|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Namaz kılanı düşman görmek, sosyal şizofreniye götürür
Türkiye'nin bir kısmını bir kısmına kavgalı yapmaya çalışıyorlar. Bubir kısım, ibadetini yapmaya çalışan, aynı zamanda da eğitim almayaçalışan gençler ve insanlar. Bu insanları düşman kategorisine koymaksağlıksız bir düşünce sistemidir. Toplumun kendi kendini yok etmesinegötürür. Sosyal şizofreni dedikleri bu durumdur. Soğuk savaş döneminden sonra dünya yeni düşmanını belirlemişti. Köktendincilik. Ancak kökten dincilik tanımlanamadı. Bu kavram karmaşasınıgünlük yaşamamızda sık sık görmeye başladık. Geçen haftalarda APA(Amerika Psikiyatri Birliği) 'nin yıllık toplantısı 19-25 Mayıstarihleri arasında San Diego'da gerçekleşti. WPA (Dünya PsikiyatriBirliği) 'nin bilimsel komiteleri de bu sırada toplantılarını yaptı.Komitelerden biri de 'Din, Sipritüalite ve Psikiyatri' komitesiydi.Komitede ilginç bir tartışma yaşandı. İsrail kökenli olduğunu tahminettiğim konuşmacı İslam dininin, terörü ve şiddeti desteklediğinibelirtti ve İran örneğini verdi. Faslı konuşmacı, Profesör Moussaou;'Kur'an'ın İran ve Suudi Arabistan yorumu ile Türkiye ve Fas (Morocco)yorumu aynı değil. Türkiye'de ve Fas'ta sex shoplar var, halkıntoleransı yüksek; ama İran'da bu toleransı göremezsiniz.' dedi ve banadüşüncemi sordu. Ben de aynı düşüncede olduğumu söyledim. Gerçekten detarihsel seyre bir baktığımızda, Mevlânâ Anadolu'dan çıkmıştır. Herdine kucak açmıştır. Osmanlı hoşgörüsü hep meşhur olmuştur. Yahudilerİspanya'da, Katolikleri de Osmanlılar kabul etmiştir. Yavuz SultanSelim'in dinî azınlıklara aşırı tedbirler almasını şeyhülislamengellemiştir. Osmanlı şeyhülislamlarının doğru yorumu Osmanlı'nınuzun ömürlü oluşunda büyük rol almıştır. Eğer Timur, Cengizcengâverliği ile Osmanlı sultanları devam etseydi, çok kültürlü, çokdinli imparatorluk olabilir miydik? Osmanlı böyle yaşarken Türklüğühiç unutturmamış ve gönüllü Türkleşme hareketine neden olmuştur.Avrupa toplumu Türkler derken Müslümanları kastetmişlerdir asırlarca. Bunun adı sosyal şizofreni Japonlar Çin'i istila ettikleri kısa sürede, Amerikalılar Vietnam'dabulundukları kısa sürede arkalarında hep nefret bıraktılar; amaOsmanlı coğrafyasında hatta Filistin'de Osmanlı ve Türk muhabbetininİslam'ın bu yorumu ile ilgili olduğunu görmek gerekir. Türkiye'desoğuk savaştan sonra ve 28 Şubat sürecinde din odaklı şiddet eylemlerihep beklendi. Silahlı Kuvvetler'den dinî duyguları nedeniyleuzaklaştırılan insanlar, silahlı eğitim aldıkları halde hiçbir şiddeteylemine karışmadılar. Türkiye'de EMASYA programı dahilinde hepirticaî kalkışma adı altında ayaklanma beklendi. Ama hiçbir dinîmotivasyon böyle bir kalkışmaya fırsat vermedi. Anadolu'da asırlardırvar olan İslam dininin ılımlı yorumunu görmek ve Bin Ladin İslam'ı,Humeyni İslam'ı ile Anadolu Türkü'nün İslam'ını ayırt etmek gerekir.Mustafa Kemal'in Anadolu'dan çıkması tesadüf değildir. Eğer Atatürk,Suudi ve İran coğrafyasında