|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Panterler’den bir hatıra
Genç adam yaşlı olanın yanına geldi ve sokağın zengin ritmiyle birbiri ardına sorular sormaya başladı: - Hey babalık! Baksana bana. Sen Kara Panterler’de miydin? - Evet n’oldu? - Sizin derdiniz neydi? Çete falan mıydınız? - Ne!? Ciddi misin? - Karımın anası seni tanıyormuş. Sen onlarlaymışsın. Neler yaptın? - Evet oğul. Ama o bir çete değildi. Siyah halkın özgürlüğü ve savunmasına adanmış devrimci bir örgüttü... Bu gerçeküstü muhabbet, genç kuşaktan birinin ağzından, toplumsal hafızada yaşanan aşınmayı yansıtıyor. Genç adamı oldukça kararlı, son derece zeki, atılgan ama bir o kadar da bilgisiz buldum. Ona sordum: - Karının annesi sana Kara Panterler’i anlatmadı mı? - Anlattı. Ama ben dediklerini dinlemedim fazla. Yine zırvalıyor dedim, kapatıverdim kulaklarımı. Yakın geçmişteki hareketlerle ilişkisi olmayan genç adam, onların tam ortasında yer alanın vereceği bilgileri reddetmişti. Bu yüzden de, derin köklere sahip ve tüm ülkeyi sarmış, hatta uluslararası radikal etkiler yaratmış bir örgüt hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyordu. Kara Panterler’le yakın bağlara sahip olan kaynanası, onların panterler gibi yaşadığını bilen o kadın, toy delikanlıyla konuşmaya çalıştı. Ama, yetişkinlerin çoğunda olduğu gibi, sözleri çok durgun, yeni nesillerin bir kulağından girip öbüründen çıkacak türdendi. “Yurttaş hakları” kuşağı diye övülürken, Siyahların özgürlük hareketini karalayan veya görmezden gelen yeni kuşağın esir aldığı okullar artık işe yaramıyor. İşte bu yüzden, doğuştan zeki ve bir şeyler öğrenmiş siyah bir adam, idam koğuşuna gelene kadar Kara Panterler Partisi hakkında anlamlı hiçbir şey öğrenemiyor. Çelik ve betondan bir kutuya kapatıldığı burada bile, gizlenmiş tarihin bir bölümünü, doğduğundan beri kendisinden gizlenen bir şeyleri öğrendi. Partinin doğuşu, o şaşaalı altınçağı ve trajik gerilemesi hakkında okudu. Öğrendiği kendi tarihiydi; Amerika’daki baskılara karşı direnen Afrikalılar ailesinin tarihi. Araştırmacılar Jones ve Jeffries, “Kara Panterler Partisi” adlı kitapta, bu örgütün güçlü etkilerini şöyle anlatıyor: Siyah Amerikalıların özgürlük mücadelesindeki başlıca örgüt olan Kara Panterler Partisi, tüm dünyadaki ezilenlerin hayallerine girdi. Örgütsel tarihi, 1966-1982 arasındaki 16 yıldı. Yeterince fark edilmemiştir; ancak bu parti, siyahların özgürlük mücadelesini derinden etkileyen, zengin ve çok yönlü bir miras bıraktı. Kara Panterler’in mirası dört bileşenden oluşur: *Silahlı direnişin önemi, * Toplumsal görev geleneği, * Halkın kendi kaderini tayin hakkına bağlılık, * Ezilen halklar için bir siyasi eylem modeli... -Bunlar ortadayken, nasıl olup da 20’li yaşlarına gelen bir genç adam, gayet dürüstçe, “Siz çete falan mıydınız?” diye sorar? Eğer sistem buysa, Kara Panterler hakkında genç kafalarda uyanacak soru da budur. -Bu partinin devrimci ve radikal tarihi, siyah halkın geçmişini fıkra konusu yapan bu çıldırmış medya tarafından ancak kırıntı halinde yansıtılır. Önde gelen bir Amerikan televizyonunun, o korkunç kölelik çağı hakkında komedi programları yaptığı bugünlerde, 1960’lı yılların devrimci