|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Amed El-cezire denilen Mezopotamya'nın, kuzey sonundadır. Doğudan Siirt, Muş; Güneyden Mardin; Batıdan Urfa, Adıyaman, Malatya; kuzeyden Elazığ ve Bingöl illeriyle sınırdaştır.
En az beş bin yıllık bir geçmişe sahip olan Amed'in, kurulduğu günden beri yeri değişmemiştir. TARİH BOYUNCA ŞEHRE TAKILAN ADLAR: Şehrin adı ilk olarak Asur hükümdarı Adad Ninari (M:Ö.1310-1281)'den kalma bir kılıç kabzasında Amidi veya Amedi olarak yazılmıştır. Bu adın, şehrin ve bölgenin ilk egemen medeni halkı olan Subaru(Huri)'larden kalma olduğu kabul edilmektedir. Adı bazı kaynaklarda Amid-Amida diye geçse de çoğunlukla Amed diye kabul edilir. Halife Hz.Osman dömeminde Elcezire kıtası buralara yerleşen Arap kabilelerinin isimlerine göre Diyar-ı mudar, Diyar-ı Bekr ve Diyar-ı Rebia diye üç komutanlık haline getirildi. Amid, Diyar-ı Bekr oldu. İlkin yukarı Dicle'ye verilen bu ad; sonra şuan ki Amed'in adı olmuştur, şehre yine Amid veya Kara Amid denmeye devam edilmiştir. Daha sonraları şehrin bu adı yavaş yavaş unutularak yerini XX.yy başlarından itibaren "Diyarbekir"'e bırakmıştır,". Diyarbekir" adının nerden geldiğine dair diğer bir söylence de şudur: Güya İran hükümdarı "Darab" burayı yaptırdığı için şehre "Darabkerd" adı verilmiş, sonraları "Diyarbekir"e dönüşmüştür. 15 Kasım 1937'de şehre gelen Atatürk, şehrin adını "Diyarbakır" olarak değiştirmiştir. ESKİ ÇAĞLARDAN ROMALILARA KADAR AMED a)Subariler-Hurriler M.Ö. 3 binde, bugün El cezire denilen Dicle-Fırat arasındaki bölgeye Subartu ve buraya yerleşmiş savaşçı oymaklara da Subaru denilirdi. Amedi de içine alan yukarı Dicle boylarının ilk medeni ahalisi Subarulardan sayılan Hurrilerdir. b)Mittaniler Babil'in Kuzeyinde Dicle-Fırat arasındaki bölgede Mittaniler bir devlet kurmuştur. Diyarbakır bölgesinin kuzeybatı, batı ve güneybatı bölümü de Mittani ülkesinin sınırları içerisinde kalıyordu. c)Asurlular Ve Urartular Zamanında Amed(M.Ö.1260-653) Asurlular Yönetiminde Amed Amed ve çevresi Asur hükümdarı 1.Salmanasar zamanında ve M.Ö.1260 yıllarında tamamıyla Asur hakimiyetine girdi. Bu ilk Asur egemenliği yetmiş yıl kadar sürdü. Diyarbakır da ayrıca Kummuh, Nirbi ve Kirhi prenslikleri kurulmuştur Amed'de Bit -Zamanı Krallığı(900-825): Amidi'yi kendilerine merkez edinen Bit-Zamanı Krallığı şehrin Hurilerden kalma tahkimatını kuvvetlendirdiler. Bu kuvvetli tahkimat sayesinde Asur saldırılarına uzun bir süre karşı koyabildiler. 76 yıl süren Bit Zamanı Krallığı döneminde Diyarbakır çok gelişmiş, bayındır, zengin bir belde durumuna gelmiştir. Asur kralı 3. Salmanesar, Bit-Zamani Krallığına son verdikten sonra Amed tekrar Asur egemenliğine girdi. Urartu Yönetiminde Amed(M.