|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Kürtlerin tiyatro alanında bugüne kadar aldığı yolun da önemli bir göstergesi olma niteliğini taşıyan 'Dewrêşê Evdî', müzikal-oyunla sahnelenmeye başladı. 'Dewrêşê Evdî', bundan aşağı yukarı 300 yıl kadar önce Mezopotamya’nın tanık olduğu büyük bir aşk ve yıkımın adı... Bu topraklardan filizlenen büyük duygular ve aşklar kadar katliamların, törelerin ve sosyal trajedilerin destanı 'Dewrêşê Evdî...' Dengbêjlerin yıllar boyunca sınırları aşarak, köy köy, bucak bucak Kürt ve æzidî coğrafyasını gezerek anlatıp durduğu, yanık gırtlaklar ve ıslak göz çukurlarında demledikleri, dinleyenlerin içinde acılar, tufanlar yaratan 'Dewrêşê Evdî...' İnançların, aşiretlerin ve ulusların, aşkların ve öfkelerin tuzağından geçmiş, efsanelere dönüşmüş, epik anlatımların, masalların diline zenginlik katmış, müziğin ve diğer sanatların çeşmesi olmuş işte bu büyük destan, şimdi sahnede devasa bir müzikal ve görsel şölen olarak çıkıyor karşımıza. 90 dakikalık ziyafet Doksan dakika süren iki perdelik oyunda replik bulunmuyor. Böylece Mezopotamya'nın folklorik temalarıyla hikayelerini birleştiren oyun, beden diliyle efsaneleri canlandırmanın, destanları vurgulu ve etkili bir şekilde anlatabilmenin başarılı bir örneğini oluşturuyor. Dicle Fırat Kültür Merkezi'nden Xeyas'ın yönettiği oyunda yedi bayan ve on erkek rol alıyor. Bu dans tiyatrosu şöleninde, tarihin büyülü zamanları içinden akıp gelen trajedilerin, modern sanatın anlatım dilindeki feryadını işitiyorsunuz. Sahnedeki her hareket bir hawar sesi olarak çınlıyor kulaklarınızda. Her yüz ifadesi aşkın ve acının içiçeliğini anlatıyor, her ritüel töre gazabının dehşetine götürüyor sizi. Yönetmen Xeyas'ın verdiği bilgilere göre, oyunun sahneye taşınması için yaklaşık 20 kişiyle tam 7 aylık bir çalışma yürütülmüş. Bunun ilk iki ayı, oyundan bağımsız olarak spor, jimnastik ve dans çalışmasıyla geçmiş. Oyuncuların bedenlerine belli bir terbiye kazandırıldıktan sonra atölye çalışmaları başlamış. Bu çerçevede modern dans, tiyatro ve halk dansları eğitimi verilmiş oyunculara. Daha sonraysa doğrudan oyun çalışması başlamış. Tam 5 aylık hazırlık çalışmasıyla sahnelenme aşamasına gelen oyun, ilk olarak geçtiğimiz 26 Kasım'da Diyarbakır'da gala yaptı. Galanın ardından da Delal ismiyle Ankara 11. Uluslararası Tiyatro Festivali'ne katılan 'Dewrêşê Evdî' destanı, yönetmen Xeyas'ın deyimiyle milliyet, din ve aşiret sarmalında yaşanmış trajik bir aşk öyküsünü anlatıyor. 'Her toprak kendi aşkını ve acısını yaratır, kendi izini bırakır hikayelerine' diyen yönetmen Xeyas, oyunu çıkarmadan önce yaklaşık 10 yıl boyunca bu izi takip ettiğini belirtiyor. On yıl boyunca Güney'den, Kuzey'den her parçasındaki denbêjlerden 'Dewrêşê Evdî' hikayesini dinleyen Xeyas, bu süre boyunca destanla ilgili bulabildiği bütün yazılı kaynakları taramış. Destanın yaşandığı köyleri, kentleri, kırları ve dağları da gezen Xeyas, Dewrêşê Evdî'nin cenk ettiği, vurulduğu yerlerde dolaşmış. Sonunda, bu destanı sahneleme fikri netleştiğinde, ilk olarak bir sinema filmi yapmaya karar vermiş. Ancak çok büyük bir prodüksiyon gerektirmiş 'Dewrêşê Evdî.' Savaş sahnelerinin kurulması, çekimi, her bakımdan olanakları aşan bir prodüksiyon. Sonuçta tiyatro fikri belirmiş yönetmende. Fakat sözle, replikle hangi yanı anlatılır ki 'Dewrêşê Evdî'nin? Bu yüzden beden dilinin, müziğin, jestin, mimiğin, modern dans sanatının gücüne başvurmuş. Dicle Fırat Kültür Merkezi bünyesinde