Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Very Important Person Area > Dersler,Yıllık Ödev, Tez > Tarih

Kayıt Ol SSS
Eski 29-01-2007, 10:47 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Feb 2006
Konum: arıyor...
Yaş: 23
Mesaj: 8,021
Üye No: 737
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 192000
Rep Puanı : 5642455
Rep Derecesi
Numberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond repute
Exclamation Maya Uygarlığı (Mayalar)


Maya Uygarlığı (Mayalar)



Mayalar

Orta Amerika'nın Kızılderili halkı. Kelimenin tam anlamıyla maya, Yucatan yarımadası yerlilerine ve onların anadillerine verilen addır. Bununla birlikte, eski maya medeniyeti. Mayaların kültür bölgesi veya maya-kişe dil gruplarını belirtmek gibi çeşitli ve geniş anlamlar da taşır.
Modern Yucatan Mayaları
Günümüzde, Mayalar etnik yönden, Yucatan yarımadasındaki nüfusun en büyük kısmını meydana getirirler. Fizik olarak kısa boylu (boy ortalaması: erkeklerde, 1,55 m; kadınlarda, 1,42 m'dir), kuvvetli yapılı, son derece yuvarlak kafalı, derileri bakır renginde veya siyahla koyu kahverengi arası, düz, kalın saçlı insanlardır. Birçoğunun gözlerinde epikantus vardır.
Kültür yönünden, yerli hayat seviyesi köklü değişimlere uğramıştır: bu değişim, ilkin İspanyol fetih ve sömürgeleştirmesiyle, daha sonra da, batı sanayi medeniyetinin etkisiyle oldu. Bu etkenler yarımadanın doğu kısmında (Quintana Roo) çok daha az duyuldu.
Bölge halkı sömürgeleştirme sırasında İspanyollara karşı ayaklandı ve büyük bir inatla geleneklerini korudu. 1847'de, Meksika'nın bağımsızlığını kazanmasından sonra, Yucatan'ın, İspanyolların üç yüzyıldan beri sömürgeler kurdukları bölgelerde yaşayan yerliler, beyaz şeflerine karşı ayaklandılar (Kastlar savaşı).
Ayaklanma 1850'de bastırıldığı zaman bir kısım halk Quintana Roo cengellerine kaçtılar ve burada 1901'e kadar silâhlı direnmeye devam ettiler. Hattâ bu tarihten sonra bile, Quintana Roo'nun iç kısımlarında yaşayan yerli topluluklar ayrı yaşama siyasetini sürdürdüler ve Federal hükümetin herhangi bir müdahalesine karşı koydular ve siyasi bakımdan geleneksel kabile teşkilâtına döndüler, fakat 1935'ten itibaren Meksika milletinin bir parçası olma eğilimini gösterdiler.
Eski Mayalar
Bölge, İspanyolöncesi maya medeniyetinin yayıldığı alan şu bölgeleri kapsar: bugünkü Guatemala ve İngiliz Hondurası'nın tümü; Batı Honduras; El Salvador ve Meksika'da, Chiapas ve Tabasco'nun doğu kısımları; Campeche ve Yucatan devletleri ve Quintana Roo bölgesi. Bu coğrafi alan, Avrupalıların keşfi sırasında maya-kişe dili konuşulan alanla hemen hemen aynıdır. Yalnız Huaxtec'ler (Huastec'ler) maya-kişe dil grubuna ait bir dil konuşmakla birlikte, ispanyolöncesi maya sahasının dışında kalırlar.
Arkeologlar, Huaxtec'lerin dil yönünden akraba sayıldıkları Mayalardan, çok eski bir tarihte (belki M.Ö. 1000 yılında veya daha da önce) ayrıldıklarını ve huaxtec kültürünün diğer maya kültürlerinden geniş ölçüde farklı olduğunu ortaya koydular. Buna karşılık fetih sırasında, Guatemala'nın pasifik kıyılarında ve Lempa ırmağının güneydoğusunda El Salvador'da oturan Pipil'leri de eski maya alanına sokmak gerekir. Pipil'ler Orta Meksika'nın nahuatl dilinin değişik bir şekli olan nahuat dilini konuşurlardı.
Bununla birlikte arkeologlar Pipil'lerin oturduğu bölgenin, Guatemala dağlık bölgelerinin ve Batı Honduras'ın tarihiyle yakından bağlantılı olduğunu ispatladılar. Hem coğrafya, hem tarih açısından Maya'yı üç kısma ayırmak mümkündür:
1. Kuzey Maya, 18 derece 30' kuzey enlemini geçen Yucatan yarımadasını kapsar;
2. Merkezi Maya, bu çizginin güneyindeki ovalar ve dağ etekleriyle Chiapas-Guatemala dağlık bölgelerinin kuzeyini kapsar;
3. Güney Maya, Chiapas Guatemala dağlık bölgelerini, Guatemala'nın pasifik kıyılarının batısına düşen kısmını içine alır.
Kültür yönünden Maya, etnologların Meso-Amerika adını verdikleri geniş kültür alanının güney kısmını teşkil eder. Meso-Amerika, Merkezi ve Güney Meksika'yı, İngiliz Hondurası'nı, Guatemala'yı, Batı Honduras'ı ve El Salvador'u kapsar. Bölgesel ayrılıklara rağmen, İspanyolöncesi devirlerde Maya'da gelişen medeniyetler temel olarak yerleşik tarımın köklerini de kapsayan ortak bir kültürü paylaşır. Bu kültürün başlangıcı M.Ö. 1000 yılından öncesine kadar çıkar.
İlk Devirler
Botanikçiler Chiapas-Guatemala dağlık bölgesini, ekilen bitkilerin gelişmesi yönünden önemli bir merkez kabul ederler. Bu bitkilerin başlıcaları fasulye (Phaseolus vulgaris) ve mısır çeşitleridir.
Mısırın anavatanının Güney Amerika olduğu ve Guatemala dağlık bölgesinde Tripsacum cinsinden yabani bir bitkiyle melezleştirme yoluyla, yalnız ılıman bölgelerde değil, aynı zamanda rutubetli tropikal ovalarda da yetişmesini sağlayacak birtakım özellikler kazandığı sanılır. Bu, Güney Maya'ya, ilk-maya (proto-maya) kültürünün gelişmesi alanında bir öncelik kazandırır. 1940'ların sonunda keşfedilen arkeoloji buluntuları bu bölgede, diğer kesimlerdekine benzer bir kültürün geliştiğini ortaya çıkardı.
