|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Müzik Tarihi’ne adını altın harflerle yazdıran bir sesti... Büyülü bir sesi vardı... Türklerin Ayşe Şan’ı, Kürtlerin Eyşana Kurdi’si, Arapların da.Eyşa Ali’siydi... Her kesimden geniş bir dinleyici kitlesine sahip olan Ayşe Şan 1938 yılında Diyarbakır’da , bir dengbej kızı olarak dünyaya gözlerini açar. Babası dengbej olduğundan küçük yaşlarda müziğe ilgisi başlar Ayşe Şan 10 yaşına geldiğin de ilahi söylemeye başlar.. Sesinin güzelliğini fark eden çevresi onun sesini dinlemek için Ayşe Şan’ın baba evine akın ederdi... Belli bir süre sonra ailesi bu durumdan hoşnut olmaz ve Ayşe Şan’ın stranalar okumasını yasaklarlar... Ayşe Şan baskı ve yasaklarla küçük yaşta tanışır...
Sürgünler... Sürgünde yaşamak Kürt Sanatçıların ortak kaderidir...... Birçok sanatçı gibi Ayşe Şan’ın yaşamı da sürgünlerle geçmiştir. 20 yaşında istemediği biriyle evledirilir. Evliliği kısa sürer. Ayşe Şan feodal bir toplumda yaşamasına rağmen üzerine kuma getirilmesini kabullenmez ve eşinden ayrılır... Böylece Ayşe Şan için de sürgün hayatı başlar. İlk olarak aile baskısından ve tehditlerden dolayı Diyarbakır’dan, Antep'e, gelir . Antep radyosunda 2 yıl boyunca Türkçe Türküler seslendirir. Halk Ayşe Şan’ın adını yeni yeni duymaya başlar.En büyük çıkışını İstanbul’a gelerek çıkardığı Kürtçe- Türkçe albümünde seslendirmiş olduğu ‘Ez Xezalım’ stranıyla duyurur. Kısa sürede şanı ve şöhreti her yere yayılır... Bu dönemde Türk ve Kürt halkı tarafında yılın THM dalında en başarılı sanatçısı seçilir.... Halk tarafında seçilmesine rağmen Kürtçe Stranlar söylediği için ödülünü alamaz. Kürtçe verdiği konserlerden ve yaptığı albümlerden dolayı devlet tarafından ölüm tehditleri almaya başlar ve .üzerindeki baskılar , ambargolar daha da artar Yakın dostu Nezahat Bayram’la İstanbul'da verdiği bir konser sonrası bıçaklanarak yaralanır... Bıçaklanma olayından sonra , Türkiye’yi terk ederek Almanya’nın yolunu tutar. Almanya'da Uzelli Plak için çıkardığı "Memo Gider Almanya'ya" albümü yıl en çok satan albümü olur. Şan daha sonra Bağdat'a, Hewler'e yerleşir.. Bağdat’ın Sesi Radyosu’nda uzun bir dönem sanatını yürütür. Burada Kürt müziğinin önemli isimlerden Mehmet Arif Cizrawî, İsa Berwari, Tehsin Taha, Nesrin Sêrwan, Cemilê Horo gibi kişilerle tanışır ve birlikte konserler verir. En sonunda yaşamını sonlanacağı İzmir'e gelir..... ![]() Garibin çilesi mezarda bitmez.... 1982 yılında çıkardığı ve sözleride kendisine ait olan “Garibin Çilesi Mezarda Biter” albümünde belirttiği gibi “Garibin Çilesi Mezarda Biter” sözü Ayşe Şan için geçerli değildi. Ölümünden sonra bile üzerinde baskılar sona ermedi. Ailesi ve akrabaları Ayşe Şan’ı erkeklerle beraber şarkı söylediği için affetmemişlerdi...Feodal zihniyete göre bir bayanın şarkı söylemsi günah ve suçtu...1996 yılında yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden Ayşe Şan, çok istediği, stranlarında bile dile getirdiği “Welate Me Diyarbakır”yani yurdum diyarbakır dediği, Diyarbakır’a gömülmek olan vasiyeti ailesi ve akrabaları tarafından yerine getirtilmedi. Ayşe Şan çileli yaşamına ve baskılara rağmen sanatını bırakmadı. Çünkü; stranları ona yoldaş, dert ortağı olmuştu. Yaşadığı acıları stranlarına işliyordu. Kawiş Axa ve aynı kaderi paylaşan bir çok sanatçı gibi ..... Tam 11 yıl geçti. Stranları halen dillerde.... Bir çok sanatçıya rehber olan Ayşe Şanı, bu kez