|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Bu röportaj sitesinden alınmıştır.
Web site admini evina_azadi 'nin Rojhan Belen'le yaptığı röportajdır. __________________________________________________ _____________ Evina_Azadi: Merhaba Rojhan Abi, Öncelikle Yeni albümünüz hakkında bilgi verirmisiniz özetle? Rojhan Beken: Merhaba ...Albüm deneysel bir rock çalışması ..Ne gitarların ne de vokallerin steril olmasını istemedik. Kirli nu-metal tonları kullandık ama yaptığımız müzik aynı kategoride sayılamaz. Gitar rifleri ve aranje mantığı ile vokal kullanımı arasında bazı uçurumlar olduğunu farkettik ama bu özellikle tercih edilen bir teknikti. Çünkü ne hayatımızda ne de yaptığımız müzikte kalıplar ve kurallar tanımıyoruz. Şarkıyı söylerken öksürmüş olsaydım bunu da bırakırdık kayıtta.Ama neyse ki öyle bir şey olmadı. Şarkılara gelince aşk ve özgürlük tutkusunun eşitlendiği ve bazen de yarıştırıldığı bir albüm oldu. Evina_Azadi: Albüm Kartonetinde Dikkati çeken, Yüksekova-Şemdinli olaylarının kareleri ve Birleşmiş milletler çocuk hakları sözleşmesinin maddeleri yer alıyor. bunları açıklarmısınız bize? Rojhan Beken: Albüm zaten yakın geçmiş antolojisi gibi. Bütün o olaylar olurken her Kürt'ün yüreği etkilenmişti. Yüksekova-Şemdinli olayları çok önemli bir serhildana işaret ederken acı kayıpları da beraberinde getirmişti. Web sitemizin üyelerinden 17 yaşındaki Ergin'i ne yazık ki yitirmiştik. Bu kayıp ta Azadi=welat şarkısının sözlerinde kendini buldu. Şarkıda '17 yaşındaki gençleri toprağa gömdürdüler ' cümlesi Ergin'e adanmıştı..'.Strana Uğur ' şarkısı ise Uğur Kaymaz'ın anısına yapılan bir şarkıydı. Ve elbette 12 yaşındaki bir çocuğun öldürülmesi bende Çocuk Hakları ihlalini düşündürmüştü.. Türkiye BM Çocuk Hakları Sözleşmesine imza atmış bir ülke ve üstelik Çocuk bayramı kutlayan tek ülke...Bu bir çelişkiydi . En temel hak yaşamak hakkı iken 12 yaşındaki çocuğu 13 kurşunla öldürmek devlet suçudur .Bu ihlali göstermek için de BM Çocuk Hakları Sözleşmesi maddelerini koydum albüm kartonetine.. Evina_Azadi: Peki Bu Kürt Medyası'nda değer gördü mü sizce? Rojhan Beken: Kürt medyası derken sadece Avrupa'da basılan 'Yeni Özgür Politika ' Gazetesini dikkate alırım.. Ülkedeki Kürt medyası böyle basit(!) şeylerle ilgilenmez. Onların gündeminde sanatçı sadece, ' ..Ve program sonunda halkı coşturdu..' şeklinde yer alan biridir. Sanatı coşturmaktan ibaret sanan bir kültür anlayışının bununla ilgilenmesini beklemek zaten komik olur. Kürt televizyonu haberlerinde de Kürt sanatçısı sadece festivallerde halkı coştururken(!) görülen biridir. Bunun dışında ne yaparsa yapsın , hünerini nasıl sergilerse sergilesin görülmez. Öyle bir mantık işlemiyor çünkü. Evina_Azadi: Sizce görülmemenin sebebi nedir? Rojhan Beken: Kürt medyasında şu tereddüt vardır:' Bunu haber yaparsam bu sanatçıyı öne çıkarıyor derler.' Bunu aynen bu cümleyle bana konuşma anında belirten bir ajans oldu. Çocuklara işkenceyi protesto eden bir