Maya bölgesindeki yerleşik kültürlerin ilk devrine Gelişme devresi, Arkaik veya Klasiköncesi devir adı verilir. Aşağı yukarı M.S. 200'de son bulan bu devrin kesin başlangıç tarihini vermeye yetmez. Bununla birlikte, Meso-Amerika'nın diğer kısımlarıyla karşılaştırmalar yaparak, bulunan en eski kültür kalıntılarının M.Ö. 1000 yılına veya daha da önceye ait olduğu söylenebilir.
Guatemala'nın dış mahallelerindeki çukurlarda bulunan aile kalıntıları, Güney Maya sahasında insan yaşadığının en eski delilleridir. Bu kalıntılar, mısırı olduğu kadar diğer bitkileri de yetiştirdikleri sanılan yerleşik halka aittir. Bu insanlar, sırıklardan yapılmış, saz damlı, kerpic evlerde topluluklar halinde yaşarlardı.
Kılıçlarını ve kazmalarını cama benzer çok sert bir volkanik taştan, taş baltalarını da yeşil taştan yaparlardı. Ayrıca sepet, hasır da örerlerdi. Çok güzel çömlekler, pişmiş topraktan insan veya maymun figürleri, kalıplar ve mühürler de meydana getirdiler. Bu kültür, Merkezi Meksika'nın arkaik kültürlerine yakın bir seviyededir.
Milât öncesinin son yüzyıllarından miladi tarihin başlarına kadar süren devir, Güney Maya'da kültürün en çok geliştiği bir dönemdir. Guatemala'nın güneybatısında arkeolojik bir bölge olan Kaminaljuyu'daki 200 küçük tepenin büyük bir kısmı bu dönemde yapılmıştır. Bu tepeciklerin en büyüğü piramit şeklinde bir platformdur (yüksk. 20 m), içinde hücre şeklinde iki mezarlık bulunur. Bu odalardan birinin ortasında, tahta bir platformun üzerinde hükümdarın cesedi uzanır.
Etrafını çeviren birçok insan cesedinin ona öbür dünya yolculuğunda arkadaşlık etmesi için kurban edildiği sanılır. Ayrıca, yeşim taşı, kemik, deniz kabuğu, pirit süslemeleri ve yığın halinde zarif çömlekler gibi zengin mezar sunguları da etrafını sarar. Bu derece ince iş ve emekle meydana getirilen mezar, insanlar arasındaki sosyal ilişkilerin ne kadar geliştiğini ortaya koyar. Pasifik kıyılarında da büyük arkeolojik bölgelerin olduğu bilinir.
Merkezi Maya'da insanların yaşadığını gösteren en eski kalıntılar, çömlekler, taş ve kemikten yapılmış âletler ve deniz kabuğu süslemeleridir. Bu kalıntılar, Guatemala'nın Peten idare bölgesindeki Uaxactun harabelerinde, daha sonraki bir devre ait olan yapıların altındaki bir yığınakta bulunmuştur. Değirmen taşlarına rastlanmaması, bu devirde Merkezi Maya'da henüz mısır yetiştirilmediğini gösterir.
Uaxactun'da veya Merkezi Maya'nın herhangi bir bölgesinde, bulunan en eski binalar bu yığınaktan daha sonraki bir devre aittir. Burası merdivenli ve yassı piramit şeklinde dış duvarları, alçıdan yapılmış garip insan yüzleriyle süslü bir tapınağın temelidir. Bu tapınağın milâdi yıl ile M.S. 250 arasında yapıldığı sanılır.
Kuzey Maya'da 1940'tan sonra yapılan araştırmalar, bu bölgeye yerleşme tarihinin Maya'nın diğer bölümleri kadar eski olduğunu ortaya koyar. Yucatan'daki yapı mimarisinin başlangıcı da, Peten idare bölgesindeki kadar eskidir. Yaxuna'daki (Yucatan) yüksek suni tepeciğin yukarıda adı geçen Uaxactun tapınağıyla aynı devre ait olduğu sanılır.
Klasık Devir
M.S. 300'den 900'e doğru merkezi bölgede gelişen medeniyet, hem Maya'nın en parlak, hem de İspanyolöncesi Amerika'nın en önemli medeniyetiydi. Silavanus Griswold Morley bu döneme "Eski Maya imparatorluğu" adını verdi.
Bu parlak dönemi niteleyen özellikler şunlardır: büyük mimari gelişme ve tonozlu taş binalar; yüksek piramitlerin tepesindeki tapınaklar (bu tapınakların en yükseği Tikal'deki IV. tapınaktır; yüksk. 70 m); heykelcilik, resim ve süslü çömleklerde büyük bir gelişme; hiyeroglif yazısı; ileri matematik (sıfır kavramı, sayı ve işaretler sistemi v.b.); astronomi alanında görülen büyük gelişmeler; karmaşık takvim hesapları ("cüzün hesap") dikilitaş kültü ve tabiat kuvvetleriyle doğrudan doğruya ilişkisi olmayan tanrılar.
Bu özellikler, J. Eric S. Thompson'ın dediği gibi "hiyerarşik kültür"ü meydana getirir. Bunlar, köy kültürünün unsurlarını gölgede bırakan, şehir kültürünün özellikleridir. Köy kültürünün unsurlarını çiftlik ve besin üretimi faaliyetleri, ev sanayileri ve doğrudan doğruya tabiat kuvvetlerine bağlı basit bir din meydana getiriyordu. Karmaşık takvim hesapları (zamanı ölçmek için yapılan uzun hesap sistemi) ve dikilitaş kültü, klasik maya medeniyetinin en orijinal özelliklerindendir.
Kültür Merkezleri
Klasik maya medeniyeti merkezlerinin, Tikal (Peten idare bölgesi, Guatemala), Halenque (Chiapas, Mexico) ve Copan (Honduras) olduğu sanılır. Diğer önemli yerler şunlardır: Usumacinta ırmağının drenajındaki (Meksika-Guatemala)
Bonampak, Yaxchilan ve Piedras Wegras; Uaxactun ve Holmul (Peten departmanı, Guatemala); Calakmul (Güney Campeche, Meksika); San Jose (İngiliz Hondurası) ve Aşağı Montagne vadisindeki (Guatemala) Qairigua.
Bazı akeologlar, bu merkezlerin birer gerçek şehir olduğunu kabul etmezler, onlara âyin merkezleri demeyi tercih ederler. Bu merkezlerin, bir şehir kadar geniş olduğu ve böylelikle nüfuslarının da çok olabileceği göz önünde bulundurulursa, bu merkezlerin dini olduğu kadar siyasi ve ticari merkez rolünü de oynamış olması muhtemeldir.
