Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Komedi, Eğlence, Korku, Her Telden Muhabbet > İlginç Bölüm > İlginç Konular

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 08-03-2008, 02:53 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Konum: BURASI 4. KOĞUŞTUR BENİM ABİM...!!!!!!!
Mesaj: 1,181
Üye No: 174436
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 10434
Rep Puanı : 1043185
Rep Derecesi
JİYAN ADAR has a reputation beyond reputeJİYAN ADAR has a reputation beyond reputeJİYAN ADAR has a reputation beyond reputeJİYAN ADAR has a reputation beyond reputeJİYAN ADAR has a reputation beyond reputeJİYAN ADAR has a reputation beyond reputeJİYAN ADAR has a reputation beyond reputeJİYAN ADAR has a reputation beyond reputeJİYAN ADAR has a reputation beyond reputeJİYAN ADAR has a reputation beyond reputeJİYAN ADAR has a reputation beyond repute
Varsayılan Şüpheli Asker Ölümleri Raporu(D-Şüpheli asker ölümleri)


Şüpheli Asker Ölümleri Raporu(D-Şüpheli asker ölümleri)

1) Kemal Volkan - 01.03.1977/Erzincan - Kemah doğumlu - Terzi

27 Ağustos 1998 tarihinde derneğimize yazılı olarak başvuruda bulunan Hüseyin Volkan, yakını Kemal Volkan'ın askerliğinin yaptığı sırada yaşamını yitirdiğini belirterek " 9 aydır Manisa Askerlik Şubesi'nde vatani görevini yapmakta olan Kemal'in kendi silahıyla ihtihar ettiği bize bildirildi. Kemal'in cenazesine otopsi yapılıp yapılmadığını bilmiyoruz ama bize bir otopsi tuteneğı da vermediler. Kemal'in intihar etttiğine inanmadığımız için askeri yetkililerden otopsi talebinde bulunduk ancak reddedildi. Kemal'in intihar etmesi için bir neden yoktu. Biz Kemal'in intihar ettiğine inanmıyoruz, derneğinizden bu konuyu araştırıp adımıza hukuki girişimlerde bulunmasını talep ediyoruz" demiştir.
Manisa Askerlik Şubesi'nde askerlik görevini yaparken askeri yetkililerce "intihar" ettiği söylenerek cenazesi ailesine teslim edilen Kemal Volkan, ailesi tarafından İstanbul'da bulunan Güzelyalı Mezarlığına gömülmüştür.

2) Sinan Yaklav - 1978/İstanbul doğumlu

29 Ocak 1999 tarihinde derneğimize yazılı olarak başvuruda bulunan Semra Yaklav, oğlu Sinan Yaklav'ın Erzurum-Hınıs'ta askerlik yaptığı sırada oğlunun ölüm haberini aldığını belirterek " Oğlum Sinan Yaklav, Manisa Kırkağaç'ta Komando Eğitimi gördükten sonra Erzurim Hınıs'a gönderildi. 1 Eylül 1998 tarihinde evimize telefon açan askeri yetkililer, "oğlunuz, operasyon sırasında seken bir kurşunun isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi. Başınız sağolsun, acele buraya gelin" diye bize haber verdiler. Oğlumun cenazesi 3 gün sonra İstanbul'a geldi. Oğlumun otopsisine bizim aileden giren olmadı. Bize otopsiden sonra sadece yüzünü gösterdiler. Oğulumn cezanesini toprağa verilmesinden sonra konuyla ilgili olarak soruşturma başlatıldığına dair bir karar verdiler bize. Ancak; daha sonra bir tebliğ almadık. Olaydan bir hafta sonra yanına gittiğim Hınıs Cumhuriyet Savcısı "şimdi vaktim yok. Beni sıkma" diyerek benimle görüşmedi. Ayrıca görüşmeye çalıştığım jandarma yetkilileri de "sen kimsin?" diyerek beni tersledi.
Oğlumun ölümü nü şüpheli buluyorum. Olayın bir kaza olduğuna inanmıyorum"diyen bayan Semra Yaklav, konuyla ilgili olarak derneğimizde bir basın açıklaması yapma ve konunun hukuki boyutunun derneğimizce takip edilmesi talebinde bulunmuştur.
Sinan Yaklav'ın ölümü hakkında askeri yetkililerce hazırlanan dosyada " Sinan Yaklav'ın bir operasyon dönüşü silahının mandalının düşmesi sonucu kendi silahında çıkan bir merminin başına isabet etmesi sonucu ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiğini, bu kadar dikkatsiz davranmasına neden olan olayın katıldığı bir operasyon dönüşü kırsal alanda "şarjörünü kaybetmesi ve yapılan arama sonucunda bulamaması nedeniyle içinde bulunduğu tedirginlik" ibarelerine yer verilmiştir.

