|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||||
|
ÇİN'İN ETNİK YAPISI Dünyanın en büyük nüfusuna sahip ülkesi olan Çin, çok sayıda etnik grubun bir arada yaşadığı birleşik bir ülkedir. 1 milyar 300 milyon nüfuslu Çin’de toplam 56 etnik grup yaşıyor. Çin’deki etnik gruplar şunlardır: Han, Moğol, Hui, Zang, Uygur, Miao, Yi, Zhuang, Buyi, Kore, Man, Tong, Yao, Bai, Tujia, Hani, Kazak, Dai, Li, Lisu, Wa, She, Gaoshan, Lahu, Shui, Dongxiang, Naxi, Jingpo, Kırgız, Tu, Dawo’er, Mulao, Qiang, Bulang, Sala, Maonan, Gelao, Xibo, Achang, Pumi, Tacik, Nu, Özbek, Rus, Ewenke, De’ang, Bao’an, Yugu, Jing, Tatar, Dulong, Elunchun, Heze, Menba, Luoba, Jinuo. Han etnik grubu ülke nüfusunun yüzde 92’sini, azınlık etnik grupların nüfusu da yüzde 8’ini oluşturuyor. Han etnik grubu dışındaki 55 etnik grup, nüfuslarının Hanlara göre çok az olmasından dolayı “azınlık etnik gruplar” olarak nitelendiriliyor. Azınlık etnik gruplar esas olarak, Çin’in kuzeybatı, güneybatı ve kuzeydoğu kesimlerinde yaşıyorlar. Uzun tarihi gelişme sürecinde Çin’de Han etnik grubunun esas olması temelinde bütün etnik grupların bir arada ve azınlık etnik grupların nispeten yoğun olarak bir arada yaşadıkları bir durum oluştu. 55 azınlık etnik gruptan Hui ve Man etnik grupları Çince, geri kalanı kendi dillerini ve Çince’yi kullanıyorlar. 56 etnik grup 9 milyon 600 bin kilometrekare genişliğindeki topraklarda birlikte yaşayıp, Çin’in uzun tarihi ve parlak kültürünü yarattılar. Etnik Grup Baslica Dagilim Alanları Achang Yunnan Bai Yunnan, Guizhou Bao'an Gansu Bouyei Guizhou Bulang Yunnan Dai Yunnan Daur Inner Mongolia, Heilongjiang, Xinjiang De'ang Yunnan Dong Guizhou, Hunan, Guangxi Dongxiang Gansu, Xinjiang Drung Yunnan Ewenki Inner Mongolia, Heilongjiang Hani Yunnan Hezhen Heilongjiang Hui Ningxia, Gansu, Henan, Hebei, Qinghai, Shandong, Yunnan, Xinjiang, Anhui, Liaoning, Heilongjiang, Jilin, Shaanxi, Beijing, Tianjin Gaoshan Taiwan (population not counted), Fujian Gelo Guizhou, Guangxi Jing Guangxi Jingpo Yunnan Jino Yunnan Kazak Xinjiang, Gansu, Qinghai Kirgiz Xinjiang, Heilongjiang Korean Jilin, Liaoning, Heilongjiang Lahu Yunnan Li Hainan Lisu Yunnan, Sichuan Loba Tibet Manchu Liaoning, Jilin, Heilongjiang, Hebei, Beijing, Inner Mongolia Maonan Guangxi Miao Guizhou, Hunan, Yunnan, Guangxi, Sichuan, Hainan, Hubei Mongba Tibet Mongolian Inner Mongolia, Xinjiang, Liaoning, Jilin, Heilongjiang, Gansu, Hebei, Henan, Qinghai Mulam Guangxi Naxi Yannan, Sichuan Nu Yunnan Oroqen Inner Mongolia, Heilongjiang Ozbek Xinjiang Pumi Yunnan Qiang Sichuan Russian Xinjiang Salar Qinghai, Gansu She Fujian, Zhejiang, Jiangxi, Guangdong Shui Guizhou, Guangxi Tajik Xinjiang Tartar Xinjiang Tibetan Tibet, Qinghai, Sichuan, Gansu, Yunan Tu Qinghai, Gansu Tujia Hunnan, Hubei Uygur Xinjiang Va Yunnan Xibo Xinjiang, Liaoning, Jilin Yao Guangxi, Hunan, Ynnan, Guangdong, Guizhou Yi Sichuan, Yunnan, Guizhou, Guangxi Yugu Gansu Zhuang Guangxi, Yunnan, Guangdong, Guizhou ŞANSLI RAKAMLAR Çin'de altı ve sekiz rakamlarının eşseslileri uğurlu manasına geldiğinden dolayı bu rakamlar da uğurlu rakamlardır ![]() ALTI - LIU Çincede altı kelimesi "liu" olarak telaffuz edilir ve "liu" kelimesi aynı zamanda anlam itibari ile herşey sizin için kolay ve rahat olacak manasına gelir. Sekiz ise özellikle Kanton bölgesince "Fa" olarak telaffuz edilir ve "çok kısa zamanda çok büyük ilerlemeler kaydedeceksin" manasına gelir. Zamanla sekiz rakamı bütün Çin tarafından şanslı olarak addedildi. Dokuz rakamı ise "Jiu" olarak telaffuz edilir ve özelikle evlilik ve arkadaşlıkta "uzun ömürlülük" manasına gelir. Bundan dolayı bu rakamların bol olduğu sayılar Çinlilr tarafından rağbet görmektedir. Mesela telefon numaranızı seçerken - eğer böyle bir imkanınız varsa -mümkün olduğu kadar altı , sekiz veya dokuz içermesine dikkat edilir. Aynı şekilde araba plakanız, evinizin numarası veya kaldığınız otel odası da bu şanslı rakamlardan seçilmeye gayret edilir. SEKİZ - BA ![]() DOKUZ - JIU YEMEK TARİFLERİ Kasımpatı şeklinde kızarmış balık ![]() Malzemeler: 1 Adet Tatlısu Balığı (Yaklaşık 350 gram) 4 gram (2/3 çay kaşığı) tuz 150 gram şeker (12 yemek kaşığı) 6 yemek kaşığı ketçup 4 yemek kaşığı sirke 5 yemek kaşığı su 200 gram mısır nişastası 1 yemek kaşığı sulandırılmış mısır nişastası 2 çay kaşığı susam yağı 8 yemek kaşığı sıvı yağ Yapılışı: (1) Öncelikle balığın başını, kuyruğunu kesin; kılçıklarını sıyırarak iki parça et elde edin. Deri kısmı alta gelecek şekilde kesme tahtasının üzerine yerleştirin. Eti çapraz şekilde herbiri arasında yaklaşık 6 mm mesafe kalacak şekilde kesin. Her dört kesikte bir balığı ayırın. Balığı 90 derece çevirip dikey olarak 6 şar mm aralıklı elmas şekli alacak şekilde kesiniz. Balığın üzerine kuru mısır nişastasını serpin ve fazlalıkları silkeleyin. (2) Sıvı yağı tavaya koyun ve 200 dereceye kadar yağı ısıtın. Altın sarısı rengini alana kadar balık parçalarını pişirin. Kızarmış balığı bir tabağa koyun. Şimdi tavadaki yağı 1.5 yemek kaşığı kalana kadar dökün. Tavada kalan yağa su, şeker, ketçup ve tuz katarak karıştırın. Sos kaynamaya başladığında biraz katılaşması için sirkeyi ve ıslatılmış nişastayı ekleyin. Susam yağını ekler eklemez sosu tabakta duran balığın üzerine dökün. Özelliği: Pişirlidiğinde balık altın sarısı renginde ve kasımpatı şeklinde olur. Tadı: Gevrek, tatlı Balık rulosu ![]() Malzemeler 100 gram tatlı su balığı 30 gram bambu filizi( Metro gibi büyük marketlerden temin edilebilir) 25 gram mantar 30 gram taze soğan 1 yumurta beyazı 1.5 yemek kaşığı kuru mısır nişastası Yarım çay kaşığı tuz Çeyrek çay kaşığı tavuk bulyon 1.5 yemek kaşığı ıslatılmış mısır nişastası 2 çay kaşığı yağ 6 yemek kaşığı su Yapılışı: (1) Balığın kafasını, kuyruğunu ve kılçıklarını ayırın. Balığın deri kısmı alta gelecek şekilde kesme tahtasının üzerine koyun ve 3 cm uzunlukta 6 mm genişlikte filetolar şeklinde kesiniz. Balığı yumurta beyazı, 1/3 çay kaşığı tuz, 1/8 çay kaşığı tavuk bulyon, 1.5 yemek kaşığı mısır nişastasından oluşan hamura bulayın. (2) Bambu filizini, mantarı ve yeşil soğanı 3 cm uzunluğunda ince şeritler halinde kesin. Balık filetolarını yatay şekilde kesme tahtasının üzerine koyup, hazırlanmış olan bambu filizi, yeşil soğan ve mantar şeritlerini rulo olacak şekilde sarın. Ruloları tabak üzerine koyup 1 çaykaşığı yağı üzerine serpip su kaynama noktasına ulaştıktan sonra 5 dakika buharda pişirin. (3) Buharda pişirilmiş balık rulolarını tabağa koyun. Tavayı ısıtın, 1.5 yemek kaşığı yağı, 1/6 çaykaşığı tuzu, 1/8 çay kaşığı tavuk bulyonu ve 6 yemek kaşığı suyu ekleyin. Sos kaynamaya başladığında 1 yemek kaşığı ıslatılmış mısır nişastasını ekleyin. Sosu balığın üzerine ekleyin. Özelliği: Yemek beyaz renkli olarak gözükür, manolya çiçeğine benzer. Tadı: Lezzetli ve yumuşak Shanxi Usulü Dana Kavurma ![]() Malzemeler 400 g yağsız dana eti yarım çay bardağı soya sosu bir çay bardağı suda ezilmiş 4 yemek kaşığı mısır unu 100 g kıyılmış taze soğan 100 ml susam yağı yarım kilo rezene tohumu 100 ml tavuk suyu iki çay kaşığı pirinç rakısı bir tutam zencefil Yapılışı: (1) eti küçük küçük doğrayın. soya sosu ve kıyılmış taze soğanla karıştırın. su-mısır unu karışımını da ekleyin. (2) susam yağını ateşte kızdırıp rezene tohumlarını ekleyin. yağ iyice kızdıktan sonra eti ekleyin. pişene kadar karıştırın. et suyunu ve pirinç rakısını ekleyin. bikaç dakika kaynatın ve son olarak zencefili ekleyerek servise hazır edin. Not: devamı mevcuttur.....