|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Asrın Kıyameti: Küresel Isınma
"Artık onlar, kıyametin ansızın kendilerine gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Hâlbuki onun alametleri gerçekten gelmiştir. Fakat (kıyamet) başlarına geldiği zaman ibret almaları kendilerine ne fayda verir?" (Muhammed; 18) "İnsanların elleriyle kazandıkları (günahları) yüzünden karada ve denizde fesat çıktı." (Rum, 41) İnsanlık için 21. yüzyıl, tehlike çanlarının çaldığı bir zaman dilimi olarak tarihe geçecek. Bunun sebebi de dünyanın yaşadığı "küresel ısınma"nın sebep olduğu tahribatlardır. Doğaya salt "her şeyinden istifade edilecek" bir meta olarak bakan metaryalist anlayışın uygulamalarının yansıması olan küresel ısınma, son zamanlarda tüm dehşetiyle insanlığın gündemine oturdu. Tehlikenin boyutları büyüdükçe, insanlar da meselenin ciddiyetini görmeye ve giderek küresel ısınmanın zararlarını yaşamaya başladı. İnsanlığın attığı her yanlış adım kendisine zarar olarak dönmektedir. İnsan doğaya zarar vermekte, doğa da insana "çizilen bu kara tabloyu" hediye ederek karşılık vermektedir. Belli bir denge üzerinde var olan kâinatın bir parçası olan dünya, dengesini yitirmiş bir araç gibi hızlı bir şekilde sonu felaket ve karanlık olan bir menzile doğru yol almaktadır. Özellikle son dönemlerde dünya genelinde yaşanan felaketler sonucu sık sık gündeme gelen ve insan yaşamını her yönüyle tehdit eden "Küresel Isınma" neyi ifade ediyor? Dünya atmosferi çeşitli gazlardan oluşur. Güneşten gelen ışınlar (ısı ışınları/kısa dalgalı ışınlar), atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar. Atmosferin ısıyı tutma yeteneği sayesinde suların sıcaklığı dengede kalır. Bu şekilde oluşan atmosferin ısıtma ve yalıtma etkisine sera etkisi denir. Son yüzyılda ciddi bir artış gösterdiği belirtilen küresel ısınmanın en önemli nedeni, sanayileşmeyle birlikte seragazlarının atmosfer içindeki emisyonlarının çok önemli oranlarda artmasıdır. İklim değişikliğine neden olan başlıca altı tane seragazı vardır. Bunların içinde en önemlisi karbondioksit (CO2) gazıdır ve seragazı miktarı içindeki payı % 80 civarındadır. Seragazları içinde en önemlisi olan CO2 gazı salımı, önemli oranda ekonominin her sektöründe kullanılan fosil yakıtların (kömür, petrol, doğal gaz) yakılması sonucu ortaya çıkmaktadır. İnsan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına "küresel ısınma" denir. Sera etkisinin artması, atmosferin üst bölümünün yani stratosferin soğumasına, alttaki troposferin ise ısınmasına yol açıyor. Su buharı, karbondioksit ve metan gazı, dünya üzerinde doğal bir örtü oluşturuyor. Ancak fosil yakıtların kullanılması ve ormanların yok edilmesi, bu örtüyü oluşturan gazların atmosferde normalin üzerine çıkmasına neden oluyor. Dünyanın yüzeyi güneş ışınları tarafından ısıtılıyor. Dünya bu ışınları, tekrar atmosfere yansıtıyor. Dünyaya ulaşan güneş enerjisinin yaklaşık yüzde 70'i böylece tekrar uzaya gönderilmiş oluyor. Ancak bazı infrared ışınlar, sera gazları tarafından tutuluyor. Bu da atmosferin ısınmasına neden oluyor. Fazla miktarda sera gazının atmosfere verilmesi bu dengeyi bozuyor ve küresel ısınmayı beraberinde getiriyor. Karbondioksit ve ısıyı tutan diğer gazların