Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Şarkı Sözleri ve Sanatçı Tanıtımları > Son Çıkan Albümlerin Tanıtımı > Müzik Sohbet

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 03-11-2006, 09:30 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: YUKARI KAMBOÇYA
Mesaj: 558
Üye No: 2958
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 206
Rep Puanı : 20356
Rep Derecesi
rüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond repute
Post Esmer Bir Kürt(bu bölümde ilk konu bana kısmetmiş)


Kürtçe kaset neden olmasın!
"Ben kasetlerimde bir parça Kürtçe okuyup da, işte 'Kasetini sattırmak amacıyla yaptı' dedirtmek istemiyorum. Çünkü o zaman Diyarbakır'daki ya da Hakkari'daki insan 'Bak kaseti daha çok sattırmak için Kürtçe okudu' der. Yaparsam tamamı Kürtçe olur. Neden olmasın? Kısmet bu."

O ASLEN Bingöllü. Bir çok Kürt kökenli sanatçı gibi O da Kürtlere özgü yorumuyla türkü söylüyor. Bazen onu dinlerken Kürtçe bir ağıtın derinden gelen haykırışını duyar gibi oluyor insan. Sesi ile bir kırılmayı, dışa vuran mahsun bir öyküyü anlatır gibi oluyor. Özüne dönmek isterken ondan bir o kadar hızla uzaklaşıyor. Hep boynu bükük duruyor, Kürtlere veya "siyahlara" özgü bir biçimde. Değerli Kürt sanatçılarımızdan YILMAZ GÜNEY ve AHMET KAYA'yı kaybettiğimiz, insanara göre AŞKIN ve SEVGİNİN (Kürtlere göre sürgün) şehri PARİS'te gazetemize konuştu. Adı Mahsum Kırmızıgül. O, 1970 yılında Kürtlerin en çok sancı çektiği, yüreklerinin bir yerlerinde hep saklı tuttuğu Diyarbakır'da doğmuş. Belki bazen sahnede dik duruşunun nedeni bu olsa gerek. Çünkü onu hiçbir zaman terk etmeyecek, kökü hep yüreğinde saklı duruyor bir gün onunla barışmak üzere. Kavruk yüzlü Kürt delikanlılarının bir parça "hayat" için araladıkları İstanbul'a, 1984 yılında gelmiş...

-Sayın Kırmızıgül, geçmişiniz hakkında kısa da olsa bilgi verebilir misiniz?

1984 yılında İstanbul'a müzik yapmak ve üniversite okumak için gittim. Üniversite eğitimimi İstanbul'da tamamladım. Ailem halen Diyarbakır'da. Babamın diğer eşinden olan ağabeylerim Bingöl'de yaşıyor. Kalabalık bir aileyiz. Babamın dört eşi vardı ve Bingöl'de yaşadı ve Bingöl de öldü. Annem ile Diyarbakır'a yerleştik. Daha sonra üniversite okumak için İstanbul'a gittim ve annem de geldi şimdi birlikte İstanbul'da kalıyoruz.

-Sanatla uğraşınız ne zaman, nasıl başladı?

Küçük yaşlardan beri içimde yanan bir ateş vardı. Diyarbakır'da camilerden su almaya giderken, bidonlar vardı, onları dümbelek yapıp çalıyordum ve türküler söylüyordum. Sonra bir okul gecesinde ilk defa sahneye çıktım. Diyarbakır'da herkes sesimin güzelliğini konuşmaya başladı. Çeşitli düğün salonlarında, toplantılarda, her yerde türkü söylemeye başladım. 1983 yılında Diyarbakır Karpuz Festivali'nde ses yarışmasına katıldım ve birinci oldum. Dönüşümde uzun uzun düşündüm, bu işi nasıl yapmam gerektiği üzerinde. Bu işin eğitimini almak için de İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı bölümünü kazandım. Konservatuarla birlikte profesyonel müzik yaşamım başladı.

-Başlangıçta sizi etkileyen sanatçı var mıydı?

