Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Komedi, Eğlence, Korku, Her Telden Muhabbet > İlginç Bölüm > İlginç Konular

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 14-03-2007, 02:09 AM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Konum: KEWOKA EZMANA(AHMET KAYA)
Mesaj: 3,816
Üye No: 19933
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 48571
Rep Puanı : 4856566
Rep Derecesi
KANLI KARTAL has a reputation beyond reputeKANLI KARTAL has a reputation beyond reputeKANLI KARTAL has a reputation beyond reputeKANLI KARTAL has a reputation beyond reputeKANLI KARTAL has a reputation beyond reputeKANLI KARTAL has a reputation beyond reputeKANLI KARTAL has a reputation beyond reputeKANLI KARTAL has a reputation beyond reputeKANLI KARTAL has a reputation beyond reputeKANLI KARTAL has a reputation beyond reputeKANLI KARTAL has a reputation beyond repute
Post Ey Filistin



Ey Filistin !…
Şeytanı taşlayan Hacer’ in eli, mü’minlerin yüreği, peygamber (SAV)’in müjdesi istikbal neslinin diyarı Filistin. Ebrehe’nin korkulu rüyası, Ebabil kuşağı yiğit çocuklar. Selam size. Şeytana taş, insanlığa gül atanlar, cennet karşılığı canlarını satanlar. İntifada ile Siyonizm’in çanına ot tıkayan, hesabına su katanlar. Melekler ordusu merhaba. Cihadınız mübarek, zaferiniz kutlu olsun.
Ey dünkü ilimiz, Edirne’miz, Diyarbakır, Urfa’mız. Ey Kudüs, Ey Mescid-i Aksa!.. İlk kıblemiz ve haremimiz, Peygamberimiz (SAV)’in emaneti, o büyük mucizenin, Mirac’ın ilk durağı, mekanı sensin. Çok acılar çektin, masum ve mahzunsun. “Haçlı Seferleri”ni teşvik etmek yetmiyor, seni yıkmak istiyor, enkazını düşlüyor, secde edenlerini vuruyor, öldürüyorlar. Direnen çocukların kolları taşla kırılmakta, bebeklere kurşun sıkılmaktadır. Selam sana, selam sana ey Mescid-i Aksa, sana sahip çıkana, şanlı direnişine, uğrunda ölmesini bilene de selam. Müjde bekleyene, güzel günlerin için yaşayana, gün sayan mü’minlere selam olsun.
Ey İsrail !..
1897’de Basel’de toplanan Siyonist Kongre’nin ürünüsün. Kurulabilmen için Sultan II. Abdulhamid’in azledilmesi, Osmanlı’nın yıkılması gerekiyordu. 2 Kasım 1917, İngiltere’nin “Balfour Deklarasyonu” ve himayesiyle “A” ülkesi, “B” ülkesini, “C” halkına, yani size hediye etmişti. Müslümanların elinde 1000 yıllık sulh ve selamet şehri Kudüs barut kokmaya, kan sızmaya başladı. 29 Kasım 1947’de ve BM’nin kararıyla ikiye bölünen Filistin topraklarında “Küçük İsrail” i kurmuş oldunuz. 1500 Yıllık İslam beldesini “Ebedi Başkent” olarak ilan, kabul etmeyenleri ‘hakkınızı çiğnemek’ le itham ettiniz. Zulmünüz arttıkça topraklarınız genişledi, resmi sınır belirlemediniz. Nihai hedefiniz “Büyük İsrail”i kurmak, Anadolu topraklarını da çiğnemektir. Bütün mason locaları, finans kapital ve uluslararası kuruluşlar sizinle, Allah (CC)’ da bizimledir. Sonuç mu ? Bekleyiniz, görünüz.
Ey Dünya !..
Hukuku, insan hakları ve BM’iyle körler, sağırlar ve dilsizlerin, yürekleri kayalara taş çıkartacak kadar katıların dünyası. Küresel düzen diye yeryüzünü ateşe verenler. Güç karşısında insanlaşan, güçlü olduğunda eli sopalı gezen, güce tapanlar. Kalabalıklar, boş gözlerle etrafına bakınan, sessiz duran, sırasını bekleyen kurbanlıklar. Ve siz yöneticiler, İsrail lobilerine muhtaç olan, ekonomilerini İMF’ye teslim edip çıkarlarını onlarla bütünleştirenler. Stratejik ittifakınız, dostluğunuza devam ediniz. İsrail’i gerçek yüzüyle tanıyacağınız günler gelip çattığında geç kalan sizler olacaksınız.
Ey Anadolu !..
1000 Yıl canınla koruduğun, hukuk ve barışla süslediğin Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nın hamisi, sahibi ve sorumlusu sensin. Her inancın güvenip sığındığı “Emin Belde” sensiz her gün kan ağlar. Gel koca millet, şefkatin, cesaret ve şecaatinle gel. Kıblene kasteden, yıkmak isteyenler gür sesin, hayat veren nefesinle sinecek. Ölmediğini, hayatta ve diri olduğunu, ayağa kalkabildiğini göster ki, mescidin gülsün, çocuklar ölmesin.
Mektup 2
Allahın selamı rahmeti ve bereketi butun muminlerin uzerıne olsun.
Kokuşmuş kirlenmiş ,tamamen heva ve hevesle kararmiş yurekler hediye etti bıze bu dunya.

