|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||
|
A, a
a1. Kürt alfabesinin ilk harfi. 2. dişil cins edatı. a1. Kürt alfabesinin ilk harfi. 2. dişil cins edatı. a1. Kürt alfabesinin ilk harfi. 2. dişil cins edatı. abadanîbayındırlık abaginecam, billu rabajûrabajur abaldönme aborgeçim, iktisad aborandingeçindirmek aborîekonomi, iktisat, geçim aborînasekonomist, iktisatçı aborzanekonomist, iktisatçı acizaciz, çaresiz, güçsüz, zayıf acizkirinkızdırmak, rahatsız etmek acûr1. kiremit. 2. bir cins salatalık, acur. acızbûnaciz olmak, bıkmak, usanmak, rahatsız olmak adan1. süt ürünleri. 2. verimli, bereketli, mümbit. 3. besin. adanîbereket, bereketlilik, randiman, verimli, verimlilik adanlêbûnbereketlenmek adarMart ayı adeşirret, şırnaşık, ısırgan böcekler adebiltihap adebûnşırnaşmak adekirinyabancı otlardan temizlemek ademAdam adetadet, töre adetînormal, töreye uygun adûısırgan böcekler afatafet aferîdecanlı, yaratık. aferînaferin, varol aferînekkarakter afiryalak, hayvan yemeği. afirandeeser, yapıt afirandinyaratmak, meydana getirmek, türetmek afirandinêryaradılış afirînmeydana gelmek, oluşmak. afirîndêrtüretici, yaratıc ıafirîneryaratıcı afîşafiş agah haber, duyum agahdar haberdar, bilgi sahibi, bilgili agahdarbûnbilgilenmek, haberdar olmak agahdarîbilgi, malumat; duyuru ilan agahdarkirinbilgilendirmek, haberdar etmek, bildirmek, haber vermek agahîenformasyonel bilgi, malumat, bilgi agihandinhaber vermek, bildirmek agirateş agirbazateş canbazı agirberateşli silah agirberdanateşe vermek, ateşlemek agirbestateşkes agirbest ragihandinateşkes ilan etmek agirbirateş düşürücü agirçavatak agirdankateşlik agirdaranateş yakmak agirgehateşin yakıldığı yer agirgirtinateş almak, ateşlenmak agirhilkirinateş yakmak agirkirinateş etmek, ateş yakmak agirkujitfayeci agirnakyakıcı, ateş gibi, ateşli, ateş rengi agirparêzateşe tapan agirparêzîateşe tapmak agirtenateşçi agirvêxistinateş yakmak agirxweşsempatik ahah, ilenç ahengahenk, ritim, uyum, mutabakat ahengdaruyumlu, ritimli ajfiliz, sürgün ajal1. sürü, küme, gurub, zümre. 2. hayvan. ajancasus, ajan ajdafilizajdan filizlenmek ajêntaacenta ajinîndişleri kürdan vs. ile karıştırmak ajneyüzücü ajneberyüzücü ajnekirinyüzmek ajogüdü ajodargüdümlü ajotin1. ekmek. 2. sürmek, gütmek. ajotkarsürücü ajovansürücü, şoför akademîakademi akincihyerleşik akincihbûnyerleşmek akredîtîf akreditif akûakü albayrak alalelale alandinambalajlamak, sarmak alaşkirinkiriş kaplamak alavaraç, alet, edevat alazniyetlenme, kastetme albumalbüm aldaxîname ihbarname alerjîalerji alîtaraf, yön, yan, cihet, cenah, yaka alifkışlık hayvan yemi alîgirtaraftar, yandaş, taraflı alîgirtintaraf tutmak alîkaryardımcı alîkarîkirinyardım etmek alînbirbirine geçirmek, dolamak alînegirtarafsız, nesnel aliqîntakılmak, asılı kalmak, birbirine dolanmak alîsorarmut alistinyalamak alkolalkolalmaselmas aloqbademcik alozkarışık, bozuk, yoz alozîkaos, karışıklık altaxîihbar, ispiyon altaxîkirinihbar etmek alternatîfalternatif alûbûnkamaşmak alûçecan eriği alûdepisliğe bulaşan alûle1. dar sokak. 2. koridor. alûssamimiyetsiz, yapmacık, sahte kibarlık, sahte davranışlı amadehazır, amede amadebûnhazırlamak, amede etmek amadekirin hazırlamak, amede olmak amadeyîhazırlık amajekirinsözetmek, belirtmek amankap amasiltihab, şişme ambargoambargo ambûlansambulans, cankurtaran ambûrtesisat, enstrüman ambûrînalet, malzeme ambûrsaztesisatçı amêjenalaşım, terkip amiramir amîralamiral amojinamca hanımı ( karısı ) amojkareğitimci, pedagog amojkarîpedagoji amperamper ampûlampul amûrtesisat, enstrüman amûrînalet, malzeme amûrsaztesisatçı an1. ya, veya (hut), yahut. 