Kürt Sanatçılar anlatıyor... Şehribana Kurdi; Kürt kültürünün Ortadoğu’yu aydınlatan güneşidir Ayşe San.. ![]() Şehribana Kurdi , bizlere Ayşe Şan’ı nasıl anlatır? Kürt müziğine olan katkılarından söz eder misiniz? Şehribana Kurdi;Ayşe Şan Kürt müziğinin efsanevi kadın seslerinden bir tanesidir.Yaşadığı toplumda kadınların şarkı söylemesinin neredeyse imkansız olduğu şartlarda, Kürt kadınının maruz kaldığı feodal baskılara bir başkaldırış, yasaklı kültürümüzün en saf ve berrak yüzü, isyanın ve Kürt kültürünün Ortadoğu’yu aydınlatan güneşidir Ayşe Şan. Ayşe Şan'in Kürt müziğine katkılarına gelince; İnanın cevaplamak çok zor ama, K.Kurdistan da Kürtçe şarkı okuyan bayanların neredeyse hiç olmadığı ve Kürt müziğinin sadece Erivan veya Bağdat radyosundan çok kısıtlı bir şekilde dinlendiği zor zamanlarda,Kürt halkı Ayşe Şan'ın çıkarmış olduğu plaklarla Kürt müziğini bir bayandan dinleme şansına ulaşmıştır. Bu hem Kürt müziğine, hem de Kürt müziğinin yaşamasına neden olan, büyük ve değeri biçilmeyecek bir katkısı olmuştur. Bunun yanı sıra Ayse San'dan cesaret alan bir çok genç bayan, sanatçı olmaya karar vermişlerdir. Gerçekten halkımız Ayşe Şan'ın sesinden özgürlük ve vatan şarkılarını dinlemiş ve o şarkılarla ulusal bilincini tekrar yaşamış ve korkarak da olsa Ayşe Şan'ın şarkılarını dinleyerek özgürlük duygularını yaşamak istemiştir. Ayşe Şan’la ortak bir çalışmanız oldu. Ayşe Şan’ın Kürt müziğine bakış açısı nasıldı ? Şehribana Kurdi oğrudur. Bizim Ayşe Şan'la beraber bir kaset çalışmamız oldu. Sadece ben ve Ayşe Şan değildik başka sanatçı arkadaşlarda vardı. Yanılmıyorsam kasetin ismi "Botan Konseri"idi. Biz O zaman Ayşe Şan'la tanıştık ama öyle samimi bir tanışma olmadı. Çünkü okumaları farklı zamanlarda yapıyorduk. Yani bazen ben sabah stüdyoya giriyordum Ayşe Şan akşam giriyordu. Bazen Ayşe Şan salı günü girerdi stüdyoya ben ise perşembe...v.s gibi. O nedenle Müzik veya başka konular üzerinde fazla konuşma ortamımız olmadı. Bu nedenle Ayşe Şan'ı Kürt müziğine bakışı ile ilgili bir şey diyemem, dersem de yalan olur.Yapılan bir ankette müzik severler, Meryemxan ve Ayşe Şan’ın stranlarını sizden dinlemek istediklerini belirtmişler. Bu konuda bir projeniz var mı? Şehribana Kurdi:Müzikseverler böyle bir projeye beni layık gördükleri için çok teşekkür ederim. Tabi ki ben de elimden geldiği kadar dinleyenlerimin ve müzikseverlerin sevdiği şarkıları söylemeye çalışıyorum ve çalışacağım.Aslında Meryemxan'ın okmuş olduğu şarkılardan, birkaç şarkıyı bende okudum ve Kürtçe klasiklerden oluşan bir Albüm yapmayı düşündüm ve halen de düşünüyorum. Meryemxan ve Ayşe San'ı okuduğu şarkılardan oluşan bir Albüm yapmak benim için bir onurdur. Yeter ki bu projenin finansmanını karşılayacak kişiler veya sponsorlar olsun... Tabiki böyle değerli bir proje birbirinden değerli bu iki sanatçımızın (Meryemxan, Ayşe Şan) hem anısını yaşatacak hem de Kürt müziğine çok önemli bir katkı olacaktır diye düşünüyorum. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? Şehribana Kurdi:Karınca ,kararınca Elimden geldiği kadar Nemir Ayşe Şan ile ilgili düşüncelerimi aktarmaya çalıştım. Şayet eksik bir şey veya hata olmuşsa tüm okuyuculardan ve dinleyicilerimden özür dilerim Xemgin Birhat: ”Ruhumun Kürt olarak şekillenmesinde onun yumuşak, insana huzur veren sesi etkili olmuştur. “ ![]() Xemgin Birhat:Rahmetli amcam her zaman dengbej dinlerdi. Her şehre gidişinde o zaman yeni çıkmış olan Kürtçe plaklardan getirirdi. Bu Kürtçe plakları genellikle dengbej tarzındaydı. O zaman bu Plaklar arasında Mahmut Kızıl, Zülfükar Yumruk, Savurlu Ahmet Akdoğan, Hüseyin Tutal ve Kadın Dengbej olarakta Ayşe Şan vardı. Yani Ayşe Şan’ın sesini çocukluğumdan beri bilirim ve hemen hemen tüm eserlerini bilirim. Kürt müziğinde dinlediğim ilk kadın seslerdendi. Diyebilirim ki ruhumun Kürt olarak şekillenmesinde onun yumuşak, insana huzur veren sesi etkili olmuştur. Çocukluk yıllarımda dinlediğim bu ses bana, ruhumdan bir daha asla silinmeyecek olan, gizemli tınılar bırakmıştır. Kürtler olarak o zamanın şartlarında Kürt dilini ve müziğini diri tuttukları için Ayşe Şan ve onun gibi dengbejlere çok şey borçluyuz Xemgin “Ayşe Şan’ın yaşamı “ dediğimde ne yanıt verisin? Xemgin Birhat:Sosyal bilimlerin, tek bir olguyu sorgulayarak, genel kabul görmüş toplumsal olgunun özelliklerini bulmak gibi bir metodu vardır. İşte benim için Ayşe Şan’ın yaşamı böyledir. Ayşe Şan’ın hayatının ve müziğinin sosyolojik analizi yapılırsa Kürt toplumumun kaba, feodal yapısı ve Kürtlerin kadına bakış açısını anlamak mümkündür. Sadece müzikle uğraştığı yani Kilam (Türkü) söylediği için Ayşe Şan, kardeş ve akrabalarının ölüm tehditleri yüzünden deyim yerindeyse sürgün hayatı yaşamıştır... Heval Xemgin, peki Ayşe Şan’ın değerini anlayabildik mi? Xemgin Birhat:Ayşe Şan, Kürtlerin yabancısı olmadığı baskı ve şiddete, gericiliğin dehşet verici öfkesine en sert biçimde maruz kaldı yaşamı boyunca. Bunu en iyi şekilde stranlarına işleyen Ayşe Şan Kürt toplumunun bir dönem sanatsal ihtiyaçlarına cevap olabilmiştir. Değeri halen anlaşılamayan ulusal değerlerimizden biridir Ayşe Şan. Ayşe Şan Kürtçe söylediği Stranlarla Kürt kültürüne büyük katkıları olan sanatçımızdan biridir. Bir avuç Amed toprağından mahrum bırakılan Ayşe Şan'a gerek kadın hareketleri gerekse de Kürt sanatı ve kültürüyle uğraşan kurumlarımızın sahip çıkması ve yaşatması gerekiyor. Bunun için eğer Ayşe Şana sahip çıkacaksak son isteği olan Diyarbakır’a gömülme vasiyetini yerine getirelim. Nilüfer Akbal: “Ayşe Şan tam bir devrimciydi.” ![]() Bu kez sorumu size yöneltiyorum. Nilüfer Akbal , Ayşe Şanı bizlere nasıl anlatır? Nilüfer Akbal: Ayşe Şan bu halkanın en son ve en önemli kadın dengbejidir. Erkeklerle sahneye tam bir Kürt kadını olarak çıkmıştır. Söylem ve duruşu aynıdır. İzmir’de kimsesizlikle boğuşmuş, cenazesi üç beş yakını tarafından kaldırılmıştır. 1996’da İzmir’de öldüğünde 68 yaşındaydı. Ayşe Şan tam bir devrimciydi. Kürtçe dışında Türkçe, Arapça ve Farsça söylerdi. Türk ve Arap, Fars sanatçılarıyla sahne alır, bütün sahnelere ast solist olarak çıkardı. Ayşe Şan’ın çok geniş bir dinleyici kitlesi var. Sadece Kürtler dinlemiyor değil mi? Nilüfer Akbal: Evet. Ayşe Şan’ın çok büyük bir dinleyici kitlesi var. Kürt, Arap ve Türk halkı tarafından çok dinlenen bir sanatçı. Türklerden: Nuri Sesigüzel, Ali Ekber Çiçek’le beraber sahneye çıkmıştır. Orhan Gencebay arkasında saz çalmıştır. İran’dan Mahfuz Ayşe Şan’la sahneye çıkmak için Tahsin Taha’yı araya sokmuştur. Bunun yanında Ayşe Şan tıpkı kılamındaki gibi “Be mal” dı. Türkler ona Ayşe Şan diyorlardı. Güneyde adı Ayşe Xan’dı, Türkiye Kürtleri arasında adı Eyşana Ali, yani babasının adıyla anılırdı. Kürt kadını, Kürt müziğinde yeri? Nilüfer Akbal: Kürtlerin geleneksel yapısı ve müzikleri arasında nasıl ki doğrudan