3) İsmail Güneş - Malatya-Akçadağ/1972 doğumlu- Tekstil işçisi (Asker)

Mehmet Ali Güneş, kardeşi İsmail Güneş'in Kıbrıs'ta askerlik yaptığı sırada intihar ettiğinin kendilerine bildirildiğini beyan ederek, " Kardeşim İsmail Güneş, Sivas'ta bir buçuk ay acemi askerlik yaptıktan sonra Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri'ne usta er olarak gitmiştir. Ancak Kıbrıs'a gittikten 1 ay sonra yani 23 Mart 1999 tarihinde kardeşimin "silahla intihar ettiği" haberini aldık. Kardeşim acemi Birliği'nden dağıtım izni için eve geldiğinde oldukça sevinçli idi. Her hangi bir moral bozukluğu yoktu. Usta Birliği olan Kıbrıs'a da mutlu bir şekilde gitti. Bize ölüm haberi ulaşmadan iki gün önce İsmail'le yaptığım bir telefon görüşmesinde "çok mutlu olduğunu, her hangi bir sağlık probleminin olmadığını" söyledi. Bende parası olup olmadığını sorduğumda bana yeteri kadar parasının olduğunu söyledi. Hatta bana kendisinde bulunan banka kartının Kıbrıs'ta çalışmadığını, kendi adına Yapı Kredi Bankası'na bir hesap açmamızı istedi. Telefonda sesi son derece neşeli idi. Telefon görüşmesi sırasında benimle sürekli şakalaştı. Herkese selam söyleyerek telefonu kapattı.
Bu telefon görüşmesinden bir ay önce yaptığım telefon görüşmesi sırasında, kendisi konuşma zorluğu çekince bir iki kelime "Kürtçe" konuştu. Tam o sırada ahizeden kardeşime birilerinin bağırdığını duydum. Bunun üzerine kardeşim konuşmasına Türkçe olarak devam etti.
Biz alice, kardeşim İsmail Güneş'in intihar ettiğine inanmıyoruz. İntihar edecek bir yapısı ve nedeni yoktu. Kardeşimin ölümü son derece şüphelidir" diyerek derneğimizden hukuki yardım talebinde bulunmuştur.
Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri, 230. Motorlu Piyade Alayı - 2. Tabur, 5. Bölük'te askerlik görevini yaptığı sırada "intihar" ettiği açıklanan İsmail Güneş'in davasını derneğimiz avukatlarından Gülseren Yoleri takip etmektedir.