Güney Maya. Klasik dönem boyunca, Güney Maya ile Merkezi Meksika arasında sıkı ilişkiler kuruldu. M.S. 300 ve 600 yılları arasında Kaminaljuyu. Merkezi Meksika etkilerini, Copan'ın aşağısındaki Guatemala dağlık bölgelerine yayma merkezi hizmetini gördü.
1930'ların sonlarında, Alfred Vincent Kidder ve arkadaşlarının Kaminaljuyu'daki büyük mezarlarda ortaya çıkardıkları buluntular. Maya bölgesiyle Meksika vadisinin büyük bir merkezi olan Teotihuacan arasındaki ilişkileri açıklığa kavuşturur. Thompson, Pipil'lerin M.S. 700-850 arasında pasifik kıyılarına geldiklerini gösteren arkeolojik deliller keşfetmiştir.
Yucatan
Yucatan yarımadasındaki, Oxkintok (Yucatan devleti) ve Coba (Quintana Roo) harabeleri klasik döneme aittir. Uzak yerlere kadar uzanan bir yol sisteminin merkezi olan Coba özellikle, aşağı yukarı M. S. 600-750 yılları arasında gelişti. Yollarından biri 100 km kadardır. Yucatan, Campeche ve Quintana Roo'nun, Uxmal, Kabah, Sayil, Labna, Edzna, Santa Rosa, Xlabpak, Rio Bec, Xpuhil gibi birçok ünlü arkeoloji bölgesinin ve Chichen İtza'daki en eski binaların tarihi M.S. 600-100 arasına rastlar.
Çöküş Devri
Maya medeniyeti, belirli bir gerileme devrine girmeden, gelişmesinin doruğundayken birden çöktü. M.S. 800-900 (veya 950) yılları arasında, şehirler veya ayin merkezleri birbiri ardından söndü. Şehir kültürü (Thompson'ın "hiyerarşik kültür"ü) kayboldu ve yalnız köy kültürü kaldı. Bu tarihlerde köylerde bile nüfusun hayli azaldığı sanılır.
Bu buhranın sebepleri bilinmez. Bunu açıklamak için birçok varsayım öne sürüldü. Bazıları tamamen hayal mahsulüdür. En sağlam görünenler ise bu çöküşü toprağın kuvvetten düşmesine veya köylülerin hâkim sınıfa karşı ayaklanmalarına bağlarlar.
Arkeolojik belgeler de M.S. 630 yılından itibaren Merkezi Maya'nın kuzey ve güney bölgeleri arasında devamlı savaşlar olduğunu ortaya koyar. Maya medeniyetinin çökmesinde bütün bunların katkısı bulunmuş olabilir, yalnız bu faktörlerin Merkezi Maya'dan çok daha geniş topraklarda kendisini hissettirdiğini de belirtmek gerekir. Meso-Amerika, genel buhran dönemine IX. ve X. yy.larda girmiştir.
M.S. 900'den sonra Maya - Yucatan
Klasik devirde Yucatan'da gelişen merkezler X.yy.'da parlaklığını kaybetti. Bununla birlikte bu devri, toltec etkisi altında kültür yönünden bir canlanma devri izledi. Morley, Yucatan tarihinde, ispanyol fethine kadar süren bu döneme "Yeni imparatorluk" adını verir. Bu devir, Tabasco ve Güney Campeche'ten geldikleri sanılan İtza'ların akınıyla başlar.
İtzalar toltec kültüründen geniş ölçüde etkilenmişlerdi ve belki de başlarında toltec şefleri vardı. Bunlar Yucatan'da bir çeşit konfederasyon meydana getiren sülâleler kurdular. 987'ye doğru İzalar tarafından kurulan Chichen İtza, aşağı yukarı 1204'e kadar konfederasyonu yönetti.
Bu tarihlerde Mayapan ve Izamal hükümdarlarının ayaklanmaları Chichen İtza'nın hâkimiyetine son verdi. Bunu. Mayapan şehrinin hâkim olduğu bir devir izledi. 1460'a doğru yeni bir ayaklanma bu hegemonyaya da son verdi. Mayapan'ın düşmesinden sonra, Yucatan siyasi yönden, birbirinden bağımsız 18 kadar savaşçı hükümete bölündü. Kültür yönünden ise Chichen itza'nın düşmesinden itibaren bir gerileme olduğu gerçektir.
1511'de, gemi kazasına uğrayan 12 kadar ispanyol, Yucatan sahillerine vardı. Mayalar bunların çoğunu kurban etti. 1517'de Francisco Hernandez de Cordoba, Yucatan kıyılarına ilk keşif gezisini yaptı. Francisco de Montejo 1527-1528 ve 1531-1535 yılları arasında Yukatan'ı ek geçirmek için iki kere teşebbüse geçtiyse de başaramadı. Fakat oğlu Küçük Francisco de Montejo 1540-1546 arasında Yucatan'ı İspanya krallığının bir parçası haline getirmeyi başardı.
Güney Maya
Klasik medeniyetlerin çökmesinden sonra Toltec'ler Güney Maya'daki Guatemala dağlık bölgelerini de istilâ ettiler. İstilâcılar yerli sülâleler kurdular. İspanyolların gelmesinden önceki yüzyıllar sürekli savaşlarla geçti. Quiche'ler ve Cakchiquel'ler, Mam'ların, Tzutuhil'lerin ve Pipil'lerin elinde bulunan, dağlık bölgelerin Pasifik kıyılarındaki kakao üreten zengin toprakların bir kısmını ele geçirmeyi başardılar.
1500'e doğru, büyük aztek fatihi Ahuitzotl'un Chiapas'ta yaptığı savaş, pasifik kıyılarının fethiyle ve dağlık bölgede garnizonların kurulmasıyla sonuçlandı. Bununla birlikte Aztekler, bugünkü Meksika ve Guatemala sınırının daha ötesine yayılmadılar. 1524'te ispanyol kaptanı Pedro de Alvarado Güney Maya'yı fethetti.
Merkezi Maya
Merkezi Maya'nın bu devriyle ilgili elde çok az tarihi ve arkeolojik belge vardır. İlk İspanyol seferleriyle ilgili rivayetlere göre, bu bölgede nüfus dağınıktı ve bölge siyasi yönden bölünmüştü. Kasabalar, siper kazıkları ve hisar hendekleriyle tahkim edilmişti. Peten Mayaları bağımsızlıklarını ve kültür geleneklerini 1697'ye kadar korudular. Aynı yıl Martin de Ursua, Peten gölü çevresindeki son maya istihkâmlarının fethini tamamladı.

