|
|
#6 (permalink) | |||||||||||||||
|
tekrar allah razı olsun hewalım
haber verseydin araya yazı bırakmazdık hewal yanlış anlama konu bölünmesin diye aldım yukarı Bu mesaj en son " 18-03-2007 " tarihinde saat 05:23 PM itibariyle hasanserhat21 tarafından düzenlenmiştir.... |
|||||||||||||||
|
|
|
|
#7 (permalink) | |||||||||||
|
Semi ![]() Semi : İşitici
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir...
]As-Sami : The Hearer of All. Allah takes care of all the needs of those who invoke this glorious Name one hundred times.
"Allah'tan korkup-sakının ve dinleyin."
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir...
] "Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup-sakının, dinleyin ve itaat edin." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] "Eğer onlar: "İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve 'Bizi gözet' deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] "Öyleyse kullarıma müjde ver.Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] "Eğer Allah, onlarda bir hayır görseydi muhakkak onlara işittirirdi. İşittirseydi bile, arka çevirenler olarak (yine) yüz çevirirlerdi." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] "Yine de işitmiyorlar mı?" [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
Kaynaklar: 1) Mümin, 20 - Ghafir (The Forgiver), 20 2) Nisa, 134 - An-Nisa (The Women), 134 3) Maide, 108 4) Tegabün, 16 5) Nisa, 46 6) Zümer 17-18 7) Enfal, 23 8) Secde, 26 9) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 10) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 11) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 12) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] Muzil ![]() Müzil : Alçaltan, zillet veren, hor ve hâkir eden Al-Mudhill : The Humiliator who degrades and abases. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Gerçekten Allah, inkar edenleri hor ve aşağılık kılıcıdır." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] "O gün, öyle yüzler vardır ki, zillet içinde aşağılanmıştır." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
Allah pek çok ayetinde, ahirette inkarcılara alçaltıcı bir azap olduğunu haber verir. Bu, inkarcıların dünya hayatındaki kibir ve büyüklenmelerine karşılık Allah'ın takdir ettiği bir cezadır. Çünkü dünya hayatında inkarcıların en büyük hedeflerinden biri, başka insanlar tarafından takdir edilmektir. Bu nedenle de hayatlarını Allah'ı övmekle değil, kendilerine övgü toplamakla geçirirler. Allah da bu beklentilerine karşılık olarak cehennemdeki azaplarını bunun üzerine kurmuştur. Cehennemde en büyük yıkımı ise insanların karşısında küçük düşüp aşağılanınca yaşayacaklardır.
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir...
]
Kaynaklar: 1) Tevbe Suresi, 2 2) Gaşiye Suresi, 2 3) Allah'ın İsimleri, [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 4) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 5) Esma'ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005, Mütercim Notu 6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 7) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 Muiz Muiz : İzzet veren, yükseltenAl-Mu'izz : The Bestower of Honors who confers honor and dignity. Cenab-ı Hak buyuruyor: "De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım, dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip-alırsın, dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; hayır Senin elindedir. Gerçekten Sen, herşeye güç yetirensin." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
Allah dostlarını, kendisine ibadet ve itaat etmede başarılı kılarak onları onurlandırmış ve aziz kılmıştır. Zira Allah'a itaat etmekten daha üstün bir izzet yoktur. Allah dostlarını: kanaatkarlıkla, amellerde samimi ve ihlaslı olmakla, nefislerinin arzu ve istelerini terk etmekle aziz kılmıştır.
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir...
]
Kaynaklar: 1) Âl-i İmran, 26 - Al -Imran, 26 2) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 3)Esma'ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005 4)Esma'ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005, Mütercim Notu 5) Yüce Allah'ın (c.c)ın Güzel İsimleri Esmâ-ül Hüsna, Rauf Pehlivan, İstanbul Dağıtım A.Ş. 2002 6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 7) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] Râfi Râfi : Dereceleri yükseltici, rızkı yükselticiAr-Rafi' : The Exalter who raises up. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Dereceleri yükselten Arş'ın sahibi (Allah)tır...." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] Resulullah buyuruyor:" "Kendisine haksızlık yapılan bir kul, buna sabrederse, Allah onun izzet ve onurunu daha fazla artırır. Allah için alçak gönüllü olan kulu, Allah mutlaka yükseltir"
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir...