Kendimizden sıra gelmedi bi türlü baska bi müslüman kardeşimizi düşünmeye.
Bir tarafda taşlaşmış kalplerle hayatını ikame ettirmeye calısan ve ‘elimizden birsey gelmıyor’ cumlesine takılıp kalan bizler.
Öbür tarafda taşlarla sopalarla bir savaş ortasında mücadele eden bu yüzyılın oksüz ve yetim cocukları.

Nedense aklıma 1400 yıl oncesi geliyo.mekkede zulum gören yerinden yurdundan kovulan peygamberim geliyor. O na tabii oldukları icin işkenceler maruz kalan Bilaller geliyor. Davalarından vazgecmektense ölümü göze alan Sumeyyeler Yasirler geliyor. Gözlerim buğulanıyor, bagazımda tıkanıp kalıyor nefesim. Çunku sonrada Medine geliyor aklıma . Muhacirlere kucak acan ensarı dusunuyorum. Evini, lokmasını, kanını paylaşan, zulme sessiz kalamayan o şeref sahibi sahabeler geliyor gozumun onune. Onlarla aramızdaki fark neki diye dusunuyorum. ”İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler; muhacirleri barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır”. ayetini hatırlıyorum. Onlar imanlarını amelleriyle desteklemıslerdi.
Ama ne olursa olsun bizimle yada bizssiz bu dava başı boş kalmıcak. Allah kendi davasına sahıp cıkamyanlara ondan yuz cevırenlere elbette hakkıyla hukmedecektir.
: “Ey Muhammed! Hatırla, bir zamanlar kafirler seni yerinden kımıldatmamak veya öldürmek yahut sürüp çıkarmak için tuzaklar hazırlıyorlardı. Onlar sana tuzak kurarlarken, Allah da onların tuzağını boşa çıkarıyordu. Allah tuzakları bozanların en hayırlısıdır.” Ey! Filistinli Lubnanlı kardesım sen aldırma bize. Butun dunya sana sırtını donsede Allah c.c. seninle beraberdir. Ve zafer inananlaındır.
Ey Filistinli Lubnanlı bacım. Senin yuzune bakmaya bile cesaretimiz yok. Hakkını helal et diyemem sana ve. Mahserde ıkı elın yakamızda olsun. ’ya rabbi hemen yanı basımda mumın oldugunu ıdda eden kardeslerım benım ırzımı namusumu koruyamadılar. Onlara bunun hesabını sor Allahım.’ de
Ey gözleri yaşlı elleri taşlı şerefli insanlar. Rabbim yar ve yardımcınız olsun.
Ey musluman kardesıne sıkılacak kursunu kendı topraklarından gecmesıne ızın veren, fılm ızler gıbı sadece haber saatlerinde ınsanlığını hatırlayan ve taşlaşmış yureklerın sahıpleri. Allah bu çağda da muhacirler yarattı. Şeref sahibi ENSARLAR NERDESİNİZ?



MERHAMET! NEREDESİN?
Merhamet neredesin? Ellerin nerde?
Hangi asra takıldın böyle?
Görünsen şöyle bir Filistin’e de, göstersen gülyüzünü.
Üşüyen bebeleri ısıtsan yüreğinde…
MERHAMET!!!
Ne zaman düşer yolun filistine?
Yolumuzu unuttun?
Son muska takılı bizim boynumuzda,çağımız ahir.
Öyle yazılı pusulamızda.
Bir kolun da uzanmaz mı bize?
Çevirmezmisin rotanı bir kerecik olsun çağıma?
Düşmez mi yolun bu vahşet arenasına?