yapmak istediklerini gerçekleştirmekisteseydi gerçekleştiremezdi. Bu onun dehası kadar, Anadolu insanınındinî yorumunun ne kadar evrensel olduğunu da gösteriyor. Türkiye'de yaşayıp İran gibi düşünen radikal gruplar yok mudur? Tabiiki vardır. Ama çok azınlıktadır. Şimdi yapılan hata şudur: Evrenseldinî tezahürleri irticanın belirtisi gibi algılamak... Liseli birgencin ibadet etme özgürlüğü yok mu? Böyle bir talebi uyuşturucu veşiddet salgınlarının böyle yaygın olduğu ortamda desteklemekgerekirken, kösteklemek bütün dünyanın gidişine zıttır. DünyaPsikiyatri Federasyonu, dinî ilginin desteklenmesinin koruyucu ruhsağlığı etkisi olduğunu kabul etmiştir. Bununla ilgili aktiviteleriteşvik ederken, Türkiye'nin bu konuda korkuların esiri olması gerçekçideğildir. Çağdaşlaşmaya aykırıdır. Türkiye, gerçekten sosyal psikolojilaboratuvarı gibi pek çok zengin bulgulara sahiptir. Duygusal vesosyal beyin araştırmalarında şu vardır. Bazı insanlar beyninin birbölgesini algılayamazlar. İhmal sendromu yaşarlar. Gece yatarkenvücudun bir tarafını yabancı kabul ettikleri için yataklarında birisivar zannederler. Vücutlarının bir kısmını ötekileştirmişlerdir. İnsanküçük bir toplum, toplum da küçük bir insan olduğuna göre aynırasyoneli topluma da yansıtabiliriz. Toplumu yöneten bir kısıminsanlar, toplumun bir kısmını yabancı ve öteki olarakalgılamışlardır. Öteki bir şeyler yapmaya çalıştığında kendiorganlarına zarar vermeye başlarlar. Şimdi Türkiye'yi yönetenlertoplumun bir kısmını düşman olarak algılıyorlar. Kendilerineyabancılaştırıyorlar. Tıpkı 'ihmal sendromu' gibi kendi kendilerinezarar vermeye yani Türkiye'nin bir kısmını bir kısmıyla kavgalıyapmaya çalışıyorlar. Bu bir kısım, ibadetini yapmaya çalışan, aynızamanda da eğitim almaya çalışan gençler ve insanlar. Bu insanlarıdüşman kategorisine koymak sağlıksız bir düşünce sistemidir. Toplumunkendi kendini yok etmesine götürür. Sosyal şizofreni dedikleriherhalde bu durumdur. Çözüm; tepki ihmal sendromunda olduğu gibi vücudun bir kısmını diğerbüyük kısmına yeniden öğretmek. Bunun yolu da diyalog, sabır ve akıllayapılan açık iletişim çözümleridir. Öfke ve restleşme kendi uzvumuzazarar vermektedir. Önyargılarımız doğru algılamalarımızın önündeki enbüyük engeldir. Dostu ile düşmanını karıştıran yönetimler uzun vadeliayakta kalamazlar. Aşılması gereken en büyük önyargı da 'Türkiye İrangibi olacak' önyargısıdır. Türkiye'nin Anadolu Türklerinin asırlardırkültür haline getirdiği İslam yorumu bunun Türkiye'de mümkünolmadığını gösteriyor. İkinci önyargı; 'Siyasi iktidar sözdecumhuriyetçidir.' Niyeti anlamanın en iyi yolu davranışlarıgözlemlemektir. 