Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Komedi, Eğlence, Korku, Her Telden Muhabbet > Sınırsız Muhabbet Burada

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 17-03-2007, 03:51 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Konum: Rotterdam Nederlands
Yaş: 29
Mesaj: 3,386
Üye No: 6272
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 1373
Rep Puanı : 136762
Rep Derecesi
Kajîn Jîr has a reputation beyond reputeKajîn Jîr has a reputation beyond reputeKajîn Jîr has a reputation beyond reputeKajîn Jîr has a reputation beyond reputeKajîn Jîr has a reputation beyond reputeKajîn Jîr has a reputation beyond reputeKajîn Jîr has a reputation beyond reputeKajîn Jîr has a reputation beyond reputeKajîn Jîr has a reputation beyond reputeKajîn Jîr has a reputation beyond reputeKajîn Jîr has a reputation beyond repute
Varsayılan Tarhan Erdem'le Söyleşi


Yarından itibaren Milliyet gazetesinde yayınlanacak ‘Biz Kimiz’ kamuoyu araştırmasında imzası bulunan Tarhan Erdem, Kürt sorununda çözüme milliyetçi tepkiler yüzünden gidilemediği tezinin doğru olmadığını vurgulayarak, halkın sorunun çözümüne olumlu yaklaşacağını söyledi. Genel seçimler öncesi halkın seçimini henüz belirlemediğini kaydeden Erdem, “Halk iki şeye bakıyor. Mevcut hükümet sorunları çözecek mi çözmeyecek mi? Bir diğeri de iktidar dışında kalan partiler sorunları çözecek durum arz ediyor mu arz etmiyor mu?” diye konuştu. Erdem sorularımızı yanıtladı.

* Siz anket sektörü içinde önemli bir simasınız. Anket sektörü hakkaten bizde güven uyandıracak ilke ve prensiplere sahip midir?

- Ben içindeyim ama o kadar da ilişkim yok. Şunu söyleyeyim, ben güvenilmesi gerektiğine inanıyorum. Sektör içinde aceleye getirip yanlış yapanlar vs olabilir. Her araştırmanın yanlış pek çok tarafı olabilir. Örneklemden, anket tekniğinden, sualden kaynaklanan yanlışlar gibi. Ama ben genel olarak Türkiye'deki araştırmaların başarılı olduğunu sanıyorum. Yanlış siyasi alanda değil, her alanda yapılan araştırmaların doğru sonuçlar verdiğine inanıyorum. Araştırmaların marka, ticari ve sanayi tarafı vardır. Ama global olarak bakarsak tıpta ne kadar başarılıysak, ağır sanayide ne kadar başarılıysak araştırma sektöründe de o kadar başarılıyız. Bir ülkenin avukatları topyekün iyi veya kötü değildir. Avukatlar içinde ne kadar iyiler varsa kötüler ve iyi niyetli olmayanlar da olabilir.

* Anket dünyasında kuşkusuz pek çok deneyim oluşuyor. Merak ettiğim konu şu. Sokaktaki yurttaş neye dayanarak veya neyi referans göstererek tutum oluşturuyor?

- Kendi hayatına.... Okuduğu, çevresi, herşey... Halkın hepsi şundan etkilenir demek mümkün değil. Bu ülkede insanların yüzde 50'si gazete okumam der. Böyle bir memlekette basın etkiliyor diyemezsiniz. Ama Türk halkının yüzde 100'ü televizyon seyrediyor. Tv sektöründe de çok değişik kanallar olduğuna göre, oralalarda da bir referans tanımlanamaz. Dolayısıyla Türkiye çok referanslı bir yerdir. İnsanlar şundan etkileniyor da kanaat oluşturuyor demek yanlış olur.

* Ama bir faktör ön plana çıkıyordur mutlaka...

- Onu tespit etmek kolay bir şey değil.

* Kollektif tutum ve davranışları doğuran ne Türkiye'de? Merak ettiğim konu bu aslında.

- Biz böyle davranmalıyız diye öyle davranmaz insanlar. Adam sabahleyin kalkar o gün hayatını nasıl idame ettireceğini düşünür. O kadar sanıldığı gibi kolay hayatı yok insanların.

* Bir yerden bir düşünce çıkıyor bir süre sonra ortak kollektif tutum haline geliyor. İnsanlarda ortaklaşmayı sağlayan kod, dağıtım, kanal nedir?

