|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
Buna bir bak birazcık bilgiler var ......
Eski Çağ Tarihi İle İlgili Terminoloji Tarih insanların zaman ve mekan içerinde geçirdikleri gelişmeleri onların pisikofizik hareketlerini ve bu hareketlerinin sebeb ve sonuç münasebetlerine dayanan ortak değerleri araştırır ve ortaya koyar. Psikofizik hareketler tarihi oluşturur. Tarihi yapan insandır. Tarihin bir çok tanımı yapılmaktadır. Bunlardan hangisi olursa olsun hepsi mutlaka İnsan Zaman Mekan Unsurlarını ele almaktadır. Çünkü bunlar tarihin boyutlarıdır. Mekan; tarihi hadiselerin ortaya çıktığı yerdir. Zaman ; kronolojiyi bildirmektedir. Tarih incelenirken bir çok zamanın incelendiğini biliyoruz. Bunlarda eskiçağ dönemi çok büyük bir zamanı içine almaktadır. Eskiçağ tarihinin bitiş noktasını MS 476 yani 5. yy’ın 4.üncü çeyreğinin başı olarak kabul eriz. Eskiçağ incelenirken kronoloji sorunu ortaya çıkmaktadır. Bunun sebebi ise; yazının bulunamamasıdır. Yazının bulunmaması da bize bu dönemi inceletmeyi zorlaştırmaktadır. Kronoloji; tarihi olayların güneş yılı easa alınarak belirli bir sıraya konulmasına denilmektedir. Eski çağ tarihinde kronolojisi bilinmeyen bir çok zaman aralığı ve bölümler vardır. İşte böyle zamanı bilinmedik zamanı belli olmayan dönemlere karanlık çağ denilmektedir. Mesala Hititlerin babileseferi hakkında Amarna Çağı ( 1400) esas alındığında 400,200,350 gibi yıl önce olduğunu savunan görüşler vardır. Bunlar 1.Thurea Dangin MÖ 1800 yılında olduğunu kabul eden görüşü 2.Veidner Meyer’in MÖ 1750 yılında olduğunu kabul eden görüşü 3.Abrigt Simit’in MÖ1600 yılında olduğunu kabul eden görüşü Yy’larda karanlık çağ, dönem olarak gösterilmektedir. Anadolu2nun bu dönemine ait eser ve bilgi olmayışının sebebi de yazının olmayışıdır. Bu dönemi aydınlatacak bir ser veya arkeolojik bir bulgu yoktur. Kaynak olarak daha çok yazılı kaynaklardan faydalanılmasına rağmen Eskiçağ dönemleri incelenirken kaynak olarak arkeolojik buluntulardan faydalanılır. Synkronik kaynaklardan da faydalanılmaktadır.( Synkronizm: eldeki kaynaklardan bilgilerden faydalanarak kaynağı bilinen şey ile aynı dönemde yaşamış diğer buluntu( devlet veya yer olabilir) hakkında bilgi edinilmesine denir. Tarihi olayların aydınlatılmasında bazı bitiş be başlangıç kavramlarıda kullanılmaktadır. Bunlardan başlıcası; TERMİNUS ANTE QUEM’dir. Bu belirli bir tarihten sonra olabilir ama önce olamaz kavramıdır. Diğeri TERMİNUS POST QUENİ’dir. Bu ise; belirli bir tarihten önce olabilir ama sonra olamaz anlamına gelmektedir. Mesala : Kimmerler ( MÖ 2000 lerde yaşayan bugünkü Ukrayna ) batıya ilk göç edenlerdendirler. İskitlerin doğudan batıya yapmış oldukları göçlerde yerlerinden oynaışlardır. Urartularla savaşmışlardır. Frig ( Prig) leri yenmişlerdir. 200 yıl Kapadokya bölgesinde hakimiyet sürmüşlerdir. Friglerin başşehri GORDİON’ı MÖ 7. yy da tahrip etmişlerdir. Gordionda yapılan kazılarda katların yandığı görülmüştür. Bu olay Frigler geldikten sonra olmuştur ki buna TERMİNUS ANTE QUEM denir. Fakat bu olay Friglerden önce olsaydı buna ise TERMİNUS POST QUEM diyecektik. Ayrıca, tarihi kesin olarak bilnen devletlerin tarihleri araştırılarak o devirlerde yaşamış, başka devletlerinde tarihi hakkında bilgi edinebiliriz. Bu da bir araştırmadan SYNKRONİK örnektir. Bu araştırma ise kral yıllıklarından yapılır. Mesala: Mısır tarihinde sothıs yıldızının güneşle ufukta buluştuğu an tesbit edilerek tarihler hakkında herhangi bir bilgi elde edilebilmektedir. CENSERİNUS ( Latin yazar) MS 130 yılında sothıs yıldızının güneşle birleştiğini yazmaktadır. Mısır tarihine baktığımızda takvim gününün 365 gün olduğunu bugünkü takvimden sadece6 saat geriolduğunu görürüz. Bu 4 yılda 1 güneder 365*4=1460 yani 1460 gün 1 yıl etmektedir. Ve 1460 yılına 1 SOTHIS adı verilmektedir. Yazılı