Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Very Important Person Area > Dersler,Yıllık Ödev, Tez > Sosyoloji ve Psikoloji

Kayıt Ol SSS
Eski 03-02-2008, 02:57 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesaj: 1,540
Üye No: 198594
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 8688
Rep Puanı : 868560
Rep Derecesi
lorinn has a reputation beyond reputelorinn has a reputation beyond reputelorinn has a reputation beyond reputelorinn has a reputation beyond reputelorinn has a reputation beyond reputelorinn has a reputation beyond reputelorinn has a reputation beyond reputelorinn has a reputation beyond reputelorinn has a reputation beyond reputelorinn has a reputation beyond reputelorinn has a reputation beyond repute


Post duygu sağırlığı...


Duygu SagırLıgı
Duygu sağırlığı, 30 yıl önce tanımlandı. Onlar duygularını tanımlamakta ve başkalarını anlamakta zorlanan insanlar. Duygusal alışverişin yoğun olmadığı aile mensuplarında görülüyor; alkolizm ve sebepsiz ağrılara yol açabiliyor.


Bazen yönetici, bazen sevgili, ebeveyn, bazen de arkadaş olarak çıkarlar karşımıza. Uzunca bir süre, Neden bu kadar katı, soğuk? Sanki yıkılmaz duvarları var? diye düşündürürler insanları. Onlarla iletişim kurma çabaları, çoğunlukla boşa gider; çünkü ortada, duygularını tanımlamakta ve anlatmakta, başkalarının duygularını da anlamakta zorlanan biri, yani aleksitimik bir kişilik vardır...

Onların kişilik yapılarının aleksitimik olduğu, 30 yıl önce keşfedildi. Kavram, 1970'lerin başında Nemiah ve Sifeneos tarafından tanıtıldı ve o günden bu yana 700'den fazla bilimsel makaleye konu oldu. Aleksitimi kavramının Türkçe karşılığı ise 'duygu sağırlığı' olarak adlandırılıyor.

Yıllar içinde bu kavram üzerinde biraz daha çalışılmış. Özellikle Kanada Toronto Üniversitesi'nde üç araştırmacı, 1980'li yılların başından itibaren, insanlardaki bu özelliği ölçen, 20 soruluk bir ölçek geliştirmiş. Bu ölçeğin Türkiye'deki geçerlilik çalışmasını da Yrd. Doç. Dr. Kemal Sayar ve arkadaşları yapmış ve kavramı değişik gruplar üzerinde araştırmışlar.



Aleksitiminin üç boyutu
Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı, Yrd. Doç. Dr. Psikiyatr Kemal Sayar, aleksitiminin, duygular için söz yokluğu anlamına geldiğini ve bu kişilerin duygularını tanımakta, tanımlamakta, anlatmakta zorluk yaşadığına dikkat çekiyor. 30 yıllık bir geçmişe sahip olan aleksitimi kavramının dünyada yeni yeni tanınmaya başladığını belirten Sayar, özellikle psikosomatik rahatsızlıkları olanlarda, duyguları ifade etmeye yönelik yetilerin az bulunduğunun tespit edildiğini söylüyor.

Sayar, aleksitiminin, duygular için söz yokluğu anlamına geldiğini; ancak üç temel özelliği bulunduğunu belirtiyor: Bunlardan birincisi, duyguları tanımakta, belirlemekte ve onları somatik-bedensel duyumlardan ayırmakta güçlük çekmek; ikincisi, duyguları dışa vurmakta güçlük içinde olmak ve üçüncüsü de somut düşünmede güçlük çekmek olarak çıkıyor karşımıza. Sayar'a göre, aleksitimik insanlar, duygularını tanımadıkları için, kendilerini hep işlerine yoğunlaştırarak düşünürler. Hayal de kuramazlar. Sayar, aleksitimi kavramına Türkçe olarak 'duygu sağırlığı' adını verdiğini, çünkü kendini anlatamayan, karşısındaki insanların da duygularını anlamakta güçlük çeken bu insanların, duygusal hayatlarının çok kısır olduğunu, bunun da çok ciddi sıkıntılara yol açabildiğini söylüyor.


