepçe
Yaş: 21
Mesaj: 4,852
Üye No: 61367
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 23862
Rep Puanı : 2385692
Rep Derecesi
İsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond repute
Varsayılan


DEWAMI

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“adım atmakta, adım atmakta olan, sesi çatallaşmaya başlamış, yürüyüşü değişmiş, biriyle dolaşma” yan cümlecikler.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.
“yanında” kelimesi “taşıyordu” yüklemine değil, “... biriyle dolaşmanın” kelime grubuna bağlı. Zaten bu kelimeye gerek de yokmuş.

Kelime grupları:
bu / kez: sıfat tamlaması
yanı: belirtili isim tamlamasında tamlanan
adım atmak: isim-fiil grubu
adım atmakta olan: sıfat-fiil grubu
sesi: belirtili isim tamlamasında tamlanan
sesi çatallaşmaya başlamış: sıfat-fiil grubu
yürüyüşü değişmiş: sıfat-fiil grubu
sesi çatallaşmaya başlamış, yürüyüşü değişmiş / biri: sıfat tamlaması
sesi çatallaşmaya başlamış, yürüyüşü değişmiş biriyle: edat grubu
sesi çatallaşmaya başlamış, yürüyüşü değişmiş biriyle dolaşma: isim-fiil grubu
sesi çatallaşmaya başlamış, yürüyüşü değişmiş biriyle dolaşmanın / gizli gururu: belirtili isim tamlaması
gizli / gurur: sıfat tamlaması

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
delikanlılığa: Birleşik isim (Sıfat + isim + sıfat yapan ek kuruluşunda ve bitişik; çünkü anlam kaybı var.) + isimden soyut isim yapan ek + yönelme hâl eki.

Kelimede anlam:
adım atmak: Mecaz anlamda. Başlamak, girmek.
çatallaşma: Yan anlamda. Pürüzlenme.

Noktalama:
“yanında” kelimesini çıkarınca noktalamada sorun kalmıyor.

Vurgu:
Bu kez delikanlılığa adım atmakta olan, sesi çatallaşmaya başlamış, yürüyüşü değişmiş biriyle dolaşmanın gizli gururunu taşıyordu.

Anlatım bozuklukları:
“yanında” kelimesi fazla.


(Ben: GÖ) Annem öldüğünde (ZT) yeni yetme bir delikanlıydım (Y).

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“Annem öldüğünde” yan cümlecik.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
annem: belirtili isim tamlamasında tamlanan
annem öldüğünde: zarf-fiil grubu
yeni yetme: birleşik isim
bir / delikanlı: sıfat tamlaması
yeni yetme / bir delikanlı: sıfat tamlaması

Kelimede anlam:
yeni yetme: Mecazlı.
delikanlı: Mecazlı.

Vurgu:
Annem öldüğünde yeni yetme bir delikanlıydım.


(O: GÖ) Kollarımda (DT) öldü (Y); günler geceler boyu (ZT), azar azar (ZT) öldü (Y).

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (2 cümle.Özne ortak.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
kollarım: belirtili isim tamlamasında tamlanan
günler geceler: ikileme (?)
günler geceler boyu: belirtisiz isim taml
azar azar: ikileme (Aynı kelimenin tekrarı.)

Kelimede anlam:
boy kelimesi gerçek anlamlarından birini taşımakta.

Vurgu:
Kollarımda öldü; günler geceler boyu, azar azar öldü.

Noktalama, anlatım bozuklukları:
Kollarımda öldü; günler geceler boyu, azar azar öldü.
“günler geceler boyu” ile “azar azar” arasındaki virgül bu iki kelime grubunun eş görevde (ZT) olduğunu gösteriyor; ama öyle olamaz. Günler geceler boyu öldü denmez. Ölümü, günler geceler boyu sürmüş ve azar azar (yavaş yavaş) olmuştur. Öyleyse bu virgüle gerek yok. O zaman da “günler geceler boyu azar azar”, kelime grubu olmaz. “boyu” yerine “boyunca” desek ve aradaki virgülü kaldırsak düzelebilir. Belki... Hayır; ölümün günler geceler boyu sürdüğü belirtilmeli...


