|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Mustafa Kemal, Selanik’te değil de Musul’da doğmuş bir Osmanlı paşası olsaydı, Kurtuluş Savaşı’nı Türklerle ve Kürtlerle birlikte gerçekleştirdikten sonra kurulmasına önayak olduğu cumhuriyetin adını “Kürdiye Cumhuriyeti” koysaydı, kendisi de Meclis kararıyla “Atakürt” adını alsaydı...
Kürdiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarına “Kürt” deneceği için hepimiz “Kürt” sayılsaydık, Taksim’e, Kadıköy’e, Kızılay Meydanı’na, Kordon’a “Ne mutlu Kürdüm diyene” pankartları asılsaydı... “Kürdiye’de” Türk olmadığı, herkesin aslında Kürt olduğu söylenseydi, kendilerini Türk sananların aslında “deniz Kürdü” oldukları iddia edilseydi... Kürtlerin “yedi bin yıllık” bir tarihi bulunduğunu, Anadolu’nun esas sahiplerinin Kürtler olduğunu, Moğolların, Hunların, Etrüsklerin aslında Kürtlerin atası sayıldığını, Osmanlıdaki Kürt paşalarının kahramanlıklarını derslerde okusaydık. Teoman, Cengiz, Atilla, Osman gibi isimler almamız yasaklansaydı, Berfin, Beruj, Tiruj, Nevruz gibi isimler almak zorunda kalsaydık... Türkçe televizyon kurulması yasak edilseydi, bütün televizyon yayınları Kürtçe yapılsaydı... Romanlarımızı, hikayelerimizi, şiirlerimizi Kürtçe yazmak zorunda kalsaydık, yalnızca Kürt şarkıları dinleseydik, gazetelerimizi Kürtçe çıkarsaydık... Okullarımızda yalnız Kürtçe okutulsaydı ve Türkçe okutulması yasaklansaydı... “Biz Türküz, bizim bir tarihimiz, bir dilimiz var” dediğimizde sorgusuz sualsiz hapislere atılsaydık. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Bursa’da, Edirne’de polis sürekli olarak bizi izleseydi, “özel timler” bizim “Kürdiye Cumhuriyeti’ni” parçalamak isteyen “ayrılıkçılar olmamızdan” kuşkulanıp hepimize sürekli “suçlu” muamelesi yapsaydı, sırf Türk olduğumuz için hakaretlere uğrasaydık. 12 Eylül darbesinden sonra bütün batı bölgesindekiler hapishanelere doldurulsa, inanılmaz işkencelerden geçirilse, boğazlarına kadar çamurların içine battıkları hücrelere konsa, tazyikli sularla iç organları perişan edilse, azgın köpeklerle bacakları parçalansaydı... Evlerimiz basılsa, ayrılıkçı “Türk teröristlere” yardım ettiğimiz iddialarıyla apartmanlarımız yakılsa, biz evimizden bir eşya bile alamadan çıkarılıp, Diyarbakır’a, Hakkari’ye sürgüne gönderilerek, çadırlarda yaşamak zorunda bırakılsaydık... Biz Türkler buna razı olur muyduk, “işte hepiniz Kürdiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olarak birer Kürtsünüz, ayrıca Türklük diye niye tutturuyorsunuz, isterseniz başbakan bile olabilirsiniz” sözlerini bir hakkaniyet işareti olarak kabul eder miydik? Yoksa, Türk kimliğimizin, dilimizin, kültürümüzün, bu ülkenin “eşit” vatandaşları olarak kabul edilmesinde ısrarcı mı olurduk? Bu ülkenin Türk ve Kürt vatandaşları var ve tarih “Türk” çizgisinden yürümüş, bugün bizim “Türk” olarak kabul edemeyeceklerimizi Kürtlerin kabul etmesini istemişiz, bu yersiz istek sonunda patlamış, ülke önce teröre arkasından bir iç savaşa yuvarlanmış. Türkiye’nin bu kanlı karmaşadan “demokrasiyle” ve Kürt vatandaşların “kimliklerinin” kabulüyle kurtulacağına