Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Kültür, Sanat, Edebiyat > Kültür Sanat Bölümü

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 30-05-2008, 05:48 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesaj: 2,390
Üye No: 2482
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 192000
Rep Puanı : 6193262
Rep Derecesi
Bedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond repute
Varsayılan Ege Yunanistan(sanat Tarihi)


Minos Miken





Anadolu kökenli olduğu sanılan ve bronz işçiliği tekniğini bilen halkların gelişiyle belirginlik kazanan bir dönemdir.
Girit uygarlığı III. binyılın sonuna doğru doğduysa da, gerçek sıçrama ve atılımını M.Ö 2000 yıllarında adanın Knossos, Phaistos, Malia ve Zakros gibi bazı sitelerinde yapılan saraylarla gerçekleştirmiştir. Saraylar ve bunların başlıca merkezlerini oluşturduğu yeni uygarlık, şüphe yok ki bir ölçüde Doğu ve Mısır uygarlıklarından etkilenmiş, ama gerek mimaride gerek fresk sanatında ve küçük eşyalar yapımında özgün anlatım tarzları hızla ağırlık kazanmaya başlamıştır.
Kazılar, sarayların iki ayrı dönemden geçtiğini göstermiştir. Bu iki dönemi birbirinden ayıran olayın MÖ 1700 dolaylarında meydana gelen bir deprem olduğu sanılmaktadır.
Birinci dönemde, seçkin sınıfa ait bu konutlarda hükümdarlar, aileleri ve saray erkanlarıyla birlikte lüks içinde yaşarlardı. Merkeziyetçi küçük bir monarşi olan Girit�te, her saray komşularıyla iyi ilişkiler içinde, kavgasız gürültüsüz geçirirdi. Büyükçe bir kentin ortasındaki saray, dikdörtgen biçiminde büyük bir avlunun etrafında kuzey-güney doğrultusunda şekillenirdi. Batıda siyasi ve dini etkinliklerin yürütüldüğü resmi daireler, kuzeyde özel daireler, doğuda yedek yiyecek depoları, güneyde ise bir sarnıç sistemi yer alırdı. Günlük hayatın bütün ihtiyaçları mimar tarafından, plana ve yüksekliğe göre dikkate alınır ve sağlanırdı; çünkü saraylar tek katlıydı.
İkinci dönemde, yani M.Ö. 1700 yıllarına doğru, bu yapı tipi büyük çapta genişletilip zenginleştirildi. Knossos Sarayı örneğinde görüldüğü gibi, daha karmaşık bir plan çerçevesinde binaya çok sayıda koridor yapıldı, katlar çıkıldı, bunlara ulaşmak için merdivenler ve ustaca yerleştirilmiş ışık bacaları eklendi. Ayaklar ve sütunlar, çeşitli fresklerle süslenmiş duvarlar da bu dönemin özellikleri arasındadır.
Sanat; hayatı yakından izlediği için, Minos uygarlığı saraylarında sanatçı atölyelerine de yer verilmeye başladı. Knossos�ta taş ve tahta işlemeciliğinin ve bir metalürji fırınının izlerine rastlanmıştır. Çömlekçiler ilk saraylarda ayak çarkının da devreye girmesiyle « Kamares » diye bilinen çokrenkli üslubu yarattılar. Daha sonraları, ikinci saraylarla, süslemeler de freskler gibi, doğa manzaralarını taklit etmeye başladı (« deniz » ve «çiçek » üslupları).

Duvarları bezeyen fresklerde Mısır örnekleri ile bazı benzerlikler göze çarpar: gölge ve perspektif yoktur.
Ne yazık ki, Minos yazısı (ister hiyeroglife benzer bir yazı, ister çizgisel bir yazı sistemi olan Lineer A olsun) henüz çözülememiştir.
Bronz ve fayans ustaları gibi gerçeği büyük bir dikkatle gözle fildişi ustaları da, küçük boyutlu biçimleri tercih ettiler.

Minos dönemi Girit'inde anıtsal heykelciliğe rastlanmaz. Tanrılar bile; ''yılanlı tanrıça'' heykelinde olduğu gibi , kimi kez ince bir biçimde fildişinden yontulmuş küçük boyutlarda heykelciklerle yetinirler.
Aynı sanat kaygısı ve ustalık mücevherlerde, çeşitli maddelerden yapılmış mühürlerde, yumuşak taştan vazolarda ve rhytonlarda adı verilen içki kaplarında da görülür. Rhytonların ilk yapıldığında bir altın varakla kaplı olduğu sanılmaktadır.
Çeperlerinde alçak kabartmalar halinde çeşitli sahneler canlandırılmıştı. «Hasatçılar vazosu» bunların en başarılılarından biridir .
Bir Akdeniz dünyasının ortasında, deniz yoluyla yapılan alışverişlerin doğal bir uğrak yeri haline getirdiği Girit Adası, bu özelliği sayesinde, ilk Yunanlılar�ın gelmesi yüzünden Yunanistan anakarasında yaşanan sancılardan uzak kalmıştır. T.L.

