|
|
#6 (permalink) | ||||||
Birşeyler bulma ümidiNijerya'nın Lagos kentindeki yangın felaketinin hemen ardından çekilmiş bir ‘o’ an. Yüzlerce insanın evsiz kaldığı yangın sonrasında bir kadın, çöp yığını haline gelmiş enkazda, işe yarar birşeyler kalmış mı diye bakınıyor. Belli ki yangının dumanı ve sıcağı hala etkili ama o, yine de yıkıntıları karıştırmakta ısrarlı. Hatta birşeyler bulmuş da... Bir şeyler... İspanya’da terörFotoğraf İspanya’dan. 180'den fazla insan, üç ayrı tren istasyonundaki patlamalarda hayatını kaybetti. Bu fotoğraf da Atocha Tren İstasyonu'ndaki patlamadan hemen sonra çekilmiş. Terörün insanlıkdışı, kanlı yüzünü gösteren bir ‘o’ an... Masum insanları iş saatinde kurban seçen terörün yol açtığı dehşet, korku ve çaresizlik bu iki insanın yüzünden de okunuyor. İkisi de yaralanmış ve bir ağacın dibinde yardım bekliyorlar. Bir yaralı da cep telefonuyla yakınlarını aramaya çalışıyor. Kan rengi üzerinde matemİspanya terör saldırılarının ardından ayağa kalktı. Herkes sokaklara döküldü ve hep birlikte terörü lanetleyip ''insanlık için birlik ve beraberlik'' mesajları verildi. En çarpıcı mesajsa göstericilerin hep birlikte ellerini havaya kaldırıp ''teröre dur'' demesiydi. Bu göstericiyse ortak eylemi farklılaştırarak avucunun içini terörün simgesi kan rengi kırmızıya boyamış. Üstüne de ''siyah matem kurdelası'' çizmiş. Böylece ‘o’ anda daha güçlü bir ''teröre geçit yok'' mesajı vermiş. Dur ihtarıİç savaşın yaşandığı Haiti'den bir fotoğraf. Devlet Başkanı Aristide ülkeden uzaklaştırıldı ama kargaşa bir türlü son bulmadı. Başkent Porto Prince'teki kontrol noktasından aracıyla geçerken ''dur'' ihtarına uymayan bir görevli, Amerikan denizcileri tarafından vurulmuş. Yakınları da yasını tutmaya olay yerinde başlamış... Barış melekleriSydney'de Çinli sanatçı Zang Huan'ın gösterisi sırasında çekilmiş bir ‘o’ an. Sanatçı, Sydney Sanat Müzesi'ndeki gösterisi sırasında ağzında bir demet tütsü tutuyor. Bu aslında Budizm’in geleneksel sembollerinden biri, bilgeliği ve barışı temsil ediyor. Demetin ucundaki hareler de tütsüden çıkan bilgelik ve barış melekleri gibi görünüyor O’ anın büyüsüFotoğrafta uygun açı önemlidir… Işık da önemlidir, hatta kullanılan kamera da önemlidir. Ama belki hepsinden de önemlisi ‘o’ anın büyüsünü yakalamaktır. Savaşın birinci yılında, Bağdat'taki Raşit Caddesi’ndeki kahvenin içinden çekilen bir fotoğraf. Uygun açının, ışığın, kullanılan kameranın ve bütün bunların üstünde ‘o’ anın tılsımını yakalayan ve bu sayede Dünya Basın Fotoğrafları Yarışması’nda birinciler arasında gelen bir fotoğraf. Belçikalı Bruno Stevens'ın yakaladığı bir ‘o’ an... Madrid’de acı bir anma töreniİspanya'nın Başkenti Madrid'de, terör saldırında ölen 190 kişi için devlet töreni düzenlendi. Almudena Katedrali’ndeki törene, saldırılarda yakınlarını kaybedenler, dünyanın dört bir yanından siyasilerle birlikte patlamalarda yakınlarını kaybedenler ve ''teröre dur'' diyen diğer İspanyollar da katıldı. Kiliseye giremeyenler, töreni dışarıda kurulan dev ekranlardan izledi. Dışarıdan ya da içeriden izlemek farketmedi. Bu yaşlı İspanyol dışarıdakilerden biriydi... Bir Hindu geleneğiHindistan'da çekilen bu fotoğraftaki adam bir suçlu değil. Ceza çeksin diye vücudu toprağa gömülmemiş. Etrafı rengarenk çiçeklerle dolu ama burası onun mezarı da değil. 