Evet çocukluğumda en çok sevdiğim ağabeylerimden üç dört sanatçı vardı: Mahzuni Şerif, Abdullah Papur, Celal Güzelses ve İzzet Altınmeşe. Ama benim o zaman en fazla sevdiğim sanatçı Edip Akbayram'dı. O'nun "Gidenlere türkü söyle" ve "Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz" türkülerini ilk defa ezberleşmiştim, benim ilk söylediğim türküler onlardı. Edip Akbayram'ın ayrı bir yeri var bende. Yıllar sonra Edip Akbayram ile benim müzik şirketinde kaset yaptık, birlikte çalıştık. O hazzı da aldım. Ama şunu içtenlikle söyleyeyim, örnek alınabilecek idol olabilecek çok sanatçı var. Ailenin tek küçük çocuğu olduğum için ağabeylerimin getirdiği plakları dinlerdim. Onlar için de Mahzuni Şerif, Selda Bağcan, Edip Akbayram ve daha birçok sanatçı vardı.

-Başlarken hayalleriniz nelerdi ve müziğinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Her sanatçı gibi elbette benim de kendime göre hayallerim vardı ve var. Şuan Bundan on yıl önceki Mahsun Kırmızıgül, tabii ki farklı hayaller peşinde. 'Herkesin tanıdığı, sevdiği bir sanatçı olmak ve güzel sesler üretmek.' Ama süreç, bu geçen zaman içerisinde bana öyle misyonlar yükledi. Baktığınız zaman benim tarzımda okuyan birçok sanatçı arabeskçi gibi görünüyor. Bana da aynı eleştiri getiriliyor ama ben kızıyorum, çünkü ben arabeskçi değilim. Bugüne kadar Türkiye'de barış mesajları, dostluk mesajları, kardeşlik mesajları veren tek sanatçıyım. Aslında protest müzik yapmıyorum da. Ama kendi bölgemin sorunlarını da hep dile getirdim. Çünkü o ülke bizim ülkemiz diye düşünüyorum. Hep güzel söyledim. Hiç bir zaman müziğimle kadercilik yapmadım. Ama şimdiki sanat anlayışıma göre hayallerim farklı. Bir Batı senfoni orkestrasının önünde kendi müziklerimi yapmak istiyorum. Kısmetse birgün onu da başaracağım. Önemli olan insanlara güzel şeyler vermek, bir sanatçı olarak üretmek, müzikaller yapmak. Bizim duruşumuz gençliği etkiliyor. Ama ben iyi bir örnek olmak için elimde geleni yapıyorum. Oturuşuyla, kalkışıyla, duruşuyla örnek olmak, bir sanatçı için bunlar çok önemli bence.

-Birçok Türk sanatçısı Kürt müziğini Türkçe'ye uyarladı. Ancak bu yapıldığında, müziğe eşlik eden sözlerin tümüne yakınını değiştirilerek, Kürtçe'deki anlamı yok edildi. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Sanatçı olarak yaptığım albümlerimde, yaptığım kasetlerin hepsi için hemen hemen şunu söyleyeyim; birçok dilde söylemeye özeniyorum. Özellikle sadece Kürtçe değil, Arapça, Süryanice, ondan sonra Lazca da olsun, hangi dilde olursa olsun, o eserin alınıpta Türkçe yazılmasına karşıyım. Bunu yapanlara da birşey demiyorum. Günahları ve sevapları onların boynuna. Ama ben böyle bir şey yapamam. Çünkü o eser öyle çıkmış, o şarkıyı değiştiremezsin. Şimdi dünyada çok eser var. İngilizce olan parçalar var. İnglizce olan parçayı getir altına Türkçe söz yaz bu olmaz. Zaten öyle yapan birçok sanatçının kasetleri satmıyor. Gerçekten buna, insanlar direkt tepkisini gösteriyor. Hele bilinen türkülerse, Kürt ezgileriyse, bunu insanlar biliyor. Doğu'daki insan almıyor kasetini. Yaşadığım sürece hiç bir parçayı değiştirmedim, değiştirmem de.

