|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||
|
ANKARA
Türkiye’nin baskenti ve kalbi olan Ankara’nin Tontma Tas DEvri, Cilali Tas Devri ve Maden Devri ile Hitit dnemlerini yasadigi birçok arkeolojik kazilardan sonra anlasilmistir. MÖ: VIII. Yüzyilda ‘Ankuva’ adli Hitit sehrinin yerine ‘Phrygia’lilar tarafindan kurulmustur. Efsanelere göre Phrygia Krali Gordius’un oglu Midas tarafindan gemi çapasi (Anker) bulunan bu yerde kurulmustur. MÖ: VII. yüzyilda Lydia, MÖ: VI. Yüzyilda Pers, MÖ: 331 yilinda Iskender, MÖ: 189-25 yillari arasi Galat, MÖ: 25- MS: 395 yillari arasinda Roma ve 395-1074 yillari arasinda Bizans egemenliginde yasamistir. Galat devrinde sehre ‘Ancora’ denirdi. Romalilar zamaninda basilan paralarin üzerinde Ankara sehri armasi olarak gemi çapasi kullanilmistir. Bizans devri ise birçok Arap akini ile geçmistir.<br><br> Türklerin egemenlik süreci Selçuklularla baslar. Selçuklu devri (1074-1127)’ nde ise sehir ‘Zatül Selasil’ adini almisti. Islam (Arap) ve Türk yönetiminde iken kente ‘Engürü’ adi verilmistir. Bu kelime Farsça ‘ Engür’ (üzüm) sözcügünden ya da Ankara Kalesinin halka angarya ile yaptirilmasi nedeniyle ‘angarya’ sözcügünden geldigi sanilmaktadir. 1101 yilinda Haçli Ordusu tarafindan alinmistir. Danisment (1127-1243), Ilhanli (1243), Ahi (1243-1356) devirlerinden sonra 1356 yilinda Osmanli Padisahi Orhan Gazinin büyük oglu Rumeli Fatihi Süleyman Pasa (1316-1358) tarafindan Osmanlilarin eline geçmistir. 1402 yilinda Ankara’nin kuzeydogusundaki Çubuk Ovasi Ankara Savasina sahne olmus ve sonuçte az bir zaman için Timur’un eline geçmistir. Birkaç yil sonra tekrar Osmanli Yönetimine girmistir. Evliya Çelebi (1611-1681) Ankara’ya 1648 yilinda gelmistir.1833 yilinda Misir ordusu kenti almistir. Sehrin ilk plani 1839 yilinda Vinke tarafindan yapilmistir. Demiryolu Ankara’ya 1892 yilinda ulasmistir.<br><br> Milli Mücadele Türk Kurtulus Savasinin yönetim merkezi olmustur. Atatürk Ankara’ya ilk defa 27 Aralik 1919 tarihinde saat 15:30 ‘da gelmistir. Milli Mücadeleye Istanbul’dan katilan Ismet Inönü ise Ankara’ya 9 Nisan 1920 tarihinde gelmistir. 23 Nisan 1920 tarihinde ilk Büyük Millet Meclisi Ankara’da Ulus’taki bugünkü Büyük Millet Meclisi Müzesi binasinda 390 üyeden 120 üyenin katilmasiyla açilmistir. Bu ilk Meclisimize Ankara’dan seçilen milletvekilleri Ali Fuat Cebesoy, Haci Atif, Haci Mustafa, Ömer Mümtaz, Hilmi, Rüstem, Sakir ve Semseddin Beylerdir. 13 Ekim 1923 tarihinde Türkiye’nin baskenti olmustur. 29 Ekim 1923 tarihinde de Ankara’da Cumhuriyet ilan edilmistir. Cumhuriyette Ankara’nin ilk valisi Murad Bey, ilk Belediye Baskani Ali Haydar Beydir. 1 Temmuz 1929 tarihinde Ankara-Istanbul arasi ilk telefon hatti açilmistir. Bugün Istanbul’dan sonra Türkiye’nin ikinci kalabalik kentidir. Ankara ilinde yapilan kazilar ilk yerlesimlerin Tas Devri'ne kadar uzandigini göstermektedir. Ankara yöresindeki hemen her vadide Ilk, Orta ve Son Tunç çaglarina ait bir ya da birkaç höyük bulunmaktadir. Bunlarin baslicalari Ahlatlibel, Bitik, Karaoglan, Karayavsan ve Polatli höyükleridir. Yöre IÖ 2000-1200 yillari arasinda Hitit egemenligine girdi; daha sonra sirasiyla Frigya (IÖ 8.