Ö.775-736) 3.Salmanasar 'ın ölümüyle Asur devletinin zayıflamasından faydalanan Urartu Kralı İspuinis (MÖ..825-810) memleketinin sınırlarını batıya ve güneye doğru genişletti. Birçok yeri kendi topraklarına dahil eden Urartular birçok krallığı da kendilerine bağladılar. Bunlar arasında Diyarbakır da vardı. MÖ..775'de üçüncü defa Asur hakimiyeti sona erdi ve Diyarbakır Urartu'ya bağlanmış oldu. Amed'de Son Asur Hakimiyeti: Urartuların bu parlak dönemi fazla uzun sürmedi, MÖ..743 tarihinde Asurlular tarafından büyük bir hezimete uğradılar. Bu savaştan sonra Urartular, Suriye ve Fırat bölgelerinden çekildiler böylece Amed tekrar Asur egemenliğine girmiş oldu.Asur egemenliğinde kalışı MÖ..653 yılına kadar sürmüştür. Bu tarihten sonra Amed ve çevresinde 28 yıl süren İskit egemenliği oluyor. Ayrıca Amed Büyük Med İmparatorluğu döneminde Med İmparatorluğu'nun sınırları içerisindedir Sonrasında Persler, Büyük İskender, Selevkoslar, partlar, Büyük Tigran ve Roma yönetimlerinin de sınırları içerisinde yer almıştır Hıristiyanlık Döneminde Amed: Hiristiyanlık miladın 1.yy ortalarında Osrhoene kralı5. Algar zamanında Urfa'ya yayılınca Hz.İsa 'nın 70 şakirdinden birisi olan Adey'in öncülüğünde Amed'e de sirayet etti. Adey vasıtasıyla Hıristiyanlık Harput, Eğil ve Silvan taraflarında yayıldı. 150 yılından sonra Mezopotamyada bir çok kilise inşa edildi. Devletin yardımıyla Hıristiyanlık bölgede yayıldı. Amed'in İslamiyet'ten önceki ahalisi üç dinde idiler: Şemsiler (güneşe tapanlar), Yahudiler ve Hıristiyanlar. AMED'İN MÜSLÜMANLAR TARAFINDAN FETHİ Hz.Ömer halifeliği sırasında Bizans imparatorluğu Heraklius (610-641)bulunuyordu. İslam orduları Yermük savaşıyla Heraklius'u yenerek Suriye'yi fethetti. Hz.Ömer Kuzey Mezopotamya bölgesinin fetih işini İlyas Bin Ganm'a verdi. İlyas, sekiz bin kişilik bir orduyla harekete geçti, ordusunda bine yakın sahabi vardı.Kuşatma beş ay sürdü. Halid bin Velid sur dibinde yaptığı keşiflerde surun doğu vadisine bakan yönünde şimdiki dairesinin bahçeler cihetinde gördüğü gizli su deliğini genişleterek oradan içeri girebileceğini keşfetti. Böylece Amed, 639'da feth edildi. Halkın silahları toplatıldı. Kendilerine iyi muamele edildi İslam dinine zorlanmadılar. Buna rağmen halk kendi isteğiyle İslamiyeti kabul ettiler. İlk iş olarak şehrin Ortasındaki Mar-tamu(sain-toma)kilisesinin bir kısmı, sonradan tamamı camiye(bugünkü Ulu camii)çevrildi ve Müslümanların ibadetlerine ayrıldı. Hz.Osman zamanında ayrı bir vilayet haline gelen Elcezire bölgesi, Diyar-ıMudur, Diyar-ı Rabia, Diyar-ı Bekr isimleriyle üç amilliğe ayrıldığını belirtmiştik. Diyar-ı bekr amilliğine Velid bin. Ukbe getirildi. Hz.Ali halifeliğinden sonra Amed 661-984 yılına kadar sırayla Emeviler, Abasiler, Şeyhoğulları, Hamdaniler ve Buveyhoğulları yönetiminde kaldı. MERVANİLER DÖNEMİNDE AMED Mervani devletinin kurucusu Bad adı ile tanınan Ebu Abdullah el-Hüseyin bin Dustek'tir. Bad Humeydiye kabilesinin bir kolu olan Harbuhti oymağının reislerindendir. Mervaniler zamanında Amed bölgesinin büyük bayındırlık hareketine sahne olduğunu, halkın hayret uyandıracak derecede bolluk ve rahatlık içine girmiştir. Mervaniler zamanında Amed bölgesi "muhtelif alim, şair ve talebelerin ikametgahı olmuş ve bu arada Amed İslam aleminin dördüncü derecede gelen ilim ve edebiyat merkezlerinden biri haline gelmiştir. XX.yy.'