Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Dinler ve İnançlar Bölümü > Semavi Dinler > İslamiyet > İslami Sohbet

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 18-03-2007, 05:33 PM   #11 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Konum: C:\WINDOWS\Temp
Yaş: 27
Mesaj: 7,854
Üye No: 21783
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 19615
Rep Puanı : 1960504
Rep Derecesi
wiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond repute
Varsayılan


Celil

Celil : Ululuk, azamet ve büyüklük sahibi, emir ve yasak koyma hakkına sahip.
Al-Jalil : The Mighty who is Lord of Majesty and Grandeur.

Cenab-ı Hak Buyuruyor:
  • Celal ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacak ( [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ])
  • Celal ve ikram sahibi Rabbinin adı yücelerden yücedir. ( [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ])
  • Celil ismi, Kur'an'da bu şekliyle değil, Zü'l-celâli ve'l-ikram olarak Rahman suresinde iki yerde geçer.
  • Celalet ve ululuk ancak Allah'a mahsustur. Her yerde, her zaman hazır ve nazır olan Allah'ın ilmi her şeyi kuşatır.
  • Her büyük O'nun büyüklüğünün yanında hiç bir anlam ifade etmez.
  • Allah'ı diğer insanlardan daha fazla tanıyan ariflerin pek çoğu bu isimlerle O'nu dua etmeyi tercih ederler.

    <LI style="BACKGROUND-COLOR: rgb(255,255,255)">
    Bir müslüman ihlasla, inanarak ve yaşayarak "Yâ Celil" diye bu mübarek ismin zikrine devam ederse, onun tecellisine, eserlerine nail olur. Saygı görür. ahlakı güzelleşir. Zalimlerden kurtulur. Maddi ve manevi güce kavuşur. (1)
    <LI style="FONT-WEIGHT: bold">
    Bu ismi bilmenin faydası
  • Allah'ın sana iyilik ve bağışta bulunup nimetler verdiği gibi sen de, başkalarına iyililik yap ve bağışta bulun. İnsanların yaptıkları hataları bağışla. Kötülükleri terk etmeyenleri güzelce terk et, kötülükleririni iyilikle başından sav. Seninle ilşikisini kesenle sen ilişkini kesme. Sana vermeyene sen vermeye devam et. Sana haksızlık edeni affet. Seni kötüleyen ve sana sövene karşılık verme, sabret. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de başklarına iyilik yap ve sana kötülük edene iyilikle davran. (2)

1) Esmâ-ül Hüsna, Rauf Pehlivan, İstanbul Dağıtım A.Ş., 2002
2) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
Hasîb



Hasib : Hesap Görücü, her şeyi saymışcasına bilen, hesaba çeken.
Al-Hasib : The Accounter who knows every details.


Cenab-ı Hak buyuruyor:

"...Hesap görücü olarak Allah yeter." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Bu ismin bir çok anlamı zikredilmiştir.
  • Parçaları bütünüyle bilen,
  • Hesap etmeden bilen
  • Bütün üstün niteliklere sahip olan,
  • Hiç bir eksiği ve kusuru olmayan,
  • Kıyamet günü kullarını hesaba çekecek ve sorgulayacak olandır.
  • O, kendi kereminden fazlasıyla verendir.
  • Hasib, "...Şüphesiz, Allah her şeyin hesabını tam olarak yapandır." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Seriul-hisab: "...Allah, hesabı pek seri görendir." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Esrau'l-Hâsbin: "...Ve O, hesap görenlerin en süratli olanıdır." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Her insan kendisini ağır hesaptan kurtarmak için çalışmalı, Allah'ın belirlediği sınırlara dikkat etmeli, ahiretteki hesabının hafif olması için daha bu dünyada iken kendisini hesaba çekip yanlışlarını düzeltmelidir.
  • İhlasla "Yâ Hasib" diye bir müslüman bu isme devam etse, gözden, zalimden kurtulur. Duası kabul olur.

Kaynaklar:
1) Nisa,6 - An-Nisa (The Women), 6
2) Nisa Suresi, 86
3)
Bakara Suresi, 202
4)
Enam Suresi, 62
5) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
6)
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

7 Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
<SPAN style="FONT-FAMILY: arial narrow">
Mukît



Mukît : Bütün canlıların gıdasını veren
Al-Muqit : The Nourisher who gives every creature it's sustenance.
  • Gıdalandıran, besleyen, bakıp gözeten, muktedir olan, her şeyin karşılığını veren, gözetici ve şahit.

  • Herkese uygun olarak gıdalarını yaratan O'dur.

  • Çalışmanın, sebeplere sarılmanın ibadet olduğunu bildiğimiz için çalışacağız, çalışırken Rabbin rızasını isteyeceğiz. Bize uygun gıdamız bizim gölgemiz gibi bizi takip eder. Gölgenin peşinden gidenler sonuna varamadan öldüler.

