Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Kültür, Sanat, Edebiyat > Edebiyat Bölümü > Şiirler

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 17-01-2008, 01:31 AM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesaj: 78
Üye No: 64544
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 288
Rep Puanı : 28660
Rep Derecesi
devrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond repute
Varsayılan birkaç tane güzel şiir


EĞER

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de kalp,
göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.
İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse...
Evet Sevgili, Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!
******

Kürdlük benim benliğim


Ateş oldu sınandık
kefenimiz yakıldı
yüreğimize taş basıldı
kürt olarak doğduk
ve kürtlük benim benliğim
vazgeçemem asla sinemlerde
bırakmam taşı topraklı elerde....

....dağ taşı deler, yolcu mabedi sevdayı
kürdlügümüden kendimden ırkımdan vazgeçemem
nasılki bir türkeşçinin ben türküm diyerek
türklüğünden vazgeçememesi
yada bir arabın ben arabım diyerek
araplığından vazgeçememesi
işte bende kürdüm ve kürtlüğümden
benliğimden vazgeçemiyorum....

özlemek veya özletirtmek
dalmışlığa ve ateşliye
jiyana saygı duyarız
gözlerimiz kapanmadı hep açık kaldı
siyaset olsa siyasete girdik
düşmanımız kurşun olsa, biz
kalkan olup yemedik o kurşunu
ama kimse kusura bakmasın
kürdlük benim benliğim
ırkım ve öz namusum...

becerilere güzel yeteneklere
ahu gözlere ateşlere sınandık
nitekim kürdlüğümüzü
benliğimizi asla unutmadık

kürdistan dediler savaştık
yolara yol olup canımızı verdik
kimse kızmasın ama
kürdlük benim benliğim

benliğime güvenir savaşırım
yolara yol olup gerekirse ateşte sınar
benliğime saygı duyarım

hatta etmeyiz sinemdeki gözyaşlara
çıkarız dağlara matemdeki göz yaşlara
mateme vurup kanımızı döker ama yinede
benliğimiizi kürdlüğümüzü kaybetmeyiz

dalıp dalaşmakmıdır barış
nerde özgürlük nerde jiyan nerde welat
ben kürt olarak doğdum
benim benliğim kanım her şeyim
çünkü ben kürdüm ben kürtlüğümden vazgeçemem
kürtlüğüme benliğime kanıma ve kürdler için
canım feda olsun....
********

duydunmu sesi mi?


Sen hiç gördünmü sebebsiz ağlayanı
Boşa yaş dökeni
Hiç karıştımı gözyaşların bir nehire
Peki hiç güneşin doğuşuna anlamsızca baktınmı
Şehrin ışıklarına bakıpta
İşte orda biryerlerde dedinmi hiç
Kayan yıldızlarla en iyi dileklerinin uçurmadın mı bana
Yazıklar olsun sana

Ama ben
Beni yalnızlığa terkettiğin o günden beri
Yani senden sonra
Bir gece vakti
Yıldızların altında
Güneşin doğusunu beklerken
Yüreğimin coskusunun akıttığı bir nehrin başında
Nedendir bilmem
Sebebsiz gözyaşları döküyorum
Ve bütün kayan yıldızlara söylüyorum
SENİ SEVİYORUM
*******

GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ

Bu bir türkü:-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü:-
alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
prüden
geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü!

Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını
yırtarak
gerindik!
Sıçradık;
şimşekli rüzgâra bindik!.
Kayalardan
kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor
şaha kalkan atlarını!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların
göz yaşlarını
boynunda ağır bir
zincir
gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

İşte:
şu güneşten
düşen
ateşte
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten
düşen
ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neş'emiz sıcak!
kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
o «an»
kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak
yükseliyoruz
güneşe doğru!

Ölenler
döğüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar
kıvranarak
ötüyor!
Haykırdı en önde giden,
emreden!
Bu ses!
Bu sesin kuvveti,
bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde
vuran,
onları oldukları yerde
durduran
kuvvet!
Emret ki ölelim
emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz,
coşuyor!..
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!