kaynakların olmadığı daha doğrusu yazının icad edilmediği dönemlere PREHİSTORİK dönemler denilmektedir. Hemen yazıya geçilmeden önceki döneme ise PROHİSTORİK dönemler denilmektedir. Başka bir değişle prehistorik dönemlerin son zamanlarına veya yazıya geçilmesine az bir zaman kalmış dönemlere denir. Prohistorik ve prehistorik devirlerin bitişleri cğrafyadan cografyaya farklılık gösterir. Bunun böyle olması ise; belirli bir bölgede tarihi devirlere önce girilmesinden bazı bölgelere ise sonra girilmesinden kaynaklanmaktadır. Tarih öncesi devirleri ve tarihi devirler içerisinde devam eden bazı devirleri, kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralamak mümkündür.bunun için, gerekli şart toplumun yaşayış tarzı ve kullandıkları malzemelerdir. En eski devre PALEOLİTİK devir denmektedir. Bu devre Yontma Taş Devride denilmektedir. ( Eski Taş devri imside verilir) Bu devirdeki insanlar hayatlarını toplayıcılık ve avcılıla geçiriyorlardı. Yerleşik hayata henüz geçilmemiştir. Bu dönemin alt, üst ve orta Paleolitik olmak üzere 3 tabakası bulunmaktadır. Mezolitik dönemle başlamıştır. İnsanlar bu dönemde de aynı paleolitik dönemde o olduğu gibi avcılık ve toplayıcılıkla uğraşmaktaydı. Neolitik ( Cilalı Taş Devri) ise insanlar yerleşik hayata geçme, ihtiyacı duymuşlardır. Yavaş yavaş tarımla uğrşmaya başlamışlardır. Bazı yabani hayvanları evcilleştirmeye koyulmuşlardır. Bu dönem ise araştırmacılar tarafından yakın ve geç neolitik olmak üzere iki kısımda incelenmiştir.KALKOLİTİK dönem ise, maden devridir. Bu dönemde insanlar mesafe kat ederek bakırı kullanmaya başlamışlardır. Yapılan arkeolojik kazılar sonucunda, Mısır, Mezopotamya ve Anadolu’nun maden devrine aynı anda girdiklerini göstermektedir. Bu d ağabeyze bunların gelişmelerinin aynı olduğunu göstermektedir. Tunç devri bu dönemden sonradır. Bu dönemi de erken geç ve ota olmak üzere üç kısımda incelemekteyiz. MÖ 3200- 2100 Erken Tunç, MÖ 2200-1600 Orat Tunç, MÖ 1700-1200 Geç tunç Eski çağ tarihi düşünüldüğünde eski medeniyetlerin ortaya çıkmasında coğrafyanın etkisi görülmektedir. Eski medeniyetler verimli coğrafyalar üzerinde kurulmuştur. Buna örnek olarak; Mısır Nil nehri çevresi, Mezopotamya Fırat ve Dicle nehirleri, Hindistan da İndus nehri çevresinde kurulmuştur. Verdiğimiz örneklere dikkat edilecek olursa bu medeniyetlerin ikisi Ön Asya da kurulmuştur. Ön Asya , Kuzey Asya, Doğu Asya, Güney Asya, Orta Asya ‘nın yanında Asya Kıtasının 5 tane bölümü bulunmaktadır. Ön Asya ise, Mısır, Mezopatamya, İran, Anadolu, Suriye Ve Filistin olmak üzere 5 bölümde incelenmektedir. Mezopotamya ise; Kuzey ve güney Mezopotamya olmak üzere iki kısma bölünmektedir. Yukarı Mezopotamya olarak adlandırılan Kuzey Mezopotamya, Diyarbakır’dan Bağlata kadar uzanan sahadır. Aşağı Mezopotamya olarak kabul edilen Güney Mezopotamya ise; Bağdat’tan Basra körfezine kadar ki kısmı içine almaktadır. Mezopotamya kelimesi Mezos ve portoma kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Anlamı ise; iki nehir arası anlamına gelmektedir. Kuzey Mezopotamya , güney Mezopotamya ya nazaran iklim olarak biraz daha soğuktur.Güney Mezopotamya da arazi düzlüktür. Yerleşim burada nehirler kenarında kurulmuştur. İklim ise; kuru ve sıcaktır. ( Coğrafyanın tarihe belirli bir etkisi vardır. İklim, bu coğrafya insanının karakterini belirleme yönünden bir etkisi vardır. Mesela kuzey tarafta yaşayan iri beyaz tenli , güneyde yaşayanlar ise esmerdir.
__________________ |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Üroloji Hakkında Herşey | dojehist | Genel Sağlık | 7 | 25-02-2008 11:47 PM |
| gelişim psikolojisi | lorinn | Dersler,Yıllık Ödev, Tez | 16 | 11-02-2008 04:55 PM |
| Şivan Perwer - Hevalno Ho | pesimist_ | Kürtçe Lyrics | 20 | 03-04-2007 03:32 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.