2. yoksa. 3. çoğul eki. an nayoksa ananasananas anarşîanarşi anatomîanatomi andêrsoyka angobaşka bir deyişle, veyahut, yani, demek ki anîngetirmek anînbîranımsatmak, çağrıştırmak anîsanason anixanason anjîyada anketanket anormalanormal ansîklopedîansiklopedi antênanten antîlopantilop antrenmanantrenman antrenorantrenör aortaort apamca apandîsîtapandist aporeşok veya paniğe kapılmış aqaralan, yüz ölçümü, arazi aqilakıl, us aqilmendbilge, akıllı, zeki ar1. ateş. 2. ar, haya. aram1. huzurlu, dingin, sakin. 2. sabır. 3. huzur, sükunet, gönenç, istikrar. arambexşhuzurveren arambûnhuzur bulmak, sakinleşmek aramdardinlendirici, huzurverici, sakinleştirici, müsekkin aramgeh1. istirahat yeri. 2. kabir. aramîhuzur, istikrar aramxanehuzurevi aranelem araqrakı ararotmama araskdonatı, teçhizat arastek1. donanım. 2. ziynet. arastekirinyöneltmek arastîbezenmiş, donatılmış, teçhiz edilmiş arastinbezemek, donatmak, teçhiz etmek aravbulaşık suyu ardunardelînun oluğu ardikirmik ardû(katı) yakıt arenaarena argonateş rengi argûnocak argûşkbademcik arî1. Hint-Avrupa 'lı. 2. kül. 3. yardım. arihandinacıtmak, ağrıtmak arihînacımak, ağrımak arîktavan arîkaryardımcı, asistan arîkarîyardım arîkarîkirinyardım etmek arîkarîxwazyardımsever arîlekadın gibi (görünüşlü) erkek arimîndinlenmek aringkoyun ve keçilerin genel adı arîperweryardımsever arîşesorun, problem arîşenmanevi, maneviyat, moral arîtmetîk aritmetik arîxen emin arîxenbûnemin olmak arizîkirinözelleştirmek arkolkmaşa arkorkfırın küreği armancamaç, hedef, gaye, erek armûşüzüm posası arodeçok gezen kadın artêşordu artêşgehordugah artêşxaneordu evi arşîvarşiv artîşokenginar arûsalatalık arûngerik arvanunarvanedişi deve arzingçırpı asankolay, basit asanîkolaylık asavur asayînormal, olağan asê1. asi, şaki. 2. yalçın, sarp. asêbûnkapanmak, kilitlenmek, tıkanmak asêgehkale, müstahkem mevki, hisar asêkirinkapatmak asîdasit asîmangök, gökyüzü asîtanağıl, havlu askgeyik asoufuk asogehson ufuk astdüzey astengengel, güçlük astrolojîastroloji. bakınız "stêrnasî" asûdesakin, dingin asûkalışveriş malzemesi aşdeğirmen; yemek aşbûnyatışmak, teskin olmak aşêfyabani otları ayıklama aşêf kirinyabani otları ayıklamak aşikmide aşîtçığ aşîtîbarış aşîtîperwerbarış sever aşîtîxwazbarış sever aşkirinyatıştırmak, teskin etmek aşopîhayali aşpêjaşçı aşûjiniplik aşvandeğirmenci aşxanelokanta atmosferatmosfer. ( bakınız seqa) avsu ava menddurgun, kirli su ava tezîsoğuk su avabûngüneş, yıldız vb. nin batması avadanbayındır, mahmur avahîbina, yapı avakarkurucu avakirinkurmak, inşa etmek, oluşturmak avanyardakçı avasazîmimari avdansulamak avdestxanetuvalet avdonket suyu avêtinatmak, fırlatmak avêtin ser cihkîbir yeri basmak avêtina ber hevatışmak avgîzsu biriken yer avîsulak avîjetemiz aviksperm, meni avishayvanların döl tutması avisbûndöl tutmak avjenyüzücü avjenîkirinyüzmek avrêjtuvalet avrêjkpisuar avşilepekmez avzêmbaharda oluşan geçici pınar avzêryaldız avzêrkirinyaldızlamak awabiçim, şekil, tarz awanfesad, fitneci awarhelva awarteistisna, olağanüstü awatumut, istek, iştiya awazezgi, melodi awêneayna; açık, belli awirsert bakış awirvedanters ters bakmak axtoprakaxaftinkonuşma, konuşmak axînsızlama, ah çekmea xînkişandinah çekmek axivîndepreşmek, yaranın azması veya yeniden kanaması axûrahır ayaacaba ayendegelecek ayisandintutuşturmak ayîsîntutuşmak azaözgür, bağımsız, gözüpek azadözgür, hür azadîözgürlük azadîxwazözgürlükçü azibbekar azîneyöntem, metod
__________________
| Üye İmzalarını Görmek İçin Buraya Tıklayarak Kayıt Olabilirsiniz. | Bu mesaj en son " 08-02-2007 " tarihinde saat 10:36 AM itibariyle rojekanu tarafından düzenlenmiştir.... |
