|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||||
|
![]() bugün 20 nisan.. 20 nisan 571 tarihi birşeyleri akla getirmeli.. hakkı haykıran, mazlumları kollayan, tağutlara boyun eğmeyen, hak uğruna canıyla ve herşeyiyle mücadele eden, "rabbiniz allahtır, başkasına boyun eğmeyin" dediği için yurdunu terk etmek zorunda kalan allah'ın peygamberi MUHAMMED MUSTAFA'nın miladi olarak doğduğu, dünyamızı şereflendiridiği gün.. acizane derim ki; hiç olmazsa bugünlük, bir anlık olsun, bu dünyanın fena ve fani işlerini, yalan dolan siyasetini bırakıp, bir taraf itip; hepimiz resullulah'a (sav) karşı hissiyatımızı kaleme alalım.. bir satır da olsa.. bunu da yapamıyorsak hiç olmazsa bir salavat getirelim.. alllahumme salli ala seyyidina muhammedin ve ala seyyidina muhammed.. keremkin.. |
|||||||||||||||||
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
Onu Hangi Ağızla hangi dille anlatalımki...
hiç bir lisan onu anlatmaya yetmez .. hiçbir tabir ona olan sevgimizi tabir edemez... ---------------------------------------------------------- Kutlu Doğumda Yeniden Doğabilmek ! İnsanı bir dişi ve bir erkekten yarattığını beyan eden Allah (cc) , yaratılış gayemizi Zariyat suresi 56. Ayetinde şöyle beyan etmiştir; "Ben insanları ve cinleri yalnız bana kulluk etsinler diye yarattım” Dünyaya geliş sebebimiz “Kulluk” olunca, Allah kulluğu nasıl yapmamız gerektiğini hükümlerle bize Kitabında bildirirken, hükümlerin nasıl uygulanacağını da seçtiği Peygamberlere sormamız gerektiğini bildirmiştir… İşte bunun için vardır Kutlu doğumlar… Yıl 571 ve Rebiulevvel ayı... Bir pazartesi günüydü, dünyaya teşrif etmişti iki cihan güneşi… Bir güneş gibi doğmuştu zulmün üstüne... Cehalet diz boyu ve sapkınlık zirvededir o dönemde... Kırk yaşına kadar bulaşmadan yaşadı cehalete ve sapkınlığa… Toplumsal yaralarla dertleniyordu... O güne kadar rotasını kaybetmiş olan insanoğlunu rotasına getirmek gerekiyordu… Rota kaybetmişliktendi, Ebu Cehl’in ideolojisine boyun eğmişlik… Kız çocukların diri diri öldürülmeleri cehaletin zirve yapmış olmasının deliliydi… Ekonominin faiz sistemiyle yürütülmesi adaletin yokluğunu gösteriyordu… Zinanın serbest olması ve gece eğlencelerinin revaçta olması ahlaki çöküntünün durumunu gözler önüne seriyordu… İnanç açısından ise şirk hakimdi Mekke’ye… Şirk ise Allah inancıyla birlikte O’na eş koşmaktı ve bu affedilmez bir suçtu… Tüm bu sapkınlıkların yaşandığı bir ortamda, sancı çeken biri vardı; Hz.Muhammed (sav)… Hira'ya çekilmişti uzun bir zaman... Ve bir gün, yeni bir gün doğmuştu Mekke'de… Göklerden Cebrail gelmiş, ölü olan insanlığı hayata, yeniden dirilmeye çağırması gerektiğini bildiriyordu Hz. Muhammed’e (sav)… İşte peygamberlik doğmuştu Can Ahmed’e (sav)… Görevlendirilmişti tüm insanlığa rehber olarak, yegane önder olarak… Hayatı, mücadelesi, yaşantısı, evliliği, komutanlığı, dede oluşu, baba oluşu, eş oluşu…Yani her noktadan örneğini çıkarmamız gereken bir elçiydi O. "And olsun ki, sizin için, sizden Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çokça ananlar için Resûlüllah'da güzel örnekler vardır" (Ahzap. 21) İnsanlardan istenen ise, O’na verilen vahiyle yeniden doğmalarıydı…Artık Mekke’de her gün bir başka doğuyordu ve her gün bir başkası doğuyordu, her yaştan insandı yeniden doğan ve kendileri için kutlu bir doğum oluyordu bu ! Kutlu doğumla, kutlu doğumu yaşayanlar, yeniden doğmanın yenilikleriyle yeryüzüne yıldız oluyor da gök yüzüne takılıyorlardı adetâ ! O zaman, kutlu doğum, kutlu doğumlara gebeydi… Rotasını şaşırmış insanlık için… Ve şimdi tekrar aynı zaman ve aynı ayda olan ve ne yazık ki, rotasını kaybetmiş insanlığın yeniden doğmasına neden olması gereken Kutlu doğumu ne kadar idrak ediyoruz ! (?) Nedendi kutlu doğum ? Ve nedendi Hira’da yeniden doğmak ? Ve yine nedendi O’na inananların yeniden doğmuş gibi, yeniden kendilerini inşa etmeleri ? Yeniden doğmanın tek şartı vardı, kutlu doğumla yer yüzünü şereflendirene inanmak ! Bu iman, insanın yeniden doğuşunun olmazsa olmaz şartıydı ve yeni bir insan olmaksa bu imanın tabii bir sonucuydu ! Ona inanmış olmanın bir takım sorumlulukları vardır… Getirdiğine teslim olmak, yegane uygulayıcısı olmak "Peygamber size ne verirse onu alın, sizi neden men ederse ondan geri durun; konusunda takvalı olun. Doğrusu Allah’ın cezalandırması çetindir.” (Haşr . İman iddiasında bulunanı, bu iddiasını ispata çağırıyor Allah (cc) ... “Ey Muhammed, de ki : “Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. affeder ve merhamet eder.”