hareketlerinin ne anlamı olabilir? -Tarih, ezilen bir halk için çok önemli bir araçtır, bir halkı umutla donatabilir. Araştırmacı Farideh şöyle diyor: -“İdeolojik seferberliğin belirli tarihi biçimleri bize, devrimcilerin ilerlemek için hangi kaynaklardan beslenmeleri gerektiği konusunda ipuçları verebilir. En önemli kaynağın, çatışma ve dışlanmanın ‘tehlikeli hatıraları’ olduğu görülür. Bu hatıraların iki boyutu vardır: Çekilen acılar ile direniş ve umut. İlki, baskı ve acılarla dolu tarihin canlı hatıralarıdır. Yaşanan acılar, varolan ekonomik ve politik sistemlerin suçlanma nedenleridır. Öte yandan; direniş ve umut hatıraları, direnme ve özgürlük hakkında gerçek veya hayal edilen örnekler sunar. Bütün bunlar, değişimin mümkün olduğunun bildirileridir ve belirli tarihi koşullarda direnişin nasıl mümkün olacağını anlamak için sürekli incelenirler...” -“Hayır oğul. Kara Panterler çete değildi. Onlar senin böyle düşünmeni istiyorlar evlat. Kara Panterler, ‘60’lı yıllar boyunca halkımızın hayatları ve insanca yaşama hakları için savaşan siyah kız ve erkek kardeşlerimizin oluşturduğu aktif bir gruptu. Kendi tarihini öğren delikanlı. Öğren ki, senin gibi genç fırlamalara anlatasın. Böylece bunun gibi sorular duymazsın.” ![]() ----------------------------------------------------------------------------------------------- KARA PANTERLER: MALCOLM X'İN İZİNDE MARKSİST HAREKET / [Mesud Ata] Yıllarca sabretmiş bir halk düşünün. Bir toprak düşünün kalbi sökülmüş. Asırlar süren bir tecavüze sesini çıkarmamış, ciğerleri sökülmüş bir halk! Daima sabreden, daima boyun eğen, topraklarından/damarlarından koparılan canlar düşünün. Artık yaşamak için neden bulmakta zorlanan kardeşlerinden, anasından, babasından koparılmış insanlar. Dilini bilmediği, havasını solumadığı bir yerde hayvanlara dahi edilmeyen zulümlere maruz kalan insanları. Sürgün bir yaşamın evlatlarından bahsediyoruz; siyahlardan. Evet siyah, yüzü katran karası beyazların karşısında gün gibi parlayan bir siyah. Ne kadar bastırılsa da bir yerlerinde yatar insanın,“Kanına çakıllar karıştırır” isyan. Yıllarca acıyla süren bir yaşamda, ekilen öfke tohumları isyan fidesini vermiş ve en doğal haklar utanç verici yıllardan sonra elde edilmiş. Zafere giden yolda hiçbir şey ama hiçbir şey kolay elde edilmemiştir; özgürlüğün her zerresi için ağır bedeller verilmiştir. Kazanılan hakların ardından zulümler bitmemiş elbette. Bu zaferlerin karşısında ağızlarından salyalar akıtan hayvanlar, boş durmamış ve hakları için mücadele edenlere ambargo uygulamış, ailelerini öldürmüş, evlerini ve iş yerlerini kundaklamıştır. Bu halka çektiren azap, oldukça eski olmasına rağmen ne yazık ki renkli fotoğrafların çekilebildiği ‘modern zamanlar’a değin devam etmiştir. Siyahların toplu taşıma araçlarında, işte, sinemada, vergisini öderken kuyrukta beyazlardan ayrı tutulduğu zamanlar, tozlu tarih sayfalarında yer almıyor maalesef. Ve bu acı dolu dönemleri incelerken neredeyse insanoğlunun henüz yeni yeni evrimini tamamlamaya başladığına inanacağız. SABRIN TANIMI Siyahî boksör Rubin Carter’ın yaşam öyküsünün anlatıldığı “Hurricane” adlı filmde Carter’ı neredeyse yaşamı boyunca takip eden