|||||||||||||
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
B, b
barüzgar; romatizma; yan, yanında ba hatinrüzgar esmek babetkonu; tür, cins bablîsokhortum bacverg ibacana reşpatlıcan bacana sordomates baçemokyarasa bacên neyekserdolaylı vergiler bacên yekserdolaysız vergiler baçıksigara badanbükmek, kıvırmak badeksarmaşık; (arabaların direksiyonu) badînkadeh bafirokuçurtma bagerkasırga bahornezle bahorînezle olan kişi bahozfırtına bajarşehir, kent bajarîşehirli, kentli bajarîbûnkentlileşme bajarokilçe bajarsazîşehir planlamacılığı bajenyelpaze bakirguguk kuşu bakurkuzey baldikkat, ilgi. "Bala xwe dayîn." dikkat etmek, yoğunlaşmak. balabanafacan balafiruçak balafirkişênuçaksavar baldardikkatli aleebleh, alık balexanegökdelen balgehyastık balîfyastık balindekartal, şahin vb. kuşlar balkêşilginç, enteresan balkêşnameihtarname balkişandindikkat çekmek, vugulamak balûledürüm balûrnasır balyozbüyükelçi balyozxanebüyükelçilik bandam bandêrluğ, silindir. bandevkar fırtınası bandoretki bandorlêkirinetkilemek baneotlak, yayla baneşanünlem işareti bangçağrı, ezan bangdanezan okumak bangewazîçağrı bangînçığırtkan banglêkirinçağırmak, seslenmek banîyukarı, damın üstü banîjeçatı katı banînalışmak, uyum sağlamak bapêçkarla karışık rüzgar bapêşnezle bapîrbüyük baba, dede baryük; sorumluluk baranyağmur barandinyağdırmak baranîyağmurluk barekonu, mevzu baregehüs, kamp bareşdoğu rüzgarı, karayel barîdoxdurum, vaziyet barînyağmak, yağış barkêşnakliyeci barkirinyüklemek, taşınmak barnameirsaliye baskkol, kanat başiyi, güzel başebaşdoğru dürüst, tam olarak başîiyilik başokakmaca, doğan başûrgüney bavbaba bavmarîüvey baba bawerinanan bawerîinanç bawerîpêanîngüvenmek, inanmak bawerkirininanmak, güvenmek bawermendinanan, mümin baweşandinyelpazelemek baweşînkyelpaze bawîromatizmalı bawîşkesnemek bayê weştkeşişleme bazşahin bazbendkolluk; kola bağlanan muska bazdankoşmak, atlamak bazinbilezik bazirgantüccar bazirganîticaret bê1. önek. 2. sözcüklere siz, sız ve suz eki. bê alîtarafsız, nesnel bê semtihtiyatsız bê şikkuşkusuz bêahenguyumsuz, ritimsiz bêararsız, hayasız bêaramhuzursuz, istikrarsız bêbavbabsız, mec. kalleş, güvenilmezbêbextkalleş, arkadan vuran. bêbextîkirinkalleşlik yapmak bêbingehasılsız, temelsiz bêbinîdibsiz, asılsız, yersiz bedkötü, çirkin bêdawîsonsuz, ebedi bedbexttalihsiz, mutsuz bedbînkötümser bedewgüzel, yakışıklı bedewîgüzellik bedgehçıkıntı bediltakım elbise bêdilgönülsüz, isteksiz bêgpiyon bêganeyabancı bêgavçaresiz, imkanı olmayan bêgavîmecburiyet, imkansızlık bêgumankuşkusuz, elbette, tabiki, şüphesiz bêhawesağı solu belli olmayan, tutarsız bêhemdîgayri iradi, istemdışı, istemeyerek olan bir şey. bêhempaeşsiz, emsalsiz behicandinsinirlendirmek, kahretmek, öfkelendirmek; boğulmak behicînkahrolmak, öfkelenmek bêhiş1. akılsız, şuuru yerinde olmayan. 2. bayılan, bayılgan bêhişbûnbayılmak bêhişketinbayilmak bêhişkirinbayıltmak behîvbadem bêhnkoku, nefes, soluk. "bêhna xwe berdan" dinlenmek, soluk almak. bêhndarkokulu bêhnfirehsabırlı, tahammül sahibi bêhnlêçikandinnefesini kesmek, güç duruma düşürmek bêhnlêçikînnefesin daralması bêhnokvirgül bêhnpêketinkokuşmak bêhntengbûnsıkılmak, daralmak bêhntengîcan sıkıntısı, sabırsızlık behrdeniz behremematkap behremendyetenekli behremendîkabiliyet, yetenek behskirinsözetmek bêhtirdaha çok, daha fazla bêhtir pêrüç gün önce bêhtir pêrarüç yıl önce bejkara bêjandinelemek bêje1. kelime sözcük. 