başlatılan çalışmaya, Diyarbakırlı gençleri toplamış. Xeyas'ın belirttiğine göre, dışardan getirtilecek tam profesyonel dansçıların ya da oyuncuların bu oyunu çıkarması epey zor olacaktı. Bu yüzden Xeyas, hikayenin otantik dokusunu hissedecek, ruhunu ve bedenini ona yatıracak amatör ruhlu, fakat dans ve tiyatroda yaratıcı figür ve anlatımlara açık bir ekip kurmuş. Xeyas'a göre, oyun Kürtlerin modern dansın olanaklarıyla güçlü tiyatral eserler doğurabileceklerinin, bu alanda da kendine özgü bir tarz ve dil geliştirebileceklerinin önemli bir sınavı oldu. Xeyas, 'Batılı gibi yapamayız bunu. Yapmamamız da gerekiyor. Evrensel bir dil kullanıyoruz, fakat coğrafyanın hikayesini, onun otantik rengini vererek yapıyoruz bunu' diyor. Oyuncu ve grup çalıştırıcısı Osman Ulak ise bu oyunla birlikte Kürtlerin tiyatro izleyicisi olarak da büyük bir potansiyeli açığa çıkarabileceklerine inanıyor. Kültürlerin dansta da kendi renklerine sahip olduklarını belirten Ulak, yüzlerce yıllık birikimin son 4-5 yılda Kürtlerin bu renkleriyle kendilerini sahneye taşıdıklarını belirtiyor. Dengbêjlerden özür Oynadığı oyunun Kürtçe repliklere sahip olması gerekmediğine dikkat çeken Ulak, 'Kürt tiyatrosu, Kürtçenin konuşulduğu tiyatro değildir. Bu, Kürtçe tiyatro için yetersizdir. Kürt figürünü, tarihini, hikayesini ve insanların tepkilerini, renklerini göstermiyorsa, bu Kürt tiyatrosuna ait değildir' diye konuşuyor. Sözsüz olmasına karşın 'Dewrêşê Evdî'de M. Cizîrî'yi, Ehmedê Xanî'yi, Cigerxwen'i ya da başka önemli Kürt kenklerini gösterdiğini belirten Osman Ulak, bu oyunun aynı zamanda dengbêjlerden bir özür dileme çalışması olduğunu vurguluyor. Bu destanların ve efsanelerin dengbêjler sayesinde günümüze ulaştığına işaret eden Ulak'ın verdiği bilgilere göre oyun aynı zamanda dengbêjlere bir armağan. Destan neyi anlatıyor? Günümüzde çok sayıda dengbêj ve müzik sanatçısı tarafından da seslendirilen 'Dewrêşê Evdî', Bölge'de yaşanan bir aşk ve savaş destanını anlatıyor. Êzidî olan Evdî'nin oğlu Dewrêş ile Kürt beyi Zor Temur'un kızı Adule arasında yaşanan aşk, Viranşehir'den bugün Güney Kürdistan'ın sınırları içerisinde kalan Şengay'a kadar büyük bir savaşa sebep olacaktır. Tarihsel nedenlere dayandırılarak körüklenen ve aşiret savaşçılarının içine sürüldüğü bu destanda Dewrêşê Evdî, kendi aile üyelerinin öldürülmesi nedeniyle zaman zaman kardeş acısıyla sevdiği kızın aşkı arasında kalsa da, büyük bir kahramanlık gösterir. Sonunda Kürt beyi Zor Temur'un kalabalık savaşçıları tarafından öldürülen Dewrêşê Evdî, çağımızda da önemli bir destan olma niteliğini taşıyor. Oyun, önümüzdeki günlerde Bingöl'den başlayarak İstanbul'u da içine alan kapsamlı bir turneye hazırlanıyor. Yönetmen Xeyas'ın verdiği bilgilere göre Avrupa'dan da teklifler alan oyun, önümüzdeki dönemde dünyanın çeşitli ülkelerinde gösterimlere çıkacak. |
|||||||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
öncelikle cok güsel böle bi paylaşim olması
bu hafta gittim oyuna gerçekten cok beğendim tabi dewreşi de biliyorum tiyatro izleme etiğine hiç uygun değildi ama ne yapalım bi daha gitmeyi düşünüyorum belki bu sefer diğer oyuncuları izleyıp yorum yapabilirim. |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| derwêşê Evdi ve Edulê destanı... | Mirza | Hikayeler Efsaneler | 34 | 30-11-2008 05:29 PM |
| Derweşê Evdê Modern Tiyatroyla Calandı | Harun_Yolcu | Sınırsız Muhabbet Burada | 5 | 01-12-2006 11:22 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.