-Bir Kürt kökenli sanatçı olarak ileride Kürtçe bir kaset yapmayı düşünüyor musunuz?

Benim ilk yaptığım kaset de sonra yaptığım da Türkçe'ydi. Hep Türkçeyle tanındım. Ben kasetlerimde bir parça Kürtçe okuyupta, işte 'Kasetini sattırmak amacıyla yaptı' dedirtmek istemiyorum. Çünkü o zaman Diyarbakır'daki insan ya da Hakkari'daki insan 'bak kaseti daha çok sattırmak için Kürtçe okudu' der. Yaparsam ya tamamı Kürtçe olur, ya da kaset komple Türkçe olur. Tam Kürtçe bir kaset yapabilirim, neden olmasın? Kısmet bu. Okusam, sadece Kürtçe de okumam, Ermenice de okurum, Arapça da okurum. Komple mozaik olur. Zaten bundan bir önceki kasetimden ben bir parça okudum, sekiz dildeydi. Arapça, Kürtçe, Zazaca, Ermenice, Lazca öyle bir türkü vardı. Yine orada öyle barış mesajları veriyordum. Yani birleştirici bir parçaydı. Konserlerimde, düğünlerde, çıktığım yerlerde eğer istek varsa, Arapça isterlerse Arapça okurum, Kürtçe isterlerse Kürtçe okurum, Zazaca isterlerse Zazaca okurum.

-Son süreçte Türkiye'de Kürtçe televizyonun açılması ve anadilde eğitim için yoğun tartışmaları yaşanıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Türkiye artık bir dönemecin eşiğinde. Bir yandan AB, bir yandan da insanların tek amacı var: bütün insanların birlikte yaşaması, mutlu olması ve insanların özgür şekilde kendilerini ifade etmesi, bu dünyada yaşayan her insan için bence bir haktır. Evet şu dönemde Türkiye'de Kürtçe televizyon da, Kürtçe eğitim de tartışılıyor. Ben siyasetçi değilim. Ama bana sorarsan dünyadaki bütün diller konuşulsun, isteyen herkes istediği dilde yayın yapabilsin. Ben özgürlüklerden yana olan bir insanım. Yarın öbür gün belki Türkiye'de bir Kürtçe televizyon açılır, ben de çıkar Kürtçe okurum, Arapça da okurum. Ben bu ülkenin her tarafını da seviyorum. İstiyorum ki insanlar barışık olsun, insanlar birbirini sevsin. Bütün insanlar bunu istiyor. Et ve tırnak gibi olmuş insanların başka şansı yok. Ben bunu görüyorum. Zaten geçen bu zaman içinde 15 yıllık bir acı dönem geçti. Bu 15 yıl için de herkes üzgün. Ha benim de kendime göre bir katkım olduysa 'Kardeşlik Türküsü'nü yaptım, insanlar ağladı o türküye. Ama bu süreçte Türkiye'de Kürtçe televizyon olsun, yayın yapılsın. Yıllardır anneme Türkçe haberleri tercüme ediyorum. Dilini bilmeyen çok insan var.

-Gelecek için planlarınız nelerdir?

Prestij Müzik ile benim ortaklığım bitti. Bundan sonra yeni bir yaşama sıfırdan başlıyorum. Milyonlarca sevenim var, üretiyorum her şeyden önce ve çok hoşuma gidiyor. Hiç bir zaman da aç kalmam, muhtaç olmam. Haftaya İstanbul'a gideceğim, güzel bir sinema filmi çekeceğim. Bugüne kadar bana en az 20 film teklifi geldi, ama hiç birini kabul etmedim. Çünkü hiç birinde kendimi bulamadım. Bir gün olacaksa kaliteli olmalı, insanlara bir mesaj vermeli, yani öyle bir boş aşk filmi olmamalı. Yine köyümü düşünüyorum bir ev yapayım diye.

-Son olarak söylemek istediğiniz...

Bir önceki kasetimde 'Ülkem Ağlıyor, Anam Ağlıyor' demiştim. Ama artık kimse ağlamasın diyorum. Umutlu olmak lazım. Türkiye eski Türkiye değil artık. Bir şeyler değişiyor ve değişecek...