( birkaç tane örnek olarak ) verilmiştir... ÇİN MUTFAĞI Çinlilerin “yemeklerle beslenmek ilaçlarla beslenmekten iyidir” diye bir atasözü vardır. Bu söz, insanların sağlıklı beslenirken yemeklerin yapısına özen göstermeleri gerektiğini ifade ediyor. Bazı kişiler ekonomik durumları iyi olmamasına rağmen mümkün olduğu kadar yemekleri iyi ve sağlıklı bir şekilde hazırlamaya çalışıyorlar. Ekonomik durumu iyi olanlar da sağlıklı yemeklere daha büyük önem veriyorlar. Zaman içinde yemek faaliyeti insan yaşamının değişik yönlerini de ilgilendirmeye başladı. Böylece, toplumsal ilişkiler için protokol ve yemek geleneğinin yanında, yeni yıl ve bayramlar için, inançlar, düğün ve cenaze, doğum ve doğum günü için de yemek yemek gelenekleri meydana geldi. Toplumsal temaslar için protokol ve yemek geleneği esas olarak sosyal yaşam alanında kendini gösteriyor. Yakınlar ve dostlar arasındaki temaslar, bilindiği gibi oldukça fazladır. Bu çevrede, örneğin çocuk doğumu ve yeni bir eve taşınma gibi önemli olaylarla karşılaşıldığı zaman, genellikle hediyeler alınır, ziyaretler gerçekleştirilir. Ev sahibinin ise herşeyden önce düşündüğü şey, konuklara hangi yemekleri ve içecekleri vereceğidir. Mümkün olduğu kadar bol ve güzel yemekler hazırlanmalı, konuklar memnun edilmelidir. İşadamları da iş görüşmeleri ve pazarlık yaparlarken “iş yemeklerine” alışkındırlar. Yemek bittiğinde, iş de tamamdır! Her bölgenin örf ve adetlerinin değişik olması nedeniyle konuklara verilen yemekler de kendi özelliklerine sahiptir. Eskiden Beijing’de misafirler makarnayla ağırlanırsa, ev sahibinin misafirlerin kalmalarını istediği anlamına geliyordu. Eğer misafirler kalırlarsa ev sahibi yakınlık göstermek için misafirleri bu Jiao Zi (mantı) ile ağırlar. Yakın ve dostlar ziyaret edilirken hediye olarak “Jingbajian”, yani sekiz çeşit pasta verilir. Güney Çin’deki bazı köylerde ev sahibi gelen misafirlere çay getirdikten sonra hemen mutfağa giderek pasta yapar, ya da birkaç yumurta ya da birkaç parça “Niangao” (yapışkan pirinçten yapılmış bir tatlı) haşlanarak şeker konulmuş halde misafirlerini bunların tadına bakmaya davet eder, sonra da asıl yemeği pişirir. Çin’in doğusunda bulunan Fu Jian eyaletindeki Quanzhou kentinde halk ziyarete gelen misafirleri meyvelerle ağırlar. Yerel halk kitleleri buna “Tian Tian”, yani “Tatlı Tatlı” derler. Bu aynı zamanda misafirleri tatlıyı yemeye davet etmek anlamı da taşır. Ayrıca meyveler arasında mandalina da bulunmalıdır. Çünkü yerli lehçede “Ju” yani mandalina, “Ji” yani “uğurlu” sözcüğüyle eşseslidir. Bu, misafirlerin uğurlu olması ve mandalina gibi tatlı yaşamasını temenni etmeyi simgeler. Misafirler yemeğe davet edilirken bölgelere göre, gelenekler de farklıdır. Beijing bölgesinde en basitinden sekiz tabak soğuk yemek ve 8 kase sıcak yemek olmalıdır. Çin’in kuzeyinde bulunan Heilongjiang bölgesinde ise konukları ağırlamak için çift sayılı yemekler verilmeli, yani her yemek çift sayılı olmalıdır. Ayrıca bazı yerlerde yemekte mutlaka balık da olmalıdır. Balık, ailenin zengin olduğunu ve “fazlası var” demek istediğini gösterir. Toplumsal yaşamda en fazla yer verilen ve en görkemli düzenlenen yemekler arasında, örneğin kız isteme yemeği, kız veya delikanlıyı görme yemeği, nişan yemeği, düğün yemeği ve yeni evli kızın anne-babayı ziyaret yemeği gibi yemekler vardır. İçlerinde en görkemlisi düğün yemeğidir. Örneğin, Çin’in kuzey bölgesinde yer alan Shanxi eyaletinde düğün yemeklerinin her birinin anlamı farklıdır. İlk yemek kırmızı ettir. Yani “kırmızı” ile “tüm ailenin mutluluklarla dolu” olduğu ifade edilir. İkinci yemek, “mutlu aile”dir; bu “tüm ailenin neşe içinde bir araya gelme ve mutluluklardan yararlanması” anlamına gelir. Üçüncü yemek ise Babaofan’dır. Aşureye benzeyen bu yemek, yapışkan pirinç, Çin hurması, zambak, kuru meyveler ve nilüfer tohumları gibi sekiz malzemeden yapılır. Bu yemeğin anlamı, birbirini severek evlenenlerin sonuna kadar beraber yaşamalarıdır. GELENEKSEL ÇİN DÜĞÜNLERİ Bir Çin efsanesine göre, Tanrı ileride, bir gün evlenecek olan kadını ve erkeği ayak bileklerinden, ay ışığında, kırmızı bir iple bağlarmış. Ve böylece onlar birbirlerinde ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar, eninde sonunda evleneceklerdir... DÜĞÜN GELENEKLERİ VE TÖRENLERİ Evlilik teklifi ve nişanlanma Aileler nişan için bir gün belirlerler, bu gelin ve damadın ailelerinin tanışıp görüştüğü bir gündür. Damadın ailesi zenginlik ve bereket getirmesini simgeleyen hediyeler sunar; bu Çin kültüründe ‘Büyük Hediye’ olarak bilinir. Böylece kız ve erkek resmen nişanlanmış sayılır. ‘Büyük hediye’ paketi içinde damadın ailesinin geline sunduğu çeşitli eşyalardan oluşur. Tüm hediyeler çift çift olmalıdır çünkü inanışa göre ‘iyi şeyler çifterdir’.Paketin içinde: —para; miktarı genellikle gelinin ailesi belirler ve çoğunlukla 9 ve katlarında oluşur. -mücevher; altın dragon.. —iki adet drago-zümrüdüanka kuşu şekilli ekmek ve bol miktarda Çin ve Batı usulü yapılmış ekmek —kurutulmuş deniz ürünleri, mantar ve Fat Cai; fat cai iyi bahtı ve zenginliği temsil eder ve koyulması adettendir. — 3 adet kümes hayvanı —balık -hindistan cevizi; Hindistan cevizinin Çincesinin okunuşu ‘ye zi’ dır ve büyükbab ve erkek torunla aynı yazılışa sahiptir. —şarap ya da likör —süslü bir kutunun içine konulmuş dört adet geleneksel kurutulmuş Pekin yiyeceği —taze meyve —iki çift Bin Lang —çay Düğün öncesi hazırlık Nişanda sonra, gelinin ve damadın aileleri düğüne davet için davetiyelerle birlikte ‘Çifte Mutluluk Keki’ olarak adlandırılan kekten dağıtırlar. Gelinin ailesi çeyiz hazırlıklarını yapmaya başlar ve damadın aliesi de kendi paylarına düşenleri hazırlarlar. Damadın ailesi gelin yatağını hazırlar ve çiftin oturacağı evi dekore ederler. Düğün günü merasimi Düğün günü, gelin saçı yapılır ve damat gelini almaya gittiğinde arkadaşları tarafından durdurularak ‘kapı oyunu’nu oynarlar. Daha sonra gelin ve damat ‘çay merasimi’ için damadın ailesinin evine giderler. Düğün günü bir ziyafetle sona erer. Çay merasimine için gelin evinden çıkarken, gelinin bir kız arkadaşı onun başının üstünden kırmızı bir şemsiye tutar ve akrabalar da başının üstünden pirinç atarlar; inanışa göre kırmızı şemsiye hem onu kötü gözlerden korur, atılan pirinçler ise bereket içindir. Resmi tören olarak değerlendirilen nikâhta ise yeni evliler üç kez diz çökerler; cennet ve dünya için, ataları için ve anne-babaları için. Daha sonra çift birbirlerine diz çökerler. Ve sonra gelin yaş sırasına göre misafirlere çay ikram eder, çayı alan her kişi geline çeşitli hediyeler verir. Damat gelini almaya geldiğinde gelinin akrabaları ve arkadaşları tarafından kapıda durdurularak gelini ne kadar sevdiğini öğrenmek için çeşitli sorular sorarlar ve onu sınarlar. Damatsa onları başından savmak için kırmızı keselere konulmuş paralardan dağıtır. Düğün gecesi merasimi Düğün gecesinde, gelinin odasında kötü ruhları kovmak için dragon ve Zümrüdüanka kuşu mumlarından yakılır. Yeni evli çift birbirine kırmızı kurdeleyle bağlı kupalardan şarap içerler. Bu geleneksel Çin adetlerine göre birbirlerine karşı ettikleri bir yemindir. Daha sonra gelin manasına gelen yarı çiğ Çin mantısı yer. ‘Çiğ’in Çince karakterle yazılışı ‘doğurganlık’ anlamına gelen kelimenin yazılışıyla aynıdır, bu ritüelle aile refahı vurgulanmış olunur. Düğün sonrası gelenekler Düğünden sonraki sabah, gelin erkenden kalkmalı ve damada kahvaltı hazırlamalıdır_bu gelinin kocasına iyi davranacağının simgesidir. Düğünden sonraki üçüncü günde çift gelinin ailesini ziyarete giderler. |
|||||||||||||||||
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