2. Söyle!. bêjersöyleyen bejîkarasal bêjîpiç bêjingelek, kalbur bêjingkirinelemek bejnboy bejn û balboy pos, endam bêkarişsiz bêkêrgereksiz, işe yaramaz, işlevsiz bêkeskimsesiz, öksüz beldik (göz veya kulak) belalûkvişne belamfakat, ama belavkardağıtımcı belavkirindağıtmak belavokelle dağıtılan bildiri belaweladarmadağınık belawelabûndarmadağınık olmak belawelakirindarmadağınık etmek belbelîtanikkelebek belêevet, okey beledîşimşek belekalaca, siyah beyaz belengazfakir, sefil, zavallı bêlêtehalay belgefîlmbelgesel belgenamebelge belqbelirgin, çarpıcı, pırtlak belqitandingebertmek, zıbartmak belqitîngebertmek, zıbarmak belqityo!geberesice! belweşîncüzzam bêmêjîbeyinsiz, ahmak benip benavdışbudak ağacı bendip, cisim; set, engel; paragraf bendavbaraj bendeköle, esir bendemanbeklemek, yolunu gözlemek bênderharman bendergehliman, iskele bendewarbekleyen, gönülden bağlı bendiktire bendînametutuklama müzakeresi bendîxanecezaevi bengîtutkun, müptela, kara sevdalı benîcevîzlî sucuk; kul, köle benîştsakız benîzavaiçgüvey bêparyoksun, mahrum. "bêpar man" yoksun kalmak. bêpayaneşsiz, paha biçilmez beqkurbağa ber1. ön, öntaraf. 2. taş. 3. meme. 4. ürün, verim. 5. döl. bêrkürek beramberkarşı, karkşılık, eşit, denk berankoç beranberdankoçbırakımı berateleş beravçamaşır yıkama günü beravêtinhayvanlarda düşük berazdomuz berazedeğirmen taşının altındaki pervaneler berbajarvaroş, baliyö berbanbalkon berbangşafak, tan berbejnboyuna takılan muska berberkarşıt, rakip berberîhasımlık, düşmanlık berbiçavsomut berbisksaç tokası berbûkgeline eşlik eden kadınlar berçavkgözlük berçavkfiroşgözlükçü berdanbırakmak, terketmek, vazgeçmek berdarverimli, bereketli; yetişkin, ergen berdêlbedel, karşılık berdêlkirintakas etmek berdewamdevamlı, sürekli; devam berdewamkirinsürdürmek, devam etmek berdilsevgili, aziz; kolye berdîwarkimsesiz, öksüz berecephebêrêusulsuz, yolsuz berê xwe danbakmak, yönelmek beredayîbaşıboş, fuzuli, kişiliksiz, işe yaramaz berendamaday berendamîadaylık berespîkireç taşı bêrêtîyolsuzluk, usülsüzlük berevajîtersyüz berevajîkirintersyüz etmek, çarpıtmak berevansavunmacı berevanîsavunma berêvarikindi, akşam üzeri bêrewiştahlaksız, karektersiz berfkar berfedînerimekte olan kar kümeleri berfemotkar-pekmez karışımı tatlı berfendeçığ berfînkardelen çiçeği berfirehgeniş, ayrıntılı berfmalkkar küreği berfşokarla karışık yağmur, sulusepken bergkitap, dergi vb. kapağı bergehmanzara, görünüm, kapsam bergînciltli kitap bergirîönlem, tedbir bergirtindöl tutmtak, gebe kalmak berguhkkulaklık berhemeser berhevkarderlemeci, toplayan (toplayıcı) berhevkirintoplamak, derlemek berhevokderleme, antoloji berhewaanlamsız, boş berîova, düzlük bêrî1. masum, günahsız. 2. sürünün sağıldığı yer. berî zayînemilattan önce berik1. çakıl. 2. mermi. bêriktoz veya kül küreği bêrîvansüt sağmaya giden kadın. berjêraşağı doğru berjewendîçıkar berjewendîperestçıkarcı berjoryukarı doğru berkhavuz berkanîsapan berkeftîdeğerli, sevgili, muhterem berkeştepsi berkêşanüretmek berkêşkçekmece berkeşokküçük tepsi berkurkkursak bermalev hanımı bermayîartık, geride kalan bernackurnaz, uyanık bernameprogram bernavön ad, göbek adı berojgüneş gören yamaç beroştencere berpalyamaç berpêşkirinsunmak, takdim etmek berpirssorumlu, mesul berpirsiyarsorumlu berpirsiyarîsorumluluk bersivcevap, yanıt bersivandincevaplandırmak berstûkyaka bersûcsanık bertekreaksiyon, tepki bertîlrüşvet berûpalamût bervangpeştemal bêrvîvana bervihêranlayışlı, kamil berwaryamaç, meyil berxkuzu. "Berx ê/a min!" yavrum anlamında hitap. berxwedandireniş berxwedêrdirenişçi, direngen berzyüksek, ulu berzekayıp berzebûnkaybolmak berzekirinkaybetmek berzeqmüstehcen berzîyükseklik berzileetekbesyeter bêsemtihtiyatsız besergöz bêserîuçsuz, başsız. bêserûberdüzensiz, plansız, başı bozuk. bêserûbinuçsuz bucaksız. besimîngülümsemek bêsincahlaksız, karaktersiz bêsiûdşanssız, talihsiz bestilham, esin bestenîdondurma bestînbağlamak bestiryaygı bestlêrabûnilham gelmek bettoy betal1. boş gezen, işsiz. 