ve onu hapse tıkmak isteyen hastalıklı bir polis karakterini izliyoruz. En ufak bir falsosunda Carter’ı içeri tıkmak isteyen iğrenç bir adam. Siyahların çok uzun yıllar önce ya da bundan bir 50 yıl önceki yaşadıklarını öğrendiğimizde bir sinema filminde oldukça karikatür duran bu adamın karikatür falan değil yakın çekim bir fotoğraf olduğunu anlıyoruz. Ama takatleri olmadığından ama ekmek paralarından ya da ailelerine bir zarar gelmesinden korktuklarından hep boyun eğmişlerdir zulümlere. Zulümlere karşı birkaç şekilde yanıt verilebilir; zoraki boyun eğerek, sorunlar halledilene kadar zalimlere ‘sabır ve hoşgörüyle’ yaklaşarak ve baş kaldırarak. Siyah hareketinde boyun eğme, sadece ekmeğinin peşinde olan, karnını doyurmak isteyen ve bizzat ‘devlet’ eliyle uyuşturucu bağlımsı yapılan siyahlarda görülen bir durum. Sabır, neredeyse tüm siyahların tarih boyunca sahip oldukları, daha doğrusu sahip olmak zorunda oldukları bir meziyet. Fakat bir eylem olarak bahsedecek olursak burada Martin Luther King’in adını anmamız şart. Siyahların tarih saflarında ismi altın harflerle yazılı olan Martin Luther King, sabır kelimesinin tanımını yeniden yapmış ve sınırlarını yeniden çizmiştir. Çoğu zaman pasifist tavrı nedeniyle eleştirilen King, özgürlüğe giden yolda Gandi’yi kendisine rehber edinmiş ve öfkesi taşan halkını “Biraz daha, biraz daha bekleyin, biraz daha sabır; yolun bitmesine çok az kaldı.” diye sürekli telkin etmiştir. BİR BAŞKA HAREKET ![]() BİZ DİLENCİ DEĞİLİZ BAYIM Politikacılar bu insanların acılarını hep görmezden geldi, Amerikan halkı ise özgürlük yürüyüşleri ve protestolarının ardından böyle bir şeyden yeni haberdar oluyormuş gibi olayları televizyonlardan çekirdek çitleyerek izliyordu. Şimdilerde, o çok korktukları Ortadoğu’ya bakar gibi baktılar televizyon ekranlarına. Gerçekten siyahlarla beraber olan beyazlar olmadı değil fakat iş politikacılara gerince bir duraksama yaşanıyordu. Siyahların yanında duran bürokratlar, bakanlar vardı ve pek azı samimiydi. Durumları dilenciye tüm para uzatıp paranın 10’da birini kesmesini isteyen, daha doğrusu asıl niyeti para bozdurmak olan ‘hayırsever’in durumu gibiydi. Seçim döneminde siyahların da oyunu almak fakat bir yandan ırkçı beyazların da gönlünü hoş etmek isteyen politikacılar.. İşte bazı siyahlar eylemlerin cami önünde dilenmek gibi olduğunu söyleyip kendilerine uzatılan ‘özgürlük bozuklukları’nı ellerinin tersiyle ittiler. Çünkü o ‘tüm para’ da kendilerini de hakkı olduklarını düşünüyorlardı. İşte bir lütufmuş gibi verilen parayı iten adamlar Malcolm X ve onun izinden giden Kara Panterler’di. ALL THE POWER TO THE PEOPLE (TÜM İKTİDAR HALKA) ![]() Sorun, bir siyah sorunundan da öteydi. Sorun, ABD’nin damarlarında dolaşan emperyalist kandı. Mücadele, beyaz liberaller ya da siyah burjuvalarla yürüyemezdi ve bu adamlar o topraklarda paylarına düşeni istiyorlardı. Kara Panterler ekibinden Mumia Ebu-Cemal ’in , Türkiye’de de yayınlanan “We Want Freedom - A Life in the Black Panther Party” (B iz Özgürlük İstiyoruz/ Agora Kitaplığı ) kitabının arka kapağında şöyle yazıyor: Geçmişi asırlara dayanan Siyah direniş hareketinde iki eğilim vardır. Birincisi, sahibi