4) Selim Aktaş-Kargı/1978 doğumlu

Derneğimize 2 Temmuz 1998 tarihinde başvuruda bulunan Elmas Aktaş; oğlu Selim Aktaş'ın Bilecik 9. Er Eğitim Tugayı'nda Er olarak bulunduğu sırada intihar ettiğinin kendisine bildirildiğini beyan ederek " oğlum Selim Aktaş, Bilecik 9. Er Eğitim Taburu'nda 12 günlük asker iken oğlumun intihar ettiğine dair bize haber verildi.
Oğlumun ölümü kuşkuludur. İntihar ettiğine inanmıyorum. Oğlumun kesin ölüm nedenini öğrenmek için yaptığımız otopsi başvurusu reddedildi. Oğlumun ölüm nedeninin tespit edilmesi için derneğinizden hukuki yardım talep ediyorum" diyerek oğlunun ölümü hakkındaki kuşkuları ifade etmiştir.
Derneğimize başvuruda bulunan bayan Elmas Aktaş, 29-04-1998 tarihinde Çorum ili Kargı ilçesi Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği dilekçede 1) "oğlum Selim Aktaş asker iken evimize gelen iki jandarma, oğlumun hasta olduğunu belirterek bize bir kağıda yazılı telefon numarası vererek bu numarayı aramamızı söylediler. Numarayı benim bayılmam sebebiyle komşum aramış, telefona çıkan şahıs, çocuğumun öldüğünü ve cenazeyi nereye istediğimizi sormuş, bizde, babasının yanına gömmek istediğimiz için, cenazeyi yakınlarım alarak, Çorum'un Kargı İlçesi Demirören Köyü Mezarlığı'na gömmüşler. 2) Cenazeyi gömdükten bir müddet sonra ise, bize APS'yle atılmış bir mektup geldi. Mektupta "ölü muayene tutanağı ve otopsi tutanağı" yazılı kağıt çıktı. Raporun 3. Satırında oğlum Er Selim Aktaş'ın "intihar ettiği" yazılı idi. Halbuki bize oğlumun intihar ettiği söylenmedi. 3) Bu sebeple oğlumun ölümünden şüpheliyim, oğlumun neden öldüğünü ve ölüm sebebini öğrenmek istiyorum. Oğlumun mezarının açılarak otopsi yalmasını talep ediyorum" diyerek başvuruda bulunmuştur.
Bayan Elmas Aktaş'ın yaptığı tekrar otopsi yapılması talebi üzerine İçişleri Bakanlığı-Jandarma Genel Komutanlığı imzalı bir cevabi yazıyla Selim Aktaş'a otopsinin yapıldığı ve tekrar bir otopsiye gerek olmadığı bildirilmiştir.

5) Aydın Arslan-Giresun/1974 doğumlu

Derneğimize 1 Mayıs 1998 tarihinde başvuruda bulunan Salih Arslan; Torunu Aydın Arslan'ın 27 Haziran 1994'te askerlik yapmakta olduğu Cezevinde nöbet sırasında ölü bulunduğunun kendilerine bildirildiğini beyan ederek. "Bu ölüm bize inandırıcı gelmedi. Aydın intihar edecek biri değildi. Ölüm şeklini ve intihar gerekçesini şüpheli buluyoruz. Şüphelerin kalkması için mezarın açılarak cenazeye tekrar otopsi yapılmasını talep ettik. Ancak bu başvurumuz reddedildi.
Torunumun ölümünü şüpheli buluyoruz ve dava açılmasını istiyoruz" diyerek derneğimizden hukuki yardım talebinde bulunmuştur.

6) Zeki Altunbaş-Yozgat/1956 doğumlu
Derneğimize 26 Kasım 1998 tarihinde başvuruda bulunan Cafer Altuntaş; "yakınım Zeki Altunbaş, 1980 yıllarında Yalova'da Askeri Darbeden sonra aldığı bir ceza nedeniyle her gün karakola imza vermek zorunda idi. Bu sürgün cezası sürdüğü sırada askere çağrıldı. Askerliğini yapmak üzere Çanakkale Er Eğitim alayı'na gitti. Zeki, asker iken Yalova'da süren bir operasyonda yakalanan bazı kişiler Zeki'nin adını vermişler. Bunun üzerine Çanakkale'de gözaltına alınıp Yalova'ya getiriliyor. Yalova Emniyet Müdürlüğü'nde uzun süre işkence ile sorgulandıktan sonra eski davalardan Selimiye Askeri Kışlası'na götürülmesine karar veriliyor. Ancak o günden sonra kendisinden bir daha haber alamadık. Zeki'nin akibetini sormak üzere gittiğimiz askeri yetkililer bize "Zeki Altunbaş, Selimiye'ye getirilmek üzere bindirildiği Kartal -Yalova Vapuru'ndan atlayarak kaçmıştır" denildi.
Bu cevabın verilmesinin ardından Yozgat -Sorgun'da ve Ankara'da bulunan akrabalarımızın evleri jandarmalarca basılarak arandı. Bugüne kadar yaptığımız hiçbir başvurudan sonuç çıkmadı. Bizim haberimiz olmadan Sorgun'dakiu nufüs kütüğünden kaydını silmişler."diyerek derneğimizin hukuki yardım talebinde bulunmuştur.
Zeki altunbaş, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden önce Sosyalist Gençlik Derneği yöneticilği yaptığı ve Bu nedenle yargılandığı öğrenildi.

