|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||
|
alıntıdır.... RENKLİ BİR KİTABIN MATBAADAKİ ÖYKÜSÜ Adını renkli bir kitap koyduk, ancak bu bir dergi, broşür, katalog, kurumsal kimlik çalışması, ambalaj, pul, afiş ya da aklınıza gelecek herhangi bir basılacak materyal olabilirdi. Kitabımız, matbaamıza çeşitli kanallardan gelmiş olabilir. Bu kanallardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Yazarın kendisi, bir yayınevi, bir ajans, yazarı ya da konuyu destekleyen bir sponsor kişi ya da kuruluş, bir ticari işletme, bir kamu kuruluşu.... Müşterimiz bir yayınevi ya da ajans ise kitabımız muhtemelen baskıya hazır halde matbaamıza getirilecektir. Ancak, kitabın tasarımı ve üretimi basımevimiz bünyesinde yapılacaksa, geleneksel ofset baskı sistemiyle çalışan bir matbaada, kitabımızın aşağıdaki süreçlerden geçmesi gerekecektir. Taslak çalışması:Kitabınebadı, kullanılacak kâğıt cinsi, renk sayısı vb. özellikler kararlaştırıldıktan sonra, kitaba girecek yazılı ve görsel unsurların sırasını, yerini belirten ve tipo grafik öğelerin kullanımına ilişkin (yazı puntosu, karakteri, sütun genişliği vb.) fikir verecek bir ön çalışma yapılması zorunludur. Bu ön çalışmalar kaba taslak diyebileceğimiz fikir taslaklarından, bilgisayar çıktıları üzerinde görülebilecek ayrıntılı taslaklara kadar bir dizi hazırlık aşamasını içerebilir. Taslak hazırlama süreci, tasarımın en önemli bölümlerinden birisidir. Dizgi, grafik, tashih: Taslak mizanpajı hazırlanmış kitabımız için bilgisayar ortamında oluşturulacak bir şablon sayfa üzerinde yazıların, dilbilgisi kurallarına uygun bir şekilde ve hedef kitlenin özelliklerine, kitabın türüne uygun tipografi kullanımıyla yeniden yazılması işlemine dizgi diyoruz. Dizgi aşamasının ardından gelen ve düz metinler, başlıklar, spotlar vb. yazılı unsurların yanı sıra görsel unsurların (fotoğraf, resim, illüstrasyon, renk vb.) belli ilkeler gözetilerek düzenlenmesi işini ise grafik tasarım olarak adlandırıyoruz. Tasarım işi bitmiş sayfaların kâğıt üzerine alınmış çıkışlarında yapılan ve dizgi hatalarını, görsel düzenlemeye ilişkin yanlışlıkları düzeltme aşaması ise tashih adıyla anılıyor. Tashih aşamasında işin kâğıt çıktıları genellikle müşteri temsilcisi ya da müşteri tarafından ( yayınevlerinde düzeltmen) kontrol edilir, hatalar kalem ile belirtilir ve hatalı bölümler bilgisayar ortamında yeniden düzeltilir. Film: Dizgisi, tasarımı tamamlanmış ve kontrol edilerek düzeltilmiş olan kitabımız artık baskıya hazırdır. Baskı için ise baskı makinesine bağlanıp zarar görmeden çalışacak bir baskı kalıbının hazırlanması gereklidir. Baskı kalıbının hazırlanması için öncelikle sayfaların filmlerinin (şeffaf) görüntülerinin elde edilmesi gerekir. Fotoğraf baskısı gerektirmeyen yani tamamı yazılardan oluşan kitaplar için çoğu kez aydınger adı verilen şeffaf kâğıtlara lazer yazıcıdan ters çıkış almak yeterli olmaktadır. Kitabımız renkli olduğuna göre, CMYK kısaltması ile dilimize yerleşmiş olan Cyan mavisi, Magenta kırmızısı, Yellow (sarı) ve Kontrast olarak ifade edilen siyah renklerin filmlerinin elde edilmesi gerekecektir. Matbaacılıkta renkli bir fotoğrafın baskı yoluyla çoğaltılabilmesi için öncelikle o fotoğraf üzerindeki CMYK renklerinin ayrılması yani bu renkleri içeren dört ayrı filmin elde edilmesi, bu filmlerden dört montaj yapılması, dört kalıp çekilmesi ve her bir kalıbın ilgili renk ile kâğıt üzerine basılması söz konusudur. Filmlerde oranlarına göre ayrılmış olan renkler, baskı yoluyla teker teker kâğıt üzerine basılmakta, örneğin; önce mavi renk basılmakta, ikinci olarak sarı renk mavi baskının üzerine basıldığında mavi, sarı ve yeşil tonlar elde edilmektedir. Bunlar üzerine Magenta mürekkep basılınca morlar, lacivertler ve diğer ara tonlar oluşmakta, kontrast ile de fotoğraftaki derinlik ve netlik hissi arttırılmaktadır. Bu şekilde elde edilen baskıya trigromi baskı da denir. Montaj: Kitabımız ofset matbaalarında sayfa sayfa değil, standart ebatlardaki tabaka kâğıtlara basılır. Burada öyle bir düzenleme yapılır ki, tabaka halindeki bu kâğıt uygun şekilde katlandığında birbirini takip eden sayfa numaraları ortaya çıkar. Burada en sık kullandığınız ölçü birimi formadır. 1 forma 16 sayfadan oluşur ve çok sayfalı (kitap, dergi gibi) işlerde planlama ve maliyet hesabı daima formalar üzerinden yapılır. İşte montaj işlemi, astrolog adı verilen ve saydam bir tabaka üzerine, basılacak işin filmlerinin forma düzeni esas alınarak yapıştırılmasından ibarettir. Basılacak iş iki renkli ise iki ayrı montaj, Trigromi ise 4 montaj yapmak gerecektir. Trigromi +özel gibi bir ifade dört renk haricinde, yaldız gibi özel bir beşinci rengin basılacağını anlatmak için kullanılır. Ozalit prova: Montajı tamamlanan iş, ozalit kâğıdı üzerine pozlandırılıp, amonyak buharında bırakılarak baskı öncesi son kontrol için hazırlanır. Bu şekilde montaj üzerindeki iş ozalit kâğıdına aktarılır, ozalit kâğıdı forma düzenine göre katlanır. Burada amaç, kalıp çekimi öncesinde işin son kez kontrol edilmesi, sayfa numaralarının birbirini takip edip etmediğinin belirlenmesi ve hata riskinin azaltılmasıdır. Ozalit prova üzerine müşteri tarafından "basılabilir" onayı alındıktan sonra kalıp hazırlama işlemi başlar. Kalıp: Montajlar, son olarak yüzeyi ışığa duyarlı hale getirilmiş m e t a l plakalar üzerine pozlandırılır. Ülkemizde yaygın olarak kullanılan ofset baskı plakaları ozosol ve tif olarak adlandırılır. Montajdaki görüntüler ışık yardımıyla m e t a l baskı plakalarına aktarıldıktan sonra bazı kimyasal işlemlerden geçirilerek, baskı kalıbı baskıya hazır hale getirilir. Baskı Provası: Bir işin, basıldığı zaman nasıl görüneceğini kestirme yöntemidir. Prova, son çoğaltmada kullanılacak olan gerçek kâğıt, mürekkep setleri ve görüntüler ile çalışan baskıdan alınan bir örnektir. Günümüzde dijital prova sistemleriyle baskı öncesi renkli prova alınabilmektedir. Baskı: Renk provası alınıp, renklerin uygunluğuna karar verildikten sonra kitabımızın seri baskısına geçilir. Baskı makinesinin özelliklerine bağlı olarak (tek renkli, iki renkli, dört renkli, altı renkli, ön arka baskılı gibi) baskının süresi ve kalitesi değişebilir. Baskı koruma: Kitap, dergi kapakları, broşürler, ambalajlar, dosyalar gibi dış etkilere açık basılı materyallerin yüzeyine uygulanan; öncelikli amacı basılı yüzeyi yağ, nem, güneş ışığı gibi unsurlardan korumak, ikincil amacı ise baskı yüzeyine parlaklık ya da matlık etkisi vererek baskıya estetik özellik kazandırmak olan işlemlere baskı yüzey koruma işlemleri denir. En sık kullanılan baskı koruma şekilleri; vernik, lak ve selofan uygulamalarıdır. Cilt: Kitap kapağımız ve formalarımız basıldıktan sonra kitap şekline dönüşmek için bazı işlemlerden geçer. Kapak, koniklenir. Yani sırta gelecek kısımlara iz açılarak, kitap sırt bölgesi netleştirilir. Tabaka halindeki iç sayfalar, kırım makinelerinde katlanır. Kırımı yapılmış formalar sırayla bir araya getirilir ve bu işleme "harman çekmek" denir. Harmanı yapılmış kitap formaları iplik dikiş, spiral ya da amerikan cilt denilen sistemlerle birbirine ve kapağa tutturulur. Kapak takma işlemleri tamamlandıktan sonra ağız kısımları tıraşlanır. Kitap pakete hazırdır. Sayım ve şirink: Müşteriye teslim edilecek kitaplar istenilen sayılarda paketlenecektir. Bu iş ya el ile paketleme şeklinde ya da shirink (şirink) adı verilen paket makinelerinde yapılır. Shirink makineleri istenen sayıda kitabın dışına plastik folyo sarıp, folyo kenarlarını ısı ile yapıştırır ve basılı ürünlerin dağılması, ıslanması önlenmiş olur. Teslimat: Pakete girmiş kitaplarımız için tesellüm fişi (sevk irsaliyesi) kesilir ve kitaplarımız nakil aracına yüklenerek müşterisine doğru yola çıkar. TEMEL KAVRAMLAR Matbaa: Diğer adı basımevi olan matbaalar, çeşitli baskı tekniklerini kullanarak gazete, kitap, dergi, broşür, ambalaj gibi her türlü basılı materyalini üretmek ve çoğaltmak görevini üstlenmiş kuruluşlardır. Matbaalar hizmet götürdükleri sektörlerin talepleri doğrultusunda, başta kâğıt-karton sanayinin ürünleri olmak üzere, plastik, teneke, kumaş gibi ürünler üzerine baskı yaparlar. Matbaacı: 1- Matbaa ve baskı işlerinin hazırlanma ve basılmaları ile uğraşan ve bu işi kendine meslek edinen kimse. Bu çerçevede matbaacılık ana mesleği altında çok sayıda meslek mensubu görev yapmaktadır. Bunların başlıcaları; dizgici, grafiker, filmci, montajcı, kalıpçı, baskıcı, mücellit (ciltçi), matbaa müşteri temsilcisi, matbaa yöneticisidir. 