Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Komedi, Eğlence, Korku, Her Telden Muhabbet > Sınırsız Muhabbet Burada

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 13-03-2008, 08:05 AM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Nov 2007
Konum: TaяîYé WéLaT...
Mesaj: 7,008
Üye No: 178683
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 158377
Rep Puanı : 15836846
Rep Derecesi
*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute*rojda* has a reputation beyond repute
Arrow Vahşetin simge kızı 13 yıl sonra konuştu...




Kaldırımda yüzüstü yatan bedeni, Gazi Katliamı vahşetinin simgesi oldu. Ama herkes onu öldü bildi. Kaldırıldığı morgda ölüme terk edildi. Sonra ölmediği, yaşadığı anlaşıldı. 3 yıl süren tedaviden sonra hayata tutunmayı başardı. Evlendi, bir çocuğu oldu. Özlem Tunç, ölüm ile yaşam arasında geçen dehşet dolu anları 13 yıl sonra [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]'ye anlattı.

12 Mart 1995 günü akşam saatlerinde bir taksi, hışımla Gazi Mahallesi'ne girdi. Takside tam donanımlı JİTEM elemanları vardı. JİTEM mensuplarının neden mahalleye hışımla girdikleri bir süre sonra anlaşıldı. Taksiden
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]e ait üç kahvehane ile bir işyerine aynı anda otomatik silahlarla ateş açıldı. Saldırılar sonucu Halil Kaya adlı bir Alevi dedesi hayatını kaybetti, 5'i ağır 25 kişi yaralandı. Olay, İstanbul'da yaşayan [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] arasında büyük bir infial yarattı. Kentin pek çok semtinden Gazi Mahallesi'ne doğru akın başladı. Gelenler, Gazi Cemevi önünde toplandı. Babalar çocuklarıyla, anneler kundaktaki bebeleriyle, yaşlılar ise bastonlarıyla gelmişti. Herkes burnundan soluyor, 'Artık yeter' diye haykırıyordu. Cemevi önündeki grup, bir süre sonra emniyet kuvvetlerinin olaya geç müdahale ettiklerini vurgulayarak polis karakoluna yürüdü. Ancak polis, gösterici grubun üzerine kurşun yağdırmaya başladı. Mehmet Gündüz adlı bir yurttaş hayatını kaybetti, birçok kişi de yaralandı.

Onbinlerce Alevi karakola yürüyordu

Çatışmalar sabah saatlerine kadar sürerken, sabah saatlerinde İstanbul'un pek çok semtinden gelenlerle birlikte Gazi Mahallesi'ndeki
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]in sayısı on binleri bulmuştu. Kıbrıs Caddesi'ni dolduran büyük bir kitle, panzerden ateş açarak Mehmet Gündüz'ü katleden, onlarca kişiyi de yaralayan polisi protesto etmek için Gazi Karakolu'na doğru ilerliyordu. Karakola doğru ilerleyen kişilerden biri de henüz 17 yaşında olan Özlem Tunç'tu. Tunç anlatıyor:

'Olayların başladığı akşam diğer semtlerden akın akın insanlar gelmişti. Evimiz de tıka basa insan dolmuştu. Sabah saatlerinde evden çıktık. Kıbrıs Caddesi'nde insanlarla buluştuk. Karakola doğru ilerliyorduk. Amacımız polisi ve karakolda olduklarını bildiğimiz Mehmet Gündüz'ü öldüren polisleri protesto etmekti. Herkeste öfke ve kin vardı.'

