|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Önce namaz çünkü...
Namaz Gönüllüleri Platformu" kurucularından Ahmet Bulut diyor ki; “Allah, ‘Muhakkak ki namaz fuhşiyattan ve kötü işlerden alıkoyar’ buyuruyor. Evet yaşayıp gördük. Gerçekten namaz kılan kötülüklerden arınır” Bir yıl önce kurulan “Namaz Gönüllüleri Platformu”yla beraber kısa sürede yüzbinlerce insana yaklaşık 3 milyon kitap ulaştı. Namaz Platformu’yla beraber Türkiye’nin her yerinde adeta, namaz, toplumu kuşatmaya başladı. Kısa sürede kurulan ve yüzbinlerce insana ulaşan “Namaz Gönüllüleri Platformu” nasıl kuruldu ve bu fikrin öncüsü kim? Toplumun belki de en önemli meselelerinden birini oluşturan namazsızlık sorunu için çözüm arayışlarına öncülük eden İlahiyatçı Ahmet Bulut’la görüştük. Vakit’in sorularını cevaplandıran Bulut, namazın toplumu kuşatmaya başladığını, yapılan her sempozyum sonrasında namaza başlayan insanların sayısında artış gözlendiğini dile getirdi. - Ahmet Bey, Namaz Platformu serüveni nasıl başladı? - Platform kurma fikri geçen sene hac farizasındayken o mahşeri kalabalığın bende oluşturduğu coşkuyla beraber ortaya çıktı. O an Türkiye’deki camileri ve mahallemdeki mescidi düşündüm ve “Niye bizim camilerimizde, bayram ve Cuma namazlarındaki heyecan ve coşku diğer namazlarda yok?” dedim. Bu duygu ve düşünceler beni ciddi manada hüzünlendirdi. Muhammed İkbal’in bir sözü hep hatırımdadır. İkbal, hacdan dönenlere sorarmış; “Bize Hacdan ne getirdiniz?” diye. Onlar “Hurma, zemzem, takke ve seccade” diye cevap verince de İkbal, “Hayır, ben onları istemiyorum. Bana Hz. Ebu Bekir’in imanını ve sadakatini, Hz. Ömer’in cesaretini ve adaletini, Hz. Osman’ın hayasını ve edebini, Hz. Ali’nin ilmini ve cihad aşkını getireniniz yok mu? Ben sizlerden bunu beklerdim” dermiş. İşte o an orada Muhammed İkbal’in bu sözü beni müthiş kamçıladı. Kendi kendime “Türkiye’ye döndüğümde camiye gelemeyen insanları nasıl olur da bir araya getirip namazı anlatabiliriz?” dedim. Bu düşünceyle döndüm. Ziyaretime gelen dostlarla bu fikri paylaştım. "SESLENMEK SENDEN..." - Bu fikri insanlarla paylaştığınızda insanların tepkisi nasıl oldu? - Bazı dernek yöneticilerine, “Halkı salonlara çağırıp namazın gerekliliğini ve ehemmiyetini anlatsanız nasıl olur?” diye sordum. Herkes ‘olur’ dedi ama pek de akıllarına yatmamıştı aslında. Ve Kâbe’den esinlenerek işe başladık. Hz. İbrahim, Hz. İsmail ile Kâbe’yi inşa ederken Rabbimiz, “Seslen ya İbrahim, insanlar Kâbe’yi tavaf etsin” deyince, Hz. İbrahim, “Ya Rabbi, ben seslensem bile ıssız çölde kim duyar?” der. Rabbimiz de, “Seslenmek senden, duyurmak bizden” der. Oradan esinlenerek arkadaşlarımıza dedim ki; biz İbrahimî bir nefesle seslenelim, sonucu birlikte görelim. - İlk programı nerede ve ne zaman yaptınız? - İlk programı 2006’nın Şubat ayında Başakşehir İkitelli’de 750 kişilik bir salonda yaptık. İlk program olmasına rağmen 1500 kişi katıldı ve müthiş bir yankı yaptı. O programa Abdullah Yıldız, Cemil Tokpınar, Vehbi Karakaş ile katılmıştık. Program iki saat sürdü. İnanın o iki saatte insanlar pür dikkat takip ettiler. O gün müthiş