|
|
#6 (permalink) | |||||||||||||
|
F
Ferd: Divan edebiyatında başka beyitlere bağlı olmayan beyitlere verilen ad. G Garipçiler: 1941'de Orhan Veli, M. Cevdet Anday ve Oktay Rifat üçlüsü, şiirde varolan aşırı duygusallığa, şairaneliğe, basmakalıp söyleyişe başkaldıran şiirlerini Garip adıyla bir kitapta topladılar. Kitaba koyulan Garip adı zamanla hem üç şairi yansıtan bir kimlik kazandı hem de Türk şiirinde yeni başlayan akımı yansıttı. Gazel: Divan edebiyatında kullanılan; en az beş, en çok on beş beyittin oluşan şiir biçimi. Girizgâh : Kasidelerin nesip bölümünden sonra medhiye bölümüne geçerken söylenen beyit veya beyitler. Asli girizgâhdir ve kaçis yeri anlamina gelir. Kasideler çokluk bir tasvirle baslar. Ardindan girizgahla asil amaca geçilir. Sair esprili bir sözle övgüye basladigini belirtir. Gnomik : Anlamlı sözleri nazımla anlatan manzum türü Göz Uyağı: Yazımları fonetik olmayan dillerde ses yönünden uyaklı olmadıkları halde, sonlarında aynı harflerin bulunduğu sözcüklerle yapılan uyak. Güldeste : Seçme manzum ya da nesir yazılarının toplandığı dergi. Antoloji de denebilir. Güzelleme: Özellikle halk şiirinde sevilen bir varlığı övüp yüceltmek için yazılan koşmalara verilen ad. |
|||||||||||||
|
|
|
|
#7 (permalink) | |||||||||||
|
H
Hâcib : Sözcük anlamı perdeci, perde ağasıdır.İki ya da daha fazla kafiyeli olan manzumelerdeki bazı sözcük ya da sözcükler. Hak Aşığı: Pir elinden bade içmiş, dili çözülüp şiir söylemeye başlamış gerçek aşık. Halkçılar: Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde halk şiirine özgü biçimsel ve söyleyişsel özelliklerden yararlanma, şiirlerini bu doğrultuda oluşturmak isteyen kimi şairlere ve yönelimlerine verilen ad. Hamamiye: Divan edebiyatında hamamı ya da hamamdaki güzelleri betimleme amacıyla yazılan kasidelere verilen ad. Hamse: Divan edebiyatında beş mesnevinin bir araya gelmesiyle oluşturulan yapıt. Hane : Divan ve halk edebiyatında dörtlüklerden kurulu nazım türlerinin her bir dörtlüğü. Harfcılık : Öncülüğünü Romen asıllı şair Isidore Isou'nun yaptığı, 2'nci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan bir akımdır. Şiirde en küçük birim olarak sözcükleri değil harfleri temel alır. Bu yolla da yeni bir şiir ve yeni bir müzik yazmayı amaçlayan bir karşı-akım niteliğindedir. İsou'ya göre, "harf olmayan ya da harf olmayacak hiç bir şey tinsel olarak da var olamaz." Harfçilik, edebiyatın yanısıra sinemayı, dansı, müziği ve resmi de etkilemiştir. Çıkış noktaları, "sesleri,sözcükleri, imgeleri aynı anda topluca bir araya getirecek yeni anlatım yollarının araştırılması"dır. Francois Dufrene, Maurice Lemaitre gibi şairler bu akımın önemli isimleridir. Haşv ya da Haşiv : Yazıda gereksiz söz bulunması. Eş anlamlı sözcüğü sık sık kullanmak, anlam için gerekli olmayan kelimeler bulundurmak, aynı fikri değişik kelimelerle tekrar etmek, aynı anlama gelen kelimeleri art arda söylemek, yazıya yabancı fikir ve hayal karıştırmak Hezl: Alay, eğlence, şaka anlamına gelen bu sözcük, tür adı olarak bir konuyu alaylı bir söyleyişle işleyen şiirler için kullanılmıştır. Hiciv: (Hicviye) Bir kimseyi, nesneyi, düşünceyi ya da toplumun eksik aksak yanlarını iğneleyici bir dille ortaya koymak amacıyla yazılmış ürünlerin adı. Hilye : Hz. Muhammed’in iç ve dış vasıflarını anlatan yazılar. Kelime, "Süs, ziynet, cevher, güzel yüz, güzellikler" anlamındadır. Hüsn-i Talil: Özellikle Divan şiirinde bir olgunun gerçek etkenini bir yana bırakıp onu, güzel, tatlı ve hoş bir nedenle bağlama.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#8 (permalink) | |||||||||||
|
I - İ