Aleksitimikler nasıl anlaşılıyor?
Bu soruya, Kuru insanlar olarak gözlüyoruz diye cevap veren Sayar, şunları söylüyor: Daha robotik, kuru, etrafına sıcaklık vermeyen insanlar olarak tanımlayabiliriz onları. Anlamak ve anlatmak zorlukları olduğu için en büyük zararları yine kendilerine oluyor. Öncelikle bedensel rahatsızlıklara daha sık yakalanıyorlar, çünkü ifade edilmeyen duygular bir şekilde vücutta kendilerine çıkış kanalı bulurlar. Bedenselleştirme dediğimiz durum, ruhsal çatışmaların bedensel hadiselerle dışarı verilmesidir.

Bu tür insanlar daha fazla bedenselleştirme gösterir, çünkü duyguları oradadır ama onlar tarif edemedikleri için ya baş ağrısı, ya karın ağrısı olarak kendilerini gösterirler. Sayar'a göre; aleksitimi, bir kişilik özelliği yani bir psikiyatrik rahatsızlık değil. Bunun sosyo-kültürel etkenlerle de ilişkisi olduğu gözlenmiş. Özellikle eğitimi az olan, duygusal alışverişin çok yoğun olmadığı ailelerde bu sorun daha fazla gözleniyor. Sayar, aleksitimi ile eğitimin alakasını da şöyle kuruyor: Duygularımızı isimlendirmek için kelimelere ihtiyaç duyarız ve yeterli kelime hazinesine sahip olmayan insanlar, duygularını yeterince isimlendiremeyebilirler.

Son üç beş senedir bu konuda çok ilginç çalışmalar çıkıyor ortaya. Mesela ebeveynlerinden yeterince şefkat görmemiş çocuklarda, beynin duyguları işleyen bölümün az geliştiği görülebiliyor. Sonuç olarak, ailemizden gördüğümüz şefkat, ilgi, beynimizin yapısını değiştirebiliyor. Bu tür çocuklar, çocukluklarında yeterince duygusal veri almamış, karşısındaki insanlara duygularını ifade etmeyi öğrenememiş çocuklar ve ileriki yaşlarda duyguları işleyecek merkezleri gelişmiyor. Bu insanlar gündelik hayatlarını devam ettiriyor fakat duygu boyutunda kepenk indiriyorlar. Sorun, duygu sağırlığı olarak isimlendiriliyor; çünkü bu insanlar kendi duyguları ve karşılarındakilerin duygularını duyamıyorlar.


Aleksitimi ve panik bozukluk
Yapılan araştırmalar, aleksitimiklerin daha çok psikosomatik hastalıklara yakalandığını, ayrıca bazı psikiyatrik rahatsızlıkların, özelliklerde anksiyete ve panik bozukluk, post travmatik stres bozuklularının da bu kişilikleri yakaladığını göstermiş.

Kemal Sayar, Türkiye'de yaptıkları çalışmaları özetlerken de önemli noktalar keşfettiklerini belirtiyor. Mesela sanıldığının aksine, intihar edenlerde aleksitimi yok. Buna karşılık anti sosyal kişilerde var. Bu insanlar sıklıkla dağılmış ailelerden geliyorlar. Bu nedenle onlardan duygusal uyaran almıyorlar ve kapasiteleri gelişmiyor.