inanan insanlar, bu düşüncelerini dile getirdiklerinde, bizim yöneticilerle taraftarları hep aynı soruyu soruyor: - Nedir demokratik çözüm, nedir Kürt kimliği? Biz Türkler, bir “Kürdiye Cumhuriyeti’nde” yaşasaydık ne isteyeceksek, bu isteklerin bugün Kürtler tarafından dile getirilmesini kabul etmektir demokrasi. Kendimiz için isteyeceğimizi, bizimle eşit oldugunu kabul ettiğimiz insanlara vermemek için bu kadar kan dökmeye, ülkeyi bir çıkmaza sürüklemeye değer mi? Değmez diyenler “demokrasi” istiyor işte. Demokrasiyi getirmek çok mu zor zanaat? |
|||||||||||||||
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
‘Êdi Bes e’ fırtınası geliyor
Botan’dan, Behdînan’dan geliyorlar... Sarp coğrafyalardan, geleneksel müziğin tınılarından, Erivan radyosunun o efsanevi sofrasından beslenmişler... Dengbêjlerin, dervişlerin arasında büyümüşler. Ama 80’li, 90’lı yıllarda çocukluğunu ve gençliğini yaşayan her Kürdün yakalandığı doğal bir hastalık nedeniyle isyancı ritimlere sarmışlar ruhlarını. Derken dengbêjlik geleneğinin içine protesto ritimlerini koymaları, rock’ın renklerini katmaları, neredeyse çatlağını bulan bir su gibi sarmış onları. Ve zaman içinde Karabetê Xaço’nun yanına Ciwan Haco’yu, Kawis Axa’nın yanına Xêro Abas’ı, belki de Şakiro’nun yanına Bob Marley’i alarak yeni ve isyancı bir müziğinin içinde bulmuşlar kendilerini. UZAY ARACINDA ŞAL Û ŞAPIK İLE HALAY Üç genç, üç amatör müzisyen, Adana’da Mezopotamya Kültür Merkezi çatısı altında buluşup Koma Pel’i kurduklarında yaratacakları fırtınanın farkında değillerdi belki. Oysa onlar, önce Adana’nın sınırlarını aştılar. Ve ardından yeni yaptıkları Êdî Bes e parçasıyla Kürdistan’ın yanı sıra Avrupa’nın da gözdesi olabilecek bir potansiyel taşıdıklarını gösterdiler. Êdî Bes e parçasına Wekfilm tarafından çekilen klip de bu potansiyeli açığa çıkarıyor. Klip, yakın geçmişte bütün dünyadaki Kürtlerin başlattığı Êdî Bes e hamlesini tetikleyeceğe benziyor. Ritimleri, içeriği, ses ve görsel efektleri ile insanın kanını fokurdatan bir niteliğe sahip. Önümüzdeki günlerde yayına girecek olan klip, Koma Pel’in beslendiği damarlara bağlı olmanın yanı sıra evrensel temaları da başarıyla vurguladığını gösteriyor. Klipteki Êdî Bes e nakaratı, dünyanın çeşitli coğrafyalarında baskıya ve zulme karşı çıkan halkların duygularına da tercüman oluyor. Bu parçada, sözüyle ve müziğiyle Latin Amerika’dan Uzak Asya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya, “Ya Basta”dan, “Halte Lâ”ya, her dilde itiraz etmenin, sivil itaatsizliğin, karşı çıkmanın kararlı ruhunu yakalayabiliyorsunuz. Özellikle gençlik fırtınası haline gelebilecek Êdî Bes e, işte Adana’daki yerellik içinde esip duran, kendi güçlü dalgaları için mecra arayan bu üç gencin dilinden dökülüyor. ÊDÎ BES E İLE ŞAŞIRTTILAR Oysa onlar, geçtiğimiz yıl içinde Reşê adlı parçalarına klip çekince pandoranın kutusunu açtıklarını bilmiyorlardı belki. Zaten ne olduysa, Rêşe klibi ile oldu. Bu klipte, ilk kez şal û şapik giymiş Kürtler, bir uzay aracıyla havalanıyorlar, fakat kendi topraklarının ruh hallerini uzayda bile terk etmiyorlardı. Hani