Toprak bakır
gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır
Haykıralım!
*********

DÜNYAYI VERELİM ÇOCUKLARA

Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
dünyayı çocuklara verelim
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler
***********

MUNZUR'UN KIZI
Uzaklarda mı kaldın şimdi
Kış gibi hasatsız,derin ve düş gibi
Delice ve selin
Peki kim söyleyebilir kim?
Bu vurgunca yanmak,
Bu uğursuzca kanamak kimin?
Hani MUNZUR'un kızı
Hani rüzğarlarımız vardı bizim
Doğuca esen yürekler büyüten mevsimlerimiz
Sözümüze ne oldu kurban olduğum,
Neler oldu yeminlerimize
Hadi saçlarını yine yellere ver
Fırtına olsun getirsin seni
Tenini ver kokunu ver ne olursun
Artık bu özlem,ateş ve zulüm
Ama sensizlik yok mu
Sensizlik cehennemden de ölüm
Biliyorum şimdi haykırsam bütün sesleri
Hiçbir söz seni bana getirmez belki,
Belki yaşadıklarımızda bilinmez.
Işığında ağlaştığımız aylı gecelerde
Vay MUNZUR'un kızı
Vay çiğdemim,kır çiçeğim,
Vay hasretim.
Sen dur MUNZUR'un aşkına dur ne olursun
Hızır'ın aşkına dur ne olursun
Durda birlikte ölelim.
********

Hücremdeki mavi ölüm


Umutlarım imha tecritlerinde
Gölgeler sığınır oldu güneşe
Kan revan
Havalandırmada sözlerin gergef
Bir…iki…üç saat
Yüz..bin..bilmem kaç yüz bin
Kaç adım
Sayamadım
Sana çıkan yolların metre karesi
Bir ağustos böceği kanadında
Sarı kokulu mülteci gülüşler uçuruyorum
Gözlerime yedi renkli özgürlük resmi çizsin diye
Demirin soğuk teninde pas vurmuş yüreğime
Feryat figan adını susuyorum
Gün mü geceye döner
Gece mi güne döner
Döngüsünde bir garip meridyen
Hangi düşünce barındırır
Hangi yüreğe sığar sensizliğim ihaneti
Yitirilmiş bir zaman çizgisinde varlığım
Bu olmalıydı yaşanan ölümler
Ya da ölmenin başka bir yaşanışı
Mavi de olsa
Ölmekmiş sensizlik….bir 15 şubat aksam
**********

Her Şey Sende Gizli



Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın



En güzel günler; henüz yaşamadıklarımız..:
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin,
bunu da öğren,

SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN...
***********

Hasretinden Prangalar Eskittim


Seni,anlatabilmek seni.
iyi çocuklara,kahramanlara.
seni anlatabilmak seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.

Ard-arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarıda gürül-gürül akan bir dünya...
bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...

Seni bağıbilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bür kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamlardan,
Bir kadeh,bir cıgara,dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, cehenemin öbür adıdır,
Üşüyorum kapama gözlerini...
*********

DERSİM( sürgün)




Özgürce koşmak istiyorum dağlarında,
Bayırlarında açan çiçekleri koklamak
Ve soğuk sularını içmek isterken
Delice...
İnsanlar akılıma geliyor.
Yurtlarından sürgün edilmiş,
İşkence görmüş insanlar.
Ve sonra sana kavuşacağım günleri düşünüyorum.
Şarkılarda seni dinlemeyi değil,
Seni canlı canlı yaşamak istiyorum
DERSİM....
**********