Kutlu zaman bitti artık!gitti!
Tebessümünde çiçekler açarak gitti.
Dünyaya mührünü vurarak gitti.Cennete uçarak…
Sende mi sevdalandın bir gamze gibi asr-ı saadetin yanağına?
sende mi gittin onlarla?

Merhamet neredesin?gözlerin nerde?
Nerede kaldı bakışların?
Son gülünü kime verdin?
Ya da;bize de verecek bir gülün kaldı mı?

söyle merhamet söyle…
Parmaklarım dokunmaz mı şehrimin saçlarına?
Ellerin okşamaz mı çaresiz başları?
EY ufku ışıldayan!!!
Şehrim karardı.Kurudu dalları.
Kan dolduk hasretinle.kavrulduk…
Neredesin ey!!!???
Karanfiller üşür filistinin ellerinde,
Güller yaprak yaprak dökülür…
Kelebek misali güzeller
Tırtıl hükmüyle öldürülür!

Senin bir gül gibi açtığın çağda omuzlar genişti.
Yiğitler vardı mus’ab misali.
Bizim çağımızda omuzlar küçük.dayanıksız…
Sen gelde bir görün hele filistinliye…
Ölmek için doğan bebelere…
Feryadı arşa değen analara…
Gelde bir görün hele…

Ferini kaybetmiş bir çağdan sesleniyorum sana!!!
Neredesin ey firuze?
Ey merhamet neredesin?
Çık sevdalandığın çağdan.
VE DİNLE!!!
FİLİSTİNİM SENİ BEKLİYOR!
EY ÖZGÜRLÜK!!!!!!!!!!!!!diyor…
EY MERHAMET GEL.
Duy sesimizi.
Ve bil.
Dilimizde gözlerinin sesi.
Şaşkınlığı duamızda yüreğinin.
Ve yıldızımız,ışıldayan buğusu gözlerinin.
KORKMA,gel.
Biz çoktan unuttuk korkuyu!
Ve beklicez seni bir ömür boyu.
Ömür bitmeden gel.
Tanklara kanım değmeden temizce göreyim bir seni.
Güldüğünü göreyim bir kere yiğitlerin.
Bizim yanaklarımıza da gamze ol ey nur-u dilara.
ALLAH AŞKINA GEL…


[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

10 08 2006

bir tebessüm;ellerimde çiçekler var ey çocuk..
öpülesi ellere verilecek !
güller dizeledim hayatının her anına..
tanklara da tebessüm edilir mi hiç!
bilmiyorlar… bilseler tebessüm edenin sapanında ÖZGÜRLÜK olduğunu. Bir avuç tebessüm sana,ey perçeminde gül barındıran…
Muhammed H. KAYA
bir umut..
bir tebessüm..
bir dua…

bir umut;
ey çocuk !
geceden sabaha bin bir türlü umutla uyanıyorum.
umut türküleri çalıyorum gecenin haşin bakıslı koyuluğuna..
anlıyorum..
özlüyorum.
ve seni düşlüyorum…

ezberledim yüzünü.
taş tutan minik ellerini,sapanı germeye yeten yüreğinin ritmini…
hani sapanı inadına geriyosun ya kafire,yüreğini tut küçüğüm fırlamasın yerinden..

neden bu kadar korkuyorlar ki sapanından!
neden hala toplatıyorlar taşlarını !
korkuyorlar a çocuk.
Korkuyorlar…

yoksa yüreğini mi koydun sapanına!
füzelerine karsılık…
umudun ile mi sıktın ellerindeki tasları?
en teknolojik ölüm makinalarına ..
ya fırlatırken kalbinin deyişleri?
ona ne demeli ey adı özgürlük konan!

umudumuz var,yitmeyen yitmeyecek olan..
umudunuz var..

bir tebessüm;
ellerimde çiçekler var ey çocuk..
öpülesi ellere verilecek !
güller dizeledim hayatının her anına..
tanklara da tebessüm edilir mi hiç!
bilmiyorlar..bilseler tebessüm edenin sapanında ÖZGÜRLÜK olduğunu.
bir avuç tebessüm sana,ey perçeminde gül barındıran..