Polisler hedef gözetmeksizin ateş açtı

Halk tüm polis barikatlarını aşıyor, adım adım karakola yaklaşıyordu. Ortalık tam bir mahşer gününe dönüşmüştü. Kitlenin karakola yaklaşmasını önlemek isteyen polisler, taş yağmuru altında daha fazla direnemiyor, geri çekilmek zorunda kalıyordu. Bir süre sonra polis hedef gözetmeksizin kitleye ateş açmaya başladı. Onlarca insan yaşamını yitiriyor, yüzlerce insan da yaralanıyordu. Ancak göstericiler, polisin açtığı ateşe rağmen geri çekilmiyor, büyük bir öfke ile polisle çatışmaya giriyordu. Özlem Tunç anlatıyor:

'Serpil Eczanesi'nin önünde Fadime Bingöl isimli bir kadın boynundan vuruldu. Kadıncağız yüz üstü düşmüştü. Çevirdik kan revan içindeydi. Kısa bir süre sonra yaşamını yitirdi. İnsanlar çığlık çığlığaydı. Sağanak yağmuru gibi kitleye kurşun yağdırılıyordu. Dört Yol ana baba gününe dönüşmüştü. Burada Bayram Aslan karnından vuruldu, ağır yaralanmış kan kaybediyordu. Gazi PTT'sinin önüne geldim. Karakola artık 200 metre kalmıştı. En şiddetli çatışmalar burada yaşandı. En fazla ölümler de burada meydana geldi. Gecekondu önünde toplanıp kitleye ateş açan polisler, taş yağmuru ile aşağı püskürtüldü. Karakola ulaşmaya çok az kalmıştı. Tam bu sırada jandarma geldi. Jandarma polisin önünde konuşlandırıldı.'

Özlem karakolu teftif ediyor

Jandarmanın gelmesinden sonra olaylar daha da büyümüş, saatler süren çatışmalara rağmen polis ve jandarma kitleyi kontrol altına almayı başaramamıştı. Bunun üzerine 6. Tugay Komutanı ile kitle arasında pazarlıklar başladı. Komutan halkı sakinleştirmek için kitleyi temsilen bir heyetin karakola girmesine izin vermişti. Amacı karakolda gözaltında tutulan kimsenin olmadığını halka ispatlayarak kitlenin öfkesini yatıştırmaktı. Karakola giren heyette Özlem Tunç da vardı:

'Komutan kitle içinde heyette yer alacak kişilerden birinin de benim olmamı isttedi. Bunun üzerine heyetle karakola girdik. Her yerine baktık karakolun. Gözaltında gerçekten kimse yoktu. Ancak karakol içinde her türlü hakarete maruz kalmıştık. Polisler durmadan hakaret ediyordu. Tam üzerime saldırmak için harekete geçmişlerdi ki komutan devreye girdi ve bizi korudu. Teftişten sonra bir panzerin üzerine çıkarak kitleye seslendim.'

Ve işkence başladı

Aradan yarım saat geçmemişti. İki çevik kuvvet üyesi polis, Özlem Tunç'u panzerden iner inmez gözaltına alarak bir kahvehaneye soktu. Özlem Tunç anlatıyor:

'Çevik Kuvvet'e şeflik yapan bir polis -ki bu şahıs devamlı elinde telsiz sağa sola talimat veriyordu - beni göstererek 'bu bayanı kaçırmayın, alıp özel muamele yapın' dedi. İki TİM üyesi süratle beni aralarına alıp bir kahvehaneye soktu. Kahvenin ortasında biri çenemi tutup ağzıma tükürdü... Ve işkence başladı. Tacizle işe başladılar. Sonra coplarla ağzımı burnumu paramparça ettiler. Yoruluncaya kadar dövdüler. Yüzüstü yatırdılar. Bu kez de tekmelerle vurmaya başladılar. Bir halıyı çiğner gibi üzerimde tepiniyorlardı. Tırnaklarım düşmüştü, halsiz ve mecalsiz bir duruma düşmüştüm.'