ÇİN MİLLİ ÇİÇEĞİ-peony Çin’in resmi olarak ilan edilmiş milli bir çiçeği yok, ama ‘peony ağacı’ Çin’in en çok sevilen, en ünlü çiçeği olarak değerlendirilebilir. Peony ağacı/çiçeği(Çincesi ‘mudan’) 1994’te Çin’de yapılan oylama sonucu en çok oyu alarak Çin’in milli çiçeği olarak kabul edilmiştir. Her sene ilkbaharda (Nisan 15–25) Henan eyaletinin Luoyang şehrinde 10 gün süren Peony festivali ve sergisi düzenlenmektedir. Luoyang’da yetiştirilen 600 çeşit Peony’nin yanı sıra denizaşırı bölgelerden gelen peony çeşitleri de sergilenmektedir. Bunun yanı sıra Çin’deki çoğu şehirde peonynin de sergilendiği birçok festival düzenlenmektedir. (ansiklopedik bilgi) Ayıgülü: Düğünçiçeğigiller familyasından; otsu veya gövdesi odunlaşmış, çok yıllık bir bitki cinsidir. Birçok çeşidi vardır. Tıbbi şakayık; Mayıs-Haziran aylarında pembe veya kırmızı renkli çiçekler açan, 70 cm kadar boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları derin parçalıdır. Kökünde; uçucu yağ, nişasta, şekerler, peanol ve peregrinin adlı bir alkoloid vardır. Ev ilaçlarında kökleri kullanılır. Kullanıldığı yerler: Boğmaca ve öksürükte şikayetleri giderir. Sara da faydalıdır. Sinirleri yatıştırır. Nikris ve kramplarda da faydalıdır. ÇAY İÇME GELENEĞİ Çinlilerin çay içme alışkanlığının, 4 bin yıllık geçmişi bulunmaktadır. Çay Çinlilerin günlük yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. Bir Çin deyimindeki gibi, Çinlilerin her gün “odun, pirinç, yağ, tuz, soya sosu ve çay” olmak üzere yaşamın en önemli yedi maddesine ihtiyaçları vardır. Misafirleri çayla ağırlamak, Çin geleneklerinden biridir. Eve misafir geldiğinde ev sahibi ona hemen güzel bir çay sunar. Ev sahibi ve misafir, bu çayla artık daha keyifli ve neşeli bir hava içinde sohbet ederler. Çay içme geleneği Çin’de çok eskilere dayanır. Efsanelere göre, milattan 280 yıl önce, Çin’in güneyinde Wu adlı küçük bir devlet varmış. Wu Kralı yemek verdiği kişileri içkiyle sarhoş etmekten hoşlanırmış. Wei Zhao adlı biri ise fazla içki içmezmiş. Bunun üzerine kral içkinin yerine çay içilmesini emretmiş. Böylece misafirler çayla da ağırlanmaya başlanmış.Tang hanedanı döneminde çay içmek artık bir gelenek haline geldi. Çay içme alışkanlığının Budizm’le de ilişkisi olduğu iddia ediliyor. M.S 713 ile 741 yılları arasında, tapınaklardaki rahip ve Budistler, uzun zaman meditasyona girdiklerinden uykuları gelir ve sık sık yemek yemek isterlermiş. Başrahip uykularını açmak için rahiplere çay içirmeye başlamış. O günden itibaren bu yöntem ülkenin çeşitli bölgelerine yayılmış. Bunun yanı sıra, Han hanedanı dönemindeki zengin aileler de, özel olarak çay demleme ve çay içme odaları kurdular. MS 780 yılında, Tang hanedanı döneminde yaşayan çay uzmanı Lu Yu, çay ağacı dikme, çay yapımı ve çay içme konusunda edindiği tecrübeleri özetleyerek Çin’in ilk çay kitabını yazdı.Song hanedanı döneminin imparatoru Song Huizhong vezirleri ağırlarken, bizzat çay demlermiş. Qin hanedanı zamanında, sarayda konuklar onuruna verilen yemekte çay sunulduğu gibi, yabancı diplomatlar da çayla ağırlanırdı. Günümüzde de bazı kuruluş ve topluluklar, yılbaşı veya Bahar Bayramı gibi önemli günlerde sık sık çay partisi düzenlerler. Çay, Çin’de artık özel bir kültür haline geldi. İnsanlar, çay demlemeyi ve çay içmeyi bir sanat olarak görüyorlar. Tarih boyunca Çin’in çeşitli yerlerinde farklı çay evleri bulunuyordu. Beijing’deki Qianmen Caddesi’nin yanındaki çay evlerinde çay içip pasta yiyerek sanat gösterisi izlenir, insanlar hem dinlenir, hem de eğlenirler. Çin’in güneyinde, çayhanelerin, çay evlerinin yanı sıra, turistik yerlerde çay kulübeleri de vardır. Turistler burada güzel manzaraları seyrederek çay içerler. Halkın sevdiği çay, bölgelere göre değişir. Örneğin Beijingliler yasemin çayını, Shanghailılar yeşil çayı, Çin’in güneydoğusundaki Fujianlılar ise kırmızı çayı daha çok tercih ederler. Bazı bölgelerde insanlar çayın içine değişik baharatları koymayı severler. Örneğin güneydeki Hunan bölgesinde konuklar zencefilli ve tuzlu çayla ağırlanır. Bu çayın içinde tuz, zencefil, kızarmış soya fasulyesi tohumları ve susam da vardır. Çay, çay bardağı sallanarak içilir ve soya fasulyesi tohumları, susam, zencefil ve çay da sonunda ağza alınarak güzel koku çıkıncaya kadar çiğnenir. Bu nedenle bazı bölgelerde buna “çay yeme” adı da verilir. Her bölgenin de kendine özgü çay demleme yöntemi vardır. Çin’in doğusunda yaşayanlar, çay demlerken büyük çaydanlık kullanmaktan hoşlanırlar. Misafir kapıdan girer girmez ev sahibi büyük çaydanlığına çay koyar ve içine kaynamış su döker. Sonra demlenen çayı bardağa koyarak misafire sunar. Çin’in Fujian eyaletinde Gongfu çayı içilir. Gongfu çayının özel çaydanlığı olduğu gibi, demleme tarzı da değişiktir. Gongfu çayını demlemek ve içmek özel bir çay sanatı haline gelmiştir. Çin’in çeşitli bölgelerinde çay içme gelenekleri değişiktir. Beijing’de, ev sahibi çay sunarken misafir hemen ayağa kalkar ve çay bardağını iki eliyle tutarak ev sahibine teşekkür eder. Çin’in güneyindeki Guangdong ve Guangsi bölgelerinde ise ev sahibi çay getirdiği zaman misafir sağ elinin parmaklarıyla masaya üç kez hafifçe vurarak, teşekkürlerini belirtir. Bazı bölgelerde, misafir çay içmeye devam etmek isterse bardakta biraz çay bırakır. Ev sahibi bunu görünce çay doldurmaya devam eder. Eğer bardaktaki çay tamamen bitirilirse ev sahibi yeterli olduğunu anlayıp, bir daha çay doldurmaz.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
ÇİN DİLİ Çince, Çin'de ve çevresinde yaşayan 1 milyardan fazla kişi tarafından konuşulan binlerce ufak dilin tümüne birden verilen addır ve bunlar tek bir dil sayılırsa, dünyada en çok kullanıcısı olan dildir. Dünyadaki her beş kişiden birinin anadili olarak konuştuğu Çince dili, tamamen ayrı birer dil olarak kabul edilebilecek kadar farklı 'dilcik'lerden oluşmuştur. Bu yüzden Çincenin bir dil değil, bir dil ailesi olduğu iddia edilir. 12 temel şiveden en çok kullanıcısı olanlar; Mandarin, Kantonca (Guangdong), Fujian (Hokkien) ve Hakkadır. En çok konuşulanı Mandarindir, ancak göçmen topululuklarında en çok Kantonca kullanılır. Bunun sebebi, göç eden Çinlilerin genelde güney kesimlerden olmasıdır. Tüm bu farklılıklara rağmen, yazı dili Çince karakterler (漢字-Hanzi) neredeyse ortaktır. M.Ö. 3.yüzyıl'da ortaya çıkan ortak yazı dili, 20.Yüzyıl'da Mandarin dili esas alınarak yapılandırılmıştır. Çince karakterler alfabeden farklı olarak ses belirtmek için kullanılmaz, bir tür resim yazısından türemiştir. Bu nedenle farklı dillerde değişik seslerle okunabilir; ancak anlam değişmez. Bu özelliği trafik işaretlerine benzetilebilir. Örneğin, DUR işareti farklı ülkelerde farklı şekillerde okunsa da (Stop, Halt, Arrete) anlamı hep aynıdır. Bu sayede, Çincenin yüzlerce farklı lehçesini konuşan Çinliler için tarih boyunca iletişimi kolaylaştıran bir araç olmuştur. Söz dizimi olarak Çinceden tamamen farklı dilleri konuşan Japonlar ve Koreliler ise temel gramer kurallarını öğrendikten sonra Çince Budist yazmalar gibi belgeleri okuyabilmişlerdir. Bu yönüyle Çince karakterler Uzakdoğu'da kültürel alışverişin temel taşıdır. Çin'de 1956 yılından sonra Sadeleştirilmiş Karakterler kullanılmaya başlanmıştır. Buna karşılık Tayvan, Hong Kong ve Macau'da halen Geleneksel Karakterler kullanılmaktadır. Mandarin, ya da Beifanghua (北方話; Hanyu Pinyin: Běifānghuàen çok konuşulan lehçesidir. Kuzey Çin'de konuşulan tüm lehçeler Mandarin olarak sınıflandırılmıştır. Ancak genelde Mandarin daha dar anlamıyla, Çin ve Tayvan'da resmi dil olarak kullanılan Standart Çince'ye (普通话,Putonghua/国语,Guoyu) işaret eder. ÇİNCE HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ Diyalekt nedir? Diyalekt bir dilin özel varyasyonlarıdır; mesela İngilizcede İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi gibi. Çince pek çok diyalektlere sahiptir. Çin’in uzun tarihinden dolayı bu diyalektler birbirlerinden o kadar farklılaşmışlardır ki farklı diyalektleri konuşan insanlar birbirlerini anlamakta güçlük çekilmektedir, hatta anlayamamaktadır. Bu farklı diyalektler farklı dillermiş gibi algılanmaktadırlar. Fakat ortak tarih ve yazma sistemi (Çince karakterler) güçlü bir birleştirici etki yaratmaktadır. Çin’de resmi olarak konuşulan dil MANDARIN ( Putonghua) dir. Dünyada Mandarin konuşan insan sayısı İngilizce konuşan insan sayısından daha fazladır. Kantonca daha çok Hong Kong’ta ve Güney eyaletlerde konuşulur. Tayvan’da ise Tayvanca ve Mandarin konuşulur. Daha pek çok diyalektler vardır. Tonlar nedir? Çincede tonlar bir kelimenin telaffuzu için gerekli olan temel araçlardır. Eğer bir heceyi seslendirirken ses tonunuz yükselmesi gerektiği yerde düşüyorsa tamamen farklı bir heceyi telaffuz etmiş olursunuz. Böylece ifade etmek istediğinizden çok daha farklı bir şey ifade etmiş olursunuz. Tonlar önemlidir. Başlangıçta biraz zor gelse de başarmak gereklidir. Her hecenin 4 tonu bulunur: 1. düz ton 2. yükselen ton 3. alçalıp yükselen ton 4. düsen ton ![]() Çince isimler nasıl oluşur? Çinde önce soyadı sonra adi yazılır. Mesela Çin lideri Jiang Zemin’in verilmiş ismi Zemin soyadı ise Jiang dir. Genellikle Çince soy isimler tek karakterden oluşur, fakat iki karakterden oluşan soy isimlerde mevcuttur. Çin’de pek çok ortak soyadı vardır. Pek çok insan ayni soyada sahiptir. İsimlerin çoğu tek veya iki karakterden oluşur. Aileler çocukları için nadir ve yaratıcı isimleri seçerler. Standart isimleri vermekten kaçınırlar. Mandarindeki 4 tonun vurgu tonları ile gösterimi. Pinyin hakkında birkaç ipucu: • Q İngilizcedeki “ch” gibi telaffuz edilir. • X İngilizcedeki “sh” gibi telaffuz edilir. • ZH “just” kelimesinde olduğu gibi “j” olarak telaffuz edilir. • C “ts” gibi telaffuz edilir. • IAN ise “yen” gibi telaffuz edilir. (mesela Tian’anmen Meydanı= Tyen en men meydanı gibi) Eğer Çince Latin harfleri ile yazılabiliyorsa neden Çince karakterler kaldırılmıyor? Yabancı insanlar Çince karakterlerin zor ve karmaşık olduğunu ve kaldırılması gerektiğini söylüyorlar. Belki haklilik payları var ama bu o kadar kolay değil. Pek çok Çince karakter ayni telaffuz fakat farklı yazılışa sahiptir. Her şeyi ayni şekilde yazmak karışıklığa sebebiyet verir. Ayni pinyin yazılışı ve ayni vurgu işaretine sahip karakterlerin yazılışları farklı olabilir. Bu da karışıklığa sebep olabilir. Çince karakterlerin değiştirilmesi Çin’in tarihi ve kültürel geçmişini kötü yönde etkileyecek ve yeni nesillerin atalarını ve eserlerini anlamaları mümkün olmayacaktır. İsmimi Çince nasıl yazabilirim? Çince olmayan bir ismi Çince karakterler ile yazmanın iki yolu vardır. İlk metot basit hece çevirisidir. İsimde bulunan heceleri Çince hecelere benzeterek yazma metodu. Çince öğrenmek zor mudur? Çince karakterleri öğrenmek zor gibi görünebilir. ( Çince karakterleri gördüğünüzde tanımanız onları ezberleyip yazmaktan daha kolaydır.) Fakat konuşma Çincesi düşündüğünüzden daha kolaydır. Çince gramer çok kolaydır. Çince gramer Türkçe gramerden çok daha kolaydır. İngilizcedeki gibi istisnaları yoktur. Fiillerinin çekimleri olmadığından dolayı düzenli veya düzensiz diye herhangi bir ayrım yoktur. Öncelikle telaffuza önem veriniz ve ilk öğrenirken yanlış öğrenmeyiniz. Yanlış öğrenilen bir şeyin düzeltilmesi sonradan zordur. Eğer yanlış ton kullanırsanız sizi anlamaları zor olur. Doğru ton kullanmaya gayret ediniz!
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||||
|
Çin Tıbbı Masaj Hastalıkları önleme ve vücudu geliştirme amaçlarına yönelik olarak insan vücudundaki kanallara ve akupunktur noktalarına eller veya kollarla yapılan ovma işlemi masaj olarak adlandırılır. Masajın temel yöntemi Masaj geleneksel Çin tıbbı kuramının ışığı altında hastalıkların ayırd edilmesi ve sınıflandırılması ilkesiyle yapılır. Masaj ilaç içilmesini gerektirmediği için yan etkisi olmayan ve birçok hastalığı tedavi edebilen, çok kolay bir yöntemdir. Masajın tedavi edebildiği hastalıklar çok fazladır. Aralarında boyun, sırt, bel, kollar ve bacakları kapsayan kemik ve kas hastalıkları bulunur. Masaj ellerin kullanım yönetimiyle ilgili standartlara ve gereksinimlere uygun tekniklerle yapılmalıdır. Temel teknik gereklilik, masajın kalıcı, kuvvetli, dengeli, yumuşak ve derin şekilde yapılmasıdır. Masajın yapılmasında yalnız eller değil ayaklar ve kollar veya diğer özel masaj aletleri kullanılır. Bazen özel masaj ilaçları da kullanılır. Meselâ; masaj merhemi, masaj kremi, Dongqing Yağı, Honghua Yağı, talk pudrası ve diğer kayganlaştırıcı maddeler. Masaj yöntemleri çok fazladır. Genellikle şu yöntemler uygulanır: İletme, basma, bir parmakla basma, ovma, tutma sallama, vurma vesaire.. Değişik durumlara göre, kendi kendisine masaj yapmak ve yaptırmak mümkündür. Masaj yapılmasının belli başlı amacı, hastalıkları tedavi etmektir. Kendi kendine masaj yapmanın başlıca amacı, hastalıkları önlemek ve sağlık durumunu iyileştirmektir. Masajın verimliliği Masajın yararları şunlardır: Birincisi; iç organların işlevini düzenlemek. Geleneksel Çin tıbbı, iç organların işlevlerini normal bir şekilde yerine getirememesinin insan vücudunda hastalığın ortaya çıkmasına neden olduğu görüşündedir. Masaj yoluyla ise anormal çalışan iç organların fonksiyonu iyileştirilerek, normal çalışma durumuna yeniden dönüştürülecektir. Bu yöntemle hastalık tedavi edilirken, sağlık durumu da düzelir. İkincisi; esas ve yan kanalları açarak, enerjiyi ve kan dolaşımını sağlamak. Enerji ve kan hayatı koruyan önemli maddelerdir. Esas ve yan kanallar, insan vücudunda enerji ve kan taşıma ve bağlantı oluşturma görevlerini üstlenir. Esas ve yan kanallarının normal çalışamaması durumunda, insanlar iç hastalıklara yakalanır. İç organların hastalığa yakalanması esas ve yan kanallardaki aksaklıklarla fark edilir. Masaj esas ve yan kanalların çalışmasını düzeltirken, enerji ve kanın yeterli ve sağlıklı dolaşmasını sağlar. Böylece iç organların işlevleri düzenlenirken, hastalıkların önlenmesi ve tedavi edilmesi amacına ulaşılır. Üçüncüsü; kas, sinir ve kemikleri rahatlatmak. Masaj insanın teninde yapılmasına rağmen verimi kas, kemik ve damarlarda kendini gösterir. Masaj, kas ve kemik rahatsızlıklarını dolaysız olarak tedavi eder. Bunun için, hem iç hastalıklar, hem de diğer hastalıklar masajla tedavi edilir Akupunktur Geleneksel Çin Tıbbı Çin halkının hastalıklara karşı binlerce yıllık bir çalışmasının ürünüdür. Eski Çinliler hastalıklara iyiliğin bozulması anlamında bakarlardı. Birçok kültürde de bu böyledir. Örneğin ingilizce:disease=hastalık demektir, dis-ease=rahatlığın tersi. Vucutta dengede bulunan YİN ve YANG adlı iki prensibin dengede olma halinin bozulması ile hastalıklar oluşur. Akupunktur tedavisinin temelini insanı organik bir bütün kabul ederek Yin ve Yang arasındaki balansı dengeye getirmek oluşturur. Geleneksel Çin Tıbbının ana konuları; Yin-Yang, beş element teorisi, kanallar ve kollateraller teorisi, Qi, kan ve vücut sıvıları,etiyoloji, teşhis metodları, semptom kompleksleri ve farklılıklarıdır. Yin-yang ve beş element teorileri materyalizmin sade düşüncesini, diyalektiğini ve değişik boyutlardaki objektif düşünce kanunlarını yansıtmaktadır. Bu iki teori tabii ki evrende bulunan herşeyi izah etmemektedir fakat Geleneksel Çin Tıbbını anlamaya başlamak için yeterlidir. YİN-YANG NEDİR? YİN-YANG: Hepimiz günlük yaşantımızda bu iki kelimeyi ifade eden eş anlamlı kelimeleri sıklıkla kullanırız. Ör: Kadın-erkek, olumlu-olumsuz, sıcak-soğuk, pozitif elektrik-negatif elektrik. Yin ve yang arasında aşağıdaki şekilde bir ilişki vardır.1. Yin ve Yang arasında zıtlık: Yin ve yang farklı karakterde ve farklı özelliklerdedir. İki şey arasında zıt ilişki yoksa bunlar yin ve yang olarak ayrılamazlar. Yin ve yang sadece var olan şeylerin mukayesesi, çeşitli kondisyonların değişimindeki uygunluklar ve geçişleri izah etmek, iki zıt şeyin, görüntü veya görüşün birbirine transformasyonunu izah etmek için vardır. Yin ve yang gerçek absolute şeyler değillerdir, tamamen gerçekci bir anlam içermektedirler. Örneğin insan vücudu yin ve yang olarak ikiye ayrılır. Vücudun görünen dış yüzü yang iken Zang-Fu organlar (iç organlar) yin karakterindedir. Vücudun dış kısmı yang olduğu halde sırt kısmı yang, göğüs ve karın yin özelliğindedir. Zang-Fu organlar da kendi içinde yin ve yang olarak ayrılır. 