-7. yüzyil) ve Lidya (IÖ 7. yüzyil-IÖ 547) topraklari içinde kaldi. Gordion, Bestepeler ve Gölbasi’nda ise Hitit ve Friglere ait buluntular ele geçmistir. IÖ 7. yüzyilda Anadolu'da baslayan bölgeler arasi ticaretin ana ulasim yolu üzerinde bulunan Ankara kenti ile çevresi büyük önem kazandi. IÖ 547-331 arasinda Persler'in yönetimine giren yöre, Büyük Iskender'in dogu seferiyle, Anadolu'nun pek çok yeri gibi Makedonya Imparatorlugu'na baglandi. Büyük Iskender'in bugün Polatli ilçesinde bulunan Gordion'daki dügümü kiliciyla keserek çözmesi, her seyin güçle çözülecegini anlatan, günümüze kadar ulasmis bir söylencedir. Daha sonra, Balkanlar'dan geçerek Anadolu'ya gelen Galatlar IÖ 278-189 yillari arasinda Ankara ve çevresine egemen oldular. Sakarya ile Kizilirmak arasina yerlesen bu savasçi kavimden dolayi burasi Galatia adini aldi. Bölgeye IÖ 2. yüzyilda egemen olan Romalilar Ankara kentini yörede olusturduklari eyaletin baskenti yaptilar. Sonradan Bizans Imparatorlugu yönetimine geçen bölge 7. yüzyilda Sasaniler'in, 9. yüzyilda Abbasiler'in akinlarina ugradi. 1071'deki Malazgirt Savasi'ndan iki yil sonra Selçuklular Ankara'yi ele geçirdi. Daha sonra 1127'de Danismendliler'in egemenligine giren yöre 1143'te Anadolu Selçuklulari'nin eline geçti. Anadolu Selçuklu Devleti'nin dagilma döneminde Ankara'yi bir süre Ahiler (bak. AHILIK) yönetti. Ilk kez 1354'te Osmanli egemenligine giren yöre bir süre de Karamanli yönetiminde kaldi. 1361'de yeniden Osmanli topraklarina katildi. Il 1402'de, Yildirim Bayezid ile Timur arasindaki Ankara Savasi'na sahne oldu. |
|||||||||||||
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
ADANA
Bölgede yapilan kazilar Çukurova’da yerlesimin M.Ö. 3000 yillarina kadar uzandigini göstermektedir. Çukurova Gülek Bogazi nedeniyle Anadolu’yu hem güneye, Suriye üzerinden Arap ülkelerine hem de doguya Irak ve Iran’a baglayan kavsak durumunda olmustur. Günümüzde de uluslararasi karayolu, havayolu, demiryolu ve denizyolu ile bu önemini devam ettirmektedir. Adana sirasiyla su isimleri almistir: Uru Adania -Adad -Adanus -Ezene -Batana -Erdena son olarak da Adana ismi 1872’den itibaren resmi kayitlarda yer almis ve tescil edilmistir. Yöreye egemen olan uygarliklar Luvi Kralligi, Kizzuvatna Kralligi, Hitit Kralligi, Kue (Ove) Kralligi, Gec Hitit Kralligi, Asur Kralligi, Syennesis Kralligi, Pers Imparatorlugu, Helenistik Dönem, Selevkos Kralligi, Otonom Dönem, Roma Imparator1ugu. Orta çagda da Adana eski önemini korumaya devam etmis, bu durum ipek yolunun buradan geçmesiyle daha da artmistir. Bu dönemde buraya egemen olan uygarliklar sunlardir: Bizans Imparatorlugu devri (M.S. 395-638), Selçuklular Devri (M.S. 1071-1097), Ermeni Kralligi (M.S. 1097-1375). Bu dönemde çesitli uygarliklar yöreye egemen olmak için savaslar yapmislardir. Bu uygarliklar sunlardir : Misir Türk Memlükleri (MS. 1300 yillarinin basi), Ramazanogullari Dönemi (M.S. 1352-1608), Osmanlilar Dönemi (M.S. 1517-1918). I.Dünya savasinin bitis tarihi olan 1918’de Türkler için yeni bir mücadele baslamistir. 