olur ya, nerede olursa olsun kulağına yöresel bir ritim çalındığında omuzları yerinden oynar ve yanındakinin elini tutar da halaya durur ya Kürtler, onlar da işte öyle yapıyorlar ve uzay aracında Reşê’nin ritimleriyle halay çekiyorlar. Reşê klibinde onları görenler, uzun saçları, anarşist tavırları ve uçuk görüntüleriyle farklı bir izlenim edinebilirdi. Ama onlar Êdî Bes e ile şaşırttılar... Politik duyarlılıktan, tarihsel birikimden ve toplumsal değerlerden hiç de kopuk olmadıklarını söylediler sanki... ÜÇ AYRI DÜNYA... Grubun şaşırtıcı yanlarından biri de, üyelerinin birbirinden oldukça farklı niteliklere sahip olması... Biri geleneksel müzikte buluyor kendini, biri halk ezgilerine tutkun, biri rock ve rap’in, hip-hop’un ritimleriyle coşuyor ve coşturuyor. Grup üyelerinden Zeydin, Hakkari’de çobanlık yaparak, dengbêjleri dinleyerek, kendi kendine söyleyerek geçirmiş çocukluğunu. Söylediğine göre amcası üç gün boyunca dengbêj parçaları söylüyor ama o, çekingenliğinden bir kere olsun cemaat içerisinde söyleyemiyormuş. Çocuk yaşta Adana’ya geldiğinde de uzun yıllar kenarda bekledikten sonra tamamen tesadüf eseri MKM çalışmalarına katılmış. Ancak burada grup üyeleriyle tanıştıktan sonra profesyonelliğe adım atabilmiş. Önce Koma Koçero, ardından Koma Pel... ORTADOĞU’DAN LATİNLERE, YERELDEN EVRENSELE... Cumali ise Mehemed Şexo, Aram Tigran, Ozan Serhat, Delil Dilanar hastası. Bu sanatçılardan etkilenerek müzik için MKM’ye gitmiş. Orada bir süre Koma Koçero’da enstrüman çaldıktan sonra Komal Pel’le buluşmuş. Grubun rockçısı ise Mêrxas... Gerçi o da dengbêj geleneğine bağlı, Kürt müziğinin geleneksel damarını takip ediyor, ama yine de rockın isyankar tınılarıyla daha bir güçle kendini ifade edebildiğini düşünüyor. Koma Pel’de bu üç gencin bir araya gelmesi, kendi deyimleriyle Ortadoğu müziğiyle Anadolu’nun halk ezgilerini ve Avrupa’nın, Afrikalıların sert üslubunu da buluşturmuş. Koma Pel’in kuruluşuna öncülük eden, grubu teşvik eden Hasan Akgül ve Mordem Sömer de her bir üyenin gruba bir zenginlik kattığı görüşündeler. Gruba Pel, yani yaprak ismi vermelerinin de doğayı, canlılığı, öze ve kökene ait oluşun yanı sıra yaratıcılığı, filizlenmeyi kastettiklerini söylüyorlar. Onlara göre yaptıkları müzik rock da değil, halk müziği de değil, arabesk de değil, ama bunların hepsinden bir özellik taşıyor... Mêrxas’a göre dengbêjlikten arabeske, halk müziğinden rocka kadar bütün yelpazeye sahip çıkışları boşuna değil. “Çünkü dengbejlikte sadece ses kullanılıyor, rockun motivinde ise gitarın insan damarına işleyen tınısı öne çıkıyor, isyancı nitelik ağır basıyor. Biz de isyancı ruhumuzu bu seslerin hepsinden alıyoruz ve ilerde yaratacağımız müzikte bu zenginlikten besleneceğiz...” Grup üyeleri, ilerde yapacakları projelerde de esas olarak isyanı ve karşı çıkma temalarını işleyeceklerini söylüyorlar. Ama onlar, bu projelerde özellikle de geçmişin değerlerini taşıyan müzik üzerinde duracaklarını vurguluyorlar. Dediklerine göre grubun yeni projeleri, kültürel zenginliği olan hikayelere, yaratıcı yaklaşıp onları geliştirmeyi içeriyor...
