|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
İRLANDA ' NIN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ
![]() İşçi sınıfının yönetmeni İngiliz usta Ken Loach'un bu yılki Cannes Film Festivali'nde 'Altın Palmiye' kazanan 'The Wind That Shakes the Barley-Özgürlük Rüzgarı'nda, emperyalizmin ne demek olduğu üzerine bir belge koyuyor beyazperdede. Emperyalizmin maskesini kaldıran Loach, İrlanda'nın özgürlüğünü kazandıktan sonra bile ne büyük bedeller ödediğini de gösteriyor. 1920'li yıllarda, özgürlüğünü kazanan İrlanda'yı terk eden Britanya İmparatorluğu, geride bıraktıklarıyla da kardeşi kardeşe kırdırtıyor. Hiçbir ulus, bağımsızlığını kazandıktan sonra böyle ağır bedeller ödememiştir herhalde. İngiltere, yeni İrlanda'ya ekonomik ve siyasi olarak yaptırımlar uyguluyor. Bununla da kalmıyor, İrlanda'yı ikiye bölüyor. Çünkü kuzeydeki İrlanda'da Protestanlar vardır. Loach'un filmi, şiddet yüklü. Loach, bu şiddeti göstermeseydi, emperyalizmin korkunç yüzü anlaşılamazdı. Britanya, sömürgelerinde hep aynı politikaları izlemiş. Kraliyet ordusu, içerideki işbirlikçilerle halka korku ve yıldırma yaşatırken, orayı terk ettiğinde Loach'un bu filmindeki gibi yapıyor. İnfaz hemen... Film, 1920'de İrlanda'da açılıyor. Hokey oynayan gençler, evlerine döndüklerinde İngiliz askerleri köyü basıyor, çünka sıkıyönetim vardır ve insanlar dışarı çıkmıştır. Askerler, 17 yaşındaki bir genci adını İngilizce söylemediği için işkence yapıp infaz ediyorlar. Gencin adı Micheail... Donovan kardeşler Damien ve Teddy, direnişçilere katılıyor. Kasketli gençler yemin ederek İrlanda'nın bağımsızlığı için İRA'ya katılıyorlar. Direnişe katılan gençler, küçük askeri eğitimden geçtikten sonra, İngiliz ordusuna karşı gerilla savaşı veriyorlar. Filmin içinde öyle sahneler ve hikayeler var ki, ancak perdede görünce anlamlaşıyor. Donovan kardeşlerin hikayesi, Sinead, tren makinisti Kızıl Dan, İngiliz katliamları, İngiliz ordusuna karşı gerilla yöntemleriyle karşı koyma, süreç içinde kazanılanlar ve kaybedilenler ve birçok şey yansıyor perdeye. Loach, direnişi yansıtırken, aralarda dramatik tarafları da öne çıkarmış. Devlet mahkemesinde görevli güzel Sinead'la yeni doktor olan Damien'ın aşkı, bu kirli savaşın içinde yeşeriveriyor. Damien, İRA gerillası olarak İrlanda'nın bağımsızlığına inanmış bir insan. Tüm bir final bölümü dramatik ve trajik. Filmi seyrederken, birçok şeyin yabancısı olmadığını fark ediyorsunuz. İngiltere'nin iğrençliği... Loach, Britanya tarihinde izler bırakan İrlanda aracılığıyla İngiltere'nin iğrenç taraflarını da gösterebiliyor. İngiltere'yi sadece İrlanda'da yaptığı pis işlerinden dolayı değil, geçmişten günümüze kadar geride bıraktığı trajedilerle de yargılıyor. 1. Dünya Savaşı'nda, Hindistan'da ve birçok yerde yaptıklarını da düşünüyorsunuz İngiltere'nin. Böl ve yönet, İngiltere'nin taktiği hep bu olmuş. İngiltere, İrlanda'ya da aynısı yapıyor. İkiye bölünen İrlanda'nın kuzeyinde de günümüze kadar süren katliamları var İngiltere'nin. Ayrıca, İrlanda'da tam bir faşizm uygulamış ve bir ulusu tümden inkar etmiş. Dilini, kültürünü, dinini yaşamayı bile arkalara itmiş. İşte bu İrlanda, bugün bir Avrupa Birliği üyesi. Öfkeli kamera... Loach, bu filmini, Hollywood'un savaş filmleri estetiğinin dışında daha gerçekçi çekmiş. Kendisinin de yaratıcılarından olduğu İngiliz 'Özgür Sinema' akımının ruhunun hissedildiği filmde, öfkeli bir kamera kullanımı var. Sarsıntılı, özneyi arayan çerçeveler, o anın içinde olma duygusu bir anlamda o direnişin, o gerilla ruhunun anlamlanması için seyirciye yardımcı oluyor. Tüm genç oyuncularının performansları da öğretici oyunculuk adına. Filmin İrlanda müzikleri de etkileyici. Sinead'ın, annesi ve ninesiyle kaldığı ev, İngiliz askerlerince yakılıyor. Nine, kümeste yaşamaya razı geliyor, ama evini terk etmiyor. Filmde, sarsıcı işkence sahneleri de var. Filmin son bölümünde çatışmalar öne çıkıyor. İRA'nın içinde 'kızıl' ve 'yeşil' bayrakçılar var. 'Yeşilci'ler, İngiltere'nin tüm isteklerini kabul ediyorlar ve İrlanda'nın bir 'eyalet' olmasına göz yumuyorlar. 'Yeşiller', yeni kurulan Serbest İrlanda'da asker oluyorlar ve İRA'nın 'kızıl' kanadıyla çarpışıyorlar. Bu film çok önemli ve perdede görülmeli. KAYNAK : [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] |
|||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| çağdaş özgürlük ...*** | PCkopat | Şiirler | 19 | 24-10-2008 10:51 AM |
| özgürlük fakirdi.... | JuSTiN__TiMM | Şiirler | 21 | 13-01-2008 03:32 PM |
| Dostluk Ve Özgürlük Ağacı... | esas | Hikayeler, Denemeler | 0 | 26-01-2007 10:52 AM |
| Otegi: Özgürlük kırmızı çizgimizdir... | freelyon | Genel Kültür | 0 | 23-09-2006 10:42 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.