Numberone is offline  
Eski 29-01-2007, 10:48 PM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Konum: Umudun Göz Yaşları..!!!
Yaş: 3
Mesaj: 6,085
Üye No: 21876
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 8268
Rep Puanı : 825903
Rep Derecesi
RoJa__WeYSeL has a reputation beyond reputeRoJa__WeYSeL has a reputation beyond reputeRoJa__WeYSeL has a reputation beyond reputeRoJa__WeYSeL has a reputation beyond reputeRoJa__WeYSeL has a reputation beyond reputeRoJa__WeYSeL has a reputation beyond reputeRoJa__WeYSeL has a reputation beyond reputeRoJa__WeYSeL has a reputation beyond reputeRoJa__WeYSeL has a reputation beyond reputeRoJa__WeYSeL has a reputation beyond reputeRoJa__WeYSeL has a reputation beyond repute
Varsayılan


spas hewal paylasım için

RoJa__WeYSeL is offline  
Eski 29-01-2007, 10:48 PM   #3 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Feb 2006
Konum: arıyor...
Yaş: 23
Mesaj: 8,021
Üye No: 737
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 192000
Rep Puanı : 5642455
Rep Derecesi
Numberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond reputeNumberone has a reputation beyond repute
Varsayılan


Dalgıçlarla bilim adamları nizam-ı âlem adına insanların kurban edildiği Yucatán'da Mayaların kutsal saydığı düdenleri araştırıyor. Buralarda yeni bulunan iskeletler, Mayaların insan kurban etme kültürüne ilişkin kanıtlar sunuyor.



Yeraltındaki görevini tamamlayan Arturo González başının üstündeki gıcırdayan makarada ağır ağır dönmekte olan halatın çektiği metal bir sandalyede dar kuyudan çıktı, siyah dalış giysisinden sular damlıyordu. Meksikalı sualtı arkeoloğu González, az önce Yucatán Yarımadası'nın dikenli ormanındaki eski bir taş kuyunun 20 metre altında saklı bir düdenin dibine dalmıştı. Ellerinin arasında kapağı kapalı plastik bir kap tutuyordu.