2- Basımevi sahibi. Matbaacılık:1.Basılması istenen bir materyale ilişkin yazılı ve görsel materyallerin belirli sanatsal özellikler gözetilerek bir araya getirilip düzenlenmesi, baskıya hazırlanması ve çoğaltılması işlemlerinin tümüne matbaacılık denir. 2.Basımevi işletme işi. Matbua: Basılmış olan, basılı. Matbu evrak: Daha çok resmi nitelik taşıyan işlerde kullanılmak üzere basılmış evraklara denir. Ajans: Basım sanayiinde ajans kavramı, daha çok basılacak materyallerin baskı öncesi hazırlık işlemlerini yürüten, fiziki üretimden çok düşünce üreten ve satan kuruluşları ifade eder. Ajanslar, resmi ve özel kuruluşların hizmet ya da mallarını tanıtmaya, sevdirmeye, sattırmaya yönelik reklâm/tanıtım kampanyalarını organize eder ve yürütürler. Bu işleri yaparken de kampanya sırasında kullanılacak basılı materyallerin (afiş, broşür, billboard, reklâm panoları, kitap, el ilanı, kurum kimliği çalışmaları vb.) tasarım ve baskıya hazırlık işlerini bizzat yürütürler. Reklâm ajanslarının kapasiteleri ölçüsünde eleman sayıları ve çalıştırdıkları elemanların nitelikleri değişebilir. Büyük ölçekli reklâm ajanslarında görev alan uzman meslek mensupları genel olarak şunlardır: Sanat yönetmeni, grafik tasarımcılar, fotoğrafçı, dizgici, metin yazarı, müşteri temsilcisi Yayınevi:Belirli uzmanlık alanları için kitapların üretim, dağıtım ve pazarlamasını takip eden kuruluşlara yayınevi denir. Yayınevleri de ajanslar gibi matbaaların en önemli müşterileridir. Yayınevlerinin büyük bir kısmı, bastıracakları kitapların dizgi ve tasarımını kendi bünyelerinde yaptıktan sonra film, montaj, kalıp, baskı ve cilt işlemleri için bir matbaa ile çalışırlar. Servis Büro: 1980’li yıllardan itibaren bilgisayarların basım sektöründe etkin kullanılmaya başlanmasının ardından, bilgisayar destekli film çıkış hizmetleri vermek üzere kurulmuş profesyonel kuruluşlara servis büro denmiştir. Servis bürolar, film çıkış makinelerine büyük yatırımlar yapmak istemeyen ajans ve matbaalar arasında köprü görevi gören kuruluşlar olup, günümüzde yavaş yavaş doğrudan kalıba pozlandırma sistemlerini de bünyelerine almaya başlamışlardır. Selefoncu, lakçı: Baskısı tamamlanan broşür, dosya, kitap kapağı, karton ambalaj gibi bazı işlerin yüzeyine hem estetik kaygılarla, hem de daha dayanıklı olması, sudan, yağdan, güneş ışınlarından etkilenmemesi için ciltleme öncesi selefon veya lak uygulayan işletmelere denir. Mücellithane (Ciltevi): Baskısı tamamlanan işlerin kesim, kırım, harman, dikiş, kapak takma vb. İşlemlerinin yapıldığı işletmelere denir. Pek çok matbaanın kendi bünyesinde mücellithanesi bulunmakla birlikte, özel kapak takma, varak yaldız vb. işlemler konusunda hizmet veren cilt eveleri bulunmaktadır. DİZGİ TERİMLERİ ksan: Özellikle yabancı dillerden dilimize geçmiş bazı sözcüklerin söylenişinde yol gösterici olarak görev yapan ve bazı harflerin üzerinde bulunan işaretlerdir. Alt başlık: Büyük yazıları yutulabilir parçalara bölmek için kullanılan, sundukları yazının reklâmını yapan, göz gezdiren insanları okumaya sevk eden ve ana başlığın altında bulunan başlıklardır. Ara başlık: Bir haberin ya da yazının belirli bölümlerine dikkat çekmek için metin aralarında kullanılan yazı dizgisinden çok az büyüklükteki punto ile dizilmiş ve genellikle daha kalın (bold) olan başlıklardır. Asıl başlık: Bir gazete ya da yayın tarafından kurumsal tanımlama olarak kullanılan tasarım ya da logo. Örneğin, Hürriyet Gazetesi'nin logosu… Basan malzeme: Sıcak dizgide harf, işaret, çizgi, süs gibi baskı işlemi sonucu sayfada görülecek malzemeler Basmayan malzemeler: Sıcak dizgide espas (ara boşu), kadrat, anterlin, garnitür, klişe altlığı gibi baskı kalıbında yer alıp mürekkeple temas etmeyen malzemelerdir. Espaslar, kelimelerin arasında; kadratlar, yarım kalan (dul) satırların tamamlanmasında veya kelime/satır ortalamada; garnitürler, sayfadaki büyük boşlukları oluşturmada; klişe altlıkları, klişeleri yazı yüksekliğine getirmede kullanılır. Başlık: Metnin başına büyük punto harflerle konunun adını belirtmek amacıyla konulan yazı… Baştan blok yazı:Satırları sağdan başlayıp son kısmı serbest biten dizgi türü... Soldan blok da denilebilir. Başvuru İşaretleri: Okuyucuyu metinden dipnota ya da diğer başvurulara yönlendirmek için kullanılan işaretler Blok paragraf:Paragraf başındaki satırı içeri almadan, satırbaşı boşluğu olmadan yapılan dizgi. Bloklama:Yazının düşey olarak, sağdan ve soldan düzgün şekilde dizilmesi. Tam blok ve yarım blok olabilir. Tam bloklamada dul satırlardaki harf araları gereğinden fazla açılarak istenmedik bir görünüm sergileyebilirler. Bold: Normal yazı karakterinden daha kalın gövdeye sahip olan daha siyah yazı karakteri veya stili Bold-italic: Eğik karakterleri ve kalın çizgileriyle zor okunmasına rağmen (burada olduğu gibi) pek çok dizgici tarafından kullanılan yazı stili. Bu stil daha çok alt başlıklarda tercih edinmelidir. Çift:Tipo baskıda m e t a l harfleri dizerken kolaylık olsun diye kullandığımız cımbıza benzer ince uçlu alet. Decoratif yazı: Dekoratif yazı tipleri özel imajlar için tasarlanmışlardır. Genelde metinlerde değil başlıklarda ve sanat çalışmalarında tercih edilen yazı tipidir. Dizgi operatörü: Dizgi makinelerinde dizgi işini yapan kişi... Günümüzde yayınevleri dışında dizgi operatörlüğü mesleği yerini hem dizgi tasarım yapabilen yardımcı grafikerlere bırakmaktadır. Dizgi: Basım yoluyla çoğaltılması düşünülen yazılı bir metnin belirli standartlar gözetilerek matbaa harfleriyle yeniden yazılması işlemi Dizgici:Kurşun harfleri, harf kasalarından tek tek alarak kumpas üzerine dizen elle dizen kişiye mürettip; linotype, entertype, monotype gibi kurşun dizgi makinelerinde klavye yardımıyla dizen kişiye dizgi operatörü denir. Günümüzde, masaüstü yayıncılık sistemi içersinde bilgisayarda dizgi yapan elemanlar da bilgisayar dizgi operatörü olarak anılmaktadır. Dul:Bir paragraf sonunda yarım kalmış satır. Düzeltmen: Genel tashih kurallarını bilen, metnin yazıldığı dile hâkim olan, bu çerçevede dizilmiş bir metindeki dizgi ve yazım hatalarını düzeltmekle yükümlü kişi. Eğik Yazı: Normal yazının bilgisayar tarafından hafif eğilmiş türüdür. İtalic olana göre daha iyi okunur. Elle dizgi: Daha önceden dökümü yapılmış ve hurufat kasalarında yerlerini almış kurşun harflerin mürettipler tarafından teker teker el ile alınarak bir araya getirilmesi yoluyla yapılan dizgi işlemi Entertype: Kurşuna dayalı dizgi sisteminde som (tek) satırlar dizen mekanik dizgi makinesi. Font:Belli bir adı ve sabit görünümü bulunan harf, sayı, noktalama işaretleri ve diğer yazı simgelerinin kümesi. Foto Dizgi:Bilgisayarların matbaacılık sektöründe kullanılmaya başlanmasından önceki yıllarda kullanılan ve compugrafic adıyla da anılan foto grafik temelli dizgi makinelerinde yapılan dizgi sistemi. Bu sistemde dizgi makinelerinin ekranlarında sınırlı sayıda satır görülebilir; dizilen satırlar bir kayıt biriminde saklanarak dizgi bitiminde pikaj yapılmak üzere rulolar şeklindeki ışığa duyarlı kâğıtlara ışınsal aktarım yoluyla pozlanırdı. Bu kâğıtlar tıptı fotoğraf baskısı gibi belli kimyasal işlemlerden geçirildikten sonra yazılar görünür hale gelirdi. Bu kâğıtlardan pikaj yapılır ve pikajlı sayfaların filmi çekilerek baskıya hazırlık süreci devam ederdi. Gale: Kenarlarından ikisi üzerinde bir gönye bulunan ve üzerine elle veya mekanik olarak tipografi dizgi satırları yerleştirilen madeni levha. Harf Kasası: Belirli bir düzeni olan, içinde m e t a l harfleri(hurufat) barındıran, çok çekmeceli bir kasa. Harf: Tipografik düzenlemenin en temel öğesidir ve alfabenin her bir simgesini belirtir. Hat Sanatı: El ile güzel yazı yazma sanatı Hattat: El ile yazı yazmayı sanat olarak uygulayan kişi. Hurufat: M e t a l harfler. Kurşun, antimuan ve kalaydan kimi zaman da, bakır alaşımından dizgi dökümü için kullanılan m e t a l. İnisyal Harf: Paragraf başındaki büyük ve çoğunlukla süslü baş harf… Bu mesaj en son " 03-01-2008 " tarihinde saat 11:15 PM itibariyle wiyanreklam tarafından düzenlenmiştir.... |
|||||||||||||
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
İtalik: Hümanistik küçük harften türemiş ve matbaacılıkta 1500’e doğru Aldo Manizio’nun girişimiyle benimsenmiş, okuyana göre sağ üst köşeye doğru hafif eğik olan basım harfidir. El yazısına benzetilmek için tekrar tasarlanıp eğilmiştir. İnceliği ve açısı yüzünden okunaklığı azdır.
