|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Türkiye sadece kendi sınırları içerisinde değil, İran, Irak ve Suriye’deki Kürtlerin konumları ve mücadeleleri konusunda yoğun bir hassasiyet içinde. Yıllardan bu yana bölgedeki siyasi ilişkilerini Kürt sorunu merkezli düzenliyor. Kürt sorunu konusunda sürekli tavizler veren Türkiye, Kerkük sorunu konusunda da elindeki tüm kartları masaya koymaya hazırlanıyor.
Türkiye, Güney Kürdistan’ın Habur sınır kapısı konusundaki hassasiyetlerinin farkında. Güney Kürdistan yönetimi benzin, elektrik vb. bazı temel ihtiyaçlar konusunda Türkiye’ye bağımlılık gösteriyor. Her ne kadar bu durumu aşmak yönünde hazırlıklar olsa da mevcut durumda Türkiye’nin Güney’e uygulayacağı olası bir ambargo ciddi bir sorun yaratabilir. Son olarak Türkiye’nin Güney Kürdistan’a sevk ettiği elektriği kesmesi başta Duhok olmak üzere birçok bölge şehrinde ciddi bir sıkıntıya neden olmuştu. Her ne kadar Güneyli yetkililer olayın bir teknik arıza nedeniyle gerçekleştiğini ifade etse de birçok kesim bu konuyu Ankara’nın Hewler’e verdiği bir gözdağı olarak görüyor. Türkiye’nin endişesiyse Güney Kürdistan yönetiminin tamamen Ankara karşıtı bir konuma geçmesi. ABD’nin Irak’taki en temel ittifak gücü konumundaki Kürtlerin, Ankara ile ilişkilerinin hassas bir denge içinde tutulmasında bu konumlarının etkili olduğu ifade ediliyor. Yine bölgede milyonlarca dolarlık ihalelere giren Türk şirketlerinin Ankara’daki lobisi de Türkiye’yi bazı alanlarda frenliyor. Güneyli Kürtler de son dönemlerde Türkiye’ye bazı tavizler verdi. Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi (PÇDK) Genel Başkanı Faik Gulpi’nin tutuklanması, bazı büroların kısa süreli kapatılması bu tavizlerden bazılarıydı. Ancak Türkiye’nin Kerkük üzerindeki siyasetinde hiçbir değişiklik yapmaması Güneyli güçlerin tavizlerinden vazgeçmesine neden oldu. PKK’nin 1 Ekim tarihinde ateşkes ilan etmesiyle birlikte Türkiye’nin Güney Kürdistan’a olası bir müdahalesi, dolayısıyla Kerkük sorununa müdahalesi de engellenmiş oldu. Bu konu geçtiğimiz günlerde Fransız Le Monde gazetesi tarafından da işlendi. Bir süre önce Fransa'nın saygın gazetelerinden Le Monde, Türkiye’nin son dönemlerde Güney Kürdistan’a ambargo uyguladığını dikkat çekmişti. Ankara'nın Güney Kürdistan’ı cezalandırmak için ambargo uyguladığın yazan gazete, Güney Kürdistan’daki “bağımsızlık hedeflerini cezalandırmak, PKK’ye karşı sert davranmaları teşvik etmek ve Kerkük’ü ilhaktan vazgeçmeklerini sağlamak amacıyla ilan edilmemiş bir ambargo uygulandığını” belirtti Habur sınır kapısındaki günlük geçişlerinin oldukça düştüğüne dikkat çeken gazete, geçtiğimiz yıla kadar binlerce kamyonun sınırdan geçmek için sıra beklediğini, bugün ise adeta bu kamyonların yok olduğunu vurguladı. Türkiye’nin Güney Kürdistan’da oluşmuş yönetim ve oluşuma tepki olarak sınır ticaretini durdurduğunu belirten Le Monde, “bunun arkasında Kürt devletini tanımamak” olduğuna dikkat çekti. KERKÜK’TE TÜRKİYE –İRAN ÇELİŞKİSİ İran şu an Ortadoğu’nun en önemli ülkelerinden biri. Hatta Ortadoğu’nun en güçlü ülkesi olduğunu söylemek mümkün. İran siyasi, ekonomik ve askeri projelerini hayata geçirmek için iç ve dışta çalışmalar yürütüyor. Irak ve Kerkük’le ilgilenen diğer ülkelerden ayrı olarak kendine has politika geliştiriyor. Ortadoğu’da Şiiler için önemli bir güç. 1400 yıl Şiiler Ortadoğu’da iktidardan uzak baskı altında yaşadılar. İran’da Humeyni devrimiyle birlikte iktidar tamamen Şiilerin eline geçti. O dönemde Humeyni bu devrimi ihraç etme talimatını verdi. Böylece İran devrimi dışarıya açıldı. Fakat başarıya ve iktidara ulaşmadı. 2003 yılında Şiiler Irak’ta iktidara gelince durum değişti. İran Irak’ta Şii iktidarını sonuna kadar desteklediğini açıkladı. İran Irak’taki Şii iktidarını sağlamlaştırmak için Güneyli Kürt güçlerle yakın temasa geçti. Bunun için Kürtlerin Güney Kürdistan politikasına göz yumdu ve yumuşak bir siyaset izledi. Ama aynı zamanda İran’daki Kürtlere karşı baskıcı politikalar geliştirdi. İran’ın ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesini kendi amaçları için kullanmak istediği açık. Hatta ABD’nin bu yönlü çalışmalarına destek dahi veriyor. İran, ABD'nin bölgeye yönelik projesiyle Şii devrimini dışarıya ihraç etmek istiyor. Irak’tan sonra Bahreyn, Lübnan, Suudi Arabistan'a rejim ihracı için