Dersim Halayı


KARDES DEDIK
TUTTUK ELLERINDEN
KALDIRDIK DUSTUGUN YERDEN
SIRTIMIZDA TASIDIK YILLARCA
SENDEN COK AGLADIK
SENIN ACILARINA
VE BIZ SIPER ETTIK GÖGUSLERIMIZI
SANA GELEN KURSUNLARA
HER BIRI BIR DAG PARCASI
HERBIRI BIR BAHAR GUZELI
NICE OGULLAR
NICE KIZLAR VERDIK
SENIN KURTULUSUN ICIN.
ÖYLE KI
UNUTTUK,UNUTTUK KENDIMIZI
DILIMIZI VE KENDI ACILARIMIZI
NEREDEYSE KÖKLERIMIZI UNUTACAK
DURUMA GELDIK,
YETMEDI MI KURT KARDES..?
DAHA NE ISTIYORSUNUZ BIZDEN..?
BIRAKIN DA BIRAZDA
KENDIMIZ ICIN AGLAYALIM
BIRAKIN KENDI DILIMIZI TANIYALIM
VE KONUSALIM,
BIRAKIN DA BIRAZDA KENDI VATANIMIZ ICIN
NAZLI-MAZLUM DERSIM ICIN
BORCUMUZU ÖDEYELIM.
SIMDI SIRA SIZDE
HAYDI GÖSTERIN KARDESLIGINIZI DIYORUZ
AMA INANIN KI
BIRSEY ISTEDIGIMIZ YOK SIZDEN
KÖSTEK OLMAYIN YETER KURT KARDESLER,
DELI GÖMLEGI GIBI ZORAKI
NIYE GIYDIRMEK ISTIYORSUNUZ BIZE
BU "KURT GÖMLEGINI"
GÖRDUKLERINE VE DUYDUKLARINA
INANMIYORSUN
DAHA DOGRUSU INANMAK ISTEMIYORSUN
AMA INAN KURT KARDES
COOOK SEY DEGISTI
DUNDEN BUGUNE
TAHMIN EDEMEYECEGIN KADAR
BIZ ARTIK ESKISI GIBI
HERZAMAN ELININ ALTINDA HAZIR
KURBANLIK KOYUNLAR DEGILIZ BUGUN
UYANDIK DERIN UYKUDAN
ÖYLE BIR UYANDIK KI,
BUGUNDEN SONRA
BUTUN DUNYA ORDULARI DA
GELSE UZERIMIZE
VIZ GELIR BIZE
ANLIYOR MUSUN KURT KARDES..?
AHHH...ANAM DERSIM
AHHH...BABAM MUNZUR
BAGISLAYIN BIZ "SAF" COCUKLARINIZI
BASINDAN BERI ANLATMAK ISTEDINIZ
YALVARDINIZ-YAKARDINIZ AMA
DINLEMEDIK SIZI...
BUNDANDIR YILLAR YILI
KARDES,BACI,EVLAT ACILARIYLA
DÖVDURDUK DIZLERINIZI
TASTASA VURDURDUK BASLARINIZI...
AFFET BIZI ANAM DERSIM
AFFET BIZI BABAM MUNZUR
BITTI,
BITTI ARTIK BU KABUS
UYANDIK DERIN UYKULARDAN
TANIYORUZ ARTIK KENDIMIZI
NE KURDUZ,NE DE TURKUZ
DOSTTA DUYSUN,DUSMANDA
HAYKIRIYORUZ MUNZURUN DORUKLARINDAN
BUTUN DUNYAYA :BIZ DERSIMLIYIZ!
BUNDAN GAYRI KENGIMIZ ICIN DÖVUSECEGIZ
DUYAN,DUYMAYANA SÖYLESIN,
DERLENIP TOPARLANMA GUNUDUR
GELIN DERSIMIN YIGIT COCUKLARI
GELIN EL-ELE,KOL-KOLA
ÖZGUR YARINLAR ICIN
ÖZGUR DERSIMLER ICIN
HALAYA DURALIM..!
************

Canım, Sevdiğim, Yüreğim



Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin...
Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan...
Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır...
Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
Damla damla birikiyor insan.
Damla damla sevgili...
Bir gün akıp gideceğiz hayata...
Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.
***************