Ekip arkadaşlarının umut dolu yüzleriyle kuşatılmış bir halde yüzeye çıkan González çevresine bakınarak, araştırma projesinin yönetmenlerinden biri olan genç arkeolog Carmen Rojas'ı arayıp buldu ve kabı ona teslim etti. “Sakın düşürme” dedi. Rojas González'in sözlerine aldırmayarak kabı, fiziki antropolog Alejandro Terrazas'ın sabırsızlıkla beklediği metruk bir hacienda'nın (çiftlik evi) arkasındaki dört yanı açık konservasyon laboratuvarına götürdü.
Kapağı açtılar. Terrazas kafatasını yavaşça çıkarıp özenle eline aldı. Kafatası yüzlerce yıllıktı; ancak Terrazas, kafatası kas ve deriyle kaplıyken bu genç Maya'nın nasıl bir yüze sahip olduğunu ve canlı olsaydı siyah gözlerinin kendisine nasıl bakıyor olabileceğini kestirebiliyordu.
Adam öldüğünde 25 yaşlarında olmalıydı; Mayalar'da âdet olduğu üzere bebekken yumuşak kafatası biçim vermek için tahta levhalarla bağlanıp sıkıştırılmış olduğundan, alnı göz çukurlarından geriye doğru belirgin biçimde meyilliydi. Yaşamı vahşi bir şekilde son bulmuştu; kafatasında kesikler vardı, bıçakla yarılmış gibiydi.
Terrazas kesik izlerini yakından inceledi. “Bunun derisi yüzülmüşe benziyor” dedi.
Belki de kurban edilmişti. Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü'nün (INAH) Sualtı Arkeolojisi Bölümü'nden gelen ekibin son iki yıl içinde araştırdığı 20 kadar tatlı su havuzunun, yani obrukların berrak derinliklerinde bulunmuş olup derisinin yüzüldüğüne dair işaretler taşıyan ilk kafatasıydı bu. Genç bir adam olan Terrazas hiç dehşete kapılmış gibi görünmüyordu. Kafatasını yumuşak ve nazik bir hareketle kaptaki ıslak pamuktan yatağına yerleştirdi.
“Mayalara göre beden, öbür dünyaya yolculuk için bir araçtı” dedi Terrazas. “Bir Maya keşişi bir insanı kurban ettiğinde, bunu kendi özel evreninin kuralları çerçevesinde yapıyor; o evrenin sürekliliğine katkıda bulunuyordu. Mesele iyilik ya da kötülük değil. Ben ahlaki saptamalarda bulunmak değil, anlamak istiyorum.”
INAH ekibini bu arkeolojik alana ilk kez, araştırmacı ve fotoğrafçı Wes Skiles getirdi. Skiles üç haftalık bir keşif gezisi için INAH'ın bilim adamlarına katılan belgesel ekibinin başındaydı.
Bilimsel ve kültürel açıdan yarar sağlayacak tüm obrukları kayda geçirmek amacıyla altı yıldır sürdürülen bir araştırmanın parçası olan bu keşif gezisini tetikleyen şey, zaman kaybetmeden harekete geçme duygusuydu. Son yıllarda hem Yucatán eyaletinin hem de komşu Quintana Roo eyaletinin sınırları içindeki Yucatán Yarımadası'nın gözenekli kireçtaşı zeminini bir anlamda kalbura çeviren obruklar ve sualtı mağaraları araştırılmakta, keşfedilmekteydi; zaman zaman spor amaçlı dalan ve sayıları her geçen gün artan dalgıçlar buralara zarar vermekte ya da buraları yağmalamaktaydı. Obruklara yılda 10.000 kadar amatör dalgıç girer. INAH arkeologları daha fazla hasar oluşmadan mümkün olduğunca çok obruğu belgelemek için bu dalgıçlarla işbirliği yapmaya hazırdı.
Neredeyse 30 yıl önce Meksika'ya bu disiplini tanıtmış olan INAH sualtı arkeolojisi bölümünün yöneticisi Pilar Luna, “Ne zaman bir dalgıç oradan bir şey alsa, yapbozun bir parçasını kaybediyoruz” diyor. Arkeologlar, obrukları sistematik bir biçimde araştırmaya yönelik mağara dalışları için gereken becerileri son beş yıl içinde edindi. “Sonunda suya girdik” diyor Luna.
INAH ekibi bir plantasyonun yıkıntıları arasında kamp kurdu. Ekip, obrukları yeraltı dünyasına açılan kutsal girişler olarak gören eski Mayalarla ilgili olduğu kadar, yarımadanın tarih öncesine ve Maya öncesi zamanlarına ilişkin ipuçları sunan oluşumların jeolojisi ve fosil bulgularıyla ilgili daha fazla bilgi edinmeyi de umuyordu. Ekip şimdiden bir bulguya ulaşmıştı: Yarımada üzerinde şimdiye dek kayıtlara geçmiş en eski insan yerleşimine işaret eden karbon tarihlemesi yapılmış 10.200 yıllık bir ateşin külüydü bu. Farklı disiplinlerden uzmanların oluşturduğu ekip bilimsel makaleler, bir kitap ve gezici sergi için bu alandaki buluntulardan yararlanmayı umuyordu. Buradan ayrıldıklarında yerli halkı, arkeolojik alanları korumaları için daha donanımlı bir halde bırakmayı da amaçlıyorlardı.
Maya uygarlığı İÖ 600 dolaylarında yükselişe geçti ve Milat'tan kent devletlerininçoğunun siyasi kargaşalar sonucunda çöktüğü İS 900'e dek, günümüzde Orta Amerikave Meksika sınırları içinde kalan geniş bir alana hükmetti. Karmaşık mimari vesanat eserleri üretmenin yanı sıra matematik ve astronomide Arap ve Hint dünyalarıylarekabet edecek düzeyde geliştiler.

