|
|
#11 (permalink) | |||||||||||||||
|
Celil Celil : Ululuk, azamet ve büyüklük sahibi, emir ve yasak koyma hakkına sahip. Al-Jalil : The Mighty who is Lord of Majesty and Grandeur. Cenab-ı Hak Buyuruyor:
1) Esmâ-ül Hüsna, Rauf Pehlivan, İstanbul Dağıtım A.Ş., 2002 2) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 Hasîb Hasib : Hesap Görücü, her şeyi saymışcasına bilen, hesaba çeken. Al-Hasib : The Accounter who knows every details.
Kaynaklar: 1) Nisa,6 - An-Nisa (The Women), 6 2) Nisa Suresi, 86 3) Bakara Suresi, 202 4) Enam Suresi, 62 5) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 6) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 7 Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 Mukît Mukît : Bütün canlıların gıdasını veren Al-Muqit : The Nourisher who gives every creature it's sustenance.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor: " Azık isteyene vermemek, kişiye günah olarak yeter."
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir...
]
Bu ismi şerifi 550 kere okuyanın malında bereket hasıl olur. (Allahulalem) Kaynaklar: 1) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 2) Muslim 3) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 Hafîz Hafiz : Gözetici, koruyucuAl-Hafiz : The Preserver who guards all creatures in every detail. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Ve itaatten çıkmış her azgın şeytandan koruduk;"
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir...
]"...Senin Rabbin, herşeyin üzerinde gözetici-koruyucudur." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] "O'nun (insanın) önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allah'ın emriyle gözetip-korumaktadırlar." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
Birincisi, varlıkların belli bir zamana kadar devamını sağlamak, muhafaza etmek ki, Allah gökler, yerler gibi fazla yaşayan varlıkların da, hayvan, bitiki ve insan gibi ömrü az olan varlıkların da hafızıdır. Mesela, yerden biten otu bile muhafaza etmiştir. Onun özünü korumak için ona kabuk vermiştir. Bir kutu gibi onu, kabuğun içine saklamıştır. Yumuşak kalması için de ona rutubet bahşetmiştir. Yalın kabukla korunmayacak şeyi, ona diken vererek korumuştur. İkincisi, birbirine zıt olan şeyleri birbirlerinin şerrinden korumak. Allah bunları, kâh eşit kuvvette kılmakta, kâh mağlup olan tarafın imdadına yetişmekle korumuştur. Bunu bir misal ile izah edelim: Mesela, hararet rutubeti yok eder, kurutur. Mağup olduğu zaman, soğukluk (bürudet) ve rutubet zayıflamaya hatta yavaş yavaş yok olmaya başlar. Hararet ve kuruluk fazlaşır. Bunu önlemek için Allah başka bir cisimle o rutubetin imdadına yetişir. Ona bir susuzluk verir, su içme ihtiyacını duyar. Su içtiği gibi harareti bereraf edilmiş olur. Böylece vücutta gereken denge temin edilmiş olur. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] Kaynaklar: 1) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] - As Saffat,7 2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] - Saba',21 3) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] - Ar Ra'd,11 4) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 5) )Esma^ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005 6))Esma^ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005, Mütercim ilavesi Sayfa:233 7) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 8) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun bayrak, Threshold Books, 1985 Kebir Kebir : Mutlak büyükAl-Kabir : The Greatest. Who is supremely Great. "Gerçekten Allah, Yücedir, büyüktür." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] "Şüphesiz Allah, Yücedir, büyüktür." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] "O, çok Yücedir, çok büyüktür." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
Kaynaklar 1) Ra'd, 9, 2) Nisa, 34 3) Hacc, 62 4) Lokman, 30 5) Sebe, 23 6) Mumin, 12 7) Elmalı Tefsiri, Rad, 9 8) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 Aliyy Aliyy : Çok yüce, yüceltici.Al-'Ali : The Highest <UL> Allah'ın yüceliğinin üstünde hiçbir yücelik yoktur. Bütün dereceler ve mertebeler O'ndan aşağıdır. Allah, her üstün ve yüksek makamın daha üstündedir. Zira varlıklar ya etkileyen veya etkilenendir. Etkileyen etkilenenden üstündür. Allah Teâlâ, her varlığı etkileyendir. Bütün varlıklara O'nun bir eseri ve etkilenenidir. Bu yüzden O, bütün varlıklardan daha üstün ve yücedir. Allah kendi zatında yücedir. Bu yüzden her şeyden daha yücedir. O'nun bu yüceliği cihet ve mekan bakımından değildir. Zira O, cihet ve mekandan münezehtir. Allah'ın varlıklar üzerindeki üstünlüğüne, yüceliğine, büyüklüğüne inanıp bunu müşahede eden kimse, bu sıfatın gereği olarak O'na ibadet eder. Kalbinde sonsuzluk nuru ışıldar. <DIV align=left><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt">Allah Kuran'da kendisini bizlere tanıtmıştır: Tüm alemleri yaratan, kainatın tek hakimi olan Allah uludur. Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların yegane sahibi O'dur. O'ndan başka ilah yoktur, Allah insanların şirk koştuklarından çok yücedir. Tüm mülk O'na aittir; O, herşeye güç yetirendir. O, yüce makamların da sahibidir. O, ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk; Allah alemlerden müstağnidir. |
|||||||||||||||
|
|
|
|
#12 (permalink) | |||||||||||
|
