Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Kültür, Sanat, Edebiyat > Edebiyat Bölümü > Hikayeler, Denemeler

Kayıt Ol SSS
Eski 17-01-2007, 11:48 AM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesaj: 4
Üye No: 50533
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 0
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi
feritdeniz is on a distinguished road
Post Katil Amcama Mektup...


Hayatımın ilk ve son mektubunu sana yazmamalıydım katil amca; sana yazılmamalıydı bebek yüzlü çocuk gülüşlerim. Sahi nasıl yazılır mektup onu da bilmiyorum, hem ne fark eder öyle değil mi? Katil amca ne de olsa hayatımda yazdığım ilk ve son mektuptur.
Daha altı yaşındaydım ve evimizin önündeki sokaktan başka sokak tanımıyordum. Başka sokakta görmemiştim, işin aslını sorarsan ağabeylerimden biliyordum dünyanın bizim sokaktan ibaret olmadığını. Dediğim gibi sadece biliyordum yani senin anlayacağın ben daha başka sokaklar da gezmemiştim. Keşke biraz sabretseydin be katil amca; en azından sokağımızın bittiği yerden başlayan diğer sokağı görebileceğim kadar.
Biliyor musun katil amca; babam bu sabah erken çıkmıştı evden ve gözleri akşamdan kalma nemliydi hala ve inan bana katil amca ben babamı hiç böyle gözü yaşlı görmemiştim. Neden ağladığını soramayacak kadar masumdum ve babam da neden ağladığını bana anlatmayacak kadar yaslıydı. Daha sabahın sekizi bile değildi katil amca, ben ömrümde görmediğim arabalar gördüm bizim sokağın köşe başında, kocaman arabalar, camları olmayan lastikleri büsbüyük olan ve her tarafı demirden olan arabalar ve ben ömrümde görmediğim bir kalabalık gördüm sokağımızın diğer başında.
Bu ne kokusudur be katil amca; anamın tandır ekmeği kokusuna hiç benzemiyor. Elma kokusu hiç değil, hele her sabah ekmeğimin üzerine sürdüğüm salça kokusu da değil. Boğazım yanıyor katil amca; nefes almakta istemiyorum çünkü nefes aldığımda biber gibi acıyor ciğerim, gözlerim yaşardı, bu kokudan yüzüm yanıyor su döksem geçer mi? Bütün sokak biber kokuyor katil amca. Sen mi biber attın? Sen mi yaşarttın yoksa gözlerimi? Sen misin yoksa ciğerimi kanatan?
Neden kovalıyorsunuz amcaları sen katil amca? Neden dövüyorsunuz yakaladığınız amcaları? Onlar kötü bir şey demiyorlar ki, amcalar barış diye bağırıyorlar, yoksa senin baban sana barışın iyi bir şey olduğunu hiç anlatmadı mı? Bana sor katil amca barış nedir diye; altı yaşında olabilirim ama barışı biliyorum çünkü benden küçük dört yaşındaki kardeşim bile barışın ne olduğunu biliyor. Sadece kardeşim değil, sokağımızda oyun oynadığım bütün komşu çocukları da biliyor barışın ne olduğunu. Biliyor musun katil amca; bizim sokakta her çocuk önce barışın ne olduğunu öğrenir, sonra anne ve baba demeyi. Dövme katil amca sakın dövme o amcalar iyi insanlardır. Babam derdi; barış isteyen insanlar güzel insanlardır diye.

Katil amca neden elinde silah var? Neden silahını insanlara tutmuş tetiğe basıyorsun? Yoksa korkak mısın sen katil amca? Neden korkağım diye sakın sorma bana, çünkü babam derdi korkak insanlar silah kullanır. Babam oyuncak silah ile oynarken beni bir defasında gördüğünde, demişti ki delikanlı adamın eline silah yakışmaz diye. Kim yakıştırdı eline o silahı katil amca? Kim verdi eline o silahı? Sana o silahı bırak desem bırakacak kadar cesur musun? Tetiğine basma ne olur katil amca; bak onların elinde sadece taş var, en fazla kafanı kırarlar ki sen sıksan o silahı ölür amcalar.