Makalenin tamamını
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] dergisinin sayfalarında bulabilirsiniz.



Bunu Biliyor muydunuz?

Guatemala, Meksika, Honduras, El Salvador ve Belize'de alti milyonu askin Maya yasiyor. 16. yüzyildaki Ispanyol Fethi sirasinda pek çok Maya çatismalar ya da ilk kez karsilastiklari hastaliklar yüzünden telef oldugu halde bazilari hayatta kaldi; ama zenginlikleri ve güçleri ellerinden alindi ve dini inançlarinin geregini yerine getirmelerine engel olundu. Eski kutsal metinlerinin elyazmalari yakildi ve Maya yazisi yasaklandi. Taptiklari ilahlara, âdetlerine, kozmolojilerine ve tarihlerine iliskin bir yigin bilgi sonsuza dek yitip gitti.
Ama hayatta kalan Mayalar geleneklerine siki siki tutundular, kültürlerinin pek çok simgesinin zamana dayanmasini sagladilar. Ispanyol yönetiminin gücünün zayif oldugu ücra köylerde, aileler Maya toplumunun özünü koruyarak tarima bagli yasamlarini sürdürdüler. Günümüzde birçok Maya ailesi, bir zamanlar atalarinin yapmis oldugu gibi tarimla ugrasiyor ve merkezi pazarlarda ürün alip satiyor. Kimisi de dokuma, resim ve yontuculuk gibi geleneksel elsanatlarini yasatiyor. Çagdas Maya dini, eski inanç ve âdetlerin çogunu koruyup Katolikligin ögeleriyle birlestirmis. Yil boyunca Mayalarin eski tanrilarinin yerini almis olan atalarin ve azizlerin anildigi törenler gerçeklestiriliyor. Daglik bölgelerdeki topluluklarda hâlâ "anma günlerinin takipçileri"ne, yani 260 günlük takvimi tutan ve yilin o zamaninin anlam ve önemine iliskin titizlikle hazirlanmis ayinler gerçeklestiren Samanlara rastlaniyor.
Bazi etnologlar, Maya kültürünün modern dünyanin baskilarina direnip direnemeyecegini merak ediyor. Orta Amerika'nin tamaminda 31 Maya grubu yasiyor ve hepsi de ayri bir lehçe konusuyor. Meksika'daki Tzotil benzeri bazi gruplarin nüfusu 100.000'i asiyor, öte yandan Chiapas yagmur ormanindaki Lacandón, birkaç yüz kisiden ibaret. Nispeten küçük gruplarin durumu daha nazik olmasina karsin tüm gruplar turizm, ormansizlastirma, ekonomik çöküntü ve siyasi kargasanin tehditleriyle yüz yüze.


Mezoamerika'nın eski Mayalar'ı, bütün Amerikan uygarlıklarının en gösterişlisi ve uzun ömürlüsüydü. Bir zamanlar mütevazı köy çiftçileri olan Mayalar tropik ülkelerini güçlü lordlar tarafından yönetilen site-devletlere dönüştürmüşlerdi.

İsa'dan önceki son birkaç yüzyılla 900 yılı arasında Maya uygarlığı Meksika'nın güney ovaları ile Guatemala ve Honduras'ta gelişmişti. Copan, Palenque ve Tikal gibi saldırgan site-devletler büyük hanedanların yönetimindeydi ve bunlar yönetici ve şaman, insanlar, atalar ve tanrılar arasında aracılar olarak hüküm sürüyorlardı. Bu insanlar kendilerini Dünya Ağaçları, insanların manevi dünya ile iletişim kurabildiği araçlar olarak görmekteydiler.

Bir Maya lordu laik bir hükümdardan çok daha fazla bir şeydi. Ailesine ve küçüklü büyüklü topluluklara krallık kutsal bağıyla ve onun atalara soy bağlarıyla bağlı olan Maya yaşamıydı. Mayalar için talihsiz olan, benimsedikleri bu krallık türünün çevre koşulları göze alındığında sürdürülemez olan bir tarımsal ekonomiye dayanıyor olmasıydı.

800 yılı civarında Güney Maya Uygarlığı aniden çöküverdi. Bölgenin büyük tören merkezleri terk edildi, çok geniş bir alan bir daha asla dönülmemek üzere boşaltıldı. 25.000 ile 80.000 nüfuslu (tahminler farklıdır) bir kent olan Tikal bu rakamın üçte birine düştü. Sağ kalanlar büyük piramitlerin ve sarayların yıkıntıları arasına sığınıp eski yaşantılarının hiç olmazsa bir derece benzerini sürdürmeye çalıştılar. Ancak aradan birkaç kuşak geçince bunlar da gittiler.

Araştırmacılar Maya uygarlığının çöküşü konusunda çok uzun zamandır kafa yormakta ve bunu ekolojik değişim, toplumsal karışıklık, siyasal devrim ve savaş gibi nedenlere bağlamaya çalışmaktadırlar. Son zamanların palaeoklimatik bulgular, baş nedenlerden birinin kuraklık olduğunu ortaya çıkarmışsa da, bu geçmişin en büyük muammalarından biri olarak kalmakta devam etmektedir.