İade: Özellikle Divan edebiyatında bir beytin son sözcüğünü ondan sonraki beytin ilk sözcüğü olarak kullanmayla ilgili söz sanatı. İbham : Bir edebi eserde isteyerek ve bilinçli olarak yapılan kapalılıktır. Sanatçı, sözün anlamını hemen anlaşılmayacak şekilde kapalı tutarak, okuyucusunu düşündürmeyi amaçlar İcaz: Az sözcükle çok boyutlu, derin bir kavramı anlatma sanatı. İdil: Bir kimsenin ağzından kır yaşamının güzelliğini ve çobanıl aşkı sevgi ve mutluluk işleyen şiir türü. Eski Yunan şiirinde mitolojik, epik ve pastoral şiirlerin genel adı. İdmac : Sözcük anlamı sıkıştırmak. Edebiyatta sözde ve yazıda övgü içinde övgü ya da aşagğılama içinde aşağılama yapmayı tanımlar. İgare : Bir şairin şirinin bir başka şair tarafından benimsenmesi anlamındaki sirkat’ın türü. İham: İki ya da daha çok anlamı olan bir sözcüğü bir dize, bir beyit içinde bütün anlamlarını çağrıştırıp anıştırabilecek bir yolda kullanmayla ilgili anlam sanatı. İhtira : Daha önce hiçbir şairin kullanmadığı sözcük, deyim ve üslupları tanımlar. İkinci Yeni: 1950'den sonra Garipçilere bir tepki olarak doğdu. "Şiirde anlam gerekmez" savından hareketle gelişen bu akımı benimseyenlerin şiirlerine 'anlamsız şiir', 'soyut şiir' ya da 'kapalı şiir' gibi adlar da verilmiştir. İlahi: Tekke edebiyatında herhangi bir tarikatın izini taşımaksızın Tanrı'yı övüp yücelten şiir türü. İlham : Esin İlmam : Bir şairin, başka bir şairin şiirini biraz değiştirerek sahiplenmesi. İltifat : Sözü konuyla ilgili bir başka yöne çevirme şeklindeki edebi sanat. Bir yeri, olayı, duyguyu, düşünceyi anlatırken birden söz yine konuyla ilgili başka bir yere, olaya, düşünceye, duyguya çevrilir. İltizam : Şiirde kafiyeyi sağlayan ya da düzyazıda "seci" olarak kullanılan sözcükten önce gelen ve kafiye ile aynı sayıda harf içeren benzer sözcükler kullanarak yapılan sanattır İmale: Hecelerin uzunluk ve kısalık yönünden denkliğine dayanan aruz ölçüsünde kısa bir heceyi ölçü zoruyla uzun okutma biçimi. İmge: Edebiyat ürünlerinde, özellikle de şiirde dile getirilmek istenileni daha canlı ve etkili kılabilmek için anlatılmak istenenle başka şeyler arasında bağlantı kurarak zihinde canlandırılan yeni biçimlere verilen addır. İmgecilik: 20. yüzyılın başlarında E. Pount öncülüğünde H. Doolittle ve T. E Hulme'un katılımıyla oluşan üçlünün ortaya attığı daha sonra Lawrence ve Huxley'in de katıldığı İngiliz-Amerikan şiir akımı. İntak : Hayvanları ya da cansız cisimleri konuşturma İntihal: Başkalarının yazılarından, şiirlerinden bölümler, dizeler alıp kendininmiş gibi gösterme. Aşırma da denilebilir. İroni : Tersini söyleyerek alay etme İstiare: Bir sözün benzetme amacıyla, başka bir söz yerine kullanılması. (Dağın eteği, masanın gözü...) İstihdam : Anlamla ilgili sanatlardandır. İki anlamı olan bir kelimeyi, bu iki anlama gelecek şekilde kullanmak İstihlaf : Türkçedeki sesli harfleri bazı durumlarda uzatmak İştikrar : Sözle ilgili sanatlardandır. Aynı kökten türeyen veya aynı köke bağlı harflerin benzerliğinden dolayı aynı kökten türemiş gibi görünen seslerin birarada kullanılmasına denir Îtilâf : Uygunluk. Kelimenin anlamla uygunluğu İtnab : Sözü, gerektiğinden fazla kelime veya cümle ile uzatma. İcaz’ın karşıtı
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#9 (permalink) | |||||||||||
|
K