hastalandığında, “neyin var efendi, hasta mıyız?” diye soran ‘ev kölesi’ tavrının tipik bir örneği olan ve Martin Luther King, Jr.’da simgelenen ‘medeni haklar’ modeli; ikincisi, sahibi yatağa düştüğünde, efendisi bir an önce ölsün diye dua eden ‘tarla kölesi’ tavrını benimseyen ve Malcolm X’in çizgisinde somutlanan derin direniş hareketi. Mesele bir sınıf meselesiydi ve buna yoğunlaşılmalıydı. Özgürlüklerini dilenmek değil söke söke almak istiyorlardı. Fakat Martin Luther King başta olmak üzere Kara Panterler’in siyahlara faydadan çok zarar verdiği düşünenler olmuştur. Bugün de ABD’nin tarih kitaplarında görülen mütebessim King fotoğraflarının yanında asık suratlı Kara Panterler’in fotoğrafları vardır. “Tüm beyazlara ölüm” gibi bir Klu Klux Klan mantığından uzak fakat canlarına kastedildiğinde gerekli cevabı verecek kadar başı dik, ezilmeyen insanlardı Panterler. Ve elbette asla muhalefet istemeyen emperyalist diktatörler, fakir insanların umutlarını yok etmek için ellerinden geleni ardına koymamış ve FBI, partinin önde gelenlerini gerek birbirine kışkırtarak gerek çeşitli bahanelerle tutuklayarak saf dışı bırakmıştır. ![]() New York, 1968: KARA PANTER KURALLARI KARA PANTERLERİN ON NOKTA VURUŞU 1] Özgürlük İstiyoruz. Siyah insanların ve ezilmiş halkların kendi kaderlerini belirlemelerini istiyoruz. 2] İnsanlarımız için tam iş istiyoruz. 3] Kapitalistlerin siyah insanlara ve ezilen halklara yaptığı soyguna dur demek istiyoruz. 4] İnsanoğlunun sığınması için makul tatmin edici bir iskân istiyoruz. 5] İnsanlarımız için, itibarını kaybetmiş Amerikan toplumunun gerçek doğasını ortaya çıkaracak makul bir eğitim istiyoruz. Bize gerçek tarihimizi anlatacak ve günümüz toplumundaki rolümüzü öğretecek bir eğitim istiyoruz. 6] Tüm siyahlar ve ezilmiş halklar için tamamen ücretsiz bir sağlık hizmeti istiyoruz. 7] Siyahlara, diğer renklerden insanlara, Amerika’daki ezilmiş halklara uygulanan polis vahşetinin ve katlinin hemen sona erdirilmesini istiyoruz. 8] Tüm nedensiz savaşlara acil bir son istiyoruz. 9] Amerika Birleşik Devletleri hapishane ve tutukevlerinde tutulan tüm siyah ve ezilen halklar için özgürlük istiyoruz. 10] Toprak, istiyoruz, barınak, eğitim, giyecek, adalet, barış ve modern teknolojinin toplumsal kontrolünü istiyoruz. DİKKAT EDİLECEK 8 NOKTA 1] Kibar konuş. 2] Aldığın şeyi cömertçe öde. 3] Ödünç aldığın şeyleri geri ver. 4] Zarar verdiğin her şeyi öde. 5] İnsanlara vurma ve küfretme. 6] Fakirlerin ve mazlumların mallarına ya da ürünlerine zarar verme. 7] Kadınların özgürlüklerini alma. 8] Aldığın esirlere kötü davranma. 3 DİSİPLİN KURALI 1] Hareketlerinle kurallara itaat et. 2] Bir fakirden ve mazlumdan bir tek iğne, bir tek ip parçası alma. 3] Düşman saldırılarından kalan tüm ganimetleri al. |
|||||||||||||||
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
Watts'ın kıvılcımı