(O: GÖ) Ağrıların sersemlettiği bedenini taşıyamaz olmuş (Y); savunmasız, gücü tükenmiş, gözlerini artık sürekli kaçırarak konuşan, yüzündeki anlam çoktan boşalıp gitmiş bu kadını masasının başında hayata ve ölüme gülerken gördüğüm günler (Ö) çok geride (DT) kalmıştı (Y).

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (2 cümle. Ortak öge yok. “olmuş” ve “kalmıştı” kelimeleri aynı zaman ekini paylaşan yüklemler. Her iki cümle de kendi içinde girişik birleşik: “sersemlettiği”, “taşıyamaz”, “tükenmiş”, “kaçırarak”, “konuşan”, “boşalıp gitmiş”, “gülerken”, “gördüğüm” yan cümlecik oluşturan fiilimsilerdir.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
ağrıların sersemlettiği bedeni: belirtili isim tamlamasında tamlanan
ağrıların sersemlettiği / beden: sıfat tamlaması
... taşıyamaz ol-: birleşik fiil (kalıplaşmamış)
gücü, gözleri, yüzü, masası: belirtili isim tamlamasında tamlanan
savunmasız, gücü tükenmiş, ... kaçırarak konuşan, ... boşalıp gitmiş / bu kadın: sıfat tamlaması. (4 tane tamlayanı var.)
bu / kadın: sıfat tamlaması
gözlerini artık sürekli kaçırarak konuşan: sıfat-fiil grubu
sürekli kaçırarak: zarf-fiil grubu
yüzündeki / anlam: sıfat tamlaması
masasının / başı: belirtili isim tamlaması
hayata ve ölüme: bağlama grubu
hayata ve ölüme gülerken: zarf-fiil grubu
savunmasız, gücü tükenmiş, ... bu kadını ... gördüğüm / günler: sıfat tamlaması
çok / geri: sıfat tamlaması

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
gücü: ç > c. Tek ünlüden oluşan ekten dolayı.
kaç-ır-: Fiil kökü + fiilden fiil türeten ek. “kaçır-” fiil gövdesi.

Kelimede anlam:
taşıyamaz: İnsanın kendi kendini taşıması söz konusu değildir. Bedeni taşıyan ayaktır ama ayak da bedene aittir. Bedenini taşıyamaz olması, hareket edememesi anlamındadır.
kaçır-: Yan anlamda. Çünkü somuttan yine somuta geçiş var.
boşal-: Mecazlı.
baş: Yan anlamda.

Vurgu:
Ağrıların sersemlettiği bedenini taşıyamaz olmuş; savunmasız, gücü tükenmiş, gözlerini artık sürekli kaçırarak konuşan, yüzündeki anlam çoktan boşalıp gitmiş bu kadını masasının başında hayata ve ölüme gülerken gördüğüm günler çok geride kalmıştı.

Anlatım bozuklukları:
“boşalıp gitmiş” yerine “boşalıp gitmiş olan” dense daha iyi olurdu.


Ölüm (Ö) usul usul (ZT) kemirmişti (Y) onu (BliN).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, devrik

Kelime grupları:
usul usul: ikileme (Eş anlamlısı: yavaş yavaş)

Kelimede anlam:
“kemirmişti” mecaz anlamda.
Ölüm kişileştirilmiş diyebileceğimiz gibi bir canlıya benzetilmiş ve bu yolla kapalı istiare yapılmıştır da diyebiliriz. Zaten ikisi birbirini destekliyor; ama kişileştirmede insan dışındaki canlılara insanî özellikler verilmesi esas olduğu için burada sadece kapalı istiare var diyelim. Kapalı; çünkü benzetme unsurlarından sadece biri (benzeyen) kullanılmış. İstiare, dört benzetme unsurunun üçünü atıp sadece birini (benzeyen ya da benzetilen) kullanmakla ortaya çıkan edebî sanattır.