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
Dünya Atasözleri
Sis, yelpaze ile dağıtılmaz. JAPONYA Altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla imtihan edilir. U.S.A Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin. TİBET Dikenler arasında güller yetişir. ALMAN Kadınlar gülebildikleri zaman gülerler, istedikleri zaman ağlarlar. VENEZUELA Kadın gölge gibidir, kendisini takip edenden kaçar, önünden gidenin arkasından koşar. KONGO Evlenmeden evvel gözlerinizi dört açın. Evlendikten sonra yarı yarıya kapayın. PORTEKİZ İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. İSKOÇYA Hakiki sevgi ayrılıkta unutulmaz. BELÇİKA Allah'ın gülü dikenli yarattığına hayret edeceğiniz yerde, dikenler arasında gül yarattığına hayret ediniz. ARABİSTAN Biri öteki kadar zengin olunca, kardeşler birbirlerini severler. UGANDA Evlilik, bir kale gibidir. Dışarıdakiler oraya girmek için, içindekiler de dışarı çıkmak için uğraşır dururlar. TAYLAND Çabuk gelen kötü şans, geç gelen iyi şanstan iyidir. ARNAVUTLUK Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını affet. ÇİN Erkek yaşını saklamaya, kadın ise saklamamaya başladığı zaman yaşlanmıştır. PERU Güzellik, kadınlara verilen ilk hediye, aynı zamanda geri aldığı ilk şeydir. ŞİLİ Yatağa yattığım zaman, problemlerimi elbiselerimde bırakırım. HOLLANDA Taşı delen, suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. BREZİLYA Hiç bir mutfak, iki kadını alacak kadar zengin değildir. SUDAN Üç taşınma, bir yangına bedeldir. JAPON Nisan yağmuru Mayıs çiçeği getirir. KANADA Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat onu yetişip geçer. KENYA Küçük üzüntüler konuşurlar, büyük dertler dilsizdir. NİJERYA Birleşmek başlangıçtır, birliği sürdürmek gelişmedir; birlikte çalışmak başarıdır. U.S.A İlk karını sana Allah, ikinci karını insanlar, üçüncüsünü ise şeytan gönderir. JAPON İdealler yıldızlar gibidir, onları tutmak mümkün olmaz ama karanlık gecelerde yolumuza onlar rehberlik ederler. FRANSA Yalan, dört nala gider; gerçek, adım adım yürür fakat, gene de vaktinde yetişir. NORVEÇ Biri sizi bir kez aldatırsa suç onundur. İki kez aldatırsa suç sizindir. ROMANYA Bir şekilde doğar, fakat binbir şekilde ölürüz. YUGOSLAVYA Hak, yenir ama hazmedilmez. YUNAN Bir adam, en çok sevgilisini, en iyi şekilde ailesini, en uzun da annesini sever. İRLANDA Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere dökülür. ÇİN Küçük kazançlar servet getirir. JAMAİKA Kızılderili Atasözleri * Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz. (Ute Kabilesi) * Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yasayanlara ilave eder. (Hopi Kabilesi) * Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım. (Apache Kabilesi) * Şeytan hakkında konuşmayın.Gençlerin kalbinde merak uyandırır. (Siyu Kabilesi) * Bir kere "Al sunu" demek, iki kere"Ben vereceğim" demekten iyidir. (Kabilesi bilinmiyor) * Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli. (Siyu Kabilesi) * Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce daima kendi makoseninin içine bak (Sauk Kabilesi) * Bir düşman çok, yüz dost azdır. (Hopi Kabilesi) * Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır, ya da güneş açacaktır. (Cherokee Kabilesi) * Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü! (Cheyenne Kabilesi) * Doğum yapan her şey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatın dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır. (Mohawk Kabilesi) * Unutmayın çocuklarınız sizin değildir. Onu yaratıcıdan ödünç aldınız. (Mohawk Kabilesi) * Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. Halbuki bilgi mazidir, hikmet ise istikbal (Lumbee Kabilesi) * Aşkı tanıdığında, yaratıcıyı da tanırsın. (Fox Kabilesi) * Allah'ın kelimeleri meşe yaprağı gibi sararıp düşmez;çam yaprağı gibi ilelebet yeşil kalır. (Mohawk Kabilesi)