Herkes öldüğünü düşündü

Özlem Tunç, işkence seansından sonra kahvehanenin önüne çıkarıldı. Burada bir TİM üyesi tabancasını çıkararak Tunç'un başına bir el ateş etti. Özlem Tunç anlatıyor:

'TİM üyesi başıma bir el kurşun sıktı. Öleyim istedi. İkincisini sıkacaktı diğer TİM üyesi müdahale etti, zaten ölmüş dedi, boş ver kurşununu diğerlerine harcarsın. Vücudumda bir sıcaklık vardı, hiçbir şey hissetmiyordum. Sesleri duyabiliyor ama göremiyordum. Sanki bir perde gözlerimin önüne çekilmişti. O zaman saçlarım uzundu. Biri saçlarımdan diğeri ayağımdan tutarak beni kaldırıma attı. Bedenim kaldırımda, ayaklarım yolda kalmıştı. Kaldırıma attıktan sonra birinin iki ayağıyla üzerime çıktığını hissettim. Sonra onu diğerleri izledi. Bu sırada omirilik diskim yerinden çıkmış. Herkes öldüğümü düşünmüş.'

Bu ölmemiş yaşıyor

Özlem Tunç, saatlerce kaldırımda kaldıktan sonra jandarma tarafından öldüğü düşünülerek Gazi Karakolu'na götürüldü. Sonra, ölü ve yaralıların balık istifi tutulduğu bölüme atıldı. Ardından diğer yaralı ve ölülerle birlikte bir ambulansa bindirilerek Haseki Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada yaralılar acil servise, ölüler de morga kaldırıldı. Ambulansta kan kaybından şuurunu kaybeden Özlem Tunç da öldüğü düşünülerek morga kaldırılmıştı. Özlem Tunç anlatıyor:

'Ambulansa bindirildiğimde şuurum tam gitmemişti. Hayal meyal hatırlıyorum. Ancak ambulansta şuurumu kaybettim. Öldüğüm düşünülerek morga kaldırılmışım. Ailemin benden haberi yok. Ayrıca sokağa çıkma yasağı var. O yüzden Gazi'den çıkamıyorlar da. Çırılçıplak soyuluyorum, üzerime de bir bez parçası atılıyor. Yüzüm tanınmaz bir haldeymiş. Ölü sahipleri yakınlarını morgda ararken daha iyi bakabilmek için yüzüme eğiliyorlar. Tam bu sırada biri nefes aldığımı, göğsümün kalkıp indiğini görüyor. Sonra 'bu yaşıyor' diye bağırıyor. Hastaneye çıkarılıp tedaviye alınıyorum.'

Polis hastaneye baskı yapıyor

Özlem Tunç hastaneye tedavi için kaldırılmıştı. Ancak yakınları olmadığı için tedavi için gerekli ilaçlar tedarik edilmemişti. Polisin hastane üzerinde 'bırakın ölsün' baskısı vardı. Özlem Tunç anlatıyor:

'Bir gün sonra şuurum yerine geldiğinde odamın kapısında bekleyen sivil polisleri gördüm. Doktorlar başımı tıraş etmişlerdi. Başıma iki doktor geldi. Konuşmalarına tanık oldum. Bir diğerine 'gebermemiş' diye söylendi. Sonra ameliyathaneye alındım. Çıktıktan sonra Sevim isimli bir hemşire bana ilaç alınmadığını görüyor. Kendi imkânlarıyla ilaçlarımı alıyor, sonra başucuma koyuyor. Bu hemşirenin daha sonra Alevi kökenli olduğunu öğrendim. Hastanedeyken 3. gün Başbakan Tansu Çiller geldi.'

Gazi olaylarının simgesi oldu

Çiller'in hastanede yaralıları ziyaret ettiği gün Özlem Tunç, Türkiye'de günün konusu olmuştu. Kaldırımda yüz üstü yatarken polisler tarafından tekme tokat dövüşü akşam haber bültenlerinde yayınlanmış, ertesi gün çıkan tüm gazetelerin ilk sayfalarında kaldırımdaki fotoğrafı basılmıştı. O artık Gazi olaylarındaki vahşeti belgeleyen bir simgeye dönüşmüştü. Bu yüzden polis yaşamasını değil bir an önce ölmesini istiyordu. Alel acele henüz daha tedavisi tamamlanmadan hastaneden çıkarıldı, sorgu için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Karakolun önüne bıraktılar