Alkol ve madde bağımlılarında da aleksitimi yüksek oranda görülüyor. Çünkü onlar da duygularını anlatamıyor, tanıyamıyor ve içlerinde huzursuzluk var. Psikiyatr Sayar, aleksitimiklerin terapilerinin zor ama imkânsız olmadığını belirterek, bir hastasına ilişkin şu örneği anlatıyor: Yıllarca yöneticilik yapmış bir hastamdı. Çok huzursuz ve sıkıntılıydı. Ne çocuğu, ne arkadaşları ile duygusal alışverişi vardı. Hayatını hep olmalılar, olmamalılar ekseninde yaşamıştı. Herkesle sizli bizli olmuş, hayatı bir kurallar manzumesi olarak yaşamıştı. Çünkü bu kişiler konuşurlar ama iç dünyalarına, ruhlarına dokunamazsınız.

Katı ve yalnızlar
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Emin Önder de aleksitimide, duyguların yetersizliğinden bahsedildiği için, bu sıkıntılı durumun zamanla fiziksel ve ruhsal sorunlara yol açabildiğini belirtiyor ve aleksitimik olanların kişiler arası ilişkilerde başarısız kaldıklarını, yalnız, katı duygulanım içinde ilişki kurmaya çalıştıklarını belirtiyor. Psikiyatr Dr. Cüneyt Evren ise aleksitimi yaşayanların sadece bağımlılar arasından çıkmadığını ancak bağımlı olmaya eğilimli olduklarını belirtiyor.

lorinn is offline  
Eski 15-02-2009, 07:15 PM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Konum: ιѕтαηвυl
Mesaj: 9,645
Üye No: 29174
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 204993
Rep Puanı : 20498161
Rep Derecesi
SeReN has a reputation beyond reputeSeReN has a reputation beyond reputeSeReN has a reputation beyond reputeSeReN has a reputation beyond reputeSeReN has a reputation beyond reputeSeReN has a reputation beyond reputeSeReN has a reputation beyond reputeSeReN has a reputation beyond reputeSeReN has a reputation beyond reputeSeReN has a reputation beyond reputeSeReN has a reputation beyond repute
Varsayılan


Aleksitimi

Uzmanlar tarafından 30 yıl önce keşfedilen Aleksitimi (Alexithymia) kavramının kelime karşılığı “duygu sağırlığı” olarak bilinmektedir.1970’lerin başında Nemih ve Sifeneos tarafından tanıtılmıştır.Doğru iletişim kuramamak, günümüzün en sık yinelenen ve kronik hale dönüşen problemlerinin temelinde yatmaktadır. Diğer insanların duygularını anlayamamak günlük yaşam akışı içinde büyük zorluklar yaşatıyor. Karşılarındaki kişiyi memnun etmekte zorlandıkları için büyük bir gerilim yaşıyorlar gerilim ise kandaki stres hormonları seviyelerini yükseltiyor. Aleksitimik hastalarda bu yüzden kronik ağrılar, yüksek kan basıncı gibi rahatsızlıklar gelişir. Duygusal içerikteki bilgiler mimik, ses tonu veya bedensel hareketlerde gizlidir. Ama bu sinyallerin hiçbirini algılayamayan kişi çevresindeki kişilerin ima ettiğini anlamakta zorluk çekecektir

Aleksitiminin 3 Boyutu


Sayar, Aleksitiminin 3 temel özelliği bulunduğunu belirtiyor;
1. Duyguları tanımakta,belirlemekte ve onları somatik-bedensel duyulardan ayırmakta güçlük çekmek;
2. Duyguları dışa vurmakta güçlük içinde olmak;
3. Somut düşünmede güçlük çekmek.


Aleksitimi Ölçülebilir mi?