Bedirxan is offline  
Eski 30-05-2008, 05:49 PM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesaj: 2,390
Üye No: 2482
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 192000
Rep Puanı : 6193262
Rep Derecesi
Bedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond reputeBedirxan has a reputation beyond repute
Varsayılan Miken sanati


Argolis, M.Ö. 1550 yıllarına doğru ani bir akımla sarsıldı. Peloponisos�un bu bölgesine II. binyılın Hint-Avrupa göçleriyle birlikte gelen � ilk Yunanlılar � yerleşti.
Mykenai�de kral mezarlarının bulunduğu iki �kuyumezarı�nda yapılan kazılarda, çok sayıda kıymetli eşya bulundu. Bunların birçoğu katıksız Girit ürünleriydi; ama bazılarının Giritli sanatçılar tarafından Mykenaililer�in siparişi üzerine yapılmış olduğu anlaşılıyordu.
Bazıları da mesela Girit cenaze adetleri arasında yeri olmayan ünlü altın maskeler, doğrudan Mykenaililer tarafından yapılmıştı.
Nitekim, dikilitaşların üzerinde Girit süslemeleri ile yerel bir anlayışı yansıtan ve şiddet öğesinin egemen olduğu av ve savaş sahneleri yan yana yer almıştı. M.Ö. XV. yy�da muhtemelen bir hanedan değişikliğinin sonucu olarak, kral cenazelerinin geleneklerinde bir değişim yaşantı ve kubbeli tholos ortaya çıktı. Bu yapıya, drotnos denilen ve çok gösterişli bir şekilde bezenmiş bir kapı bulunan uzun bir koridordan geçinerek ulaşılırdı.
Bütün Eski Yunan�a ve hatta Kıbrıs�a, Güney İtalya�ya ve Sicilya�ya doğru yayılan bir kültür modeline adını veren Mykenai kentinin gücü, bu bölgede kurulan krallıkların hepsinde kendini hissettirdi.
M.Ö. XV. yy�dan başlayarak yapılan Mykenai Kalesi kalın duvarlarla çevrili gerçek bir kartal yuvasıydı.
Kalenin ortasında megaron yer alıyordu: bu, üç bölümden oluşan bir diziydi ve son bölümde ocak ve taht odası bulunurdu. Son derece yüksek duvarların arkasında yer alan bu basit binalarda sanatçının av tutkusunu yansıtmak istediği durumlarda yer yer yerel motiflerle de bezenen Girit üslubu fresklere rastlanmaktadır.
Mykenaililer, pişmemiş kil tabletleri, arşiv sicilleri olarak kullanırlardı. Çıkan yangınların alevleri bunları pişirmiş ve böylece günümüze kadar korumuştur. Mykenai yazısı, Giritlilerin Lineer «A» çizgisel yazısından pek farklı değildir; ama, bu Lineer « B» çizgisel yazısı Yunanca�nın seslerini hecelerle ifade etmektedir. Çözülen yazılar, Mykenai�nin ekonomisi özenle örgütlenmiş bürokratik bir toplum olduğunu ortaya çıkarmıştır.
«Vernik» Mykenai seramikçiliğinin bir icadıdır. Bazı bölgelere daha saf bir kil eriyiğinin uygulanmasıyla pişme sırasında renk farklılılardan elde ediliyordu. Bu, Yunan vazolarının yapımında kullanılan temel tekniktir. M.Ö. 1400 ile 1200 arasında bu konuda birlik sağlandı ve Girit etkisinden sıyrılan çeşitli üsluplar oluştu: süslemeler daha tutarlı ve daha soyut hale geldi. Mykenai sanatı Mykenai Kalesi�nin Aslanlı Kapı�daki yüksek kabartmalar dışında, daha çok kil, bronz ve özellikle fildişinden küçük figürlere ilgi göstermiştir. Kuyumculukta, Mykenai damgası M.Ö. XII. yy�a kadar devam eder. Bu, Truva Savaşı, ama aynı zamanda tüm Akdeniz dünyasını etkisi altında bırakan karışıklıklar ve ayaklanmalar dönemidir. Bunların sonucunda, Mykenai�nin gücü yavaş yavaş çökecektir. T.L.





















alinti

__________________
Bedirxan is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Batıda Dinler Tarihi Çalışmaları achar Tarih 6 23-10-2008 06:58 PM
TÜrkİye Genelİnde Tescİllİ TaŞinmaz KÜltÜr Tabİat Varliklari İle Sİt Alanlari dojehist Genel Kültür 2 20-08-2008 10:29 PM
Ben bu fenerlilere acıdım ya siz??? bendelal Galatasaray 147 13-05-2008 11:30 PM
Meslekler Ve Ayrintilari dojehist Genel Kültür 5 04-02-2008 11:46 PM
Peygamberimziin zevceleri rojaberza İslami Sohbet 5 02-03-2007 04:45 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 03:42 AM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.