diyalektik bir ilişki varsa, kadın ve Kürt Müziği arasında da doğrudan bir ilişki vardır. Kürt kadını, dinsel ve feodal kültürün uyguladığı kötü adaletten mağdur olmuştur. Oysaki birbirini tamamlayan sözlü Kürt Edebiyat ve Müziğinin birbirinden değerli eserleri, Kürtlerin toplumsal hayatlarıyla ilgili önemli ip uçları sunarken Kürt müziğinin de güzel örneklerini verirler. “Besna”, “Xerabo”, “Zembılfıroş” Kürt kadınının ne kadar önemli bir konuma sahip olduğunun bariz örnekleridir. Besna, Xerabo evli kadınların eski aşklarına ilişkin söyledikleri şarkılardır. Zembilfıroş’ta ise doğrudan bir erkeğe karşı duyulan aşk erotik bir anlatım bulur. Rojda: ”O aynı zamanda ülkemizin, insanımızın benliğinde var olan dengbejlik geleneğini de yaşatan en büyük temsilciydi“ ![]() Rojda: Kürt kültürüne, sanatına çok büyük etkiler ve katkılar yapmış büyük bir ozanımızdı. O aynı zamanda ülkemizin, insanımızın benliğinde var olan dengbejlik geleneğinin de yaşayan en büyük temsilcisiydi. Bir halk ozanı olarak, halkın duygularını, düşüncelerini yansıtırken halkın kötülüğüne, halkın aleyhine olan durumları da korkusuz bir biçimde dile getirerek onlara güç ve moral vermiştir. Böylece onlara yalnız olmadıklarını her zaman hissettirmiştir. Rojda ortak yönleriniz var mı? Rojda:Ayşe Şan bence yaşantısıyla, yaşadığı zorluklarla, yaptıklarıyla, şarkılarıyla ve sesiyle kendini var etmeyi başarmış. Bu da onu değerli kılıyor. Ayşe Şan’ın hayatını okuyunca ortak yönlerimizin olduğunu gördüm o da kadınların şarkı okumasının günah olduğunu bilip büyümüş. Bir kadına biçilen rolün en ağırını baba ocağından uzaklaşarak ve onların özlemiyle dünyaya gözlerini yumarak ödemiş... Ayşe Şan Kürtçe şarkılar okumamış olsaydı, hep Türkçe okumuş olsaydı bu gün Kürt gençleri onu tanıyacak mıydı? O dönem de bırakın Kürtçe müzik yapmayı Kürt olduğunuzu bile anlatamazdınız. Ayşe Şan hep bu günlerin hayalini kurarak, o dönemlerde baskılara rağmen şarkılarını söylemiştir. Rojda "Sabre Min" albümünde Ayşe Şan'ın yıllar önce seslendirdiği bir stranını yorumlayarak gündeme getirdin... Ne tür tepkiler aldın? Rojda : Evet.. Üzerinde çok çalıştığım bir parçaydı. Orjinalini koruyarak okumaya çalıştım. Benden konserlerimde ve programlarımda çok istenen parçalardan biridir. Aslında bu parçayı seçmemin en büyük nedeni 1977'lerde yasaklı olan Kürt dilini nasıl dile getirildiğidir... Ayşe Şan o yıllarda bu yasaklardan dolayı bu şekil bir formülle Kürtçe’yi de sevdirdi. Bu çabaya duyduğum saygıdan ve yorumuma uygun olduğu için seçtim. GELMİŞ BAHAR Gelmiş bahar geçmiş yazlar neyleyim Dinleyin derdimi dağlar söyleyim O yardan bir haber verin öleyim Vallah vallah öleyim billah billah öleyim vallah vallah Hat havîna gûndê me lê wexta reza Min got şevê digot lê lê di nav peza Ez ê te birevînim lê şev da reza Were were lê dîlberê were were Lê esmerê were were Halim çok perişan bağrım yaralı Şu dünyada bir yar sevdim el aldı Konuşacak eşim dostum kalmadı Vallah vallah kalmadı billah billah kalmadı vallah vallah Toplayacak bir tek gülüm kalmadı Vallah vallah kalmadı billah billah kalmadı vallah vallah Faté: “Benim yüreğimde çok özel bir yeri vardır.” ![]() Faté: Ayşe Şan anlatmak benim için çok zor. Çünkü onu anlatmak için kelimeler, sayfalar yetmez ... Kürt Müziğine damgasını vuran seslerden biridir. Benim yüreğimde çok özel bir yeri vardır. Gerçek bir sanatçıydı. Onu asla unutmayacağız.... Faté, Ayşe