Köken bilgisi (?):
“kemik” ve “kemir-” kelimelerine dikkat edilirse “kemi” seslerinin ortak olduğu, r ve k sesleri olmazsa bunun bir anlamı kalmadığı görülür. Ama bu kelimenin kökünde r ve k seslerinin olmadığı kesin. Kökün ne olduğunu da kestiremiyoruz; çünkü kök hâlinde kullanılmıyor. “i” sesinin de köke dahil olmadığını -diğer kelimelerimizden hareketle- söyleyebiliriz. Geriye kalan kem kelimesi de Farsçada eksik demektir ki kemirmek fiilinin eksiltmek anlamına uymaktadır. Fakat kemik ve kemirmek kelimeleri sözlüklerde Türkçe olarak gösterilir.
Bir de şu var: Önce hangi kelime vardı? Kemik mi kemirmek mi? Önce kemik kullanılmışsa, kemirmek kelimesi onun kemirilmesine dayandırılmıştır. Yani kemirmek kemikle ilgilidir. Eğer önce kemirmek fiili kullanılmışsa, kemik kelimesi kemirilen şey anlamında sonradan türetilmiştir.
Not: Bunlar sadece birer faraziye.

Vurgu:
Ölüm usul usul kemirmişti onu.


(Biz: GÖ) Öleceğini (BliN) biliyorduk (Y), ölümünü (BliN) bekliyorduk (Y), ölümüne (DT) hazırlanıyorduk (Y).

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (3 cümle. Özne ortak. İkinci ve üçüncü cümleler basit. Birinci cümle girişik birleşik: “öleceğini” yan cümlecik yapmış), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
öl-eceğ(<k)-i: fiil kökü – sıfat-fiil eki – iyelik eki
öl-üm-ü: fiil kökü – fiilden isin yapan ek – iyelik eki (ölüm, isim gövdesi)
öleceği, ölümü: belirtili isim tamlamasında tamlanan

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
öleceğini: Ölecek olduğunu. “–cek”, zaman eki değil, sıfat-fiil ekidir. Üzerine iyelik eki almıştır. İyelik eki isme getirilir.
öl-ü-m: Fiil kökü + yardımcı ünlü + yapım eki. Ölüm kelimesi “ölü”den değil, “öl-”den türemiştir.

Vurgu:
Öleceğini biliyorduk, ölümünü bekliyorduk, ölümüne hazırlanıyorduk.

Anlatım bozuklukları:
Ölmek kelimesinin üç defa hem de birbirine çok yakın kullanılması hoş değil.
Üstelik “ölümüne hazırlanmak” ne demek? Gerçi bu soruyu yazarın kendisi de soruyor; ama o, sadece hazırlanmanın ne demek olduğunu soruyor, asıl sorması gereken ölüme hazırlanmanın ne demek olduğudur.


Hazırlanmak (Ö) ne demekse (Y)...

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“hazırlanmak” yan cümlecik. ), olumlu, isim cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
ne demek: İsim-fiil grubu

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
hazırlan-: Hazır olmak. Bu ek bazı kelimelere bir şey olmak değil, bir şeyli olmak anlamı verir: arabalan-, bilgilen-, ümitlen-...

Vurgu:
Hazırlanmak ne demekse...

Kelimede anlam:
“... ne demekse...” gibi söyleyişler, kişinin kendi kullandığı bir kavramı, sözü ya da sözcüğü yine kendisinin anlamadığı gibi başkalarının da anlamasını, bilmesini beklemediği durumlarda kullanılıyor sanırım. Son zamanlarda kullanılmaya başladı. “... ne demekse...” diye sorulan şeyin söze uygun düşmediği belirtilmek isteniyor.


Sanki (ZT) annem öldüğünde (ZT) öyle bir şey, öyle bir şey (Ö) olacaktı (Y) ki (CDU) ben (Ö) de (CDU) kendiliğimden (ZT) yok olacaktım (Y).

Cümlenin özellikleri:
“ki”li bağlı (2 cümle. Birincisi girişik birleşik: “annem öldüğünde” fiilimsi. İkincisi basit.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
annem: belirtili isim tamlamasında tamlanan
annem öldüğünde: zarf-fiil grubu
öyle / bir şey: sıfat tamlaması
bir / şey: sıfat tamlaması
kendiliğim: belirtili isim tamlamasında tamlanan (tamlayansız kullanılır)
yok ol-: birleşik fiil (fiil grubu), isim + yard. fiil

Vurgu:
Sanki annem öldüğünde öyle bir şey, öyle bir şey olacaktı ki ben de kendiliğimden yok olacaktım.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
sanki: Sanırsın ki, zannedersin ki. Türkçe “san” çekimli fiilinden ve Farsça “ki” bağlacından oluşmuştur. Kalıplaştığı için bitişik yazılır.