37 yaşındaki bu Hindu rahip, bir bayramı kutluyor. Bu bir Hindu geleneği Navratri Bayramı’nda. O da kendini toprağa gömmüş, huşu içinde dua ediyor. Daha önce 18 kez daha yapmış bunu... Su dürüsttür… Eğer durgunsa üzerine düşeni yansıtır. Bu nehrin yansımasında da geleneksel bir dini festivale katılan Hindular’ı görüyoruz. Yıkanacaklar ve inançlarına göre arınacaklar. Ama maneviyat bir kenara bırakılırsa fizik kanunlarına göre kirlenecekler. Çünkü su, bütün dürüstlüğü ile onlara kirli olduğunu da söylüyor. |
|||||||
|
|
|
|
#7 (permalink) | |||||||||||
|
Gerçekliği görme çabasıBu bakış, Irak Savaşı’nın mağdurlarından birinin bakışı. Saddam devrildiğinde o ve diğerleri çok çektiler. Yağmacılar, altlarındaki yatakları bile aldı. Bazılarına tecavüz ettiler. Günlerce bakıcısız kaldılar ve sonunda, bir yıl sonra, biraz olsun insanca bir ortama kavuştular. Bağdat'taki El Reşit Akıl Hastanesi'nde çekildi bu fotoğraf... Geride yeni boyanmış parmaklıklar, öndeyse bir şizofren, gözlerinde biraz ışık, biraz umut ve biraz endişeyle objektife bakıyor... Zor bir an Fotoğraf Ortadoğu’dan bir zor an. Filistinli çocuklar ağlamıyorlar ancak ağlamamak için çaba gösteriyorlar. İsrail'in ördüğü bariyeri protesto etmek için düzenlenen gösteride atılan gözyaşartıcı gazdan korunmak amacıyla gözlerini kapatıyorlar. Yanan Adam Festivali Nevada Çölü'nde elde edilen bu ‘o’ an, 1986'dan bu yana her yıl düzenlenen Yanan Adam Festivali'nden bir kare. Her yıl buraya akın eden yaklaşık 20 bin Amerikalı'dan biri var bu fotoğrafta. ‘O’ an, gündemdeki filmi, ''İsa'nın Çilesi''ni çağrıştırıyor. Çöldeki kum fırtınası sırasında Hazreti İsa gibi yarı çıplak bir halde ellerini açmış, adeta çarmıha gerilişi simgeliyor fotoğrafta. Ve güneşe karşı, önündeki su şişesiyle fırtınada kendi çilesini dolduruyor gibi. Bu fotoğrafla Reuters fotoğrafçısı, 2004 New York Basın Fotoğrafları Yarışması’nda birincilik ödülüne layık görüldü. Yaşam kaynağı Yaşam kaynağı olan suyun değeri, eksikliği ve yokluğu hissedildiği zaman daha iyi anlaşılıyor. Afganistan'daki mülteci kampında da suyun ''az bulunur'' olduğu bu kareden anlaşılıyor. Mültecilerden biri kana kana su içerken, kovalarını doldurmak için sırasını bekleyen çocuğun hali orada suyun ne kadar değerli olduğunu gösteriyor Gülmeyi bekleyen gözler .Fotoğraf, Afganistan’ın başkenti Kabil'deki İndra Gandi Çocuk Hastanesi’nde çekildi. Ağzı maskeyle kapatılmış bir çocuk, akciğer kanseri ünitesinin penceresinden dışarı bakıyor. Hastanenin durumunun içler acısı olduğu fotoğraftan da belli. Amerikalı yetkililer de özellikle ülkenin sağlık sisteminin yeniden yapılandırılması konusuna eğiliyor. Çocuğun umutsuzca bakan gözlerini görünce kendimize, “Bu gözleri güldürebilecekler mi?” sorusunu Özgürlüğün kokusuFotoğraf Afganistan'da çekildi. Özgürlüğün tadını çıkaran bir Afgan var bu karede. 