Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Very Important Person Area > Eğitim Konuları > Kitap Özetleri

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 30-04-2007, 02:30 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Konum: duslerin basladigi yer
Mesaj: 2,531
Üye No: 30392
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 6008
Rep Puanı : 600362
Rep Derecesi
marksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond repute
Post Fedailerin Falesi Alamut Bladimir Bartol


KİTABIN ADI : FEDAİLERİN KALESİ ALAMUT

KİTABIN YAZARI : WLADIMIR BARTOL

YAYIN EVİ VE ADRESİ: YURT KİTAP YAYIN-CAĞALOĞLU/İSTANBUL

BASIM YILI : 2.BASIM AĞUSTOS 1998

1.KİTABIN KONUSU: Büyük Selçuklu Devleti’ni çöküşe hazırlayan, İsmaili öğretisiyle Hasan İbn-i Sabbah’ın sıfırdan vücuda getirdiği saltanatının hikayesi.

2.ROMANIN ÖZETİ:
Hasan İbn-I Sabbah, Hz. Ali taraftarı olan birisidir ve o dönemde biraz da olsa yaygın olan İsmaili Tarikatı’na meyillidir. Ancak bu öğretinin savunduğu düşünceler Hasan İbn-i Sabbah’a aslında pek de cazip gelmeyen fikirlerdir,daha doğrusu saçma gelen.
Bir gün, yaşadığı yere İsmaili öğretisinin bir daisi gelir ve H. Sabbah bu şüphelerinden dolayı O’nu ziyaret etmeye karar verir. Bu vesileyle dainin yanına gider ve İsmaili inanışlarının kendisine pek makul gelmediğini, bu öğretinin ardında başka sırların bulunduğuna inandığını söyler. Dai, onun zeki ve aradıkları tipte bir insan olduğunu, onun için sırlarını ona açacağını söyler ve ekler: Aslında bu anlatılan hikayelerin(Ali’nin soyundan Mehdi’nin geleceği,vs.), basit ve gündelik yaşayan insanları öğretilerine çekebilmek için kullanılan yalanlar olduğunu belirtir. Bu düşüncelerin etkisine giren H. Sabbah’ın Ali taraftarı babası,çevresinden oğlu adına korkarak, onu bir medreseye yollar. Hasan Sabbah, medresede Ömer Hayyam ve o zamanlar henüz adı tarihe geçmemiş,geleceğin büyük veziri Nizam-ül Mülk ile tanışır.
Bu medresede, zamanla kaynaşıp dost olan bu üç kişi ,kendi aralarında, ilerde iyi bir mevkiye gelen ilk kişinin diğerlerine de yardım edeceğine dair yemin ederler. Uzun zaman sonra Nizam-ül Mülk vezir,Ömer Hayyam da ünlü bir matemetikçi ve astronom olur. Nizam-ül Mülk, Hasan Sabbah’ın sarayda bir göreve gelmesini sağlar ancak zamanla kıvrak zekasıyla sivrilen Hasan Sabbah, Nizam-ül Mülk’ün yerini tehdit etmeye başladığı için onu saraydan uzaklaştırır. Hasan Sabbah bir müddet Nizam-ül Mülk’ten kaçtıktan sonra Ömer Hayyam’ın yanına gider ve onun zevk-ü sefa içinde yaşadığı hayatı görür. Bu esnada, bir gün tartışırlarken, Hasan Sabbah’ın aklına hayatını değiştirecek bir plan gelir ve Rey şehrine geri döner. Cebinde epey bir birikmiş altını vardır. Bu şehirde Alamut adında zaptı imkansız denecek kadar zor bir kale vardır ve bu kalenin kumandanı zevke dalmış sarhoş birisidir. Hasan Sabbah bir gün, kendini bir dai gibi tanıtarak kaleye girer ve bir hileyle kaleyi ele geçirir. Burada, kendisini İsmaililer’in bekledikleri peygamber ilan eder ve bu sıfatla birçok yandaş toplayarak, aralarından seçtiği bazı gençleri fedai olarak yetiştirir. Bu kalenin arkasında, eskiden orada yaşayan Deylem krallarının yaptırdığı birbirinden güzel bahçeler vardır. Hasan Sabbah bu bahçeleri daha da güzelleştirerek tam bir cennet havasına sokar.
Birbirinden zor askeri eğitimler görüp, birçok dini bilgilerle donatılan fedai adayları,bir zaman sonra sınava tabi tutularak fedailiğe kabul edilip, İsmaili ordusunda saygın bir yere sahip olurlar.