BEN İNSANDIM


BEN İNSANDIM
Yoktu hiçbir farkım
Diğer kullarından tanrının
Dokuz ay on gün
Ana rahminde kalan
Doğan, büyüyen, konuşan
Yemek yiyen bir candım
İyiye,güzele,doğruya
Tüm ezilenlere dost
Düşmandım
Ben insandım
Yirmilerdeydim
Henüz ömrüne doymamış
Gencecik bir fidandım
Canımı aldılar ecelsiz
Pırıl pırıl bir mayıs günü
Saplandı yağlı kurşunlar bedenime
Tepeden tırnağa aklanlar içinde
Uzandım
Vebalım sevdalım toprağıma
Ben insandım
Akan kanımla kadeh tokuşturdu
Zalimler ordusu
Bilmediler ki ben
Her söylenen türküde
Yakılan her ağıtta
Şaha kalkan halkımın her gür sesinde
Baştan başa isyandım
Ne beş meteliğe satılmaya hazır
Ne hain ne de yediği insan eti
İçtiği kan olan sultandım
Ben insandım

Zulüm ve işkence dert kahır
Unutulur
Ben unutulmam
Ben dilden dile dolaşan
Bir destandım
Ben pencerelerini ve iğrenç dişlerini etime geçiren
Zalimlerin ağzında kandım
Ben toplu imhalar, ben idam, ben sürgündüm.
Ben insandım
Tarihtim ben
Ezilenlerin hor görülenlerin tarihi
Geçtim zulüm çemberinden
Taşıdım başımda kızıl başlığımı yılmadan
Nice imparator,sultanlar
Cümle iblisler yok etmek istediler beni
Saldım horasandan gelip köklerimi
Anadolu’nun bağrına
Bugüne dek direndim
Ben insandım
Spartaküsle beraberdir
Roma aralarında
Nesimi’yle birlikte yüzülen
Pir sultanla darağacında
Can verendim
Muaviye oğlunun
Elinde kesik bir baş
Bedreddin müritlerin
Yalın kılıcında
Ak libasında
İnsanlığın ilk umuduydum
Ben insandım


Yurt sevgisi kasasında dolar
Yüzünde iğrenç maske olanlar için
Vatan hainiydim
Maraş’ta süngülenen doğmamış bebek
Çorumda kurşunlanan halk
Kirvelerim hısımlarım
Otuz yedi can yoldaşımla
Ateşte semaha durup
Hakka yürüyendim
Benzerlerimdi beni
Yok etmek isteyenler
Ama ben ama
Ben insandım
Ben darağacında üç fidan
Ser verip sır vermeyen yiğit
Hain pusuda kırık sözlüğü
Keskin kalemi kalan
Bağladım canımı zülfün teline
Diyen yaralı ceylandım
Ben insandım
Bitmeyen kavgada
Kutsal özlemi uğruna aklanlara boyanıp
Gelecek aydınlık özgür günleri müjdeleyen
Kurtuluşun bereketli toprağında
Filizlenen bir fidandım
Ben insandım
Ben insandım
Ben insandım…
***************

BEKLE BENİ


I
Bekle beni küçüğüm
umudu karartmadan
sevinci yitirmeden bekle
döneceğim bir gün elbet
bekle beni
Bahar geldiğinde
kırlara çıkacaksın
dizboyu otlar üstünde
koş koşabildiğince
ve sakın yitirme neşeyi
Kırların sessizliğinde
yüreğinin sesini dinle
ve orada benim için
küçücük bir yer ayır
ve bekle beni küçüğüm
Doğa pervasızdır biraz
bakarsın en olmaz yerde
masmavi bir su fışkırır
ve suyun ışıldayan göğsünde
sevincin nilüferleri
Bahar şaşırtmasın seni
sırtüstü uzan bir gölgeye
suların, kuşların sesini dinle
ve bekle beni orada
döneceğim küçüğüm
**************

Bekle Beni Dersim


Haykırdım
Bırakın beni
Arkama dönüpte bakamadım bile
Çekin çirkin ellerinizi üstümden
Çekmediler
İyice sıktılar ellerimi
Gözlerim , mil çekseydiler keşke
Acısını çekerdim sadece
Şimdi
Ayrılığın
Toprağıma vedanın hüznünü yaşıyorum
Bırakın haykırayım
Açın şu ağzımı
Çekin ellerinizi üstümden
Kulaklarım duyuyor hala
Her adımım
Sesini duydum yine
Ayağım deydi sana toprağım
Yani bir daha göremiyecekmiyim seni
Göklere selam veren dağlarını
Toprağını biçmiş derelerini
Kardeşe ağıt pepuk
Bir daha duymayacakmıyım sesini
Pepuk kuşu ağla
Birde benim için ağla
Birde bana ağıt yak
Hoşçakalın