3oo gündür suçsuz yere hapiste yatan 34 tutukludan biri o. Soruşturma Komisyonu tarafından suçsuz bulundukları için serbest bırakılmışlar... Ve bu ‘o’ anda onlar için bir tahliye töreni düzenleniyor. Bu Afgan da elindeki çiçeği koklayarak demir parmaklıklar ötesindeki hayatı doyasıya içine çekiyor.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#8 (permalink) | |||||||||||
|
Delici bakışlar altında Bir muhafız, Afganistan'da Kabil Havaalanı’nda devriyede. AP fotoğrafçısı David Guttenfelder öyle bir an yakalamış ki, muhafız posterdeki Komutan Şah Mesud'un delici bakışları altında adeta ürperiyor. Şah Mesud’un, Taliban tarafından bir suikastle öldürülmesinin ardından 3 yıl geçti ama, hem efsane bir isim olarak hem de yeni Afganistan'da gündemdeki yerini koruması bakımından askerleri üzerindeki etkisi hala sürüyor. Gözlerdeki korku Fotoğraf Irak’ta çekildi. Direnişçilerle Amerikan askerleri arasındaki son çatışmalardan birinin ardından elde edildi bu ‘o’ an. Jipin ön camındaki kurşun delikleri, gerilimin boyutlarını anlatmaya yetiyor. Ama gerilimi bu kurşun deliklerinden çok etkili anlatan bir ayrıntı var: Amerikan askerinin gözlerindeki korku... “Başımızın üstünde yerin var” Sakıp Sabancı, bu topraklardan aldığını bu toprağa veren insanlardan biri olarak bilindi, tanındı ve sevildi. Bu nedenle de Sabancı'yı sadece ailesi, yakınları, dostları, iş dünyası, sanat kültür alemi, siyasetçiler değil, bütün Türkiye uğurladı... Bu ‘o’ an da Anadolu Ajansı'ndan Erhan Elaldı tarafından halkın Sakıp Sabancı'ya muhabbetini göstermek için çekildi. Fatih Camii'ndeki cenaze töreni sırasında Sabancı'nın gülümseyen fotoğraflarını tutan eller ''Başımızın üstünde yerin var ağam'' der gibiydi.(allah rahmet eylesin resmi görünce duygusallaştım hemşerim olarak iyi bir insandı) Eller ve su Tayland'dan, müslümanların çoğunlukta yaşadığı Narativat kentinden bir ‘o’ an. Tayland yeni yılı kutlamaları sırasında çekilmiş. Genç birine ait olduğu belli olan bir çift el bir tastan yılların izlerini ellerinde taşıyan yaşlı bir Taylandlı’ya su döküyor. Temizliğin, saflığın simgesi su, sanki bu niteliklerini pekiştirerek, daha da uhrevi bir hal alarak yaşlı insanın ellerinden süzülüyor... Bir sari uğruna yaşananlar Hindistan'ın Uttar Pradeş Eyaleti’nde, bir adayın seçim toplantısında, bedava sari umudu izdihama neden olmuş, 21 kişi ölmüştü. Ölen kadınlardan biri de bu iki kız kardeşin anneleriydi. Fırtınanın ardından Bangladeş'te, ülkenin kuzeyini yerle bir eden şiddetli fırtınanın ardından çekilen bir ‘o’ an. 55 kişinin öldüğü, evlerin yıkıldığı, ağaçların kökünden söküldüğü fırtınadan sağ çıkmayı başaran iki kadın… Biri hala acı içinde kıvranıyor. Diğeriyse ona elleriyle hindistan cevizinin suyunu içiriyor... Ortadoğu’dan bir kayıp