Hasan Sabbah bu planı hayata geçirmeye başlamadan önce;Hindistan’da bir arkadaşının yanına gitmiş ve orada haşhaştan yapılan uyuşturucu hapları tanımıştır. Bu haplar içenleri uyutarak tam bir hayal aleminde yaşatma özelliğindedir. Hasan Sabbah bunların yapılışını öğrenir ve dönüşünde, hizmetkar yetiştirmrde uzman ve güzel bir kadın olan Apama’yı da beraberinde getirir. Kaleyi zaptettikten sonra, İran pazarlarından köle kızlar satın alarak, Apama vasıtasıyla onları yetiştirir. Aslında onlar, ilerde göz önüne serilecek sahte cennetin hurileridirler.
Her şey hazırlandıktan sonra,bir gün, o zaman kadar fedailerin henüz görmedikleri “Peygamber Seyduna” onları yanına çağırır ve onlara o gün cennetin kapılarını açacağını söyler.diğer tarafta, cennet bahçelerinde, cariyelere ne yapmaları gerektiği anlatılmış ve hata yapanın öleceği daha doğrusu öldürürleceği söylenmiştir; hepsi bu cennet senaryosundaki rollerini oynamaya hazırdırlar.
Fedaileriyle ilk defa yüz yüze görüşen Seyduna, onlara bahçelere giden gizli bölmelere gelmeden önce, zamanında Hindistan’da tanıştığı haplardan yedirir ve bahçelere dek onları uyumuş vaziyette kölelerine taşıtır. Bu uykulu yolculuk sırasında fedailer, cennet rüyaları görmektedirler; istedikleri her şey olmaktadır ve büyük bir zevk içinde, kelimenin tam anlamıyla uçmaktadırlar. Uyandıklarında hepsi birbirinden habersiz, ayrı ayrı yerlerde, başlarında birbirinden güzel ve çekici yedişer huri hazır bekler vaziyette bulurlar. Huriler, fedailerin sorularını büyük ustalıkla tezgahlanan yalanlarla savuştururlar ve bu seneryonun sahteliğinin ortaya çıkmasına engel olurlar. Hepsi fedailere hizmet için fırsat kollamaktadırlar.
O gün birbirinden güzel zevkleri tadan fedailer, cennetten yine uyutularak fakat kendilerinin hizmetkarı hurilerin hülyalarıyla ayrılırlar. Uyandıklarında, hepsi hurilerine kavuşmak arzusuyla yanıp tutuşan birer yürüyen ölüm olmuşlardır.
Giderek büyüyen bu tarikat tehlikesine karşı Selçuklular bir sefere çıkar. Kaleye, savaşmadan teslim olmasını önermek üzere gelen elçilere Seyduna, öğretisini önce sözlü olarak aşılamaya çalıştıysa da başarılı olamaz. Bunun üzerine, ilk kez olmak üzere kale sakinlerinin huzuruna çıkan peygamber, elçiler de dahil, herkesin gözü önünde, iki fedaisine ölmelerini emreder ve elçiler şaşkınlıkla oradan ayrılırken, Seyduna’ya inananların da imanları pekişmiştir.
Seyduna için artık intikam zamanı gelmiştir. En gözde fedaisi İbn-i Tahir’i yanına çağırır ve kenarında zehirli küçük bir hançercik gizlenmiş bir mektupla O’nu, kendisine büyük bir kuvvetle saldırmaya hazırlanan Nizam-ül Mülk’ü öldürmeye yollar. Gitmeden önce O’na Gazali’nin öğrencisi olduğunu ve O’ndan haber getirdiğini söylemesini ister ve öldürmeden önce, daha önce cennete girmeden içirdiği haplardan vererek içmesini emreder. İbn-i Tahir bir mürid kılığında Nizam-ül Mülk’ün çadırına girer ve çıkarttığı küçük zehirli hançerle ona bir hamle yapar. İğne Baş Vezir’in kulağını çizmiştir ancak zehiri çok tesirli olan bu hançerin öldürücü olması, bu çizikle mümkün olmuştur. Hasan Sabbah’ın yolladığı mektupta ise şu satırlar yazılıdır: “ Cehennemde görüşmek üzere; Hasan Sabbah.” Baş Vezir, ölmeden önce tüm bunların yalan olduğunu ve Seyduna’nın bir sahtekar olduğunu İbn-i Tahir’e anlatır ve O’nu öldürmesi için serbest bırakılmasını emreder. Bu sırada Seyduna, ikinci bir fedaisini Melikşah’ın üzerine salar. O da benzer şekilde görevini icra eder, ama hemen öldürülür; öldürülür fakat O, ölümün acı zehrini tatlı bir şerbet gibi, büyük bir hazla içmiştir.
Seyduna’ya ulaşan İbn-i Tahir, O’nu öldüremez ancak, Seyduna, gerçekte ne için yaşadığını anlatıp, yaşam felsefesini O’na aşılar ve O’nu göndererek kendisini yetiştirmesini ister ve bir gün kendi yerine geçeceğini söyler.
Hasan Sabbah, artık hedefine ulaşmış, muzafferdir.