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||||
|
Igrenç Espriler
Ben yürüyelim diyorum, Gerard Depardio. Zenci kadın neden sürekli koluna bakarak makyaj yapıyormuş? Karakolda ayna var da ondan! Elmanın teki neden diskoya gitmiş? Kurtlarını dökmek için. Hisbullah'ın kız kardeşinin adı nedir? Herbullah. Bill Gates neden grip olmuş? Windows açık kalmış da ondan... Taksime cami yapmasınlar. Gitsinler başkasının taksisine cami yapsınlar. Tenyalar bağırsakta yaşar, bağırmasakta. Seni gördüğümde gözlerim dolar, kulaklarım Japon Yeni. Oh sevgilin gelmiş gözün Aydın, kulakların Manisa. Nasrettin Hoca niye eşeğine ters biner? Dikiz aynası kırıldığı için. Kanadı var uçamaz, peteği var bal yapamaz... Orkid. Her şeyi bilen ördeklere ne denir? Blendax. Adam yerde elli bin bulmuş, aramış durmuş ayaklı bin bulamamış. Annemler 4 kardeş, hayret dayımlar da... En acı on nedir? Biberon. Fransız İhtilali neye karşı çıkmıştır? Sabaha karşı. Viyadük-Viyadüşes-Viyakontes Beni kızdırdın, sana çok ağır bir laf söyliycem. Yok ya, neymiş bakalım... Ton. Doktor: "Astımlı mısınız?" Hasta: "Hayır biz buralıyız" Doktor: "Amip yapan kuyu suyu içer misiniz?" Hasta: "Yok teşekkür ederim" Abi sen kaptan mısın? Evet kaptanım. Peki hangi kaptan? Su kabı mı yoğurt kabı mı? Bir devlet dairesinin müdürü işleri zorlaştırmakla ünlüymüş. Bir vatandaş da kağıtlarını müdüre imzalatmak istiyormuş. Çalışanlar ise: "Senin işin çok zor. Bizim müdür işi yokuşa sürüyo" demişler. Adam kafasına takılan bu sözlerle müdürün odasına girmiş. Bir de ne görsün. Müdür balkonda eline bir kuş almış, işiyo kuşa sürüyo. Bruce Lee'nin Türk versiyonu kimdir? Memoli Anneler neden hiçbir şey düşünmez? Çünkü "TEFAL herşeyi düşünür" Öğretmen öğrencilerine: "Çocuklar dinleyin" der. Çocukların cevabi ise: "din din din" Aaaa çok fiyakalı bir elbise. Bak benimkisi V yakalı. Dünya delikanlı olsaydı yuvarlak olmazdı. Var ya sen hiç gol atamazsın. Niye? Tipin ofsayt. Var ya sen denizde hiç boğulmazsın. Niye? Tipin kayık. Hiç terlemeyen devlet memuruna ne denir? Noter. Eli olmayan babaya ne denir? Noel Baba. Aykut gol atamayınca ne demiş? I couldnt. Adamın kafasına selpak düşmüş ölmüş. Niye? Onlar halka değil fil. En çok hangi ilimizde araba var? Kars. Yıkanan tona ne denir? Washing ton. Çocuk arkadaşına kırda oynayalım demiş. Arkadaşı ise kırarsak nasıl oynarız demiş. Ders Bosch mu? Hayır Arçelik. Telefonlar dinleniyormuş. İyi bari çok yorulmuşlardı. Çok makbule geçti, senin gibisi geçmedi makbule. Email mi kötü mail mi? Adamın gözleri dolmuş. Ayakları taksi. Adamın karnı açmış denize dalmış, tok çıkmış. Niye? Adam vurgun yemiş. En hızlı sayı 10'dur. Niye? Çünkü on'un arabası var. A1018-Ablan 19 Adam SATmış karısı RTL. Hakan Şükür maçta sakatlanınca onu kim taşır? Hakan Taşıyan. Karadenizlinin birisi bara gitmiş. "Barmen bey" demiş "Limonsuz tekila" Barmen: "Beyefendi limonsuz kalmadı kusura bakmayın, portakalsız versek olur mu?" Temel'i süpermarketin önünde kocaman bir orkid paketiyle gören Cemal ne yapacağını sorunca, Temel: "Puninla tenis oyniyepilirsun, pisiklete binebilirsun, ata