2. Yin ve Yang arasında birbirine bağımlılık: Bunun anlamı biri olmazsa diğerinin de olamayacağıdır. Yani bir yerde yang yoksa yin de yoktur. Yani gece olmazsa gündüz de olmaz, eksitasyon olmazsa inhibisyon da olmaz. Yang Yin’ e dayanarak var olurken Yin de Yang’ a dayanarak varlığını korur, bunlar birbirine destek oldukları sürece vardırlar ve tek bir varlığın içinde aynı zamanda mevcutturlar. Bu karşılıklı dayanışma ilişkisi Yin ve Yang’ ın koordinasyonunu ve aralarındaki dengeyi oluşturur, bu denge ve koordinasyon da fizyolojik aktivitelerin yaşamsal garantisidir. Yin ve Yang arasındaki relativ denge ve uyum kaybolduğunda patolojik değişiklikler ortaya çıkmaktadır. 3. Yin ve Yang arasındaki birbirine destek olmak ve birbirini tüketmek: Ekzojenik patojenik Yin’ in hiperaktivitesi (soğuk ve nem) insan vücudunun fonksiyonel enerjisi Yang’ ın tükenmesini oluşturur ve yinin artmasıyla yaralanan yang fonksiyonel enerji soğuk tabiatlı (cold) semptom kompleksleri meydana getirir. Yang ekzojenik patojenik faktörlerin (rüzgar, sıcaklık, kuruluk) hiperaktivitesinde vücuttaki yin vücut sıvıları kolaylıkla azalır ve sıcak tabiatlı (heat) semptom kompleksleri oluşur, yang yükselmiş yin yaralanmıştır.Soğuk veya sıcak tabiatlı semptom komplekslerine sebep olan ekzojenik patojenik faktörlerin hiperaktif olduğu durumlarda Shi (aşırı,taşkın) tip rahatsızlıklar ortaya çıkar. Vücut direncinin hipoaktivitesi ile Xu (yetersizlik) tipi Sıcak veya soğuk t semptom kompleksleri oluşur. Bu iki tipin patolojileri farkli oldugu gibi tedavi metodları da farklıdır. Soğuk semptom kompleksleri için sıcak tedavi prensipleri uygulanırken, Sıcak semptom kompleksleri için soğuk tedavi metodları, Xu tipi hastalarda kuvvetlendirici, Shi tipi hastalıklarda yatıştırıcı tip tedavi uygulanır. 4. Yin ve Yang’ ın birbirine transformasyonu. BEŞ ELEMENT TEORISI NEDIR? Bu teori doğada mevcut olan her şeyin beş temel materyalin hareketinden ve değişiminden oluştuğunu anlatır. Bunlar; ODUN, ATEŞ, TOPRAK, METAL ve SU’ dur. Geleneksel Çin Tıbbında insan vücudundaki fizyolojik ve patolojik ilişkileri değerlendirmek için beş element teorisi bir araçtır.. Ör; odun; anlamı büyüme ve gelişmedir, yaşamdır, canlılıktır. Engellenemez şekilde büyür, gelişir ve yukarı doğru yükselir. Beş element arasında birbirini destekleme ve birbirini engelleme şeklinde bir ilişki vardır. Örneğin odun ateşi oluşturur, ateşten kül olup toprağa dönüşüm vardır. Metal topraktadır. Vücudun yapı taşı olan mineraller topraktadır ve su hayatı sembolize eder, yani oduna can veren, ateşi söndüren element sudur. Engelleme ilişkisi ise şöyledir. Odun kökleri ile toprağı tutar ve onun akıp gitmesine engel olur. Toprak ise suyu emer içine alır. Metal odunu durdururken ağaç da toprağı durdurur. Beş element arasindaki ilişkiye Çinliler ANA-OĞUL ilişkisi de derler. Tıpkı anne evladını beslediği gibi onun aşırılıklarını da frenler. ZANG-FU: İnsan vücudundaki iç organları ifade eder. Organların böyle ikiye ayrılmasının nedeni fonksiyonlarındaki farklılıktır. Zang; besleyici maddelerin özlerini imal eder ve bunları biriktirir. Fu; gıdaları alır, sindirir, atık maddeleri salgılar ve atar. Kanallar ve kollaterallerin görevleri; Qi ve kanın vücutta sirkülasyonu sağlamak, dokuları besleyip ısıtmak, Zang-Fu organların bütünlüğünü sağlamak dört ekstremitenin, cildin, kasların, tendonların ve kemiklerin fonksiyonlarını düzenlemek, organik bütünlüğü sağlamaktır. Kanalların ve kollaterallerin fonksiyonel güçlerinde düşme olursa organizma ekzojenik patojenik faktörlere açılır, bundan sonra da patojenik faktörler kanallar ve kollateraller vasıtasıyla vücudun içlerine, derinliklerine nüfuz ederler, ilgili organlara ait semptomlar ve hastalıklar ortaya çıkar KLASİK ÇİN TIBBINA GÖRE AKUPUNKTUR NEDIR? Klasik Çin tibbinda insan yasayan evrenin bir parçasi olarak kabul edilir ve herseyin içinde varolan evrensel gücün insanin da içinde bulunduguna inanilir. “Chi” adi verilen bu enerji insan vücudunda “meridyen” denilen kanallarda dolasir. Akupunktur yöntemi ile bu kanallarda meydana gelen enerji dolasim engelini ortadan kaldirarak dengeyi saglamak ve bu sekilde hastaligi önlemek amaçlanir. Insan vücudunun kendi kendini onarim gücü çok yüksektir. Vücudumuzda bu gücü harekete geçiren belli uyari noktalari vardir ki, bunlara “akupunktur noktalari” denir. Bu noktalar uyarilarak vücudumuzdaki enerji dolasimi normale döndürülür ve hastalik hali ortadan kaldirilir. Böylece organizma ilaç tedavisine gerek kalmadan, kendi olanaklariyla hastaligin ortadan kalkmasini saglar. Hastaligin belirtilerine degil, nedenine yönelik bir tedavi metodudur. Akupunktur organizmanin kendi kendini tedavi ettigi bir metottur ve en önemli özelligi yan etkisinin olmamasidir. Bu tedavi metodunu üç ana baslik altinda toplayabiliriz: 1. Çesitli hastaliklarin tedavisi 2. Analjezi-anestezi 3. Aliskanlik tedavisi AKUPUNKTUR FELSEFESI Bati düsüncesi olaylari sebep-sonuç iliskisi içinde degerlendirir. Çin düsüncesine göre ise, çesitli olgular bir bütünlügün parçasidir ve birbirleriyle iliski içindedir. Düsünce temelindeki bu farkliliklar, tibbi uygulamada da kendini gösterir. Bati tibbi analitiktir; derin nedensel baglantilara girer, ayrintili siniflamalar yapar. Çin tibbinda ise, semptomlar ve bulgular hep birlikte degerlendirilerek toparlanir ve bir bütüne varilmaya çalisilir. Çin tibbina göre hastalik belirli bir zamanda, belirli bir kiside ortaya çikan bir olgudur. Hastalik degil, hasta ön planda degerlendirilir. Buna göre, Geleneksel Çin Tibbi'nda zihinsel, duygusal ve fiziksel bulgular birlikte ele alinir. Vücutta Yin ve Yang adi verilen birbirine zit, ancak uyum içinde iki enerji vardir. Bunu gösteren ambleme Taiji (Büyük Ikilem) denir. Siyah Yin'i, beyaz Yang'i simgeler. Ancak, Yin'in içinde Yang, Yang'in içinde de Yin vardir. Yin ve Yang'in dengelenmesi normallige, dengenin bozulmasi anormallige yol açar. Dengesiz Yin ve Yang, denge arayisi içerisinde sürekli kendilerini degistirirler. Bu dengenin saglanmasi için doktor igneler ile, ilgili akupunktur noktalarini uyararak hastayi tedavi eder. GELENEKSEL ÇIN TIBBINDA AKAPUNKTUR TARIHÇESI Akupunkturun başlangici Çin'de neolitik döneme kadar uzanmaktadir. Çok muhtemeldir ki, insanlar günlük tecrübeleri sonunda vücut yüzeyindeki agrili noktalara bastirilmasiyla agri kesici etkinin oluştugunu saptamişlar ve başlangiçta az çok sivri cisimlerle bu tür bir tedavi uygulamişlardir. Bunun ilk delilleri "Bian Taşlari" denilen taşlardir. Bunlarin en eskileri kuzey Çin'deki kazilarda saptanmiştir (Shandorf eyaleti). 