'Teklif gelirse Newroz'a giderim'

-Ülkemizde geçmişte yasak olan Newroz son iki yıldır görkemli ve demokratik bir çerçevede kutlanıyor. Diyarbakır bunların sembolleştiği yer. 2002 Newroz'una Amed'de bir milyona yakın insan katıldı. Sezen Aksu ve Müjde Ar gibi sanatçılar katıldı. Bir Diyarbakırlı olarak neler düşündünüz?

Bu sene ki Newroz daha güzel oldu. Sezen'in gitmesi daha da bir güzellik katı. Bir Diyarbakırlı olarak düşünüyorum ve olaya Diyarbakırlı olarak bakıyorum; birçok sanatçının gitmesi gerekiyor, çünkü Newroz'un başka bir anlamı var. Bir bayram havasında geçiyor. Barış ve dostluk içinde geçsin. Bunlar çok güzel şeyler. Önümüzdeki yıl kısmet olursa ve bana teklif gelirse, ben de giderim. Barışın ve dostluğun olduğu her yerde varım.

-Sürgünde ölüme sürüklenen Yılmaz Güney ve Ahmat Kaya gibi Kürt sanatçılarının mezarlarını ziyarete gidiyorsunuz. Onlar hakkındaki duygularınızı alabilir miyiz?

Yılmaz Güney benim çocukluğumdan beri sevdiğim bir sanatçı. Beni çocukluğumda ağabeylerim sinemaya götürürdü. En çok izlediğim filmlerin başında Yılmaz Güney gelirdi. Bunu her zaman söylüyorum. Yılmaz Güney'in 'O gün bu gündür''ünün bende başka etkileri var. Yine "Umut", "Zavallılar" filmleri bende büyük etkiler yaratı, çünkü ülkemin sorunlarını anlatıyordu. Ahmet Kaya da tanıdığım, sevdiğim bir insandı. Benim için siyasi görüşlerinden çok sanatçı kişiliği daha ön plandaydı. Onların yaptıkları çok önemli. Ve bugün Ahmet Kaya'nın eserlerini Türkiye'de dinlemeyen insan yok gibi. Çocukluğumdan beri seviyorum onları.

'Diyarbakır'a bir çivi dahi çakmıyorlar...'

-Bugün Diyarbakır'ın içinde bulunduğu duruma bakıldığında görünenler; bir taraftan insanı derinden yaralayan fakirlik ve öte yandan oralara yararlı olacak insanların Diyarbakır'dan uzaklaşması. Bu konuda neler söylersiniz?

İnsanlar Diyarbakır'da zengin olup ta gitmiyor. İnsanlar gidip Batı'da umut arıyorlar, ekmeği arıyorlar. Ama inanıyorumki Diyarbakır'dan birçok zengin insan var Batı illerinde. Para kazanıp da Diyarbakır'da çocuklara yardım eden çok kimseyi tanıyorum. Yani her şeyin televizyonlara yansıması gerekmiyor ki, radyoların, gazetelerin yazması gerekmiyor ki. 'Mahsun Kırmızıgül şu okula şu kadar para gönderiyor' demeye gerek yok. Türkiye'ye baktığın zaman, gerçeği söylemek gerekirse, en büyük zenginler yine bizim Doğulu'lar. Ama onlar yardım etmiyorsa, benim burada onlara söz söylemeye hakkım yok. Onların içinden gelecek bir şey olacak. Ama şu bilinsin ki, Doğulu'lar gerçekten Batı'ya yaptıkları yatırımları, kendi memleketlerine yapsaydılar, şimdi bizim memleketimizin hiç işsizlik sorunu kalmazdı. Özellikle bunu mutlaka yazın; kendi insanlarımız eğer kaypaksa, kendi memleketine yardım etmiyorsa, bu Diyarbakır'da yaşayan insanların günahı değil ki. Benim bildiğim yüzlerce insan, Diyarbakır'a bir çivi çakmıyor. Urfa'ya, işte Van'a bir çivi çakmıyorlar. Ama gerçekte baktığın zaman insanlar tabi ki kendi memleketine yatırım yapmalı. Ama bizim halkımız alışmış, hep devleten beklemeyi. Diyarbakır Belediye Başkanı'yla, Valisi'yle konuşuyorum, onlar yardım yapacak insanlar gelsin istiyor. Ama zenginler gitmiyor. Neden gitmediğini de bilmiyorum, keşke gitseler, issizliği ortadan kaldırırlar en başta.