miktarındaki artış, atmosferin ısısının yükselmesine sebep olmaktadır. Bu durum, buzulların erimesi ve okyanusların yükselmesi gibi ciddi sonuçlar doğurarak iklim değişmelerine yol açmaktadır. Atmosfere yılda ortalama "21 milyar ton" karbondioksit salınıyor ve bu miktar giderek artıyor. Küresel ısınmaya insan faaliyetlerinin katkısı şöyle sıralanabilir: Enerji kullanımı: %49, Endüstrileşme: %24, Ormansızlaşma: %14, Tarım: %13'tür. Küresel ısınma, sanayi devriminden sonra ortaya çıkmıştır. Sanayi devriminin ilk yıllarında büyük fabrikaların yoğun kömür kullanımı sonucu doğada değişiklikler yaşanmaya başlar. Sanayi devriminin başlangıcından ve özellikle 20. yüzyılın başından itibaren sera gazlarının atmosferdeki bulunma oranlarında sürekli bir artış gerçekleşir. Sanayileşmeyle birlikte atmosfer içindeki emisyonlarının önemli oranlarda artması sonucu doğadaki denge bozulmaya başlar ve bu durum küresel ısınmayı beraberinde getirir. Son yüzyılda gelişen teknoloji ile birlikte kömürün yoğun bir biçimde kullanımı ortadan kalkar ve kömürün yerini çok daha fazla enerji içeren petrol, petrol ürünleri veya nükleer enerji alır. Sanayi alanında kullanılan bu ürünler atmosferin daha fazla ısınmasına neden olmakta ve küresel ısınmanın etkilerini arttırmaktadır. Küresel Isınmanın Etkileri 1- Suların Azalması: Dünyada kullanılabilir su miktarının giderek azaldığına ve bunun hijyen koşullarını daha da kötüleştirdiğine işaret eden bilim adamları, su yoluyla bulaşan hastalıkların artış gösterebileceğini ifade ediyorlar. Dünyada giderek daha sık ve şiddetli yaşanan fırtına ve sellerin kolera tehlikesini beraberinde getireceğine de dikkat çekiliyor. 2- Ozon Tabakası’nın İncelmesi: Ozon tabakasının giderek daha da incelmesi sonucunda, güneşin zararlı ışınları giderek daha az filtre edilebiliyor. Bu ışınlar sadece cilt ve gözlere zarar vermekle kalmıyor, insan vücudunun bağışıklık sistemini de zayıflatarak, bulaşıcı hastalıklara karşı daha korunmasız hale getiriyor. 3- Virüsler ve bulaşıcı hastalıklar dünyanın birçok bölgesinde küresel ısınma yüzünden giderek yayılma tehlikesi gösteriyor. Küresel ısınma sonucunda sıtma gibi bulaşıcı hastalıkların, şimdiye kadar bu hastalıklara rastlanılmayan bölgelere de yayılabileceği belirtiliyor. Dünyadaki ortalama hava sıcaklığında küçük bir artış bile haşerelerin ve hastalığa yol açıcı etkenlerin yaşam koşullarını büyük ölçüde etkileyebiliyor. 4- Küresel ısınma bazı canlı türlerini yok edecek. Bu değişikliklere dayanamayan bitki ve hayvan türlerinin yok olması ya da azalması söz konusu. 5- Yağışların Artması: Kutuplardaki buzullaşma ve yağış rejimi okyanuslardaki akıntıların gücünü belirliyor. Bu okyanus akıntıları ise lokal iklimler üzerinde etkili oluyor. Isınan yeryüzünde sera etkisiyle buharlaşmanın artacağı ve bunun da daha fazla yağışa yol açacağı düşünülüyor. - Buzulların erimesi - Su taşkınlarının artması ve kıyı kesimlerde toprak kaybının yaşanması. - Yüksek sıcaklık artışıyla görülen aşırı buharlaşma ve kuraklık sonucu; yangınlar artacak, göl ve ırmak sularında %20'lik azalma yaşanacak. Son yıllardaki kasırga, fırtına, tayfun ve hortum gibi felaketler başta Amerika kıtası olmak üzere dünyanın birçok yerinde yıkıcı etkiler