Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV), her ay farklı etkinlikler düzenlerken, bu ayki film etkinliği programına 1917 Ekim devriminin yıldönümüyle ilgili filmleri programına aldı. 10 Ekim'de gösterime başlayacak olan 'Ekim Filmleri' programında 7 film yer alıyor. Film gösterimi programı, 10 Ekim'de daha önce gösterilmeyen yönetmen Aleksandr Dovzhenko'nun 'Toprak' filmiyle başlayacak. Programda, 'Potemkin Zırhlısı' ve 'Grev' gibi önemli sinema klasiklerinin yanında daha önce hiç gösterilmeyen 'Toprak' ve 'Coşku' filmleri de yer alıyor. Sergey Ayzenştayn ve Dziga Vertov gibi usta yönetmenlerin filmlerine, Warren Beatty'nin 1981 yapımı 'Kızıllar'ı eşlik ediyor. 'Lenin İçin Üç Şarkı' ve 'Ekim' de programda yer alan bazı filmler. Yaklaşık 70-80 yıl önce çekilmiş olmalarına rağmen bu filmler sinema tarihinin en önemli klasikleri arasında yer alıyor.
Ayzenştayn filmleri görülmeli
Ekim programında devrim sinemalarının şu seçkin örnekleri izleyicilerle buluşacak: Sergey Ayzenştayn'ın Grigori Aleksandrov'la ortak yönettikleri 1928 yapımı 'Oktyabr-Ekim', dönemine göre dev bir yapım oluşu, binlerce figüranın kullanışı, Ayzenştayn'ın kurgudaki yetkinliğinde yeni bir aşamayı ifade etmesi, kullandığı Barok anlatım öğeleri filmi sinema tarihinde önemli bir yere taşıyor. 'Ekim'in en önemli özelliği kitlelere bakışı. Muazzam karakter gibi bir 'kışlık sarayı', işçilerin aşındırdığı Nevski Prospekt'i, Neva üzerinde açılıp kapanan köprüleri ve devasa heykelleriyle yaşayan bir şehir Sen Petersburg. Ayzenştayn'ın filmine, daha ilk karesinden başlayarak hep muhteşem bir şey olacakmış duygusu eşlik ediyor. Kentlilerin Bolşevik önderliğinde şehirleriyle birlikte ayağa kalkışı, birçok açıdan uzun uzun gösterilen köprünün açılışıyla özdeşleşirken, Kerensky hükümetinin düşüşü Neva'nın karanlık sularına yuvarlanan ölü bir at imgesine dönüşür. 'Ekim'in muhteşem siyah-beyaz görüntülerini Edouard Tisse yansıtmış. Müziklerse Dimitri Şostakoviç'in. Ayzenştayn'ın 1925 yapımı 'Bronenosets Potyomkin-Potemkin Zırhlısı' filmi, belki de en tanınan filmi. Bu sessiz filmin romansal yapısının yanında 1905'te çıkan Potemkin Zırhlısı Ayaklanması'nın yıldönümü için çekilmiştir. Çarlık rejiminin insanlar üzerinde oluşturduğu yükün Potemkin Zırhlısı'ndaki işçilerin bunu kaldıramayıp ayaklanmasını anlatır. Potemkin en ender filmlerden biri. Film, beş bölümden oluşuyor. Filmin en bilinen sahnesi Odessa merdivenlerindeki kıyımdır. Çarlık askerleri beyaz yazlık tünikleriyle sanki havada süzülürcesine ve çok ritmik bir şekilde merdivenlerden inerken, merdivenler de askerlerden kaçan sivil insanların katledildiği sahnedir. Bu sahne Ayzenştayn'ın montaj tekniğine en iyi örnektir. Ayzenştayn, 1925'te çektiği siyah-beyaz ve sessiz filmi 'Stachka-Grev...' 'Grev', Ayzenştayn'ın filmografisindeki ilk uzun metrajlı filmdir. Çarlık döneminde geçen ve propogatif bir çalışma olan film, greve giden fabrika işçileriyle maruz kaldıkları olaylar özelinden; mevcut rejimin halk karşıtı, mezalim, despot yüzünü açıkça gözler önüne seriyor. Filmin amacı, emekçi kitleyi ve halkı sinema kanalıyla uyandırmak, bilinçlendirmek. Grev hakkı, Sanayi Devrimi sonrası proletaryanın kazanımlarından biri. Çarlık rejimini temsil eden kodaman fabrikatörlerin idare ettiği bir imalathane. Çarklar dönüyor, demir dövülüyor. Başlangıçta bir dinginlik hakim fabrikaya. Ancak işçiler arasında hafif kıpırdanmalar var. Patron işbirlikçisi ustabaşı tarafından hırsızlıkla suçlanan bir işçinin intiharıysa, bardağı taşıran son damla olur. Ustabaşılar tarafından grev kıpırdamaları ihbarı alan fabrika müdürünün durumu üst makamlara intikal ettirmesiyse, zincirleme bir hiyerarşik ağ dahilinde gerçekleşiyor. Ayzenştayn'ın, ilk uzun filmi olmasına rağmen ustalığını belli ettiği bir yapıt bu. Teknik özellikler, çekimler ve anlatım mükemmel. Yönetmen, halka, figüranlara veriyor başrolü. Kahramanların sineması değil, halkın sineması. Halkın, atlı askerlerce arazide kıyıma uğratıldığı çekimler ve mezbaha sekansı çok etkileyici ve unutulmaz. Görüntüler, üst üste bindiriliyor eşzamanlı. Bir tarafta cansız yatan binlerce beden, öteki tarafta mezbahada boğazlanan ve oluk oluk kanı akıtılan büyükbaş hayvan. Bir başka sahne: Çayırdaki kadınlarla gençlerin, süvarilerce çember altına alınıp taciz edildiği sekans sırasında, yine eşzamanlı olarak patronların toplantı yaptığı odaya kamerayı çeviyor yönetmen. Göbekli bir kalantor, sıkacağa yerleştirdiği meyvayı sıkarken, askerler de halkın aynı şekilde pestilini çıkarmaktadır kasaturalı tüfeklerle. Dziga Vertov'un 1934 yapımı 'Tri Pesni o Lenine-Lenin Üzerine Üç Şarkı' belgeseli, 'sinema-göz' tarzında çekti. Vertov, arşiv yoluyla bulduğu kaynaklardan yararlanarak, Lenin'in çeşitli görüntülerini günümüze miras olarak bırakan bir esere imzasını attı. Vertov'un gösterilecek bir diğer filmi 1931 yapımı 'Entuziazm: Simfoniya Donbassa-Coşku' belgeseli. Bu filmi Charlie Chaplin, 'Şimdiye dek işittiğim en ilginç senfonilerden biri' diye över. Aleksandr Dovzhenko'nun 1930 yapımı siyah-beyaz ve sessiz filmi 'Zemlya-Toprak' da gösteriliyor. Hollywood'un önemli oyuncu-yönetmenlerinden Warren Beaty'nin 1981'de çektiği 'Reds-Kızıllar', Amerikalı komünist sendikacı John Reed'in hayatını anlatıyor. İSTANBUL -
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir... ]
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.