  • Midemizi helal ve temiz gıdayla, aklımızı şeriat ve tabiat ilimleriyle, gönlümüzü Allah sevgisiyle gıdalandıralım.
  • Tenbih: Müslüman Allah'tan başka kulların ihtiyaçlarını karşılayan, işlerini düzenleyip yürüten, onlara azık ve rızık veren olmadığını ve en üstün rızkın akıl nimeti olduğunu bilmelidir. Müslüman, gücü yettiğince yakın-uzak ve güçlü zayıf ayrımı yapmaksızın muhtaç insanların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmalıdır. Önce yakınlarını tercih etmeli yoksa başkalarına yönelmelidir. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor: " Azık isteyene vermemek, kişiye günah olarak yeter." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Kötü huylu çocuğu olan bir kimse "Ya Mukît" ismini 7 kere bir boş kaba okusa ve o kabı su ile doldurup o kötü huylu çocuğuna içirse Allah'ın izniyle o çocuğun huyu güzelleşir. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

Bu ismi şerifi 550 kere okuyanın malında bereket hasıl olur. (Allahulalem)



Kaynaklar:
1) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
2) Muslim
3) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001

Hafîz
Hafiz : Gözetici, koruyucu
Al-Hafiz : The Preserver who guards all creatures in every detail.


Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Ve itaatten çıkmış her azgın şeytandan koruduk;" [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
"...Senin Rabbin, herşeyin üzerinde gözetici-koruyucudur." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
"O'nun (insanın) önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allah'ın emriyle gözetip-korumaktadırlar." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • "El-Hafiz" ismi Kur'an-ı Kerim'in 6 yerinde geçmektedir.
  • Melekler insanları Allah'ın emri ile korumaktadırlar. Bunun yanında işlediklerinide kaydetmekte, böylece korumaya almaktadırlar. Allah, dostlarını günah işlemekten ve şeytanın tuzaklarına düşmekten korur.
  • Allah, sıkıntı zamanında seni şikayet etmekten koruyan, nimet zamanında da seni felaketlerden koruyandır.
  • Allah'ın bütün varlıkları koruması olmasaydı, varlığı mümkün olan hiçbir şeyin varlığı devam etmezdi. Allah, bütün varlıkları tekrar yokluğa dönmekten korumuştur.
  • En büyük koruma, kalpleri korumadır. Müslümanın dinini her türlü küfür, nifak, fitne, sınırsız arzu ve isteklerden ve türlü bi'd'atlerden koruması korumaların en büyüğüdür. Çünkü bu sayede müslüman, doğru yoldan ayrılıp başka yollara sapmaktan kurtulur.
  • Bu ismin manası ancak Allah'ın yüceliğini ve kainatı koruma gücünü uzun uzun düşünmekle bilinebilinir. Yoksa sadece lügattaki manasını düşünmekle değil
  • Korumak iki yönden olur:
Birincisi, varlıkların belli bir zamana kadar devamını sağlamak, muhafaza etmek ki, Allah gökler, yerler gibi fazla yaşayan varlıkların da, hayvan, bitiki ve insan gibi ömrü az olan varlıkların da hafızıdır.


Mesela, yerden biten otu bile muhafaza etmiştir. Onun özünü korumak için ona kabuk vermiştir. Bir kutu gibi onu, kabuğun içine saklamıştır. Yumuşak kalması için de ona rutubet bahşetmiştir. Yalın kabukla korunmayacak şeyi, ona diken vererek korumuştur.


İkincisi, birbirine zıt olan şeyleri birbirlerinin şerrinden korumak. Allah bunları, kâh eşit kuvvette kılmakta, kâh mağlup olan tarafın imdadına yetişmekle korumuştur. Bunu bir misal ile izah edelim:


Mesela, hararet rutubeti yok eder, kurutur. Mağup olduğu zaman, soğukluk (bürudet) ve rutubet zayıflamaya hatta yavaş yavaş yok olmaya başlar. Hararet ve kuruluk fazlaşır. Bunu önlemek için Allah başka bir cisimle o rutubetin imdadına yetişir. Ona bir susuzluk verir, su içme ihtiyacını duyar. Su içtiği gibi harareti bereraf edilmiş olur. Böylece vücutta gereken denge temin edilmiş olur. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Bu ismi şerifi 988 defa okumaya devam eden; nsan ve cin şerrinden bela ve afattan muhafaza olur. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

Kaynaklar:


1) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] - As Saffat,7
2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] - Saba',21
3) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] - Ar Ra'd,11
4) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
5) )Esma^ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005
6)
)Esma^ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005, Mütercim ilavesi Sayfa:233
7) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
8) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun bayrak, Threshold Books, 1985
Kebir
Kebir : Mutlak büyük
Al-Kabir : The Greatest. Who is supremely Great.