Hatta bu körlüğü saptamak için tıp bilimi bir test bile geliştirmiş. 20 soruluk ölçekten oluşan bu testin Türkiye’de geçerlilik çalışmasını da Yrd. Doç. Dr. Kemal Sayar ve arkadaşları yapmış ve kavramı değişik gruplar üzerinde araştırmışlar.Bu sorular aslında günlük yaşamda hemen hemen her gün sıkça karşılaştığımız yaşantı durumlarını sorguluyor. Araştırmalar aleksitiminin, duygular için söz yokluğu anlamına geldiğini ve bu kişilerin duygularını tanımakta, tanımlamakta, anlatmakta zorluk yaşadığına dikkat çekiyor. Böyle bir testin varlığı bize bu rahatsızlığın dünyada yaygın olduğunun haberini de vermekte. Finlandiya’da da gerçekleştirilen psikolojik testler sonucunda 1200 katılımcının %13’ünün duygu körü olduğu ortaya çıkmış. Bu oran kadınlarda %10 iken erkeklerde %17 civarında bulunmuş.

Toronto Aleksitimi Ölçeği – Sorulardan Örnekler…
o Ne hissettiğimi çoğu kez tam olarak bilemem
o Duygularım için uygun kelimeler bulmak benim için zordur
o Keyfim kaçtığında üzgün mü, korkmuş mu yoksa kızgın mı olduğumu bilemem
o İnsanlarla duygularından çok günlük uğraşları hakkında konuşmayı yeğlerim
o Neden öyle sonuçlandığını anlamaya çalışmaksızın, işlerini oluruna bırakmayı yeğlerim.
o İnsanlar hakkında ne hissettiğimi tarif etmek bana zor geliyor
o Film veya oyunlarda gizli anlamlar aramak onlardan alınacak hazzı azaltır

Modern Duygu Teorisi

Beyin araştırmacısı Damassio sayesinde popüler hale gelen modern duygu teorisine göre duygular, beynin kendi bedenini algıladığı bir duyu organına benziyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki büyüme çağlarında ebeveynlerinden ilgi, sevgi görmemiş çocuklarda beynin duyguları işleyen bölümü az gelişebiliyor sonuç olarak ileriki yaşlarda bu bireyler aleksitimik olabiliyor. Dünyanın ortasına bırakılmış bir nesne gibi duyarsız duygusuz kalabiliyorlar.

__________________
SeReN is offline  
Eski 27-02-2009, 08:49 PM   #3 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Yaş: 27
Mesaj: 1,181
Üye No: 25973
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 3793
Rep Puanı : 378994
Rep Derecesi
ahsa has a reputation beyond reputeahsa has a reputation beyond reputeahsa has a reputation beyond reputeahsa has a reputation beyond reputeahsa has a reputation beyond reputeahsa has a reputation beyond reputeahsa has a reputation beyond reputeahsa has a reputation beyond reputeahsa has a reputation beyond reputeahsa has a reputation beyond reputeahsa has a reputation beyond repute
Varsayılan


tşklerguzel i paylaşım

__________________
ahsa is offline  
Eski 22-03-2009, 07:16 PM   #4 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Konum: KaranLık DunYasınDa Tek BasıNa !!
Yaş: 16
Mesaj: 2,099
Üye No: 20435
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 161632
Rep Puanı : 16162779
Rep Derecesi
roj_bın has a reputation beyond reputeroj_bın has a reputation beyond reputeroj_bın has a reputation beyond reputeroj_bın has a reputation beyond reputeroj_bın has a reputation beyond reputeroj_bın has a reputation beyond reputeroj_bın has a reputation beyond reputeroj_bın has a reputation beyond reputeroj_bın has a reputation beyond reputeroj_bın has a reputation beyond reputeroj_bın has a reputation beyond repute
Varsayılan


Tsk emeqiNize saqLık qüzeL PayLasım !

__________________
roj_bın is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Delilik ve Sanat zîvûzêr Genel Kültür 1 18-10-2007 09:08 PM
Müzik ve Felsefe tubiranes Genel Kültür 3 02-07-2007 05:42 PM
Duygu Asena hayatı ve eserleri renuma Biyografi 0 10-04-2007 11:27 PM
O duygu Azad Şiirler 0 26-03-2007 09:46 PM
Anlatılmaz Bir Duygu Roj73 Şiirler 0 18-03-2007 09:44 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 10:44 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.