klip yapılıyor. Klipte oynayan iki çocuk , çocuk haklarından Amed gözlemlerine kadar kapak olacak konularda röportaj yapıyor. Ama gazetenin gündeminde Şan Operası yarışması haberi var, bu haberi ajans sayfasında okuyup es geçiyor.. Röportajın içeriği bence gazeteye manşet olacak kadar önemli. Fakat gazete için demek ki değil. Kürt çocukları üzerindeki ölümcül baskılar, işkenceler, Amed Çocuklarının çaresizliği Kürt medyasının dikkatini çekmiyorsa bir mankenle mi görünüp haber olacaksın..? Medyamızda sanat ve kültür politikası yok.Çünü bu alanda yetkiyi eline alan arkadaşlarımız alanlarında birikime sahip değil ,nasıl kültür ve sanat haberi yapılacağını da bilmiyorlar.Onlarca Kürtçe albüm çıkarken hangisinin tanıtımını gazetelerimizde okuyabiliyoruz.?Kendi sanatına ve sanatçısına değer vermeyen bir medyadan hiç bir beklentim yok. Evina_Azadi: Bu sorunlar çok mu derin?Çözümsüz mü? Rojhan Beken: Çok basit konularda bile çözüm bulamadığımı görüyorum. Rojhan Berken yazdılar sürekli. Tam Rojhan Beken yazdırmayı başardım ki bu sefer Burhan Beken yazmaya başladılar.Yani arada Burhan Berken de güme gitti böylece. Bu dikkatsizlik ve işine önem vermemek..Sorunlar belli alanlarda değil, her alanda..Onlar da bunun farkında olmalı ki hiç birini düzeltmiyorlar.'Neremi düzelteyim ki? ' çaresizliği galiba...Müzik kanalı açıldığında herkes klip ve müziğin kalitesinin artacağını umuyordu.Planlara göre kliplerin kalite seviyesi yükselecek ve Kürt müziği ilerleyecekti.Fakat bunu da elimize yüzümüze bulaştırdık.Meğerse sorunumuz ' anadilde ve sular arasında halay çekme özgürlüğüymüş'..Eğer klibinde birkaç kadın hoplayarak bir dere kenarında halay çekmiyorsa kötü klip yapmışsın demektir(!)...Ve eğer düzensiz ve rotasız bir sesle dengbêjcilik oynamıyorsan da kötü şarkı söylüyorsundur(!)...Yayın politikası kalitenin ortaya çıkmasını engelliyor.Tüm gün bu klipler ekrandayken birileri de şunu düşünüyor:' E bu tv bunları tercih ediyorsa ben neden kalite diye çırpınayım..' ..Ve böylece birbirinin kopyası şarkıların benzer kötü klipleri oluyor.Ya 5 dakika boyunca inek manzaralı ovalar , otlaklar izliyoruz ya da kendinden geçmiş halay sahnelerini...'Elimizde var da yayınlamıyor muyuz ' düşüncesi akla gelecek hemen.Var ,o kliplerden; ama haftada bir gece vakitleri iyi kliplere denk geliyoruz, demek ki ellerinde iyi klipler de var.. Evina_Azadi: Peki, Her şey bu kadar karamsar bir tabloda mı görünüyor.? Rojhan Beken: Karamsar olma fantazim yok ki, beni ne rahatsız ediyorsa onu söylerim.Sadece kurumlarımız, gazetelerimiz ve televizyonumuz değil bunun dışındaki alanlarda da aynı dertler var.Konser organizelerine baktığınızda sürekli rezaletler var..Ve çoğunlukla da sanatçısını gittiğine pişman gönderirler.Bir Avrupa ülkesinde havaalanında bir süre bekletildiğimiz için gelen adama söylemediğim laf kalmamıştı, havaalanı sesimle inlemişti.Adam, hava attığımı sanıyor...Bana kaçta orda olacağımı onlar bildiriyor ama bildirdikleri saatte orda değiller, neden bekleyim ki?Ben bana verilen sözün tam olarak tutulmasını isterim.En fazla 15 dakikalık bir geç kalma payın var, neden saatlerce bekletilebilir bir insan?Sonradan öğreniyorum ki tüm sanatçılar saatlerce bekletiliyor, en az zarar gören benmişim.Ve adamın ifadesine göre' En az bekletilen ben iken havalara giriyormuşum.Onlar kuzu kuzu almaya gelenlerle gidiyormuş..'