(Bu: GÖ) Ölüm kadar belirsiz, siluetsiz, önseziye benzer bir duyguydu (Y) işte (ZT).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, isim cümlesi, devrik

Kelime grupları:
ölüm kadar belirsiz, siluetsiz, önseziye benzer / bir duygu: sıfat tamlaması
bir / duygu: sıfat tamlaması

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
belir-siz: Çoğu zaman “-li” yapım ekinin zıddı olan ve isme getirilen “-siz”, burada bir fiile getirilmiş.
önsezi: Kalıplaştığı için bitişik yazılır. Anlam kaybı yoktur.

Vurgu:
Burada tamlama vurgusu aranmalı.
Ölüm kadar belirsiz, siluetsiz, önseziye benzer bir duyguydu işte.

Anlatım:
Bir duygunun siluetsiz olması ne demek? Mecaz yapılmış her hâlde.


(O: GÖ) Güçlü bir önsezi gibi (ZT) bütün varlığıma (DT) yerleşmişti (Y).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
bir / önsezi: sıfat tamlaması
güçlü / bir önsezi: sıfat tamlaması
güçlü bir önsezi / gibi: edat grubu
bütün varlığım: belirtili isim tamlamasında tamlanan
bütün / varlık: sıfat tamlaması

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
yerleş-: Yere dönüşmüştü anlamında değil, yer edinmişti anlamında. Bazı kelimelerde “-leş” eki bir şeye dönüşme anlamı verir: tembelleş-, aptallaş-... Bu kelime sırayla “-le” ve “-ş-” eklerini değil, sadece “-leş” ekini almıştır. Bazı kelimelerde “-le” ve “-ş-” üst üste gelerek “-leş” gibi görünmektedir: selâmlaş-...

Kelimede anlam:
varlık: Var oluş değil, var olan anlamında.

Vurgu:
Güçlü bir önsezi gibi bütün varlığıma yerleşmişti.


Öyle bir şey (Ö) olmadı (Y), hiçbir şey (Ö) olmadı (Y).

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (2 cümle.), olumsuz, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
öyle / bir şey, bir / şey, hiçbir / şey: sıfat tamlamaları

Kelimede anlam:
ol-: “gerçekleş-” anlamında.

Vurgu:
Öyle bir şey olmadı, hiçbir şey olmadı.


Bir çocuk kadar ufaldığı, ağrıdan başka hiçbir şey hissetmez olduğu günlerin birinde (ZT) ölüm (Ö) gelip (ZT) aldı (Y) onu (BliN).

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“Bir çocuk kadar ufaldığı”, “ağrıdan başka hiçbir şey hissetmez olduğu”, “gelip” fiilimsileri yan cümlecikler kurmuş.), olumlu, fiil cümlesi, devrik.

Kelime grupları:
bir çocuk kadar ufaldığı, ağrıdan başka hiçbir şey hissetmez olduğu günlerin / biri: belirtili isim tamlaması (“... günlerden / birinde” şeklinde olsaydı da belirtili isim tamlaması olacaktı.)
bir / çocuk: sıfat tamlaması
bir çocuk kadar ufaldığı, ağrıdan başka hiçbir şey hissetmez olduğu / günler: sıfat tamlaması
bir çocuk / kadar: edat grubu
hisset-: birleşik fiil
hissetmez ol-: birleşik fiil
ağrıdan başka / hiçbir şey: sıfat tamlaması
hiçbir / şey: sıfat tamlaması

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
ufal-: Ufaklaşmak. Ünsüz düşmesi var.
hisset-: Ünsüz türemesi var. Ses olayından dolayı bitişik yazılır ya da bitişik yazılıp söylenebildiği ve Arapça aslının da elverdiği için ünsüz türemesi var.

Vurgu:
Bir çocuk kadar ufaldığı, ağrıdan başka hiçbir şey hissetmez olduğu günlerin birinde ölüm gelip aldı onu.