Kaligrafi: Güzel, şık el yazısı Karakter: Veri ve bilgileri işleme ya da iletme amacıyla göstermede, uzlaşmalı olarak kullanılan rakam, harf, noktalama işaretleri ya da herhangi bir başka simge. Klişe: 1. Tipo baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma olarak bir kompozisyon ya da resim kopya edilmiş madeni levha. 2. Çukur baskıda, fotoğraf negatifi ve pozitifi. Komut ya da İşlev Karakteri: Verileri kaydetme, işleme, iletme ya da yorumlama gibi işlemlerin yürütülmesi, başlatmaya, değiştirmeye ya da durdurmaya yarayan ve bir veriyi gösterme karakterinden ayrılması gereken karakter. Kumpas: M e t a l dizgi düzenlemesinde elle dizilecek harflerin birleştirilmesi için kullanılan m e t a l bir alet. Linotype: Tekli bir kurşun çubuk olarak bir tam-bütün dizgi satırını dizen satır döküm makinesi için yaygın olarak kullanılan ticari marka adı. Ludlow: Başlıkların ilanların dizgisinde kullanılan makine. (Karakter matrisleri, satırın tek blok olarak döküldüğü özel bir kumpasta elle birleştirilir.) Majüskül: Büyük harf veya büyük harflerle yazılmış yazı, kapital veya uppercase adıyla da bilinir. Matris: Sıcak dizgide döküm için kullanılan dişi harfler Mekanik dizgi: Basılacak matbaa harflerinin mekanik (Linotype, monotype gibi yöntemlerle) olarak dizilmesi. Miniskül: Küçük harf veya küçük harflerle yazılmış yazı. Monotype: Tek tek harflerden boyları ayarlanmış satırlar dizen mekanik dizgi makinesi. Otomatik Satır Aralığı: Yazı tipine, yazı büyüklüğüne ve stiline dikkat etmeden kelime işlem programlarının satır arası boşluklarını otomatik olarak ayarlaması. Pi Fontları: Daktiloda olmayan simgesel karakterlerle klavyedeki Alt, Option ile elde ettiğimiz sembollerde yüklü bulunan simgeler veya özel olarak üretilmiş simge fontlarına verilen isim. Pika: Pika tasarımcısı ölçüm birimi. 12 punto = 1 pika, 6 pika = 1 inch Prova tezgâhı: Foto gravürcülerin deneme provalarını çıkarmasına ya da tipo işçisinin ilk prova baskılarını ya da sütun tashihleri yapmasına olanak veren baskı makinesi. Punto: Harf büyüklüklerinin tanımlandığı temel ölçü birimidir. Regular: Yazı ailesi mensuplarından biri. Daha çok ana metin dizgisinde kullanılan, okunurluk açısından en uygun yazı şekli. Sans serif yazı: Genellikle eşit ağırlıklı çizgilerden oluşan, açıklığı en iyi olan ve tırnak adını verdiğimiz bitiş vurguları olmayan yazı tipleridir. Arial, Helvetica, Univers sans serif yazı tipi örnekleridir. Sayfa başı derinliği: Sayfanın üstünde, üst marja eklenen fazladan boşluk. Bu boşluk genellikle bölüm başlığını belirginleştirmek için yeni bir bölümün ilk sayfasında bulunur. Sayfa başı derinliği tüm kitap boyunca aynı kalmalıdır. Sayısal (dijital) dizgi: Günümüzde bütün kişisel bilgisayarlarda gerçekleştirilebilen; çok sayıda yazılım ve font üreticisi firma tarafından desteklenerek her geçen gün daha da geliştirilen dizgi sistemi… Script yazı: El yazısına benzeyen yazı tiplerine verilen addır. Resmiyetten uzak samimi bir hava oluştururlar. Dizgide bazı harfler birleşirken bazıları birbirlerine dokunmazlar. Davetiye gibi az yazı gerektiren samimi yazışmalarda kullanılırlar. Serif yazı: Tırnaklı yazı tipi olarak da anılan serif yazı tiplerinde her harfin bitiş noktalarında küçük yatay çiziler vardır. Bu çizgiler her harfin şeklini ayrı tutar ve harfler arası geçişi kolaylaştırır. Dikey çizgileri yatay çizgilerinden daha kalındır. İnce ya da kalın, eşit kalınlıkta, incelen şekilde veya yuvarlak olabilirler. Okunurluğu en iyi yazı tipleridir. Sıcak dizgi: Tipo baskı sistemini destekleyen linotype, entertype dizgi makinelerinde kurşun harflerin dizilip, döküm makinelerinde dökülmesiyle gerçekleştirilen dizgi sistemi. Gutenberg teknolojisi de diyebiliriz. Kurşun harflerin ya tek tek ya da satır halinde dökülmesi esasına dayanır. Bu dizgi sistemi yüksek baskı sistemlerinden tipo baskı sistemini destekler. Soğuk dizgi: Genel olarak kurşun döküm yoluyla elde edilen diğer harf dizgisi için kullanılır. Foto dizgi ya da sayısal (dijital) dizgi ile karıştırılmamalıdır. 1990 öncesinde IMB vb. firmaların üretmiş olduğu top şeklindeki m e t a l karakter kümelerinden oluşmuş kalıplarla çalışan daktilolar mevcuttu. Her bir top farklı bir karakter içerirdi. Topları değiştirerek değişik karakterlerde dizgi yapmak mümkündü. Sıcak dizginin yaygın olduğu o dönemde bu sistem soğuk dizgi olarak adlandırılmıştı. Sondan blok: Satırların sağa dayalı olduğu dizgi türü. Tashih: Dizgi yanlışını düzeltme işi. Tashih konusunda ortak bir dil oluşturulmuş olup, belli işlemler belli sembollerle gösterilir. Tipografi: 1. Kabartma kalıplar (tek tek karakterler, gravürler, klişeler) üzerinde dizgi ve baskı yöntemi. 2. Grafik tasarımda yazılı unsurların (yazı karakteri, yazı büyüklüğü vb.) sanatsal bir bakış açısı ile düzenlenmesi işi. Günümüzde bilgisayarlı tipografinin gelişmesi ile beraber yazı aileleri zenginleşmiş yeni Tipografik türler oluşturmak kolaylaşmıştır. Tipometre: Dizgicilerin kullandığı taksimatlı cetvel. Üzerinde iki ayrı taksimat bulunan düz bir cetveldir. Bunların birisinde metre sisteminin ondalık bölümleri (santimetre, milimetre), ötekindeyse on iki eşit parçaya bölünen ve birimi tipo puntosu olan tipografi sistemi yer alır. Tire:1.Çizginin eş anlamlısı 2.Hiçbir yumuşak tonu olmayan ve yalnızca iki uç yoğunluğu bulunan fotoğraf. 3. Tire klişesi ya da filmi, yalnızca düz beyazları ve siyahları olan bir belgeden hareketle elde edilmiş baskı kalıbı parçası(Tramlamanın karşıtı olarak) Trutype: Apple ve Microsoft tarafından sunulan yazı tipi düzeni. Trutype yazı tipleri çoğu zaman lazer yazıcılarda çok daha hızlı çıktı alınmasını sağlar. X-yüksekliği: Latin Alfabesi'ndeki küçük x harfinden adını alan X-yüksekliği kavramı a, e, o, u, ı gibi küçük ünlülerin yüksekliği anlamına gelir ve önemli tasarım özelliğidir. Aynı puntodaki az x yüksekliğine sahip yazı karakteri, çok x yüksekliğine sahip yazı karakterinden daha az yer kaplar. (12 punto Times ile 12 punto Arial'i karşılaştırdığımızda Arial daha çok yer kaplar.) ABCÇDEFGĞHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ (Arial-Regular 12 punto) ABCÇDEFGĞHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ (Times-Regular 12 punto) Yazı Ailesi: Bir tipografik karakterin değişik et kalınlıklarında ve daraltılmış, genişletilmiş, eğimli, çizgili gibi çeşitlemelerinden oluşan gruba denir. Helvetica, Arial, Garamond, Times aileleri gibi… Yazı kalınlığı: Yoğunlaştırılmış yazı karakterleri çok yer harcamadan başlıkların etkisin artırmaya yarar. Yoğunlaştırılmış; sıkıştırılmış veya bozulmuş demek değildir. Bunlar daha çok etki için tasarlanmışlardır. Her karakterin içindeki boşluğun artması için x- küçüklüğü yükseklikleri artırılmıştır. Buda yazıya açıklık sağlar. Harf, satır ve paragraf arası boşlukları hem okunurluğu hem de açıklığı etkiler. Hem metinde, hem de başlıklarda harf arası boşluklarını ayarlayarak büyük farklılıklar oluşturulabilinir. Harf satır ve paragraf arası boşluklarını hesaplarken iki kavramı unutmamak gerekir. İzleme ve ayarlama (İzleme; Bütün doküman da ki harf arası boşlukların aynı olması demektir. Ayarlama ise; Sola bloklu yazının, bloğundan daha az resmi görünüm verdiği kabul edilir. Yazı Karakteri Takımı (Font): Bir harf biçiminin bütün alfabesidir. Diğer bir deyişle aynı dizide aynı ölçüde ve aynı hizada sayıları, noktalama işaretlerini de içeren bütün parçalarıyla özel harflerin uygun toplanmasıdır. Yazı Stili: Bir yazı tipinde farklı yerlere vurgu yapmak için kullanılan değişiklerdir. Normal, kalın, italic, kalın-italic, altı çizgili, gölgeli vb. yazılardır. Yazı Tipi Ayarlaması: Varolan yazıt iplerini düzenleyerek yenilerini yaratmanızı sağlayan etki. Bu etkiye sahip yazılımlarda harflere ince bitiş çizgileri ekleyebilir, harfleri bastırabilir, gerebilir ve her iki tarafına da boşluk ekleyebilirsiniz. Yazı tipini temelden değiştirmek istiyorsanız x-yüksekliği ile oynayabilir ve logo olarak kullanılabilecek değişik semboller bulabilirsiniz… Yazı tipi: Temel olarak aynı özelliklere sahip karakter setleri… Artık kelime işlem programlarıyla büyüklükler ayarlanabildiğinden yazı tipi terimi, aynı çizgi oranlarına sahip karakter setleri için kullanılmaktadır. Çoğu yazı tipi normal ve kalından daha çok alternatif sunarlar. Mesela sans serif yazıların büyük bir kısmı hafif ve ağır yazı seçeneklerini içerirler. Bunlar genel metin yazısından kullanılmaya elverişli olmamakla birlikte; başlıkları renklendirir. Hareket katarlar. Light, Regular, Bold, Black, Ultra Black gibi seçenekler mevcuttur. GRAFİK TASARIM TERİMLERİ Grafik: Harfleri, sözcükleri, tümceleri, fotoğrafları, biçimleri, renkleri kâğıt üzerinde bir zevk ve oranla yerleştirme ve bu yerleştirmede yenilik ve çekicilik oluşturma sanatına grafik denir. Eski Yunancadaki "Grapnein" (yazmak) kelimesinden dilimize geçmiştir. Tasarım:Planlamaya dayalı belirli bir amaç gözeten yaratıcı bir eylemdir. Grafik Tasarım: Okunan izlenen görüntülerin tasarımı şeklinde tanımlanır. Grafik tasarımda görsel unsurlar kenar çizgileri ile aynı yönde yerleştirildiklerinde düzenli ve durağan, karşıt yönde yerleştirildiklerinde dinamik ve enerjik bir yapı oluştururlar. İletişim: Gönderici ve alıcı olarak adlandırılan iki insan ya da insan grubu arasında gerçekleşen bir duygu, düşünce, davranış ve bilgi alış verişidir. Grafik İletişim: Görüntülerden oluşan bilgilerin değiş-tokuşu olarak tanımlanır. Yazılar, resimler ve fotoğraflar başlıca grafik iletişim araçlarıdır. Bir mesajın açık, ekonomik ve estetik yollarla üretilmesi, grafik iletişimin başlıca amacıdır. Grafik iletişimin ekonomik olması demek, mümkün olan en az sayıda görsel imgenin, mümkün olan en yüksek sayıda bilgiyi aktarabilmesi demektir. Örnek: Erkek/kadın tuvaletlerini ya da giriş çıkışı grafik imgelerden anlarız. Grafik Tasarımın Öğeleri: Çizgi, ton, renk, doku, biçim, ölçü, yön olarak ifade