31 Ekim 1918’de Adana’ya gelen Alman Komutani Liman Von Sanders Pasa’dan Yildirim Ordulari Komutanligi’ni alan Mustafa Kemal, “Savas müttefikler için bitmis olabilir, ama bizi ilgilendiren savas, kendi istikbalimizin savasi ancak simdi basliyor” diyerek Adana’da Kurtulus Savasinin ilk isaretini vermistir. Bu sirada düsman kuvvetleri Adana ve yöresini isgal etmeye baslamislardir. Istanbul Hükümeti 23 Kasim 1918 tarihli bir yazi ile Adana ve yöresinin düsmana birakilmasini isteyen bir yazi göndermistir. Adanali bunu büyük bir tepki ile karsilamis, bu üzücü olayi protesto etmek için Içisleri Bakanligi’na “Feryatname” diye adlandirilan bir telgraf göndermistir. Fransiz isgal kuvvetleri planli bir sekilde Ermenileri Adana’ya, Dörtyol’a, Saimbeyli’ye, Kozan’a ve hatta Gaziantep ve Kahramanmaras çevresine de getirip yerlestirmislerdir. Amaçlari I. Haçli Seferleri (M.S 1097) sirasinda yaptiklari gibi Avrupa devletlerine destek veren bir Ermeni Devleti kurmakti. 1918-1919 yillarinda Adana’da isgalciler korkunç bir zulüm ve iskence uygulamislardir. Bunca baskiya dayanamayan Adanalilar örgütlenerek “Kilikya Milli Kuvvetler Teskilati”’ ni kurmuslar, Milli Direnme Mücadele Teskilati ile birlikte harekete geçmis1erdir. 20 Subat 1920’den itibaren Milli Kuvvetler zafer kazanmaya baslamis1ardir. “Karbogazi” olayi olarak da bilinen olay Kuva-yi Milliye’ nin ilk zaferidir. 28 Mayis 1920’de Fransizlar Mersin-Adana hattina çekilmisler, Kozan ve diger daglik bölgeleri tamamen birakmislardir. 10 Temmuz 1920’de Ermeniler tarafindan Türklere karsi bir soykirim harekati baslatilmis, bunun neticesinde Türkler Toroslara dogru kaçmislardir. Tarihte bu olaya “Kaç, kaç olayi” da denilmekledir. 5 Agustos 1920’de Mustafa Kemal Pasa, Fevzi Bey (Çakmak) ve milletvekilleri Pozanti’ya gelmis, burayi il haline getirerek Pozanti kongresini yapmislardir. Kasim 1920 tarihinde Fransizlar büyük bir yenilgiye ugramislar ve Fransiz Hükümeti T.B.M.M Hükümeti’ni resmen taniyarak baris yapmistir. 20 Ekim 1921 ‘de Fransizlarla “Ankara Anlasmasi” imzalanmistir. Bu anlasmaya uygun olarak 5 Ocak 1922’de Fransizlar Çukurova’dan tamamen ayrilmislardir. Bu tarihten itibaren Adana tekrar il statüsüne getirilmistir. Tarih Tarihte Kilikya adiyla bilinen Çukurova bölgesi çok eski çaglardan beri çesitli halklara yurt olmustur. Yöredeki kazilarda açiga çikarilan ve Cilali Tas Devri'nden (Neolitik Çag) kaldigi anlasilan buluntular, bu yörenin tarih öncesi çaglarda bile önemli bir tarim ve yerlesme merkezi oldugunu gösterir. Sonraki çaglarda tarimsal ürünlerin ticaretine baslayan bu halklar, o çaglarin ticaret yollari üzerinde büyük kentler kurdular. Zamanla kentler gelisti, küçük kralliklara dönüstü. IÖ 2000’lerde bu topraklarda yasayan Huriler, IÖ 1900’lerde Kizzuvatna Kralligi’ni kurdu. Misir ve Mezopotamya ile ticaretlerini gelistirebilmek için Orta Anadolu'dan Akdeniz kiyilarina inmeyi amaçlayan Hititler IÖ 1530 yilinda bu kralligi egemenlikleri altina