daha Fotoğraf Ortadoğu'dan... Filistinli Hüseyin Awad Shueni Ramallah'ta İsrail askerlerine taş atarken başından vuruldu ve öldü. Cenazesi Batı Şeria'daki köyünde kaldırıldı. Tören sırasında Hüseyin'in cansız bedeni cenazeye katılanlara gösterildi. Foto muhabiri objektifini kalabalık üzerinde dolaştırırken Hüseyin Awad Shueni'nin bir yakınına odaklandı ve bu ‘o’ an ortaya çıktı. Hüseyin Awad Shueni 17 yaşındaydı. İçten bir dokunuş Çocukları çok severdi... 17 Ekim 1922 yılında Bursa'da kendini karşılayan çocuklara şöyle seslenmişti: ''Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler, hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz...'' Her gördüğü yerde çocukları sever, onlarla konuşur, hediyeler veririrdi. Bu fotoğraf da ‘o’ anlardan birinde çekilmiş. İçten bir dokunuş... Ölüm çetelesi Afganistan'da Amerikan Ordusu'ndan bir asker, kamasıyla bir kayalığın üstüne birşeyler çiziyor. NBC'nin verdiği bilgiye göre asker, arkadaşlarının öldürdüğü teröristlerin resmini yapıyor. Miamili asker Jorge Avino, topçu taburundaki arkadaşlarının öldürdüğü her düşman için buraya bir resim ekliyor. Yani her ceset için bir çentik. Alta ''Terörizmle Savaş'', üsteyse ''Ceset Sayısı'' başlıklarını atmayı da ihmal etmemiş.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#9 (permalink) | |||||||||||
|
Zafer kutlamasının ardında yaşananlar Irak’ın başkenti Bağdat'ın kuzeyinde bir binada meydana gelen patlamanın ardından çekilen bir fotoğraf. Binanın yakınlarındaki Amerikan jipi alevler içinde… Patlamada bir Amerikalı asker yaralandı. Oradaki Iraklılar o kadar sevindi ki, içlerinden biri yanan humveenin üzerine çıktı, bir eline jipin bir parçasını aldı, öteki eliyle zafer işareti yaptı ve bu ‘o’ anı oluşturdu. Oysa o sırada Bağdat'taki hastanelerde çok sayıda vatandaşı bu olay nedeniyle tedavi altındaydı... Boynu bükük masumiyet Onların hep gülmesi gerek, böyle hüzünlü durmayı hakemiyorlar. Hele hele bir mağarada yaşamayı hiçbir çocuk hak etmez, ama o Afganistan'da bir mağarada yaşamak zorunda bırakılmış. Taliban kabusunun yıktığı o meşhur dev Buda heykellerinin yakınındaki mağaralar bu küçük kız çocuğu ve daha nicelerinin evi olmuş. Ve bu fotoğrafta bir anlık boynu bükük mutluluk öylece donup kalmış. ( bu çocukların suçu ne ya) Irak’ta içinden çıkılması güç durum Bu ‘o’ anda bir asker ve çıplak elle kaldırılmaya çalışılan dikenli teller var. Kimi yorumculara göre, Amerikalılar Irak'ı işgal ettikten sonra nereye ellerini atsalar canları yanıyor. Amerikan ordusu elbette çok güçlü ama direniş Amerikalılar’ı zorluyor. Fotoğraftaki Amerikan askerinin aralamaya, çözmeye çalıştığı dikenli tellerin ötesinde daha da karışık bir yumak sö konusu. Ortadoğu uzmanlarına göre Amerika, kendi anlayışıyla oradaki sorunu çözmeye kalktıkça sorun içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Amerikan deniz piyadesi de Felluce'yi çevreleyen dikenli telleri aşmaya çalışıyor... Dış dünyayla bağlantı Çin’de çekilen bir