Şan için gerçek bir sanatçıydı dedin... Onun sanatından neyi örnek aldın? Faté: Evet... Ayşe Şan gerçek bir sanatçıdır. Sanatçı; karşılık beklemeden, sürekli kendisinden verendir. Yapıtlarıyla gelecek nesillere örnek olandır. Ardında sayısız eserler bırakandır. Ayşe Şan bu özeliklere sahipti. Ayşe Şan yarınlara seslenen, herkesin duyduğunu, herkesin gördüğünü, herkesin hissettiğini, herkesin düşündüğünü; farklı şekilde duyan, farklı şekilde gören, farklı şekilde hisseden, farklı şekilde düşünen, farklı şekilde yorumlayan, farklı şekilde yansıtan bir sanatçıydı... Benim her konuda örnek aldığım bir ozandır... Ölümün ardından 11 yıl geçmesine rağmen hâlâ stranları dillerde, yüz yıllar geçse de dillerde düşmeyecek.... İbrahim Rojhilat: ”Çok önemli bir süreçte kadınların sesi olmuştur.” ![]() İbrahim Rojhelat:. Çok önemli bir süreçte kadınların sesi olmuştur... Feodal bir toplum içinden gelmesine rağmen korkularını bir köşeye atarak kendisini var etmiş Kürt sanatçısı bir dengbej. Bu günkü, Kürt kadın müzisyenlere yol açmış bir ekoldür... Bugüne kadar dinlediğim en iyi kadın yorumculardan birisidir. Halen şarkılarını dinlerken hüzünlenir, geçmiş yıllarımı yeniden yaşarım. Hele “dayeki”,”le le bemal”,”zeri heyran” ve daha niceleri... Çok güçlü bir sesi var. Ayşe Şan stranlarını dinlediği zaman susuyor insan, konuşamıyor bile. İnsanın kanı donuyor. Ayşe Şan'ın Kürt müziğindeki yeri nedir? İbrahim Rojhilat: Az öncede belirttiğim gibi Ayşe Şan Kürt müziğinde bir “ekol”dur. Öncelikle “Ekol” ne demek bilmek lazım. Ekol "bir konuda çığır açmış, yenilik getirmiş kişiler için kullanılır". Ayşe Şan'da Kürt müziğine pek çok yenilik getirmiş bir hunermendir... Heval Rojhilat, bize biraz da Ayşe Şan’ın , Kürt müziğine katkılarından söz eder misiniz?. İbrahim Rojhilat: Ayşe Şan Kürt müziğine çok büyük katkıları olmuştur.60’lı yıllarda Kürtçe müziğine yapılan baskılara ve yasaklamalara rağmen mücadele ederek Kürtçe müziğin yaygınlaşmasını sağladı. 1965’te, İstanbul müzik piyasasının merkezi olan İMÇ plak çarşısında, ilk kez, Ayşe Şan gibi müzisyen Kürtçe 45’likler çıkardı... Ayşe Şan’ın ardında ise Mahmut Kızıl , Şan’dan cesaret alarak Kürtçe plak çıkaran 2. isim oldu. Ayşe Şan’ın çıkardığı Kürtçe albümlerden sonra Kürt müziği yavaş yavaş yaygınlaşmaya başladı. Kürt kadın sanatçıların önünü açarak onlara rehber oldu... Bugün ki, Kürt kadın müzisyenleri Ayşe Şan’a çok şey borçludurlar. Çok değerli bir sanatçıdır. Ayşe Şan’ın değeri anlaşıldı mı? İbrahim Rojhilat:Ayşe Şan’ın değeri yeni yeni anlaşılmaya başlandı. Biz de maalesef insanın değeri öldükten sonra anlaşılıyor. Cané: “Yanık kor gibi kadife sesi yüreğimi okşuyordu. Beni benden alıyordu.“ ![]() Cané: Çocukken Ayşe Şan'ı dinlemek için günlerce radyonun başından ayrılmazdım. Ayşe Şan radyoya çıkacak diye bıkmadan saatlerce beklerdim... Onun bir stranını dinlemek dünyaya bedeldi benim için... Yanık kor gibi kadife sesi yüreğimi okşuyordu. Beni benden alıyordu. Stranlarını dinlerken bir köşeye çekilip sessizce ağlardım... Daha sonra Ayşe Şan'la tanıştınız değil mi? Nasıl tanıştınız? Cané: Evet... Hayatımın en güzel günüydü. Büyük ozan Ayşe Şan ile aynı plak şirketine bağlıydık. Ben yeni bir albüm için hazırlıklar yapıyordum. Hazırlıklar sırasında Gafur Ataman (müzik yapımcısı) yanıma gelerek "Birazdan Ayşe Şan gelecek. " dediğinde elim, ayağım titremeye başladı. Heyecanlanmıştım. Ayşe