bir heyecan sardı bizi. - Namaz Gönüllüleri Platformu kendine bir hedef belirledi mi, nihai hedefiniz nedir? - Her şeyden önce hedefimiz namazın anlatılmadığı tek bir il ve ilçe bırakmamak. Bu çerçevede İstanbul’da 17 program düzenledik ve onbinlerce insana namazı ulaştırmaya çalıştık. Anadolu’da ise 50’nin üzerinde program yaptık. Bu çerçevede hazırladığımız ‘Namazla Diriliş’ kitapçığını yüzbinlerce insana ücretsiz dağıttık. Ayrıca başka bir önemli nokta daha var; bu çalışma tamamen bir gönül işi. O yüzden İsmini de “Namaz Gönüllüleri Platformu” olarak belirlemiştik. Zaten insanlarımız da bu oluşumun üyelerini öğrenince daha çok heyecanlanıp bizi takip ediyorlar. Anlayacağınız bu işin sonu, bütün insanların namazla buluşmasını sağlamak. - İnsanların size tepkileri nasıl oluyor? - Doğrusu bu kadar farklı görüşteki insanların namaz programıyla bir araya gelmesini oldukça sevinçle karşılıyor insanlar. En güzeli de, bu manzarayı gören insanımız ‘nasıl olur da bu insanları kendi ilçemizde bir programa davet edebiliriz’ diye arayıp soruyorlar. ‘Ne kadar ücret istiyorsunuz?’ diye soran çok oldu. Biz de onlara yaptığımız işin tamamen bir gönül işi olduğunu ve onlardan tek isteğimizin bulundukları ilin veya ilçenin en büyük salonunu tutmaları olduğunu söyledik. İnanın şu ana kadar gittiğimiz her programda salonlar hep dolup taşmıştır. Onlarca kardeşimiz programı ya dışarıda, ya da ayakta takip etmek zorunda kalmıştır. NAMAZ KÖTÜ İŞLERDEN ALIKOYAR - Namazın insanın bireysel yönü üzerinde bıraktığı etkileri ve faydalarını anlattınız. Ya namazın sosyal boyutu nasıldır? - İşte asıl noktaya geldik belki de; çünkü toplumsal problemlerin yegane çözüm noktasıdır namaz. Ankebut 45’te Allah (cc), “Muhakkak namaz fuhşiyattan ve kötü işlerden alıkoyar” diye buyuruyor. Mesela bizzat şahit olduğumuz durumlardan örnek verebiliriz. Platform üyelerinden Mahmut Toptaş Hoca anlatmıştı. 1970’li yıllarda Fransa’ya gitmiş. Orada Fransız bir hanım, çalıştığı yerde Türk hanımların kafalarını karıştırıcı sorular sorarmış. Müslüman hanımlar da bu durumu kendisine aktarınca Toptaş Hoca, o Fransız hanıma Hamidullah Hoca’nın “İslâma Giriş” isimli eserinin Fransızca tercümesini veriyor. O hanım daha sonra Toptaş Hoca’ya gelerek Müslüman olmak istediğini; ancak bunun için bir şartının olduğunu söylüyor. Fransız bayan diyor ki; “Ben Müslüman olmak istiyorum; ancak domuz etini çok seviyorum. Verdiğiniz kitapta domuz etinin haram olduğu yazılıyor.” Toptaş Hoca da ona, “Sen Müslüman ol, domuzu sonra halledersin” diyor. Ve o hanım Müslüman olup namaza başlar, aradan bir ay geçer, o hanım yine gelir ve “Ben artık domuz yemiyorum, mademki Rabbim emretmiş, ben de artık yemiyorum” der. Toptaş Hoca da bunun altına bir not düştü: “Ben biliyordum ki Ankebut 45’te ‘Namaz kötü işlerden alıkoyar’ deniliyor. Ondan dolayı o hanıma ‘Önce sen Müslüman ol, sonra domuzu halledersin’ dedim. Çünkü ya namaz domuzu kovar, ya da domuz namazı kovardı, ikisi asla bir arada durmazdı ve durmadı da.” UYUŞTURUCU MÜPTELASI GENÇLER NAMAZLA DÜZELDİ - Çalışmalarınız sonucu sizi şaşırtan bir durumla