ın en ünlü bilgin ve ediplerinden olan Ebül Kasımhasan bin Şarb, Yahya Amidi, İbn nubata, Fazl el-Farıki, Mehmet bin Bengül-Amidi, İbn Esed-el Farıki, Ali-ül Amidi, İbnül-Ezrak el Fariki ve benzeri bir çok bilim ve sanat adamı bu dönemde yetişmiştir. Mervanilerden günümüze kadar gelmiş Mervani eserleri Dicle köprüsü ile Dağ kapı üstündeki Mervani mescididir. Mervanilerden sonra Osmanlılara kadar Amed de: Büyük Selçuklu imparatorluğu, İnaloğulları, Nisanoğulları, Artuklular, Mısır ve Şam idaresinde, Anadolu Selçukluları, Akkoyunlular egemenlikleri olmuştur. OSMANLILAR İDARESİNDE AMED (2515-1922) Yavuz Sultan Selim de Amed bölgesini ve Kürdistan'ın Doğu Anadolu kısmını Ülkesine katmayı düşünmekteydi.Yavuz Sultan Selim, Kürt halkını Osmanlıya bağlamak için yanında bulunan İdris-i Bitlisi'yi bölgeye gönderdi. İdrisiBitlisi, Diyarbakır, Bitlis, Sosan, İmadiye vs. bölgeleri gezerek yerli beylerin itaatini sağladı. Böylece Amed, Eylül1515'te Osmanlı birliğine katılmış oldu. Amed bu dönemde uzun bir süre kuşatma altında ve Safavilerle yapılan savaşlar sonucu harap bir duruma gelir. Şehir tarumar edilir 1.Dünya Savaşında Amed 21 Temmuz 1914 tarihinde seferberlikle beraber Amed de sıkı yönetim ilan edildi. Seferberlik ilanıyla 30-40 yaşlarındaki bütün erkekler silah altına alındı. 8 Ağustos 1914'te şehirde tekrar yangın çıktı. Savaşla beraber Amed de büyük kıtlık ve pahalılık dönemi başladı. Bu yangın ve daha sonra çevre illerden göç eden aç ve perişan halkın şehre dolması, bu açlık ve sefaleti daha da artırdı.Ayrıca savaş dolayısıyla Amed 2.Ordu merkezi oldu.Bütün camiler zorunlu olarak askerlerce işgal edildi. 1916 sonlarında başlayan Tifüs ve kolera salgını çoğu göçmen ve askerden olmak üzere şehir nüfusunun yarısını silip süpürdü. Sur diplerinde, açlıktan ölü insan etini yiyenler görüldü. Şêx Said Döneminde Amed Kurtuluş savaşından sonra devletin yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğu açıklandı.Bundan sonra Kürtler ve Müslümanlara hak tanınmamasından dolayı 1923 yılında merkezi Erzurum da olmak üzere "azadi" adında gizli bir örgüt kuruldu. Şêx Said ayaklanmasının en önemli cephesini Amed cephesi oluşturuyordu.Bu nedenle buranın komutanlığını şeyh aldı. Amed'in Kuzeyindeki Simaki köyünde karargahını kuran Şêx, Amed'in dört kapısından birden taarruz emrini verdi. Bir gedikten surları aşıp şehre girmeye çalışan Ameldi bişr kadının sevinci dolayısı ile yasygara çıkarması Şêx'in askerlerinin Amed'e girdiği haberini yaydı ve henüz askerler şehre tam girememişken yakalandılar, Amed ele geçirilemedi. Şêx ve yanındakiler Şêx'in bacanağı Kasım'ın ihbarıyla yakalandılar. Şark istiklal mahkemesi İsyan bölgesi için oluşturulan şark istiklal mahkemesi kurulu12 Nisan 1925 günü Amed'e geldi. Yargılanma sonucu Şêx ve 48 arkadaşı idama mahkum edildi. 