7) Süleyman Aksoy-Malatya-Akçadağ/1975 doğumlu- Konfeksiyon işçisi

28 Nisan 1999 tarihinde Hollanda'dan sınırdışı edildikten sonra askere alınan Süleyman Aksoy'un 12 Temmuz 1999 tarihinde görev yaptığı GATA'da bulunan bir köprüden aşağı atlayarak intihar ettiği açıklandı.
Konuyla ilgili olarak 17 Şubat 2000 tarihinde derneğimize başvuruda bulunan Süleyman Aksoy'un babası Ali Aksoy, "Oğlum 1993 yılında Almanya'ya gitti. Almanya'da mültecilik talebinin red edilmesi üzerine ingiltere'ye kaçak olarak gitmeye çalışırken Hollanda'da polis tarafından gözaltına alındı. Hollanda'da bir cezaevinde 6 ay tutuklu kaldıktan sonra 28 Nisan 1999 tarihinde sınırdışı edildi. Atatürk Havalimanı'nda görevli polislerce gözaltına alındıktan sonra 2 gün boyunca gözatında tutuldu. 2 Mayıs'ta askerlik şubesine teslim edildi. Oğlum Acemi Askerlik görevini Etimesgut'ta yaptı. Dağıtım izni için eve geldi ve evde 10 gün kaldı. Usta Er olarak Ankara'daki GATA Hastanesi'ne verildi. Orada Piyade Er olarak göreve başladı. 3 Hafta dolmadan 12 Temmuz 1999 tarihinde GATA Köprüsü'nden aşağı atlayarak intihar ettiği haberini aldık. Oğulumun cenazesini teslim aldıktan sonra 13 Temmuz 1999 tarihinde gömdük. Oğlumun ölüm haberini almadan 3-4 gün önce oğlum eve arayarak annesiyle telefonda görüşmüş ve " anne, beni hem göreve gönderiyorlar, hemde takip ettiriyorlar, nasıl iş anlayamadım" demiş.
Biz ailece Süleyman'ın intihar ettiğine inanmıyoruz. Askeri yetkililer bize "oğlunuz, nişanlısı terkettiği için bunalıma girdi ve intihar etti" dediler. Fakat bu mümkün değil çünkü oğlumun her hangi bir nişanlısı yok. Süleyman'ın öldürüldüğünü düşünüyoruz. Hollanda Devletinden de davacıyım. Suçlu buluyorum. Eğer oğlumu geri göndermeselerdi böyle bir sonuç olmazdı." Diyerek derneğimizden hukuki yardım talebinde bulunmuştur.