Anlatım bozuklukları:
Bir çocuk kadar ufaldığı ... günlerin birinde...
Bir çocuk kadar ufaldığı başka günler de mi varmış? Zaman zaman çocuk kadar ufalıp tekrar eski hâline mi dönüyormuş? J


(Ben: GÖ) Katılıp (ZT) kalmıştım (Y).

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“katılıp” yan cümlecik.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
katılıp: Yanlış anlam verilmiş. Katılaşıp anlamında kullanılmış; ama ilgisiz.
katı-l-ıp: isim kökü – isimden fiil yapan ek – zarf-fiil eki (katıl-: fiil gövdesi)
kal-mış-tı-m: fiil kökü – miş’li geçmiş zaman eki – hikâye birleşik zaman eki – 1. tekil şahıs eki. “kalmak” fiilinin 1. tekil şahsa göre “öğrenilen geçmiş zamanın hikâyesi” çekimi.

Vurgu:
Katılıp kalmıştım.


Boğazımda (DT) koca bir yumruk (Ö) düğüm olmuş (ZT) duruyordu (Y).

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“düğüm olmuş” yan cümlecik.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
boğazım: belirtili isim tamlamasında tamlanan
koca bir yumruk: tamlananı sıfat tamlaması olan bir sıfat tamlaması
düğüm ol-: fiil grubu (isim + yardımcı fiil)
düğüm olmuş (< düğüm olmuş hâlde): sıfat-fiil grubu < kısaltma grubu.

Vurgu:
Boğazımda koca bir yumruk düğüm olmuş duruyordu.

Anlatım bozuklukları:
Boğazımda koca bir yumruk düğüm olmuş duruyordu.
Anlam kapalı. Boğazında mecazen yumruk kadar bir düğüm mü var, düğümlenen yumruk mu, yumruk ve düğüm nasıl bağdaştırılmış?


Kaynağını bilmediğim müthiş bir güç (Ö) beni (BliN) ayakta tutuyor (Y), (Ben: GÖ) tehlikeli bir sessizlik içinde, ama yine de tetikte bekliyordum (Y).

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (2 cümle: “ayakta tutuyor” ve “tetikte bekliyordum” yüklemler. Birinci cümle girişik birleşik: “Kaynağını bilmediğim” yan cümleci kurmuş. ), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
kaynağı: belirtili ya da belirtisiz isim tamlamasının tamlananı
kaynağını bilmediğim / müthiş bir güç: sıfat tamlaması
müthiş / bir güç: sıfat tamlaması
bir / güç: sıfat tamlaması
ayakta tut-: fiil grubu (birleşik fiil, deyim)
tehlikeli bir sessizlik / içi: belirtisiz isim tamlaması (anlamca belirtili)
bir / sessizlik: sıfat tamlaması
tetikte bekle-: fiil grubu (birleşik fiil, deyim)

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
kayna-k: Fiil kökü + yapım eki
bil-me-diğ-im: Fiil kökü + olumsuzluk eki + sıfat-fiil eki + iyelik eki
bekliyordum (bekle-yor-du-m): Ünlü daralması var.

Vurgu:
Kaynağını bilmediğim müthiş bir güç beni ayakta tutuyor, tehlikeli bir sessizlik içinde, ama yine de tetikte bekliyordum.

Anlatım bozuklukları:
1. “tutuyor” ve “bekliyordum” yüklemleri aynı birleşik zaman ve şahıs ekini paylaşıyor görünmektedir: “tutuyordum” ve “bekliyordum”. Öncelikle “Kaynağını bilmediğim müthiş bir güç beni ayakta tutuyordu; bense tehlikeli bir sessizlik içinde, ama yine de tetikte bekliyordum.” şeklinde düzeltilebilir.
2. “tehlikeli bir sessizlik için-de, ama yinede tetik-te bekliyordum” kısmında bulunma hâl eki almış iki dolaylı tümleç görünüyor. Ama “tetikte beklemek” deyim olduğu için olduğu gibi yüklem sayılmalı. O zaman “tehlikeli bir sessizlik içinde” dolaylı tümlecinin bağlanacağı bir yüklem kalmıyor. Ne olacak şimdi? “içindeydim” olabilir belki: “Kaynağını bilmediğim müthiş bir güç beni ayakta tutuyordu; tehlikeli bir sessizlik içindeydim; ama yine de tetikte bekliyordum.”
3. “tehlikeli bir sessizlik içinde” ise zaten “tetikte” oluşu normaldir. Bu da “ama” bağlacıyla bağlanmaz; çünkü “ama” bağlacı zıtlık ifade eder. O hâlde sonuç olarak “Kaynağını bilmediğim müthiş bir güç beni ayakta tutuyordu; bense tehlikeli bir sessizlik içindeydim ve tetikte bekliyordum.” olmalı.