rüzgarla bir is offline  
Eski 14-11-2006, 02:41 PM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: YUKARI KAMBOÇYA
Mesaj: 558
Üye No: 2958
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 206
Rep Puanı : 20356
Rep Derecesi
rüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond repute
Varsayılan


iyi bizde paylaşmayız.

__________________
rüzgarla bir is offline  
Eski 14-11-2006, 02:45 PM   #3 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jan 2006
Konum: gecenin en karanlık yeri...
Mesaj: 591
Üye No: 73
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 106
Rep Puanı : 10331
Rep Derecesi
serhildan has a reputation beyond reputeserhildan has a reputation beyond reputeserhildan has a reputation beyond reputeserhildan has a reputation beyond reputeserhildan has a reputation beyond reputeserhildan has a reputation beyond reputeserhildan has a reputation beyond reputeserhildan has a reputation beyond reputeserhildan has a reputation beyond reputeserhildan has a reputation beyond reputeserhildan has a reputation beyond repute
Varsayılan


bu pek sohbet kıvamında olmamiş sanki heval , yine klasik "copy-paste" , sohbet kendi fikirlerimiz anlamında , ya da bi konuyu alir koyarsin altina konuyu aciklar ve kendi düsüncelerini yazarsan ve diger üyelerin düsüncelerini yazmayı bekleyip , tartisirsan daha güzel olur heval bence... tesekkürler...

__________________
serhildan is offline  
Eski 14-11-2006, 02:57 PM   #4 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: YUKARI KAMBOÇYA
Mesaj: 558
Üye No: 2958
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 206
Rep Puanı : 20356
Rep Derecesi
rüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond reputerüzgarla bir has a reputation beyond repute
Varsayılan


Alıntı:
serhildan tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
bu pek sohbet kıvamında olmamiş sanki heval , yine klasik "copy-paste" , sohbet kendi fikirlerimiz anlamında , ya da bi konuyu alir koyarsin altina konuyu aciklar ve kendi düsüncelerini yazarsan ve diger üyelerin düsüncelerini yazmayı bekleyip , tartisirsan daha güzel olur heval bence... tesekkürler...
hımm tamam keke ozaman konu yanlış yere açılmış.Evet dediğin gibi kopyalayıp yapıştırdık

__________________
rüzgarla bir is offline  
Eski 14-11-2006, 02:57 PM   #5 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Konum: IN NOONE HEART
Mesaj: 14,699
Üye No: 10512
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 14070
Rep Puanı : 1405337
Rep Derecesi
hmpoo has a reputation beyond reputehmpoo has a reputation beyond reputehmpoo has a reputation beyond reputehmpoo has a reputation beyond reputehmpoo has a reputation beyond reputehmpoo has a reputation beyond reputehmpoo has a reputation beyond reputehmpoo has a reputation beyond reputehmpoo has a reputation beyond reputehmpoo has a reputation beyond reputehmpoo has a reputation beyond repute
Varsayılan


heval bu eski bi röbortaja benziyor sanki.tşkler paylastıgın için

__________________
hmpoo is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Ayna ayna Söyle Şu Hatuna Sussun Artık!! özgür Komik Yazılar, Fıkralar 19 21-04-2008 03:02 PM
Yüce Erdemler Ve Üstün Ahlak İle İlgili Dua Hicaz İslami Sohbet 3 06-12-2006 03:39 PM
Kadınlara gerekli dersler kawgamin_cicegi Komik Yazılar, Fıkralar 6 13-09-2006 11:08 AM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 08:19 AM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.