|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
![]() . . . SANATÇI VOLKAN KONAK, GEÇEN HAFTA YİTİRDİĞİMİZ KOYUNCU'YU ANLATTI: Koyuncu'nun müziği Lazların 'varız' sesidir Konak, "Kazım Koyuncu, devrimciydi, hümanistti. Ancak hiçbir zaman müziğinde insanları isyana, bölgeciliğe, ırkçılığa teşvik etmedi. Lazların da bayrağını taşıyordu. Ama Tunceliliyi de sevdi" diyor * *Müzikten para kazanmadı Tulumu alıp, klavye, bas gitar, davulla iyi kullandığınız zaman İskoç, İrlanda müziği gibi enteresan bir tını çıktı ortaya. Yüzyıllardır bu müzik Karadeniz yöresinde dinleniyor. Mesele bunu çağdaş bir yorumla yeni bir dinleyici kitlesine iletmekti. Kazım o demir kafesin içinde yanan mumu insanlara açtı. Laz müziğini, evrensel bir dille yurtdışındaki insanlara ulaştırdı. Kendi genç dinleyici kitlesini yarattı. Gökkuşağına yeni bir renk ekledi. Konserler de bu yükselişte etken olmalı. İdealist konserlerdi, ücretsiz yüzlerce konser verdi. Üniversiteler, yardım konserleri. Kazım müzikten para kazanmadı diyebilirim. * * Biliyoruz Bir yıldız yağmuruna tutulacağız Toprak çökecek Başımız dönecek, arkamızda seni bulacağız "Hayde" diyeceksin Ernesto gibi Gidelim Yıldızların çok olduğu Bir gökyüzü altına ... ________________ ___________ .....KAZIM KOYUNCU'nun ölüm yıldönümünde istedim ki söyleyeceğimiz bişeyler olsun.... Kazım sistemin oyuncaklarından değildi,kendi müziği kendi hümanizmiyle ayrılıyordu diğerlerinden.... ...... Gencecik bir yaşta alıp başını gitti aramızdan....üzüldük bir çoğumuz..ve gideli tam bir yıl oldu.. ne zaman dinlesem şarkılarını dolarım,duygulanırım... . .keşke bu şekilde olmasaydı gidişi.. . .sadece Kazım'ın gidişine değil o bölgede kanser meyilini arttıran olaylara olsun tepkimiz.. ve devletin olanlara tepkisizliğine ....Çernobili tekrar yaratmaya çalışanlara olsun tepkimiz..şimdi sinop'ta açacaklar yeni bir santral..kanmayalım onların yalanlarına.. |
|||||||||||||||
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
konuyu açtığın için çok teşekkür hewal.Kazım Koyuncu öldüğünde gerçekten çok etkilenmiştim bi yerde gazetede gördüm ölüm haberini sonra dışarıya çıktım sarhoş gibi yürüyormuşum haberim yoktu.Üzüntümü kağıda dökeyim dedim yazıyı yazarken radyoda karadeniz karadeniz diyede şarkı çalıyordu o daha beter maf etti beni.Kazım Koyuncu unutulacak adam değil onun sayesinde çaevremdeki bazı kişiliksizler bile doğru düşünmye başladı bira olsun.