Özlem Tunç anlatıyor: 'Ağzımdan serumu çekerek beni hastaneden Vatan'a götürdüler. Yaşıyordum ama yanımda kimseler yoktu. Sorgu başladı. Konuşacak durumda değildim. Sık sık başıma vurarak konuşmaya zorlanıyordum. Sözde ifade aldılar. Sonra Gazi Karakolu'na götürdüler. Burada da sözde ifademi aldılar. Durmadan kusuyordum. Dördüncü gün karakolun önüne bıraktılar. İki büklüm olmuş yere kapanmıştım. Asker ve polis dışında kimseler yoktu. Sokağa çıkma yasağı devam ediyordu. Sürünmeye başladım. Eve gidecektim. 4 saat sonra Cemevi'nin önüne gelmiştim. Cemevi önünde halk toplanmıştı. İnsanlar beni görünce sevinç çığlıkları atmaya başladılar. Annem ve babam şoka girmişlerdi. İnsanlar bana sarılmak istiyordu. Ben ise sarılmayın her tarafım kırık, lütfen diyebiliyordum ancak.'

3 yıl tedavi gördü

Özlem Tunç, ailesi tarafından 3 yıl boyunca özel hastanelerde tedavi gördü. Bu süre içinde ailesi zehirlenerek öldürülebileceği şüphesiyle odasına yabancı kimseyi sokmadı. Tunç, uzun süren tedaviden sonra polis tarafından sık sık taciz edilince Gazi Mahallesi'nden ayrılarak Sarıyer'e yerleşti. Özlem Tunç anlatıyor:

'Tedavim bitip eve gelince yine polis tacizleri başladı. Panzerler penceremizin önünden geçerken pencereye hep selektör yapıyordu. Evimizin önünde sivil polis arabası duruyordu hep. Bir gün dayanamadım krize girdim, dışarı çıktım ve 'Vurun ulan vurun' diye bağırmaya başladım. Bunun üzerine psikologların tavsiyesiyle ailece Sarıyer'e taşındık. Sonra evlendim. Bir kız çocuğum oldu. Ancak olayın getirdiği psikolojik travma ve polisin üzerimizdeki baskısı evliliğimin bitmesine neden oldu. Olaylardan 8 yıl sonra tekrar Gazi'ye döndüm.'

Devlet benden çok şey aldı

Özlem Tunç, aradan geçen 13 yıl sonra devlete şöyle sesleniyor: 'Devlet benden çok şey aldı. Hayallerimi, gençliğimi, umutlarımı aldı. Evliliğimi çaldı. Kime ne diyebilirim veya kime ne hesabı sorabilirim. 5-6 yıl sonra katliamcılar aklandı. O gün kurşun sıkanlar şimdi yeniden görev başında. Mucizelerle dolu bir serüven sonrası hayattayım. Ama yine de yüreğimde kin yok. Barış olsun, toplumlar, kültürler ve inançlar özgür olsun istiyorum. Acılarımızı ancak barış, huzur, özgürlük ve mutluluk dolu bir Türkiye hafifletebilir.'

Fırsatçı vicdansızlar

Tunç'un bir mesajı ve sitemi de halka: 'Halkımız bizleri unutmasın istiyorum. Az acılar yaşanmadı. Olaylarda yaralanıp sakat kalanlar, yatağa mahkum düşenler sahiplenilmedi, ortada bırakıldı. Bu tür şeyler daha da üzüyor bizleri. Maalesef unutulduk, sadece yıl dönümlerde hatırlanıyoruz. Çok zor günler geçirdim, elimizden tutan olmadı. Kimseden maddi bir şey dilenmiyorum, ama manevi destek maddi destekten daha anlamlı. Pek çok kez yurt içi ve yurt dışında konserler, yardım kampanyaları düzenlendi. Ancak bu yardımların bana ulaşmadığını ifade ederken büyük bir ızdırap ve üzüntü duyuyorum. Bu kampanyalarda toplanan paralardan istifade edecek kadar vicdanı körelenleri kamuoyunun vicdanına bırakıyorum.'
İSTANBUL -
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