10 000-4 000 yaşlari arasinda olduklari tahmin edilmektedir. Uzunca, ince ve sivri yontulmuş 45mm uzunlugunda ve 4mm genişliginde dibi künt olan taşlardir. Bian taşlari kismen günümüze kadar bu amaçla kullanilmiş ve zaman zaman igne (zhen) ve taş (bian) tabirleri zhenbian şeklinde kaynaşmiştir (Wang 1981). Bian taşlari ve daha sonra kemikler, agaç dallari, veya seramik cisimlerle vucut yüzeyindeki agrilar bizde kullanilan locus-dolendi ignelemesi tarzinda tedavi edilmiştir.Şimdiye kadar bilinen en eski metal igneleri Bati Han saltanati (MÖ 206-MS 24) dönemine aittir. Akupunkturla Tedavi Edilen Hastaliklar Dünya Saglik Örgütü'nün (WHO) yayinladigi raporlara göre, akupunktur yan etkisi olmayan bir metottur. Akupunktur konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, bu tedavi yöntemini uygulayan merkezlerin güvenirligidir. Akupunkturla Tedavi Edilen Hastaliklar (WHO): Solunum Yolu Hastaliklari: Astim - Bronsit - Sinüzit - Larenjit - Farenjit - Tonsillit - Soguk alginligi Sindirim Sistemi Hastaliklari: Aft - Dis Agrisi - Gingivit (diseti yangisi) - Yemek borusu ve kardia spazmi - Gastrit - Ülser - Kabizlik - Ishal - Kolit Üro-genital Sistem Hastaliklari: Enüresis nokturna (gece altini islatma) - Sistit - Adet düzensizligi - Agrili adet - - Kisirlik (infertilite) Endokrin Hastaliklar: Guatr - Diabet (seker hastaligi) Cilt Hastaliklari: Akne - Psöriazis (sedef) - Zona ve sekeli - Vitiligo - Ürtiker - Ekzema Nörolojik Hastaliklar: Migren ve diger bas agrilari - Fascial paralizi (yüz felci) - Trigeminal nevraji - Dupuytren kontraktörü - Kas hastaliklari - Serebral Palsy - Meniere hastaligi Psikiatrik Hastaliklar: Stres - Depresyon - Uyku bozukluklari - Psikosomatik hastaliklar - Kekemelik - Tikler Kalp-Damar Hastaliklari: Tasikardi - Ritm bozuklugu - Hipertansiyon - Hipotansiyon Romatizmal Hastaliklar: Romatoid Artrid - Behçet - Lupus - Raynaud hastaligi - Tennis elbow - Artozlar (kireçlenme) - Boyun-bel-diz agrilari Aliskanliklar: Sigara - Alkol Allerjiler Diger: Kronik yorgunluk - El-ayak yanmalari - Asiri terleme - Sellülit - Obezite (sismanlik) Genel Geleneksel Çin tıbbı uzun süreli tedavilerde ve yaşamsal deneyimlerle sürekli sentez ve analiz yoluyla gitgide oluşan özel bir kuramsal tarza sahip tıp sistemidir. Geleneksel Çin tıbbının temel gelişimi Geleneksel Çin tıbbı, Çin’de yaşayan çeşitli toplumların, tıp sistemlerinin ortak adı olarak nitelendirilir. Geleneksel Çin tıbbına, Han, Tibet, Moğol ve Uygur gibi etnik toplulukların tıp sistemleri dâhildir. Çin’de Hanların en kalabalık nüfusa ve en eski özgün yazıya sahip olması nedeniyle, Hanlıların tıp sistemi, Çin’de ve dünyada büyük etki yarattı. 19. yüzyılda, Batı tıbbının Çin’e girerek yaygınlaşmasından sonra, Batı ve Çin tıpları arasında meydana gelen değişikliklerden dolayı Han tıp sistemi, geleneksel Çin tıbbına dâhil oldu. Geleneksel Çin tıbbının tarihi Geleneksel Çin tıbbında, Han tıp sistemi, en zengin uygulamalı ve kuramsal birikime ve en eski tarihe sahiptir. Geleneksel Çin tıbbının kaynağı, Çin’in Sarı Nehir bölgesidir. Çok eskiden kendi bilgi sistemini kuran geleneksel Çin tıbbı, uzun vadeli gelişme sürecinde değişik tarihi dönemlerde geliştirildi. Birçok ünlü hekim, çeşitli önemli tıbbi görüşler ve tıp eserleri ortaya çıkardılar. 3 bin yıl önceki Yin-Shang hanedanlığı dönemine ait kemik üzerine yazılı bir buyrukta, Çin’deki sağlık sistemi ve 10’dan fazla hastalık hakkında tarifler bulunur. Zhou hanedanlığı döneminde, gözlem, koklama, dinleme, elle muayene, ilaç, akupunktur ve ameliyat gibi yöntemlerle, hastalıkların teşhis ve sağaltımına başlandı. Qin-Han hanedanlığı döneminde, “Huandi Neijing” adlı ayrıntılı kuramsal bir tıp eseri de yayımlandı. Bu, şimdiye kadar bulunan geleneksel Çin tıbbına ilişkin en eski kuramsal eserdir. Hekim Zhang Zhongjing tarafından yazılan “Shang Han Lun” adlı bir eserde, birçok hastalığın muayene ve sağaltım ilkesi açıklanır. Bu kuramsal bilgiler, bundan sonraki tıbbi gelişmeye temel oluşturur. Han hHanedanlığı döneminde, Çin’de cerrahlık çok yüksek düzeye ulaştı. “Üç Devlet Dosyası” adlı bir kitapta, ünlü hekim Hua Tuo’nun anestezi yoluyla hastalara çeşitli ameliyatlar uyguladığı anlatılır. Weijin Kuzey-Güney hanedanlığı (220-589) ve Suitang 5 hanedanlığı (581-960) arasında, nabza bakma teknikleri büyük gelişme kaydetti. Jin hanedanlığı döneminde, Hekim Wang Shuhe tarafından yazılan, “Nabız Durumları” adlı kitapta, 24 nabız durumu yer alır. Bu kitap, yalnız geleneksel Çin tıbbına büyük etki yapmakla kalmadı, etkisi yabancı ülkelere de yayıldı. Bu dönemde tıp bilimiyle ilgili çeşitli dallar günden güne olgunlaşıyordu. Akupunkturla ilgili “Akupunkturun A ve B Teorisi”; eczacılık ile ilgili “Baopuzi”, “Zhouhoufang” ve “Leigong Paoyan Lun”; cerrahiyle ilgili “Liujuanzi Guiyifang” ve “Çeşitli Hastalıkların Kökleri”; çocuk hastalıklarıyla ilgili “Lulu Jing” yazıldı. “Yeni Ben Cao Gang Mu” ise dünyadaki ilk eczacılık eseri oldu. Gözle ilgili özel eser, “Yin Hai Jing Wei” adlı bir kitaptı. Öte yandan; Tang hanedanlığı döneminde Sun Simiao ve Wang Tao tarafından eczacılık la ilgili “Qian Jin Yao Fang” ve “Wai Tai Mi Yao” gibi büyük tipteki reçete kitapları yayınlandı. Song hanedanlığı döneminde (960–1279) tıp ve akupunktur eğitimine büyük ıslah yapıldı. Wang Weiyi, akupunktur noktalarıyla ilgili “Bakır İnsan Heykeli Akupunktur Noktaları Resmi” adlı kitap yazdı, daha sonra öğrencilere ders vermek amacıyla, vücut üzerinde akupunktur noktalarının gösterildiği, gerçek insan gibi büyüklüğünde iki heykel yaptı. Onun bu eğitim çalışmaları akupunkturun geliştirilmesine büyük etki yarattı. Ming hanedanlığı döneminde (1368–1644) bazı tıp uzmanları, humma ve bulaşıcı hastalıklar arasındaki farklığa doğru tanı koydular. Qing hanedanlığına kadar, ateşli hastalıklarla ilgili kuram olgunlaşma aşamasına ulaştı ve “Ateşli Hastalıkların Açıklanması” gibi özel kitaplar da yayımlandı. Ming hanedanlığı döneminde, Batı tıbbı Çin’e getirilmeye başladı. Birçok tıp adamı, geleneksel Çin tıbbı ve batı tıbbının birlikte kullanılması ve çağımızda geleneksel Çin tıbbı ve Batı tıbbının birleşmesinin mükemmel bir sistem oluşturacağını savundular Geleneksel Çin tıbbının temel kuramı Geleneksel Çin tıbbının temel kuramı, insanın “can”ının hareketi ve hastalık durumundaki değişikliklerle ilgili teorileri kapsar. Aralarında “Yin” (negatif) ve “Yang” (pozitif) “Wu Xing” “Yunqi” “Zangxiang” ve “Jingluo” gibi kuramlar ile hastalıklara yol açan nedenler, sağaltım yöntemleri ve ilkesi, bağışıklık ve beslenme gibi konular yer alır. “Yin” ve “Yang” Kuramı eski Çin felsefesine dayanır. İnsanlardaki çelişkili durumları incelemek yoluyla, bununla ilgili görüşler, gittikçe “Yin” ve “Yang” kavramını oluşturdu; “Yin” ve “Yang” adı verilen iki enerji arasındaki dengenin korunmasına göre bir olgunun hareketi ve değişikliği açıklandı. Geleneksel Çin tıbbı “Yin” ve “Yang” ile ilgili zıtlaşma ve birleşme düşüncesine göre insan vücudunun üstü ve altı, sağı ve solu, içi ve dışı arasındaki ve de insanın canının doğa ve toplum gibi dış halkalar ile karışık ilişkilerini açıkladı. “Yin” ve “Yang” arasındaki zıtlaşma ve birleşmenin denge durumunda bulunması insanın normal yaşamını sağlayan temeldir. “Yin” ve “Yang” arasındaki dengenin bozulması durumunda hastalık ortaya çıkacaktır. Canın normal hareketi de olumsuz etkilenecektir. “Wuxing” Kuramı; ağaç, alev, toprak, altın ve su gibi beş elementle, nesnel dünyadaki değişik varlıkların özelliklerini açıkladı ve söz konusu beş etmenin karşılıklı etkileşimine ilişkin hareketli modele göre, varlıklar arasındaki karşılıklı bağlantıları ve değişiklikleri açıkladı. Geleneksel Çin tıbbı ise, “Wuxing” Kuramı’na göre insan vücudundaki çeşitli