binebilürsun, tenuze cirebilürsun" demiş. Boşluktaki fil'e ne denir? Fill in the blanks Adamın biri bir gün kafasını ıslatmadan şampuanlamaya başlamış. Annesi de: "Oğlum hiç saç ıslatılmadan şampuanlanır mı?"diye sorunca Adam: "Ama anne bu şampuanda kuru saçlar için yazıyor" Apo bir gün militanlarına "4 bölü 2 kaç eder" diye sormuş. Hepsi bir ağızdan 20 diye cevap vermişler. Apo sinirlenmiş, ayağa kalkmış ve bağırarak: "Siz ne biçim bölücü örgütsünüz?" demiş. Geçen gün bir taksi çevirdim hala dönüyor. Adamın birinin elinde koltuk yayı, keman yayı, amortisör yayı gibi yaylar varmış. Bunları sırayla ısırıyormuş. Bunu gören arkadaşı meraklanıp ne yaptığını sormuş. Adamda yanıtlamış: "Yayla lezzet testi" Igrenç Espriler (Belalti) Kadınlar neden orkid takar? Adet yerini bulsun diye. Kadın uçaktan atlamış ölmemiş neden? Kanatlı orkid kullanıyormuş. Kadınlar niye çanta taşır? Çünkü tuvalette tutacakları bir şeyleri yoktur. Erkekler en çok hangi barı sever? Ambar. En şanslı c hangisidir? Ambulan-ce. En iyi pul nedir? Ampul. Seni kasapta görmüşler, yağlı koyun yağsız koyun diye bağırıyormuşsun. Kertenkelenin dişisine ne ad verilir? Kertilenkele. Bir seri ilan: Bayandan Full Saxo... Üniversiteyi bitirdi. Şu an doktora veriyor. Sınavda dereceye girmek için çok çalıştı ama hasta olunca derece ona girdi. KADININ BİRİ ...arabada gidiyormuş hamile kalmış neden? Vites boşalmış ...bir şey düşünmüş hamile kalmış neden? Vazgeçmiş ...kitap okuyormuş hamile kalmış neden? Satır atlamış ...yolda yürüyormuş hamile kalmış neden? Yol düzmüş ...misafirliğe gitmiş hamile kalmış neden? Kapıya kadar geçirmişler ...parkta gökyüzünü seyrediyormuş hamile kalmış neden? Yıldız kaymış ...evde oturuyormuş hamile kalmış neden? Yalnızlık koymuş ...otobüste gidiyormuş hamile kalmış neden? Otobüs boşalmış ...hastaneye gitmiş hamile kalmış neden? Kan vermiş ...Coca-Cola içmiş hamile kalmış neden? Coca-Cola cana can katar BM DELEGELERİ Çek Cumhuriyeti................Tutsiki Yançek Rusya....................Alexandir Siksallandır Belarus..........................Ivan Divandelen Almanya.............................Hasgöte Eller Portekiz.......................Domalana Kortez Yunanistan....................Dimitris Pipisipis İtalya............................Sikenbeni Bellimi Japonya...............Oramakoma Buramako Japonya (yedek).................Osiki Sokama Suudi Arabistan...........Elamdan Mahrum Fransa...............................Madam Bolam Çin....................................Çoksokt un çek BAE.............................Elhabibi Göttabibi Türkiye...........................Refik Koralttan Türkiye (yedek).................Fenasi Kerim Adamın Biri Adamın metresi varmış, karısının santimetresi. Adamın ayakları kokmuş, elleri linyit. Adamın gözü dalmış, burnu yaprak. Adamın inadı tutmuş, bir türlü bırakmamış. Adamın evi yanmış, odaları düz. Adamın canı çıkmış, bi daha yerine takamamışlar. Adamın canı sıkılmış, gevşetememişler. Adamın o lafa karnı tokmuş, gözü aç. Adamın saçı kırmış, sakalı çayır. Adam düşmüş, karısı gerçek. Adam gülmüş, karısı lale. Adam yatmış, karısı tekne. Adam sinirliymiş, karısı kemikli. Adam karısına "inek" demiş, birlikte aşağı inmişler. Adam aklını kurcalamış, bozulmuş. Adam yalana yer yok demiş, yalan da ayakta kalmış. Adam karısının yüzünde bakmamış, doksandokuzuna bakmış. Adam saat kaç demiş, saat de kaçmış. Adam kafasını toplamış, burnunu bölmüş. Adam bol keseden atmış, dar keseden eşşek. Adam yazmış, karısı