|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||
|
Jane Austen aslında eserlerinde döneminin taşra zenginleri ve soyluları arasındaki toplumsal ilişkileri alaya alarak, bu ilişkilerdeki yapmacıklığı, ikiyüzlülüğü, saçmalığı eleştirmiştir Jane Austen'in Aşk ve Gurur'unu okurken aklıma sık sık daha önce Sırma Köksal'ın yazdığı bir yazı geldi. Sırma Köksal bu yazısında yay burcu ünlülerinden bahsediyor ve bir yayın en önemli özelliklerinden birinin eleştirmek, çevresinde gördüğü yanlış, komik ya da saçma davranışları alaya almak olduğunu belirttikten sonra, Jane Austen'in de bunu en iyi ve eğlenceli bir şekilde yapan yazarlardan biri olduğunu belirtiyordu. "Jane Austen de Yay'dı ve İngiliz taşra soylularıyla zenginleri onun dilinden epey çile çekmişlerdi. Özel hayatında da dedikoducuydu. David Mamet berbat olduğunu düşündüğümüz bir dünyada bize dokunmayan şeylere razı geldiğimizi söylerdi. Biz buna bana dokunmayan yılan bin yaşasın deriz. Jane Austen ise, bana dokunmayan yılana ben dokunup maskara edeyim derdi." 16 Aralık 1775'te Hampshire, Stevenson'da doğan ve kısa yaşamının büyük bölümünü bu kısıtlı taşra çevresinde geçiren bir yazar olarak Jane Austen, romanlarında bu dar çevrede yaşayan insanlar arasındaki ilişkileri mizahi bir dille ele alır. Her ne kadar onu 'aşk romanları yazarı' olarak niteleyenler çoksa da, Jane Austen aslında eserlerinde döneminin taşra zenginleri ve soyluları arasındaki toplumsal ilişkileri alaya alarak, bu ilişkilerdeki yapmacıklığı, ikiyüzlülüğü, saçmalığı eleştirmiştir. Bu dar taşra çevresinde geçen yaşamı ve insanların karakteristik özelliklerini çok iyi gözlemleyip tüm detaylara inerek eserlerinde yansıtan Austen'i 'aşk romanları yazarı' olarak nitelemek ona ve eserlerine büyük haksızlık olur kanımca. Gerçi onun ilk eseri Sense and Sensibility'den (Duygu ve Duyarlık, 1795) itibaren yazdığı tüm romanlarında aşk sorunsalı önemli bir yer tutar. Bu anlamda öne çıkan romanı ise Aşk ve Gurur'dur ki (1796), Jane Austen'in bu romanının otobiyografik özellikler taşıdığı ileri sürülür. Nitekim onun biyografisini yazan Jon Spence, Austen'in tıpkı Aşk ve Gurur'da olduğu gibi romantik bir ilişki yaşadığını iddia etmiş ve onun bu iddiaları da geçen eylül ayında gösterime giren Aşkın Kitabı (Becoming Jane) filmine dayanak noktası oluşturmuştur. Aşkın Kitabı, gerçekten de Aşk ve Gurur'la büyük oranda paralellik gösterir. Filmde Jane yirmili yaşlarda genç bir kızken, annesiyle babası onun dönemin gelenek ve görenekleri uyarınca iyi bir evlilik yapmasını isterler. Ve en uygun koca adayı da bölgede oturan soylulardan Lady Gresham'ın yeğeni Bay Wisley'dir. Ancak Jane para için sevmediği bir adamla evlenmek istemez ve aşkın peşinden koşar. Bu aşk ise çok geçmeden onu bulur. İrlandalı genç hukukçu Tom Lefroy Londra'dan Hampshire'ı ziyarete gelmiştir ve akıllı olduğu oranda kibirli, yakışıklı olduğu oranda züppe tavırlara sahiptir. Taşra halkını küçümseyen tavırlarına rağmen Jane'in kişiliği onu çeker ve çok geçmeden aralarında tutkulu bir aşk başlar. Ancak bu aşkın önünde çok önemli bir engel vardır: para! Nitekim Lefroy'un her şeyi göze alan tavrına rağmen Jane fedakârlık yaparak bu aşka sırtını çevirir ve kendini romanlarına verir. Aslında Austen, romanlarından da anlaşılacağı üzere, her ne kadar dönemin İngiltere'sinin ikiyüzlü toplumsal değerlerini alaya almış olsa da, kendisi ne yazık ki bu toplumsal değerlerin kıskacından kurtulamamıştır. İkinci şansa sahip kahramanlar Belki de bu yüzden, yani kendi hayatında yaşadığı mutsuzluklar ve hayal kırıklıkları yüzünden romanları hep mutlu sonla biter. Ya da belki bunun nedeni, Jane'in kendi hayatında sahip olamadığı ikinci şansları, yarattığı roman kahramanlarına tanımak istemesidir. Ya da Austen belki de gerçek hayatla kurgu arasındaki farklılığı vurgulamak istemiştir. Kendi başından geçen üzücü deneyimle romanlarındaki mutluluk arasındaki ironi Austen'in kendine karşı yönelttiği acı bir eleştiri de olabilir. Yine de, bunun nedeni her ne olursa olsun, hem Aşk ve Gurur'da, hem de İkna'da Austen'in roman kahramanları ikinci