3.ANAFİKİR:
Romanda anlatılanlar aslında, sadece bin yıl önce yaşanmış ve bitmiş olaylar değil, hala bu gün de yaşanan ve gelecekte de yaşanacak olaylardır. Ancak günümüzde durum daha vahimdir. Zira eskiden, bu tip sahtekarlara çok nadir rastlanırken ve insanlar buna daha az inançlı görünürken, şimdi bu çeşit vicdan sömürücüleri değişik kisveler alyında aynı faaliyetleri devam ettirmektedirler. Yani ortalık, Hasan Sabbah’larla doludur. Bize düşen, bir virüs gibi sinsice insana nüfuz eden bu kan emicilere karşı daima bağışıklık sistemimizi canlı tutmak ve onlara fırsat vermemektir.
Ayrıca, eğer insan yürekten inandıktan sonra, istediği her şeyi yapabilir. Kitap, bunu da vurgulamaktadır.







4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:

İsmaili Tarikatı: Dinde, geniş bir kuralsızlık anlayışına sahip, Hz. Ali’nin taraftarlığını yapan ve onun soyundan Mehdi namıyla bir kurtarıcı. Peygamberin dünyaya geleceğine inanan insanların oluşturduğu tarikat. H. Sabah, bu tarikatı kullanarak, birçok insanı kendi saflarına çekmiştir.
Alamut Kalesi: H. Sabbah bir hilyle ele geçirdiği bu kalenin eskiden yapılmış bahçelerini sahte bir cennet olarak kullanıp, özel talebelerinin tam bir fedai olmalarını sağlamış, bu zaptı zor kalede de Selçuklular’a karşı başarılı savunmalar yapmış, kısacası hayellerini bu kale vasıtasıyla gerçekleştirmiştir.
Hasan İbn-i Sabbah ( Seyduna ): İsmaili öğretisini kullanıp, bir hileyle ele geçirdiği Alamut Kalesi’nde peygamberliğini ilan eden bu şahıs, burada yetiştirdiği ölüm sevdalısı fedailerle, özellikle Nizam-ül Mülk’ten öc almayı, sonrasında da Selçuklu Devleti’ni yıkmayı hedeflemiş ve bunu da büyük ölçüde başarmıştır.
Kendisi, son derece zeki ve kurnaz, aynı zamanda da çok espirili birisidir.
Kendisini peygamber ilan etmesine ve yetiştirdiği insanlara dini bilgileri öğretse de, tamamen Allah inancı olmayan, her konuda geniş bilgiye sahip birisidir.
Nizam-ül Mülk: Gençliğinde H. Sabbah’ın yakın arkadaşı olan Nizam-ül Mülk, zamanla yükselerek, Büyük Selçuklu Devleti’nin baş vezirliğine kadar yükselmiştir. O da son derece zekidir ve yüksek meziyetli bir devlet adamıdır. Bir zamanlar kendi yardımıyla saraya aldırdığı Hasan Sabbah’ı yine saraydan kendisi uzaklaştırdığı için onun kinine maruz kalmış ve bu kin O’nun ölümüne yol açmıştır.
Ömer Hayyam: Büyük matematikçi ve astronomdur. O da Hasan Sabbah ve Nizam-ül Mülk’ün yakın gençlik arkadaşıdır. Hasan Sabbah’ın dünya görüşünü etkilemiş ve oluşmasında baş rolü oynamıştır. Hayatın gelip geçici olduğunu ve her zevkin zamanında yaşanması gerektiğini savunur.
İbn-i Tahir: Büyük bir ismaili daisi olan Tahir’in torunudur ve bu nedenle Alamut’a gelmiştir. Seyduna’nın en gözde fedaisidir. Nizam-ül Mülk’ü öldürmüştür.

5. Kitap Hakkında Şahsi Görüşler:
Kitap, yüzyıllar öncesi tarihten bir kesiti anlatsa da, günümüz dünyasına da ışık tutan ve çok önemli dersler çıkarılabilecek türden bir eser. Uzun olmasına rahmen, eline alan okuyucuyu kendine bağlayan, sürükleyici bir anlatıma sahip. Herkesin okuyabileceği, okuması gereken bir kitap.