]
Allah'ın insanları yükselttiğini, ahirette müminlerin derecelerini yükselteceğini, böylece onları mutlu kılacağını ve şereflerini artıracağını ifade eder. Kur'an-ı kerim'de isim olarak yer almayan Râfi, esmâ-i hüsnâyı sayan hadiste (Tirmiz, Da'vaat, 82) geçmektedir. Yükselmek isteyen O'nun rızasını kazandıracak amellerle bu yoldaki özlemini ortaya koymalıdırlar. Zira O dilemedikten sonra kimse kendiliğinden yükselemez.
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir...
]
Kaynaklar: 1) Mü'min, 15 - Ghafir, 40 2) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 3) İbn Mace, 202. Bu, hasen bir hadistir. 4) Yüce Allah' (c.c)ın Güzel İsimleri Esmâ-ül Hüsna, Rauf Pehlivan, İstanbul Dağıtım A.Ş. 2002 5) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 6) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] Hâfid Hâfid : Aşağıya indiren, alçaltan, değerini azaltan.Al-Khafid : The Abaser who brings down, diminishes. Cenab-ı Hak buyuruyor: "O aşağılatıcı, yücelticidir."
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir...
]
Düşünüp öğüt alanlar Allah'ın yücelttiği kişilerdir. Bu kişiler Allah'a kul olmanın gereklerini tam olarak yerine getirirler ve bu yönleriyle diğerlerinden tamamen ayrılırlar. Diğer grup (düşünmeyen insanlar) ise, insani yeteneklere sahip olmalarına rağmen bunları kullanmaz ve basit bir yaşam sürdürürler. Bir nevi hayvan gibi, fiziki ihtiyaçlarını gidermeye yönelik bir yaşamı seçerler. İşte bu insanlar da, Allah'ın yarattığı ancak vicdanlarını kullanmadıkları, düşünmedikleri ve sıradan bir ömrü seçtikleri için alçalttığı kişilerdir. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
Kaynaklar: 1) Vakia,Al-Waqia (The Event), 3 2) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 3) Müslim, 817 4)Allah'ın İsimleri, [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 5) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#8 (permalink) | |||||||||||
|
Bâsit Bâsit : Ruhları bedenlere yerleştiren, genişleten, açan ve bolluk veren Al-Basit : The Reliever who releases, letting things expand.
Kaynaklar: 1) Şura, 27 2) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 3) Allah'ın İsimleri, [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 4) Kurtubi, 1/360-361 5) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 6) Esma'ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005 , Mütercim'in notu, 229 Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun bayrak, Threshold Books, 1985 Kabid Kabid :Ruhları kabzeden, sıkan, darltan, rızkı belli ölçülerde verenAl-Qabid : The Constrictor who constricts and restricts.
Eğer kişi bu gerçeğin farkına varmaz ve elindeki herşeyi kendisinin zannedip cimrilik yapar, Allah'ın dilediği şekilde harcamazsa o zaman Allah elindeki imkanları daraltabilir. Tam aksi olarak elindeki herşeyin kendisine Allah'ın rızasını kazanacak şekilde kullanılması için verildiğini bilen kişilerin de imkanlarını artırır, dünyada da ahirette de onlara en güzeliyle karşılık verir.
Kaynaklar: 1) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 2) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 Alîm Alim : Her şeyi çok iyi bilen,hakkıyla bilenAl-'Alim : The Knower of All who has full knowledge of all things. Cenab-ı Hak buyuruyor: ".Sözü açığa vursan da, (gizlesen de birdir). Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] ![]() "Onlar bilmiyorlar mı ki, elbette Allah, onların gizli tuttuklarını da, fısıldaştıklarını da biliyor. Gerçekten Allah, gaybın bilgisine sahip olandır." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] "... Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
1- Allah'ın bilgisi bütün bilgileri kapsar. Kulların bilgisi ise son derece sınırlıdır. 2- Allah'ın bilgisi, bilgilerin değişmesi ile değişmez. Oysa kulların bilgisi böyle değildir. 3- O'nun bilgisi, duyular vasıtasıyla veya düşünce ile elde edilmemiştir.. Kulların bilgisi ise, duyularla veya düşünce ile elde edilir. 4- Allah'ın bilgisi, zorunlu olarak vardır ve asla kaybolmaz. Kulların bilgisi ise kaybolma riski taşır. 5- Allah'ın bilgileri birbirine mani olmaz ve meşgul etmez. Kulların bilgileri ise birbirine mani olabilir ve meşgul edebilir. 6- Allah'ın bilgisi sınırsız, kullarınki ise sınırlıdır. 7- Hiçbir şeyin bilgisi Allah'a gizli kalmaz.. O, açık ve gizli bütün şeyleri bilir. O'nun için gizli olan bir şey yoktur. Kulların bilgisi ise böyle değildir. Kaynaklar: 1) Tâ-Hâ- 7 - Ta-Ha, 7 2)Tevbe, 78 - At-Tauba,78 3) Enfal, 71 - Al -Anfal, 71 4) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 5)Yüce Allah' (c.c)ın Güzel İsimleri Esmâ-ül Hüsna, Rauf Pehlivan, İstanbul Dağıtım A.Ş. 2002 6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 7) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] Fettâh Fettâh : Hayır kapılarını açan, hüküm verenAl-Fattah : The Opener who opens the solution to all problems and makes things easy. Cenab-ı Hak buyuruyor: " De ki: "Rabbimiz (kıyamet günü) bizi birarada toplayacak, sonra da hak ile aramızı ayıracaktır. O, (gerçek hükmünü vererek hak ile batılın arasını) açandır, (herşeyi hakkıyla) bilendir."