fotoğraf. ‘O’ anda adamın bu halini ve tedirginliğini anlatmak için tek bir kelime yeterli oluyor: SARS... SARS üzerinde çalışan bir laboratuvarın kapısı çalındığında, içerideki görevlilerin ‘o’ anlarda dış dünyayla bağlantısı ancak bu kadar olabiliyor seyyar tapınak “Mikoshi”, Tokyo’nun sokaklarında dolaştırılıyor. Ve her yıl geleneksel olarak yapılan bu etkinlik için pencereye getirilmiş bir yaşlı kadın... Hareket etmeye mecali yok... Biri belinden tutmuş, öteki de el sallamasına yardım ediyor. ‘O’ an, yaşlı kadının, seyyar tapınak “Mikoshi”yi kendi aleminde selamladığını gösteriyor. (Associated Press / David Guttenfelder) Kıtlığa bakış Fotoğraf Irak’tan... Fotoğrafın alt yazısında Irak’taki akaryakıt kıtlığıyla ilgili bilgiler yer alıyor. Ama ‘o’ ana buradan bakan çoğunluğa fotoğraf başka bir kıtlığın, yokluğun haberini barındırıyor. Zira akaryakıt kuyruğunda çekilmiş bu fotoğrafta kara çarşaflı bir kadın bulunuyor. (Associated Press / Karim Kadim) _________________ Sebep – sonuç ilişkisi Neden ağladığı hakkında bilgi veriimemiş, bilmiyoruz. Ama bu çocuğun Afrika ülkelerinden biri olan Zimbabve’de bir yetim olduğunu biliyoruz. Ağlamasının sebebini bilmiyoruz ama bu çocuğun AIDS yüzünden yetim kaldığını biliyoruz. Ağlamasının sebebini bilmiyoruz ama, Zimbabve’de her üç çocuktan birinin AIDS yüzünden yetim kaldığını ve 3’te biri çoğunluğunun HIV taşıyıcısı olduğunu biliyoruz. Ve bu kadar bilgiden sonra artık ağlamasının sebebini bilmiyoruz demekten vazgeçiyoruz. (Associated Press) Evden ayrılış Miğferli olanlar güvenlik güçleri, omzu görünen ağlayan bebeğin annesi. Büyüklerin tavırlarında ‘o’ anın geneline sinen bir mahçubiyet var. Çocuk ağlarken adeta büyük bir dehşet içinde “N’oluyor?” diye soruyor. Bir zamanlar orada El Halil’deki o evde, Filistinliler otururmuş. Sonra İsrail hükümetleri işgal edilen topraklarda Filistinliler’in evlerinin de işgal edilmesini teşvik etmiş veya gözyummuş. Annesi ve babası da gelip bu eve yerleşmiş. Sonra politika gereği bu evin gerçek sahibine verilmesine karar verilmiş. ‘O’ anda ev İsrail güvenlik güçlerinin zoruyla boşaltılıyor. Polis bebeği ***ürüyor. Durum bu... Bebek, hak verir miydi acaba? (Associated Press / Uriel Sinai) “O burka olmasaydı?” Fotoğraf Afganistan’da, Rabat Kenti’ndeki hastanede bir anne kızın sağlık muayenesi için beklerken çekildi. Elbette bilmiyoruz ama annesinin göğsüne sokularak sevgi kollayan çocuğun gözlerindeki huzurun içinde ya da annenin bükülüşünde “O burka olmasaydı?” diye bir dilek var mıydı?” diye sormadan edemiyoruz. (Associated Press / Rodrigo Abd)
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#10 (permalink) | |||||||||||
|