2. geçersiz, iptal betalkiriniptal etmek, geçersiz kılmak betanastar bêtarfelaket, afet bêtewşdengesiz bêşhalktan toplanan para beşdarkatılımcı beşdarbûnkatılmak beşdarîkatılım beşdarîtêdekirinkatılmak beşervekirîyüzü gülen, yüzü ışıldayan bêşikşüphesiz, elbette beşişîngülümsemek betilandinyormak, yorulmak betilîyorgun betilînyorulmak betlanetatil, izin, dinlenme bêvilburun bêxemgamsız, umursamaz bexişandin bağışlamak, bahşetmek bextşans, talih bextewarmutlu bextewarîmutluluk bextreştalihsiz, şanssız bextvekirîşanslı, talihli beykapora beyabançöl, ıssız yer beyanîsabah, sabah vakti beyanîbaşgünaydın beybûnpapatya bêyomuğursuz bezkoşu bezakoşucu bêzarbıkınmış, bezgin, usanmış bêzarbûnbıkmak, usanmak, bezmek bêzarkirinusandırmak, bezdirmek, bıktırmak. bezînkoşmak bêziravödlek, korkak. bisözcüklere ile ve cı, li, lı, ca, cu vb. ekleri katan önek. bi tevayîhepsi bi zanayîbilerek bi bandoretkili bi dîtina minbence, görüşümce bi dizîgizlice bi dorsırasıyla bi dorvegerîsırayla bi dûrketinuzaklaşmak bi giştîgenellikle bi hêrskızgın, sinirli bi hêsanîkolaylıkla bi kêr hatinişe yaramak bi kinahîkisaca bi kinayîkısaca, özetle bi kotekîzorla, cebren bi kurtasîkısaca, özetle bi kurtayîkısaca, özetle bi lez û bezalelacele bi min1. bence, bana kalırsa. 2. bana, benimle. Mesela: "Bi min axifî." Benimle konuştu. bi piranîçoğunlukla bi qewla diya minannemin dediği gibi bi rastîgerçekten, sahi bi rojgündüzleyin bi semtihtiyatlı bi taybetîözellikle bi tenêyalnızca, sadece bi şevgeceleyin bi şev û rojgece gündüz bi tundîsertçe, şiddetlice bi vî awayîbu şekilde, bu tarzda, böylece bi vî rengîbu şekilde, bu biçimde bi vî şêweyîbu şekilde, bu biçimde biadanbesleyici bîberbiber bîbikgöz bebeği bibîranînanmak, anımsamak bibîrbirinidrar etmek, akıl erdirmek bibîrxistinanımsatmak, hatırlatmak bicihanînyerine getirmek bicihhiştinterk etmek bicihkirinyerleştirmek biçrikyağda kızartılmış ekmek biçûkküçük biçûkahîküçüklük, çocukluk bîdaruyanık bidawîbûnsonuçlanmak, bitmek bidawîkirinbitirkek biderengîxistingeciktirmek bidilistekli, gönüllü. biha1. fiyat, pahalı. 2. kıymet, değer. bihabûnpahalılaşmak biharilkbahar bihevşabûnsevişmek bihêzgüçlü, kuvvetli bihêzbûngüçlenmek. bihêzkiringüçlendirmek bihîstinduymak, işitmek bihîstiyarduyarlı, hassas bihîstoktelefon ahizesi bîhokayva bihostkarış bihuştcennet bijiştah, imrenme bîjpiç bijandinimrendirmek, iştahlandırmak bijangkiprik bijarteseçkin, elit bijartinseçmek, ayıklamak bijîyaşa, varol, bravo. bijîniştahı çekmek, imrendirmek bijîreşbaşak bijîşkdoktor, hekim bikaranînkullanmak, işlemek bikarhênerkullanıcı, operato rbikêryararlı, elverişli, işlevsel. bikêrhatîyararlı, elverişli, işlevsel, kullanışlı. bikir1. bir işi yapan. 2. müşteri, alıcı. bikuj1. öldüren, katil. 2. Öldür! bila be!peki!, öyle olsun! bilandinmırıldanmak bilbilbülbül bilêvkirintelafuz etmek bilikçocuk penisi bilindulu, yüce, yüksek bilindahîyükseklik bilindbûnyükselmek bilindkirinyükseltmek bilûrkaval binalt, dip binavêlîstingüreşmek binavkirintanımlamak, isimlendirmek binavûdengünlü, meşhur binbaryükümlülüğü alan binbarîyükümlülük binçavîgözaltı binçavkiringözaltına almak binçengkoltuk altı bindestezilen bindestîesaret, ezilmişlik binefşmenekşe binefşîmor renk bînerizleyici, seyirci binesazîaltyapı bingehtemel, esas bingehdanîntemel atmak