Maya çöküşünü araştırmış olan herkes bunun ekolojik, siyasal ve toplumsal unsurların birleşiminden kaynaklandığını kabul etmektedir. 800 yılına gelindiğinde güney ovalarının nüfus sıklığı kilometre kare başına 200 kişi gibi öyle bir rakama erişmişti ki, aç çiftçilerin gidebilecekleri boş arazi kalmamıştı. Çöküş geldiğinde Maya tarımsal üretimi artık sınırlarına varmış, insanları kuraklıktan ağır zarar görecek bir halde bırakmıştı. Yeni bir kuramlar kuşağı, suçu kısa vadeli iklim değişikliğine bağlamaktadır.



Tikal, Maya site-devletlerinin en büyüğü olup stratejik ticaret yollarının ortasında yer alıyordu. Bu güçlü tören merkezi 800 yılından sonra hızla gerilemiştir.

MAYA TARIMCILIĞI

Maya ovaları verimli Nil Vadisi'ne de, Peru'daki yoğun bir sulamaya sahip Moche Ülkesi'ne benzemez. Peten-Yukatan yarımadası drenajı zayıf ve pek az sürekli akarsuyu olan kireçtaşından büyük bir kıta sahanlığıdır. Sıcak ve rutubetli ovalarda yağmurlar düzensizdir, eski çağlardan bu yana var olan sık ormanlar Mayalar tarafından kesilerek tarım arazisi açılmıştır.

Bugün görülen yeşillik yeniden ağaçlandırılmış alanlardır. Bu acımasız çevre koşullarında toprak verimsizdir ve ancak ormanlar yakılarak tarım yapılabilir. Milpa adı verilen bu temizlenmiş arazi iki yıllık verime sahipti ve yedi yıl nadasa bırakılırdı. Bu tarlalar değil bir kenti, bir köyler topluluğunu bile beslemeyeceğinden Mayalar bataklıkları kurutmuşlar, tarım açısından işe yaramaz toprakları çok üretken tarlalara dönüştürmüşlerdi.

Ama ancak bol miktarda yeraltı suyu olduğu sürece bu tarım devam edebiliyordu. Ayrıca tepe yamaçlarında teraslar kurmuşlar, her karış topraktan mümkün olan en çok verimi elde etmeye çalışmışlardı.

Çöküşten çok önce Mayalar'ın tarımsal üretimi sınır noktalarına varmak üzereydi. Kısa vadede bu yoğun tarımcılık giderek genişleyen yönetici ve soylu sınıfın üretim ve mahsulü vergi yoluyla yakından kontrol ettikleri dönemde yerel düzeyde başarılı olmuştu. Ama büyük çaplı sulama işletmelerinin standardizasyonu mümkün kıldığı Mısırlılar ya da Mocheler gibi, geniş alanlarda tarımsal üretimi standart bir hale getirememişlerdi.

Maya ekolojisi çok değişikti, hassas ve çok çabuk tükenen tropik topraklara ve düzensiz yağışlara sahipti. Toprağın verimim kaybettiği ve tufanı andıran yağmurların açılmış arazinin üst tabakasını alıp götürdüğü bir dönemde çiftçiler, efendilerinin giderek artan ürün talepleriyle karşı karşıyaydılar. Büyük bir kuraklık döngüsü son darbeyi indirecekti.



Tulum'daki bu küçük Maya kenti Kuzey Yukatan'daki Karayip kıyılarında alçak bir tepe üzerine kurulmuştur. Maya uygarlığı İspanyol fethine kadar kuzey ovalarında ayakta kalmış, hatta gelişmiştir.

KURAKLIKLAR

Bölgenin göllerinin dibinde biriken tortu tabakalarından değişen iklim koşullan kesin olarak tespit edilmektedir. Yukatan'da Chichancanab Gölü ilk olarak İÖ 6200 yılı civarında, Karayipler deniz düzeyi ve yerel yeraltı suları yükseldiği zaman dolmuştu.

Gölün tortularından alınan örnekler koşulların İÖ 1000 yılına kadar nisbeten yağışlı devam ettiğini, iklimin ondan sonra kurumaya başladığını göstermektedir. Kuruma devam ederek 800 ile 1000 yılları arasında doruk noktasına -yani Maya çöküşü zamanına- erişmiştir, iki yüzyıllık bu dönem son 8000 yılın en kurak geçen iki yüzyılıydı.

Quintana Roo bölgesinde Punta Laguna Gölü tortu tabakalarını öyle hızlı biriktirmiştir ki, delgiyle alınan örnekler yağışlı ve kurak yılları bir ağaç halkası kadar hassas olarak vermektedir. 585 yılında sık ve şiddetli kuraklık dönemleri olmuştur ve bu Andlar'da Quelccaya buzuluyla belirlenen ve Moche Uygarlığı'nı etkileyen büyük kuraklığın zamanına denk düşmektedir.

Bu kuraklık Maya yaşamında bazı aksaklıklara neden olmuş, ama ardından iki yüzyıllık bol yağmurla hızlı bir büyüme yaşanmıştır. Sonra 725 ile 1020 yılları arasında bölge yine uzun bir kuraklık dönemine girilmiş, bu da 862 ile 986 yılları arasında doruk noktasına erişmiştir. Kuraklık 1020 yılında aniden sona ermiştir. Ve göl yüz yıl içinde 8000 yılın en yağışlı koşullarını yaşamıştır.



(Solda) Mayalar üstün zanaatkarlar ve sanatkârlardı. Bu yeşim taşından, Mısır Tanrısı'nın başını taşıyan vazo, Tikal'da Geç Klasik dönem bir mezardan çıkarılmıştır. (Sağda) Popol Vuh'ta kayıtlı olduğuna göre Kahraman İkiz Hunaphu, Maya yaratılış efsanelerinde yer alır. Babası Mısır Tanrısı'nın hiyeroglifi, bir çanağın çevresinde görülüyor. Maya efsanelerine göre insan mısırdan yaratılmıştı ve mısır Mayalılar için çok önemliydi.