.Siz normal bir arkadaşınızla buluşmaya giderseniz bile en fazla 1 saat beklersiniz.Ben neden yabancı bir havaalanında saatlerce bekletileyim.?Kısacası her şeyi eksik ve yanlış yapmaya alıştırılmışız. Evina_Azadi: Konser Organizelerinde sorunlar bununla bitiyorsa pek de büyütmemek lazım.Çok daha önemli aksaklıklara şahit oluyoruz? Rojhan Beken: Ben eğlence içerikli konserlere katılmam.Katılacağım konser ya partinin düzenlediği bir dayanışma konseridir,ya da siyasi misyonu olan bir festivaldir.Bu katılımlardan da Rojhan Beken olarak bugüne kadar bir talebim olmamıştır.Ve bunu yaptığınız için saygı göstereceklerini sanırsınız değil mi? Evina_Azadi: Farklı mı oluyor durum? Rojhan Beken: Önce bir örnek vereyim, sonra devam edelim. Edirne'de yurtsever öğrencilerin etkinliği vardı.Ben bu programdan herhangi bir talepte bulunmadım ve öğrenci parasını cebime indirecek kadar bu duygulardan da uzak değilim.Fakat grubumdaki arkadaşlarım Kürt değil ve mutlaka bir ücret talepleri oluyor.Bu etkinlikte de normal ücretin üçte birini talep ettiler ve anlaştılar..Konseri verdik.Sonrasında ne oldu , biliyor musunuz?Bizimle aynı sahneyi paylaşan Türk solcusu şarkıcı kadına 3 bin ytl ödendi ve grubuma gelince 'Paramız yok' dendi.Bu kendini akıllı sanma terbiyesizliğidir.Solcu kadın şarkıcıya 3 bin ytl verebiliyorsun da grubun talep ettiği toplam 500 ytl yi mi veremiyorsun?(Ki normalde bunun 3 katını talep ederler)..Orda arkadaşlarıma öyle mahçup oldum ki gitarist arkadaşımın lafını hiç unutmadım.Bana döndü ve dedi ki :'Abi, işte bu adamlar yüzünden Kürt olduğundan utanmalısın.' ..Evet, o adamlar yüzünden o akşam Kürt olduğumdan utandım.Utanması gereken Edirne'deki teşkilat olması gerekirken..Neyse bir hafta sonra yatıracağız dediler gruba.Ama hala yatmadı ücretleri ..Sonra ne mi oldu?Grubum bir daha ücretsiz yardım konserlerine ve dayanışma diye düşük ücretli konserlere katılmamaya karar verdiler...Edirne'deki teşkilatın cebine fazladan giren o minnacık para nerdeyse grubun dağılmasına sebep oluyordu..Burda önemli olan para değildir, bu adamların seviyesizliğidir.Doğrusunu söylemek gerekirse bu bana da pahalıya mal oldu, ücreti gruba ödememden bahsetmiyorum.Grubun bana ve Kürt organizlerine güveni sıfıra indi.Sonrasında her konser için bir daha böyle olmayacağına ikna çalışmaları başladı ve ne yazık ki her konserde bu sorunu az-çok yaşattılar.Bu örnek yeterince anlatıyor mu durumu ? Evina_Azadi: Peki KÜRT KURUMLARI hakkında ne düşünuyorsunuz? Rojhan Beken: Kişisel hataların kurbanı oluyorlar. Tabi hepsi için bunu konuşmak mümkün değil . Mesela İstanbulda'ki Mkm'yi çok yakından gözlemleyebiliyorum. Takdir edilecek çabaları o kadar fazla ki, Onlardaki çabaya hayran kalıyorum. Zor koşullarda başarıyorlar ve sürdürüyorlar. Ama bir kaç şehrimizde bunun tam tersini gördüm. Bir Kürt kurumu düşünün ki,' seni öteki firmanın sanatçısı' görüp albümüne ambargo koysun. Sen o kurumların içeriğini kendi canından daha değerli gör ama O kurumun yöneticisi senin albümüne engel olsun. Birinin çıkıp ona 'Heyy burası senin babanın malı değil, yönetemiyorsan her geçen gün kötüye götürüyorsan bırak. Yapabilenler yapsın.' demesi lazımdı.. Zaten kimi dinleseniz bin dert dinlersiniz, Folklorcu arkadaşlar da öyle, Sana eğitmenlerinin çoğunluğu da öyle. Sorduğunuzda hep kurumun bir şekilde engel olduğunu duyarsınız.. Bu çok acı ve bunu söylüyorum diye bana ateş püskürenler de olacak, biliyorum.' Heval, onlar ne koşullarda çalışıyorlar biliyor musun ' diye soracaklar bana ...Evet , biliyorum..Onların koşullarını da kendi koşullarımı da biliyorum Eğer bir albümü 'Öteki firmanın albümü ' diye raflarına koymayacaksan seni ben neden dikkate alayım o zaman?? Daha doğrusu niye çabalayayım o zaman. Çok samimi ve tam istediğimi söyleyeceğim. Kürt sanatçılarının tüm eksikliği tüm başarısızlığı bu engeller yüzündendir. Kurumlarına bağlı tüm sanatçılarını elleri kolları bağlı bir pozisyonda çaresiz bıraktılar. Ve benim gibi albüm bitirene kadar bu kurumlardan haberdar bile olmayan bir Kürtte derin bir moral bozukluğuna sebep oluyor. İnsan ister istemez düşünüyor:'' O zaman ben ne yapıyorum, ne için çabalıyorum, Türk Müzik Marketlerde albümümraflardayken Kürt kurumlarında öteki firmanın sanatçısı olduğum için albümüm engelleniyorsa NEDEN DEVAM EDEYİM? ' .... Evina_Azadi: Bildiğiniz üzere bazı kürt sanatçılar ile röportaj yapma isteğım vardı, ve üçüyle görüştüm ve bana verdikleri cevaplarıda sitede foruma yazdım zaten, bu konu hakkında diyecekleriniz varmı? Rojhan Beken: Bu kime sanatçı gözüyle baktığınla alakalı bir konu.. Kimlerin olmadığını da kendin farketmişsindir. Bir grubun menejeri, (kendini öyle sanıyor, bir kurumu batırmakla uğraşmakta aslen) aylardır Türk sitelerinde hakkımda çirkin ve edepten uzak şeyler yazıyor. Ona göre Rock dinleyicisi Rojhan Beken'i değil, onun batırmakta olduğu grubu dinleyecek. Ve sanıyor ki Rojhan Beken'i dinlemezlerse o grubun dinleyicisi daha çok dinlenecek. Yani tüm umudunu bu projeye odaklamış. Çocukça ve kıskançça bir fikir ama durum bu; Üyelerinin yarısından fazlasının Kürtlere Küfrettiği çok geniş Türk Müzik sitesinde bu menejer bir Kürt'e saldırıyorsa en ağır hakaretleri de hakkediyor demektir. Ama yazdığı gibi değilmiş kendisi.. Sebep sormak için telefonda konuştuğumda karşımda çok kibar ve özür dileyen bir adam gördüm, neyse dedim ve konuyu kapattım. Ama görülen şu ki O hala yazıyor hala grubunun reytingini bu umutla artırmaya çalışıyor. İğrenç ve tiksindirici ama böyle.. Üstelik bu adam bir Kürt kurumumuzda yönetici ve