Hoşçakal Dersim
Ama unutma
Yüreği acıyla dolmuş toprağıma
Uğruna ağıtlar yakılmış sana
Sevdaya , sevgiliye hasret yiğitlerine
Elbet yolum çevrilir
Bekle yollarımı pepuk kuşu
Ezik durma artık halkım
Aç kollarını barışa dersim
**************

Aşkta Yarın Yoktur Sevgili


Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili
O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır.
Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur.
Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar
Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler
Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş,
Anneler ve Korkular Yoktur
Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili.
İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur,
Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir
Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur
Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur
Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan
Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır,
Yitirdikleri de...
New York'ta, Bir Sokakta,
Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının
Çıplak Yalnızlığı da
Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki,
Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de...
Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili,
Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla
Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır,
İnan...
Kim Demiştir Hatırlamıyorum,
Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye.
Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde,
O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda,
Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla
Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır,
İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim.
Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan
O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye...
Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili
Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer
Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da...
Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer
Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider,
Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya...
İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır
Kimselere Veremez Sevgisini,
Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır...
Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı.
İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz,
Oysa
Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup
Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu.
Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara...
Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın
Tüm İnsanlara Yayılması Gibi...
İşte Şimdi Biz de Sevgili,
Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp,
Soluğu Evlerde Alacağız,
Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi.
Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak,
Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak,
Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu...
Birazdan Sabah Olacak...
Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler,
İş, Anneler ve Korkular Başlayacak...
Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse
Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili.
Birbirimizi Kandırmayalım...
Hadi Güne Hazırlan,
Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış
Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü,
Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel,
O Yaban Ağrısını Geri Alacak
Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek,
Sonra Geçecek...
Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak...
************

Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında
sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya:
Gel sevdalım ol,
Hayatıma anlam veren mucizem ol...

Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa
al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine
sıkıca, kopmamacasına...

Zamanla su, buhar olmaya,
ateş, kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de
yüreğindeki kederi de
alıp gitmiş uzak diyarlara su...

Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu,
günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu
Bakmış o duru gözlerine suyun,
biraz kırgın, biraz hırçın.

Ve o an anlamış;
aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını....
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.

İşte o zamandan beridir ki:
Ateş sudan,
su ateşden kaçar olmuş..

Ateşin yüreğini sadece su,
Suyun yüreğini
Sadece ateş alır olmuş...
****************

Kaçağım,
Eşkıya aşklar yaşarım durmadan
Kaşla,göz
Dağla,uçurum arası
Konar göçerim
Sürgünlüğümü yurtlanmaz yerleşik sevdalar
Sığsın isterler defterlere,küçücük saksılarına
Yetmez,dağ başlarının teslimiyeti istenir
Ya katlim,ya ihanetim
Bilmezler bir başka yol olduğunu
Yani ben,eşkıya her yanı pusu
Gözlerimdeki dumanlı dağlara sevdam
Zülfünde gölgeye sığınmam bundandır
O zaman keyif çatarım silah diye sevdanın doruğuna
Buzullar erir,nehirler yatak değiştirir
Sevdalarını ışıklarında yakarlar
Sonrada yüreklerini seslerinde gönül gürül gürül akarlar
Çıplak suretleri dağ başkalarını resmeder o dem
İklim değişir hüzün olur
Yüreğinden gayrısına sır vermediğim doğrudur
Kaçaklık bu,
Hadi gel şahlıdum
Dağlara gövde verelim
Göğsüm tahtasının altı ol
Yoksa vuracak beni hasretin bir tenhada
Yakışırmı bir kaçağa ecel eli ile ölmek
*****************

Bir Isyan Ertesi(Dersim'e)