WASP kısaltmasıyla (Beyaz, Anglosakson, Beyaz Amerikalılar) nitelendirilen Amerikan Sistemi'nde siyahların özgürlük mücadelesi, Afrika'dan gemilerle getirildikleri döneme kadar uzanıyor. Ebu-Cemal, Kara Panterler Partisi'nin bu tarihsel siyah hareketinin, özellikle 19. yüzyıldaki hareketlerin bir devamı olduğu görüşünde. Kitap, parti tarihini anlatması nedeniyle geçmiş dönemdeki siyah hareketlerine yalnızca kısaca değinmekle yetiniyor. Parti'nin ortaya çıkışında 1965 yılındaki Watts ayaklanmasının yeri büyük. ABD'de bu yılın en önemli politik olayı olan ayaklanma, siyahların öfkesinin adeta bir patlaması olarak nitelendirilebilir. Watts, Afrikalı-Amerikalı topluluklar içinde sıradan sayılan bir olayla, polisin şiddet kullanmasıyla başladı. İsyan sırasında dört bin kadar kişi tutuklandı. Kentler yakıldı, kimi siyah grupları ile devlet güçleri arasında silahlı çatışmalar yaşandı, Chicago'da yangın bombaları atıldı, Cleveland'da beyaz polisler ve beyaz siviller siyahları vurup öldürdü. 1967'de isyanlar tüm Amerika'ya yayıldı; yüz yirmi üç büyük ve küçük ayaklanmanın yaşandığı yıl gösterilerde toplam seksen üç sivil silah ateşiyle öldürüldü. İşte Kara Panterler Partisi bu ayaklanmanın ateşiyle ortaya çıktı. Siyahlara yönelik büyük şiddete karşılık vermek ve oluşan öfkeyi tutarlı bir siyasal harekete dönüştürmek üzere kuruldu. Parti, örgütlülükten uzak ayaklanmaların düzensizliğine son vermek ve devrimci alternatifi gündeme getirmek istiyordu. Tarihteki sistem karşıtı hareketlerin çoğu gibi böyle bir oluşum ancak gençler arasından çıkabilirdi. Bob Seale, 1960'lı yılların ortalarında dünyanın dört bir yanında devrim rüzgârlarının estiği ve Martin Luther King'in Medeni Haklar Hareketi'nin ABD'nin güneyinde yükselmekte olduğu bir dönemde California'daki Merritt College öğrencisiydi. Seale, dünyada yaşananlara büyük ilgi duyuyor, siyah Amerikalıların kurtuluşuna kafa yoruyordu. Bir gün Huey Newton adında inançlı ve bilgili bir öğrenciye rastladı. Bu rastlantı Parti'nin doğuşuna sebep olacaktı. İki gencin dertleri ortaktı: Siyah Amerikalılar, yüzyıllardır aradıkları şeye, özgürlüğe nasıl ulaşacaktı? İkisi de ortak seslerini temsil edecek bir örgüt arıyordu. Ancak sınıfsal bir bakış açısını savunuyor, Medeni Haklar Hareketi'nin seçkinlerinden uzaklaşmak istiyorlardı. Franz Fanon'un anti-sömürgeci ve anti-emperyalist bakış açısından ve siyah milliyetçisi Malcom X'den etkilenmişlerdi. Tartışmalarla ve okumalarla geçen bir dönemin ardından örgütlenmeye geçme zamanına geldiklerini hissediyorlardı. Kısa sürede küçük de olsa bir grup oluşturdular. Öz-Savunma için Kara Panterler Partisi adıyla 1966'da kurulan örgüt, daha sonra Kara Panterler Partisi adını alacaktı. 60'lı ve 70'li yıllar boyunca ülkeyi kasıp kavuracak örgüt böylece doğmuştu. Parti, bir medeni haklar grubu değildi, laikti, aktif direniş öneriyordu ve yönelim bakımından sosyalistti. Watts'ta ortaya çıkan isyancı ruh, yabancılaşmış getto insanlarının on binlercesini Kara Panterler'e katılmaya ya da onu desteklemeye yöneltecek etkili bir toplumsal güç oluşturduğu için parti kısa süre içinde büyüyecekti. Partinin ilk icraatlarından biri silahlı polis izleme devriyeleriydi. Burada amaç polisin siyahlara yönelik şiddetinin önüne geçmekti. Silahlı panterler, geceleri polis çevirmelerini ve tutuklamalarını uzaktan gözlemliyor, polisin durdurduğu zanlılara hukuki haklarını bildiriyordu. Bu tür eylemler güçlü bir örgütlenme aracı oldu. Nisan 1967'de siyah bir gencin Richmond'da öldürülmesi üzerine parti yoğun protesto gösterileri düzenledi. Bu, bir çok siyahın partiye katılmasını sağladı. Bu arada aynı ay 'The Black Panther Community News Service'in ilk sayısı basıldı. Parti'nin ortaya çıkışından altı ay sonra bir başka olay, örgütü ülkenin dört bir yanındaki milyonlarca insanın zihnine sokacaktı. 