__________________ Bu mesaj en son " 08-02-2007 " tarihinde saat 11:19 AM itibariyle rojekanu tarafından düzenlenmiştir.... |
|||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
B b
binhişînbilinçaltı inîalt, dip binikbardak altı binkiraskiç çamaşırı binpêkirinayak altına almak, ihlal etmek binyadtekel, esas birbölüm, kesim bîr1. hafıza, bellek, şuur. 2. kuyu. biraerkek kardeş birandin1. yok etmek, imha etmek. 2. kesmek. Mesela: "der birandin" ağaç kesmek. bîranînanma biraşîrsüt kardeş biraşteizgara biraştinpişirmek biratîkardeşlik birayetîkardeşlik birazavasağdıç birazîyeğen, erkek kardeşin çocukları bîrbiryetkin, ergen, reşit, balığ birçîa çbirçîbûnacıkmak birçîtîaçlık bîrdozîideolojik bêtewşdengesiz bêşhalktan toplanan para beşdarkatılımcı beşdarbûnkatılmak birektestere birêketinyola koyulmak birêkirinyollamak, göndermek birêkûpêkdüzenli, sistematik bireserdilbilgisinde nesne bireşyoksul birêvçûnyürümek birêvebirinyönetmek, idare birûkaş biryarkarar biryardarkararlı biryardarîkararlılık biryarnamekararname biryarstandinkarar almak biryarwergirtinkarar almak biserîkirinbaşgöz etmek, evlendirmek biserûberdüzenli ve planlı biskzülüfbîskkısa an, lahza bîska dinbiraz önce bist1. kavurma sacı. 2. şiş. bîstyirmi bîstekêbir saniye bîşeçalılık bîşengsalkım söğü tbîşîorman bişirîngülümsemek bişkivînçiçek veya tomurcuk açmak bişkojdüğme bişkokdüğme bitimyabani fıstık bitir1. çok gelişmiş hayvan yada bitki. 2. azgın bitirbûnazgınlaşmak bivçocuklar için tehlikeli, cız bivê nevêister istemez bivirbalta biwêjdeyim bixapîneyanıltmak bixemlînesüsletir bixenqînaboğdurmak bixêrîşömine, baca bixurînekaşındir bixweyiyecek bixwîneokutmak biyanîyabancı biyomuğurlu bizavhareket, etkinlik, faaliyet bizdandinödünü kopartmak bizdînödü kopmak bizdoneködlek bîzdozideoloji bizinkeçi bizir1. küçük tohumlar. 2. bezir, bezir yağı bizivînhareketlenmek, kımıldamak bizmarçivi bizmikgem, gemcik bizotkor bizûzgüve bo nimûneörneğin, mesela bobelatfelaket, facia, trajedi boçik1. kuyruk. 2. izmarit. boçûngörüş, düşünce bonemünasebet. "bi boneya..." münasebetiyle... boqilbaldır borakadak, kurban borandin1. afetmek, mazur görmek, geçirmek. 2. geçinmek. borîgeçen, geçmiş borîngeçmek botoluk boşbol, gür, fazla, geniş (alan) boşahîbolluk, gürlük boyaxboya boyaxkarboyacı boyaxkirinboyamak brûsk1. şimşek, yıldırım. 2. telgraf. brûskvedanşimşek çakması bûdüğün bûçûdüğün alayı buhafiyat, değer buhartingeçirmek buhurîngeçmek, zamanı geçmek bûjenmateryal, malzeme bûkgelin, oauncak bebek bûka baranêgökkuşağı bûka berfêkardanadam bûkanîgelinlik bûkikarpacık bûnolmak bûnewercanlı, yaratık bûnewerîvaroluş bûrakayınbirader bûrînböğürmek bûsepusu bûyerolay bûyînolmak bexişandinbağışlamak, bahşetmek bextşans, talih bextewarmutlu bextewarîmutluluk
__________________ Bu mesaj en son " 08-02-2007 " tarihinde saat 04:26 PM itibariyle rojekanu tarafından düzenlenmiştir.... |
|||||||||||
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||||
|
C, c
cacirceviz içi bal karışımı bir yiyecek cahş1. sıpa. 2. işbirlikçi, hain. camêrcentilmen, cömert camûsmanda cancan canbaz1. akrobat. 2. hayvan alım satımcısı. canberîkarides candarcanlı canecansamimi, içten cangorîşehit, fedai canîtay canikcanan cankûşhıristiyanları kiliseye çağıran kimse carkez, sefer, misli, kat cara paşînson defa cara pêşînilk defa cardinyine, yeniden carinanbazen, ara sıra carûdkül ve toz küreği catirkekik otu cawbez, kumaş cawbirmakas cawîelti cawkerbez dokuyucusu caxkorkuluk cazûcadı, kurnaz veya hileci kadın cearpa cebanmezarlık cebarkırık çıkıkçı cebilxanecephane cebirandinkırık ve çıkıkları kaynaştırmak cebirînkaynaşmak cedeltartışma cedewhayvan omuzunda meydana gelen yara ceharpa