bir şansa sahip olarak sevdikleri kişilerle evlenirler. Austen'in gözbebeğinin ise Aşk ve Gurur'da yarattığı Elizabeth Bennet karakteri olduğu su götürmez bir gerçektir. Austen, Elizabeth'te tıpkı Becoming Jane'de öne sürüldüğü gibi bir anlamda kendi hayatının ve kişiliğinin bir yansımasını ortaya koymuştur. Küçük bir taşra çevresine mensup olan bu genç kız kendi kendini yetiştirmiş, oldukça zeki, nüktedan ve canlı bir yapıya sahiptir. Davranışları oldukça serbest ve dili de hayli iğneleyicidir; aynı zamanda iyi niyetli ve candan bir yaradılışı da olmasının yanı sıra bir hayli de gururludur. Vaktini ise kitap okuyarak ve çevresini gözlemleyerek geçirir. Çevresindeki insanların kişiliklerini incelemek, onların saçma ve komik davranışları ile bu kısıtlı çevredeki toplumsal ilişkileri alaya almak ise en sevdiği eğlenceler arasındadır. Darcy ise Elizabeth'le tamamen zıt yapıdadır; oldukça ciddi, gururlu ve kibirli olan bu genç, bu taşra kasabasında tanıştığı insanlara ve Elizabeth'e karşı hor gören ve soğuk bir tutum takınacaktır. Bunun nedeni ise, Darcy'nin bir soylu olarak sahip olduğu sınıfın değer yargılarını aşamamış olmasıdır. Austen Aşk ve Gurur'da Elizabeth ve Darcy arasında gelişecek olan tutkulu aşkı zıtlıklar ve çatışmalar üzerine inşa eder. Davranış ve karakter açısından olduğu kadar ait oldukları toplumsal sınıf açısından da birbirlerinden oldukça farklı olan bu iki insanın ilişkileri gurur ve önyargı yüzünden bir türlü yolunda gitmeyecek, ancak en sonunda gerçekler ortaya çıktıkça ve ikisi de birbirleri hakkında peşin hükümlü olmakla yaptıkları yanlışları fark ettiklerinde bir araya geleceklerdir. Austen'in kitabında yarattığı diğer karakterler de Darcy ve Elizabeth kadar renklidir. Bunların en ilginçlerinden bir tanesi papaz olan kuzenleri Collins ve orduda subay olan Wickham'dır. Austen, papaz olan Collins karakterinde taşra çevrelerindeki din adamlarını ve onların zengin ve soylulara karşı olan davranışlarıyla cemaatlerine karşı tutumlarını kıyasıya eleştirir. Collins, kibir ve dalkavukluğun garip bir karışımıdır ve ortaya da saçma sapan bir karakter çıkmıştır. Wickham ise, görünüşünün tersine, yapmacıklığın, yalancılığın, ikiyüzlülüğün ve kötülüğün bir timsalidir ve Darcy'nin tam zıddı bir karakter olarak çıkar karşımıza kitapta. Elizabeth ve Darcy ile Wickham arasındaki çatışma kitabın ana eksenini oluşturduğu gibi, insanları görünüşlere ve ilk izlenimlere göre değerlendirmenin yanlışlığı da kitabın ana temasını oluşturur. Zaten kitabın orijinal adı da Pride and Prejudice'dır. Austen daha sonra yazdığı Mansfield Parkı, Emma ve Northanger Manastırı gibi kitaplarında da bu tür konuları işlemeye devam etmiştir ve bu kitaplar onun sahip olduğu keskin zekayı, gözlem yeteneğini, ironik bakış açısını, ince mizah anlayışını yansıttığı gibi tüm bunların altında yatan tutkulu bir ruhu ve hassas bir yapıyı da yansıtır. Nitekim onun eserleri romantizm akımı çerçevesinde değerlendirilse de, bugün birçok kişi onu modern edebiyatın başlıca yazarlarından biri olarak kabul etmektedir. Austen'in işlediği konuların ve yarattığı karakterlerin gerçekliği bugün dahi geçerliliğini koruduğu gibi, birçok kitaba, filme ve diziye de ilham kaynağı olmuştur. Kırk bir yıllık kısa ömrüne sığdırdığı altı romanının hepsi de beyazperdeye aktarılmıştır. Jane Austen bugün İngiliz edebiyatının önemli kadın yazarları arasında sayıldığı gibi, aynı zamanda feminizmin ilk temsilcilerinden biri olarak da kabul edilir. AŞK VE GURUR Jane Austen, Çeviren: Nihal Yeğinobalı, Can Yayınları, 2007, 440 sayfa, 23 YTL. |
|||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Gurur | Ararat | Şiirler | 3 | 09-10-2008 02:16 AM |
| Makyaja vakit yoksa... | Kajîn Jîr | Moda ve Makyaj | 1 | 12-03-2007 07:16 PM |
| Yoksa Gençliğim Mi Biraz .... | ßotan | Aşk ve Sevgi | 8 | 05-03-2007 11:45 AM |
| söylemek mi zor yoksa susmak mı?? | UMUT_İKLİMİ__ | Şiirler | 9 | 18-02-2007 01:47 PM |
| Aptal Islatanmı yoksa Apdal Islatanmı? | hmpoo | İlginç Konular | 0 | 20-01-2007 06:04 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.