|
|||||||||||
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||||
|
“Hırçın bir dalgasın Karadeniz’de”CEMİLE M. Onlar ki dünyanın son umudu Soyları tükenen birer çılgındılar. Ne bir adresleri vardı onların yeryüzünde Ne de aşktan başka bir sığınakları. -Ahmet Telli Kazım Koyuncu, -bir arkadaşımın deyişiyle- “karadeniz’in afilli delikanlısı” aramızdan ayrıldı apansız. Yakalandığı amansız hastalık tüketti fidan gibi Kazım’ı. Oysa daha ne şarkılar derleyecekti Karadeniz’in kıyılarından, Kaçkarların karlı zirvelerinden. Oysa daha ne konserler verecekti Karadeniz’in hırçın dalgalı liman şehri Hopa’da ve Diyarbakır’ın surlarında Kürt analarının ağıtlarına karışan tulumunun sesiyle. “Çağımızın Son Kahramanı” 1972 doğumlu Kazım Koyuncu’nun Artvin Hopa’da başlayan yaşam serüveni dostlarının, sevenlerinin ve yoldaşlarının alkışlarıyla doğdu yerde sona erdi. Kansere yakalanmıştı, Çernobil’in kurbanları arasındaydı, tıpkı her yıl Karadeniz’de ölen yüzlerce hemşerisi gibi. Oysa dönemin yüzsüz sanayii bakanı Cahit Aral nasıl da sırıtarak poz veriyordu gazetelere elindeki çay dolu bardakla. Oysa namuslu biliminsanları, önümüzdeki 15-20 yıl içinde etkileri görülecektir diyordu bu illetin; ve insanların gündemine girmesi ne yazık ki Kazım’ın ölümüyle oldu. Üniversite yıllarında müziğe yönelen Kazım Koyuncu arkadaşı Mehmet Ali Beşli ile birlikte Türkiye’nin lazca rock yapan ilk grubunu kuruyordu. “Zuğaşi Berepe” –Denizin Çocukları-. Zuğaşi Berepe aslında bir çok açıdan ilkti. Hem politik duruşuyla, hem de etnik müzik yapması itibarıyla. Bugüne değin sadece Temel fıkralarıyla gündeme gelen Lazların ilk kez kültürel anlamda sahneye çıkışıydı belki de. Bir çok insan Lazca diye bir dilin varlığından eminim ki Kazım’ın ve Zuğaşi Berepe’nin şarkılarıyla haberdar oldu. Ayrıca bu dönemde yurt dışında sürgünde bulunan Selma Koçiva gibi Laz dili üzerine araştırmalar yapan diğer aydın ve yazarlarla ortak çalışmalar gerçekleştirmeye çalıştılar. Bu dönemde Ogni Duy isimli bir dergi çıkardılar. Genç dinleyicilere ve daha çok üniversiteli bir kitleye hitap eden Zuğaşi Berepe dağıldıdıktan sonra Kazım Koyuncu müzik yaşamına tek başına devam etti. Müzikal çizgisinde özellikle son albümü Hayde ile belirgin bir değişiklik yapan Koyuncu, bilinen şarkıları kendi müzik tarzıyla yorumlayarak hatırı sayılır bir dinleyici kitlesine ulaştı. Konserlerinde hep halkların ve türkülerin kardeşliğine vurgu yaptı. En çok konser vermeyi sevdiği yerlerin ise memleketi Hopa ve Diyarbakır olduğunu sık sık vurguluyordu söyleşilerinde. Kazım Koyuncu kendi yerelliğinden çıkıp evrensel olmayı başaran bir müzisyen olarak hatırlanacak hep. Dido Nana türküsünü dinleyip hüzünlenmemiz için ille de Lazca bilmemiz gerekmiyor...Ayrıca Kazım Koyuncu sadece Lazca ya da Türkçe türküler derleyip söylemedi, kendi topraklarının diğer halklarının seslerini de taşıdı dinleyicilerine. Gürcüce, Hemşince şarkılar da onun dilinden evrensel kardeşliğin sesleri olarak yayıldı Anadolu topraklarına. Kazım Koyuncu’nun ölümünün bu kadar yankı bulması, İstanbul’da binlerin anma törenine katılıp Hopa’da onbinlerin Karadeniz’in her köşesinden onu uğurlamaya gelmesi sanatın ve sanatçının toplumdaki izdüşümüyle ilgili. Kazım, sadece şarkı söyleyen sıradan bir şarkıcı değildi. Ezgilerinin insanları birbirine yaklaştırdığını bildiği gibi, ezgilerinin insanlar üzerindeki etkilerini de ortak insani değerler olan barış, kardeşlik, özgürlük kavramlarıyla taşıyordu. Ve şimdi Kazım’a veda zamanı. Onu bize veren Karadeniz’e geri veriyoruz...(alıntı)
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||||
|
heval cok tesekkür ederiz böyle bir baslık için, kazım koyuncu sisteme boyun egmedi ama işte hepimizin basına gelebilecek bir şekilde aramızdan ayrıldı ama önemli olan buna sebeb olan faktörler , ve dediğin gibi bölgedeki hastalıkların artısı , ama kacımızın bundan haberi var? kacımızın ciddi bir tepkisi var buna ??? sistemden önce kendimizi sorgulamak gerekiyo bence ki tepkilerimiz havada kalmasın , içi boş olmasın... seni cok özledik Devrimin Gülü...
Fuck The System ! (diyesim geldi valla özürdilerim )
__________________ |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Kareler Halinde Ölüm!!!!! | merwan | Korku Bölümü | 15 | 20-07-2007 01:28 PM |
| Sevda Uğruna Ölüm | ALiSeR | Hikayeler Efsaneler | 3 | 15-06-2007 06:39 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.