Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Komedi, Eğlence, Korku, Her Telden Muhabbet > Sınırsız Muhabbet Burada

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 16-11-2007, 12:24 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Konum: Azadi û Jiyan / Güneşin Ülkesi
Yaş: 29
Mesaj: 3,231
Üye No: 168268
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 42577
Rep Puanı : 4257293
Rep Derecesi
zilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond repute
Varsayılan Ahmet Kaya’yı ölüme götüren siyasi linç devam ediyor


Ahmet Kaya’yı ölüme götüren siyasi linç devam ediyor Türkiye'de protest müziğin önemli isimlerinden olan Ahmet Kaya’nın ölümü üzerinden 7 yıl geçti. Aradan geçen bunca zamanda Ahmet Kaya imzasını taşıyan 5 albüm, sevenleriyle buluştu. Kaya, Paris Komünarları, dünyanın en önemli muhalifleri ve aydınlarıyla birlikte Pere-Lachaise Mezarlığı'nda yatarken, 8 yıl önce Türkiye’yi terk ettiği zihniyet, ‘siyasi linç'e devam ediyor. Gülten Kaya, eşinin bıraktığı mirasın halk ve tarih tarafından sahiplenilmesiyle anlamlaşacağını belirtirken, sanatçı Ferhat Tunç, Kaya'nın mirasını sahiplenmenin yolunun barış ve halkların kardeşliğini savunmaktan geçtiğini vurguladı. İstanbul’da 1999 yılında Magazin Gazetecileri Derneği’nde düzenlenen bir kokteylde "Kürtçe bir klip çekmek istiyorum ve bunu yayımlayacak bir televizyon kanalı arıyorum" dediği için ‘vatan haini’ ilan edilerek siyasi linçe maruz kalan Ahmet Kaya, daha sonra hakkında açılan davalar nedeniyle Fransa'ya gitmek zorunda kaldı. Kaya, ömrünün kalan bu kısa bölümünü de memleketinden, sevdiklerinden uzakta Avrupa'da sürgünde yaşamaya başladı. Profesyonel müzik yaşamı boyunca çeşitli isimlerin sanatına katkıda bulunmasına rağmen, o kendisini toplumcu-gerçekçi sanat kategorisinde gördüğünü, sözlerinin yanı sıra üretimiyle de ortaya koydu. Protest müziğin Türkiye'deki önemli temsilcilerinden birisi olan Kaya, müziğindeki önemli ve belirgin bir özellik olan geleneksel motifler ve ulusal kültür değerlerini işlemesiyle toplumsallıktan kopmadığını gösterdi. Söylediği her söz ve şarkısı olay olan Kaya, hakkında yaptığı müziği ve buna bağlı olarak sanatçı kimliğinden ötürü birçok dava açıldı. Bu baskılara rağmen Kaya, kimliğini hiçbir zaman inkâr etmedi ve mücadelesini sürdürmekte ısrarcı oldu.
Devlete göre ‘sakıncalı’

Kaya’nın 1956 yılında, daha 9 yaşındayken babasının çalıştığı fabrikanın işçilerine konser vermesiyle müzik yaşamıyla başladığı serüveni 1985 yılında çıkardığı "Ağlama Bebeğim" albümüyle bütünleşir. Ancak çıkardığı ilk albüm ise yasaklanır ve toplatılır. Müzikal yaşamının bu olgunluk çağında ülkesinin içinde bulunduğu olumsuzluklara, mevcut gidişata ve sistemin hoşnut olmadığı her yanına şarkılarla müdahale etmeye çalışan bir muhalif olur. Bu nedenle Kaya'nın birçok yerde konser verememenin yanı sıra albümleri 'sakıncalı' bulunup kısmen de olsa toplatılır. Bu sürecin şarkılarına yansıması kaçınılmaz olan Kaya, bu yüzden 'Başım Belada' albümüne imza atar. Ahmed Arif, Atilla İlhan, Yusuf Hayaloğlu, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Nazım Hikmet Ran gibi şairlerin şiirleri ve şarkı sözleri Ahmet Kaya müziği ile bir araya gelir ve unutulmaz eserler arasında yerini alır.
Yüreğinde hiç dinmeyen bir memleket hasretiyle gitti