6.YAZAR HAKKINDA KISA BİLGİ:
1903 yılında Trieste civarında küçük bir Sloven şehrinde dünyaya geldi. Fransız kültürü alan anne ve babasının etkisiyle, yirmili yıllarda Sorbon’da tahsil gördü. Yüksek öğreniminin büyük bir kısmını, anayurdunun başkenti olan Ljubljana şehrinde tamamladı. Öğrenim gördüğü dalları, bakış açılarına göre, gelişigüzel veya ansiklopedik olarak tanımlamak mümkündür: felsefe,psikoloji, (Bartol, Freud’un o zamanlar pek tanınmamış olan eserini çok erken yaşlarda keşfetmişti), biyoloji(hayatı boyunca kelebeklerin yaşamlarına hayran kalmıştı), dinler tarihi. Kısacası , son savaştan önce yoğun anlaşmazlıklar tarafından parçalanmış bir ülke için, hiç de uygun olmayan bir eğitim. Ljubljana, otuzlu yıllarda zıt ideolojilerin birbirleriyle şiddetle çatıştıkları bir şehir olmuştur.
İlk eseri olan Almaut’u 1938 yılında ana dili olan Slovence ile kaleme alarak tamamladı. İkinci Dünya Savaşı’nın karışık ortamında umduğu ilgiyi bulamadı. Hatta bir ara el altından satılarak tehlikeli bir kitap olarak kabul edildi. Bartol, savaş yıllarında vatanını işgal eden Alman ve İtalyan faşistlerine karşı mücadele etti.
Savaştan sonra kurulan Yugoslavya’da istediği ortamı bulamadığı için 1946 ile 1956 yılları arasında on yıl ikamet edeceği Trieste’ya yerleşti. 1956 yılında geri dönerek Alamut’u bir kez daha yayınlamayı başardı. 1960 yılında Yugoslavya yazarlar birliği başkanlığına seçilerek nihayet layık olduğu itibara ulaştı. Kitabı ise 1967 yılındaki ölümüne kadar bir daha yayınlanamadı. Herkes tarafından baş eseri olduğu kabul edilmesine rağmen sadece 1980 ve 1984 yıllarında iki baskı yapabildi.

marksdede is offline  
Eski 30-04-2007, 04:05 PM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Konum: duslerin basladigi yer
Mesaj: 2,531
Üye No: 30392
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 6008
Rep Puanı : 600362
Rep Derecesi
marksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond repute
Varsayılan


bakan bile olmamis baslikta kucuk bir hata olusmus falesi degil kalesi olacakti yetkili arkadaslar duzeltirse sevinirim spas

__________________
marksdede is offline  
Eski 01-05-2007, 06:55 PM   #3 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Yaş: 25
Mesaj: 1,792
Üye No: 61964
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 45358
Rep Puanı : 4535528
Rep Derecesi
KeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond reputeKeÇa kurdame has a reputation beyond repute
Varsayılan


evet heval gerçekten çok güzel bi kitap

banada önerilidi ve okudum

aradan biraz zaman geçsin bi daha okicam

sıpas hevalim

KeÇa kurdame is offline  
Eski 01-05-2007, 07:14 PM   #4 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Konum: duslerin basladigi yer
Mesaj: 2,531
Üye No: 30392
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 6008
Rep Puanı : 600362
Rep Derecesi
marksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond reputemarksdede has a reputation beyond repute
Varsayılan


Alıntı:
KeÇa kurdame tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
evet heval gerçekten çok güzel bi kitap

banada önerilidi ve okudum

aradan biraz zaman geçsin bi daha okicam

sıpas hevalim
ben hala okuyamadim arayis icindeyim

__________________
marksdede is offline  
Eski 03-05-2007, 12:09 PM   #5 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Konum: kayip
Mesaj: 3,645
Üye No: 101688
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 8391
Rep Puanı : 838683
Rep Derecesi
Bijwen has a reputation beyond reputeBijwen has a reputation beyond reputeBijwen has a reputation beyond reputeBijwen has a reputation beyond reputeBijwen has a reputation beyond reputeBijwen has a reputation beyond reputeBijwen has a reputation beyond reputeBijwen has a reputation beyond reputeBijwen has a reputation beyond reputeBijwen has a reputation beyond reputeBijwen has a reputation beyond repute
Varsayılan


ewet bende okudum ayni zamanda semerkand isimli kitapta gusel okumadiysaniz tawsie ederim.

__________________
Bijwen is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Fedailerin Kalesi Alamut EVİNDAR Kitap Özetleri 5 29-11-2008 03:21 AM
Alamut kalesi Fedailerin kalesiii Asur-Banipal Kitap Özetleri 9 25-09-2008 01:26 AM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 06:25 AM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.