sorumlu. Gel de saygı duy bakalım, saygı duysan kendine olan saygıyı yitirirsin. Evina_Azadi: Gelelim son klibinize. Şikrayê hakkında bilgilendirir misiniz bizi? Rojhan Beken: Şıkraye şarkısının klibini Farqîn'de çektik(Silvan). Klipte aşk mı özgürlük mü sorusuna cevap aranıyor. Terkedilmesi zor bir aşk var ortada.. Ama bunun yanında bir Kürt özgürlük gerçeği var. Kliptekiler tercihini yapıyor. Ben özgürlük tutkusunun ağır basmasına taraf oldum yönetmen olarak.. Klibin bir diğer özelliği de klip çekilen şarkının kıskacında kalmamak. Drama havasında ve diyaloglarla başlıyor ve genç bir karı kocanın ayrılışına , kopuşlarına tanık oluyoruz. Mümkün olduğunca abartılı ve sahicilikten uzak mimikler istemedim. Eğer klipteki oyuncularda bir tutukluk hissedilirse bunun sorumlusu benim. Ben verilen karardaki zorluğu görüntülerde donuklaştırmak istedim. Evet, bir ayrılış var ve ama bu içselleşen bir hüzünle anlatılacak dedim çekerken.. Ayrıca sonuçta klip süresine her istediğimiz duyguyu yerleştirmek zor oluyor. Çünkü tam bir mimikteki görünüş etkileyici oluyor, sahne geçişi başlıyor. Duyguyu tam iletebilmek için uzun sahneler gerektirir , fakat klibin süresi bellidir. Bu bir roman ile bir öykü arasındaki farka benzer. Evina_Azadi: Klipte Şıkrayê şarkısı dışında müzikler de var, neden bu tercih? Rojhan Beken: Klibi ilk planladığımızda drama bölümü için mey veya kaval ezgisi düşünmüştüm. Çünkü sahnede gördüklerimize gitarlı bir ezgi o duyguyu yansıtamazdı. Ve Mkm gruplarından birinin albümünden 1 dakikalık enstrüman bölümünü bu klibe almak istedim. Grup buna izin vermedi. Kom Müzik te grubun fikrini değiştiremedi. Aklıma Kürt Sanatçıları Toplantıları ve basına verilen metin geldi. O bildiri yapılırken, Kürt sanatçıları birbirine destek olmalıdır diyen bayan sanatçımızdı ezgiyi vermeyen..İyi ki de vermemiş, nerdeyse kaval ezgisi olsun diye tuttururken o bozuk müzikle klibi mahvedecektim.Önce söyledikleri ve yaptıkları birbriyle çelişen bu tiplere sinirlenmiştim ama şimdi teşekkür ediyorum. Hatta bana o 1 dakikalık ezgiyi vermemekle iyilik yapmışlar. Sonuçta dostum Dîno ile görüştüm ve bölüme Çû şarkısının introsunu aldık. Çok da iyi bir tercih olduğunu düşünüyorum. Ama bu konunun bana verdiği ders daha önemli benim için: Meydanlarda bildirilerde konuşanların hiç de göründükleri gibi olmadıklarını farkettim. Kürtçe söylüyorlar diye de itibar etmemem gereken bazı sanatçılar olabileceğini de gördüm. Bu konuda söylenecek çok şey vardır ama ,bu tipler artık gözümde sıfır değerde olunca değmez buna da... Sonuç, iyi ki böyle olmuş. Yoksa hem Dîno'nun o harika introsunu düşünemeyecektim hem de daha klibin başında o bozuk ve müzik kalitesinden uzak kaval ezgisiyle klibi yok edecektim. Her şeyde hayır vardır dedikleri bu olsa gerek... Evina_Azadi: Hasankeyf için bir şarkı yaptınız ( bu bir ilk çünkü şimdiye dek hasankeyf için hiç kimse tarafından şarkı yapılmış değildi) bu şarkının klibi de gelecekmi çünkü dört gözle bekleniyor. Rojhan Beken: Ji Bo Heskîfê Azadî şarkısı tamamen bir protesto şarkısıdır ve albüm dışında oluşturuldu. 