edilebilir. / Çizgiler karakterlerine göre ve konumlarına bağlar olarak bazı mesajlarda iletirler. Örneğin; yatay çizgi durgunluk, dikey çizgi saygınlık, diyagonal çizgi canlılık, kıvrımlı çizgi zarafet ifadesi verir./ Tonlar genellikle görsel imgenin yarım ton reprodüksiyon tekniği ile tamlanması yoluyla elde edilir. Ton ve çizgi tasarımda kontrastlığı oluşturan elemanlardır. / Renk, bir tasarımı meydana getiren yapı taşlarından biridir. Renkler, izleyen üzerinde değişik etkiler uyandırırlar. Bunların bir bölümü kişisel, bir bölümü ise genellenebilir duygulardır. Örneğin; sıcak renklerin uyarıcı, soğuk renklerin ise gevşetici, dinlendirici olması renklerin genellenebilir etkileri olarak değerlendirilebilir. / Doku, bir yüzey üzerinde tekrarlara dayalı biçimsel bir düzen olarak adlandırılabilir. Örneğin zeminde kullanılan bir ahşap, mermer vb. dokusu... / Bir grafik tasarım ürünü, farklı ölçülerdeki görsel unsurların bir araya gelmesiyle oluşur. / Bir tasarım yüzeyi üzerinde bulunan çizgisel, tipografik ve görsel unsurların yönü önemlidir. Örneğin: Bir gazete haberinde yer alan insan fotoğrafı ilgili habere doğru bakmalıdır. Mesaj: Bir kimseye verilen, gönderilen iletilen bilgi, haber. Hedef Kitle: İlgi alanları ve özellikleri ayrıntılı bir biçimde tanımlanmış bir kitledir. Bir kişi ya da kurumun davranışlarından, kararlarından, uygulamalarından dolaylı ya da dolaysız olarak etkilenen grup olarak ifade edilebilir. Sanat Yönetmeni: Reklâm ajanslarında metin yazarı, fotoğrafçı, uygulamacı grafiker, müşteri temsilcisi vb. elemanlarla çalışan, etkili reklâm üretimi ve tasarımından sorumlu kimse. Grafiker:Görsel sanatlar alanındaki ressam, heykeltıraş gibi meslek mensuplarından biri olan grafikerler, basılması istenen materyali estetik kurallar çerçevesinde baskı için düzenleyen; yazıları ve görsel unsurları işin niteliğine uygun bir grafik dili kullanarak çekici hale getiren ve bu yolla etkili iletişim ortamı yaratan sanatçılardır. Günümüzde grafikerlerin sanat bilgisi ve el becerisi yanında, psikoloji ve iletişim bilimleri ile de yakından ilgilenmesi gerekmektedir. Gün geçtikçe matbaalarda, reklâm bürolarında, yayınevlerinde grafikerler daha önem kazanmışlardır. Grafikerlik önemli bir sanat dalı haline gelmiştir. Dünyada ve ülkemizde; güzel sanatlar bölümlerinde grafik ana sanat dalları açılmıştır. Günümüzde kartvizitten günlük bir gazete sayfasına kadar, baskıya girecek her ürün bir grafikerin oluşturacağı taslaktan geçmelidir. Eskiz (Taslak):Çeşitli unsurların sayfa üzerinde nasıl yerleştirileceğini gösteren karakalem ya da kör yazı ve resimlerle oluşturulmuş taslak çalışmaları. Taslaklar, fikir taslakları ve geliştirilmiş taslaklar olarak iki aşamada ele alınabilirler. Fikir taslakları, basılacak ürünle ilgili olarak otobüste, evde, parkta ya da herhangi bir yerde üretilmiş kabataslaklara verilen addır. Geliştirilmiş taslaklar ise, fikir taslakları içinden seçilen birkaç örneğin, işin gerçek ebatlarında bilgisayar ortamında gerçek baskı materyalleri ile ya da uygun bir baskı altı malzemesi üzerine ışıklı masalarda kör yazı ve resimlerle oluşturulmuş taslaklardır. Bu taslaklarda kullanılacak yazı karakteri ve puntosu, varsa fotoğrafın yeri ve büyüklüğü, zemin rengi vb. unsurlar basılacakmış gibi düzenlenir ve müşteriye sunulur. Mizanpaj: (Düzenleme) Grafik öğelerinin belirli bir çerçeve içinde dengeli olarak yerleştirilmesi. Bir çeşit taslak... Sayfa düzenlemesi, sayfa planı... (La mise en page) Pikaj: Grafik için hazırlanmış; resim, yazı, amblem ve fotoğrafların, milimetrik kâğıt ya da resim kâğıdı üzerine, gönyeli bir şekilde kesilerek yapıştırılması. Bu işlem bilgisayarların basım dünyasına girmesinden önce yapılırdı. 1990’lı yıllara kadar pek çok matbaa ve yayınevi pikajörleri çalıştırırdı. Günümüzde pikaj işlemi yapılmamaktadır. İllüstrasyon: Başlık, slogan ya da metin gibi sözel unsurlardan çok görsel unsurların ağırlıkta olduğu; görsel anlatım öğelerinin etkin kullanıldığı grafik tasarım unsurlarının bütünü. Slogan: Genellikle hafızada kalıcılık için ise ideali 2–3 kelimeden oluşmasıdır. Amblem: tek satırdan oluşan, bir ürün, hizmet ya da fikri tanıtmak amacıyla yazılmış çarpıcı metinlerdir. Sloganlarda sözcük sayısı 5-6'yı geçmemelidir. Özellikle afiş tasarımında, vurgulama ve Ürün ya da hizmet üreten kuruluşlara kimlik kazandıran sözcük özelliği göstermeyen soyut ya da nesnel görüntülerle ya da harflerle oluşturulan simgelerdir. Logo: İki ya da daha fazla tipografik karakterin sözcük halinde okunacak biçimde bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve bir ürün, kuruluş ya da hizmeti tanıtan marka ya da amblem özelliği taşıyan simgeler. Simgesel İşaret: Ürün, hizmet, düşünce ya da nesneyi simgeleyen işaretler. Trafik işaretleri, ulaşım, hastane, sigara içilmez levhaları, bayrak ve flamalar simgesel işaretlere örnektir. Ticari Marka: Bir ürünün benzer ürünlerden ayrılmasını sağlamak amacıyla üreticiler tarafından kullanılan tanımlayıcı simgelerdir. Format:Biçimin, ölçümün ya da bir yayının görünüşü için kullanılan genel bir terim. Perspektif: Cisimleri, bir yüzey üzerine görüldükleri gibi çizme tekniği. Orijinal:Baskı yoluyla çoğaltılmak üzere tarayıcılarda taranarak film çıkışa hazırlanan ya da reprodüksiyon atölyesinde filmi çekilen tire veya yarı ton resim. Degrade: Siyahtan beyaza giden tram; koyu renkten açık renge ya da bir renkten başka bir renge geçiş işlemi. Daha çok değişik zemin denemelerinde tercih edilir.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
Kurum Kimliği: Bir kurumun ya da şirketin kartvizit, yazışma, iş gazetesi gibi kâğıt baskı dokümanlarında sürekli aynı stili kullanmasıyla oluşan ve diğer şirketlerden ayrılmasını sağlayan imaj. Tutarlı olmak için bütün dokümanlarda aynı yazı tipi, stili, harf ve satır arası boşlukları aynı tür boşluklar kullanılır. Bu parçalar bütün yayınlarda aynı yerlerde olur.
Kurum Kimliği Dosyası: Bir kurumun imajını güçlendirmek için hazırlanan ve sürekli kullanılacak basılı evraklara (logo, amblem, fatura, irsaliye, makbuz, zarf, antetli kâğıt, kartvizit gibi) ilişkin örneklerin bulunduğu dosya. Broşür: Tanıtım amacı taşıyan renkli veya tek renk olarak hazırlanan kitapçık ya da tek, iki, üç ya da akordeon kırımlı föy Afiş: Kâğıdın yalnız bir yüzüne siyah/beyaz veya renkli olarak basılıp duvarlara asılan bir çeşit duyuru. Afişler hedef kitle ile buluştukları çevreye bağlı olarak iç ve dış mekân afişleri olarak ikiye ayrılır. Dış mekân afişleri, büyük boyutları ile duvar yüzeylerinde ilan panolarında hedef kitleyle karşılaşırlar. İzlenme süreleri kısadır. İç mekân afişleri, salonlara, lobilere ve koridorlara asılır. Bu nedenle de uzun süre izlenme şansına sahiptirler. İzlenme süresini dikkate almak gerek. Billboard: 70x100 boyutunda en az 4, en çok 10 parçadan oluşan ve daha çok açık havada hedef kitle ile buluşan büyük boy afiş. El İlanı: Bir ürün ya da hizmeti duyurmak, tanıtmak amacıyla çok sayıda bastırılıp dağıtılan genellikle 1/2 ya da 1/4 A4 boyutundaki basılı materyal. Ambalaj: Bir ürünü dış etkilerden korumak, tanıtmak, ürünle ilgili imaj yaratmak ve kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla kâğıt, karton, cam, plastik, teneke, kumaş, ahşap, strafor vb. malzemelerden yapılan ürün tamamlayıcısı. Prospektüs: Bir ilacın kullanımına ilişkin bilgileri içeren ve ilacın karton ambalajı içinde sunulan basılı materyal… Recto: Bir açık kitabın süreli yayın ya da benzerlerinin sağ taraf sayfası. Sayfa 1, sürekli olarak Recto üzerindedir ve rectolar sürekli tek sayfa sayısını taşır. Verso: Bir kitabın sol taraftaki sayfası. Dia pozitif: Saydam, slâyt… Görüntünün film üzerinde net olarak göründüğü bir fotoğraf türü olup, matbaacılıkta görüntü kalitesi açısından tercih edilen orijinaldir. Opak: Işık geçirmeyen ve saydam olmayan, ışığı yansıtan. Fotoğrafçılıkta karta basılmış fotoğraflar Opak olarak adlandırılır. Animasyon: Hareketsiz resimleri canlandırma, çizgi film tekniği. Cilt payı: Basılı alanla, sayfanın ciltlenecek kenarı arasındaki iç marj. Donuk sayfa: Sayfa düzeninde tek düze görünen, hareketsiz sayfa. Örneğin; roman, hikâye sayfaları… Doyma: Bir renk şiddetinin ölçüsü. Örneğin pembe kırmızıdan, gökyüzü mavisi lacivertten daha az doymuştur. İsim Plakası: Yayının başlığının konulduğu grafiksel özelliklerle desteklenen bölge ( isim plakası genellikle bir arka plan, yatay çizgiler, bir alt başlık ve bir açıklama satırı içerir. Yönetici listesiyle (künye) karıştırılmamalıdır.) Künye: Bir yayının adı, adresi, sahibi, yöneticisi, telefonu, e-mail v.b bilgileri içeren bölüm. Piktogram:Nesnelerin stilize edilmiş siluetlerindendir. Kolay algılanır, çabuk öğrenilirler. Mektup, telefon işareti, sigara içilmez v.b işaretler. Düz Anlam: Bir sözcük işaret ya da imgenin doğrudan anlamıdır. Örneğin sarı renk dolgulu bir daire, sarı renkli bir dairedir. Yan Anlam: Anlamın ikinci aşamasıdır. Yan anlam ancak düz anlamın bulunduğu bir yerde değer kazanır, etkili olur ya da önerilir. Örneğin, sarı renk dolgulu bir daire görünümü bir güneş olarak algılanabilir. Görsel Malzeme: Basılacak her türlü malzeme görsel malzeme olarak adlandırılır. Örnek olarak fotoğraf, slâyt, resim ve yazı verilebilir. Simetri: 1- Tasarımda iyi orantılanmış ve dengelenmiş parçaların oluşturduğu genel yapı 2- Hayali bir çizgi ya da düzlemde ayrılmış iki yönlü biçim benzerliği. Örnek insan vücudu, dergi ve kitap sayfaları… Asimetri: Tasarımda, simetrinin tersine orantısızlığa dayalı parçalardan oluşan yapı. Modernist akımlar asimetriyi birbirine benzemeyen ya da eşdeğer olmayan görsel unsurlar arasında dinamik bir denge ya da düzen sağlayan bir kavram olarak ele alıp kullanmışlardır. Asimetrik denge, birbirine benzemeyen ya da eşdeğer olmayan görsel unsurlar arasında dinamik bir denge ya da düzen sağlayan bir kavram olarak ele alınmaktadır. Asimetride