- İletişim tekniklerinin sonucu. Siz bir tutum takınıyorsunuz o değişik kanallardan giderek başkalarını da etkiliyor. Ama Türkiye'de kamuoyunun oluşması gelişmiş ülkelerin kamuoyunun oluşmasından farklı. Ben son yıllarda televizyonların çok etkili olduğunu sanıyorum. Tabi o kanal yönetici ve çalışanlarını etkileyen yazılı basın olabilir. Yazılı basın dolaylı olarak etkiliyor, ama direk etkileyen televizyon.

* Peki ne yönde etkileniyor tutum ve davranışlar? Rasyolleşiyor mu yoksa uçlara mı savruluyor?

- Onu ölçmek lazım birşey söyleyemeyiz ölçmeden.

* Genel olarak sormak istiyorum. Kamuoyunun içine girdiği tavır ve refleksin şifresi çözülürse neler söylenebilir?

- Ben pek çok insandan farklı düşünüyorum. Halk akıllıdır. Sonuçta da doğru karar verir. Türkiye'nin halkı çok tecrübeli bir halktır. Yani sabah kalktığınızda hadi şuraya götürelim diyemezsiniz. Bu coğrafyada akıllı bir toplum var.

* 2004'te AB'ye destek yüzde 70'di 2 yıl sonra yüzde 33'e düştü.

- O daha çok sorulara bağlı bir sonuçtur. Bir de yapanların değil o günkü atmosfere bağlı olan bir şeydir. Soruyu doğru sorarsanız doğru cevabı alırsınız.

* Şöyle bir ifadeniz oldu. Halk akıllıdır.

- Evet çok akıllıdır.

* Neyi kastediyorsunuz?

- Doğru karar verir neticede. Seçim günü o sabahın şartlarına göre hep doğru karar vermiştir. Bu memlekette 14 genel seçim yapıldı. Herhangi bir seçimi ele alalım. Çoğunluğun verdiği karar için bunca yıl geçtikten sonra evet bu karar doğrudur dersiniz.

* Seçim öncesi şöyle bir tez var. Seçimlerde seçmen davranışına yön veren temel saik milliyetçi hassasiyetler olacak deniliyor.

- Olabilir. Bakalım ne olacak. 4 Kasım 2007 sabahı o günü dünyanın en akıllı adamlarını toplasak bu halk ne karar vermeli sizce derseniz o kararı verecektir halk.

* Çok net ifadeler değil mi bunlar.

- Evet çok net ifadeler.

* Çok net ifadeler dediğinize göre bilimsel verilerden yola çıkıyorsunuz.

- Benim söylediğim şu. 14 seçimden beri bunu yaptı. Ben bu halkla 13 seçimin 11'inde farklı oy verdim. Buna rağmen diyorum ki halk doğru karar vermiştir.

* Peki 4 Kasım 2007 seçiminde seçmen sandığı gittiğinde hangi saikle oy verecek?

- Hepimizin siyasi tercihleri vardır. Şimdi konuşursak siyasi tercihlerime göre konuşurum. Ama 6 Kasım'da konuşursak o zaman halk şöyle düşündü böyle düşünde diyebilirim. Muhtemelen ben çoğunluğun verdiği istikametten farklı oy verecem.

* Sözleriniz 2002 seçimlerindeki seçmen refleksi tekerrür eder gibi bir sonuç mu doğuruyor.

- Bence daha ona vakit var. 2007 Temmuz'un sualinizi yanıtlamak daha doğru olur.

* Neden 2007 Temmuz?

- Halk o zaman kadar tartacak, edecek oy vermeyeceği adamlara bakacak, bu iktidarla ilişkisini belirleyecek. Halk tercihini henüz belirledi sanmıyorum. Halk iki şeye bakıyor. Mevcut hükümet sorunları çözecek mi çözmeyecek mi? Bir diğeri de iktidar dışında kalan partiler sorunları çözecek durum arzediyor mu arzetmiyor mu? O yüzden bugünden yapılacak tahminler sonucu belirlemez. Bence kararsızlar fazla değil ama kararsızların sebebi budur.

* Mevcut tercih dışında bir aktörün tercih oluşturabilmesi için ne yapması gerekiyor?

- Şunu söylüyorsunuz. İktidar partisi dışında bir partinin sonuç alabilmesi için ne yapması gerekiyor. Bir kere müşteri elde edebilsin, müşteri bulsun. Benim kanaatime göre, mevcut hükümete karşı devleti ne şekilde yöneteceğini çok somut ve açık bir şekilde anlatması lazım. Gevezelikle değil. Soyut laflarla değil. Çok basit laflarla anlatması lazım. Bunu halka söyleyebilmesi lazım. Bunu halk çok kolay anlayabilecektir. Ama bugün iktidarın karşısında böyle bir parti yok.