bırakmıştır. Bunlara ek olarak seller de bazı yerleşim merkezlerinin sular ve çamur altında kalmasına neden olmuştur. Depremler, kasırgalar ya da seller gibi doğal afetler çok sayıda insanın ölümüne yol açmıştır. Yok olan şehirler, tarihten silinen halklar kıyametin hadislerde haber verilen alametlerindendir. Allah(c.c.) Kuran'da şöyle buyurur: "Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir…" (Muhammed Suresi, 18) Sömürü sistemleri yüzyıllardan beri doğaya hâkim olma arzusuyla doğayı kendi çıkarları doğrultusunda tahrip etmektedirler. Bu tahribat gün geçtikçe artmakta ve insanlığı her yönüyle tehdit etmektedir. Küresel emperyalizm ekonomisinin egemen gücü olan silah ve petrol tekelleri, egemenliklerini sürdürebilmek için doğayı katletmek, dünyayı yaşanmaz hale getirmeyi göze alarak savaşlara ve petrol kullanımına devam ediyorlar. Bir vakıa olarak beliren küresel ısınmanın et- ki lerinden korunmak amacıyla imzalanan Kyoto Protokolü, doğal dengenin bozulmasına neden olan güçlerin hazırladıkları ve petrol devlerinin imzaladığı bir anlaşmadır. Ancak olumlu yönleri olmakla birlikte uygulamada bu protokolün hükümlerine imza atan ülkelerin dahi uymadığı ve emperyalistlerin kendi aralarında göz boyamak amacıyla yaptıkları bu tür anlaşmaların kâğıt üzerinde kaldığını görebilmekteyiz Buzulların Erimesi Amerikan, İngiliz ve Avustralyalı bilim adamları ortak bir raporla dünyanın 10 yıl sonra çevre felaketleri açısından geri dönülemez noktaya geleceğini duyurdu. Rapora göre 1960'lardaki kirlenme buzulların yüzde 20'sini eritti. 300 bilim adamının yürüttüğü araştırma sonuçlarına göre, Kuzey Kutbu'ndaki ısınma dünyanın geri kalanından iki kat daha hızlı. Bugünkü ise 2070'te dünyayı buzulsuz bırakacak, küresel çölleşme olacak, denizler yükselecek. Avrupa Çevre Ajansı'nın verilerine göre, Alp Buzulları 19. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın ortalarına kadar geçen süreçte yoğunluklarının neredeyse yarısını kaybettiler. Son 30 yılda Peru buzullarının dörtte biri yok oldu. Afrika'daki Klimanjaro Dağları’nı örten buzullar erimektedir. Kuzey Kutbu'nun uydudan çekilen fotoğraflarını inceleyen bilim adamları erimenin hızlandığını ve 100 yıl içinde buzulların tamamıyla eriyeceğini belirtiyorlar. Bilim adamları, küresel ısınmanın neden olduğu buzul erimeleri ile okyanuslardaki su miktarının artacağını, bunun sonucunda da deniz seviyesine yakın bölgelerin sular altında kalacağını ifade ediyorlar. Dünyanın sürekli ısınmaya maruz kalması yüzünden 10 yıl sonra "geri dönülemez" denilen noktada felaketler yaşanacak. Bilim adamları Kuzey Kutup Bölgesi'nin ocak ayında normalden 8-9 derece yüksek bir sıcak hava dalgasına maruz kaldığına dikkat çekti. Kasım ayında kamuoyuna açıklanan 300 bilim adamının yürüttüğü araştırma sonuçlarına göre Kuzey Kutbu'ndaki ısınma dünyanın geri kalanından iki kat daha hızlı. Son 30 yılda buzulların yüzde 20'si eridi. Kalan buzullar da 1970'lere göre yüzde 40 incelmiş durumda ve 2070'de tümünün yok olması bekleniyor. Küresel Isınmanın İnsanlar Üzerindeki Etkisi Bilimsel verilere dayanılarak ortaya konulan tahminlere göre; küresel ısınma nedeniyle 2080'e kadar 200 ila 600 milyon insan açlık çekecek, 1.1 ila 3.2 milyar insan da susuzluktan