büyük yazı küçük yazıyı, büyük görsel öğe küçük görsel öğeyi ezer ancak sayfada yinede bütünlük hâkimdir. Sızma: Tasarımda basılı alanın bir kısmının örneğin fotoğrafın sayfanın dışına taşması Silme: Baskı tasarımında görsel malzemenin sayfa kenarlarında hiç boşluk kalmayacak şekilde sayfanın tamamına yerleştirilmesi. Siluet: Arka plandan soyutlanmış bir görüntü veya bir fotoğrafta bir anahtar öğeyi soyutlama amacıyla arka planın kaldırılması. Görsel Hiyerarşi: Tasarım içinde vurgulanmak istenen mesaja göre görsel unsurların ölçümlenmesi anlamına gelir. Kimi tasarımlarda fotoğraf öne çıkarken, kimisinde de tipografik unsurlar, kimisinde renk, hatta bazılarında tasarım yüzeyindeki beyaz boşluk öne çıkabilir. Forma: Kâğıt tabakaları genellikle 4,8.16 ya da 32 sayfadan oluşan birimlere bölünmektedir. Bu birimlere forma denir. Kitap, dergi gibi çok sayfalı basılı materyallerin planlanması forma üzerinden yapılır. Reklâm: Bir ürün ya da hizmetin basın ve yayın araçlarına para karşılığında tanıtılarak kamuoyuna iletilmesine yönelik faaliyetlerin tümü. Reklâm Ajansı: Bir ürün ya da hizmetin tanıtım faaliyetlerini yürütebilecek bilgi ve yeteneğe sahip uzmanların oluşturduğu topluluk. Ajans: Bünyesinde ajans yöneticisi, müşteri temsilcisi, sanat yönetmeni, pazar araştırmacısı, metin yazarı, medya sorumlusu, trafik sorumlusu, üretim sorumlusu, tasarımcı, illüstratör, fotoğrafçı, dizgi operatörü, endüstri tasarımcısı, personel sorumlusu gibi elemanları barındıran; bir ürün ya da hizmeti tanıtmak, duyurmak, sattırmak için reklâm, pazarlama ve tanıtım faaliyetleri yürüten işletme. Vinyet: Dizgi ve sayfa düzenleme işlerinde zemin ve aralarda, köşelerde kullanılan ve sistematik parçalar halinde imal edilen süsler, figürler, çiçekler vb. Günümüzde vinyetler bilgisayar ortamında clipart dosyalarında hazır olarak bulunmaktadır. MASA ÜSTÜ YAYINCILIK TERİMLERİ MÜY Donanımı (Çevre Birimleri)Bilgisayar: Verilerin üstünde işlem yaparak bunları okunabilir ve görüntülenebilir hale getiren teknolojik makineler. Bilgisayardan Baskıya Sistemleri: Bu sistemde bilgisayarda hazırlanan bir iş, direk olarak kalıba potlanır ve arkasından baskıyı gerçekleştiren bir sistemdir. Bunun kolaylığı montaj ve kalıp hane probleminin kaldırmaktır. CCD: (Charged Coupler Device - Yüklü Kuplaj Aygıtı) CCD, tarayıcılar ve dijital kameralar gibi cihazlarda ışığı ölçmek için kullanılan elektronik bir aygıttır. Dijital Fotoğraf Makinesi (giriş ünitesi) : Resimleri kendi bünyesinde direk sayısallaştırabilen ve bu görüntüleri bilgisayar ortamına aktarabilen fotoğraf makinesi çeşidi. Bu sistemde fotoğraf filmi ve film banyo işlemleri yoktur. Görüntüler doğrudan fotoğraf makinesinin hard diskine ya da hafıza kartına yazımlanır. Buralardaki görüntüler kişisel bilgisayarlarda yeniden düzenlenip baskıya hazırlanabilir. Harici kayıt birimi (SCSI, CD-w - çıkış ve giriş ünitesi): Sabit disk gibi bilgileri hafızasında tutabilen fakat sabit olmayıp taşınabilen ve başka bir bilgisayara bağlanabilerek bilgi aktarmada yardımcı olan araçlardır. SCSI (skazi) taşınabilen bir harddisk formunda iken, CD-Writer, bilgileri compact diske (CD) yazarak, kopyalanmasını ve taşınabilerek diğer bilgisayar ortamlarına aktarılmasını sağlar. Klavye (girdi ünitesi):Bilgisayarda, daktilo gibi yazı yazıp, resimler üzerinde ve veriler üzerinde değişiklik yapmanıza olanak tanıyan bir donanım parçası… Modem (çıkış ve giriş ünitesi) : Bilgisayarın Internet gibi iletişim ağlarına bağlanarak diğer kişisel bilgisayarlara veri göndermesini veya onlardan veri almasını sağlayan; bilgisayarın sayısal sinyallerini telefon sinyaline, telefon sinyallerini de sayısal sinyallere çeviren aygıt. Monitör (çıktı ünitesi): Bilgisayardaki verileri görüntülemeye yarayan araç. Mouse (fare - girdi ünitesi): Bilgisayar yazılımlarında seçme, kopyalama, kesme, çizme vb. gibi işlemleri yapan, bilgisayarın ünitesi. Kalem Mouse; bir nevi tarayıcı gibi işlem yapan, daha önceden çizilmiş nesnenin üstünden geçerek çizime yardımcı olan ya da elle serbest çizim yaparak görüntü oluşturmaya yarayan cihaz. Printer (yazıcı - çıktı ünitesi) : Bilgisayar ortamında üretilen yazılı ve görsel materyallerin kâğıt üzerine aktarılmasını sağlayan dijital aygıt. Masaüstü yayıncılık donanımının en temel üyelerinden birisi… Renkli ve siyah beyaz, nokta esaslı, mürekkep püskürtmeli ve lazer sistemiyle çalışan çeşitleri vardır. Scanner (girdi ünitesi- tarayıcı) : Yazı, saydam veya Opak fotoğraf, resim, illüstrasyon gibi görüntüleri, 0 ve 1 kodları ile sayısallaştırarak bilgisayar ortamına aktaran parça. El tarayıcıları, masaüstü tarayıcılar, flatbed tarayıcılar ve tamburlu tarayıcılar gibi çeşitleri vardır. Tamburlu tarayıcılar ve flatbed tarayıcılar, reprodüksiyon atölyelerinde daha detaylı ve kaliteli tarama yapan cihazlardır. Diğerleri ise amatör tarama işlemlerinde kullanılırlar. Masaüstü Yayıncılık: Kitap, dergi, gazete, broşür gibi yayınları kişisel bilgisayarlarda özel yazılımlar kullanarak hazırlama yöntemi MÜY Yazılımlarıa) Nokta esaslı (bitmapped) : Yumuşak ve resimsel efektler için idealdirler. Bu programda oluşturulan görüntüler pixel noktacıklarından oluşur. Nokta esaslı tasarım programları şöyle sıralanabilir: Adobe Photoshop, Fractal Design Painter, Fractal Design Color Studio, Aldus SuperPaint. b) Nesne esaslı (objectoriented) : Vektörel tabanlı programlar olarak da anılan bu yazılımlarda geometrik çizim, simge, logo ve diğer tipografik uygulamalar için gereken düzgün ve keskin kenarlı görüntüler üretilir. Bu programlar bütün imgeleri nokta yerine, çizgi ya da vektörler halinde depolar. Bu programlar arasında en yaygınları; Aldus Freehand, Typestyler, Fontographer... c) Sayısal işlem: Sayısal hesaplamaları yapabildiğimiz, tablolar oluşturabildiğimiz yazılımlar. Bunlara Exell, Access gibi örnekleri verebiliriz. d) Kelime işlem: Genellikle tez, rapor, resimsiz kitaplar gibi metin ağırlıklı sayfa düzenleme çalışmalarında kullanılan yazılımlardır. Örnek olarak Word, Write, Notepad… e) Sayfa mizanpaj: Dergi ve gazete gibi materyallerin sayfalarının tasarımında kullanılan programlardır. Bunlara örnek QuarkXpress, Pagemaker, Corelldraw, Indesign f) Sistem Yazılımları:Masaüstü yayıncılık ile ilgili işlemlerin gerçekleştirilmesinde kullanılacak yazılım ve donanımın etkin çalışmasını sağlayan yazılımlar. MACOS, WINDOWS gibi g) Donanım Yazılımları: Bunlar bilgisayarın donanımlarının sistemde çalışabilmesi için, sisteme tanıtılması ve kendi bünyesinde donanımın özelliklerini kullanabilmek için tasarlanmış yazılımları içerir. Örneğin yazıcınızı bilgisayarınıza bağlamanız yetmez, yazıcı bilgisini içeren bir programı da sisteminize yüklemeniz gerekir. Genel MÜY KavramlarıAdobe Systems: Postscript dili, Adobe İllüstratör, Adobe Photoshop, Adobe acrobat gibi geniş bir yazı tipi yelpazesi ile profesyonel grafik sanatçıları ve iletişimcileri için tasarlanan diğer araçların yazılmasından sorumlu şirketin adı. Anti-aliasing: Pikselleri karıştırma yoluyla verilen yumuşatma etkisi Baskı provası: Bir işin, basıldığı zaman nasıl görüneceğini kestirme yöntemi. Prova, son çoğaltmada kullanılacak olan gerçek kâğıt, mürekkep setleri ve görüntüleri ile çalışan baskıdan alınan bir örnektir. Digital prova sistemleri gelişmiş MÜY donanımının bir unsuru olarak ele alınabilir. Bellek renkleri: Doğada kolayca bulunan renkler; ten rengi tonları, mavi (gökyüzü) ve yeşil (bitkiler) gibi. Bu renklere referans renkler de denir. Bezier eğrileri: Dört kontrol noktası kullanarak matematiksel olarak tanımlanan eğri. Photoshop'taki pen araç bezier eğrileri yaratır. Birleşik: Birleşik bir görüntü, içindeki tüm renk elemanlarını aynı anda gösterir. Adobe Photoshop'ta çalışırken kanalları ayrı ayrı gösterebileceğiniz gibi, hepsini birden de gösterebilirsiniz. CEPS:(Color Electronic Publishing System - Renkli Elektronik Yayın Sistemi) Genellikle, Scitex, Linotype/Hell, Crosfield ve diğerlerinin sunduğu özel görüntü düzeltme veya rötuşlama sistemlerini anlatmak için kullanılır. Cromalin™: Bir renk provası yaratmak için bir yöntem. Bu yöntem, sonradan lakelenerek yüksek kaliteli renk provası yaratan CMYK katmanlı hafif renk farkları kullanır. Clip Art: Tasarımcıların kesip çıkartmaları ve tasarımlarına yapıştırmaları için kâğıda basılmış resimlemeler. Masa-üstü yayıncılıkta, clip art bir disketten kopyalanabilen ve diğerine yapıştırılabilen, kaydedilebilen elektronik resimlerdir. Çözünürlük: Bir görüntünün piksellerle ölçülen eni ve boyudur. Buna bağlı olarak yüksek çözünürlüklü görüntü denildiğinde çözünürlüğü, çoğaltılacağı çizgili ekranın en az iki katı olan görüntü anlaşılır.. Örneğin 150 çizgilik bir ekrana basılan 300-dpi görüntü yüksek çözünürlüklüdür. Çözünürlüğü belirlemede kullanılan ölçütler dpi, lpi ve pikseldir. DCS: (Desktop Color Seperation) Masaüstü renk ayrımı Descreening: Operatörün, var olan yarım ton noktalarını yok ettiği bir işlem.Basılı malzemeden bir nesne taradığınızda descreening oluşur. Dinamik Aralık: Belli bir görüntüde bulunan en düşük ve en yüksek yoğunlukları arasındaki fark… Bu terim aynı zamanda bir tarayıcının veya dijital kameranın duyarlılığını anlatmak için de kullanılır. Dpi:Bir inç’teki tarama sayısıdır. Bir inç'teki tarama sayısı arttıkça görüntü daha detaylı taranır ve kalitesi de artar. Filtre: Daha büyük bir uygulamanın içinde bulunan, görüntüleri değiştirmek için kullanılabilen küçük bir uygulama. Photoshop'ta, bir görüntünün görünüşünü keskinleştirmek, bozmak veya başka bir şekilde değiştirmek için birçok değişik filtre kullanabilirsiniz. Fraktal:Matematikçilerin bilgisayarlarda, matematiksel formüllere dayanarak yarattığı desenlere verilen ad.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||||
|
Frekans: Bir yarım tonda inch başına düşen nokta sayısı. Frekans ne kadar yüksek olursa, yarım ton noktası o kadar iyi (küçük) olur.