Cenab-ı Hak buyuruyor:
"O, gaybı da, müsahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
"Doğrusu Allah Yücedir, büyüktür." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]


"Gerçekten Allah, Yücedir, büyüktür." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

"Şüphesiz Allah, Yücedir, büyüktür." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
"O, çok Yücedir, çok büyüktür." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

"Artık hüküm, Yüce, büyük olan Allah'ındır." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • O, her şey kendisinden daha küçük olan ve hiçbir şekilde, hiçbir çerçeveye sığdırılamayan tek ve biricik büyüktür. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Kainatın büyüklüğü; gerçekte Allah'ın kebir ismini gösteren bir delil; sadece onu yaratanın kibriyasını işaret eden bir vakıa olarak anlaşıması gerekir. İnsan için ihate edilmesi hakikaten imkansız bulunan sonsuz büyüklüğü ise ancak Allah'a mahsustur.
  • Bu sıfat mutlak olarak sadece Allah'a mahsustur. Yaratıklar için sadece mecazi olarak kullanılabilir.

Kaynaklar


1) Ra'd, 9,
2) Nisa, 34
3) Hacc, 62
4) Lokman, 30
5) Sebe, 23
6) Mumin, 12
7) Elmalı Tefsiri, Rad, 9
8)
Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
<SPAN style="FONT-FAMILY: arial narrow">
Aliyy


Aliyy : Çok yüce, yüceltici.
Al-'Ali : The Highest


Cenab-ı Hak buyuruyor:
"O, yücedir, büyüktür." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
"Allah yücedir, büyüktür." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
"O, görüleni de görülmeyeni de bilir; çok büyüktür, yücedir." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
<UL>
Allah'ın yüceliğinin üstünde hiçbir yücelik yoktur. Bütün dereceler ve mertebeler O'ndan aşağıdır. Allah, her üstün ve yüksek makamın daha üstündedir. Zira varlıklar ya etkileyen veya etkilenendir. Etkileyen etkilenenden üstündür. Allah Teâlâ, her varlığı etkileyendir. Bütün varlıklara O'nun bir eseri ve etkilenenidir. Bu yüzden O, bütün varlıklardan daha üstün ve yücedir.
Allah kendi zatında yücedir. Bu yüzden her şeyden daha yücedir. O'nun bu yüceliği cihet ve mekan bakımından değildir. Zira O, cihet ve mekandan münezehtir.

Allah'ın varlıklar üzerindeki üstünlüğüne, yüceliğine, büyüklüğüne inanıp bunu müşahede eden kimse, bu sıfatın gereği olarak O'na ibadet eder. Kalbinde sonsuzluk nuru ışıldar.

<DIV align=left><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt">Allah Kuran'da kendisini bizlere tanıtmıştır: Tüm alemleri yaratan, kainatın tek hakimi olan Allah uludur. Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların yegane sahibi O'dur. O'ndan başka ilah yoktur, Allah insanların şirk koştuklarından çok yücedir. Tüm mülk O'na aittir; O, herşeye güç yetirendir. O, yüce makamların da sahibidir. O, ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk; Allah alemlerden müstağnidir.

wiyanreklam is offline  
Eski 18-03-2007, 05:35 PM   #12 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Konum: C:\WINDOWS\Temp
Yaş: 27
Mesaj: 7,854
Üye No: 21783
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 19615
Rep Puanı : 1960504
Rep Derecesi
wiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond repute
Varsayılan


Kavi

Kavi :Her şeye gücü yeten, kudretli olan
Al-Qawi : The Possessor of All Strength. TheMost Strong.


Cenab-ı Hak buyuruyor:
"...Doğrusu O, kuvvetlidir; azabı da pek çetindir." (1)
"Allah güçlüdür. O'nun cezası şiddetlidir" (2)
  • Kavi, Kâdir (gücü yeten) anlamında olabileceği gibi , herhangi bir şekilde acizliğin kendisine Hâkim olmadığı tam ve mutlakgüç sahibi anlamında da olabilir. Allah'ın dışındaki varlıklar her ne kadar güç sahibi olarak nitelenseler de, bunların gücü sınırlı ve sonludur. Birçok şeylere güçleri yetmez. (3)
  • Tarih boyunca Allah çeşitli kavimlere elçiler göndermiş, onlar vasıtasıyla insanlara kendi isteklerini bildirmiştir. Gönderilen elçiler de tek ilahın Allah olduğunu, yalnızca Allah'tan korkup sakınmak ve O'nun emirlerini yerine getirmek gerektiğini kavimlerine tebliğ etmişlerdir. Ancak bildirildiği üzere, kavimlerin çoğu inkara sapmış, elçileri yalanlamış ve Allah'ın azabını hak etmiştir. Her dönemde Allah'ın gönderdiği elçileri inkar eden, onlara mümkün olduğu kadar zorluk çıkaran, sıkıntı vermeye çalışan inkarcılar, Allah'ın azabını görünceye kadar bu tutumlarından vazgeçmemişlerdir. Bu önemli gerçeği kavrayamayan inkarcılar, asla erişemeyecekleri bir büyüklük hevesi içerisinde olmuşlardır. Allah'ın dilediğinde tek bir fırtınayla tüm mallarını yok edebileceğini, şiddetli bir yağmurla ekinlerini helak edebileceğini, bir mikropla tüm yakınlarını öldürebileceğini ve daha bunun gibi ellerindeki gücü, serveti yok edebilecek sayısız sebebi göz ardı etmişlerdir. Sonuç olarak yeryüzünde de, ölümden sonra ahirette de Allah'ın azabı ile yüz yüze gelmişlerdir. (4)
  • Allah'ın güç ve kuvvetini bilen, kendi güç ve kuvvetiyle övünmeyi terk eder, Yüce güç sahibine yönelir. Bu isim kişiye, Allah'ın heybet ve ihtişamını, yüceliğini bilmeyi ve gücüne dayanmayı öğretir. (3)

Kaynaklar:
1)
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
5) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
6) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

Vekil



Vekil :Her şeye vekil
Al-Wakil : The Trustee who manages the affairs of those who duly commit them to its charge, and who looks after them better than they could themselves.