Kalem Şuarası: Belirli bir öğrenimden geçmiş, hece ve aruz ölçülerini kullanarak şiir yazabilen ancak saz çalmasını bilmeyen şairlere Kalem Şuarası denir. Kalenderi: Saz şairlerinin aruzun mef'ulü mefailü,mefailü feulün kalıplarına göre düzlükleri ve özel bir ezgiyle söyledikleri şiir türü. Kalb : Sözle ilgili sanatlardandır. Arap harflerine göre bir kelimenin harflerinin yerleri değiştirilerek yapılır. Cinas sanatının bir çeşididi Kapalılık: Sözlü ya da yazılı anlatımda anlatıcının amacını açıkça söylemediği ya da özellikle gizlemeye çalıştığı durumlarda ortaya çıkan örtülülük. Karşıtlama: Birbirine karşıt olan iki düşünce ya da iki hayali bir ilgi kurarak aynı dize ya da cümle içinde kullanmayı içeren anlam sanatı. Kaside: Birini övmek ya da yermek için yazılan, en az 31, en çok 99 beyittin oluşan şiir biçimi. Katar : Halk edebiyatında alt alta sıralanan dörtlüklerin hepsine birden katar denir. Kayabaşı : Halk edebiyatımızda özel ezgiyle okunan bir koşma türü. Kerem havaları : Saz, bağlama, bozuk düzenler eşliğinde özel bir ezgiyle söylenen türkülerdir. Kesik : Halk edebiyatımızda hece sayısı 7 ve 8 olan şiirlerin genel adı. Kesiş: Sözün etkisini arttırmak için başvurulan anlatım oyunu. Kıta: Divan şiirinde ilk beytinin dizeleri birbiriyle uyaklı olmayan, en az iki, en çok on iki beyitten oluşan nazım biçimi. Kinaye: Bir sözcüğü hem gerçek hem de mecazi anlamda kullanarak maksadı üstü örtülü biçimde anlatan söz. Kişileştirme: İnsana özgü özellikleri taşımayan cansız varlıkları, hayvanları ya da imgesel yaratıkları kişiler gibi davrandırma, canlandırma sanatı. Koçaklama: Halk şiirinde coşkulu ve yiğitçe bir söyleyişle kahramanları öven, savaş ve döğüşleri anlatan, kahramanlık duygularını canlandıran şiir biçimi. Koşma: Halk edebiyatında, hece ölçüsü (6 + 5) ya da (4+4+3) duraklı kalıbıyla sevgi ve doğa üzerine söyledikleri şiir türü ya da biçimi. Koşuk: Eskiden aşk ve doğa şiirlerine verilen genel ad.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#10 (permalink) | |||||||||||||
|
L
Lebdeğmez: İçinde dudak ünsüzlerinin (b, p, f, m, v) bulunmadığı şiire verilen ad. Leff ü Neşr: Bir beyit içinde iki ya da daha çok şeyi andıktan sonra onlarla ilgili şeyleri sırlama sanatı. Lirik Şiir: Epik ve dramatik şiire karşıt din, doğa, aşk, özlem, gurbet, vatan, ölüm gibi konularda kişisel duyguların çoşkulu bir dille anlatılması gerektiğini savunan şiir türü. Lirizm : İnsan duygularının çok etkili ve coşkun olarak anlatılması. Lügaz: Herhangi bir varlık ya da nesnenin özelliklerini anlatarak şiir biçiminde oluşturulan bilmece. M Mahlas: Kimi ozan ve yazarların yapıtlarında kullandıkları değişik ad. Mahlas Beyti: Şairin mahlas olarak seçtiği adın geçtiği beyte denir. Maklub : Harfleri tersten sıralandığında yine aynı sözcük çıkan sözcükler. Örneğin mum, bab, aba gibi. Mani: Halk edebiyatının en yaygın ve en küçük nazım biçimi. Dört dizeden oluşur ve dizeler yedi hecelidir. Manzum: Nazımla yazılmış veya nazım biçimine konmuş, nesirden ayrı özellikler içeren eserlere verilen ortak isim. Manzume: Nazım biçiminde yazılan, imge ve sanat değeri taşımayan dil ürünlerine denir. Martaval : Hıdırellez sabahı, mani küpünden, niyet edip mani çekerek, niyet sahibine okumak Mecaz: Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında başka bir anlamda kullanılması. Mecaz-ı Mürsel: Bir sözün benzetme amacı güdülmeksizin başka bir söz yerine kullanılmasıdır. Melhame : Divan edebiyatında gelecek olayları anlatan nazım ya da nesir eserlerin ortak adı. Menkut : Divan edebiyatında sözcüklerinin tümü noktalı harflerden oluşan şiirler. Mensure : (Mensur şiir) Duygu, düşünce, yaşam ya da hayalleri şiir inceliğinde anlatan düzyazı türü. İç uyuma önem verildiği için dilbilgisi kurallarına uygunluk aranmaz Mersiye: Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan üzüntü ve acıyı anlamak; onun erdemlerini, iyi yönlerini dile getirmek amacıyla