Türkiye'de yaşamının son günlerinde yaşadıkları kendisini derinden etkileyen Kaya'yı Avrupa'da uğruna klip çekmeyi ve ülkesinden ayrılmayı göze aldığı Kürtler bağrına bastı. Avrupa'da kaldığı süre içinde birçok etkinlikte yer alan ve Kürtlerin bir yerde yüreklerinin tercümanlığını ezgileriyle dile getiren Kaya, memleketinden ve sevdiklerinden uzak kalmaya fazla dayanamadı. Takvim yaprakları 16 Kasım 2000'i gösterirken, Kaya, yaşadığı bunca acıyı, hasreti, yüreğinde büyüttüğü ülke özlemiyle geçirdiği kalp krizi sonrası gözlerini hayata yumdu. Ahmet Kaya, Paris Komünarları, dünyanın en önemli muhalifleri ve aydınlarıyla birlikte Pere-Lachaise Mezarlığı'nda yatarken, yaşamıyla, şarkılarıyla ve muhalif duruşuyla Türkiye'nin yakın tarihine önemli bir not düşerek ölümsüzleşenler arasında yerini aldı.
Ölümünün ardından 5 albüm yayınlandı

Yaşamını yitirdikten sonra dahi Ahmet Kaya adına 5 albüm yayınlandı. Kimileri "Ölmedi, yaşıyor" dedi. Ancak yaşadığı dönemde stüdyo kayıtlarını gerçekleştirdiği ancak yayınlama imkanı bulamadığı ezgileri Kaya'nın, ölümünün ardından eşi Gülten Kaya tarafından yayınlandı. Kaya'nın ölümünün ardından bir yıl geçtikten sonra 2001'de yayınlanan veda albümü "Hoşçakalın Gözüm" eşi Gülten Kaya tarafından çıkarıldı.
Bu albümün ardından 2002 yılında Kardeş Türküler, Agirê Jiyan, Suavi, Yavuz Bingöl, Haluk Levent, Feridun Düzağaç, Şükriye Tutkun, Niran Ünsal, Nazan Öncel, Sümer Ezgü, Servet Kocakaya gibi sanatçıların yer aldığı "Dinle Sevgili Ülkem"in Ardından, "Biraz da Sen Ağla" (2003), "Kalsın Benim Davam" (2005), 2Gözlerim Bin Yaşında" (2006) adlı albümleri yayınlanan Kaya'nın imza attığı albümleri ise şunlar:
Ağlama Bebeğim (1985), Acılara Tutunmak (1985), Şafak Türküsü (1986), An Gelir (1986), Yorgun Demokrat (1987), Başkaldırıyorum (1988), Resitaller 1 (1989), İyimser Bir Gül (1989), Resitaller 2 (1990), Sevgi Duvarı (1990), Başım Belada (1991), Dokunma Yanarsın (1992), Tedirgin (1993), Şarkılarım Dağlara (1994), Beni Bul (1995), Yıldızlar ve Yakamoz (1996), Dosta Düşmana Karşı (1998).
Ferhat Tunç: Dostum, arkadaşım, yoldaşımdı…