48 kişiye verilen idam cezası 28 Haziran'ı 29'a bağlayan gece sabaha doğru Dağ kapı'dan hastanelere giden yol üzerinde infaz edildi. Fırat'ın doğusu yabancı uyruklu kimseler işin yasak bölge ilan edildi. Özel bir izin olmadıkça şehre girilemiyordu. Birçok kişi ve aile başkaldırıya katıldıkları bahanesiyle batı illerine sürgün edildi.Bunların yaşadıkları yerlere Türk aileler getirilip yerleştirildi Amed Surlarının Yıktırılma Girişimi 1930 yılında şehri baştan başa kuşatan muhteşem surların yıktırılması için girişim başladı, bu görüşte olanların gerekçeleri şuydu: 'şehrin boğucu bir sıcaklık içinde oluşunun tek sebebi bu surlardan hava akımına engel olmasıdır.' 1931'de bu görüş daha yaygınlaştırıldı surlar yer yer büyük dinamitlerle yıktırılmaya başlandı. Halk sur taşlarını almaları için teşvik edildi.1932 yılında bu karar dan vazgeçildi. Lice depremi 6 Eylül 1975saat12:20'de Lice'de 6.9 büyüklüğünde bir deprem oldu Deprem aralıklı olarak devam etti. Depremden sonra çıkan yangın ölü sayısının artmasına neden oldu.Deprem çevre ilçelerde de hisedildi. Lice yerle bir oldu. |
|||||||||||||||
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
AMED TARİHİ ESERLERİ
Amed Kalesi: Amed kalesinin ne zaman yapıldığı bilinmiyor .Çin Seddi'nden sonra dünyanın ayakta kalan en sağlam kalesi olan Amed surlarının uzunluğu, İstanbul surlarından sonra gelmektedir. Surların yerden yüksekliği 8-12m ve duvar kalınlığı 3-5m arasında değişir. Dış kalenin dört yöne açılan dört önemli kapısı vardır. Kuzeyde; Dağ(Eskiden Harput) Kapı, Batıd; Urfa kapı, Güneyde; Mardin Kapı, Doğuda; Saray Kapı bulunur. Silvan Kalesi: Ortaçağın önemli eserlerinden biri de Silvan kalesidir. Ne zaman yapıldığı bilinmiyor. Kale Bizans imparatorluğu tarafından onarılmıştır. Zülkarney kalesi: Zülkarney kalesi, Hani-Lice yolundan ayrılan Bingöl yolunun solunda Çoper veya Şaper köyü yakınlarındadır. Diyarbakır'a 90km mesafede bulunan bu kalenin İskenderi Zülkarneyn ( Büyük İskender) döneminden kaldığı söylenir. Ayrıca Amed de, Ergani kaleside bulunur. Dakyanus şehri kalıntıları: Şehir Amed-Lice yolu üzerinde Lice'nin 18 km batısında Fis Ovası yanında bir tepenin üzeride kurulmuştur.Selefkoslar ve Romalılar döneminden kalma olduğu söylenmektedir. Dakyanus şehrinin kuzeyine düşen Rakim Dağı eteklerinde Keyf mağarası vardır. Hilar kayalıkları(mağaraları): Ergani ilçe merkezinin 7 km kadar güney batısında, Çayönü tepesi kazı yerinin 50 km güneyinde Hilar köyü çevresindedir. İncelenen kalıntılarda dünyanın en eski yanık buğdayı bulunmuştur. Bu buğday bölgenin en eski yerleşim yeri ve tarım yapılan bölgesi olduğunun göstergesidir. Birkliyn Mağaraları: Amed -Hani-Bingöl karayolu üzerindedir. alenin Asurlular dönemine ait olduğu söylenmektedir. Birkliyn mağaralarının astım hastalığına iyi geldiği söylenmektedir. Bunların dışında Silvan sınırları içeriside Hassuni Mağaraları, Eani, Diyarbakır karayolunun doğusunda Grikihaciyan Höyüğü ve Ergani Çayönü civarlarında yayvan tepe höyüğü vardır CAMİLER-MEDRESELER Ulu Cami: Anadolu'nun en eski camisidir. Amed İslam orduları tarafından fethedildiği zaman buranın kilise olduğu sonradan camiye