cehdasîtaneleri arpaya benzeyen daha küçük bir bitki cehimîngebermek, defolmak cehterkekik otu cejnbayram cejnanebayramlık celaqîiyice koyulaşıncaya kadar kaynatılan pekmez celebdarkoyun taciri celewgem cemyan, yanında cemawerkitle, ahali cemedbuzcemedanîbir tür sarık cemidandindondurmak cemidîdonmuş cemidîndonmak cemserkutup cenbelîiçimi sert tütün cendekceset cengsavaş, harp cengawersavaşçı cengînsavaşmak cênikfavori, şakak ceqinbir günlük yürüyüşle alınan mesafe cercerçırçır cerdbaskın, saldırı cerdekorsan, şaki cergkaraciğer ceribandindenemek, sınamak ceribîndenenmek, sınanmak cewkırpma makası cewêleklümpen cewîçam sakızı cewrikenik cêwtikderi kese cêzçeyiz cîgirvekil cigurbir mesire günü cihyer, mekan. "di cih de" uygun, yerinde. "Di cih de çû!" Hemen gitti. "Cihê daxê ye." maalesef, üzgünüm. cîhandünya cîhanîdünyalı cihêayrı, farklı, değişik cihê şanaziyêonur verici cihêrengözgün, farklı cihêtîfarklılık, değişik cihûyahudi cilelbise, giysi cildankelbise dolabı, gardrop cilşokçamaşırhane cinaqlades cînavkzamir, adıl cincilîsaf su cindêazize, güzel cindîyakışıklı, alımlı, aziz cinehucu kalın sopa cinêkirinpamuk toplamak cinênküçük bahçe cirsohbet, görüşüp konuşma cîrankomşu cîrantîkomşuluk ciskireç cisanekireç ocağı civaktoplum civakîtoplumsal, sosyal civaknassosyolog civaknasîsosyoloji civandintoplamak, biriktirmek civattopluluk civîntoplantı. civîna çapemeniyêbasın toplantısı ciwangenç, güzel, yakışıklı ciwanîgençlik ciwanikbayan, hanımefendi cîwaryöre, bölge, mekan cixirandinkışkırtmak, tahrik etmek cixirîntahrik olmak ciyawazfarklı, ayrı, değişik ciyawazîfarklılık, ayrılık cokanal, ark cobardere cokkanal, ark colkarışık, heterojen computerbilgisayar, computer conegatosun, dana cotçift cotbûnçifteşmek coşandincoşturmak coşîcoşku, heyecan coşîncoşmak cotkarçiftçi cotkirinçift sürmek cûbirkcırcır böceği cudaayrı, farklı cudahîfarklılık cudaxwazayrılıkçı cûmsakız cunûtinıslak toprak cur bi curtürlü türlü curetür, çeşit cûrnikkar sularının biriktiği kaya üstü çukurcuklar cûtinçiğnemek cuwaryem torbası
__________________ Bu mesaj en son " 08-02-2007 " tarihinde saat 04:35 PM itibariyle rojekanu tarafından düzenlenmiştir.... |
|||||||||||
|
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||||
|
Ç, ç
çakiyi hoşçakbûniyimser, hoşörülüçal1. çukur. 2. kuyu.çalakfaal, aktif, atikçalakdareylemciçalakîeylem, etkinlikçalkandinçalkalamakçalkiringömmekçandkültürçandîkültürelçandinekin ekmek, fidan vb. sebze dikmek (ekmek)çandinîziraatçandiyarziraatçıçapmatbacılık, baskı, basımçapbûnbasılmakçapemenîbasınçaperyazıcı, printırçapgermatbaacıçapkirinbasmakçapxanematbaaçarbûnmeydana gelmek, oluşmakçarçeksilahşörçarçîkbataklıkçarderkapı çevçevesiçarenûs1. kader, yazgı. 2. akubetçareserbûnçözülmekçareserîçözümçareserkirinçözmekçarîndörtlükçarkirinmeydana getirmekçarmedordört tarafçarmêrkîbağdaş oturma şekliçarnikardört tarafçarpînemecazi anlamda döenek, kaypakçartaqçardakçartekdört dörtlükçartıltırmıkçarweparmaklara takılarak çalınan araççavgözçavbeloqpatlak gözlüçavberdangöz koymakçavbirçîaç gözlüçavdêrîgözlem, izlenimçavdêrxanegözetimeviçavfirehcömert, eli açıkçavîbölme, gözenek, gişe, hücreçavînîbûnnazara gelmekçavînîkirinnazar etmekçavkanîkaynak, kaynakçaçavlêbûngözü olmak, gözetlemekçavlêgerandingözden geçirmekçavnebarkıskanççavnebarîkıskançlıkçavnêrgözlemciçavpêketin1. gözüne ilişmek. 2. ropörtaj.