karşılaştığınız oldu mu? - Evet, çok ilginç ve düşündürücü olaylar yaşadık. ‘Toplumumuzdaki olumsuzlukların şifası namazdır’ demiştik. işte bizi şaşırtan ve sevindiren başka bir örnek... Tekirdağ’da “Namazla Diriliş Paneli”ne katıldığımızda orada yaşanan bir hadiseyi aktardı Emniyet’teki bazı arkadaşlar. Şarköy’de uyuşturucu ve kötü işlere müptela olmuş bir grup genç... Bu gençler, her adlî vakada şikâyet konusu ve ilk alınan sabıkalılardır. Yine bir şikâyet üzerine bu gençleri alan polis, evlerinde yaptıkları aramada namazla ilgili kitaplar buluyor. Onlara “Hayrola sektör mü değiştirdiniz, bunlar ne?” diye soruyorlar. Gençler diyor ki; “Hayır, biz sadece Rabbimizle buluştuk.” Tabii polis inanmıyor, kurtulmak için rol yaptıklarını sanıyor. Ancak biraz araştırınca o gençlerin değiştiğini anlamışlar ve bize, “Hakikaten güzel bir yerden başladınız, çünkü toplumun yaka silktiği bu gençler namazla adam oldu ve kötü alışkanlıklarından vazgeçtiler” demişlerdi. Kısacası toplumdaki sosyal yaraların iyileşmesini istiyorsak insanımızı namazla buluşturmalıyız. Sosyal yaralar ancak bu gerçekle iyileşir. Yani birçok insanın dediği gibi namaz sadece kul ile Allah arasında cereyan eden bir hadise değil. Namaz, toplumun temelini sağlamlaştıran ve koruyan en önemli faktördür. Son olarak şunu belirteyim; biz Namaz Gönüllüleri olarak her zaman çalışmaya hazırız ve bizim için mesai yoktur. Vatandaşlarımız, tüm çalışmalarımızı [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] adlı internet sitemizden takip edebilirler. Ahmet Bulut kimdir? Ahmet Bulut,1971 Çanakkale Bayramiç İlçesi Karaköy doğumlu. İlkokulu köyde, orta okul ve liseyi Bayramiç İmam Hatip Lisesi’nde, İlahiyat’ı da Marmara İlahiyat Fakültesi’nde okudu. Bir süre Sultanahmet’te öğrenci yurdu işletmeciliği yapan Bulut, dört yıl hac ve umre organizasyonu yaptı. Akra ve Dolunay FM’de siyer ve hadis konularında çeşitli programlar hazırlayıp sunan Ahmet Bulut, İstanbul’da dört çevre derneğinin kuruculuğunda aktif rol aldı. Halen bu derneklerde aktif rol üstlenen Bulut, Vera Ahlak ve Kültür Derneği, Gaziosmanpaşa Kültür Derneği, Kağıthane Kardelen Kültür Derneği ve Gazi Mahallesi Gıyas Kültür Derneği’nde haftalık seminerlere katılıyor. Ahmet Bulut, evli ve üç çocuk babası. Namazsızlık hastalığına çare olalım... - Basının ilgisi nasıl? Çalışmalarınızın medyada, özellikle İslâmi basında gerekli yeri aldığına inanıyor musunuz? - Gönül arzular ki özellikle namazlı basının bu çalışmalara duyarlı olmasını görebilelim. Namazsız basının bu çalışmayı görmemesini belki anlayabiliriz ama diğer kardeşlerimizin bunu görmemesini anlamak mümkün değil. Çünkü Türkiye’de söz sahibi birçok grubun tanınmış ve değerli isimleri bu platformun içinde ve gönüllü. Hamdolsun Namaz Platformu’nun üyeleri arasında çok değerli medya mensupları da var, bunların başında sayın Mustafa Karahasanoğlu, Hayrettin Karaman, Mustafa İslâmoğlu, Ahmet Taşgetiren gibi değerli büyüklerimiz var. Bunlar haricinde yüzlerce sanatçı ve yazar da gönüllü olarak bize yardımcı oluyor. Ancak gönül isterdi ki diğer medya kuruluşları da Vakit gibi, Yeni