(Ali-i İmran : 31) İspat etmek ! Bu, bir anlamda Rasul’e şahitlik etmektir. Bu zamanda onu temsil etmek, hem de aşkla, şevkle, gocunmadan hayat modelini ondan almak ! Bunun için birkaç başlık :1 : İmandan sonra, sünnetine uyup hayat tarzını benimsemek. ”And olsun ki, sizin için, sizden Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çokça ananlar için Resûlüllah'da güzel örnekler vardır.” (Ahzab. 21) 2 : Sözünü kabul edip hükmüne boyun eğmek. “Hayır; Rabb'ine andolsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tayin edip, sonra senin verdiğin hükmü içlerinde bir sıkıntı duymadan tamamen kabul etmedikçe inanmış olmazlar.” (Nisa. 65) 3:Bıraktığı yerden davasını yürütmek, emanetlerine sahip çıkmak. "Ey mü'minler ! "Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın kitabı Kur-ân-ı Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.”.(Veda hutbesi) Seni anlamaya ne kadar da muhtacız Efendim ! Cehalet diz boyu. Fuhuş sapkınlığı bir buçuk yaştaki bebeklere kadar indi. Her taraf kan ve göz yaşıyla dolu. İslam coğrafyasında göz yaşı dinmek bilmiyor. Sen’in gelişinle sevinmişti yeryüzünün mazlumları… Şimdi bizim varlığımız ne Irak’taki kadınları, ne de Filistin’deki çocukları sevindiremiyor… Seni anlamaya ne kadar da muhtacız Efendim ! Kutlu davanla var olamadık, varlık gösteremedik… Doğamadık kutlu doğumlarla, çarelerin içinde çaresizlikle kıvrandık…Sahip çıkamadık emanetlerine ve sürdüremedik bıraktığın yerden saadet asrını ! Sen’i anlamaya ne kadar da muhtacız Efendim ! Seni anlamaya çalışabilsek, Sensizken Seninle olabilseydik eğer, kutlu doğumun, kutlu doğumlara sebepti elbette ki ! Afrika’da çocuklar açmış! Irak’ta Müslüman kadınlara tecavüz edilmiş ! Mescidi Aksa’yı korumak Filistinli çocuklara kalmış ve onlar ellerinde taşlarla savaşıyorlarmış ! Ve her geçen gün gençlerimiz maneviyatsızlığa ölüyorlarmış ! Biz seni anıyoruz Efendim ! Sünnetlerin yerlerde, güller ellerimizde (!) Seni anlamaya ne kadarda muhtacız Efendim ! Yine ay Rebiulevvel ayı ve gün Sen’in doğduğun gündür…Ve biz Kutlu doğumda Sen’i anlamamız gerekirken Sen’i anıyoruz, ellerimizde güllerle… Seni anıyoruz Efendim, Seni anıyoruz… Sabiha Ateş Alpat
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
Allahumme salli ala seyyidina muhammedin ve ala ali seyyidina muhammed.. ALLAH RAZI OLSUN ....
Peygamber efendimiz (s.a.v) kelimelere sığdırmak mümkün değil , alemlere rahmet olarak gönderilen en yüce insan a tekrardan selam olsun..Her ne kadar ümmetin olmayı hak etmesekte YA RESULALLAH ![]() Allahumme salli ala seyyidina muhammedin ve ala ali seyyidina muhammed
__________________ Bu mesaj en son " 20-04-2009 " tarihinde saat 02:58 PM itibariyle _Azadi_ tarafından düzenlenmiştir.... |
|||||||||||
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||||
|
şu deni (alçak) dünyamız; o'nun teşrifiyle şereflendi..
insanlık, o'nla hemcins olmakla şeref kazandı.. ne mutlu biz insanlara.. ne mutlu biz müslümanlara.. sallu ala muhammed.. |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Bugün Yağmur Yağdı Şehre.. | MUMİ | Aşk ve Sevgi | 0 | 17-07-2008 04:38 PM |
| Yağcı: Darbeye karşı cephe kurulmalı | kurtulush | Sınırsız Muhabbet Burada | 1 | 10-07-2008 04:55 PM |
| bugün seni bir başka seviyorum,,,, | sosın | Aşk ve Sevgi | 5 | 20-06-2008 04:47 PM |
| Yılmaz Güney - Siyasal Yazılar Cilt: III, 1. Bölüm | keyakser | Makaleler | 5 | 06-05-2008 05:12 PM |
| Hesaba çekilmeden önce Kendinizi Hesaba çekiniz | ergit | İslamiyet | 0 | 23-03-2007 04:16 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.