Şan'ı karşımda görünce heyecanım daha da arttı... dilim tutulmuştu.... Sayın Ataman , Ayşe Şan'a "Bu Cané, bizim yeni sanatçımız" dedi. Ayşe Şan ise Gafur beye "Cané sadece bir sanatçı adayı, tek bir kasetle sanatçı olunmaz." demişti haklı olarak... Sizinle bir sohbetimiz sırasında "Ayşe Şan, benim için bir okuldu." demiştiniz. Bu okulda ilk ne öğrendiniz? Cané: İlk olarak, hocam Ayşe Şan'dan iyi bir sanatçı nasıl olmalı, iyi bir sanatçı olmak için neler yapmam gerektiğini öğrendim. Peki Ayşe Şan için iyi bir sanatçı nasıl olmalı? Cane: Şan için iyi bir sanatçıda; ilk olarak, “kendi kimliğinden bağımsızlık kısmında ayrı bir değerlendirilme yapılmalıdır. Yani bir sanatçı sadece kendi kimliği ile örtüşen sanatı icra ederse bir sanatçıdır ama bir yere kadar sanatçıdır. Oysa sanat denilen kavram kimliksizdir, özneldir ve bütün insanlığa hitap edilmelidir."diyordu.... Sizi en çok etkileyen hangi stranı? Cané: Bütün stranları beni çok etkiler... Hepsini severek okurum.... Ama en çok etkilendiğim stranları; Dayîkê qorban ava çemê Diyarbekir îro diherike leme leme eeee Dayîkê qorban pêl li pêlê dixe davê keleme Wele îro dayîka min nexweşe waya min turine Hêsrê çavê mi dêrana xwedê weke baranê biharê diherike, nasekine Hey wax dayê xerîbim dayê, hey wax dayê nemînim dayê, Hey wax dayê bêkesim dayê, bê te kesê min nemaye li vê dunyayê ez bimrim dayê diye bir stranı beni çok etkiliyor.... anaların çığlılığını yansıtıyor... ve bir zamanlar dillerden düşmeyen bir çok sanatçı tarafında yorumlanan QEDERÊ “Qederê” Were yar... Qederê yar Qederê şer bikim mîna qederê xelkê tu ji min re nebûy yar Te ez kirim peyakê rêdurê westiyayî peyayê piyadar Tu bûy siwarekî bi rim û bi mirzaq Li ser pişta sêwîxelqê bûy siwar Yar yar yar qederê tuyê li dawiyê buye gurekî siba tu birçî ye har yar yar yar..... Aslîka Qadir: “Bir çok sanatçının imrendiği kişidir.“ ![]() Aslîka Qadir ( Erivan Radyosu’nun unutulmaz sesi): Ayşe Şan, Klasik Kürt müziğini hatasız icra eden ender sanatçılardandı. Kürt Müziğine verdiği emek tartışılmaz. Şu an birçok sanatçı veya sanatçı olmaya adaya genç sesler bile Ayşe Şan'ın stranlarını yorumluyorlar. Bir sanatçı için en önemli şey, ardında iyi bişeyler bırakmaktır... Sanatçı o zaman sanatçıdır. Ayşe Şan ise bunu çok iyi bir şekilde başardı. Ardında sayısız eser bıraktı. Her zaman söylerim, Ayşe Şan iyi bir devrimciydi. Pek çok ilke imza atan kişidir. İlk Kürtçe albümü kendisi yapmıştır.Şan, yaşadığı toplumda kadınların şarkı söylemesinin neredeyse imkansız olduğu bir dönemde maruz kaldığı feodal baskılara rağmen sanatından taviz vermedi. Verdiği mücadele bir çok Kürt bayan sanatçı için örnek olmuştur... Bizler Ayşe Şan'ı unutmadık ve unutmayacağız. Onun ezgilerini büyük bir zevkle okuyorum ve halen büyük bir heyecanla dinlerim. Sayın Qadir, Ayşe Şan'ı diğer bayan sanatçılardan ayıran en önemli özeliği neydi? Aslîka Qadir: Ayşe Şan ,dönemin diğer kadın okuyucularından ayrı, kendine özgü bir okuyuş tarzı vardı. Ölçüye uyarak, iyi bir diksiyonla, düzgün, aynı zamanda da çoşkun, çekici bir tavırla okurdu. Sesindeki pürüzsüz akış en tiz perdelerde bile kaybolmazdı. Bu durumda Ayşe Şan'ın ne kadar büyük bir hunermend olduğunun göstergesidir. Muzaffer Yiğit: “Bir çok ilklere imza atan kişidir.