özleyiş baki..
tebessüm ebedi…
düşlerim var inan sadece sana saklı..
içerisinde tebessüm olan.
hayallerim var …
içerisinde SEN olan,taşlar olan..

bir tebeesüm kırıntısı..
olsun.
yeter ki sana edilsin..

ve bir dua;
‘’paylaşınız ki kardeş olasınız!!

kardeşimsin.
kardeşciğimsin..
yürekten dilemeyen,dilemiş midir?

‘’ya RABBİ,halim sana malum..’’
ey gül-i rana,
ya yürekten konuşmayan,konuşmuş mudur!
mürekkebini yüreğinden alan kalemimimin deyişleri
tükenmez ben böyleyken,
ey ÖZGÜRLÜK’te açan lale..
halime söz,hüsranıma deva bulamadım..
DUALARIM.
DUALARIM.
DUALARIM…

..ki;
UMUDUM,
TEBESSÜMÜM,!!VAR BİLESİN..


Essalumu aleykum
Yüzyılımızın en câni ve en zalim milletinin zulmüne uğramış asrın en mahdur ve en mazlum halkına:
Siz ey ciğerleri ateş dolu kalbleri alev almış, dillerindeki ağıtlar arşa yükselen, kahramanlar doğuran iffetli analar.
Ey Muhammed’i yavrular.
Ey islam ümmetinin yetim bırakılmış onurlu mücahitleri.
Göz yaşlarımı göz yaşlarınızla buluşturarak, kederli kalbinize, hüzünlü kalbimi yaklaştırarak ahınıza eklenen bir ah olsun diye, onurlu cihadınıza bir gönül mektubu bu.
Gönül dünyamdan gönül dünyanıza sesleniyorum…


Siz ki ortadoğunun en çileli toprakları üzerinde oturan ve dünyanın en merhametsiz,en şefkatsiz,en insafsız yüreğinde insan sevgisi olmayan zalim ve tarihte sicili bozuk bir milletin ağına düşmüş mazlum haklarsınız.
Bütün insanlık size yapılan zulme şahit oldu.
Lakin ne müslüman ülkelerden nede diğerlerinden layık olduğunuz şefkatli müdafayı göremdediniz…
Dünya sizi yalnız bırakdı.

Yalnız bırakmakla da, BM,AB,ABD ve hatta adı müslüman olan birçok ülkelerin liderleri size karşı olan tavırlarından dolayı sicilleri bozuldu.İsrail’e karşı sukut etmeleri ne alçak bir konumda olduklarını tüm dünyaya ispat etti.
Sizin dökülen kanınız vicdanları tahlil etti,insanlığı tahlil etti.

Uykusu bölününce öfekelenen,lokması bölünmesine teahmmül edemeyenler,masum çocukların vucutların bölünmesine nasıl da sessiz kaldılar.
Servetlerini İsviçre bankalarına yatıran,kafalarını iradelerini batının emperyalist işbirlikçilerine gönüllü teslim eden arap liderleri senin safında yer alamadı.Akan kanını durduramadı,acını dindiremedi,seni yakan ateşe su serpemedi.
Çünkü onlar içimizdeki süfehadırlar.
Onlar fikri ve siyasi esirdirler,sana hürriyet sunamazlar.
Onların gönülleri lüks ve eğlenceye,varlıları başkalarına kölelik etmeye ayarlıdır.
Rahman’a,imana,vicdana,insana ayarlı değildirler.

Yıkılmış evlerin altından cıkan çocukların fotografları BM’nin ve tüm ulusların parlemento binalarına asılmalı ki,zulme destek verenlere ve de sessiz kalanların yüzlerine kendi çocukları tükürsün…
O masum çocuklar ki,bir gece sütünü,emziğini emerken dünyanın en kara yürekli canileri geldiler ve masumların kanını emdiler.
Hala bakan körler, zalim ile mazlumu bir görmekteler.
Hala paslı vicdanlar, zalimin yanında yer almaktalar.
Halbuki tüm dünya biliyor ki, sen kimsenin kanını akıtmadın,kimsenin sınırını ihlal etmedin,sen en donanımlı silahlara, tanklara sadece sapan taşı attın.
Ama onlar tankı suçlamadı,cocuklara silah sıkan israilli askerleri suclamadılar,senin sapan taşını sucladılar.
Düşmanın en kirlisi,en şerlisi sana düştü.
Cesetlerinizdeki kurşun yarası asrın adaletine dünyanın vicdanına yüz karasıdır.