*rojda* is offline  
Eski 13-03-2008, 09:33 PM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Konum: (İSKRAAAA) ..... İSTANBULDA.... hayatın içinde umudun yanı başında.
Yaş: 27
Mesaj: 1,530
Üye No: 54437
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 28692
Rep Puanı : 2868939
Rep Derecesi
eylem güzeli has a reputation beyond reputeeylem güzeli has a reputation beyond reputeeylem güzeli has a reputation beyond reputeeylem güzeli has a reputation beyond reputeeylem güzeli has a reputation beyond reputeeylem güzeli has a reputation beyond reputeeylem güzeli has a reputation beyond reputeeylem güzeli has a reputation beyond reputeeylem güzeli has a reputation beyond reputeeylem güzeli has a reputation beyond reputeeylem güzeli has a reputation beyond repute
Varsayılan


gerçekten tam bir vahşet ama sadece görünen yüzü vahşetin.
daha gizli kalmış ne vahsetler var.
daha kaç insanın hayatını mahfettiler kaçını işkencelerle öldürdüler.
ama bunların hesabını birgün ödeyecekler.

__________________
eylem güzeli is offline  
Eski 13-03-2008, 09:40 PM   #3 (permalink)
AKK
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Konum: ZAP
Mesaj: 1,994
Üye No: 25234
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 32942
Rep Puanı : 3293844
Rep Derecesi
AKK has a reputation beyond reputeAKK has a reputation beyond reputeAKK has a reputation beyond reputeAKK has a reputation beyond reputeAKK has a reputation beyond reputeAKK has a reputation beyond reputeAKK has a reputation beyond reputeAKK has a reputation beyond reputeAKK has a reputation beyond reputeAKK has a reputation beyond reputeAKK has a reputation beyond repute
Varsayılan


bu yazyiyi okuyup bomba olmamak mumkun degil ... Inandiklari herseylerine DUZ GECIYORUM....dahada birsey yazmiyayim,ahlaka aykiri olur..

__________________
AKK is offline  
Eski 13-03-2008, 09:40 PM   #4 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Konum: Azadi û Jiyan / Güneşin Ülkesi
Yaş: 29
Mesaj: 3,231
Üye No: 168268
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 42577
Rep Puanı : 4257293
Rep Derecesi
zilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond repute
Varsayılan


dün haberlerde izlerken çok kötü oldum.. o kadar işkenceden sonra morga atılmış ölü diye ama ölmemiş.. inadına yaşamış.. inadına bu kavga bende varım demiş.. saygıyla selamlıyorum kendisini...

__________________
zilan_80 is offline  
Eski 13-03-2008, 09:48 PM   #5 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Yaş: 26
Mesaj: 5,054
Üye No: 78744
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 26414
Rep Puanı : 2640754
Rep Derecesi
stranki_be has a reputation beyond reputestranki_be has a reputation beyond reputestranki_be has a reputation beyond reputestranki_be has a reputation beyond reputestranki_be has a reputation beyond reputestranki_be has a reputation beyond reputestranki_be has a reputation beyond reputestranki_be has a reputation beyond reputestranki_be has a reputation beyond reputestranki_be has a reputation beyond reputestranki_be has a reputation beyond repute
Varsayılan


bir solukta okudum heval gerçekten içler acısı bir durum

keser döner sap döner gun gelir hasap döner

__________________
stranki_be is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Namaz hakkında hersey wiyanreklam İslami Sohbet 55 18-09-2007 09:53 PM
ALIAS Oyun Çözümü Dıl Weran Oyun Hileleri 5 20-06-2007 08:45 PM
Broken Sword: Sleeping Dragon (PC) Tam Çözüm hmpoo Oyun Hileleri 1 14-04-2007 06:23 PM
Muhtasar Osmanlı Devleti Tarihi Global Kitap Özetleri 0 13-04-2007 07:14 PM
Mitoloji Ve Anlamları Ersin Mitoloji 11 06-04-2007 12:12 AM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 08:49 AM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.