|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||||
|
Çaldığı nefesli çalgılarla Roj TV ve birçok etkinlikte gördüğümüz Kemal Ceylan, “Popülist olmak, tanınmak daha önemli geliyor. Bizim Kürt camiasında popüler olmak çok kolay” diyor.
![]() Kemal Ceylan, Almanya’nın Köln kentinde yaşayan bir müzisyen. Mey, zurna, kaval ve obua gibi nefesli çalgılar O’nun tutkusu. Müzik sevgisi, doğduğu Erzincan’da başladı. İki yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etse de yaz aylarını memleketinde geçirdi. Çok sayıda sanatçıda olduğu gibi Ceylan’ın müziğe yönelmesinde ailesi etkili oldu. Zurna ve diğer nesefli çalgıları, ilk defa dedesinden dinlediğini söyleyen Kemal Ceylan, “Zurnacı İbo denildi mi herkes tanıyordu. Beni de, Zurnacı İbo’nun torunu olarak tanıtıyorlardı” diyor. Ancak Ceylan, müzik tutkusunu akademik eğitimle birleştirmiş. 5 yıl İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okuyan Ceylan, daha sonra eğitimini ilerletmek için Almanya’nın Aachen Üniversitesi’nde müzik bölümü ve Köln Rheinische Müzik Okulu’nda da 5 yıl eğitim alır. Müzik çalışmalarını gazetemize anlatan Kemal Ceylan, bu işin eğitimini almış olan insanlar ile almayanların arasındaki tek farkın nota bilgisi olduğunu söylüyor. “Nota bilenler, bilmeyenlerden daha iyidir diyemeyiz. Tek fark bilimsel olarak çalıyor olmasıdır’’ diyen Ceylan şunları dile getirdi: ‘’Kürt ve Türk müziğinin kalbi İstanbul’da atıyor. Burada müziği bilen insan sayısı çok az, hiç yok denecek düzeyde. 20 yılda neden bu kadar müzik gelişti ya da müzisyenler gelişti. Çünkü İstanbul’da konservatuarlar kuruldu. İnsanlar müziği daha bilinçli yapmaya başladı ve insanlar birbirleri ile iletişim kurdu. Avrupa’daki göçmen müzisyenlerimizin böyle bir alternatifleri yok. Kendilerini geliştirebilmeleri için başka müzisyenler, gruplar ile ilişkide olabilmeleri gerekiyor. Ama öyle bir imkan maalesef olmadığı gibi çekememezlik de oluyor. Niye senden daha iyi çalan bir insanın kendi yerine geleceğinden korkuyor. Eğer insanların kendilerine güvenleri olsa bunu daha öğretme taraftarı olur’’. İlk defa Kahtalı Miçe’ye çaldı Kendisine müziği sevdiren ve çevresinde Zurnacı İbo olarak bilinen dedesi ve müziğe ilk adımlarını şöyle anlatıyor Ceylan: “Ağabeyim müziği dedemden öğreniyordu. Ben de onlarla birlikte başladım. Müzisyen bir aileyiz. Ailede akademik düzeyde birinin eğitimli olması gerekiyor diye başladım. O dönem daha çok yabancı müziklerden etkileniyordum. Arkadaşların etkisinde kalarak farklı müzik dinliyordum. Evde halk müziği dinleniyordu. Gün geldi çattı, bu müzikleri ben daha çok dinlemeye başladım”. Ağabeyinin zurna borusu ve mey kamışı yaptığını, kendisinin de ona yardımcı olduğunu söyleyen Ceylan, bu sayede değişik çevrelerle ilişkilenerek, müzik eğitimine başladığını söylüyor. İlk defa sahneyi Kahtalı Mice ile paylaşan Kemal Ceylan ‘’Ağabeyim müzisyen olduğu için zaman zaman gidemiyordu. Yerine başkasını göndermesi gerekiyordu. O gün Kahtalı Miçe’ye çalmak gerekiyordu. Ağabeyim benim ona çalmamı istedi. İlk defa Kahtalı Miçe’ye çaldım. Sahne tozunu yutunca artık vazgeçilmez oldu’’ diyor. Yüksek lisans için Avrupa yolu Ceylan Avrupa serüvenine yüksek lisans yapmak isteği ile başlamış. İstanbul’da konservatuar eğitimi