Birgün gelecek mazlumlara alçakça vuran zalimlere yerler ve gökler lanet edecekler.Lanet eden herşey lanet edecek ve o zalimler kendi döktükleri kanda boğulacaklar.
Birgün arşa çıkan ahınız arşı titretecek,arza düşen pak kanlarınız arzı titrecek ve melikül-cebbar,vahıdul gahhar,azizun zuntıgam olan ALLAH zalimler hakkında hükmünü verecek.
Kan dökmeyi kendisine meslek edinmiş,vicdansızlığı ve merhametsizliği ırkının en büyük alemti-farikası yapmış,o yahudi milleti kalbinde gerçek ALLAH inancı olmayan hiçbir peygamber öğretisinden drs almamış ne İbrahim’in(a.s) ne Musa’nın(a.s) kabul etmeyeceği bu şerli millete cenabı ALLAH’ın ve hz MUHAMMMED’in (s.a.v)laneti üzerlerine çökecek.

Zalimler yahudinin arkasında saf tutsada dünyanın bütün müslümanları arkanızda saf tutcak birgün,dualar semaya yükselecek ve yahudi ülkesinden çıkan kanlı kasırga yönünü değiştirip zalimin evini başına yıkacak.
Zalimlerin soyu kesilecek birgün …

Çağdaş ve uygar dünya(!)
Senin hakkını müdafa etmesi gerekirken yahudiye hak vermeye çalışıyor.
Onlardan medet bekleme..!
Onlardan medet olmaz.
Ey yüreği temiz,davası temiz,direnişi temiz olan filistinlim.Temiz olan sensin.
Onların davaları kirli,fikirleri kirli,elleri kirli,gönülleri kirli,hukukları kirli
Onlar kabil,sen habil.Onlar vahsi,sen masum.onlar mel’un, sen merhum.
ONLAR İNSAN SURATLI BEL-HUM EDAL SÜRÜSÜ.

Onların ağlama duvarı önünde ağlamaları dünyayı aldatmaya yönelik bir roldür.
Minicik çocuklara acımayan,kadınlara acımayan masumları öldüren bir milletin tasa,duvara ağlamasının ne hikmeti olabilir.

EY UYUYAN VİCDAN UYAN..!
EY UYUYAN ÜMMET UYAN..!
EY UYYAN HALKIM UYAN,BAK NE HALDEDİR CİHAN.
UYAN DERİN UYKUDAN UYAN.

FİLİSTİNLİM…
Senin dünün matemli,bugünün matemli olabilir.
Ama ümit var ol, akibet zafer senin olacak ve o cani kafirlerin gündüzleri gecelerinden beter olacak.

Ve birgün güneş senin bayrağının üzerine doğacak.
Şafak senin bayramını senin zaferini müjdeleyecek.
Eller senin bayrağını diller senin marşını söyleyecek.

DUALARIMIZ VE GÖNÜLLERİMİZ SİZİNLE…
MUHAKKAK ZAFER İNANANLARINDIR.

Aczin içindeki bir zavallının gönül süveydasından, dünyanın en çileli milletine arzu haldir.
ABDULHAKİM