Tek bir damla (Ö) akmamıştı (Y) gözlerimden (DT).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumsuz, fiil cümlesi, devrik

Kelime grupları:
tek bir / damla: sıfat tamlaması (bir tek / damla)
bir / damla: sıfat tamlaması
gözlerim: belirtili isim tamlamasında tamlanan

Anlatım bozuklukları:
Tek bir damla akmamıştı gözlerimden.
Damla akmaz zaten. Gözyaşı akar ki o da birçok damladan oluşur.
Damladan sonra “bile” kullanılmalı.


(Ben: GÖ) Ağlayamıyordum (Y).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumsuz, fiil cümlesi, kurallı

Yapı:
ağla-y-a-mı-yor-du-m: Fiil kökü – kaynaştırma harfi – yeterlilik ifade eden ek – olumsuzluk eki (ma > mı) – şimdiki zaman eki – hikâye birleşik zaman eki – 1. tekil şahıs eki
Olumlusu: ağlayabiliyordum. (ağla-y-a-bil-i-yor-du-m)
“-ma” olumsuzluk eki ünlü daralmasına uğramış. Bunun sebebi “-yor” ekindeki “y”nin daraltıcı etkisidir.


Bir şey (Ö) olacaktı (Y), müthiş bir şey (Ö) olacak (Y), beni (BliN) düğümlendiğim, katıldığım bu acının ortasından (DT) hiçliğe (DT), yokluğa (DT) çekecekti (Y).

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (2 cümle. Birincisi basit. İkincisi sıralı. Yani sıralı içinde sıralı. İkinci cümlenin birinci kısmı basit; ikinci kısmı ise girişik birleşik: “düğümlendiğim” ve “katıldığım” fiilimsileri yan cümlecikler oluşturmuş.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Noktalama:
İlk yüklemden sonra noktalı virgül kullanılmalı.

Kelime grupları:
bir / şey: sıfat tamlaması. (“bir şey ol-” şeklinde birleşik fiil değildir; çünkü burada “ol-”, “gerçekleş-” anlamındadır.)
müthiş / bir şey: sıfat tamlaması
düğümlendiğim, katıldığım bu acının / ortası: belirtili isim tamlaması
bu / acı: sıfat tamlaması
düğümlendiğim, katıldığım / bu acı: sıfat tamlaması

Kelimede anlam:
düğümlendiğim: Mecazlı.
katıldığım: Yanlış anlamda kullanılmış

Vurgu:
Bir şey olacaktı, müthiş bir şey olacak, beni düğümlendiğim, katıldığım bu acının ortasından hiçliğe, yokluğa çekecekti.

Anlatım bozuklukları:
“katıldığım” kelimesi yanlış anlamda kullanılmış.


(Ben: GÖ) Babamı, teyzelerimi, annemin çocukluğundan beri vazgeçemediği benim teyze dediğim birkaç yakın arkadaşını yatıştırmak, teselli etmek gibi bir görevi (BliN) nerdeyse kendiliğimden (ZT) üstlendim (Y).

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“vazgeçemediği”, “dediğim”, “yatıştırmak” ve “teselli etmek” fiilimsileri yan cümlecikler kurmuş.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

İmlâ:
“vazgeçemediği” kelimesinden sonra “ve” bağlacı kullanılmalı.
vazgeç-: Kalıplaştığı için bitişik yazılır.
birkaç: Kalıplaştığı için bitişik yazılır.