çavqîçkiringöz kırpmakçavqurcandingöz kırpmakçavsivikhor görençavsorzalim, gözü kan bürümüş kişiçavtengcimri, pintiçavşûjinçekik gözlüçawyaş ağaç, çubukçawanasılçawanînitelikçaxvakit, dönemçayçayçaydankçaydanlıkçaygerçaycıçayxaneçay eviçêiyiçêbûnolmak, oluşmak, düzelmekçêbuwarsuni, yapayçêjtatçêjandintatmakçêjdarlezzetli, lezizçeksilahçekbendyelekçekdarsilahşör, militançêkeryapıcı, tamirciçêkirinyapmak, oluşturmak, tamir etmekçêlkayaçêlekinekçelengyakışıklı, görkemli, atik, cesurçelikyavru, civcivçelitînbir şeyin kabuğunun soyulmasıçêlkirinsözetmek, bahsetmekçelqînçalkalanmakçelûsçok soru soran, ısrarcıçelzimançok konuşan, gevezeçemnehirçemandineğmek, bikmekçembilkulp, sapçemçûryaprak bitiçemçûscimri, pintiçemîhanîdutlukçempalbüyük yük üzerine konan küçük yükçençûzcimriçendkaç, birkaç. "çend zarok." birkaç çocuk.çendînînicelikçenebazgevezeçeng1. avuç. 2. kulaç.çênîkuş yemiçep1. sol. 2. solak.çepelpis, kirliçepersiper, mevziçepgirsolcuçepikalkışçepiklêdanalkışlamakçepildirsek ile omuz arası kısmı.çeprastçapraz, çapraşıkçeqçeqok1. değirmen taşının ayar çubuğu. 2. mantar tabancası.çeqenesedir ağacına benzer bir ağaççêrküfür, sövgüçêrandinotlatmakçêrbazküfürbazçêreotçêregehotlak, meraçêrekküfürbazçêrînotlanmakçerixînkendi ekseni etrafında dönmek.çêrlêkirinküfüretmek, sövmekçermderiçermesorkızılderiliçêrtkuş dışkısıçerx1. çark. 2. kalem tıraşı.çerxetûntavaçespandinispat etmek, saptamakçêtîkirinparçalamakçetirdaha iyi, tercih edilirçewalçuvalçewsandinsindirmek, ezmekçewsînerbaskıcı, zorbaçewtyanlışçewtîyanlışlık, yanılgıçexerayakçêyîiyilikçine. "Çi bû?" Ne oldu?çiçikinsan memesiçiftexaspatiskaçîk1. kıvılcım, pırıltı. 2. şey, yani anlamında sözcük.çikandin1. suyu kesmek veya kurutmak. 2. ağaç, direk vb. dikmek.çiksayîaçıkmavi gök, bulutsuzçilkırkçîleçepzikzaklı dağ yoluçilekobur, pisboğazçilemînkırkıncıçilfisaşıran, çırpançilfisandinaşırmak, yürütmekçilîçilîyarasaçilizîneşya veya yiyecek dilenmek, otlanmakçilmsümükçilmisandinsoldurmak, pörsütmekçilmisîsolgun, solukçilmisînsolmak, pörsümekçilmosümüklüçilo1. nasıl? 2. yaprakları dökülmeden kesilen ve daha sonra kurutulan ağaç yaprakları veya dalları.çîmbacakçimaneden?, niçin?çimanbir şeyin bir parçasının kesilmesi anlamında fiil.çimkîçünküçîn1. desen, nakış, oya. 2. sınıf.çînayetîsınıfsalçinîn1. biçmek. 2. nakşetmek.çîpbaldırçipîskfiskeçîqalzayıf, cılızçiqasne kadar?çiqinîkabızçiqinîbûnkabız olmakçiraçıra, lamba, fener, fanusçirandinyırtmak, mecazi anlamda palavra atmak.çirçîrokmasalçîrikmeyvaların kurutulmuşuçirikandinhallaçlamakçirikvanhallaççirînyırtılmakçirksaniyeçîrokmasal, öyküçîrokbêjmasalcıçîroknivîsöykü yazarıçirûsînparıldamak, parlamakçirûskkıvılcım, parıltıçirxatkirindeğirmeni durdurmakçîtbir yazma türüçivdolambaç, dolambaç, zikzakçivankaytarmak, kıvırmakçivîkserçeçiyadağçiyakêşdağcıçîzat sineğiçizirînsızmakçoçubuk, deynekçogandeynek, bastonçolbirkestirme yolçolikhelaçolistançöl, kırçongdizçopgaspçopandingasp etmekçopîkahmakçoqilayakçorspatavatsız, kaba sapaçortankurutulmuş çökelekçovçubuk, deynekçûkserçe, bıldırcın vb. kuşlarçûlehalkı güldürençûngitmek, gidişçûrkumralçûyîngitmek, gidiş
__________________ |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Urfa Sıra Gecelerinin öyküsü | Mirza | Güneydoğu Anadolu Bölgesi | 26 | 13-09-2009 01:44 PM |
| Türkçe Yazan Kürtlerin Kürtçe Müzik İlgisi ve Kimliği Üzerine | Ersin | Çandi Gişti | 5 | 21-07-2008 12:45 AM |
| Kürtçe kitapların serüveni kitaplaştı | Kajîn Jîr | Kitap Tanıtım Ve Eleştiri | 1 | 23-10-2007 12:37 AM |
Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
5651 Sayılı Yasaya Göre, Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yine 5651 Sayılı Yasaya göre Sitemiz mesajları kontrolle yükümlü değildir.
Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com adresine bildiriniz.
Bildiriminiz incelendikten sonra gereken müdahale yapılacaktır.