|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Arada sırada bize duygusal bir şekilde," Kutsal Kitap'ı yorumlamak zorunda değilsiniz, sadece okuyun ve söylediğini yapın " diyen biriyle karşılaşırız. Bu ifade genellikle kilisede gönüllü hizmet edenlerin, Kutsal Kitap'ı "yorumlayarak" sıradan insanların elinden alıyormuş gibi görünen " profesyonel " bilim adamı, pastör , öğretmen ya da pazar okulu öğretmenlerine karşı olan tepkilerini gösterir. Bu, onların Kutsal Kitap'ın muğlak olmadığını söyleme şeklidir." Unutulmamalıdır ki," derler, " yarım bir beyne sahip herhangi biri Kutsal Kitap'ı okuyabilir ve anlayabilir. Çok fazla vaiz ve öğretmen olmasındaki sorun, etrafı çok kazıp suları bulandırmalarıdır. İlk okuduğumuzda bize açık görünenler artık o kadar da açık gelmemeye başlar. "
Bu tepkide çok gerçek payı var. Bizler de hristiyanların Kutsal Kitap'ı okumayı, ona inanmayı ve itaat etneyi öğrenmeleri gerektiğine katılıyoruz ve özellikle Kutsal Kitap'ın çalışıldığında ve doğru bir şekilde okunduğunda muğlak bir kitap olmayacağına hemfikiriz. Aslında insanların Kutsal Kitap konusundaki en büyük sorunlarının Kutsal Kitap'ı anlamalarındaki eksiklikler değil, ama birçok şeyi çok fazla anlamaları olduğuna inanıyoruz ! Örneğin " Her şeyi söylenmeden ve çekişmeden yapın " ( Flp. 2:14 ) diyen bir metindeki sorun metni anlamamak değil, itaat etmemek, uygulamaya geçirmemektir. Aynı şekilde vaiz ve öğretmenlerin önce metni derinlemesine inceleyip ancak ondan sonra metne bakmaya, böylece genelde yüzeyde açık olan sade anlamın üstünü örtmeye fazlaca eğilimleri olduğunu düşünüyoruz. En başta, iyi yorumun amacının benzersizlik olmadığını, bir kişinin daha önce hiç kimsenin görmediği bir şeyi keşfetmeye çalışması gerekmediğini söyleyelim ve bunu sürekli olarak tekrarlayalım. ( G. D. FEE - D. STUART ) |
|||||||||||||||
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
Kutsal Kitap Tanrı'nın Sözü olduğu için sonsuz anlamlılığı vardır; her çağda ve her kültürde insanların tümüne hitap eder. Tanrı'nın sözü olduğu için onu dinlemeli ve ona itaat etmeliyiz. Ama Tanrı, Sözü'nü tarih içinde insan sözcükleriyle konuşmayı seçtiği için, Kutsal Kitap içindeki her bölüm aynı zamanda tarihi olarak özeldir; her belge, içinde yazıldığı dil, çağ ve kültür tarafından ( ve bazı durumlarda yazıya dökülmeden önce sözlü tarih tarafından ) koşullandırılmıştır. Kutsal Kitap'ın yorumu, sonsuz anlamlılığı ve tarihi olarak özel olması arasındaki gerginlikten dolayı gereklidir.
Tabi ki Kutsal Kitap'ın sadece içinde insan sözleri barındıran bir insan kitabı olduğuna inananlar vardır. Bu kişiler için yorumlama işi tarihi araştırma ile sınırlıdır. Bu kişiler tıpkı Çiçero ya da Milton'u okurken yaptıkları gibi Yahudilerin, İsa'nın ya da ilk kilisenin dinsel fikirleriyle ilgilenirler. O halde onların işi tümüyle tarihi bir iştir. Bu sözler onları yazan insanlar için ne anlam ifade ediyordu ? Tanrı hakkında ne düşünüyorlardı ? Diğer yandan Kutsal Kitap'ı sadece sonsuz anlamlılığı içinde değerlendiren kişiler de vardır. Bu kitabı, Tanrı'nın Sözü olduğu için, sadece inanılacak önermeler ve itaat edilecek buyruklar yığını olarak görme eğilimindedirler - oysa bu önermeler ve buyruklar arasında sürekli olarak seçimler yaparlar. Örneğin bazı hristiyanlar Yasa'nın Tekrarı 22:5'e ( "Kadınlar erkek giysisi giymesin " ) dayanarak kadınların pantolon ya da şort giymemesi gerektiğini söylerler, çünkü bunları " erkek giysileri" olarak görürler. Ancak aynı kişiler evin çatısının etrafına korkuluk döşemek ( 8. ayet ), aynı bağa iki farklı tohum ekmemek ( 9. ayet ) ve mantolarının dört köşesine püskül dikmek ( 12. ayet ) gibi bu listedeki diğer buyruklara nadiren harfi harfine uyarlar. Ancak Kutsal Kitap bir önermeler ve buyruklar serisi, " Yönetim Kurulu Başkanı Tanrı'dan Sözler " den oluşan basit bir koleksiyon değildir. Sanki Tanrı göklerden bize doğru bakar:" Hey sen, aşağıdaki, şu gerçekleri öğren. Madde 1, Tek Tanrı'dan başka tanrı yoktur ve Ben O'yum. Madde 2, insanlar da dahil olmak üzere her şeyin Yaratıcısı Ben'im" ..... önerme 7777'ye ve buyruk 777'ye kadar böyle sürer gider. ( G. D. FEE - D. STUART ) |
|||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
Her Kutsal Kitap bölümü hakkında sorulması gereken iki tür temel soru vardır: Bağlam ile ilgili sorular ve içerik ile ilgili sorular. Bağlam ile ilgili sorular da iki türdedir: Tarihi ve ebedi bağlam.
