|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Assalamu aleikum hevalno
Fikrî kaide oluşu Akide; insan, hayat ve kainat hakkında, bunların öncesi ve bunların sonrası hakkında, bunlar ile öncesi arasındaki ve bunlar ile sonrası arasındaki münasebetler hakkında kapsamlı bir fikirdir. Bu, temel fikirdir. Çünkü, bütün fikirler kendisine tâbî olan insanların hayat sürecinde yaşam şekline yön verir ve insanın hayata bakış açısını belirler. İnsan bütün olaylara onun penceresinden bakar. İslâm akidesi bu anlamda fikrî kaidedir. Çünkü, İslâm akidesi yukarıda belirttiğimiz bakış açısına uygun olarak insan, hayat ve kainat hakkında bir fikir ortaya koymuş ve bu üç olguyu birbiri ile ilişkilendirmiştir. Bu ilişkilendirme öyle bir nizam ve inceliğe sahiptir ki, insan aklını ikna eder ve kalbi mutmâin eder. Bu hassaslığı ancak aydın bir bakış açısı ile yakalayabiliriz. İşte bu aydın bakışın bizi götürdüğü yer bu fikrin bir alternatifinin olmadığıdır. Düşünebilen aydın bakışlı şahsiyetin bu fikrin dışına çıkabilmesinin tek sebebi inadı olabilir. Bu yüzden İslâm akidesi fikrî bir kaidedir. Düşünen ve doğruyu kabul etmeye hazır olan insanın bu fikrin dışında bir dünya görüşünü, hayat tasvirini kabul etmesi imkansızdır. Bu imkansızlığın sebebi İslâm akidesinin ortaya koyduğu fikrin reddedilebilir özellikte olmaması ve tek doğru fikrî kaide oluşudur. Ruhî siyasî akide oluşu Dünyada İslâm akidesi dışında iki akide türü daha vardır. Bunlardan birincisi Hıristiyanlıktır. Akidesi sırf ruhanî akidedir. Kendisinden bir hayat nizamı çıkmaz, ancak ahiret ve bununla ilgili bazı fikirlere sahip olduğu için ruhanî bir akide olarak kabul edilir. İkincisi ise kapitalist ve komünist akideler gibi sırf siyasî akidelerdir. Bu akideler ise, ruhanî boyutu ya tam anlamıyla yok saymış yada dünya hayatıyla ilişkisini kesmiştir. Bu sebeple yalnızca siyasî akide olarak kabul edilirler. İslâm akidesi ise; bu iki akideden ayrılarak, her iki akide türünün özelliklerini bünyesinde bulundurur. Yani, siyasî aynı zamanda ruhanî akidedir. Dünyada sadece İslâm akidesi böyledir. Çünkü, İslâm'daki hayat nizamı Allahu Teala tarafından indirilir. Bu akide her konuda Allahu Teala ile bağ kurmaktadır. Bundan dolayı ruhanî siyasî bir akide olmuştur. Maddeyi ruh ile meczeder. Çünkü İslâm'da işler Allahu Teala'nın emirlerine göre yürütülür. Nitekim siyaset; insanların dahili ve harici işlerini bir fikirle yürütmektir. İslâm siyaseti, kapitalist siyasetten ve komünist siyasetten farklıdır. İslâm siyaseti, insanların işlerini Allahu Teala'nın emirlerine göre yürütür. Diğer siyasetler ise, insanların işlerini akıl ve hevâyı esas alarak yürütürler. İslâm dini diğer akidelerden farklıdır ve bu farkı onun akidesinden hayat nizamının çıkmasındandır. Diğer akideler Allah mefhumunu hayattan ve nizamlarından çıkarırlar. "La İlahe İllallah" kelime-i tevhidi, İslâm'da temel fikirdir ve bu fikir siyasîdir. Çünkü bunun manası "Allah'tan başka İlah yoktur" demektir. "Muhammeden Rasulullah " demek; Muhammed (sav)'i Allah'ın elçisi kabul etmektir. Elçi; kendisini görevlendiren tarafından mesaj getirir. Öyleyse, Muhammed (sav)'i Rasul olarak kabul etmekle getirdiği mesajı da kabul etmiş sayılırız. İşte, İslâm'ın temel siyasî kitabı, ruhanî boyuttaki Allah inancını siyasî boyuta çekerek, İslâm dininin ruhanî siyasî akide oluşunu ortaya koyar. Ruhanî boyuttan gelen emir ve yasaklar bizim dünyevi işlerimizi sınırlandırır ve bir nizama koyar. Bu hususla ilgili bazı ayetlerde şöyle geçmektedir: "Hüküm ancak Allah'ın dır." (Yusuf 40) "Allah'ın indirdikleriyle hükmet." (Maide 48) "Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler kafirlerdir." (Maide 44) gibi ayetler yönetimle ilgili siyasî fikirlerdir. "Allah alışverişi helal ribayı (faizi haram) kıldı." (Bakara 275) "Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın, doğru terazi ile tartın." (İsra 35) gibi ayetler iktisatla ilgili siyasî fikirlerdir. "Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost ve yardımcı edinmeyin." (Maide 51) "Size en yakın kafirlerle savaşın." (Tevbe 