Kelime grupları:
babam, teyzelerim, annem: belirtili isim tamlamasında tamlanan
“annemin çocukluğu” belirtili isim tamlaması değil. “annemin” kelimesindeki ilgi eki “vazgeçemediği” kelimesindeki iyelik ekine bağlı.
annemin / çocukluğundan beri vazgeçemediği, benim teyze dediğim birkaç yakın arkadaşı: belirtili isim tamlaması
çocukluğundan beri vazgeçemediği, / benim teyze dediğim / birkaç yakın arkadaş: sıfat tamlaması (iki sıfatı, yani iki tamlayanı var)
çocukluğundan beri: edat grubu
vazgeç-: birleşik fiil. (kalıplaşmış)
birkaç / yakın arkadaş: sıfat tamlaması
yakın / arkadaş: sıfat tamlaması
... arkadaşını yatıştırmak: isim-fiil grubu
teselli etmek: isim-fiil grubu
... yatıştırmak, teselli etmek gibi: edat grubu
... yatıştırmak, teselli etmek gibi / bir görev: sıfat tamlaması
bir / görev: sıfat tamlaması

Kelimede anlam:
çocukluk: Çocukluk dönemi. “lik-” eki bazı kelimeleri soyut isim yapar: Çocukluk etme!
vazgeç-: “geçmek” mecaz anlamda.
yakın: Gerçek anlamlarından birini taşımakta.

Vurgu:
Babamı, teyzelerimi, annemin çocukluğundan beri vazgeçemediği ve benim teyze dediğim birkaç yakın arkadaşını yatıştırmak, teselli etmek gibi bir görevi nerdeyse kendiliğimden üstlendim.


Yaz (Ö) yaklaşıyordu (Y), annemin en sevdiği mevsimdi (Y) yaz (Ö).

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (2 cümle. Birincisi basit; ikincisi girişik birleşik: “en sevdiği” fiilimsisi yan cümlecik kurmuş.), olumlu, birincisi fiil cümlesi, ikincisi isim cümlesi, birincisi kurallı, ikincisi devrik.

Noktalama:
İki cümle arasında ya noktalı virgül kullanılmalıydı ya da nokta.

Kelime grupları:
annem: belirtili isim tamlamasında tamlanan
annemim en sevdiği / mevsim: sıfat tamlaması

Kelimede anlam:
yaz: Eş seslisi bulunan bir kelime.

Vurgu:
Yaz yaklaşıyordu, annemin en sevdiği mevsimdi yaz.

Anlatım bozuklukları:
en sevdiği gibi ifadeler yanlış olmalı. “en sevdiği” yerine “en çok sevdiği” tercih edilmeli. Çünkü başka fiilimsilerde durum değişecek: “en tanıdığı, en bildiği, en savunduğu” gibi kullanımlar yanlış.


Havalar (Ö) ağırıma gidiyordu (Y).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
ağırına git-: birleşik fiil (deyim). Birleşik fiillerin kalıplaşmış olanlarının bir kısmı deyimleşmiştir.

Vurgu:
Havalar ağırıma gidiyordu.

Anlatım:
Ağırına giden havaların kendisi mi yoksa kötü oluşu mu? Sonuçta havalar bir durum değil, bir nesnedir.


Ailede herkes (Ö) en çok annemi (BliN) severdi (Y).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
ailede herkes: Ailedeki herkes anlamında olduğu için anlamca sıfat tamlaması. Kelime grubu olduğu kesin; çünkü “ailede” kelimesi doğrudan yükleme bağlamıyor.
herkes: Farsçada sıfat tamlaması, Türkçede belgisiz zamir. Yapı bakımından birleşik zamir.
annem: belirtili isim tamlamasında tamlanan.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
aile: Arapça isim. Türkçede kelime başında iki ünlü yan yana gelmez. Bu kelime büyük ünlü uyumu kuralına da aykırı.
herkes: Belgisiz zamir.
en: Zarf.
çok: Zarf
en çok: Zarf. Cümlede bu kelime grubuna zarf tümleci diyemedim; çünkü doğrudan yükleme bağlanamıyor. “en çok sevdiği”, “en az sevdiği” gibi (fiilimsi ile) kullanımlarda zarf tümleci olur.

Vurgu:
Ailede herkes en çok annemi severdi.

Anlatım bozuklukları:
Ailede herkes en çok annemi severdi.
Yüklem çoğul olsaydı anlatım bozukluğu ortaya çıkacaktı.