Protest müziğin bir diğer ismi ve Ahmet Kaya’nın yakın arkadaşlarından sanatçı Ferhat Tunç, Kaya’nın inkârcı zihniyeti reddettiği için hedef haline getirildiğini söyledi. Ahmet Kaya’nın bu ülkenin yetiştirdiği ender sanatçılardan biri olduğunu belirten Tunç, şunları ifade etti: “Sanat yaşamını uzun uzadıya değerlendirmek istemiyorum, buna gerek de yok. Ama o, sanatçı kişiliğiyle yaşadığı ülkenin sorun ve gerçeklerine karşı duyarlılığı bütünleştiren bir yapıya sahipti. Her zaman barıştan, demokrasiden, insan hak ve özgürlüklerinden yana bir duruşu oldu. Ezilenler için şarkılar yaptı, söyledi. Bu duyarlılığı kendisini daha da büyüttü, olgunlaştırdı. Ahmet Kaya’nın ölümü, hayatımda beni sarsan olayların başında gelir. Çünkü onunla dünya görüşlerimiz, sanat anlayışımız, değer ve duyarlılıklarımız paraleldi. Dostum, arkadaşım, yoldaşımdı. Hayatta olsaydı bu gün birlikte, bu ırkçı, şoven dalgaya karşı omuz omuza olacaktık. Bundan eminim. Ama geriye bir mücadele mirası bırakarak gitti. Bana ve bize düşen, onun anısına, değerlerine doğru sahiplik etmektir. Ve benim bütün çabam da bunun içindir. Şunu da eklemem gerekir. Ahmet’in ölümünün üzerinden yıllar geçtikten sonra, bugün onu sürgüne ve ölüme götüren nedenler değişti. Bugün Kürtçe şarkılar da söyleniyor, klipler de yapılabiliyor. Ama maalesef milliyetçi-şoven bir bağnazlık dalgası da var. Kürt sorununu ‘terör sorunu’ olarak kabul etmemiz isteniyor, dayatılıyor. Bu inkarcı zihniyet Türkiye’ye çok şey kaybettirdi. Kürt sorununu demokratik bir çözüme kavuşturmanın imkanları varken, milliyetçi bir dalga yarattılar. Barış umutlarını karartmaya çalışıyorlar. Bu hava nedeniyle tehdit edilen insanlardan biri durumundayım. Ama ben, her zamankinden daha büyük bir ısrarla barış ve halkların kardeşliğini savunmaya devam edeceğim. Ahmet Kaya’nın anısına sahiplik etmek de ancak böyle olur inancındayım. Bu vesileyle onun anısı önünde saygıyla eğiliyorum.”
'Ahmet Kaya'nın mirası halk ve tarih sahip çıktıkça anlamlanacak'

Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya, Kaya'nın onurlu bir miras bıraktığını belirterek, "Sanatla ilgili olduğunun sanan ya da söyleyenler Ahmet Kaya'yı doğru anlasaydı bırakın mirasa sahip çıkmayı, bu linç dahi yaşanmayabilir, sonuçları da bu kadar yakıcı olmayabilirdi. Ahmet Kaya'nın mirası halk ve tarih sahip çıktıkça anlamını bulacaktır. Bu şarkılar neredeyse üçüncü kuşakla buluşuyor. Benim değerli bulduğum da bu. Sahiplenmeyi de hayatın doğru adaleti üstleneceğine olan inancım tam. Önemli olan bir sanatçının ülkesi ve giderek dünya hakkındaki fikirleri, yorumları, soruları ve bu sorulara bulabileceği yanıttır. Sanatıyla dünyaya cevap olabilmesidir. Tarih bunu yapabilenleri, bedelini ödeyebilen cesur çocukları kucaklıyor, kucaklayacaktır" dedi.

İBRAHİM AÇIKYER-DİHA

zilan_80 is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Jiyana Ahmet Kaya hmpoo Çandi Gişti 9 17-06-2007 01:49 PM
hayat devam ediyor felat botan Türkçe Lyrics 0 01-06-2007 11:28 PM
Ahmet Kaya SterKasoR Sanatçı Tanıtımları 16 20-04-2007 08:08 PM
Ahmet Kaya'yı tanıyabildikmi? Firari Biyografi 10 10-12-2006 08:29 PM
ahmet kaya parkına jandarmadan engel İMPARATOR® İlginç Konular 3 22-09-2006 11:04 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 01:38 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.