2 Mayıs 1967'de Parti'nin silahlı üyeleri California Eyalet Meclisi'ni işgal etti. Eylemde Bobby Seale dahil yirmi beş Panter tutuklandı, ancak bu parti için büyük bir reklam olmuştu. Bu olay partiyi yerel olmakan çıkardı. Artık ülkenin dört bir yanında genç kadın ve erkekler şube kurmak istiyordu. Parti, bundan sonra üç yıl içinde giderek genişledi. 1969'a gelindiğinde kırktan fazla şubesi ve yemin ederek parti üyeliğine alınmış binlerce üyesi vardı. Kara Panterler'in bu derece büyük bir harekete dönüşmesinin bir nedeni de, ilk günlerinden beri topluma hizmet etmeyi çok ciddiye almasıydı. 1968'de Seattle şubesi 'Çocuklar İçin Bedava Kahvaltı Programı'nı başlattı. Panterler, esnaftan yiyecek topluyor, gerekli personeli bir araya getirip mahalle çocuklarına kahvaltı hazırlıyordu. 1971'e gelindiğinde ücretsiz sağlık, giyecek, ulaşım, ambulans gibi ona yakın program geliştirilmişti. Devrimci bir üstyapı Ancak parti için topluluk hizmeti aynı zamanda devrimci mücadeleyi biraz daha ileriye götürmek, komünal direniş köprübaşları elde etmek, değişime uygun bir iklim yaratmak demekti. Bu girişimlerden biri de Devrimci Halkın Anayasa Kongresiydi (DHAK). Yeni bir toplumun temelini oluşturacak devrimci bir üstyapının geliştirmesinin bir yoluydu bu. Bu, soldaki çeşitli hareketleri bir araya getirecek bir girişim olarak hayal edilmekteydi. Çeşitli öğrenci grupları, sosyalist örgütler, kadın grupları, yerli grupları, eşcinsel ve lezbiyen grupları kongre katılımcıları arasındaydı. 1970'de ülkenin dört bir yanından gelen altı bin katılımcıyla gerçekleştirilen DHAK, Kara Panterler içinde milliyetçilikten sıyrılan bir çizgiyi öne çıkarttı. Başta Malcom X'in etkisindeki parti, zaman içinde siyah milliyetçiliğinden uzaklaştı. Rejimin saldırısı ile gelen son Kara Panterler'in ülkenin en büyük toplumsal hareketi haline gelmesine sistem cevap vermekte gecikmedi. FBI COINTELPRO (Counter İntelligence Program-Karşı İstihbarat Programı) ülkedeki sistem karşıtı hareketlere, özellikle de siyah hareketlere karşı oluşturulmuş bir nevi kontrgerilla örgütüydü. COINTELPRO, 1956 ile 1971 arasında siyah gruplara karşı iki yüz doksan beş eylem düzenledi. Bu örgütün doğrudan müdahaleleri dışında profesyonel olduğu bir alan daha vardı: harekete kendi ajanlarıyla sızmak. FBI istihbaratı yardımıyla yerel polis de tutuklamaları, baskınları ve parti üyelerine yönelik öldürme ve yaralamalara neden olan şiddet olaylarını artırmıştı. Bu baskın ve saldırıların kamuoyunca kabul edilmesini sağlayan ise Amerikan medyası oldu. 1971'de bir grup Kara Panter'in Pennsylvania'daki bir FBI bürosuna gizlice girmesi ile belgeler kamuoyuna aktarıldı ve COINTELPRO deşifre oldu. Ortaya çıkarılan belgeler FBI'ın yalnız siyah örgütlere değil, barış eylemcilerine, feministlere, sosyalistlere ve diğer sosyal gruplara karşı giriştiği savaşa ışık tutmuş oldu. Ancak devlet