“ ![]() Muzaffer Yiğit (programcı ve sanatçı): Sesini geniş dinleyici kitlelerine duyurabilen kadın okuyucuların en ünlüsü olan Ayşe Şan. Kadife sesi tüm kürt halkın yüreğine işlediği gibi benim yüreğime de işlerdi. . Ayşe Şan ayrıca Kürt Müziğinde bayan sanatçıların önünü açan sanatçıdır. Yani Kürtlerde bayanın şarkıcı olması çok ayıp ve ters karşılanırken o bir ilki gerçekleştirdi. Ezgileri halen dillerde .... Şivan Perwer, başta olmak üzere bir çok sanatçı Ayşe Şan'ın sanatından yararlanmıştır. Ayşe Şan'ı dinlemek bir ayrıcalıktır, diye düşünüyorum. Ayşe Şan’ı Rahmetle anıyorum. Zozan: “Kürt Müzik Tarihi’ne ismini altın harflerle yazdırdı.“ ![]() Zozan: Ayşe Şan bugüne değin otuzun üstünde albüme imzasını atan sanatçımızdır. Kürt Müzik Tarihi’ne ismini altın harflerle yazdırdı . Klasik şarkılar alanında gelmiş geçmiş en önemli yorumcular arasında yer aldı. Kürt sanatçılarının başvuru kaynağı, söz ve beste deposu olan Ayşe Şan günümüz en iyi kadın dengbejlerindendi... "Ez Xezalım" "qederê"." Dayikê"," Lê lê bêmal" "Lorkê lorkê", "Xivşê", "Kirasê te melese ","Yar Meyro" eserleriyle tanınan Ayşe Şan'ın stranlarını İbrahim Tatlıses'ten Şivan Perwer'e kadar birçok meslektaşım okudu... Sizce Ayşe Şan’ı sanatında özel kılan neydi? Zozan:Bana göre Ayşe Şan’ı sanatında özel kılan en büyük faktörler, Kürt toplumunda kadınların şarkı söylemesnin suç sayıldığı bir dönemde Ayşe Şan bunu yıktı. Birçok bayan sanatçının da önünü açmış oldu. Sanatında Ayşe Şan’ı özel kılan bir başka faktörde...insanın hasretini, acısını, hüznünü bestelemesi, hele o bestenin üstüne bu kadar güzel sözler yapması kolay bir iş değildir. Ayşe Şan zamanında bunu en iyi yapan sanatçılardan birisiydi. Daha önceki albümünüzde stranlarını seslendirdiniz mi? Zozan: Son albümümde seslendirmedim. 3. albümde Ayşe Şan’ın stranlarını seslendirdim. Birde Koma Berxwadan albümlerinde... Yeni çıkacak olan albümümde Ayşe Şan’ın yıllar önce seslendirdiği bir ezgisini koyacağım. Son olarak şunları eklemek isterim, ben Ayşe Şan’ın sesinden çok etkilenen biriyim. Bizler onların takipçisiyiz. Bizlere düşen görev Ayşe Şan ve diğer ölümsüz Kürt Sanatçıları gelecek nesillere doğru bir şekilde anlatarak, onların adlarının sonsuza dek yaşamasını sağlamaktır. Ayfer Düzdaş: “Ayşe Şan benim hem sanatsal anlamda, hem manevi anlamda annem” ![]() Ayfer Düzdaş: Kürt Müziği’ne büyük katkılar sağlayan Ayşe Şan, beste ve yorumlarıyla yeni kuşaklara ilham kaynağı olmuştur. Stranlarıyla baskıya boyun eğmeden halkının sorunlarını dile getiren, bağımsız, özgür, çağdaş, toplum yaratma uğraşı veren, evrenselleşen ozanımızdı. Kimi zaman varoşların öfkesini, bir ananın ağıdını, kimi zaman dağlardaki özgürlüğü ,kimi zaman da umudun, aşkın, dostluğun sesini dile getirirdi.Geride bıraktığı büyük yaratımları ve eserleriyle aramızda olmaya devam edecektir. Genç bir sanatçı adayı olarak, Ayşe Şan'ın ismini gelecek nesillere nasıl taşırız? Ayfer Düzdaş: Tabiki bizlere pek çok görev düşüyor.Tabi, Ayşe Şan ile ilgili olarak onu anmak, yaşatmak ve bütün bu birikimleri her zaman topluma sunmak için her türlü çabayı göstereceğiz. Ayşe Şan ardında 100'lerce eser bıraktı. Her biri onun çocuklarıydı, bize düşende onun çocuklarını öksüz bırakmamak, onu anlayarak, doğru sahiplenerek yarınlara taşımaktır... Ne yazık ki, aramızdan ayrılan insanların önemini çok daha sonra kavrıyoruz. Keşke Ayşe Şan’ı yaşarken daha iyi kavrayabilseydik. Ayfer,” Şahiya Stranan 2” albümünde seslendirdiği “sallana sallana” parçasından sonra halktan ne tür tepkiler aldın? Ayfer