Ben de elime taş alacam şimdi ve sana atacağım. Çünkü sen kötü ve katil bir amcasın, çünkü senin elinde silah var, çünkü sen; barış diyen amcaları dövüyorsun. Çünkü sen; barışın ne olduğunu bilmiyorsun. Çünkü sen; kocaman demir arabanı insanların üzerine sürüyorsun, çünkü sen; sokağımıza biber atıyorsun. Çünkü sen; küfür ediyorsun. Bak elimdeki taş en fazla bilye kadar büyüktür. Ama olsun yine de atacağım sana.
Neden bana doğru koşuyorsun, elinde ki silahı bana doğrultarak, yoksa sen benim elimdeki taştan mı korkuyorsun? Eğer sen elimdeki taştan korkuyorsan, şunu bil ki ben senin elindeki silahtan korkmuyorum ve üzerine üzerine yürüyeceğim, Marmara denizinin ortasındaki ada cesaretli avuçlarımla. Biliyor musun? Katil amca benim diğer adım barış ve sadece benim değil sokağımızdaki bütün çocukların da diğer adı barıştır. Barışlar korkmaz silahlardan, eğer sen bir barışı öldürürsen, bil ki barışın öldürüldüğü şehir de binlerce yeni barış doğacak.
Ve kıyamet koparcasına bir ses ilişti kulaklarıma, şakağımda sıcak kan esintisi, burnumda kan kokusu ama hala biber tadı var genzimde. Gözlerim kararırken hayata dair, son görüntü olmasaydı senin sırıtan yüz ifaden. Bak şimdi ölüyorum, artık kahramanlık çığırtkanlığı yapabilirsin. Sen beni değil, bende ki barışı öldürdün. Barışa sıktın o mermiyi. İnsan haklarına sıktın, özgürlüklere sıktın o mermiyi, kardeşçe bir hayata sıktın aslında sen o mermiyi. Birde anamın kutsal muskası gibi zulamda taşıdığım demokrasiye sıktın.
Gece olmadan sen git evine katil amca; git ve altı yaşındaki evladına sarılırken beni düşün. İnan girmem rüyalarına, sen rüyalarına girecek kadar adam değilsin çünkü. Olurda evladın nerden geliyorsun diye sorarsa ki soracaktır da, sende onu kucaklayarak hiç evladım sadece senin yaşlarında bir çocuk öldürdüm oradan geliyorum dersin. Gider iken, beni öldürdüğün yerde eski bir plastik topum vardı onu da götür. Ben oynayamadım, bari senin evladın oynasın.
Benim ‘Enes’ daha altı yaşındayken özgürlükler ve barış için şehit düştüm, yirmi sekiz mart günü, Diyarbakır’ın en güzel sokaklarının birinde ve bu mektubu yazmak geldi içimden katil amcama, yeni Enesler öldürmesin diye. Kim bilir belki de çocukçadır yazdığım bu mektup. Olsun bendeki çocuk yüreğim hala umutlu barışa, son bir şans verilsin diye ve çocuk yüreğim hala mutlu barış, huzur, özgürlükler için ayaklanan bir şehrin ferdi olduğum için. Ve ben sizleri artık gökyüzünden izleyeceğim barışı ve umudu. Çocukça da olsa bir evladın halkı için ölmesi, ben bin defa daha ölmek istiyorum halkım için…

……….28 Mart günü Diyarbakır’da şehit edilen altı yaşındaki Enes’in anısına……….

dinamikgenc.com sitesinden alıntıdır...

feritdeniz is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Mektup-İstanbul (Kajin Jir) Kajîn Jîr Hikayeler, Denemeler 16 11-09-2008 11:38 AM
MeKTuP!!! JuSTiN__TiMM Hikayeler, Denemeler 6 24-07-2007 11:45 AM
Guldunyaya mektup yarismasi birinci mektup... *avşar* Şiirler 7 25-12-2006 08:00 PM
:::::(gÜldÜnyaya Mektup:::::(:(:(:( *avşar* İlginç Konular 1 24-11-2006 10:44 PM
Bana Mektup GÖnder Nick 99 Aşk ve Sevgi 1 17-09-2006 11:38 AM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 11:13 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.