* Çıkabilir mi böyle bir siyasi aktör?

- Mevcut aktörlerden çıkamaz.

* O zaman 2007 Kasım seçimlerinde değişen birşey olmayacak?

- Olmaz böyle giderse tabi. Bakın söyledim halk bir iktidardan kopup kopmayacağını söyleyecek iki oy vereceği bir parti bulacak. Oy vereceği bir parti bulmadan iktidarla bağlarını çözmez.

* Peki iktidara olan teveccühün kırılabilmesi için ne yapmak gerekir?

- Diyeceksin ki ben bundan daha iyi idare ederim kardeşim. Ama öyle Sakarya, vatan, millet ile olmaz o iş.

* Kırmak isteyenler var. Laiklik krizleriyle, ordu-siyaset gerginlikleri ile...

- Onlar soyut laflar, onlarla olmaz. Onlarla gidilmez. Adamlar her gün bir şey yapıyorlar. Bugün Resmi gazetede hububat fiyatları var. Yarın muhalefetin, Deniz Baykal'ın demesi lazım ki, ben olsaydım şunu yapardım, bunun da kaynağını burda bulurdum. Öyle gevezelikle değil. Bunu demediği sürece alabileceği oy miktarını arttıramaz. İnsanların yaşamıyla, giyimi-kuşamıyla, midesiyle, çoluğunun çocuğunun rızkıyla konuşmak lazım. Yani bu milleti akılsız sanmamak lazım. Hep onu söylemek istiyorum.

* Bu milleti akılsız sanmamak lazım bu sözünüz aklıma kazındı...

- Sayın vatandaşımın okuma yazması budur, tahsili şudur. Tüm bunlar doğrudur. Ama bu halkı imtihana çektiğinizde sonuç akıllı çıkar.

* O zaman size bir test sorusu sorayım. Kürt sorununda yaşanan gelişmelerin gelecek seçimlerde seçmen davranışına yansıması nasıl olur?

- Barajın inmesi lazım. Baraj inseydi sualinize doğru yanıt vermek mümkündü, ama maalesef inmedi. DTP bağımsızlarla 20-30 kişilik bir grup kurmaya çalışıyor Meclis'te. Bu taktik doğru mudur, yanlış mıdır? Netice alınırsa doğrudur. Netice alamazsa herkes Ahmet Türk'ü boğar. Alırsa herkes aferin doğru yaptın der. Ancak böyle bir tedbir her seçim yerinde iki kişi seçtirir. Erkekler erkeklere, kadınlar kadınlara oy versin gibi doğru bir taktikle en fazla iki tane seçtirebilirsin. Ama ben sonuç alınabileceğini sanıyorum. Onun dışında siyasi partiler bu konuda ne söyleyecekler? İktidar partisi ben şunu yapacağım diyebilir. Daha anlaşılır şeyler söyleme ihtimali var. Ama MHP söyleyemez. Mehmet Ağar sözünü anlaşılabilir hale getirebilir. Bir şeyler söyledi, bence yaklaşımı çok doğruydu. CHP yapabilir, bence yapması lazım ama yapacağını sanmıyorum. Eğer ciddi bir çıkış olursa çok etkiler Kürtlerin oyunu almak bakımından değil, toplam seçmenin oyunu almak bakımından.

* Seçmen Kürt sorununda sorgulanamaz reflekse mi sahip, yoksa daha sorgulanabilir bir tutumun mu sahibi?

- Ne demek o.

* Yani Kürt sorununa açılım, bir anti refleks mi doğurur, yoksa kabul mu görür?

- Bence ılımlı yaklaşır.

* Bu halk akıllıdır dediğinize göre...

- Evet halk akıllıdır ve dediğim gibi yaklaşır. Halkın öyle kavga istediğini sanmıyorum.

* O zaman ne çıkıyor ortaya?

- Bizim siyasilerimiz doğruyu görmüyor. Eğer siyaset adamı doğruyu görse bu mesele bugüne kadar mesele olmaktan çıkardı.

* Kürt sorununda açılıma gidemiyoruz çünkü halkın tepkisi var deniliyor.

- Hayır, bu doğru değil. Kürt sorununda halkın tepkisi ne diye var. Halkın tepkisi var şu tarafına da var, bu tarafına da var. Çok üzücü çocuğu şehit düşmüş insanlar var, onların farklı olur, bir başkasının da farklı olur. Bence bunun bileşkesi çözüm yönündedir. Çözüm yönünde derken öyle palavra çözümden bahsetmiyorum. Şahıslar dışında yapılması lazım gelen şeyler var, onun yapılması gerekir.