çevrildiği söylenir. Behram Paşa Cami: Osmanlı dönemi yapıtlarından olan 3 yıl Amed valiliği yapan paşanın adını taşıyor. Kale Cami(Hz Süleyman cami): Cami 1631 -1633 tarihleri arsında Amed valiliğini yapan Murtaza paşa tarafından onarım gördü için Murtaza Paşa cami olarakta tanınır.Caminin inşa tarihi ise bilinmemektedir.Caminin bitişiğinde Halid bin Velid'in oğlu Süleyman ile Diyarbakırı Müslümanlar tarafından fethedilmesi sırasında şehit düşen diğer sahabelerinin yattığı düşüncesi buranın kutsal önemini arttırmıştır. Ayrıca Kasımpaşa cami,Nebi cami, İskender paşa cami, Fatih paşa cami,Nasuh Paşa, Lale Bey cami,hoca Ahmet camii,safa Camii gibilerde bunlar arasındadır. Zinciriye Medresesi: Daha çok Zinciriye olarak tanınan Sincariye Medresesi,Ulu Caminin Güneybatısında ve yakınındadır medresenin 1198 tarihleri arasında yapıldığı ve yapının bir arkeoloji eseri olduğu kabul edilmektedir. Mesudiye Medreses, Hatuniye Medresesi, Balıklı Göl Mescidi, İbrahim Bey Mescidi, Taceddin Mescidi, Ragıbiyye Medreseleride bunların arasındadır. KÖPRÜLER-HANLAR Malabadi Köprüsü: Köprü Silvan'an ilerde Amede uzaklığı 104 km dir.Herbiri başka başka uzunluklarda ve kırık hatlar halinde üç Bölümden oluşan Köprü Doğu ve Batıda hafif eğilimlerle yola bağlanmıştır. Ayrıca Çermik Haburman Köprüsü,Devegeçidi ve Ambarçay köprüleride bulunmaktadır. Deliller hanı:1527 yılında yapılmıştır.Esas adı Hüsrev Paşa hanıdır.Deliller hanı denilmesinin nedeni her sene hicazagidecek hacı adaylarını götürecek delillerin burada kalmalarndan idi . Hasan Paşa Hanı:1571 yılında Halid Hasan Paşa tarafından yapımına başlatılmış Osman paşa tarafından tamamlanmıştır KİLİSELER Meryem Ana Kilisesi: Çok eski bir mabeddir.Bizans devrinden kalma mihrabı ve kırma biçimi bir kapısı vardırhrin en güzel Süryani-KadimYakubi mezhebi kiliselerindendir. Sarp Giragos Ermeni Kilisesi: Yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir.Birinci Dünya savaşı sırasında Alman subayların Karargahı1960 yılına kadarda askeri depo olarak kullanılmıştır.Daha sonra ermeni cemaatine devredilmiş ve cemaatçe ibadete açılmıştır Ayrıca Kırklar kilisesi,Saint Corc, kiliseleri vardır HAMAMLAR Deva hamamı,Çardaklı hamamı,Çermik kaplıcaları Amedin önemli tarihi hamamları arasındadır.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
hasuni mağraları insanlık tarihi açısından gerçekten de büyük izler taşıyor,belediye bir gezi düzenlemişti,gittik,Hasankeyfe benziyordu biraz,yüksek bir tepe vardı,ölen kişileri oraya bırakırlarmış kartallar gelip,yermiş onları,,,
|
|||||||||||
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||||
|
yemek yaptıkları yerler vardı,çoğu mağarada olduğu gibi,farklı olanı ise oydu,yani ölen kişileri kartalların yemesi için tepeye bırakmaları,,,,
|
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| İslam Tarİhİ Full** | rebuwarr | Tarih | 10 | 05-04-2007 11:36 PM |
| Osmanli Tarİhİ Full** | rebuwarr | Tarih | 1 | 10-06-2006 12:20 AM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.