Bir isyan ertesiydi;
Sevdalanmistik yasama
Yüreklerimiz bir ceylanin ürkekliginde,
Titrek,
Ve bir o kadar deli,
Namluya sürülen fisek gibiydi hani
Tarihi desiyordum tirnaklarimla,
Ciksin diye kiri pasi.
Dagliyordum dermansiz yaralari,
Eskiyaya cikarmislar adimizi,asi'ye.
Ben bilirim nedendir asiligimiz,
Bilirim bilmesine de yetmez ki gücüm
Zalimin tankina,pervanelisine,tüfengine
Düsünürüm Osmanlidan bu yana
Ne verdiniz bana,ne istersiniz benden
Hani verilen o sözler ve o sözleri veren
Yüce efendiler nerdedirler,neylerler...
O yüce efendiler Ankara'nin göbeginde
Önlerinde rakilar mezelere gelince,
Yakilacak yikilacak diyarlar ve asilacak canlar
Zorlarim bellegimi,ne söz verdiler bize
Daha dün kurtarabilme adina yardim dilenirken benden
Ne olduda bugün düsmana kesiliverdim birden?
Kürdistan'dayim diyen yüce türk degilmiydi?
O degilmiydi iki halki carpistiran haindir diyen?
Gidilirken bir yerlere imzalara, Kürt ve Türk icin diyen
Kürt Ismet degil miydi?
Sorarim ne tez unutuldu bunlar,
Ne cabuk silindi belleklerinizde yakilan insanlar
Kursuna dizilenler,
Zorlayin derim hafizalarinizi,
Yüzlesin derim o karanlik günlerle
Ben hergün düsünürüm;
Bellegimde seyidim ve alti yoldasi
Samanpazari sessiz,
Samanpazari utancini yasiyor tarihin
Görüyor o görmez gözleriyle olani biteni
Bak üc adim ötesi talan,vurgun ve
Sürgün...

Dumanlar yükseliyor köylerden
Yanik et kokusu yakiyor genizleri
Insanlar yakiliyor gözünün icine baka baka dünyanin
Yakilacak elbet,
Temizlenecek demis Ismet Pasa,daha 26 da
Onay vermis yüce türk,temizleyin yakin yikin
Adim basilmadik bir karis topragi kalmayana dek.
Ol tarih böyle yasanmis iste;
Ondandir adimiz eskiya,
Ondandir adimiz asi...
Halden anlamaz nerden bilsin derdimizi
Görmüsmüdür acaba gözleri?
Diri diri yakilan,
Ve yakilirken dünyaya bos gözlerle bakan bir bebeyi
Yada sahit olmusmudur acep?
Kursuna dizilmesin diye yetiskinler,
Babasi tarafinda bogulan, kirkindaki bebenin acisina?
Budandir adimiz eskiya,
Bundandir adimiz asi..

Bir isyanin ertesiydi
Yinede sevdaliydik yasama
Bellegimde Seyidim ve alti yoldasi
Samanpazarinin tam ortasi,
Kürt Ismet ve yüce türk pasasi.
Genzimi yakiyor yakilan insanlardan yükselen et kokusu,
Gözlerimde canlaniyor kirkindaki bebegin bogulusu,

devrim_ozmen is offline  
Eski 02-03-2008, 09:41 AM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Yaş: 25
Mesaj: 1,792
Üye No: 61964
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 45358
Rep Puanı : 4535528
Rep Derecesi
KeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond repute
Varsayılan


emeğine sağlık hevalim hepsini okuyamadım ilk ikisini okudum spas...

__________________
KeÇa kurdame is offline  
Eski 29-03-2008, 01:14 AM   #3 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesaj: 78
Üye No: 64544
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 288
Rep Puanı : 28660
Rep Derecesi
devrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond reputedevrim_ozmen has a reputation beyond repute
Varsayılan


oda yeter heval sende sağol

__________________
devrim_ozmen is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Bütün Şairlerimizin Hayatları MUMİ Şair ve Yazarlar 5 19-08-2008 07:00 PM
binlerce soru cevap...2..istediginiz her sorunun cevabı var Global Genel Kültür 15 13-01-2008 06:48 PM
Elveda şiir yüzlü kız! esas Hikayeler, Denemeler 5 31-01-2007 07:03 PM
Yusuf HAYALOĞLU'ndan bir kaç tane şiir guven Şiirler 15 07-08-2006 08:51 AM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 11:18 AM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.