çalışıyor. Bu yüzden Irak’ta federatif sisteme karşı çıkmıyor tersine destekliyor. İran’ın bu siyaseti Türkiye ile çelişki yaratıyor. Bu yüzden Türkiye İran’dan uzaklaşıyor. Ama buna rağmen her iki güç PKK ye karşı ortak operasyon ve ittifaklar geliştirmekten geri durmuyor. İran’ın Kerkük çözümünde isteği Şii Arapların Kerkük’ten çıkarılmaması. İran bu haliyle Türkiye ve Suriye’den daha akılcı davranıyor. Güney Kürdistan bölge başkanını, bölge parlamentosu ve resmi yetkililerini kabul etmekte sakınca görmüyor. Irak anayasası ve federasyon projesini kabul ediyor. İran'ın Kerkük ve Irak'ta federasyon konularında Türkiye ile farklı düşünmesi gelecekte Türk-İran ilişkilerindeki çelişkileri derinleştirecek. Türkiye bu konuda ikna için İran’a birçok mesaj da gönderdi. Irak’ta 2003 müdahalesinin etkin gücü ABD’nin Kerkük sorununa yaklaşımı ise çok yönlü. Şu ana kadar Kerkük meselesinde çok net bir mesaj vermeyen ABD, Türkiye, Suriye gibi ülkelerin Kerkük’te oynadığı oyunlara son dönemde net bir tavır koymuyor. Kerkük referandumunun ertelenmesi gibi seçeneklerin ABD’nin çantasında olduğu birçok kesim tarafından ifade edilmeye başlandı. ABD’nin ayrıca Kerkük konusunda Türkiye’yle PKK konusunda bir pazarlık içine girebileceği de belirtiliyor. Kürtlerin ABD ile açık bir şekilde ters düştüğü tek nokta Kerkük denilebilir. Kürtler Kerkük giderse Kürdistan’ın özgürlük sigortasının elden gideceğini hesaplıyor. Kürtler Kerkük’te önemli bir güç ve taraf. Ama Kürt hareketlerinin de Kerkük'te hataları olmadı değil. Kürt iktidarı Kerkük sorununu erteleye erteleye bu hale getirdi. Önce 58. madde vardı şimdi 140. madde oldu. Yarın ne olur o bilinmiyor. KDP ve YNK ulusal bir çizgide Kerkük sorununa yaklaşacaklarına parti çıkarları temelinde yaklaştılar. Kerkük’te diğer halklarla ilgilenmediler, diğer halkları ortak bir Kerkük vizyonu etrafında birleştirme çalışmaları hemen hemen hiç olmadı. Bu yüzden Kerkük’te bu kesimler Kürt düşmanı olan güçlerin kontrolüne geçti. KDP ve YNK Kerkük’te daha çok partilerini örgütlemeye ve kim onların partisindeyse ona yardım ederek fırsatlar tanıdılar. Böylece halk arasında ayrımcılık yaptılar, yapıyorlar. Diğer taraftan halka gereken güveni vermediler. Parti çalışanlarının pek çoğu, yolsuzluğa, rüşvete ve ranta karıştı. Buna rağmen Kürtler Irak anayasasında belirtilen 140. maddeye göre Kerkük sorununun çözülmesini ve referandumun yapılmasını istiyor. Uluslararası güçler şu anda Kürt federasyonuna bağlanmış Kerkük'e otonom hakkının verilmesinin daha iyi olacağını ve işleri kolaylaştırabileceğini dilendiriyorlar. Yani Kürt federasyonunda Kerkük’e otonomi verilecek Kerkük sorunu Kürt iktidarını ciddi baskılarla yüz yüze bıraktı. Kürtler bu baskılar sonucu Kerkük’ten taviz verebilir mi? Taviz verecek noktalar hangilerdir? Kerkük’ün özel bir statüde olması yönündeki çağrılar kabul edilecek mi? Bunun gibi sorular hala yanıtını bulmuş değil. Kürtler her şeye hazırlıklı olmalı. Kerkük’ü istikrarsızlaştırmak isteyen klasik-gerici güçler ABD’yi de arkalarına alarak referandumun ertelenmesini gündeme getirebilirler. Dolayısıyla Kerkük’te referandumun ertelenmesi ihtimal dâhilinde. Kürtler referandumun ertelenmesini bu sorunla ilgilenen güçlerle resmi ittifaklar sonucu kabul edebilirler. Yapılacak antlaşma uzun bir süreyi kapsamayacak 1 ya da 2 yıl olabilir. Kürtler Irakta daha fazla kan dökülmesin diye böyle bir fedakârlıkta bulunabilir. Sonuç olarak dünyanın en büyük petrol havzalarının birinin üzerinde kurulan 800 bin nüfuslu bu kahverengi Kürt şehri önümüzdeki dönemde Ortadoğu’nun yumuşak karınlarından biri olacak. Artan güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya olan şehirde daha çok kan dökülebileceği ifade edilirken, bu durum Kerkük’teki etnik tansiyonu daha da yükselteceği söyleniyor. Bugüne kadar Kerkük için birçok bedel ödeyen Kürtlerin de gözü kulağı daha uzun süre Kerkük’te olacak. ANF NEWS AGENCY |
|||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Heyfa Meran (kerkük kan ağlıyormuş -Musa Anter ) | rojaberza | Sınırsız Muhabbet Burada | 1 | 08-02-2008 12:57 AM |
| Türkiye Ortadoğu Batağına Çekiliyor | Şoreşger | Sınırsız Muhabbet Burada | 7 | 12-01-2007 07:38 PM |
| Fenerli kocakarı | GuLaY | Komik Yazılar, Fıkralar | 2 | 12-08-2006 11:16 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.