Kavi Kavi :Her şeye gücü yeten, kudretli olan Al-Qawi : The Possessor of All Strength. TheMost Strong. Cenab-ı Hak buyuruyor: "...Doğrusu O, kuvvetlidir; azabı da pek çetindir." (1) "Allah güçlüdür. O'nun cezası şiddetlidir" (2)
Kaynaklar: 1) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 4) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000 5) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 6) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] Vekil Vekil :Her şeye vekil Al-Wakil : The Trustee who manages the affairs of those who duly commit them to its charge, and who looks after them better than they could themselves. Cenab-ı Hak buyuruyor. "Vekil olarak Allah yeter." (1) " 'Allah bize yeter. O ne güzel vekîldir!' dediler." (2) "Benden baska vekil edinmeyin"(3)
Kaynaklar: 1) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 3) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 4) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000 5) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 7) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] Hakk Hakk : Hak ve hakikatın kendisi, gerçeklerin gerçeğiiAl-Haqq : The Truth whose being endures unchangingly. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Hak geldi; bâtıl yok oldu." (1) "Allah'in hiç şüphesiz hak olduğunu bileceklerdir." (2) "Allah, hakkın ta kendisidir." (2) "Hak, Rabbinizdendir."(4)
Kaynaklar: 1) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 3) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 4) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 5) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 7) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 8) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 Şehid Şehid : Her şeye şahit olan,O'ndan saklı olmayan Ash-Shahid : The Witness who is present everywhere and observes all things. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Doğrusu Allah, her şeyin üzerinde şahid olandır." (1) "Şahit olarak da Allah yeter." (2)
Kaynaklar: 1) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 3) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000 4) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 5) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 6) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 7) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 Bâ'is Bâ'is : Öldükten sonra dirilten Al-Ba'ith : The Resurrector who brings the dead to life, and raises them from their tombs. ![]() "Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor; yeryüzünü ölümünün ardından O canlandırıyor. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
Kaynaklar: 1) Bakara, Baqara, 56 2) En'am, An'am 36 3) Rum, 19 4) Yasin, 52 5) En'am 122 6) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 7) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 8) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 9) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#13 (permalink) | |||||||||||
|
Allah razı olsun hevalim gerçekten güzel bir paylaşım olmuş emeğine sağlık..
wiyanreklam kullanıcısına tekrar oy verebilmeniz için biraz da başkalarına vermeniz gerek. Torpil yok.. :-)
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#14 (permalink) | |||||||||||
|
Mecid Mecid :Şanı büyük ve yüksek, ikramı çok, yüce Al-Majíd : The Majestic One whose glory is most great and most high. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Arş'ın sahibidir; Mecid (yüce)dir."(1) "Şüphesiz ki O, övülmeye lâyık olandır, Mecid'dir." (2)
1)
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir...
] 2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 3) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000 4) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 5) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 6) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 7) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 Vedûd ![]() Vedûd : Seven, bütün mahlukatın hayrını isteyen, onlara ihsan eden. Al-Wadud : The Loving One who loves good servants, and bestows its compassion upon them. ![]() Cenab-ı Hak buyuruyor:
Bu ulvi duygu ancak, zor anlarda, insanların kin ve öfkeleri ile karşılaşıldığı hallerde ortaya çıkar. Onların kötülükleri, onlara karşı iyilik istenmesine mani olmaz.
Kaynaklar: 1) Hud, 90 2) Buruc, Buruj, 14 3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 4) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000 5) Esma'ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005 6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 7) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 8) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] Hakim Hakim :Hikmet ve hüküm sahibi, yerli yerine koyan Al-Hakim : The Perfectly Wise who whose every command and action is pure wisdom. Cenab-ı Hak buyuruyor: ![]() "Onlar: "Bu böyledir. Rabbin söylemiştir. O, hikmet sahibidir, bilendir" dediler."" (1) "O, Aziz, Hakimdir." (2)
Kaynaklar: 1) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 4)) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 5) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] Vasi Vasi :İlmi ve rahmeti geniş ve sınırsız, geniş olan Al-Wasi' : The All Comprehending who has limitless capacity and abundance. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Allah geniş olandır, bilendir."" (1)
|