8) Maşallah Yılmaz-Muş/1979 doğumlu - Demirci

Şırnak'ta askerlik yaptığı sırada intihar ettiği açıklanarak cenazesi yakınlarına teslim edilen Maşallah Yılmaz'ın ağabeyi Abdullah Yılmaz, 4 Şubat 2000 tarihinde derneğimize başvuruda bulunarak " Maşallah, barış sürece ile birlikte üç kere polis tarafından Bursa'da gözaltına alındı. Her seferinde askere gitmesi için tehdit ediliyordu. Bunun üzerine askerlik görevini yapmak üzere ısparta'ya gitti. Ancak buruda da keyfi bir biçimde gözatına alınarak işkenceye maruz kaldı. Acemi Askerliği bitince usta er olarak Şırnak'a gönderildi. Kendisiyle yaptığımız telefon görüşmelerinde kendisine kötü davranıldığını, yüzüne karşı inançlarına ve yakınlarına küfür edildiğini, can güveniliğinden endişe ettiğini söylüyordu.
1 Ekim 1999 tarihinde intihar etti diyerek bize Maşallah''n cenazesini teslim ettiler. Ardında tüm aile bireylerine ayrı ayrı yazılmış mektuplar verildi bizlere ve bu mektupları Maşallah'ın yazdığı söylendi. Biz bu mektupların düzmece olduğu düşüncesindeyiz çünkü, Maşallah hiçbir mektubunu Mehmetçik diye bitirmezdi. Mektuplarını hep son imparator diye bitirirdi.
Bu şüphelerimiz üzerine yaptığımız araştırmada kardeşimin JİTEM mensubu Uzman Çavuş Murat Avcı tarafından kasten öldürüldüğünü öğrendik. Ve davacı olduk. Bu kişi "müessir fiil'den 5 ay hapis cezası aldı. Ancak bu ceza Yargıtay'da bozulunca aynı mahkeme bu sefer beraat verdi. Kardeşimin ölümünden sorumlu olanlar serbestçe dolaşıyor" diyerek derneğimizden hukuki yardım talebinde bulunmuştur.
Yılmaz ailesi, Maşallah Yılmaz'ın askerde ölümünden sonra konuyla ilgili olarak tüm yetkili mercilere suç duyurusunda bulunmuşlardır. Bu suç duyuruları sonucu Uzman Çavuş Murat Avcı " ölüme sebebiyet vermek"ten tutuklanıp Diyarbakır Kapalı Cezaevi'ne konulmuş. Ancak bir süre sonra tahliye edilmişttir.

9) Ali Haydar Kalan - Karakoçan/1979 doğumlu

31 Ocak 2000 tarihinde derneğimize başvuruda bulunan İsmet Kalan, oğlu ali Haydar Kalan'ın Şanlıurfa 20. Zırhlı Tugay Destek Kıtaları Oto Takımı'nda askerlik yaptığı esnada intihar etti denilerek cezasinin kendilerine teslim edildiğini beyan ettikten sonra devamla" Oğlumun ölümü şüphelidir. Ölümünün araştırılmasını ve kesin ölüm nedeninin açığa çıkarılmasını istiyorum. Eğer otopsi yapılmışsa mezarı tekrar açılıp yeni otopsi yapılmasını istiyonum. Çünkü oğlum, askerlik yaptığı sırada bize gönderdiği mektuplarda ve yaptığımız telefon görüşmelerinde kendisine sürekli olarak baskı uygulandığını ve sağ görüşlü askerler tarafından ölümle tehdit edildiğini söylüyordu. Oğlum 2'5 ay askerlik yaptı bu süre içinde tehdit edildiğini söylüyordu sürekli. Bu nedenle oğlumun intihar ettiğine inanmıyorum. O günlerde orada görevli olan tüm askerlerden ve askeri yetkililerden davacıyım. İnsan Hakları Derneği'nin bize hukuki diestek vermesini istiyorum.
İsmet Kalan, oğlunun ölümünden sorumlu tuttuğu askeri yetkililer hakkında Tekirdağ Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla suç duyurusunda bulundu.