Müslüman, kapalı olan her şeyi ancak Allah'ın açabileceğini bilmelidir. Kullarına rızık ve merhamet kapılarını açan, zor ve kitlenen işleri çözüp açan, hakkı görmeleri için kalplerini ve gözlerini açan, sıkıntı ve darlıktan sonra gönüllerini açıp ferahlık veren, anlaşılmayan kapalı her sorunu kolaylıkla açan O'dur. Ey Allah'ın kalp kilitlerini açtığı ve kendi katından üzerine nurlar yağdırdığı kişi! Allah'ın kapılarını sana açtığı gibi sen de, ilim anahtarlarıyla cahil ve bilgisiz kimselerin kapalı kapılarını açve onalrın gönüllerini fethet.(2)
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#9 (permalink) | |||||||||||
|
Şekûr ![]() Şekûr : Kullukları kabul edici, az amele çok sevap veren, şükrü kabul edip çok ihsan eden, şükredilen Ash-Shakur : The Rewarder of thankfulnes who gratefully rewards good deeds. Cenab-ı Hak buyuruyor: ![]() "Eğer Allah'a güzel bir borç verecek olursanız, onu sizin için kat kat arttırır ve sizi bağışlar. Allah Şekûr'dur, Halim'dir. " (1)
Gerçek şükür, nimet verene şükretmekle eksikliğini itiraf etmektir. Bu yüzden Yüce Allah, "Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın" (2) buyurunca, Hz.Davud a.s.: "Ey Rabb'im! Sana nasıl şükredeyim ki? Benim şükrüm bile senin bir nimetindir" demiş, Yüce Allah da şöyle cevap vermiştir: "İşte şimdi Beni tanıdın ve Bana şükrettin ey Davud! Çünkü şükretmenin de Benim bir nimetim olduğunu bildin".
1. Nimet verenin verdiği nimeti kabul edip bunu ikrar etmek. 2. Verilen bu nimeti Allah'a itaat etmede kullanmak. 3. Allah'ın dilemesiyle bu nimetin ulaşmasına vesile olanlara teşekkür etmek.
Bil ki, her aza ve organın kendisine has bir şükrü vardır.Nasıl ki dil şükür sözcükleriyle Rabb'ine şükrediyorsa, diğer organlarda kendilerine göre Rablerine şükretmelidir. Her aza ve organın şükrü, yaratılış amacına göredir. Her organ, Allah'ın emrine uymada ve yasağından kaçınmakta kullanılmalıdır. Buna göre:
"İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a şükretmez" (4)
Kaynaklar: 1) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 2) Sebe, 13 3) İbrahim,7 4) Tirmizi, 1955 5) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 7) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 8) Kurtubi, Ebu Abdullah Muhammed b.Ahmed, El-Câmiu li Ahkâmi-l Kur'an Ğafur Ğafur : Kullarının günahlarını çok örten, onları cezalandırmayan ve bağışı bol olandır.Al-Ghafur : The Forgiver and Hider of Faults. Cenab-ı Hak buyuruyor: "O, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi Allah'tandır ki. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur, dönüş ancak O'nadır." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] "Dikkat et! O, azizdir ve çok bağışlayandır." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] "Kullarıma, benim, çok bağışlayıcı ve pek esirgeyici olduğumu haber ver."
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir...
]"Hakikaten Allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir." [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
Kaynaklar: 1) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 2) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 3) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 4) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 5) Buhari 6) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 7) [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] 8)Esma^ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005, Mütercim ilavesi Sayfa:233-234 Azim : Çok ulu, sonsuz büyükAl-'Azim : The Magnificent who is Most Splendid.
|