Bir kalp krizi sonucu yitirdiğimiz Douglas Adams'ın bilgisayarlarında (4 bilgisayarı vardı kendisinin, biri PC geri kalanları Mac'ti, neyse ki bu bilgisayar fazlalığının nedenlerini yazının ilerleyen kısımlarında bulmak mümkün) bulunan kısa hikayeler ve Adams'ın bitirmeye vakit bulamadığı Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinin yedinci bölümü birleştirilerek uzunca bir kitap haline getirildi. Kitapta Adams'ın konferans kayıtlarını ve senaristlik zamanlarından kalan birkaç senaryo taslağını bulmak da mümkün. Bu yeni ve yüksek ihtimalle son Douglas Adams kitabının ismi "The Salmon of Doubt, Hitchhiking the Galaxy One Last Time / Şüphenin Somonu, Galakside son kez otostop çekerken" olarak belirlendi. Kitabın Türkçe'ye çevrilmesine henüz zaman olsa da merak edenler İngilizcesini internetten veya Douglas Adams'ın kendi
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir... ] edinebilir.
Hoşça Kal ve Balık İçin Teşekkürler
Gelelim asıl meseleye, Douglas Adams kimdir? Bizi neden ilgilendirmektedir? Douglas Adams'ın en bilinen özelliği bilim kurgu dünyasında yeni bir devir başlatan "Otostopçunun Galaksi Rehberi" serisinin yazarı olmasıdır. Adams'ın bu kitaplarda yaptığı sadece okuru gülmekten çatlatma aşamasına getirmek değil, bazen çaktırmadan, bazense açık açık bilim kurgu klişeleriyle dalga geçmektir aynı zamanda. O güne kadar (gerçi hala bir sürü örneği var) fena halde ciddi, iç bayıltıcı düzeyde dilbilgisi kurallarına uyan ve aslında feci şekilde tek düzeleşmiş uzaylıları biraz daha mantıklı bireylere çevirmiştir Adams. Yola çıkış noktasının "Evren neden eğlenceli bir yer olmasın?" sorusu olması kuvvetle muhtemeldir. Adams, Otostopçu evreninin nereden aklına geldiği sorulduğunda sakin tavrını korumuş ve şu hikayeyi anlatmıştır: "Elimde "Otostopçunun Avrupa Rehberi" kitabıyla Avusturya Innsburg'da bir parkta uzanmış, Innsburg'dan daha mantıklı, daha sakin ve bana Innsburg'un veremeyeceği şeyleri verebilecek bir yere gitmeyi düşlüyordum. O anda bulunduğum yere uzanmadan önce günümü Innsburg'da belirli bir yeri arayarak geçirmiştim. Almanca bilmediğimden bunun biraz zor olabileceğini tahmin etmiştim ama bu çeşit bir zorluk beklemiyordum. Bir binaya girdim ve adresi sordum. Karşıma çıkan ilk adam Fransızca veya İngilizce bilmiyordu, ayrıca sağır ve dilsizdi. El hareketleriyle binlerce özür diledikten sonra adresi sormak için başka birini aramaya koyuldum. Konuşmaya çalıştığım ikinci kişi de sağırdı ama dilsiz değildi, gerçi bunun bana pek yararı da yoktu. Bir umutla sorular sorduğum üçüncü ve dördüncü kişiler de ya sağır ya da dilsiz çıkınca kendi kendime akıl sağlığıma dair sorular sormaya başlamıştım. Açık konuşmak gerekirse, o gün yanlışlıkla "Sağır ve Dilsizler Toplantısı"nın yapıldığı binaya girmiş olduğumu keşfetmemiş olsam, bugün Kafka'nın yazarak ünlendiği kitaplar türünde şeyler üretiyor olurdum.
İşte bütün bu olanlardan sonra o parkta uzanmış elimdeki kitaba bakarak günün birinde biri çıkıp da Otostopçunun galaksi rehberini yazarsa bunun gerçekten güzel olacağını, en azından beni fena halde eğlendireceğini düşündüm. Aklımda bu fikirle uykuya daldım ve söz konusu fikri altı yıllığına unuttum. Altı yıl ve hiçbir zaman gün yüzü görmemiş inanılmaz ölçüde başarılı şeyler yazdıktan sonra -diğer yazarlar ne demek istediğimi anlayacaktır- kendi kendime artık o fikri uygulamanın zamanının geldiğini düşündüm."
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.