ÇÖKÜŞ

8. ve 9. yüzyıl kuraklıkları başladığında Maya Uygarlığı zaten giderek artan bir baskı altındaydı. Hızla büyüyen kentlerde soyluların sayısı çok fazlaydı ve bunlar ayrı hiziplere bölünüp parçalanmışlardı. Çok uzaklardan gıda maddeleri ithal ediliyordu.

Askeri üstünlük ve prestij rekabeti halk üzerinde büyük baskılar yaratmaktaydı. Kuraklıklar artık bardağı taşıran son damla oldu. Ürün azaldıkça gelirler de hızla düşmeye başladı. Güçlü lordlar huzursuz ve aç toplum karşısında dünyevi ve manevi güçlerinin azaldığını görmeye başladılar.

Kuraklık ve bunun çevre koşullarında yarattığı hasarla hiçbir hükümdar başa çıkamazdı. Binlerce kişi açlıktan ölürken, kalanlar büyük kentleri terk ederek küçük yerleşim birimlerine dağıldılar. Copan kenti hinterlandında yapılan araştırmalar bu nüfus azalmasını göstermektedir.

700 ile 850 yılları arasında kentte ya da kent yakınlarında 20 ile 25000 kişi yaşıyordu ve nüfus her 80-100 yılda bir kat artıyordu. 850 yılından sonra kent, nüfusunun yarısını kaybederken, kırsal nüfus yaklaşık yüzde 20 arttı. 1150'den sonra ise Copan Vadisi'nin nüfusu yalnızca 2000-5000'di.

Çöküş sıkıntısız ve savaşsız olmadı. Bir örnek vermek gerekirse, 645 yılında günümüz Kuzey Guatemala'sındaki Dos Pilas hükümdarları topraklarını genişletmek için askeri harekâta geçtiler. Dos Pilas, 761 yılına kadar zengin bir ticaret merkezi oldu. Ancak bu tarih geldiğinde hükümdarlar artık aşırıya kaçmaya başlamışlardı.

Yakınlardaki Tamarinditolar bir zamanların bu güçlü komşusuna saldırarak hükümdarını öldürdüler. Kalan soylular kaçıp Aguateca tepesinde gayet iyi tahkim edilmiş bir merkez kurdular. Burada sürekli saldırılara rağmen yarım yüzyıl daha direndiler ama sonra yoğun savaşlar sonunda oradan çeşitli yerlere dağıldılar.

Yine savunma önlemleri aldıkları bu yerlerde işleyecek yalnızca kurak topraklan olduğundan elde edilen ürün de sürekli düşüş göstermiş olmalıydı. Sağ kalan Aguatecalılar son bir direnişle Petexbatun Gölü'ndeki yarımadada üç derin hendek kazarak kendilerine bir ada kale yaptılar. Ancak burası da 800'lerin kuraklığı sırasında terk edildi.

Uzun kuraklık dönemlerinin etkileri Maya dünyasına dalga dalga yayıldı. Güney ovaları uygarlığı hemen hemen tümüyle çöktü ve Maya yaşamının merkezi yeraltı sularının yüzeye daha yakın olduğu Kuzey Yucatân'a kaydı. Güneyde kuraklık ve isyancı halk nedeniyle krallık sendeledi. Maya site-devletlerinin o karmaşık yapısı birkaç kuşak içinde iskambil kâğıdından yapılmış gibi yıkıldı.



Metinde sözü edilen bellibaşlı merkez ve mekânları gösteren Maya haritası.



Günümüz Honduras'ında Mayalar'ın Copan kentinin Tatiana Proskouriakoff tarafından canlandırılmış resmi. Arkeologlar mekânın mimari tarihini çözebilmişler ve kent ile çevresinde yapılan araştırmalar, nüfusun 8 ila 9. yüzyıllarda çöküşünü belgelemiştir

__________________
Numberone is offline  
Eski 14-02-2007, 07:40 PM   #4 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesaj: 65
Üye No: 51726
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 3
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi
mahmudem is on a distinguished road
Varsayılan


Gellek spaz hewal

__________________
mahmudem is offline  
Eski 14-02-2007, 07:45 PM   #5 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Konum: gizli bahçe..
Mesaj: 1,085
Üye No: 5955
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 119
Rep Puanı : 11554
Rep Derecesi
umutma has a reputation beyond reputeumutma has a reputation beyond reputeumutma has a reputation beyond reputeumutma has a reputation beyond reputeumutma has a reputation beyond reputeumutma has a reputation beyond reputeumutma has a reputation beyond reputeumutma has a reputation beyond reputeumutma has a reputation beyond reputeumutma has a reputation beyond reputeumutma has a reputation beyond repute
Varsayılan


önemli bir uygarlık heval. Maya piramitlerinin aslında Mısır piramitlerinden daha özel ve gizemli olduğunu okumuştum.. Ayrıca konuşlanma şekli Mısır piramitlerine çok benzer..

__________________
umutma is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
waya maya... toprak Helbesten Kurdi 6 24-12-2006 04:05 PM
Artık Akşehir Maya Tutmayacak... berxwedan Sınırsız Muhabbet Burada 2 16-09-2006 02:54 AM
maya medeniyeti agemzagros Genel Kültür 1 22-08-2006 10:12 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 06:24 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.