Cenab-ı Hak buyuruyor.
"Vekil olarak Allah yeter." (1)
" 'Allah bize yeter. O ne güzel vekîldir!' dediler." (2)
"Benden baska vekil edinmeyin"(3)
  • Vekil, vekalet verenin ihtiyaç duyduğu bütün şeyleri adına yapmaya yetkili kıldığı kimsedir.
  • Allah iman sahibi olan, samimi kullarına karşılaştıkları her türlü durum ve şartta Kendisine güvenmelerini söyler. Nitekim tüm peygamberler Allah'ın dinini anlatırken, birçok zorlukla karşılaşmış, hitap ettikleri topluluklar çoğu zaman onlara düşmanlıkla karşı çıkmışlardır. Ancak elçiler, Allah'ın birliğini, O'nun emir ve yasaklarını anlatma konusunda her zaman cesur ve kararlı bir tutum sergilemişlerdir. Hep Allah'ı vekil edinmişler, yalnızca O'nun hoşnutluğunu gözetmişlerdir.
    Allah dinine yardım edenlere yardım edeceğini Kuran'da bizlere bildirmiştir. Elbette ki müminlerin karşısında onlara karşı mücadele eden, şeytanı izleyen topluluklar daima olur. Bu topluluklar müminleri engellemek için geniş kapsamlı planlar kurabilirler. İncitici sözler ve iftiralarla müminlerin şevklerini kırmaya çalışırlar. Ama hiçbir zaman istedikleri olmaz. Onların güvendiği şeyler Allah'ın gücü ve sonsuz aklı yanında geçersizdir. Allah kurdukları her planı en ince detayına kadar bilen ve görendir. Allah küfrün tuzaklarını bozulmuş olarak yaratır. Allah Kendisini dost edinmiş, sabırlı ve kararlı müminlere yardım eder. Olabilecek en güzel sonuçla müminleri başarıya kavuşturur. Bu son derece metafizik, asla inkarcıların anlayamayacakları ve sahip olamayacakları büyük bir güçtür. Mütevekkil müminler bu sayede maddi ve manevi yönden büyük bir kuvvet kazanmış olurlar. (4)
  • Tevhidin hakikatini anlamak için kul, kalbini işlerden uzak tutmalı, bütün işleri Allah'a havale etmeli, bu işlerin sıkıntı ve zorluklarıyla kalbini meşgul etmemelidir. Vekil olan Allah pek zengindir. Vekil'in pek zengin, vefakar ve cömert olduğuna göre Mevla'na ibadet etmeye yönel. Allah'ı tanıyan kimsenin, bütün işlerinde O'na tevekkül etmesi ve her işini O'na havale etmesi gerekir. (5)

Kaynaklar:
1)
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
3) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
4) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
5) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
7) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

Hakk


Hakk : Hak ve hakikatın kendisi, gerçeklerin gerçeğii
Al-Haqq : The Truth whose being endures unchangingly.

Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Hak geldi; bâtıl yok oldu." (1)
"Allah'in hiç şüphesiz hak olduğunu bileceklerdir." (2)
"Allah, hakkın ta kendisidir." (2)
"Hak, Rabbinizdendir."(4)

  • Kur'an-ı Kerim'de kelime ve türevleri olarak 285 ayette geçer. İslam nazarında hakın kaynağı ilahi iradedir. Hakkın kaynağı Allahü Teâlâ'dır.
  • Hak, inkarı mümkün olmayan, ispat edilmesine gerek duyulmayan, varlığı kabul edilendir. Buna göre yüce Allah'ın varlığı kabul edilmesi gereken şeylerin ilkidir. O'nun varlığı, kabul etme emri henüz insanlara gelmeden kabul edilmiştir. Bu yüzden varlığı inkar edilemez. Bütün varlık alemi, O'nun varlığının apaçık delilidir. Yüce Allah'ın her sözü ve fiili haktır. O'nunla buluşmak haktır. O'na dayanan ve dayandırılan her şey hak ve gerçektir. O, Hak olmakla gerçeklerin gerçeğidir. O'nu bilmek, bilgilerin en gerçeğidir. O'nu ikrar etmek sözlerin en gerçeğidir.
  • Bir kimse bir şeyi kaybetse, bir parça kağıt üzerine "Ya Hakk" lafzını yazsa ve geceleyin o kağıdı eli üzerine koyup gökyüzüne baksa o zayi eylediği şeyi Allah'ın izniyle bulur. (8)

Kaynaklar:
1)
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
3) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
4) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
5)
Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
7)
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
8) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
Şehid




Şehid : Her şeye şahit olan,O'ndan saklı olmayan
Ash-Shahid : The Witness who is present everywhere and observes all things.


Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Doğrusu Allah, her şeyin üzerinde şahid olandır." (1)
"Şahit olarak da Allah yeter." (2)

  • Kur'an-ı kerim'de 20 yerde geçmektedir. Her şeye şahit olan, kendisnden hiçbir şey saklanamayan, hiçbir şey saklanamayan, hiçbir şeyi unutmayandır.
  • Allah ezeli ve ebedidir. Mutlak olan tek varlıktır. Zamana ve mekana bağımlı değildir. Bu nedenle geçmiş ve gelecek kavramları Allah katında birdir. Allah geçmişte olan bütün olayları da gelecekte olacak olanları da bilir. Kainatın ilk yaratıldığı andan itibaren, yok olacağı kıyamet gününe kadarki son ana kadar herşeye şahit olandır. Yaşanan her olayı, yapılan her konuşmayı bilir. Allah katında gizli olan hiçbir şey yoktur. O'nun için gündüzün aydınlığı da gecenin karanlığı da birdir. Allah 'gecenin örtüsü' altında gizlenenlerin, biraraya gelerek fısıldaşanların bütün konuşmalarına da şahittir. Cahil olan insan gece karanlığının günahlarını gizleyeceğine, hiç kimse tarafından görülmeyeceğine ve bilinmeyeceğine inanır. Oysa Allah insana her an, her yerde şahittir. Tek başınayken de milyarlarca insanın arasındayken de insanın durumu Allah katında aynıdır. Allah tüm insanların her an, her saniye kalplerindeki niyete, akıllarından geçen her düşünceye şahit olandır. Dünyada insanların yaşadıkları her olaya şahit olan Allah hesap gününde onlara yapmakta olduklarının tam karşılığını, eksiksizce verecektir. Allah'ın kendisini görmeyeceğini, konuşmalarını duymayacağını zannedenler ve gizli günahlarının karşılarına hiçbir zaman çıkmayacağını düşünenler, kıyamet gününde ne kadar yanıldıklarını anlayacaklardır. Zira Allah bir insanın doğduğu andan son nefesini verdiği ölüm anına kadar yaşadığı her olaya tüm ayrıntıları ile şahit olmuştur. "Allah, hepsini dirilteceği gün, onlara neler yaptıklarını haber verecektir. Allah, herşeye şahid olandır. (3)
  • Kul, görünen ve görünmeyen bütün hareketlerinin Allah'ın ilmi tarafından kuşatıldığını ve her türlü davranışı sırasında O'nun ilminin hazır olduğunu bldiği zaman, bu, o kula, Allah'ın hoşuna gitmeyen her türlü fikir ve düşüncelere karşı bir iç murakebe yaptırmasını gerektirir. Dış dünyasını da, Allah'ın hoşuna gitmeyecek her türlü söz ve davranıştan korur. Böylece ihsan makamında Allah'a ibadet etmeye başlar ve Allah'ı sanki görüyormuş gibi ibadet eder. Her ne kadar o, Allah'ı göremese de Allah onu görür. (4)
  • Eğer, bir kimsenin oğlu kendine itaat etmezse şehadet parmağını onun eli üzerine koyarak "Yâ Şehîd" dese Allah'ın izniyle itaatkâr olur.

Kaynaklar:
1)
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
3) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
4) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
5) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
6)
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
7) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
Bâ'is


Bâ'is : Öldükten sonra dirilten
Al-Ba'ith : The Resurrector who brings the dead to life, and raises them from their tombs.

Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Sonra ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki şükredesiniz." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

"Ancak dinleyenler icabet eder. Ölüleri, onları da Allah diriltir. Sonra O'na döndürülürler." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

"Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor; yeryüzünü ölümünün ardından O canlandırıyor. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Öldükten sonra tekrar dirilmeye "ba'su ba'de'l-mevt" denir. İslam'ın altı iman esaslarından biridir.
  • Her müslümanın, Allah'ın kıyamet günü ölüleridirilteceğini, onlara yeniden hayat vereceğini ve tekrar yaratacağını bilmesi zorunludur. Yüce Allah Yasin suresinde inkarcılarla inananların yeniden diriliş karşısındaki tavırlarını bize şöyle haber vermektedir.
    • Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler" derler." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Hiç şüphesiz Allah, kıyamet günü bütün ölülere haya verecek, kabirlerde olanları diriltecek ve onları yaptıklrından sorguya çekecektir.
  • Çevremize baktığımızda her sonbahar tüm doğanın bir nevi 'ölüm' yaşadığına şahit oluruz. Bu 'ölüm' bütün bir kış mevsimi boyunca da sürer. Ancak ilkbahar geldiğinde ağaçların kupkuru olmuş dallarında yeniden rengarenk çiçeklerin, yemyeşil yaprakların çıktığını görürüz; tüm doğanın canlanarak yeşillendiğini fark ederiz. Üstelik bu 'ölümden sonra diriliş' binlerce senedir hiç aksaklık göstermeden devam eder. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]<LI style="FONT-WEIGHT: bold">Tenbih : Kul, Allah'ın bu ismini öğrenince kendisini ve ailesini cehaletten kurtarmak için gerçek hayatı oluşturan ilim ve bilgiyi elde etmeye çalışmalıdır. Böylece kalbi yakînle (kesin bilgi) ile, dili zikirle ve azaları salih amellerle hayat bulur. Allah, aziz kitabında bilgi sahibi olanlarla bilgisizleri, dirilerle ölülere benzetmektedir."Ölü iken kalbini diriltip, insanlar arasında yürürken onunu aydınlatacak bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, karanlıklarda kalıp çıkamayan kimsenin durumu gibi midir?" Kuşkusuz bir kimseyi cehaletten kurtarıp bilgi sahibi yapmak, ona yeniden hayat verek ve daha güzel bir hayata kavuşturmak demektir. İnsanlara ilmi ile faydalı olan ve onları Allah'a davet eden herkesin bir nebze de olsa bu tür diriltmede payı bulunmaktadır. Ancak bu peygemberlerin ve onların gerçek vrislerri olan alimlerin ulaştığı bir mertebedir. bu açıktır ve bu konuda herhangi bir ihtilaf yoktur. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Bu ismi şerifi 573 defa okuyanın işleri düzelir, maksat ve meramına erişir. (Allahulalem)


Kaynaklar:
1) Bakara, Baqara, 56
2) En'am, An'am 36
3) Rum, 19
4) Yasin, 52
5) En'am 122
6)
[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
7) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
8) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
9) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000


__________________
wiyanreklam is offline  
Eski 18-03-2007, 05:36 PM   #13 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Konum: TaM 35!!
Yaş: 71
Mesaj: 3,748
Üye No: 54373
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 26751
Rep Puanı : 2674682
Rep Derecesi
şükran demir has a reputation beyond reputeşükran demir has a reputation beyond reputeşükran demir has a reputation beyond reputeşükran demir has a reputation beyond reputeşükran demir has a reputation beyond reputeşükran demir has a reputation beyond reputeşükran demir has a reputation beyond reputeşükran demir has a reputation beyond reputeşükran demir has a reputation beyond reputeşükran demir has a reputation beyond reputeşükran demir has a reputation beyond repute
Varsayılan


Allah razı olsun hevalim gerçekten güzel bir paylaşım olmuş emeğine sağlık..

wiyanreklam kullanıcısına tekrar oy verebilmeniz için biraz da başkalarına vermeniz gerek. Torpil yok.. :-)

__________________
şükran demir is offline  
Eski 18-03-2007, 05:37 PM   #14 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Konum: C:\WINDOWS\Temp
Yaş: 27
Mesaj: 7,854
Üye No: 21783
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 19615
Rep Puanı : 1960504
Rep Derecesi
wiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond reputewiyanreklam has a reputation beyond repute
Varsayılan


Mecid

Mecid :Şanı büyük ve yüksek, ikramı çok, yüce
Al-Majíd : The Majestic One whose glory is most great and most high.



Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Arş'ın sahibidir; Mecid (yüce)dir."(1)
"Şüphesiz ki O, övülmeye lâyık olandır, Mecid'dir." (2)
  • Kur'an-ı Kerim'de ikisinde Kur'an ismi, ikisi de Allah'ın ismi olarak 4 yerde geçmektedir.
  • Allah'ın şanı tüm kainatta kendini apaçık delillerle göstermektedir. O'nun şanının yüceliğini tanımayan hiçbir insan yoktur. O'nu inkar edenler, "inanmıyoruz" diyenler bile O'nun yarattıklarına şahit oldukları için aslında gücünü ve şanını tanıyıp bilirler. Ancak içlerindeki büyüklenme arzusu sebebiyle inkar ederler. Allah'ın kainatta yarattığı muhteşem güzellikler de, kusursuz sistemler de O'nun şanına yaraşır şekildedir. Gökyüzünde tonlarca ağırlığında su taşıyan bulutlar, milyonlarca ışık yılı uzaklıkta bulunan yıldızlar, büyük bir gürültüyle ve inanılmaz bir güçle akan şelaleler, uçsuz bucaksız genişlikteki okyanuslar, zirvesi karlarla kaplı olan binlerce metre yükseklikteki dağlar, içinde birbirinden değişik renkte ve seste sayısız canlı türleri barındıran ormanlar, O'nun yarattığı güzelliklerden yalnızca birkaç tanesidir. Birkaç saniyede bir şehri yerle bir eden deprem, bir anda patlayarak binlerce derecelik ısıdaki lavlarını boşaltan bir volkan, herşeyi önüne katıp götüren sel, düştüğü anda isabet ettiği yere ölüm getiren yıldırım, herşeyi yıkıp geçen bir tayfun yalnızca O'nun gücünün göstergeleridir. Allah hepsini şanına yaraşır şekilde yaratmıştır. Onun yarattıkları ise kendilerine bu azaplardan herhangi biri dokunduğunda bir daha kalkmamak üzere oldukları yere çöküverirler. Allah'ın kainatta yarattığı muhteşem güzellikler de, kusursuz sistemler de O'nun şanına yaraşır şekildedir. Gökyüzünde tonlarca ağırlığında su taşıyan bulutlar, milyonlarca ışık yılı uzaklıkta bulunan yıldızlar, büyük bir gürültüyle ve inanılmaz bir güçle akan şelaleler, uçsuz bucaksız genişlikteki okyanuslar, zirvesi karlarla kaplı olan binlerce metre yükseklikteki dağlar, içinde birbirinden değişik renkte ve seste sayısız canlı türleri barındıran ormanlar, O'nun yarattığı güzelliklerden yalnızca birkaç tanesidir. Birkaç saniyede bir şehri yerle bir eden deprem, bir anda patlayarak binlerce derecelik ısıdaki lavlarını boşaltan bir volkan, herşeyi önüne katıp götüren sel, düştüğü anda isabet ettiği yere ölüm getiren yıldırım, herşeyi yıkıp geçen bir tayfun yalnızca O'nun gücünün göstergeleridir. Allah hepsini şanına yaraşır şekilde yaratmıştır. Onun yarattıkları ise kendilerine bu azaplardan herhangi biri dokunduğunda bir daha kalkmamak üzere oldukları yere çöküverirler. Sayılanlar ve burada daha sayılamayan milyonlarca örnek yalnızca Allah'ın şanının büyüklüğünün evrendeki delilleridir. Ahirette görülecek olanlar ise bunların çok üstünde olacaktır. (3)
  • Allah, bağışı, ihsan ve ikramı pek geniş olandır. Bu ismi bilen, daima Allah'ı yüceltir. O'nun hakkındaki bilgisi artar. Allah'ın iyiliğinin güzel, bağış ve ihsanının bol, üstünlüğünün aşılmaz ve hiçbir fiilinin çirkin olmadığına kesin bir bilgiyle inanır. (4)
  • Mecid, [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] ile birlikte aynı anlama gelmekle beraber mübalağa ifade eder, daha geniş anlamlıdır. Mecid ismi Cenab-ı Hakk'ın sübuti sıfatlarındandır.
  • Bu ismi okumaya devam eden bir kimse, umulurki ululuktan berhudar olur. Eğer bir kimsenin kendi akrabası arasında kadri ve izzeti olmazsabu ismi sabah namazından sonra 99 kere okuyup kendi üzerine üfürse akrabası arasında aziz ve muhterem olur. (7)

1) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
3) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
4) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
5) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
6) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
7) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
Vedûd



Vedûd : Seven, bütün mahlukatın hayrını isteyen, onlara ihsan eden.
Al-Wadud : The Loving One who loves good servants, and bestows its compassion upon them.


Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, çok sever" [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
"O, çok bağışlayan ve çok sevendir." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Kur'an-ı Kerimde Yüce Allah kendini iki yerde Vedûd olarak tanıtır. Vedûd kelimesi iki anlama gelmektedir. Nimetleri gereği kullarını sevendir. Çünkü O, kendisine tevbe eden ve yönelen kimseyi sever. Yine O, sevilendir .
  • Kul Allah'ın gayretiyle Rabbi'ni sevince, Allah'ta onu bir başkasının sevgisiyle mükafatlandırır. İşte bu, gerçekte tam bir ihsandır. Çünkü sebep de O'dur, müsebbeb de O'dur. Bundan maksat karşılıklı sevgi değildir. Bu ancak kullarından şükredenleri ve şükürleri sebebiyle Allah'ın onları sevmesidir. Bunların hepsi kulun maslahatı ve iyiliği içindir. Sevgiye yaratan ve onu müminlerin kalbine yerleştiren yüce Allah çok mübarektir. Daha sonra O, bu sevgiyi dostlarının kallbinde öyle bir noktaya ulaştırır ki, artık bu noktada diğer bütün sevgiler çok küçük ve değersiz bir hale gelir ve onların bağından kurtulurlar, bela ve musibetler onlara hafif gelir, ibadet ve taatlerin zorlukları onlara zevk verir ve sonunda sevgilerin en yücesi olan Allah sevgisini, Allah rızasını elde etme ve Allah'a yakın olma gibi çeşitli kerametlerden dilediğini elde eder. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Allah insanları Kendisine kulluk etmeleri için yaratmıştır. Fakat buna rağmen kimisi Allah'ı inkar eder, kimisi de ölene kadar içten bir samimiyetle O'na sadık kalır. Allah, Kendisine vefa gösteren kullarına çok yakındır, dua ettikleri zaman onları işitir ve icabet eder, bir zorlukla karşılaştıklarında daima onların yanındadır. Allah iman edenleri hayatlarının her döneminde yardımıyla destekler. Bir insanın dünya hayatında kazanabileceği en büyük nimetlerden biri olan Allah'ın dostluğudur. Allah'ın sevdiği kulları son derece şerefli ve seçkin bir yaşantı sürdürürler. Böyle insanlar her zaman hayranlık ve takdir kazanabilecek üstün bir ahlaka sahip olurlar. Allah sevgili kullarını Kendi rahmeti içine sokar, onların cennete girmelerine izin verir. Peygamberler ve salih müminler Allah'ın sevgisini kazanmış çok değerli insanlardır. Onlar da Allah'ı çok severler ve yalnızca O'nun hoşnutluğunu kazanmak için yaşamlarının sürdürürler. Şüphesiz Allah'ın bir insanı sevmesi ve onu dost edinmesi insana verilebilecek en büyük nimetlerden biridir. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Allah'ın Vedûd ismini bilen her müslüman, insanlarla sevgi ve muhabete dayalı ilişkiler kurmalı, itaat ve ibadetlerle Allah'ın sevgisini kazanmaya çalışmalıdır.