Düzdaş: Çok olumlu tepkiler aldım... “Şahiya Stranan 2”albümünde seslendirdiğim “sallana sallana” parçasına klip çektikten sonra beni herkes Ayşe Şan’ın kızı olarak tanıdı. Bu beni çok mutlu etti. Öz kızı değilim ama Ayşe Şan benim hem sanatsal anlamda, hem manevi anlamda annem. Ben kendime anne olarak kabul ediyorum... Ses olarakta ben kendimi ona çok yakın hissediyorum... Sesindeki hüzün, buğu beni çok etkiliyor. Bide Ayşe Şan’ın hayatını okumuştum çok trajedik bir yaşam öyküsü var, o da beni çok etkiliyor. 2000 yılın da rahmetli Nezahat Bayram’la yaptığım bir söyleyişiden alıntıdır... Sizin döneminizde kimler dinleniliyordu? Nezahat Bayram: Muzaffer Akgün, Nuri Sesigüzel, Cemile Cevher Çiçek, Ayşe Şan...vs bunlar aklıma gelen isimler... Ayşe Şan ile yakın bir dostluğunuz vardı değil mi? Nezahat Bayram;. Yakın bir dostluğumuz vardı. Ben ve Ayşe Şan ile aynı şirkette plaklar yapıyorduk. O zamanlar sürekli görüşürdük. Ayşe Şan ile beraber sayısız konser verdik. Sevilen bir sesti...O konservatuarlı olmamasına rağmen pek çok konservatuarlı sanatçının okuyamadığı türküleri çok rahat ve düzgün bir şekilde okurdu... Sadece Türkçe okumazdı. Kürtçe, Farsça, Arapça ve Rum türkülerini de çok güzel yorumluyordu... Bir anımı sizinle paylaşmak isterim: Tabi ki çok memnun olurum. Nezahat Bayram:Yine kalabalık bir sanatçı kadrosuyla, Türk ve Yunan sanatçılarla ortak bir konser verecektik. Konser alanına ben ve Ayşe Şan aynı arabayla gittik. Yolculuğumuz süresince Ayşe Şan bişeyler ezberliyordu... Merak ettim sordum. “Ayşe ne ezberliyorsun böyle , yoksa yeni bir türkü mü derledin?” Ayşe Şan ise bana; ” Yok Nazé konser vereceğimiz yerde Yunanlılar da olacakmış, mahcup olmayım diye Rum halk türküsünü ezberliyorum” dedi.. Ezberlediği türküyü konserinde okudu... Çok büyük alkış almıştı.. Dönemin Yunan Belediye Başkanı sahneye gelerek Ayşe Şan’ı tebrik etmişti... Ayşe Şan için türkülerin dini, ırkı , dili yoktu... Sanatında hiçbir zaman ayrım yapmazdı... Bütün türküleri severek ve hakkını vererek okurdu... ÖZGÜR UTUŞ ... Bazı 45’likleri Lawikê Metînî-Metefon Plak Gelmiş Bahar-Metefon Plak Sallana Sallana-Metefon Plak Ah Diyarbekir-Metefon Plak Bazı albümleri...... Berivan-Uzelli Plak Garıp- Uzelli Plak Oy Caney-Uzelli Plak Tık Tak- Uzelli Plak Gönül Ben Ölmem-Zümrüt Plak Him Hime Torivan-Harika Plak Newroz- Zümrüt Plak Dağlar - Uzelli Plak Memo Gider Almanya’ya- Uzelli Plak Doktor Sen Sarma Yaramı-Turkofon Plak Başı Dumanlı Dağlar- Turkofon Plak Zalim Nure- Turkofon Plak Dun Gece Seyrimde- Minareci Plak Ne Karaymış Şu Alnımın Yazısı- Minareci Plak Konsere Botan-Ataman Plak |
|||||||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
ayşe şan en sevdiğim denbejlerden ..o kadar etkileyici ve tüyleri dikenleştiren farklı bi sese rengine sahib amedli denbejimiz..
onun heyvah dayê şarkısını her dinlediğimde ağlamaktan alamam.... konu için spasii bunu daha önce okumuştum ... ![]()
__________________ |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Hakkarili Ayşe'nin Hikayesi | berxwedan | Sınırsız Muhabbet Burada | 4 | 02-05-2008 01:05 PM |
| Kürt müziğinin efsanevi simgesi: Ayşe Şan | Kajîn Jîr | Sanatçı Tanıtımları | 18 | 03-02-2008 06:05 PM |
| Ayşe Şan | hemdem | Bydigi Sözlük | 3 | 02-10-2007 08:43 AM |
| İşte Efsane Kürt Sanatçı ! Ayşe Şan | Dino-Amed | Biyografi | 3 | 15-05-2007 07:21 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.