10) Nihat özcan-Batman Beşiri doğumlu

6 Ocak 2000 tarihinde derneğimize başvuruda bulunan Ahmet Özcan, "Kardeşim Nihat Özcan bir dönem Hizbullah sempatizanı olarak çalıştı. Ancak bir süre sonra görüş ayrılığına düşerek Hizbullah'tan ayrıldı. Hizbullah'tan ayrıldıktan 1 yıl sonra gönüllü olarak askere gitti.
Kardeşim askeriliğini Hatay'da yayıpyordu. Kardeşim askerlik yaptığı süre içinde bir kaç defa üstleriyle kavga etmişti. Bize kardeşimin askerden firar ettiği bildirildi.Bu bizim aile tarafından inandırıcı bulunmadı çünkü, kardeşimin firar etmesi için bir neden olmadığı gibi terhisine de sadece üç gün kalmışttı. Kardeşimin firar ettiğinin bildirilmesinin ardından Suriye sınırında kalbinden iki kurşunla vurularak öldürülmüş olarak bulundu. Kardeşimin ölümünden göreli yüzbaşı Hüsnü Dündar ve Astsubay Şükrü Erdurar adlı kişiler sorumludur.
Kardeşimin ölümüne ilişkin bize neden gösterilmediği gibi ayrıntılı bir bilgi de verilmedi. Biz bu olayın andınlatılmasını istiyoruz. Bu nedenle İnsan Hakları Derneği'nin bize gereken hukuki desteği vermesini istiyoruz" diyerek derneğimizden hukuki yardım talebinde bulunmuştur.

11) Halim Bayram-Bingöl/1978 doğumlu

5 Temmuz 1999 tarihinde derneğimize başvuruda bulunan Esat Bayram, "kardeşim Halim Bayram Çanakkale Boğaz Komutanlığı'nda askerlik yapıyor. Askere gitmesinin üzerinde sekiz gün geçmişti ki bize 14 Eylül 1998 tarihinde Halim'in kazara vurulduğu haberi verildi bize. Biz acele olarak Çanakkale gittik. Kardeşimle hastanede yaptığımı görüşmede kardeşim bana "beni bölük komutanı vurdu" dedi. Hastanede 7 gün kalan kardeşim vefat etti.
Biz kardeşimin ölümünden sonumlu olan bölük komutanından davacıyız,Bölük Komutanı hamkında dava açmak ve suç duyurusunda bulunmam için bana yardım edin diyerek derneğimizden hukuki yardım talebinde bulunmuştur.

12) Lokman Bilmez-Batman-Kozluk-Taşlıdere/1978 doğumlu

8 Nisan 1999 tarihinde Afyon Bayat İlçe Jandarma Komutanlığı'nda görevli erlerdeden Lokman Bilmez'in intihar ettiği açıklandı. Jardarma Komutanlığı yetkilileri intihar olayına ilişkin olarak Lokman Bilmez'in ailesine yaptıkları açıklamada "Lokman, Tüfeklik Odası'na kimsenin olmadığı bir sırada girip, yere koyduğu ve ayağıyla tetiğini bastığı bir G-3 marka otomatik tüfekle kendini vurarak intihar etti" dediler.
Lokman Bilmez'in ailesi, intihar iddiasının inandırıcı olmadığını beyan ederek sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.

13) Ali Özcan - Sivas-Suşehri-Kuzçukur köyü doğumlu

Manisa Krkağaç Jandma Er Eğitim Alayı'ndaaskerlik yapan Ali Özcan'ın 27 Şubat 1997 tarihinde G-3 marka asker silahı ile öldüğü ve ölüm nedeninin intihar olduğu açıklanmıştır.
Dosyada gereken hiçbir inceleme yapılmamış ve takipsizlik kararı verilmiştir. Ali Özcan'a ilişkin dava dosyası (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) AHİM'e gönderilmiştir.





İnsan Hakları Derneği
İstanbul Şubesi

JİYAN ADAR is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
osmanlı hakkında her şey... lorinn Tarih 18 25-05-2008 10:00 AM
Türk ordusunda asker intiharları artıyor JİYAN ADAR İlginç Konular 16 09-03-2008 04:39 PM
Bolivyalı Küçük Asker tubiranes Şiirler 2 15-11-2007 02:08 PM
İşte ABD'nin Irak'taki gerçek kayıpları d.o.S.t.ı.k Sınırsız Muhabbet Burada 11 28-08-2007 11:04 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 05:55 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.