GATF:Pittsburgh’ta bulunan The Graphic Arts Technical Foundation (Grafik Sanatları Teknik Kurumu). GATF, kar amacı gütmeyen, grafik endüstrisi için test imkânları ve standartlar sunan bir organizasyondur. GCR:(Gray Component Replacement - Gri Bileşen Değişimi) Türkuaz, mor ve sarı tarafından oluşturulan gri tonlarının aynı miktar siyahla değiştirildiği bir işlem. Genel Renk Düzeltmesi: Seçilmiş bir bölge yerine tüm görüntüyü etkileyen bir renk ayarı. Gölgeler: Bir görüntünün, ayrıntı taşıyan karanlık bölgeleri. Grayscale: Gri rengi oluşturan türkuaz, mor ve sarı miktarları. İkili Ton (Duoton) : Farklı mürekkep renklerinden iki yarım tonu, her biri belli bir ekran açısıyla olmak üzere üst üste koyarak yaratılan bir görüntü. Jaggies:Genellikle yüksek kontrastlı eserlerde, yazıda veya illüstrasyonlarda bulunan sivri kenarlar. Kopya Çıkartmak: Tek veya birçok pikselin çoğaltılması… Adobe Photoshop'ta kopya çıkartma işlemlerini Rubber Stamp aracı yapar. Lpi: (Lines Per Incah) İnç başına düşen satır sayısına masaüstü yayıncılıkta verilen isim. Bir lazer yazıcıdan basılacak olan fotoğraflar 75 lpi'ya kadar çıkabilmektedir. Gerçekten kaliteli ise Lpi değeri 500'e kadar çıkabilmektedir. Madde imi sembolü: Listelerde asteriks yerine kullanılan sembol. Piksel(Nokta): Tek bir resim elemanı... Ekranda ya da sürekli tonlu bir görüntüde bir tek nokta, bilgisayar monitörünün görüntüleyebileceği en küçük nokta… Densitometre:Bir sayfa üzerindeki mürekkebin yoğunluğunu veya bir görüntünün belirli bir bölgesinin yoğunluk değerlerini ölçmek için tasarlanmış bir alet. High-key görüntü: Çok işleme maruz kalmış, soluk bir görüntü veya tarama işlemi sırasında detayları kaybolmuş bir görüntü. HSL: (Hue, Saturation and lightness - Renk, doyma ve aydınlık) Doyma rengin derecesini ve tonunu; aydınlık ise o renkte ne kadar beyaz olduğunu gösterir. İthal Etmek: Bir MÜY yazılımında üretilen bir görüntüyü, farklı bir uygulamada okumak. Mesela FreeHand programında üretilen bir görüntüyü uygun formatta kaydedip Photoshop programında okutabilmek. Katman: Nesnelerin, görüntünün bütününü etkilemeden, ayrı düzlemler üzerine yerleştirilip düzeltilebilmesine imkan veren bir yöntem. Kesmek: Bir görüntünün ya da yazının seçilmiş bir kısmının çıkartıp panoya kopyalamak. Kontrast: Bir görüntünün en parlak ve en karanlık alanları arasındaki ilişki… Lüminans: Bir tonun, rengine veya doymasına bakmaksızın, parlaklık veya aydınlığının bir ölçüsü. Madde imleri: Listelerdeki maddeleri sunmak amacıyla kullanılan tasarımsal semboller. Maske: Bir nesnenin bir kısmını korumak veya yerinden çıkarmak için yaratılan başka bir nesne. Maskeyi bir şablon gibi de düşünebilirsiniz. Nokta kazancı: Bir yarım ton noktasının, görüntünün üzerine basıldığı kâğıdın mürekkep soğutması nedeniyle genişlemesi. Gazete baskısının nokta kazancı çarpanı büyüktür, buna karşın yaldızlı kâğıtların nokta kazancı çarpanları küçüktür. Nokta Şekli: Bir yarım ton noktasının şekli (yuvarlak, kare, baklava vb.) Adobe Photoshop, her biri basılmış görüntünün üzerinde farklı etkilere sahip olan birçok nokta şekli opsiyonu sunmaktadır. Nokta: Tek bir yarım ton elemanı. Opak: Tüm ışığı tutan bir ton (yüzde 100 siyah). Saydam olmayan, ışığı geçirmeyen… Ön İzleme: Bir dokümanın yazıcıdan nasıl çıkacağını ya da ayarlanmış kâğıt tipinde nasıl gözükeceğini gösteren yazılım fonksiyonu. Parlaklık: Baskı terimi olarak parlaklık, kâğıdın yansıtma özelliğini anlatır. Adobe Photoshop' ta ise her bir pikseldeki ışık miktarının bir ölçüsüdür. Pano: Belleğin sıralı geçici depolama için kullanılan alanı. Panoya her bilgi kopyalanışında bir önceki kopyalanan silinir. Pikselleştirme: Pikselleri ayrı ayrı görünür kılmak amacıyla, görüntünün çözünürlüğünü azaltarak sağlanan özel efekt. Renk Ayrımı: Bir görüntüyü, baskıda çoğaltmak üzere dört işlem mürekkep renklerine çevirme işlemi. Rötuşlama: Dijital bir görüntünün, piksel değerlerini ayarlamak için tasarlanmış araçlarla değiştirilmesi. RSI: Tekrarlamalı zorlanma sakatlığı. Doktorlar RSI denen bir rahatsızlığın her gün klavye ve fare ile çalışmaktan kaynaklanabileceğini düşünüyor. Bu hastalık en çok bilekleri, parmakları ve kolu etkiliyor. Saydamlık: Işığın yüzeyinden geçmesine izin veren bir malzeme üzerindeki bir görüntü; bir görüntünün altındaki görüntüleri gösterebilme yeteneği… Screening açısı: Yarım ton noktalarının bir sayfanın üzerine yerleştirildikleri açı. Geleneksel renk ayrımlarında, dört ekran (CMYK) 30 derece arayla yerleştirilir. Değişiklik gizleme açıları yazılımla gerçekleştirilebilir. Screening: Sürekli tonlu bir görüntünün, geleneksel matbaa makinelerinde çoğaltmak üzere yarım ton noktalara dönüştürüldüğü işlem. Sürekli ton:Yarım ton noktaların ayrılması ve dönüştürülmesinden önceki dijital görüntü. Substrat: Bir görüntünün üzerine basıldığı veya tasarlandığı malzeme, baskı altı malzemesi Swop: GATF tarafından belirlenen, renklerin standart opak kâğıtta nasıl çıktı vereceklerini tanımlayan bir standartlar kümesi. SWOP’ UN gazete kâğıtları, gloss ve kaplanmamış kâğıtlar için standartları vardır. SWOP mürekkepleri ise, o substrat üzerindeki çoğaltmalar için belirlenmiş standartlara uyar. Şablon: Bitirilmeye hazır bir dokümanın bütün özelliklerini içeren salt okunur bir dosya. Şablonlar genelde yayınlarda isim plakaları ve adres bölgeleri gibi değişmeyen parçaları, sütun yapısı ve sayfa düzeni gibi özellikleri içerir. Şablonlar, MÜY uygulamalarında zamandan tasarruf edilmesini sağlarlar. Taramak: Opak ya da saydam orijinalleri, tasarımlarda kullanılabilecek sayısal dosyalara dönüştürme işlemi. Tarama işlemi amacına göre, masaüstü ya da tamburlu tarayıcılarda gerçekleştirelibilir. Ton aralığı: Verilen bir görüntüde siyahla beyaz arasındaki ton sayısı. Ton:Parlaklığın veya aydınlığın bir ölçüsü… Trapping: Üst üste binmiş veya bitişik görüntülere, baskı işlemi sırasında substratta oluşan ufak kaymaları telafi etmek için yapılan ayarlar. Type 1: Adobe'un profesyonel tasarımcılar tarafından evrensel olarak kabul edilmiş yazı tipi düzeni. Gelişmiş hizmet büroları daha çok bu yazı tipini tercih eder. TrueType: Apple ve Microsoft tarafından üretilip tasarımcılarca evrensel olarak kabul edilmiş yazı tipi düzeni. Gelişmiş hizmet büroları daha çok bu yazı tipini tercih eder. UCR (undercolor removal - alt renklerin çıkartılması) : İstenen gri tonunu yakalamak için yeterli siyah değerlerin bulunduğu bölgelerden değişik miktarlarda türkuaz, mor ve sarının çıkartılması. Varsayılan Değer: Adobe Photoshop' ta araçlar, paketler ve diğer dosya tercihleri için ilk ayarlar. Prefences komutunu kullanarak varsayılan değerler değiştirilebilir. Vektör Görüntü: İçindeki nesnelerin piksellerle değil, matematiksel olarak tanımlı oldukları görüntü. Yarımton: Sürekli tonlu bir görüntüyü çeşitli büyüklüklerdeki bir dizi noktaya çevirme yoluyla oluşturulan bir görüntü. Yoğunluk: Bir nesnenin, ışığı yansıtma veya soğutma yeteneğiyle ölçülen koyuluğu. Yuvarlama Maskesi: Nesnelerin kenarlarında 'haleler' yaratarak görüntüyü keskinleştiren bir filtre. İnsan gözü, renkteki küçük değişimleri fark edecek kadar duyarlı değildir; bu işlem bu değişimleri daha görünür kılmak amacıyla arttırır. MÜY de Kullanılan Format Çeşitleri:TIFF: (Tagged Image File Format - Etiketlenmiş Görüntü Dosya Formatı) Aldus Corporation tarafından bit-eşlemli görüntüleri depolamak için yaratılan bir dosya formatı. PDF: Adobe Acrobat'ın Portable Document Format'ına (taşınabilir doküman formatı) göre düzenlenmiş dosya türleri. Bu dosyaların bütün biçim özellikleri dosyaya kaydedildiği için platformlar arası taşımada sorun olmaz. PICT:Birçok program tarafından kullanılan bir dosya formatı. Pek çok mültimedya uygulaması, ekranda grafik göstermek için PICT formatını kullanır. JPEG: Joint Picture Experts Group tarafından yaratılmış, dosyalının orijinal boyutunu küçülten bir sıkıştırma metodu. EPS: (Encapsulated Postscript) Grafik ve görüntü dosyalarını depolamak için Adobe sistemi tarafından geliştirilen EPSF de denilen