* Çok radikal adımlara da müsamaha gösterir mi?

- Gayet tabi.

* Bir toplumsal travma hali yaşanmaz yani.

- Mesela ne gibi.

* Örneğin şu ana kadar dağdakilere şunu diyorduk ama bugün onları affetmemiz lazım geliyor gibi.

- Dağdakileri affetmek, o da söylenebilir. Ama her şeyi ondan ibaret söylersen ben de kızarım. Dağdakileri affettin yine aynı yönetim sistemi devam etti. Ne çıktı bundan. Bundan bir şey çıkar mı? Çıkmaz. Sen önce yapman gereken şeyleri yap, bunları yapmadığımız için çıkan problemler vardı, onların yarattığı yanlışlıkları çözmek için de bunu yapıyorum de affedersin. O ayrı bir şey. Meselenin çözülmesi için yönetim meselemiz var. İkincisi baraj meselemiz var. Tabi ifade ve örgütlenme meselelerimiz var. Sen bu meseleleri önce hallet ondan sonra zaten tabi sonuçtur bunlar olmadığı için çıkan problemleri halletmek, riske girmiş insanların sorunlarını çözmek. O ayrı bir şey. Ama efendim ben bu meseleyi çözeceğim, dağdakini affedeceğim. Ee ne olacak? Sen kahve içmeye devam ediyorsun, içki içmeye devam ediyorsun ondan sonra doktora gittim ameliyat oldum diyorsun. Kardeşim kahve içmeye, içki sigara içmeye devam edecek misin, etmeyeceksin? Önce onları kes, ondan sonra ameliyat tabi sonuçtur. Ameliyat olursun olmazsın, hallederiz o meseleyi. O daha kolay mesele.

* Türkiye'de bir Kürdün Türke, bir Türk'ün de Kürde bakış açısını ne tayin ediyor?

- Ya böyle şey olur mu? Hayır bu sual yanlış bir sual.

* Neden?

- Türkiye'de yaşayan Kürdün, Türkün bakışı şudur şeklinde bir farklı bakış açısı yok. Senin eşin Türkse Türke başka nasıl bakacaksın. Senin eşinin kocası Türkse Kürde nasıl bakacaksın.

* Türkiye'de şu da tartışılıyor ama. Bir Türk-Kürt kutuplaşması yaşanıyor. Boğazlaşmaya vesile olacak doneler birikiyor aman ha...

- Bunu böyle düşünenler olabilir, kendi çevrelerindeki olaylara atıfta bulunarak. Ama geneline bakıldığında Türkiye'nin böyle meselesi yoktur.

* Böyle düşünenler yanılıyor mu?

- Yanılıyor tabi. Ama böyle bir tehlike yok mudur dersen, üzerine gidersen bin yıl böyle, bir yerde kırılır bir gün. Yanlış anlaşılmasın sözlerim. Çözüme gitmek lazım, öyle bir problemi var Türkiye'nin canım. Erzurum'da, Diyarbakır veya İstanbul'da Kürtçe tv açmak için şu kağıdı getireceksin, onu getireceksin bunu getireceksin, buna ne luzum var be kardeşim. Türkiye'de Fransızca yayın yapan bir radyo kurmak, Kürtçe yayın yapan bir radyo kurmaktan daha kolay. Bunun bir anlamı var mı?

* Var?

- Ne anlamı var?

* Kürtçe radyo kurmak kolay olmuyor...

- Yanlış işte. Bunu düzeltmezsen küsüyorsun o zaman bana. Fransızca yayın yapan bir radyonun Kürtçe yayın yapmaktan daha kolay olursa bir Kürdün bana kızması haklıdır. Ertesi gün bir başka yanlışlık yapıyorum, bu yanlışlıklar arttıkça gayet tabi birbirimize farklı bakar gibi oluyoruz. Allahtan ki o sokağa mahalleye gitmiyor. Siyaset adamına bakarak kızıyor. Yoksa sokaktaki insana kızmıyor.

* Çatışmalar - Allah muhafaza - başlarsa ne olur? Sokaktaki yurttaşın refleksine yansır mı?

- Bunu düşünmek bile yanlış. Böyle bir şey olmaz zaten. Samimi olarak söylüyorum, böyle bir ihtimal yok.

* Silahların yeniden konuşmaması için bir gayret görüyor musunuz?