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

07 08 2006
…Yaklaşık yüz yıldır Ortadoğu’ya kan kusturan ırkınız şu an daha bir şevkle Ortadoğu’yu karıştırma görevini yerine getiriyor. Filistin halkına yönelik işgal ve katliamını yıllardır sürdüren İsrail, yüzünü yeniden Lübnan’a çevirerek buraya da vahşice saldırıyor. Sayın Herzl, Filistin ve Lübnan’da her gün onlarca insan katlediliyor. ‘Topraksız bir halk için, halksız bir toprak ‘ düşünceniz nihayetini bulacak gibi… Toprak sahibi olan Filistinlilerin, işgal sonrası sayılarının hızla azal(TIL)ması ve toprağın halksız kalması, sizin, yani topraksız Yahudilerin ‘Halksız toprak’a sahip olmalarını kolaylaştırıyor. Siz hedefiniz olan Arz-ı Mevud’a henüz ulaşamadınız. Fakat bunu geçekleştirmek için gün be gün hızlanıyorsunuz. Afganistan, Irak, Filistin ve Irak işgalleri, İran ve Suriye’ye yönelik tehditleri bu amaca dönük olduğu ve Böyle bir dönemde Büyük Ortadoğu Projesi gibi bir planın gündeme getirilmesi bu hızın arttığının göstergesi. Yani diyeceğim o ki Sayın Herzl, yandaşlarınız ve talebeleriniz işini gayet iyi yapıyor…
Beklediğiniz mehdi bütün ırkları tek bir ırka bağlayacaktı. Mehdi’niz geldi mi bilmiyoruz. Fakat şu bir gerçek ki bütün ırkları tek bir ırka bağlama hayaliniz gerçekleşti. Evet, bugün hiçbir ırk ve devlet sizin izniniz olmadan hareket edemiyor. Aslında amacınız dini bir yönetim kurmak değildi. Daha çok politik yönü üzerinde duruyordunuz. Bu yüzden inancınızı yaymayı değil de, ırkınızın bir araya gelmesi için bir devlet kurulması gerektiğini düşünüyordunuz. Sizin için yerin de önemi yoktu. Bu devlet ister Arjantin’de ister Uganda’da olsun ama mutlaka olsundu. Irkınızın her yerde ve her devirde işkence gördüğünü savunuyordunuz. Zulümden kurtuluş için bir devlet… Fakat unuttuğunuz bir nokta var. Irkınız üstün ırktı ve Tanrı vaadinden dönmezdi.
Canlı kanlıydınız! Harekete geçmeliydiniz! Ne yapmalı? İlk kongreyi 1897’de düzenlediniz. Bu kongreyi daha sonra, ‘Basel’de bir Yahudi Devleti kurdum’ sözleriyle anlatacaktınız. Sizin için yerin önemi yoktu ama ortada ‘Vaad edilmiş Topraklar’ vardı. Filistin topraklarına özel bir ilginiz vardı. Yazdığınız bir kitapta Filistin üzerinde durarak, ‘Biz orada Avrupalılar için, Asya’ya karşı bir kale burcu ve aynı zamanda uygarlığın barbarlığa karşı ileri karakolu olacağız’ diyerek Avrupalıları da ikna etmeye çalışıyordunuz. Evet, bunu başardınız Sayın Thedor Herzl. Kurmak için büyük çabalar harcadığınız Yahudi Devleti, siz göremeseniz de, 1948 yılında kuruldu ve batılıların ileri karakolu görevini yerine getirip Ortadoğu’yu karıştırmaya devam ediyor.
Yaklaşık yüz yıldır Ortadoğu’ya kan kusturan ırkınız şu an daha bir şevkle Ortadoğu’yu karıştırma görevini yerine getiriyor. Filistin halkına yönelik işgal ve katliamını yıllardır sürdüren İsrail, yüzünü yeniden Lübnan’a çevirerek buraya da vahşice saldırıyor. Sayın Herzl, Filistin ve Lübnan’da her gün onlarca insan katlediliyor. ‘Topraksız bir halk için, halksız bir toprak ‘ düşünceniz nihayetini bulacak gibi… Toprak sahibi olan Filistinlilerin, işgal sonrası sayılarının hızla azal(TIL)ması ve toprağın halksız kalması, sizin, yani topraksız Yahudilerin ‘Halksız toprak’a sahip olmalarını kolaylaştırıyor. Siz hedefiniz olan Arz-ı Mevud’a henüz ulaşamadınız. Fakat bunu geçekleştirmek için gün be gün hızlanıyorsunuz. Afganistan, Filistin ve Irak işgalleri, İran ve Suriye’ye yönelik tehditleri bu amaca dönük olduğu ve Böyle bir dönemde Büyük Ortadoğu Projesi gibi bir planın gündeme getirilmesi bu hızın arttığının göstergesi. Yani diyeceğim o ki Sayın Herzl, yandaşlarınız ve talebeleriniz işini gayet iyi yapıyor.
Peki, sizin bu planınıza karşı biz Müslümanlar ne yapıyoruz Sayın Herzl, haberiniz var mı? Eminim vardır. Çünkü ‘böl, parçala ve yut’ politikanızın uygulandığı gören gözler için apaçık ortada duruyor. Aslında bunun çok açık bir şekilde ‘komplo’ olduğunu başta Müslüman coğrafya olmak üzere bütün dünya kamuoyuna duyurabilirsiniz. Planlarınız doğrultusunda dünyanın en güçlü medya kuruluşlarını elinizde bulunuyorsunuz. Ve o medya kuruluşları sizin masum olduğunuzu dünyaya ispatlamak için, katliamlar, gözyaşları, tecavüzler ortada olmasına rağmen, tüm gücüyle çalışıyor. Burada tekrar sormak istiyorum Sayın Herzl, sizin planlarınıza karşı Müslümanların ne yaptığını biliyor musunuz? Bir ‘karşı planları’ var mı?
Elbette sizin vahşi saldırılarınıza karşı bazı Müslümanların ‘karşı plan’ yapması kaçınılmazdı. Dinimizi bize ne kadar unutturursanız unutturun, âlimlerimizin itibarını ne kadar düşürürseniz düşürün, fikir adamlarımızı ne kadar satın alırsanız alın, mutlaka bizim içimizden de sizin planınıza karşı adım atacak birileri çıkacaktı. Çünkü cihad her Müslüman için farzdı. Hiç olmazsa Müslümanlar üzerine Farz-ı Kifaye idi. Geçen akşam, sizin belki de bu dünyada hiç sevmediğiniz birinin konuşmasını dinledim. Bu kişi sizin planlarınızı sekteye uğratmıştı. Açıkçası kızıyorsunuz O’na. ‘Ne diye burnunu sokar ki bizim işimize?’ dediğinizi duyar gibi oluyorum. Sözü uzatmak istemiyorum Sayın Herzl. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 32’nci yıl dönümünün kutlandığı programda konuşan Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Müslümanların halini, tavrını ve hareket kabiliyetini en iyi şekilde ortaya koydu. Biliyorsunuz Muhterem Erbakan, yıllardır verdiği mücadele ile sizin baş belanız oldu Sayın Herzl.