alarak Çukurova'ya yerlestiler. Bugün Adana ili içindeki Karatepe ve Domuztepe'de yapilan kazilar, bu tepelerin yaklasik üç yüzyillik Hitit döneminde kurulan iki eski yerlesme oldugunu ortaya koymustur. Bereketli topraklari ve zengin bir kereste kaynagi olan ormanlariyla yöredeki öbür kralliklarin ilgisini çeken, üstelik önemli ticaret yollarinin kavsagi olan Kilikya, o tarihten sonra sürekli el degistirdi. Hititler'den sonra Asurlular'in, Persler'in, Makedonya Kralligi'nin ve Selevkoslar'in (Selefkiler) egemenligine girdi. IÖ 12'den, imparatorlugun parçalandigi IS 395 yilina kadar bu topraklar büyük Roma Imparatorlugu'nun bir parçasiydi. Imparatorlugu besleyen büyük çiftliklerin kuruldugu, bugün Yakapinar adiyla anilan Misis basta olmak üzere kentlerin büyüyüp gelistigi Roma döneminden sonra Adana yöresi Bizans egemenligine girdi Ikiye ayrilan Roma Imparatorlugu'nun dogu kanadi olan Bizans döneminde tarim ve dokumacilikla zenginlesen Adana topraklarina Müslümanlar'in yerlesmesi 651 yilina rastlar. Yörede Emeviler ve Abbasiler döneminden kalma birçok yapi vardir. Adana ve Çukurova kültürünün en renkli ögelerinden biri olan Türkmenler de ilk kez bu dönemde bu yöreye yerlesmeye basladilar. 1071'deki Malazgirt Savasi'ndan sonra Anadolu'ya giren Selçuklular, Haçli Seferleri'ne kadar Çukurova kentlerini ellerinde tuttular. Daha sonra, bu yörede yerlesmis olan Ermeniler'den Memlûklar'a geçen Adana topraklari, 1350'lerde Anadolu Beylikleri'nden Ramazanogullari'nin egemenligine girdi. 1517'de Osmanli yönetimine girerek bu yönetimin bir sancagi (bugünkü anlamiyla il örgütü) oldu. Kavalali Mehmed Ali Pasa'nin oglu Misirli Ibrahim Pasa 1833'te yöreyi denetimi altina aldi. 1840'ta yeniden Osmanli yönetimine giren Adana, özellikle 19. yüzyilin ikinci yarisindan sonra bir tarim ve sanayi merkezi olarak hizla gelisti.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
BURSA
Besbin yildan beri yerlesime sahne olan Bursa'nin 7 km. kuzeyinde Demirtas nahiyesinin 2,5 km. güneyinde, 90 m. çevresi 5m. yüksekligi olan "Demirtas Höyügü" yer almaktadir. Bu höyükte genellikle elde, az miktarda da çarkta yapilmis kase, küp ve testilere ait seramik parçalari bulunmaktadir. Bunlar erken bronz çagdan kalmis olup M.Ö.2500 yillarina tarihlenir. Kentin 14 km. batisinda, Çayirköyü'nün 1 km. güneybatisindaki "Çayirköy Höyügü"nün boyutlari Demirtas Höyügü ile aynidir. Burada bulunan seramik parçalarinda gri, kirmizi grikahverengi ve siyah renkler hakimdir. Bulunan seramik parçalarinin önemli kismi elde, çok az miktardakiler de çarkta yapilmistir. Höyügün en eski buluntusu M.Ö.2700 yilina aittir. Günümüzden yaklasik 5000 yil önce insanlarin yerlestigi bu topraklara M.Ö. VII. yüzyilda Trakya'da Strümon nehri kenarinda oturan Bitynler ve akrabalari Tnyniler Iskit saldirilarina karsi koyamayinca kuzeybati Anadolu'ya göç ederek yerlesirler. Bu verimli topraklara Bitynia adini verirler. Kisa zamanda sinirlarini genisletmelerine ragmen M.Ö.VI yüzyilda bölgede güçlü orduya sahip Lidyalilarin hakimiyetine girmekten kurtulamazlar. M.