bitirdikden sonra Almanya yerleşen Ceylan şunları söylüyor: ‘’Bizden önceki hocalar alaylı diye tabir edilen, okumamış ama iyi öğrenmiş insanlardı. Ama biz daha bilimsel yaklaşıyorduk. Tabii bu durumda yabancı dil de bilmek gerekiyordu. Ve ondan dolayı Almanya’ya geldim. İdealim bir üniversitede bir öğretim görevlisi olabilmekti. Buraya geldim. Burada Kürt camiasında çalışmalara başlayınca, düşüncelerim değişti. Türkiye’ye bakış açım değişti, sistemin çarpıklıklarını gördüm ve artık dönsem de mutlu olamam”. Nota’yi bilmek müzik ile uğraşanlar için büyük avantaj olduğunu söyleyen Ceylan, “Nota bilenler bilmeyenlerden daha iyidir diyemeyiz. Tek fark bilimsel olarak çalıyor. Müzik camiası açısından nota bilmek ve müziği bilmek çok önemli, çünkü insanlar sahneye çıkıp sadece onların hoşuna gittiği gibi okuyorlar. Oysa eğitimli bir insan bu hataları yapmıyor’’ diyor. Müziği bilen insan az İçinde bulunduğu müzik ortamında müziği bilen insan sayısı çok az düzeyde olduğunu söyleyen Ceylan, ‘’Kürtlerin çok büyük güçleri var. Ancak özellikle kurumlarımızda eğitim alanında çok yetersizlik var. Bizlere düşen görev, bu müziği öğrenmek isteyenlere yardımcı olmak. Eğitim almak şart. Sanatçılarımızın, eğitim alma şansı olmadığı için, bizim en popüler sanatçılarımızın bile bazen doğru sesden okumadıkları ya da sahnede okurken sürekli şikayet ettiklerini görüyoruz. Müzikte olması gereken tamamen duygu olmamalı. Bu işi yaparken kaygı olmalı, bu işin bilincinde olunmalı ki kendisinden sonrakiler de bunu yapabilmeli’’ vurgusunu yapıyor. ‘Kürt camiasında imkan sunuluyor’ Müzikte bugün hakim olan anlayışın popülizm olduğunu vurgulayan Ceylan şunları dile getirdi: “Popülist olmak, tanınmak çoğu insana daha önemli geliyor. Bizim Kürt camiasında da popüler olmak çok kolay. Neden? Bizim televizyonlarımız, gazetelerimiz, kurumlarımız bir şeyler yapmak isteyenlere her türlü imkanı sunuyorlar. Dolayısı ile bir insanın bu camiada popüler olması o kadar zor değil. Siz de popüler olduğunuz zaman, ‘benim artık öğrenecek bir şeyim yok, ben zaten popülerim, zaten para kazanıyorum, albümlerim satılıyor’ diyorsunuz. Sanatsal olarak ne yapıyorsunuz onun bilincinde değilsiniz. 5 yıl önce yaptığınız albümü dinlediğiniz zaman kendi hatalarınızı göremiyorsanız ya da dönüp ona ‘çok iyi bir albüm’ diyorsanız, işte bu kendinizi geliştirememişsiniz demektir. Şimdi eğer bir toplumda en çok satan albüm, böyle ağlayan ve arabesk gibi bir albüm ise o zaman diyorsunuz ki bu toplumun durumu pek iyi değil. Çünkü sanatçılar toplumları yönlendirirler, politikacılar yönetirler, bunun bilincinden hareket etmeleri gerekiyor. Birçok insan bilincinde olmadan sanat yapıyor”. ERDAL ALÇIPINAR YENİ ÖZGÜR POLİTİKA |
|||||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Ölürken sürgün olmak kolay mıdır | MÊVAN | Makaleler | 0 | 16-10-2008 01:08 PM |
| Kadın Olmak - Zeynep Oral | @si_melek | Kitap Tanıtım Ve Eleştiri | 0 | 03-05-2008 06:42 PM |
| bir garip aşk hikayesi | carsı | Aşk ve Sevgi | 4 | 13-01-2008 07:50 PM |
| Herşeyin olmak İsterdim...! | MÊVAN | Aşk ve Sevgi | 8 | 23-11-2007 10:43 PM |
| İnsan Olmak Kolay DeĞİl | NucLeaR_02 | Aşk ve Sevgi | 4 | 11-06-2007 01:19 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.