123) "Bir kavimle anlaşma yapıp da, onlardan buna ihanet yapacaklarını hissettiğiniz zaman hemen onlara açıklayın ve anlaşmayı bozun." (Enfal 58) gibi ayetler dış siyasetli ilgili birer siyasî fikirlerdir. "Onları (boşadığınız karılarınızı) gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun." (Talak 19) "Karılarınızla iyi geçinin." (Nisa 19) "Başörtülerini göğüslerine kadar indirsinler." (Nur 31) "Ey Nebi, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına cilbablarını (örtülerini) üstlerine almalarını söyle." (Ahzab 59) gibi ayetler ictimaî hayatla (kadın erkek ilişkileriyle) ilgili birer siyasî fikirlerdir. "Hırsız, erkek olsun, kadın olsun onun elini kesin." (Maide 38) "Zina eden, kadın olsun, erkek olsun ona yüz değnek vurun." (Nur 2) "Allah ve Resulüyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası ya öldürülmeleri ya asılmaları, ya ellerinin ayaklarının çapraz kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir." (Maide 33) gibi ayetler ceza kanunlarıyla ilgili siyasî fikirlerdir. Buraya kadar anlattıklarımız; düşünen, hayatı ciddi anlamda gözden geçirmiş, aydın fikirle tespitlerde bulunmuş kimseleri bu akidenin fikrî kaide oluşuna ve siyasî ruhanî akide oluşuna ikna eder. Ancak kafirler ise buna yanaşmamakta ısrar edeceklerdir. Kafirin manası gerçeği örten olduğu için her gerçeği örttüğü gibi bu gerçeği de örtmek isteyecekleri aşikardır. Bununla da yetinmeyip insanları aldatır ve yalan söylerler. Ne yazık ki, Müslümanların evlatlarını da aldatabildiler. Bu aldatma işi Adem (a.s) ile Havva validemizi İblisin aldatmasından bu güne kadar devam etmiştir. Bugünkü söylemleri; "Dinin siyasetle alakası yoktur, İslâm da bir din, öyleyse İslâm'ın da siyasetle alakası yoktur" dediler. Halbuki İslâm dini, diğer dinlerden apayrı bir düşünsel yer tutmaktadır ve yeryüzünde de bir benzeri daha yoktur. Daha önce de bahsettiğimiz gibi bu akideden hayat nizamı fışkırır. Bu hayat nizamı, her problemin çözümü, bu çözümlerin uygulama metodu, akideyi koruma ve yayma metodundan ibarettir. Böylelikle İslâm ideolojisi, düşünce ve onun cinsinden bir metottan oluşur. Görüldüğü gibi, İslâm'ın dünya hayatı ile ilgili siyaseti varolduğu gibi ahiretle de alâkalı siyaseti vardır. İslâm devleti bu iki siyaseti beraber yürütür. Dinini terk edeni öldürür, imanı yaymak için çalışır, ibadetlerin ikame edilmesini sağlar, hâlife namazı kıldırır, herkesi namazdan hesaba çeker, haccı yürütür ve haccın da emiridir. Nitekim İslâm'ın pratikte ilk uygulanışında da Allah Rasulü (sav) namazı kıldırıyor ve haccın da emiri oluyordu. Yine devlet zekatı toplar ve dağıtırdı. İşte, hâlife İslâm'daki yönetim nizamının başında bulunup yürüttüğü gibi, İslâm'daki iktisadi nizamı, ictimai nizamı, öğretim siyasetini, dış siyaseti de yürütür. Bu nizamların kanunlarına muhalefet edenlere İslâm'daki müeyyideleri uygular. Müslümanlar bunu iyi veya kötü 14 asır gibi bir süre uyguladılar. Böylece milyonlarca Müslüman, İslâm'ın yalnız ruhanî bir akide olmayıp siyasî bir akide olduğunu idrak ettiler. Şu anda da birçok Müslüman onu tekrar kurmak için siyasî İslâmî teşkilatları ile çalışmaktadırlar. Allah'ın izniyle Raşidi Hilâfet Devleti’ni kurduklarında İslâm akidesinin yalnız teorik değil pratik şekilde siyasî olduğunu tekrar göstereceklerdir. Şu anda dava adamları çalışmalarını İslâm akidesinin siyasî olduğunu göstermek üzere yoğunlaştırmalıdırlar. Bu ancak her problem ve her olay hakkında İslâm'ın görüşünü ayetlerle ve hadislerle göstermekle olur. Bunu yaparlarsa Müslümanları İslâm devletini kurmaya sevk edebilirler, inşallah... Wa Assalam |
|||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Evrensel Bir Vasiyet; Veda Hutbesi | berxwedan | İslami Sohbet | 8 | 11-02-2007 09:42 PM |
| Mekke'nin Fethi(m. 630- H.9) | Sumaye | İslami Sohbet | 0 | 14-11-2006 10:26 PM |
| İslam hiçbir yenilik getirmedi mi? (ônemli) | Sumaye | İlginç Konular | 3 | 27-09-2006 09:26 PM |
| Gercek islam Sahsiyeti | Sumaye | Semavi Dinler | 4 | 09-08-2006 05:54 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.