bir dosya biçemi standardı.) MÜY' de Renkle İlgili Kavramlar24-bit renk: Her renk kanalı (kırmızı, yeşil, mavi) için 256 renk tonu sunan renk modeli 32-bit renk: Her renk kanalı (kırmızı, yeşil ve mavi) için 256 renk tonu ile birlikte 256 tonlu bir de maskeleme kanalı sunan renk modeli… 8-bit renk: 256 (renkli bir monitörde gösterilen minimum renk sayısı) renkli bir palet sunan renk modeli… Ara tonlar: Siyah ve beyazın yaklaşık tam ortasında bulunan ton değerleri… Aydınlık: Bir rengin veya tonun parlaklığının bir ölçüsü Çıkarmalı Renkler : (CMYK - Cyan, Magenta, Yellow, kontrast- siyah) Türkuaz, mor, sarı ve siyah baskı renklerinden oluşan renklerdir. Çıkartmalıdan kastedilen bu renkler belli % de oranları ile birleşince diğer renkleri oluşturuyor olmalarıdır. Bunlarla yapılan baskı işlemi dört renk işlemi olarak bilinir ve bir matbaa makinesinde renkli görüntüleri çoğaltmanın en çok kullanılan yoludur. Degrade: Bir renkten veya doymadan diğerine harmanlama, geçiş Doyma: Bir rengin şiddetinin ölçüsü. Örneğin pembe kırmızıdan, gökyüzü mavisi de lacivertten daha az doymuştur. Monokrom (Tek renk) : Genellikle siyah beyaz bir monitörü belirtir, ama siyah beyaz bir görüntü için de kullanılabilir. Nötrler:Belirgin bir renkleri olmayan gri tonları. Pantone: Belirli renkleri tutturmak için kullanılan ticari bir renk uyumlaştırma ve mürekkep karıştırma sistemi. MÜY yazılımları pantone sistemini desteklerler. PMS: (Pantone Matching System) Tasarımcıların renkleri numaralarla ifade etmesini sağlayan sistem. Renk tekerleği: Değişik renkleri ve bu renklerin birbirileriyle olan ilişkilerini gösteren pasta dilimi grafiklerine benzeyen şema… Çoğu zaman renk tekerleği on renge indirgenmiştir: Başta kırmızı olmak üzere turuncu,sarı, açık yeşil, koyu yeşil, türkuaz, mavi, koyu mor Renk uzayı: Renkli bir görüntünün tanımlanma ve depolanma biçimi. Renk uzayına örnek olarak RGB, CMYK ve Kodak YCC gösterilebilir. RGB:(Red, Green, Blue) Renkli bir monitörde görüntünün gösterilmesi için kullanılan üç ana renk. Spot Renk: (Özel Renk) CMYK sisteminin dışında özel olarak kullanılan mürekkep rengi. Örneğin: Pantone serisinden bir renk. Toplamsal Renkler :(RGB - red, green, blue) Kırmızı, yeşil ve mavi ışığı anlatan bir kavram. Kırmızı, yeşil ve mavi ışık değişik yüzdelerde karıştırılınca, görünebilir renk yelpazesi oluşur. Bu renklerin her biri %100 kullanılınca beyaz ışık meydana gelir. Monitörlerde kullanılan renklerdir. Yerel Renk Düzeltmesi: Görüntünün tamamı yerine, sadece seçilen bir kısmına yapılan ayarlama. BİLGİSAYAR İLE İLGİLİ KAVRAMLAR 3.5 inçlik disket: 3,5 inçlik çapı olan sağlam bir plastik koruyucu içinde esnek plastik teker. Sürücü türüne ve biçimlendirme yönetimine bağlı olarak 1,4 MB, 800 K ve 400 K bilgi saklayabilir. Bayt: Sekiz bitlik seriler halinde saklanan bilgisayar veri parçalarına denir. Bellek: Sonra okunmak üzere bilgi saklanabilen bilgisayar donanım öğesidir. Bit: 0 ve 1 den oluşan ikili sayı sistemidir. Bilgisayarda yapılan bütün işlemler, yazılar, resimler... Vb. 0 ve 1 lerden oluşan kombinasyonlar ile gerçekleşir. CD: Compact Disc’in kısaltması. Bilgisayarda üretilen tasarımların saklandığı bir harici yedekleme ünitesi. CPU: (Central Processing Unit - Merkezi İşlem Birimi) Bilgisayarda yapılan bütün işlemler CPU da yapılır, bir nevi bilgisayarın beyni diyebiliriz. Desktop: Masaüstü bilgisayar Disk sürücüsü: Disk üzerindeki bilgileri okuyan diske bilgileri yazan ve diskin takıldığı aygıt. Disk: Bilginin küçük manyetik noktacıklar halinde kaydedildiği düz ve yuvarlak manyetik yüzey. Dosya Biçemi (Formatı) : Görüntülerin depolanma yöntemi (EPS, JPEG, TIFF...) ENIAC: (Electronic Numerical Integrator Analyzer and Computer - Elektronik Sayısal İntegral Makinesi ve Bilgisayar) Dünyanın ilk ve en ünlü hesap makinelerinden biridir. Gigabyte: Bilgisayarla ilgili kapasite ölçü birimlerden biri. Bin megabayt. Hardware: Bilgisayarın mekanik kısmıdır. Monitör, hard disk içindeki tüm elektronik aygıtlar ve devreler gibi.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||||
|
Image Setter: Bilgisayar görüntülerinden çıktı alırken çok yüksek çözünürlüklere ulaşabilen çıktı aygıtı.
LAN: Yerel alan ağları, küçük bir alan içindeki (örneğin bir binadaki) bilgisayarlar birbirine bağlanabilir. Laptop:(Notebook) Dizüstü bilgisayar, taşınabilir özellikte olup bir desktop'ta bulunacak bütün özellikleri taşıyabilir. LCD: Sıvı kristal gösterge… Bilgisayar ekranlarında kullanılan LCD teknolojisi, monitörlerin daha ince hale gelmesini sağlamaktadır. MIPS: (Million Instruction Per Second - Saniyede milyon komut) Bilgisayarın bilgiyi işlediği hızı ölçmek için kullanılan terim Palmtop: Avuç içi bilgisayar. Ram: (Random Access Memory - Rasgele Erişimli Bellek) Bilgisayar açık olduğu sürece veri ve komutları saklar, geçici bir bellektir, bilgisayar kapandığında içindeki tüm veriler kaybolur. Rom: (Read Only Memory - Salt Okunur Bellek) Bilgisayarın nasıl çalışacağını söyleyen programların kaydını tutar. Bilgisayar açıldığında ROM'daki komutlar CPU'ya neler yapması gerektiğini söyler. Sadece okunabilir bellektir, komutlar değiştirilemez ve bilgisayar kapandığında silinmezler. Sabit disk: Sürekli kapalı bir sürücü ya da kartuş bölmesi içindeki m e t a l disk… Sabit diskler büyük çapta bilgi taşırlar. Sığa: Belleğe ya da bir diske kaydedilebilecek veri miktarı. Sıkıştırma: Bir dosyanın daha küçük bir dosya oluşturmak için yoğunlaştırıldığı veya renk verisi saklamak amacıyla belli piksellerin ihmal edildiği yöntem. Software: Bilgisayarın görevini yerine getirebilmesi için ona verilen tüm bilgiler ve komut listeleri. Yani programlar. Bir bilgisayar sistemi hardware ve software'den oluşur. Software olmazsa, donanım tek başına çalışamaz. Veri Yolu:CPU ile bellek arasında ya da CPU ile girdi/çıktı aygıtı arasında veri taşır. Virüs: Verilere zarar vermek ya da yok etmek amacıyla yazılmış olan programlar. Bir bilgisayardan diğerine ağlar ya da disketler aracılığıyla geçebilir. WAN: Geniş alan ağları, çok geniş bir alandaki bilgisayarlar birbirine bağlanabilir (ATM ler-bankomat) Yazdırma kuyruklayıcısı: Bilgisayar genellikle verileri yazıcının basabileceğinden daha hızlı işler. Bu durum, yazıcının kendisine yetişmesini beklemesi yüzünden, bilgisayarın diğer işlerini yapmakta geri kalacağı anlamına gelir. Yazdırma kuyruklayıcısı, yazıcıya veri gönderilirken veriyi tutar, böylece bilgisayar başka işler de yapabilir. FOTOĞRAFÇILIK TERİMLERİ Fotoğraf: Tabiatta mevcut varlıkların veya şekillerin görüntülerinin ışığa duyarlı kâğıt veya film üzerine ya da dijital ortamlara yazımlanmasıyla elde edilen ürün. Obtüratör(Örtücü): Film düzlemine ulaşacak olan ışık miktarının filmi ne kadar süre ile etkileyeceğini belirleyen mekanik parça. Saniyenin kesirleri ile ifade edilirler. (T, B, 1 saniye, 1/2sn, 1/4sn, 1/8sn, 1/15sn, 1/30sn, 1/60sn, 1/125sn, 1/250sn, 1/500sn, 1/1000sn …) Objektif: Genellikle birden fazla mercek elemanından oluşan ve temel işlevi film düzlemi üzerine seçik görüntü düşürmek olan parça… Dar açılı, normal, geniş açılı ve zoom olmak üzere dört tem başlık altında ele alınabilir. Diyafram: Fotoğraf makinelerinin objektiflerinde açılıp kısılarak filme ulaşacak ışık miktarını ayarlayan parça. Vizör (Bakaç):Makinede oluşan görüntünün olabildiğince aynını gösteren ve mercekler düzenine dayanan parça. Flash: Kısa süreli fakat çok parlak ışık yayan yapay aydınlatma kaynağı. Pozometre(Işıkölçer): Fotoğrafı çekilecek bir cisim üzerine düşen ya da ondan yansıyan ışık miktarını ölçmek amacıyla kullanılan elektronik araç. Emniyet Işığı: Karanlık odada kullanılan film ve kartları etkilemeyen kırmızı, koyu yeşil ve turuncu çalışma ışığı Tripot (Üçayaklı sehpa): Fotoğraf çekiminde ortaya çıkabilecek sarsıntıları önlemek için kullanılan araç. CCD: Dijital fotoğraf makinelerinde görüntü yazımlamayı destekleyen teknoloji. Bu makinelerde, pozometrelerde kullanılan ve ışığa karşı çok hızlı tepki veren silikon hücrelerinin milyonlarcasının bir araya gelmesiyle