Kara Panterler'i zeki bir stratejiyle parçalamayı başardı. COINTELPRO tarafından partinin öne çıkan liderlerine sözde başka liderlerden yazılmış düzmece mektuplar gönderildi. Her mektup diğer parti liderinin kusurunu veya yanlışını eleştiriyordu. Parti liderleri baskılar nedeniyle farklı eyalet ve farklı ülkelerde tecrit edilmiş bir şekilde saklanmak zorunda kaldıkları için bu mektuplara inanmaları zor olmamıştı. Şeytani plan sinsice işledi. Böyle kritik bir ortamda, partinin merkez komitesi 1972'de verdiği bir talimatla bütün Panterler'i Oakland'da Boby Seale'ın Oakland Belediye Başkanlığı kampanyasını desteklemeye çağırdı. Bu talimatın anlamı ülkedeki Panterler'in yerel bürolarını ve yerel topluluk programlarını kapatmaları demekti. Böylece birçok Panter partiden ayrıldı. Yaşanan bölünme sonunda Oakland'da bir Batı Şubesi, New York'da bir Doğu Şubesi kuruldu. Bu ayrılıktan sonra bu kez devlet değil kardeşlerinin eliyle panterler öldürülmeye başladı. Panterler hâlâ zihinlerde İki grup arasındaki çatışmalar FBI'yı sevindirirken bir çok panterin hayallerini yıktı. Bu bölünmeden sonra farklı bölünmeler de yaşandı ve 1982'de Kara Panterler tamamen tarihe gömüldü. Kara Panterler Partisi ortadan kalksa da ülkede devletin siyahlara yönelik tutumunda hem çeşitli düzenlemelere gidilmesini sağladı hem de siyahların topluluk bilincine ulaşmasında büyük rol oynadı. Bugün Kara Panterler hâlâ ABD'de siyahlar içinde bir direniş efsanesi. Siyahların yaşadığı gettolarda birçok hip hop şarkısında panter efsanesinden söz edilmesi boşuna değil. Mumia Ebu-Cemal http://images.google.com.tr/url?q=ht...aq8DkNVzEaz6LQ Mumia henüz on beş yaşındayken Kara Panterler Partisi'ne katıldı. Parti içinde önemli görevlerde bulundu. Parti Gazetesi için çalıştı ve radyoculuk yaptı. Haberleri Philadelphia'yı yönetenleri kızdırdı. İşinden atılınca ailesini geçindirebilmek için geceleri taksi şoförlüğü yapmaya başladı. 9 Aralık 1981'de sabahın erken saatlerinde polisin silahlı takibine uğrayıp, dövülerek gözaltına alındı ve polis memuru Daniel Faulkner'ı öldürmekle suçlandı. Çıkarıldığı mahkemede cinayetten suçlu bulundu ve ölüme mahkûm edildi. Yıllarca süren itirazların ve uluslararası protestoların sonucunda 11 Aralık 2001'de ölüm cezası bozuldu ancak hüküm kaldırılmadı. Mumia Ebu-Cemal halen hapishanede özgürlüğüne kavuşacacağı günü bekliyor ve bütün insanlığın özgürlüğü için mücadeleye devam ediyor.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
emegin için spas heval bu konularda araştırmalarım olacaktı ki sen imdadıma yetiştin ..çözüm getirdigin için spas.......heval
__________________ |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Kürt gravürlerinde sansür ve saptırma | rojdi_440 | Tarih | 14 | 06-10-2008 05:48 PM |
| dirse han oğlu boğaç han destanını beyan eder hanım hey | nuray0204 | Sınırsız Muhabbet Burada | 2 | 05-11-2007 03:38 PM |
| Kara Delİkler (kapsamli Anlatim) | berxwedan | Fizik | 3 | 03-03-2007 12:45 PM |
| Kara enerjiye ilk kanıt bulundu | berxwedan | Fizik | 2 | 26-02-2007 05:34 PM |
| CHE GUEVERA ve Gerilla Savaşı | Şoreşger | Tarih | 15 | 05-12-2006 11:34 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.