12 bin yıllık bir tarihi sulara gömeceklere sert bir mesajdı bu şarkı. Önceleri şarkının klibini fotoğraflarla çekmeyi düşündüm. Ve Batman Fotoğraf Grubu üyelerinden Sabri Özdemir bana muhteşem fotoğraflar çekip gönderdi. Fakat açılar farklı olsa da hepsinde aynı görünüm olunca bunun bir klip için yeterli olmayacağını gördüm ve planım değişti. Bu fotoğraflara klipte yer vereceğim fakat klibi direk yerinde çekmeye karar verdik. Bu konuyla ilgili Batman Belediye başkanı Hüseyin Bey'le görüştük. Klip için gerekli tüm desteği vereceklerini belirtti. Gerisi artık tarih belirlemeye kalmış durumda. Evina_Azadi: Bu röportajda söyledikleriniz size tepki getirmeyecek mi sizce?'Kürt ' kelimesinin yanında hiç bir eleştiri kabul etmeyen sevenlerinizi küstürmeyecek mi?Rojhan Beken: Beni bin kişiden bini de sevmeyecekse doğru bildiğimi söylerim.Ben sayısal sevgiler ve beğeniler peşinde değilim.Ben hedeflerim doğrultusunda çabalıyorsam ve birileri beni engellerken utanmıyorsa açıklamamda bir sakınca yok bence.Olsa da bunu dert etmem.'Her birey önce kendini özgürleştirmeli' diyor başkan.Ben de bunu yapıyorum. Kimsenin egemenliğinde değilim ve hiç kimsenin hükümranlığında da tartmam doğrularımı.Özgür bir anarşistim ben.Söyleceklerim herkesin hoşuna gidecek şeylerse söylemem gerekmez zaten.Yanlış bulamadığımız zaman doğruyu yapıyorsak ben değil bunu yapanlar sakınsın.İsteyen düşünceleime katılsın, sadece kendine itiraf edebildiğini benim gibi haykırsın. İsteyen de kendine yalanlar söylemeye devem etsin.Herkes tercihinde özgürdür'' Evina_Azadi: pekı rojhan abi bize zaman ayırdıgınız ıcın rojhanbeken.com uyelerı adın tsk edıyorum. Rojhan Beken: Sitedeki gelişmelerde çok katkın oluyor ben de üyeler adına sana teşekkür ediyorum. Evina_Azadi: tşkler rojhan abi. 09/11/2006 Bu mesaj en son " 12-12-2006 " tarihinde saat 11:37 AM itibariyle Ararat tarafından düzenlenmiştir.... |
|||||||||||||||
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||||
|
kim bitiriyor arkadaşım, bu nasıl başlık, yani biri eleştiri olunca hemen üzerini çiziyoruz, Rojhan Beken çok doğru söylemiş, biz daha neler batırmadık ki...
eleştiriyi dikkate alıp değerlendirmek gerek, üzerini çizmek değil, başlığını hiç beğenmedim ve yadırgadım...
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||||
|
ben okudum ne diyeceğimi şaşırdım.Çok sevdiğim bir sanatçıyken tepki verdiysem gerisi ne yapar acaba?Yarın dinlenmiş bir kafayla okuyup bir daha düşüneyim en iyisi.
Bu kadar açık teşhirden sonra Kürt sanatına saygının yok olacağından korkuyorum. |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| ROJHAN BEKEN~EVIN=a AZADI 2006 | RojA SoR | Kürtçe Albüm Tanıtım | 60 | 16-10-2008 06:52 PM |
| Bİr AnarŞİst Anadİlde Rock Yaparsa | bircan_47 | Sınırsız Muhabbet Burada | 21 | 21-03-2007 08:42 AM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.