Tarihi bağlam : Bir kitaptan diğerine farklılık gösterecel olan tarihi bağlam, birkaç farklı konuyla ilgilidir: yazarın ve okuyucularının çağı ve kültürü, yani yazarın dönemine ait coğrafi, topografik ve politik etmenler ve kitabın, mektubun, mezmurun, peygamberliğin ya da herhangi bir başka yazım tarzının yazılma nedeni. Bu tür konular metni anlamak için özellikle önemlidir. 1. Amos, Koşea ya da Yeşaya'nın kişisel geçmişlerini, Hagay'ın sürgünden sonra peygamberlik ettiğini ya da Vaftizci Yahya ve İsa sahneye çıktığı sıralarda İsrail'in Mesih beklentisini bilmek ya da Korint ve Filipi kentleri arasındaki farkları ve bu farkların her bir kiliseyi nasıl etkilediğini anlamak gerçekten fark yaratır. Bir kişinini İsa'nın çağındaki gelenekler hakkında bir şeyler bilmesi, İsa'nın öykülerinden ne anladığını büyük oranda zenginleştirecektir. Matta 20: 1- 16'da işçilere ödenen dinarın ( İngilizce KJV çevirisi bunu penny olarak çevirir ) bir işçinin yevmiyesine denk geldiğini bilmek tabi ki metni anlamakta bir fark yaratacaktır. Topografi ile ilgili konular bile önemlidir. Amerikan'ın batısı ya da doğusunda büyümüş kişiler " Yeruşalim'i kuşatan dağları " ( Mez. 125:2 ) düşünürken akıllarına kendi tecrübelerindeki gibi yüksek dağlar gelmemelidir. 2. Bununla birlikte, tarihi bağlam hakkında sorulması gereken daha önemli soru, Kutsal Kitap'taki her bir kitabın ve / veya bu kitapların parçalarının yazılma nedeni ve amacının ne olduğudur.Burada, İsrail ya da kilisede söz konusu belgenin yazılmasını gerektirecek olayların ne olduğu ya da yazarın konuşmasına ya da yazmasına içinde bulunduğu hangi durumun neden olduğu hakkında fikir sahibi olmak gereklidir. Yine bu kitaptan kitaba değişiklik gösterecektir ve örneğin Süleyman'ın Özdeyişleri için önemi , 1. Korintliler'e göre öneminden çok daha az olacaktır. Bu sorunun yanıtı - eğer bir yanıtı varsa - genellikle kitabın içinde bulunur. Ancak gözlerinizi bu konulara açık tutarak okumayı öğrenmelisiniz.Bu sorular hakkındaki bulgularınızı doğrulamak isterseniz yine Kutsal Kitap sözlüğünüzden ya da kitap üzerine yazılmış iyi bir yorum kitabının girişinden yardım alabilirsiniz. Ancak öncelikle kendi gözleminizi yapın ! ( G. D. FEE - D. STUART ) |
|||||||||||
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||||
|
Okumakla etüt etmek arasında büyük bir fark vardır. Okumayı daha rahat, rastgele ve serbest bir biçimde eğlence için de yapabiliriz. Ama etüt sözcüğü, çalışmayı, ciddi, dikkatli ve gayretli bir çalışmayı çağrıştırır.