Feshane Uluslararası Fuar Kongre ve Kültür Merkezi, Türkiye’nin ilk prefabrik çelik konstrüksiyon tekstil fabrikasıdır. Yani Milli’dir. Milli bir harekâtı kutlamanın yine milli bir yer de yapılması manidardır ve o manayı arttıran Milli bir şahsiyetin yaptığı Milli konuşmadır Sayın Herzl. Milli Görüş Lideri muhterem Erbakan, burada yaptığı konuşmada sizin yaptığınız işleri anlattı. Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyayı kan ve gözyaşına boğduğunuzu söyledi. Kıbrıs’ta Rumların yaptığı vahşeti durdurmak için Barış Harekâtı’nı gerçekleştirdiklerini belirten Muhterem Erbakan, bize düşenin Filistin ve Lübnan’da ırkçı emperyalistlerin bu yaptıklarına son vermek olduğunu söyledi. Bay Thedor, Prof. Dr. Erbakan, sizin vahşetinizden kurtulmanın yollarını belirtirken, en çok da O’nu anlamamızı bekliyordu bizden ve bu sebepten dolayı yakınıyordu. Sayın Herzl, Muhterem Erbakan, Müslümanların neden bu zulme ‘dur’ diyemediğini şu sözlerle ifade ediyordu: “Yahu yıllardır söylüyoruz. Bu ırkçı emperyalistlerden hayır gelmez. Sizden bir tek ricamız var. Ne olur bir defacık bizim ne dediğimizi Siyonizm’den, Siyon uşaklarından önce siz anlayın. Siz anlayıncaya kadar Siyonistler ve onların yerli uşakları bizi anlıyor ve gidip önlemlerini, tedbirlerini alıyorlar. Sen anladığında ise iş işten geçmiş oluyor”
Mehmet Baydemir

Milli Gazete Muhabiri

[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]

03 08 2006
İsmin, dilime dolandığında bile mahcubiyetime kat be kat yeni yükler ekleyen Filistin!
yeryüzündeki ebabillerinin takatlerinin kesilipte, Rabbinin yardımını bekleyen Filistin!
hüzün döşeklerinde yatırıp, ustunuze zulüm sarilan, dününü arayan mazlum Filistin!
utanç belasi faydam dokunamayarak cikmaktan imtina ettiğim çile dolu yolum Filistin!
yurdunda bitirilen çıbanın cerehati, saçılıp ortalığa, hassas yürekleri dağlayan Filistin!
kahkahaların ayyukasında laylaylom dünyadaki üç maymunun aksine, ağlayan Filistin!