etkilenecek. Güney Asya'da son 15 yılın en şiddetli sel felaketi yaşanıyor. Hindistan, Nepal ve Bangladeş'i etkisi altına alan şiddetli muson yağmurları ve seller 550'den fazla kişinin ölümüne yol açtı. Seller ve nehir taşkınları yüzünden mil- yonlarca kişi evsiz kaldı. Yükselen sular, gıda ve içme suyuna ulaşımı engellediği için bulaşıcı hastalık tehdidi giderek artıyor. Sıcak dalgaları ve seller sadece insanların ölmesine sebep olmuyor. Biz farkında olmadan birçok bitki ve hayvan nesli de yok oluyor. Okyanus seviyesi de her yıl yaklaşık 4 mm yükselirken, küresel ısınma yüzünden; atmosfer, iklim, buzullar, deniz canlıları, kara canlıları, su, tarım, ekonomi ve insan sağlığı en çok etkilenen konulardır. Günümüzde de kuraklık, ekolojik bozulma ve çevre tahribatı ile birlikte küresel iklim değişiminin sonuçlarına bağlı olarak mülteci sayısındaki artış da hızlanmakta. Belirli bir iklimin ve bitki örtüsünün bulunduğu şartlarda yaşayabilen insan ve birçok hayvan, ekolojik şartların değişmesi ile ya yok olmakta, ya da yaşamını sürdürebileceği bölgelere göç etmektedir. Bitkiler Üzerindeki Etkisi Sıcaklıkların artması, bitkilerin can damarı fotosentez işlemini yavaşlatıyor. Bu durumda bitkinin büyümesi yavaşlıyor ve döllenme yetisi düşüyor. Dünya, 1970'lerden bu yana Avrupa'nın yüz ölçümünden de büyük bir alanı kaplayan yağmur ormanlarını yitirdi. 800 bitki türü de tehdit altında. Hayvanlar Üzerindeki Etkisi Eriyen buzullar, genişleyen çöller ve ısınan denizler canlı türlerinin kaderini derinden etkileyen faktörlerden bazılarıdır. Araştırmalara göre, yüksek kesimlerde yaşayan 70 kurbağa türü yok oldu. Soğuk iklimlerde yaşayan penguen ve kutup ayıları gibi 100 ila 200 arası hayvan türü de büyük tehlike altında. Avrupa'da yaşayan memeli hayvanların yüzde 42'si, kuşların yüzde 43'ü, hem karada hem de suda yaşayabilen canlıların yüzde 30'u, sürüngenlerin yüzde 45'i ve tatlı su balıklarının yüzde 52'sinin de soyları tükenme tehlikesi altında. Bölgesel savaşlar, silahlanma, kimyasal silah denemeleri, sanayiden kaynaklı gazların filt- releme yapılmadan havaya salınması, kimyasal atıkların bilinçsizce doğaya bırakılması, sera etkisi, ısınma ve enerji maddelerinin atığı dumanların havaya olduğu gibi karışmasından dolayı doğal denge ve döngü büyük bir yara almıştır. Küresel ısınmayı oluşturan ve körükleyen temel sebep Küresel Emperyalizm'dir Dünyanın bu gidişatından egemenler sorumludur. İnsanlara bu konuda konferanslar düzenleyerek akıl babalığı yapmaya ve nasihat vermeye kalkışan ve kendi aralarında güya küresel ısınmanın olumsuz etkilerinin önüne geçmek için protokoller ve anlaşmalar imzalayan batılı ülkeler, bir taraftan böyle bir görüntü çizerken diğer taraftan da dizginlerini saldıkları ekonomik ve siyasi menfaatlerinin gerektirdiği şekilde keyfi davranmaktadırlar. Yani sözün özü bugün bütün insanlık bir avuç akıl hastasının yaptığı çılgınlıkların faturasını ödemektedir. İnsanlık kendi sonunu kendi elleriyle hazırlı yor. İnsanlık "küresel ısınma" tehtidinden bahsederken, sanki bu dünyanın dışında gelen farklı canlıların sebep olduğu bir felaketten bahsediyorlar. Oysa ki nedenleri ve doğurduğu sonuçlarıyla ele alındığında her şeyin açıkça ortada olduğunu görmek için