yazılan şiirlere verilen genel ad. Mesnevi: Her beytin dizeleri arasında uyaklı olan,beyit sayısı konunun işlenişine göre ciltlerce belirlenen Divan şiiri biçimi. Meştur : Divan edebiyatında dört cüzlü (yani 4 mefâ’ilün 4 müstef’ilün) ile yazılmış vezinleri ikişer cüze indirerek yazılmış şiirlerdir. Metafor : (eğretileme) Bir nesneyi, bir durumu, niteliği, olguyu ya da süreci bir başkasına benzeterek anlatmaktır Modern şiirde çok güçlü bir imge devindiricisidir. Dilsel yaratıcılık bakımından çağdaş şiirin önemli bir olanağıdır Methiye: Bir kimseyi övmek, yüceltmek amacıyla yazılan şiir. Mey Şarap anlamına gelen Mey, Divan şiirinin temel manzumlarından biri olarak kabul edilir. Meydan: Saz şairlerinin saz çalarak, karşılıklı şiir söyledikleri yer. Mısra: Manzum yazıların her bir satırı. Dize. Muamma: Belli kurallara uyarak bir insan adı çıkacak biçimde düzenlenmiş manzum bilmece. Muaşşer: Divan şiirinde on dizelik bentlerden oluşan nazım biçimi. Muhammes: Divan şiirinde her bendi beş dizeden oluşan nazım bimiçine verilen isim. Mukabele : Aralarında tezat ve karşıtlık bulunan kelime, tamlama ve sözleri birarada kullanmak Murabba: Dörder dizelik bentlerle kurulan nazım biçimi. Murassa : Nesirde iki ibarenin, nazımda ise iki mısranın kelimelerinin sayıca denk, karşılıklarıyla vezin ve kafiye bakımından birlik olması. Musammat: Ölçü ölçüsünü korumak koşuluyla dört, beş, altı, yedi...dizeli bentlerden oluşan nazım biçim. Musarra : Mısraları birbiri ile kafiyeli olan beyitler. Muvafakat : Kelimenin anlamla, kelimenin vezinle, kelimenin kelimeyle, anlamın vezinle, anlamın anlamla uygunluğu. Muvazene : Nesirde seci, nazımda kafiye yerindeki sözcüğü yalnız vezin bakımından eşit olması. Mülemma : Bir şiirin bazı mısraları, bölümleri veya bir mısranın bazı sözcüklerin değişik dillerde yazılması Münşeat: Divan edebiyatı döneminde değişik konularda yazılan mensur ya da mektupların toplandığı yapıtlara verilen genel ad. Müsebba: Divan edebiyatında her bendi yedi dizeden oluşn nazım biçimi. Müseddes: Divan şiirinde altı dizelik bentlerden oluşan nazım biçimi. Müsemmen: Divan şiirinde sekiz dizelik bentlerden oluşan nazım biçimi. Müstezat: Sözcük anlamı "artmış, çoğalmış" demektir. Edebiyat terimi olarak gazelin her dizesine, kullanılan aruz ölçüsüne uymak koşuluyla bir kısa dize ekleyerek oluşturulan nazım biçimi anlamında kullanılmaktadır. Müşaare : Karşılıklı şiir söyleme. Müşakele : Birden fazla anlamı olan sözcüklerin art arda gelecek şekilde, iki anlamı ile kullanılması, birinin söylediği bir sözü bir başkasının değişik anlama gelmek üzere tekrarlaması. Mütakarrin : Kafiyeleri birbirinin peşinden gelen ve iki kafiyeli olan şiir. Mütekerrir : Murabba, muhammes, müseddes gibi nazım şekillerinde bendlerin sonlarında tekrarlanan mısra veya beyitler. Mütelevvin : Divan edebiyatında bir beytin okunuşu sırasında küçük bir değişiklikle veznin bir başka vezne çevrilmesi. Müzdeviç: Murabba, muhammes, müreddes benzeri nazım şekillerinde bendlerin sonundaki mısraların birinci bend ile kafiyeli olması.
__________________ |
|||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Ihlamurlar altInda mektup ve şiirleri ;) | merdin | Şiirler | 4 | 29-10-2008 09:58 AM |
| Yilmaz Odabaşi'yla Söyleşi | zilan63 | Şair ve Yazarlar | 11 | 22-05-2008 04:55 PM |
| Şairler ve Şiirleri.. | Hicaz | Şiirler | 9 | 24-11-2007 04:24 PM |
| Şiir üzerine notlar... | keskesor | Sınırsız Muhabbet Burada | 3 | 09-03-2007 10:49 AM |
| Elveda şiir yüzlü kız! | esas | Hikayeler, Denemeler | 5 | 31-01-2007 07:03 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.