her gün/gecede füze olur, mermi olur, yağar küffarın üstüne dualarımız bilesin Filistin
varmıyorsa hedefe, kesmiyorsa Rabbden dileğimiz manevi kılınçlarımızı bilesin, Filistin
Artık göklere bakmaktasın, nerde kaldı ebabiller ve gagalarinda taşlarla değil mi Filistin?
İnan Rabbimize fısıltı var ve ancak gerçekleşir niyaz secdedeki başlarla değil mi Filistin?
Haksızlıklara ellerimizle müdahale edemedik, dilimiz ve kalbimizde buğzumuz var Filistin
Yurdunuzdan etmeye calisan ebreheleri elbet bir gün cezalandırma arzumuz var Filistin
Israilogulları bozgunculugunu cezalandırma vakti ki, Rabbin vaadi gerçekleşecek Filistin
Allahın izniyle, O büyük gün gelince, her biri hemen kendi mezarını gerçek eşecek Filistin

Rabbim
sana inanan yüreklerin, Senle atan canların
sana sunulan dileklerin, Sana sunulan kanların
Sahibisin.Rabbim, Yardım et onlara.

MÜCAHİDİN MEKTUBU
Ağrı'dan harekete geçip önce Bosna,sonra Çeçenistan ve en son Ogadin'de çağa tanıklık eden ve şu an şehidler arasında olan Ubeydullah Saltan...Şahadetinden hemen önce,Türkiyeli Müslümanlara yazdığı son mektupta,kendisinden sonraki şahidlere şu mesajı sunuyor;hem de Allahı şahid tutarak:
"Bizler,hamdolsun,burada maddi olmasa da manevi olarak çok iyi durumdayız.Yiyecek çok kısıtlı olsa da,su bulamasak da bizim gözyaşlarımız var.Kısa bir süre sonra operasyona gidiceğiz.Her nefsin bir eceli vardır,ölüm bir zamana yazılıdır.Değişmez,geri kalmaz.
Inşallah bazılarımız şehitler kervanına katılacak,diğerleri sıralarını bekleyecek.Bizleri de bu kervana katması için Rabbime iltica ediyorum.Bruada Etiyopya Ortadoks Hıristiyan askerleri çok gelişmiş silah ve mühimmata sahipler.Müslümanların hafif silahlarından başka hiçbirşeyi yok.Siz kaşlerimden benim talebim,böylesine güzel bir fırsatı kafirlerin eline vermeyin ve buradaki hareketi mallarınızla,canlarınızla destekleyin.
Kardeşler, sizin yedek bir elbiseniz olmasada olur.Bacılar sizlerinde boyunlarınızdaki ve kollarınızdaki süs olarak kullandığınız altınlarınız olmasada olur.Ama bu dava mücahitsiz ve silahsız olmaz.Burada ayağında ayakkabısı ve pantolonu olmayan kardeşlerimiz var.
Bu şekilde operasyona gidicekler.Son istediğim Allah yolunda çarpışan ve can veren kardeşlerinize mallarınızla destek verin.
Allah'ım,ben tebliğ ettim.Sen şahid ol"
İşte mektup.Bu satırlardan sonra 58 mücahid ile birlikte şahidimiz şehid oluyor.
Kendi gerçeğimize dönüyoruz ve şahid arıyoruz.Yüce Kur'an'ın ifadesiyle ilan ediyoruz:
".......Şahid olunuz ki bir müslümanız!" (Al-i İmran-64)

İns-u cin,arz-u sema,dost ve düşman şahidimizdir.Biz ancak Müslümanız.Mü'min-müşrik,zalim-mazlum,alim-cahil,herkezçe bilinmelidir ki,Allah(cc)'ın bizim için seçtiği isme razı olduk;biz müslümanız!
Sorgunuzla,yargınızla,şahid olunuz ki,işte biz Müslümanız!!

KANLI KARTAL is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Ülkeler Tarihi rojekanu Tarih 58 25-11-2007 11:39 AM
Yaser Arafat! Numberone Biyografi 3 01-02-2007 01:01 PM
müslüman kardeşlerim filistin için okunan Dualar By_MizgiN İslamiyet 1 29-01-2007 11:04 AM
filistine dua MARKA MARKA İslamiyet 3 24-01-2007 12:14 PM
Şeytan Babası İSRAİL surgunyuregim İslami Sohbet 2 13-11-2006 04:30 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 12:20 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.