allame olmaya gerek yok. Eğer böyle olmazsa filmlere de yansıyan kıyamet senaryoları gerçekleşecek ve insanlık düğmesine bastığı küresel ısınmayla asrın kıyametini kendi elleriyle kendi başına getirecek. Şaşırmıyoruz. Zira Ahir Zaman'dayız. Tuhafımıza giden, insanlığın "bu kadar da olmaz" dedirten çığırından çıkması durumudur. Ahir Zaman'ın küçük alametleri arasında sayılan; doğal felaketlerin artması da, diyebiliriz ki bunun sonucudur. "…Hâlbuki onun alametleri gerçekten gelmiştir…" (Muhammed; 18) Peygamberimiz (s.a.v.)'in de Ahir Zaman'la ilgili verdiği haberlerden birinde ifade ettiği; Büyük şehirler dün sanki yokmuş gibi helak olur. (Kitab-ül Burhan, Fi Alamet-il Mehdiyyil Ahir Zaman, s. 38) şeklindeki duruma bizzat tanıklık etmekteyiz. Ani gelişen kasırgalar, toprak kaymaları, kutuplardaki buzulların erimesiyle deniz seviyesinin yükselmesi, çölleşme ve kuraklıkla beraber yerleşim alanlarının altüst olduğunu, yaşanamaz hale geldiğine ve yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine bizzat tanıklık etmekteyiz. Elbette ki biz Müslümanlar bu felaketlerin zemininin hazırlanmasında insanlığın da büyük bir role sahip olduğunu yadsımıyoruz. Bir tehlike, tehlike sebebinin bertaraf edilmesiyle ortadan kalkar. Sonucu bilimsel araştırmalarla kestirilen bu tehlikeli gidişatın son bulmasının yolu da doğaya, insana ve yaşama zarar veren anlayışların ve dünya görüşlerinin egemenliklerinin son bulmasıdır. Bu olumsuz durumun biran evvel ortadan kalkmasının yolu da hiçbir ilkesi ve ölçüsü olmayan yönetimlerin bir an evvel bu yanlış politikalarından vazgeçmesidir. İnsanlık hayatını tehdit eden bu anlayışlara karşı çıkarak, onların dünyamızı yaşanmaz hale getirmesine izin vermeyelim. Yeryüzünde adaletin tesis edilmesi için küresel sömürüye "hayır!" diyerek, insana, doğaya ve doğadaki diğer canlılara saygı temelinde bir hayatı imar etmek için, insanlık ortak bir irade göstererek, ortak bir şekilde hareket etmelidir. Çünkü sorun; düşüncesi ve inancı ne olursa olsun tüm insanlığın ortak sorunudur. Bizler, insana merhamet etmeyenlerden doğaya saygı göstermelerini beklemediğimiz gibi, kendilerinin sebep oldukları bu sorunların çözümünü, yeryüzünde fesat ve fitne çıkaranlardan bekleyemeyiz. Zira Ayet-i Kerime'de geçtiği üzere: "Onlara: 'yeryüzünde fesat çıkarmayın' denildiğinde: 'Biz ıslah edicileriz' derler. Bilin ki; gerçekten asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değildirler." (Bakara; 11-12) Ders çıkarmak ve ibret almak için insanlık daha neyi bekliyor? İş işten geçtiğinde bunu yapmak ne fayda verecek ki? "…Fakat (kıyamet) başlarına geldiği zaman ibret almaları kendilerine ne fayda verir?" (Muhammed; 18) |
|||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Küresel Isınma | by_müzik | Sınırsız Muhabbet Burada | 1 | 04-11-2007 07:59 PM |
| Küresel ısınma: Suçüstü ! | freelyon | Genel Kültür | 1 | 02-08-2007 06:11 PM |
| Küresel Isınma Geyikleri | özgür | Komik Yazılar, Fıkralar | 11 | 03-03-2007 06:54 PM |
| 19:55'te Küresel Isınma Eylemi Var..! | urgan | Sınırsız Muhabbet Burada | 7 | 01-03-2007 06:01 PM |
| Küresel Isınma Korkutuyor | berxwedan | Bilim ve Teknoloji | 2 | 10-02-2007 04:42 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.