kış. Adam donmuş, karısı fanila. Adam şişmiş, karısı tığ. Adam şişmiş, karısı ızgara. Adam almış, karısı mor. Adam yaymış, karısı halter. Adam basmış, karısı soprano. Adam kazmış, karısı ördek. Adam kurmuş, karısı döviz. Adam bezmiş, karısı kumaş. Adam çekmiş, karısı senet. Adamın kahvesi taşmış, çayı kaya. Adam kartmış, karısı mektup. Adam SATmış, karısı RTL. Adamın birinin gözleri yaşlıymış, kulakları genç. Adamın biri güneşte yandı, ayda düz. Adamın biri yolda elli lira bulmuş ama ayaklı lira bulamamış. Adamın birinin uykusu gelmiş içeri almamış. Adamın birinin beli tutulmuş eli kaçmış. Adamın birinin gözü şişti, burnu tığ. Adamın biri televizyona çıkmış bir daha indirememişler. Adamın biri hakkını aramış meşgul çıkmış. Adamın birini bi gün salıvermişler; pazartesi almışlar
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||||
|
Mezartaşı Yazıları
Delil Yetersizliğinden beraat etti Kalp yetersizliğinden gitti Karnında fazla su vardı, adalelerinde kireçlenme, böbrekleinde kum, kanında da demir fazlalığı. Beton gibiydi, ama öldü Artık karısı geçeleri nerede olduğunu biliyor [Çapkın bir adamın mezartaşı] Allah taksitlerini affetsin [Memurun mezartaşı] Insanlar ölünce en son kalbi durur, Rahmetlinin dili durdu [Politikacının mezartaşı] Sevgili doktorum seni ikinci yaşamda dört gözle bekliyorum [Doktorun hatasından ölen hastanın mezartaşı] Bu onun ikinci ölümü birincisi onun evlendiği gündü [Mutsuz bir kocanın mezartaşı] Burada yatan tosun ziyaretçiyi öpsün [Bir grafiticinin mezartaşı] Hiç istemediği bir deplasmana gitti [Futbolcunun mezartaşı] Kişi başına düşen milli gelir artsın diye yaşamına son verdi [Vatansever bir vatandaşın mezartaşı] **** Kim demiş kırmızı ışıkta geçilmez diye? rahmetli geçerdi Hayatımı kaybettim, hükümsüzdür Rahmetli kayıkçıydı Son yolculuğunu imamın kayığıyla yaptı Yaşam tehlikeli bir şey Sonu ölmekle bitiyor Düşünüyordu... O halde yok edilmeliydi "Atın ölümü arpadan olsun" derdi Bira içerken öldü Olmaz ki ... Böyle de yatılmaz ki ... Kansız herifin biriydi Kan kaybından gitti Kendine ait bir toprağı olsun isterdi, Sonunda muradına erdi Azrail mirasçıların sabrını ölçtü, 96 yaşında öldü Kamyon Yazıları 1.) Gonlunde yer yoksa bana guzelim; farketmez ben ayakta da giderim. 2.) Bir sana, bir de sabah uykusuna hastayim. 3.) Karayollarinda degil, senin kollarinda öleyim. 4.) Vur kalbime hançeri, yüregim parçalansin; fazla derine inme, çünkü orda sen varsin. 5.) Rampalarin ustasiyim, gözlerinin hastasiyim. 6.) Asiksan vur saza, söförsen bas gaza. 7.) Oyle birini sev ki, sen ölünce o hiç yasamasin. 8.) Sana taptigim kadar paraya tapsaydim milyarder, Allaha tapsaydim peygamber olurdum. 9.) Sen gökyüzünde dogan günes, ben yollarda çilekes. 10.) Ben bir kadini sevdim mi gözüm gibi bakar, ilah gibi taparim; ama ki bir yanlisini görmeyeyim bir bidon benzin döker çatir çatir yakarim. 11.) Yollar gidisime, kizlar durusuma hasta. 12.) Burma burma biyiklarim, Tarkan seni ayiklarim.
__________________ |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| güzel günler... | ahmedo | Türkçe Lyrics | 19 | 03-08-2008 09:36 AM |
| güzel bir proğram arşivi | stranki_be | Program Download | 25 | 17-12-2007 04:16 AM |
| Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed | renuma | Şiirler | 11 | 10-09-2007 02:04 PM |
| Her Şey Senin İçin Ey Güzel Özgürlük! / Ali Said BARAN | hmpoo | Hikayeler, Denemeler | 6 | 07-12-2006 02:57 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.