  • Tenbih : Kullardan bu isme ve vasfa layık olan o kişidir ki, Allah'ın mahlukatına karşı daima iyilik murad eder. Kendisi için arzuladığını onlar için de arzular. Hatta onların menfaatlerini kendi menfaatlerine tercih eder. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

Bu ulvi duygu ancak, zor anlarda, insanların kin ve öfkeleri ile karşılaşıldığı hallerde ortaya çıkar. Onların kötülükleri, onlara karşı iyilik istenmesine mani olmaz.
  • İki kişi arasında bir ihtilaf meydana gelirse bir yemek üzerine "Yâ Vedûd" ismini 1000 kere okuyup sonra o yemeği o muhalefet eden kimseye verirse ve yedirirse aradaki anlaşmazlık ortadan kalkar. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Bu ismin 20 defa okunması insanların kalblerinin ona muhabet beslemesine, her yerde hurmet ve kabul görmesine, aradaki buğz ve düşmanlığın kalkmasına, birbirlerini sevmelerine ve dost olmalarına neden olur. (Allahulalem)


Kaynaklar:
1) Hud, 90
2) Buruc, Buruj, 14
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
5) Esma'ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005
6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
7) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
8) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

Hakim
Hakim :Hikmet ve hüküm sahibi, yerli yerine koyan
Al-Hakim : The Perfectly Wise who whose every command and action is pure wisdom.

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Onlar: "Bu böyledir. Rabbin söylemiştir. O, hikmet sahibidir, bilendir" dediler."" (1)
"O, Aziz, Hakimdir." (2)
  • Yüce Allah yegane hüküm ve hikmet sahibidir: "Kulları üzerine hikmet gereğince galebe ve tasarruf sahibidir, tedbirinde yegane hüküm ve hikmet sahibidir ve kullarının gizli hallerinden haberdardır. Allah'ın emir ve yasakları bir hikmete dayalıdır. Allah, kayıt, sınır tanımayan bilgisi sayesinde insan için neyin yararlı, neyin zararlı olduğunu bilir. O halde inananlara neyi emrediyorsa onların yararına, onları nereden sakındırıyorsa, o şeyler onların zararınadır.
  • O, yarattığı her şeyde, yarattıklarını yerli yerine koymasında ve o yeri onun için hazırlamasında iyiliği bol olan, çok cömert, Hâkim veadalet sahibidir.
  • Kur'an-ı Kerim'de 97 yerde geçer.
  • İhlasla "Yâ Hakim" diye bir müslüman bu isme devam etse, ilim ve hikmet sahibi olur. Rızkı genişler.


Kaynaklar:
1) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4)) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
5) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

Vasi

Vasi :İlmi ve rahmeti geniş ve sınırsız, geniş olan
Al-Wasi' : The All Comprehending who has limitless capacity and abundance.


Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Allah geniş olandır, bilendir."" (1)

  • Bu isim, Kur'an-ı Kerim'in birçok yerinde geçmektedir.
  • Allah, Kuran'da 'göklerin ve yerin Rabbi' olduğunu bizlere bildirir. Bütün genişliğe sahip olanın da Kendisi olduğunu söyler. Allah her yere istiva etmiştir. Allah'ın mülkü geniştir. Nimetleri tükenmez, rahmetinin sınırı yoktur, bağışlaması da çok geniş olandır. Kullarının tüm ihtiyaçlarını onlar hiçbir şey yapmadan karşılayan Allah'ın rahmeti ve merhameti sonsuzdur. 'Vasi' sıfatı özellikle müminler üzerinde çok yoğun olarak tecelli eder. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Allah'ın rahmeti ve merhameti son derece geniştir. İnanan kullarını rahmetiyle sarıp kuşatmıştır ve dünyada onları tüm düşmanlardan korur. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
  • Allah'ın sıfat ve nitelikleri pek çok ve geniştir. O, var olan her şeyi kuşatmıştır. Bu yüzden hiç kimse O'na gereği gibi hamd ve sena edemez. O, ancak kendisini övdüğü gibidir. Yüceliği