4-5 yıllık sürede Türkiye'yi Batı'ya en hızlıyaklaştıran bir idareye samimiyetsiz demek önyargıdır. Üçüncü önyargı;'Hep eşi başörtülüler bürokraside yükseliyor.' Önyargının yanlışlığınaişareti şu olmalı, hükümet liyakate mi bakıyor, ideolojiye mi? Korku üzerine siyaset Daha liyakati yüksek biri varken dindar birini o makama getiriyorsaeleştirilebilir. Dördüncü önyargı; 'Dinî tezahürler irticaîfaaliyettir.' Bu sosyal yargı ile hareket edersek Sırpların Bosna'dacamileri öncelikle yok etmeye çalıştıkları gibi önce Türkiye'decamileri yok etmemiz gerekir. Beşinci önyargı; 'Yüce dinimiz istismarediliyor.' Eğer birileri bir şeyi istismar ediyorsa o şeyi istismaretmeden kullanan insanların önünü açarak kötü örnekleri azaltalım. Buülkede din istismarı kadar laiklik ve cumhuriyetçilik istismarıgördük. Hatta son aylarda TSK bile istismar ediliyor. Siyasi bir partikendi çıkarı için TSK'yı sopa gibi kullanıp yargıyı etkilemeyeçalışıyor. Bu istismar değil mi? Altıncı önyargı; 'Gerekirse darbeyapılır.' Önce sözlü sonra yazılı uyarılar, sonuç alınmazsa darbeyapılır. TSK'nın re'sen böyle bir yetkisi var mı? TBMM açıkken silahlıbir gücün bunu düşünmesi çağdaş ve evrensel bir düşünce değildir.Sekizinci önyargı; 'Laik kesimin tabanı yoktur.' Cumhuriyetmitingleri, bunun bir önyargı olduğunu ve toplumsal muhalefette ciddibir tabanı olduğunu gösterdi. Artık herkes millet üzerinde hesabınıona göre yapsın. Artık darbeye gerek yoktur kanaati samimi kişilerdeuyanmaya başladı. Özellikle dış dünya bu manzara karşısındaTürkiye'deki demokratikleşmeye daha fazla güvenmeye başladı. Dokuzuncu önyargı da; 'Benim yaşam tarzım ayıplanıyor, ben de onlarameydan okumalıyım' diyerek yok etmeye götüren bir önyargıdır. Buönyargı, çatışmayı artırıyor ve sonuç da vermiyor. Örtülü bir kişiveya dekolte bir kişi, diğer insanlar arasında ayıplanıyor duygusunuyaşıyorsa, bu onun iç sorunudur. Ortalama bir dindar ortalama bir laikkişi, karşı giyimli bir kişiyi Türkiye'de ayıplamaz. Bu kaygıyersizdir. Türkiye'de şu anda kendi tezi olmayanlar korku ve düşmanlıkduygularını harekete geçirecek politika üretmeye çalışıyorlar. Böylesiyaset yapanlar kısa vadeli sonuç alabilirler; ama orta ve uzunvadede bu silah hep geri tepmiştir. Türkiye'de dindarlarliberalleşirken laiklerin de liberalleşmesi gerekir. MamafihCumhuriyet mitingleri yaşam biçimi dayatmalarına karşı Türkiye'dekarşılıklı birbirini tanıma ve anlama süreçlerine katkı sağlamıştır.Siyasete dini karıştırmayalım; ama dindar insanlara da istediklerigibi yaşama ve çocuklarını eğitme hakkı verelim. Demokratik akıl böylediyor. Sorunlara askerî akılla yaklaşanların kulakları çınlasın. İNSANİ DEĞERLER VE RUH SAĞLIĞI VAKFI BAŞKANI / PSİKİYATRİST PROF. DR. NEVZAT TARHAN |
|||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| A'dan Z'ye Tüm Kelimlerde Rüya Tabirleri | Bydigi | Rüyalarınız ve Rüya Tabirleri | 48 | 06-07-2008 12:03 PM |
| Namazi Terkedenlerin İleri Sürdükleri Bazi Bahaneler | ahmedo | İslamiyet | 5 | 11-03-2008 01:29 PM |
| Namazi Bozan Ve Bozmayan Durumlar | rojekanu | İslami Sohbet | 1 | 04-09-2007 09:22 AM |
| Eğitim Sosyolojisi | berxwedan | Diğer Dersler | 1 | 07-04-2007 04:47 PM |
| <<sosyal fobi ya da sosyal korku>> | death | Genel Sağlık | 3 | 19-09-2006 02:24 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.