- Valla bir kere öncelikle siyaset adamlarının doğru düşünmesi lazım. Ben Meclis'te siyaset yapan 550 milletvekilinin meseleyi gördüğünü, benim gibi düşündüğünü biliyorum. Biliyorum değil inanıyorum da. Ama böyle kafada, havada yüzen şeyler var ya hassasiyet var filan gibi laflar onların sebebiyle doğru dürüst karar alamıyorlar gibi geliyor bana.

* Sizin de teziniz odur ki o tür algılama doğru değil?

- Evet evet bence değil. Herkes kendi varlığına sahiptir ama efendim biz bunlarla beraber yaşamayalım diyen var mı? Efendim İstanbul'da yaşayan Mehmet Efendi'yi Diyarbakır'a mı göndereceksin? Böyle birşey olabilir mi? Veyahut o benimle yaşamayı istemiyor değil ki. Dolayısıyla öyle bir gerginlik sertlik yok. Öyle var zannedenler var. Öyle var sayılan var. Öyle varsayılıyor.

* Öyle varsayılıyor derken bir nevi algı yöneticiliği de varsayılmıyor mu?

- Tabii, gayet tabii. Mühendislik yapılıyor böyle bir şey yok. Siz asırlardan beri beraber yaşamışsınız, geldiğimiz noktada içinde bulunduğumuz koşullar daha çok beraber yaşamaya teşvik eder durumda. Şimdi şartlar daha zorunlu kılıyor.

* Ağar'ın son çıkışı oy kazandırır mı, yoksa kaybettirir mi?

- Bence kaybettirmez en azından kazandırır. Ne kadar kazandırır, nereye götürür o ayrı. Kaldı ki geçmişine bakarsanız o lafları Ağar'ın söylemesi doğrudur. Şimdi söyleyen kişiye bakmadan konuşalım, adamın söyledikleri doğrudur. İkincisi Ağar'ın bunu söylemesi ayrıca önemlidir. O bakımdan adam, doğru birşey yapmıştır. Bence bir sorumluluk duygusuyla davranmıştır. Şimdi ondan beklenen ne dediğini açmasıdır. Dağdakileri affedelim ovaya insinler, o da önemli bir hizmet olur. Ama o yetmez. Dağdaki adam kendi kararıyla dağa çıkmış, yaşlanmış şimdi iniyor. Yeni dağa çıkanlar var. Veya yeni dağa çıkanlar olabilir. Çünkü onu dağa çıkaran sebep neyse, şimdi de varsa eğer yine dağa çıkacaktır. Eğer sebep yoksa sunni bir şeyle uğraşıyorsunuz. Eğer mesele şartların getirdiği bir olaysa, sonuçsa ki ben ona inanıyorum, o zaman başka bakmak lazım. Yok o ayrı bir şeydir, deliliktir falandır diyorsanız, o ayrı bir şeydir. Onlar aşağı insinler de inmesinler diye söylemiyorum aynı yönetim ve siyasi şartlarda devam edersek önemli bir faydası olacağını sanmıyorum.

* Bu seçimlerde ne kadar genç oy kullanacak?

- 44 milyon seçmen var. Gençler seçmenin üçte biri kadardır.

* Gençler seçimleri tayin eden önemli seçmen kesitidir diyebiliyor muyuz peki?

- Gayet tabi. Önemli bir kesittir ve sonucu tayin edecek durumdadırlar.

* Sandığa gidecek gençlerin seçmen olarak davranışına hangi öncelikler yön verecek?

- Gençlerin en önemli problemi işsizlik ve mesleksizlik. Ekonomik kalkınmanın işsizliğe mutlaka bir katkısı olmuştur ama Türkiye genç nüfusu çok olan bir ülkedir. İşsizlik çok önemli ölçüde etkiliyor gençleri. Bu gençlere hayal olarak değil ben gelirsem şunu yapacağım diyen siyasi partiler onlardan oy alabilir. Ama şuanda böyle bir parti yok ortada.

*Tarhan Erdem Radikal Gazetesi Köşe Yazarıdır

Kajîn Jîr is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Haymanalı Zelıha İle Söyleşi ergit Müzik Sohbet 4 07-05-2008 04:31 PM
Evlilik Psikolojisi // Prof.Dr. Nevzat Tarhan tubiranes Kitap Tanıtım Ve Eleştiri 1 10-11-2007 04:42 PM
Osman Baydemir İle Söyleşi berxwedan Sınırsız Muhabbet Burada 34 01-09-2006 11:55 PM
Meraklı bir kızla söyleşi/ Nevzat Çelik agemzagros Şiirler 5 14-08-2006 02:39 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 01:46 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.