Dışlanmanın Yorgunluğu Hindistan’da Vrindavan Kenti’nde bir dul kadın bir evin kapısında yiyecek bekliyor. Ama duruşu, yüzündeki çizgiler ve bakışları daha öte bir şeyler anlatıyor. Hindistan’da Hindular arasında dul kadın olmanın; kötü şans getirir inancıyla eşinin ailesi tarafından aşağılanıp dışlanmak, bu kadın gibi kapı kapı dilenmek zorunda kalmak anlamına geldiğini söylüyor. Ayrıca ‘o’ anda kadının yaşından ötürü değil, bütün bu sıkıntılardan yorgun olduğu seziliyor. (Associated Press / Manish Swarup) Bronzdan bir büst Duyguların yoğun olduğu ortamlarda iyi fotoğraflar çıkıyor. Afrika’dan İspanya’ya bağlı Kanarya Adaları’na göç olayında hep iyi fotoğraflar geliyor. Bu da onlardan biri. İki küçük tekneye 132 kişi doluşmuşlar. Tenerif Adası açıklarında durdurulmuşlar. Ötekiler rahat görünüyor. Ama berideki korku, umut ya da umutsuzluğu birarada yaşıyor. Nasıl bir kaynaktan geliyordu bilmiyoruz ama ışık adeta bir sanat eseri keşfetmişçesine ‘o’ anda genç adamın yüzünü bronzdan bir büste dönüştürüyor. (Associated Press / Arturo Rodriguez) Afganistan'daki günlük hayattan bir o an. Kabil'de bir belediye otobüsü yolcusu geriye dönüp bakmaya, ışık da bu adamı tanıtmaya karar verdiğinde Rodrigo Abd da hayattaki bu türden sonsuz buluşmalardan birini gördüğünde bu o an oluşuyor. (Associated Press / Rodrigo Abd) Hindistanın Allahabat kenti. Şehirden geçen Yamuna Nehri üzerinde dört kürekçili bir kum mavnası. Bir belgesel çalışma diyebiliriz buna. 21. yüzyılda bu alemde onca ağırlığın hala insan gücüyle taşındığının belgesi. Sudaki kürek izlerine bakılırsa sekiz kola ve onca ağırlığa rağmen tekne iyi ilerliyor. O zaman bu o an, tabiatın nehirdeki akıntı aracılığıyla insanoğluna bahşettiği cömertliğin de belgesi oluyor. (Associated Press / Rajesh Kumar Singh) Şanlıurfa Viranşehirden bir fotoğraf. Diyarbakırda başlayan olaylar 3 Nisan günü buraya da sıçramıştı. Güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çıkan çatışmada bir polis memuru silahla bacağından yaralanmıştı. AP Ajansından Murad Sezer, olaylar başlamadan önce bu fotoğrafı çekmişti. Polisler sokakta pozisyon alırken, kıraathane içindekiler merakla olanları izliyordu. O anda farkında değillerdi ama onlar da merakla izleniyordu. (Associated Press / Murad Sezer) Fotoğraf Kolombiya’nın başkenti Bogota’da bir cenaze töreninde çekildi. Ölenin bir yakınına odaklanınca oluşan bu ‘o’ an, Daniel Beltran’ın hikayesini anlatmaktaydı. Hikaye özetle şöyleydi: Daniel Beltran 12 yaşında bir çocuktu. Bogota’da 6 Nisan günü okulundan evine dönerken bindiği otobüse konulan yangın bombasının patlaması sonucu ağır yaralandı. Bir kaç gün direnebildi. (Associated Press / William Fernando Martinez) _________________
__________________ |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Ey Filistin | KANLI KARTAL | İlginç Konular | 3 | 29-12-2008 03:27 PM |
| Filistinden yükselen ses “intifada hareketi” | Global | İslami Sohbet | 23 | 07-02-2008 03:08 PM |
| Noam Chomsky... | Filinta | Şair ve Yazarlar | 14 | 29-07-2007 11:09 AM |
| Yom Kippur Savaşı (Arap-İsrail) | rojekanu | Tarih | 0 | 17-04-2007 12:39 PM |
| Nasrullah’ın es-Sefir’de yayınlanan röportajı | berxwedan | Sınırsız Muhabbet Burada | 3 | 10-09-2006 09:48 AM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.