Ö.546'da Lidya Krali Kroisos, Pers ordulari karsisinda maglup olunca bölge M.Ö.453 tarihine kadar Pers ImparatorIugu sinirlari içine girer. Makedonya Imparatoru Iskender'in bu bölgeleri hegemonyasina almasi M.Ö.325 yilindan ölümüne kadar devam eder. Bithnia ve Küçük Asya topraklari Iskender'in ölümü üzerine komutanlari arasinda yapilan paylasimda Antigonos'un idaresine girer. Fakat Iskender'in komutanlari arasinda bir süre mücadeleler devam eder. Bu firsattan Bithynia Kralligi yararlanir. Bitynlileri yöneten Doidalses bölgede bagimsiz bir krallik gelistirdi. Krallik Zipoites (M.Ö.327-279) zamaninda komsulari tarafindan taninip saygi gördü. Ziopites'in oglu I.Nikomedes (M.Ö.279-250) yillari arasinda sinirlari genisletti. Küçük Asya'nin en saygin kralligi haline getirdi. Orta Avrupa'dan üç kol halinde akan Galatlar (M.Ö.278-277) yillarinda, Bati Anadolu'dan baslayarak önüne gelen her yerlesim birimini istila edip yagmaladilar. Galat akinlarindan sonra Anadolu'da çesitli kent devletleri olustu. Bu sarsintidan sonra Ziaelas (M.Ö.192-146) II.Nikomedes M.Ö.146-92, III.Nikomedes M.Ö.92-75 ve IV.Nikomedes M.Ö.75-74 tarihleri arasinda ülkeyi yönettiler. II.Nikomedes, batidaki Roma Imparatorlugu'na karsi Pontus krali Mitridates ile anlasti. Fakat yerine geçen III. Nikomedes babasinin izledigi politikanin tam tersini tatbik edip, Roma Imparatorlugu ile anlasip Pontus Kralligi ile çatismaya giristi. Bunda basari kazanamamasina karsin Roma Imparatorlugu'nun özel destegi ile istiklalini korudu. Ölünce yerine geçen IV.Nikomedes M.Ö.74 yilinda ülkesini Roma Imparatorlugu'na bagisladi. Böylece Bithynia Roma'nin bir eyaleti haline geldi. Imparator Domitian (81-96) zamaninda göreve getirilen Plinius, Imparator Trajanus (98-117) zamaninda Bithynia eyaleti Prokonsüllügüne terfi etti. Bölgede hakimiyet saglandiktan sonra, imar faaliyetlerine giristi. Fakat bundan Prusa'dan çok Nikaia(Iznik) ve Nicomedia (Izmit) faydalandi. Bursa'da sadece bir hamamin tamir edildigi ögrenilmektedir. Antik kaynaklar bugünkü Bursa'nin kurucusunu I.Prusias (M.Ö.232-192) olarak göstermektedir. Kartaca Krali Hannibal, Roma Imparatorlugu ile yaptigi savasi kaybedince, birlikleriyle beraber I.Prusias'a siginir. Burada zafer kazanan bir komutan gibi karsilanip, saygi görür. Bu yakinliga karsilik olarak Hannibal emrindeki askerlerle bir sehir insa eder. Buna Prusias'in adini verip ona armagan eder. Kuruldugunda bugünkü hisar içinde olan sehir, günümüzün bir mahallesi kadardi. Bithynia krallik dönemine ait tümülüs'te M.Ö.II yüzyila ait çok önemli belgeler bulunmustur. Roma Imparatorlugu zamaninda (Prusa ad Olympium) Uludag Bursa'si adini alan sehirde o döneme ait mermerden bir kadin heykeli ve ostotek bulunmustur. Imparator Justinianus (527-565) zamaninda Pythia'da (Çekirge'de) yeni hamamlar yaptirilmistir. 1935 yilinda Hisar içinde tonozlu odalar bulunmustur. Hisar içinde, Yer Kapi'da bulunmus erken Bizans devrine ait taban mozaigi, önemli arkeolojik kalintilardandir. Tophane'de Bizans döneminden bir sapel ve manastira ait mozaikler bulunmaktadir. Prusa (Bursa) 1204-1261 yillari arasinda Nikaia'a (Iznik)'e bagli sönük bir tekfurluk olarak yasamini sürdürdü. Bugün ülkemizin en zengin Bizans devri mezar stelleri ve çesitli mimari eser parçalari, seramikler, sikkeler Bursa Arkeloji Müzesi'nde sergilenmektedir.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||||