Şafak ve Milli Gazete gibi çalışmalarımızı insanlara duyurabilseydi. İnsanımız medyayı ve bu çalışmaları yakından takip ediyor. Bunu gittiğimiz her yerde gördük. İnsanların çoğu ya bir köşe yazısından, ya da gazetelerde çıkan bir haberden bizi duymuş ve çalışmalarımıza ortak olmaya çalışmış. - Bir iki örnek verseniz? - Tabii mesela İstanbul’daki ilk iki programdan sonra Antalya’da başka bir programa gitmiştik. Orada bir hanım izleyici elinde bir gazeteyle bize doğru geldi. Vakit gazetesinin bir köşe yazarının yazısıydı elindeki. Ve bize “Ben namaz çalışmasını bu köşe yazısından öğrendim. Burada da böyle bir çalışma yapmak istiyoruz, nasıl yapabiliriz?” dedi. Dolayısıyla burada özellikle bizim camianın köşe yazarlarına önemli bir görev düşüyor. Yani senede bir gün bile olsa köşe yazarlarımız namaz konusunu gündeme getirmeli ve bu kervana katılmalı bence. Bunun için medya ile sivil toplum kuruluşları bir bombardıman başlatsa, inanıyorum ki Türkiye’deki bu namazsızlık hastalığı ortadan kalkar. Çünkü bizim insanımızın mayası temiz, küllenmiş sadece bir nefes istiyor o kadar. İşte burada basının gücünü net bir şekilde gördük. Mesela Anadolu’da gittiğimiz yerlerde haberimizi daha önceden medya aracılığıyla duyurabiliyorsak, o yerde katılımın yüzde yüz değil, yüzde beş yüz arttığını görüyoruz. - Tevhid inancının aksiyonu - - İslâm’ın, hayatı düzenleyen birçok emri var; neden namaz? - - Güzel bir soru, çünkü namaz ilk emredilen ameli farzdır. Yani imanın, tevhidî inancın aksiyonudur. Namaz, imanın hayata yansıyan yönüdür. İkinci olarak Kur’an-ı Kerim’de en çok tekrarlanan emirdir. Üçüncü olarak Resûlullah’ın savaşta bile kılınmasını emrettiği ve terk etmediği bir ibadettir. Ayrıca Peygamberimiz her türlü sıkıntıda bile “Ben rahmet Peygamberiyim, lanet edici değilim” demesine rağmen, Hendek savaşında namaz vakitlerinin geçmesine sebep olan müşriklere beddua etmesine ve Peygamberimiz’in “Ya Rabbi, bunlar benim namazıma engel oldular, Sen de bunların gönüllerini, yuvalarını ve kabirlerini ateşle doldur” demesine namaz sebep oldu. Dolayısıyla namaz Müslümanın hayatında olmazsa olmazı ve Yüce Allah’la buluşma anıdır. Hani mü’minin miracı diyoruz ya; bir şair bunu çok güzel işlemiş, “Kıl namazı çünkü saadet tacıdır. Sen namazı öyle bil ki mü’minin miracıdır”. Kısacası namaz, insanın Rabbiyle dertleşme ve söyleşme noktasıdır, yine başka bir yönüyle namaz ahirette ilk hesaba çekileceğimiz ameldir. “Eğer mü’minin namazı tamamsa, diğer sorgulardan geçişi de kolay olur” buyuruyor Peygamberimiz. |
|||||||||||||||
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
gerçekten çok güzel bi paylaşım heval..namazın faydaları saymakla bitmez..şükrolsun onu verene...
__________________ |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Çünkü aşığım sana... | Cankurt_41 | Aşk ve Sevgi | 15 | 30-04-2007 06:22 PM |
| Dini Hikayeler | Asur-Banipal | İslamiyet | 51 | 16-12-2006 05:53 PM |
| binlerce soru ve cevap.12..istediginiz her sorunun cevabı burada | Global | Genel Kültür | 9 | 09-12-2006 11:24 AM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.