organlar arasındaki bağlantıları ve iç organları arasındaki dengenin bozulmasının hastalıklara yol açtığı nedenleri açıklarken, iç organlarımızla ilgili hastalıkların sağaltımına yardımcı olur. Taşıma ve Hava Kuramı; “Beş Taşıma ve Altı Hava” olarak adlandırıldı. Bu kuram, doğada meydana gelen kronolojik, meteorolojik ve iklimsel değişiklerin insanın sağlığına ve hastalıklarına yaptığı etkileri inceleyerek araştıran bir kuramdır. Beş Taşıma Kuramı’nda; ağaç, ateş, toprak, altın ve su taşıması kapsanır. Anlamı; bir yıl boyunca doğada orta bahar, yaz, uzun yaz, sonbahar ve kış mevsimlerinin dolaşımıdır. Altı Hava Kuramı’nda; bir yılın dört mevsimindeki rüzgâr, soğuk, sıcak, nem ve ateş gibi altı iklim unsuru kapsanır. Hava Taşıma Kuramı; takvimden alınan veriler ışığında, yıllık ısı değişimleri ile hastalıklar arasında düzenli bağlantıları bulur. İç Organların Durumu Kuramı; insanın beş dolu iç organını (kalp, karaciğer, akciğer, dalak ve böbrek), altı boş iç organını (kalın bağırsak, ince bağırsak, safra kesesi, sidik torbası, mide ve “Sanjiao”, yani iç organları barındıran ve çalışmalarını düzenleyen üç vücut boşluğu), kalıcı organları ve unsurları (beyin, kemik iliği, kemik, atar damar, safra kesesi ve rahim), bunların işlevlerini ve hastalık nedenlerini inceleyen bir teoridir.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||||
|
Esas ve Yan Kanallar Kuramı ve İç Organlar Kuramı arasında sıkı bir ilişki vardır. Esas ve yan kanallar, insan vücudunda, nefes ve kan gönderen kanallar olarak, içten dışa, yukarından aşağıya, insanın çeşitli kısımlarını birbirini bağlamakta rol oynuyor. Hastalık nedeniyle, esas ve yan kanallar sisteminde değişiklikler meydana gelir, buna parelel hastalık belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtilerden, hastalık nedenleri anlaşılır. Geleneksel Çin tıbbının muayene yöntemi Geleneksel Çin tıbbında doğru bir sağaltım için; bakmak, koklamak, sormak ve nabız almak, hastayı veya hastanın durumunu bilenlerle görüşmek gibi yöntemlerle, hastayla ilgili çeşitli bilgiler alınır. Geleneksel Çin tıbbında bakmak, sormak, dinlemek ve koklamak ile nabız almak, “Dört muayene yöntemi” olarak adlandırılır. Muayene çalışmasında bu dört muayene yönteminin birlikte kullanılması durumunda, hastalığa doğru teşhis konulabilecektir. Bakarak muayene Bakarak muayene, iç organlar ile esas ve yan kanallar gibi teorilere göre gerçekleştirilen muayene yöntemleridir. İnsan vücudunun dışı ile beş dolu iç organ ve altı boş iç organ arasında yoğun ilişkiler mevcuttur. İnsan vücudundaki beş dolu iç organ ve altı boş iç organın işlevlerinde değişiklikler ortaya çıktığı takdirde; tabii ki insanın vücudu dışındaki ruhunda; rengi, görünüşü ve durumunda değişiklikler belirir. Dolayısıyla, vücut dışında ve görünen unsurların durumuna ve işlevlerinin değişikliklerine bakmak yoluyla da iç organların değişiklikleri teşhis edilir. Bakarak muayenenin somut adımlarında, ruha bakmak, renge bakmak, görünüşe bakmak, başa, boyuna ve yüzdeki organlara bakmak, tene bakmak, esas ve yan kanallara bakmak ve dışkılara bakmak kapsanır. Bunlar arasında ruha, yüz rengine ve dile bakmak en önemli oluyor. Çünkü yüz ve dilin çeşitli görünüşleri, büyük ölçüde iç organların işlevsel değişikliklerini belirler. Dinleme ve koklama muayenesi Dinleme ve koklama muayenesi doktorun kendi dinleme ve koklama organlarıyla hastanın vücüdu içinden işitilen seslere ve dışkılarına göre yaptığı muayenedir. Doktor sesi dinlemek yoluyla yalnız sesin çıktığı organı muayene etmekle kalmayıp, sesin değişikliğine göre diğer organlardaki hastalıkları da teşhiş edebilir. Dinleme ve koklama muayenesinde dinlenmesi gereken sesler, konuşma, nefes, öksürük, hıçkırık gibi seslerdir. Koklama muayenesinde, hastalığa yakalanan organlardan ve hastanın oturduğu odadan çıkan iki kötü kokunun koklanması kapsanır. Hastalığa yakalanan organların kötü kokusu, genellikle zehirli faktörün insanın iç organlarında bulunmasından kaynaklanan anormal kokudur. Hastanın oturduğu odada koklanan kokular ise hastalığa yakalanan organlardan ve hastanın vücudundan boşaltılan dışkıdan gelir. Meselâ; bulaşıcı hastalığa yakalananların boşalttığı kötü kokuyla tüm oda dolar. Sorarak muayene Sorarak muayene, doktorun diyalog yoluyla hastaya ve onu tanıyanlara hastalığa yakalanmasının nedenini, hastalığının gelişmesini, şu andaki durumu ve tedavi süreci gibi bilgileri sormasıdır. Sorarak muayene, nesnel olarak bazı hastalık nedenlerinin kolayca anlaşılamamasından dolayı; örneğin hastalığın belirtilerinin tamamen görülememesi durumunda kullanılan önemli bir muayene yoludur. Sormak yöntemiyle, hastalığın teşhisi için daha fazla ipucu toplanabilir. Örneğin; hastanın günlük yaşamı, çalışma ortamı, yemek alışkanlığı ve evliliği gibi konularda çeşitli bilgiler elde edilebilir. Sorarak muayenede soyadı, yaş, meslek, evlilik, ırk, adres, muayene tarihi, şikâyet, şu anki hastalığın geçmişi, şu anki hastalığın gelişmesi, geçmişteki diğer hastalıklar, ferdin ve ailenin geçmişi kapsanır. Şu anki hastalığa ilişkin sorulması gereken bilgiler arasında da soğukluk ve sıcaklık hissi, uyku ve duygusal durum ile idrar ve dışkı kapsanır. Nabız alma ve elle muayene Nabız alma ve elle muayene kapsamında, elle muayene, doktorun elle, hastanın vücudunun çeşitli yerlerine vurma, bastırma ve sıvazlama gibi yollarla muayene etmesidir. Nabız almak, doktorun, hastanın nabzını tutmak yoluyla, hastanın vücudu içinde meydana gelen değişikleri anlamasıdır. Elle muayenede doktor, hastanın vücudunun bazı yerlerini vurarak, bastırarak ve sıvazla****** bazı anormal değişiklikleri bulup, hastalığa yakalanan yerlerin niteliğini ve seyrini kontrol eder. Geleneksel Çin eczacılığı Geleneksel Çin ilaçları, geleneksel Çin tıbbının hastalığı önlemek, tedavi ve muayene etmek için kullandığı ilaçlardır. İlâçların kaynağı, doğadan işlenerek elde edilen maddelerdir. Aralarında bitkisel, hayvansal, madensel, kimyasal ve biyolojik maddeler bulunur. Geleneksel Çin ilaçlarının bulunuşu ve kullanılışı Çin’de binlerce yıllık geçmişe sahiptir. Geleneksel Çin İlaçları terimi ise bir isim olarak geç ortaya konuldu. Sadece Batı tıbbının Çin’e girmesinden sonra iki tıp arasındaki değişikliklerin tarif edilmesi amacıyla geleneksel Çin ilaçları da bir kelime olarak saptandı. Geleneksel Çin ilaçlarının tarihi Çin tarihinde “Doktorun bir günde tattığı 100’den fazla çeşit bitki arasında 70’inde zehir olur” hikâyesi yaygınlaşmaktadır. Bu hikâye eskiden halkın doğa ve hastalıkla mücadele yaptığı dönemde, ilaçların bulunmasında, tecrübe kazanmak için çetin çaba harcadığını belirtir. Bu, üretim ve çalışmanın, geleneksel Çin ilacının menşesi olduğunu kanıtlar. Çin’in Xia, Shang ve Zhou hanedanlıklarında ( M.Ö 22. yüzyılın sonundan 256 yılına dek), Çin’de ilaçlı içkiler ve ilaçlı sular yapılabilirdi. Xizhou Hanedanlığı’nda (yaklaşık M.Ö 11. yüzyıl–771 yılında) yayımlanan “Shijing” adlı bir şiir koleksiyonu, şimdiye kadar bulunan en erken ilaçları tarif eden kitaptır. Şu an bilinen en eski Çin tıbbı teorisi kitabı olan “Neijing” ise, bir dizi geleneksel Çin tıbbı teorisi ileri sürerek, geleneksel Çin eczacılığının temel teorisini oluşturur. Şimdiye kadar bulunan en eski eczacılık kitabı olan “Shennong Bencaojing” adlı bitkisel ilaçlarla ilgili kitap, Qin ve Han hanedanlıkları arasındaki dönemde (M.