|
BODRUM
Halikarnassos'ta (Bodrum'un eski adi) M.Ö. 484 yilinda dogan ve "Tarihin Babasi" olarak bilinen HEREDOT'a göre Bodrum Dor'lar tarafindan kurulmustur. Daha sonra Karya ve Leleg'ler bu bölgeye yerlesmislerdir. M.Ö.650 yilinda Megeralilar gelerek sehri genisletmisler adini da Halikarnassos olarak degistirmislerdir. Bodrum M.Ö. 386 yilinda Persler'in egemenligine girmistir. Halikarnassos en parlak devrini M.Ö. 353 yilinda Karya bölgesinin baskenti olunca yasamistir. Dünyanin yedi harikasindan biri olan Mausoleum bu dönemde Kral Mausolos'un anisina kizkardesi ve ayni zamanda karisi olan Artemisia tarafindan yaptirilmistir. Bodrum M.Ö. 192 Romalilarin eline geçmis ancak bu dönemde önemli bir gelisme göstermemistir. M.S. 395 yilinda Bizaslilarin, M.S. XI yüzyilda Türklerin eline geçmistir. I. Haçli savaslarinda Bizanslilarin, XIV. yüzyilda tekrar Türklerin eline geçmistir. 1415 yilinda Rodos Sövalyelerinin eline geçmistir. 1522 yilinda Kanuni Sultan Süleyman döneminde tekrar Osmanli Imparatorluguna katilmistir.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||||||
|
ÇANAKKALE
Plevne’den sonra savunmasiyla ikinci bir kahramanlik destani yaratan Çanakkale sehrinin tarihi yenidir. Sehrin çekirdegini Fatih Mehmet’in 1452 yilinda yaptirdigi “Bogaz Hisari” meydana getirmistir. Adi da bu kalenin çanak sekline benzemesinden veya sehrin çanak çömlemleri ile ün salmasindan dolayi verildigi sanilmaktadir. Vilayetlerin ilk kurulusunda “Cezayiri Bahri Sefid” (Akdeniz Adalari) vilayetinin merkezi olmustur. Tanzimattan sonra kurulan bagimsiz Biga sancagi 1876 yilinda Çanakkale’ye tasinmistir. 1881-1888 yillari arasinda Karesi sancagina baglanmis ise de 1888 yilinda tekrar sancak merkezi olmustur. Türk ordusunun 18 Mart 1915 tarihinde yapilan ünlü deniz savasi ve 25 Nisan 1915 – 7 Agustos 1915 tarihleri arasindaki kara savaslariyla “Çanakkale Geçilmez” destanini yaratip bütün dünya uluslarina kabul ettirdigi yer burasidir. 9 Ocak 1916 tarihinde inatlarindan müttefik ordulari cayarak Çanakkale önlerinden çekilmislerdir. Cumhuriyet dönemi basinda da (1926) Gelibolu sancagi Çanakkale’ye (1926) Gelibolu sancagi Çanakkale’ye baglanarak il olmustur. Ilk valisi Hüsnü Beydir.
__________________ |
|||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Bilgisayarın Tarihçesi | xecê | Genel Kültür | 0 | 05-11-2007 02:03 PM |
| ben sahipsiz kentlerin tek ezberiyim | ezel | Aşk ve Sevgi | 0 | 13-07-2007 08:18 PM |
| Çikotalanın tarihçesi | Heval | Genel Kültür | 11 | 22-04-2007 12:15 PM |
| Hediyenin Tarihçesi | Roj73 | Genel Kültür | 1 | 14-04-2007 03:32 PM |
| Yahudiliğin Tarihçesi | Roj73 | Musevilik | 0 | 17-03-2007 10:54 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.