Öyleyse ihmalimizin asıl sorunu budur. tanrı sözünü etüt etme görevimizi ihmal etmemizin nedeni, Tanrı sözünün zor anlaşılır ya da donuk ve sıkıcı olması değil, üzerinde iyice çalışmayı gerektirişidir. Sorunumuz yeteri kadar akıllı olmayışımız ya da istemememiz değil, tembel oluşumuzdur. ( Prof. Dr. R. C. SPROUL ) Edebi Bağlam : Çoğu kişi bir şeyi bağlamı içinde okumak hakkında konuşurken kastettikleri budur.... Edebi bağlam esasen şu anlama gelir: ilk olarak Kutsal Kitap içindeki sözcükler sadece cümleler içinde anlama sahiptirler ve ikinci olarak Kutsal Kitap içindeki cümleler çoğu zaman sadece kendilerinden önce gelen ve kendilerini izleyen cümlelerle ilişkileri içinde açık anlama sahiptirler..... kişinin her şeyden önce paragraflardaki ( düz yazı için ), satırlardaki ya da kıtalardaki ( şiir için ) düşünce bütünlüğünü fark etmeyi öğrenmesi gerekir ve bu, yeterli bir çevirinin yardımıyla Her iki okuyucunun pratik yaparak başarabileceği bir şeydir. ( G. D. F. - D. S. ) |
|||||||||||
|
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||||
|
Mecaz Sorunu
Mecaz, bir ilgi ya da benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamında kullanılan sözdür.Kutsal Kitap'ta bol miktarda mecaz bulunur ve İsa da mecazı sık sık kullanmıştır. Yine, çoğu durumda söylenenlerin mecaz olduğunun farkına varmak epey kolaydır. İsa, " Kapı ben'im. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur" ( Yu. 10:9 ) demişti, bunu nasıl algılamalıyız ? Bunun anlamı bizim cildimizin olduğu yerdeİsa'da maun verniği, bizim kollarımızın bulunduğu yerdeİsa'da menteşeler, bizim göbeğimizin olduğu yerde İsa'da kapı tokmağı mı olmalıydı ? Tabi ki böyle şeyler düşünmek saçmadır. Burada İsa, olmak fiilini mecazi anlamda kullanmaktadır. Ama İsa, Son Akşam Yemeği'nde " Bu benim bedenimdir " ( Luka 22:19 ) dediğinde ne demek ister ? Ekmek, O'nun bedenini mecazi anlamda mı simgeliyordu ? Yoksa gerçekten de O'nun bedeni haline mi geliyordu ? Buradaki edebi tür tam olarak belli değildir. Edebi tür analizinde ortaya çıkan farklı görüşler inanlılar topluluğunda Rab'bin Sofrası'nın ( Komünyum ) anlamı konusunda ciddi ayrılıklara neden olmuştur.Luther'le Kalvin'in görüşbirliğine varamadıkları çok az konulardan biri de, İsa'nın sözlerinin bu anlamıydı. Kalvin'in temsilcileriyle Luther arasında bu konuda anlaşmaya varmak içinyapılan müzakerelerden birinde Luther, Bu benim bedenimdir sözlerini defalarca tekrarlamıştır.Hem Luther'in, hem de Kalvin'in Kutsal Kitap'ın otoritesi konusundaki gözönüne alırsak Kutsal Kitap'ın gerçekten ne söylediği hakkında görüş birliğine varabilselerdi her ikisinin de buna boyun eğecek olduklarını biliyoruz. Böylece Kutsal Kitap'ın kelimesi kelimesine ne dediğini anlamanın klasik yöntemi, Kutsal Kitap'ın bölümlerinde kullanılan değişik biçimler ve mecazlar aracılığıyla neler söylediğini öğrenmeye çalışmak demektir. Bu, Kutsal Kitap'ın söylediklerini yumuşatmak, zayıflatmak ya da görecelileştirmek amacıyla değil, Tanrı'nın halkının imanı ve uygulamasına daha etkin bir klavuz olarak hizmet edebilmesi için onu doğru bir şekilde anlamak için yapılır. ( Prof. Dr. R. C. SPROUL ) |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Bilgisayar Donanım--Yazılım--Hakkında Herşey | Entegre Ofis | Bilgisyar Donanım Desteği | 5 | 21-08-2008 06:57 PM |
| Mantar yetistiriciligi - genel bilgi | Zengari | Bahçe Bitkileri | 5 | 20-08-2008 06:03 PM |
| AHLAKİ KARARLAR VERMEK (Kutsal Kitab’ın üzerinde durmadığı konularda karar verebilmek | Bedirxan | Hristiyanlık | 7 | 20-04-2007 05:10 AM |
| Baruch Benedİtus De Spİnoza:** | rebuwarr | Filozoflar | 5 | 25-02-2007 10:01 AM |
| Hirİstİyan Ahlaki | Bedirxan | Hristiyanlık | 2 | 17-11-2006 11:25 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.