Ö 221-M.S 220 yılları) birçok tıbbî uzman tarafından toplanan bilgilerin özetlenmesiyle yazıldı. Bu kitapta yer alan 365 çeşit ilaç günümüzde hâlâ kullanılıyor. Bu eczacılık kitabının yayımlanması, geleneksel Çin eczacılığının esaslarının oluştuğuna işaret etti. Tang hanedanlığında (618–1644) ekonominin gelişmesi, geleneksel Çin eczacılığının gelişmesini sağladı. Tang hükümeti, öncelikle dünyada “Tang Bencao” adıyla tanınan bitkisel ilaçlara ilişkin kitabın düzenlenmesi çalışmasını tamamladı. Tüm kitapta, toplam 850 çeşit bitkisel ilaç toplandı ve resimlerle tarif edildi. Dolayısıyla geleneksel Çin eczacılığı daha da geliştirildi. Ming hanedanlığına kadar (1368–1644), Çinli eczacı Li Shizhen, 27 yıl süren çalışmayla, ünlü geleneksel Çin eczacılığı eseri olan “Bencao Gangmu”yu tamamladı. Kitabın tamamında 1892 çeşit bitkisel ilaç tarif edildi ve bu, Çin’in bitkisel eczacılık tarihindeki en büyük bitkisel ilaç koleksiyonu oldu. Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1949 yılından sonra, bitki, denetim, kimya ve ilaç teorisi gibi alanlarda yapılan geniş bilimsel araştırmalar, ilaçların kaynaklarını saptamak, gerçek ve sahte ilaçları ayırt etmek ve ilaçların hastalıkların tedavisinde oynadıkları rolü açıklamak için bilimsel dayanaklar sağladı. Ülke genelinde ilaç kaynaklarının araştırılması temelinde, 1961 yılında “Geleneksel Çin İlaçları Terimleri” adlı çalışma yayımlandı. Böylece kayıtlı geleneksel Çin ilaçlarının sayısı 5767 çeşide ulaştı. Bunun yanı sıra, çeşitli geleneksel Çin ilaçları ile ilgili sözlükler, geleneksel Çin ilaçları ile ilgili birçok özel eser, gazete ve dergiler de yayımlandı. Geleneksel Çin ilaçlarını araştıran ve üreten ve de geleneksel Çin eczacılığı dersi veren kuruluşlar da ardı ardına kuruldular. Geleneksel Çin ilacının kaynağı Toprağı geniş olan Çin’deki karışık coğrafi yapı, çeşitli iklim şartları ve değişik doğal ortamlar, çeşitli bitkisel ilaçların üretilmesine elverişli koşulları sağladılar. Şimdi Çin’de 8000’den fazla çeşit geleneksel Çin ilacı üretilmektedir. Daimi olarak kullanılan bitkisel ilaçlarının sayısı, 600 çeşidi aşmıştır. Geleneksel Çin ilaçları, hem miktarı, hem de çeşidiyle dünyada ilk sırada yer almaktadır. Günümüzde Çin’de üretilen geleneksel Çin ilaçları, yurtiçinin ihtiyacını karşılarken, 80’den fazla ülke ve bölgeye de ihraç edilmektedir ve birçok ülkenin halkları tarafından beğenilerek kullanılmaktadır. Geleneksel Çin ilaçlarının toplanması ve işlenmesi Bitkisel ilaç maddesi toplanması, geleneksel Çin ilaçlarının üretilmesinde çok önemli bir halkadır. Çinli eczacılar, değişik ilaçların hammaddesinin değişik mevsimlerde toplanması gerektiğini vurgulamaktadırlar. Bitkisel ilaçların üretildikleri değişik aşamalarda içerdikleri unsurlar ve miktarlar farklı olduğu için, ilaçların tedavi sonucu ve yan etkileri de aynı değildir. Dolayısıyla, bitkisel ilaçların zamanında toplanması, ilacın tedavi veriminin ve yan etkilerinin azalmasını sağlayabilir. Genellikle bitkiler, dalları ve yapraklarının bol bol olduğu ve çiçeklerinin ilk açtığı zamanda toplanıyor. Çiçekli ilaç maddesi ise, çiçekleri açmadan önce toplanmalıdır. Meyvesi ve tohumu ilaç olarak kullanılan bitkisel hammaddeler, genellikle meyvenin olgunlaşmasından sonra toplanıyor. Bitkinin kök ve gövdesinin kullanıldığı ilaç maddesi, genellikle sonbaharın sonunda veya ilkbaharda toplanıyor. Kök ve ağaç kabuğunun ilaç maddesi, genellikle bahar ve sonbahar mevsimlerinde toplanıyor. İlaç hammaddesi olarak kullanılan hayvanlar ise, büyüdüğü ve yaşadığı mevsimlere göre avlanarak toplanıyorlar. Madensel ilaç maddesinin toplama zamanıyla ilgili belirgin bir talimat yoktur. Toplanan hammadde işlendikten sonra kullanılır. İşleme yöntemleri şudur: Seçmek, dilimlemek, haşlamak, kurutmak, buharda pişirmek, suda pişirmek, mayalaştırmak, filizlendirmek, arındırmak ve damıtmak. İşlenmiş ilaç hammaddesi eczanelerden ve ilaç fabrikalarından sağlayabilir. İşlenmiş değişik ilaç maddelerinin saklanması için, özelliklerine göre güneş altında, gölge altında, kurutucu cihazda ve kireçte kurutma gibi yöntemler kullanılır. Bazı ilaç maddelerinin çürüme, buharlaşma, nemli havada bozulma, erime, böcekler tarafından yenme ve yağını kaybetme nedenleriyle etkilerini kaybetmelerini önlemek için, ışık ve hava geçirmez şekilde paketlemek ve kimyasal ilaçlarla tütsülemek gibi yöntemler kullanılmalıdır. İlâçların güvenliğini ve etkililiğini sağlamak için, ilaç hammaddesinin, kullanılmadan önce gerçek olup olmadıkları iyice kontrol edilmeli. Geleneksel Çin ilacının Kullanımı Eski geçmişe sahip olan geleneksel Çin ilaçlarının kullanımı, Çin’in gelişmesinde büyük rol oynamakta ve şimdiye kadar insanın sağlığının korunmasında önemli bir yer almaktadır. Geleneksel Çin eczacılığının teorisi ve pratik tecrübesi, geleneksel Çin kültürünün özelliğini gösterir. Çoğunluğu doğadan alınan geleneksel Çin ilaçlarının zehiri ve yan etkisi çok azdır. Bir çeşit ilaç içinde birçok unsur bulunduğu için, birçok hastalığı tedavi eder. Genellikle birkaç geleneksel Çin ilacı değişik oranlarla birleştirilerek kullanılır. Uygun orana göre karıştırılarak kullanılan geleneksel Çin ilaçları, hem karışık hastalıkların tedavisine, hem ilaçların etkisinin yükselmesine, hem de zehirinin azalmasına yararlı olur. Geleneksel Çin ilacının kullanımı, geleneksel Çin tıbbı teorisine göre, ilacın insan vücudunda yarattığı tedavi sonucuna dayanarak gerçekleştirilir. Geleneksel Çin ilaçlarının tedavi etkisi, ilacın özelliklerinden kaynaklanır. Geleneksel Çin ilaçlarının niteliği; şifalı otların dört özelliği (soğuk, sıcak, ılık ve serin), şifalı otların beş tadı (ekşi, buruk acı, tatlı, biberli acı ve tuzlu), çıkış ve iniş, batma ve yükseliş, damar ile zehirlilik özelliklerinden oluşuyor. Geleneksel Çin ilaçlarının etkili bir şekilde kullanılması için, çeşitli ilaçların birleşimi, yasakları, miktarı, kullanım yöntemi ve ayarlanması gibi temel bilgiler bilinmelidir. İlâçların birleşimi, hastalıkların gereğine ve ilaçların değişik özelliklerine göre, birkaç çeşit ilacının ortaklaşa kullanılmasıdır. Yasaklarda, bazı ilaçların bir arada kullanılmaması, gebe kadınların bazı ilaçların kullanmaması, bazı gıdaların yenmemesi ve bazı hastalıklar için bazı ilaçların kullanımının yasaklanması kapsanır. İlâç miktarı, tedavi uygulamalarda kullanılan ilaçların gramajıdır. Tek çeşit ilacın ve bir yetişkinin günde kullandığı ilaç miktarının ve de bir reçetede çeşitli ilaçların kullanıldıkları oranın belirtilmesidir. Verilen ilaçların oranları, ilaçların nitelikleri, ilacın şekli (şurup ve hap), birleşim tarzı, hastanın yaşı, vücut durumu, hastalık durumu ve değişik mevsimler gibi birçok faktöre göre saptanır. Geleneksel Çin ilacının gelişmesi Geleneksel Çin ilaçlarının araştırılmasının yönü, geleneksel üretim tecrübesinin sürdürülmesinin yanı sıra seçkin tohumların yetiştirilmesini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Meselâ: İzotop ışığı ve biyoloji teknolojisiyle tohumların yetiştirilmesi yöntemiyle, meyan kökü, Huanqin ve Chaihu gibi ilaç yapımında kullanılan çok sayıda yabani bitkinin ve ithal edilmesi gereken 20’den fazla çeşit bitkinin yetiştirilmesine önemli katkı sağlanacaktır. Özellikle, bazı tohumların yozlaşmasını önlemek için, araştırma çalışmaları yoğunlaştırılacaktır. Aynı zamanda yeni kaynakların araştırılması ve geliştirilmesi çalışmaları da hızlandırılacaktır.
__________________ |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| bir beyaz kağıda herşey yazılabilir senin dışında.... | bercem21 | Şiirler | 32 | 29-07-2007 04:50 PM |
| Hakkın Yok | GuLaY | Türkçe Lyrics | 5 | 24-02-2007 12:41 AM |
| A'dan Z'ye Herşey var | Nick 99 | Oyun, Şifre, İlaçlar | 14 | 23-02-2007 08:24 PM |
| Çay Hakkında Herşey | azeri_63 | Güzellik, Bakım ve Diyet | 5 | 20-09-2006 07:56 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.