oluşan CCD (Charged – Coupled – Device) teknolojisi kullanılmaktadır. Bu teknoloji ile görüntüler artık film gibi bir elemana değil, doğrudan sayısal ortamlara yazımlanmaktadır. LCD (Liguid-Cyrstal-Display): Digital fotoğraf makinelerinin renk hassasiyetini gösteren ön izleme ekranıdır. Bununla görüntüler çekilirken izlenebilir ve gereken değişiklikler yapılabilir. Digital Fotografçılık: Görüntüleri film yerine doğrudan dijital (sayısal) ortamlara kaydeden teknolojilerin genel adı. Yarı digital fotoğrafçılık: Opak veya saydam görüntülerin tarayıcıda taranarak bilgisayar ortamına aktarılması ve yeniden düzenlenmesi işlemlerine verilen ad. Film:Fotoğraf çekilecek konunun görüntüsünü saptamak için ışığa duyarlı madde ile kaplanmış saydam taşıyıcı. Maskeleme: Fotoğraf baskısı sırasında görüntünün belirli bölgelerinin ışık almasını önleyerek tonların istenilen biçimde elde edilmesini sağlayan yöntem. Emülsiyon(Duyarkat): Fotoğraf film ve kâğıtlarında, görüntünün oluşturulabilmesi için kullanılan ve gümüş tuzlarından oluşan ışığa karşı duyarlı katman. Gamma ve Gradasyon: Bir fotoğraf malzemesinin sertlik ve yumuşaklık bakımından erişebileceği maksimum siyahlanma derecesine Gradasyon denir. Gamma ise Gradasyon ölçü birimidir ve bir fotoğraf malzemesinin sertlik veya yumuşaklık derecesini sayısal olarak ifade eder. Negatif: Duyarkat üzerinde çekim ve geliştirme işlemlerinden sonra oluşan fakat gerçekte parlak olan yerlerin siyah, karanlık olan yerlerin ise açık çıktığı ters görüntü. Dia pozitif: Renkli veya siyah-beyaz saydam resim... Pozitif görüntü olarak perdeye yansıtılarak kullanılan film türü… ASA, ISO ve DIN: Filmlerin ışığa karşı duyarlılıklarını belirleyen ölçü birimi ASA, Amerikan standardını, DIN Alman Standardını, ISO ise uluslararası fotoğraf film standardını ifade eder. Roll film: Bir tarafı ışığa karşı duyarlı duyarkat ile kaplanmış ve diğer tarafı kıvrılmaya karşı işlem görmüş plastik kaplı ince saydam film. Opak: Işık geçirmeyen ve saydam olmayan malzeme. Örneğin renkli veya siyah beyaz karta basılı fotoğraflar birer opaktır. Agrandizör: Negatiflerin kendi orijinal boyutlarından daha büyük boyutlarda basılabilmesini sağlayan optik araç… Kontak Baskı: Filme çekilmiş görüntünün; başka bir film, kart ya da kalıp üzerine konularak pozlandırılması. Spiral: Fotoğraf filmlerinin banyosunda kullanılan ve banyoların filmin bütün satıhlarına homojen (dengeli ) olarak temas etmesini sağlayan m e t a l ya da plastikten üretilmiş karanlık oda donanımı. Film Banyo Tankı: Çeşitli boyutlardaki filmlerin banyo edilmeleri için, ışık geçirmeyen fakat kimyasal eriyiklerin doldurulup boşaltılmasını olanaklı kılan ve böylece filmlerin banyo edilmesi işlemlerinin ışık altında da yapılabilmesini sağlayan, çelik ya da bakalit gibi maddelerden yapılmış kaplardır. Developer (Geliştirici): Işığa karşı duyarlı malzemelerde ışık görmüş gümüş tuzlarını ayrıştırarak siyah m e t a lik gümüşe dönüşmesini sağlayan kimyasal bileşimlerdir. Film ve kart banyosunda ilk uygulanan banyo geliştirici banyodur. Bu banyoda, kart üzerine pozlanan gizli görüntü görülebilir hale gelir. Fikser(Saptama Banyosu): Işığa duyarlı malzemelerde poz görmeyen kısımlardaki emülsiyonun atılmasını sağlayan banyo işlemi. Film artık ışıktan etkilenmez hale gelir. Paspartu: Bir resmin, çevresinde genişçe bir çerçeve oluşturacak biçimde ortasına yerleştirildiği kalın karton veya mukavva üzerinde yapılan sergiye hazırlık çalışmasına verilen isim. Paspartu üzerinde eserin kendisinden başka, eser sahibini ve eserin adına ilişkin bilgiler yer alır. SLR (Single Lens Refleks): Tek objektifli refleks makinelerdir. Görüntüyü doğrudan doğruya objektiften alarak bir ayna düzeneği yardımıyla vizöre iletirler. Bu nedenle makinenin objektifi değiştirildiğinde ya da objektif önüne herhangi bir filtre takıldığında ortaya çıkan etkiler vizörden izlenebilir. TTL: Kendi bünyesinde ışık ölçümü yapan fotoğraf makinesi özelliği. Silicajel: Fotoğraf makinelerinin ve donanımlarının nemden zarar görmesini önlemek amacıyla fotoğraf çantalarına ya da bu donanımların saklandığı dolaplara konulan, nem emici özelliği bulunan bir madde. Retüş: 1. Gerekli film düzeltmeleri, filmde istenmeyen yerlerin abdekle kapatılması. 2. Bozuk, kırık fotoğraflar üzerinde geleneksel yöntemle fırçalar, düzeltme kalemleri ve boyalarla veya bilgisayar ortamında yapılan düzeltme işlemlerinin genel adı Filtre: İçinden geçen ışığın özelliklerinde çeşitli değişiklikler yaratan cam, jelatin ya da asetattan yapılmış çeşitli renklerdeki araçlardır. Fotoğraf makinesinin objektifine takılan düzeltme ya da özel efekt amaçlı filtreler olabildiği gibi karanlık odada renkli fotoğraf baskısı için kullanılan renk filtreleri ya da reprodüksiyon (renk ayrım) filtrelerinden söz edilebilir. Kontrast: Bir görüntünün en aydınlık ve en karanlık kısımları arasındaki ton farklılığı… Kontrastı etkileyen faktörler; konunun aydınlatma oranı, objektifin özellikleri, duyarlı malzemelerin özellikleri, banyo edilme oranı, agrandizörün özellikleri ve yüzey dokusu. Dekupe: Bir bütünden belli biçimlerde parçalar kesme ya da bir görüntünün etrafını boşaltma işlemi. Fotoflue: Fotoğraf filmlerinin yıkanmasından sonra en son aşamada suya damlatılarak film üzerinde kireç vb. lekelerin oluşmasını önleyen sıvı kimyasal madde. Makro Fotografi (Close- Up / Yakın Plan) : Fotoğrafı çekilen uzatma tüpü, yakınlaştırıcı mercek, körük gibi bazı özel donanımlar kullanarak, konunun yakın plan görüntülerini sağlayan fotoğraf tekniği. Mikro Fotografi: Boyutları çok küçük olan, çıplak gözle görülmeyen bir konunun mikroskop yardımıyla defalarca büyütülerek ayrıntılı görüntülerinin elde edilmesine ilişkin uygulamaların tümü. Mikrofotografi, daha çok fen bilimleri alanına (tıp, ziraat, biyoloji, kimya vb) hizmet eder. Alan derinliği:Üzerinde odaklama yapılan cismin önünde ve arkasında oluşan seçik alandır. Alan derinliği yüksek olan fotoğraflarda görüntünün tamamı nettir. (Örneğin, manzara fotoğrafları) Alan derinliği düşük olan fotoğraflarda ana konu net, ana konunun önünde ve arkasındaki boşluk fludur. REPRODÜKSİYON Abdek: Örtücü özelliği olan bir boyadır. Filmde istenmeyen yerlerin kapatılmasında kullanılır. Agrandizör: Kameralara oranla daha çok büyütme imkanına sahiptirler. Esas olarak amatör fotoğraf makinelerinde çekilen negatiflerden fotoğraf baskısı yapmakta kullanılır. Matbaalarda agrandizör şeffaf negatif veya dia pozitiflerden çekim yapmak için kullanılır. Ajitasyon:Filmin duyarlı yüzeye sürekli olarak bozulmamış banyonun temasını sağlamak amacıyla film tankının belirli aralıklarla sallanması işlemi. Aktivitoller: Banyo içindeki kimyasal aktiviteyi hızlandıran maddeler. Asetat: Emülsiyon taşıyıcı film taban… Asetik Asit: Sirke asidi de denir. Keskin kokulu renksiz bir sıvıdır. Filmlerin temizlenmesinde kullanılır. Bilgisayarlarda Veri Transferi: Bilgisayardaki verileri ara elemanlar (zip, disket, SCSI vb.) yardımıyla başka bilgisayarlara taşıma yöntemidir. Disketlerin en önemli özellikleri taşınabilir olmalarıdır; bilgileri bir diskete kopyaladıktan sonra istediğiniz yere götürebilirsiniz. Ancak diskete fazla bilgi konamaz, başka bir deyişle kapasiteleri sınırlıdır. Ayrıca disketteki bilgilere ulaşım da pek hızlı değildir. Yine de taşınabilir ve ucuz olmaları kolaylık sağlar. DD, (Double Density) çift yoğunluklu, HD (High Density) yüksek yoğunluklu, ED (Extended-density) geliştirilmiş yoğunluklu anlamına gelir./ Sabit diskler(hard disk), tek parçadır. Bilginin saklandığı disk şeklindeki magnetik yüzey, elektromekanik kısma sıkıca yerleştirilmiştir; çıkarılıp takılamaz. Disklerin sığası, disketlere göre çok fazladır; giga byte. / CD ve sürücüleri, diğer bir yardımcı bellek birimidirler. Üzerine yazma yapılamayan ve ROM gibi davranan CD’ler kısaca CD-ROM olarak anılır. Kapasiteleri, 600 Mbyte’dan az değildir. Bir kez yazma yapabilen ve sonra yalnızca okunabilen CD’ler WORM (Write Only Read Multiply) olarak adlandırılır. Bilgi kaydetmek için kullanılan boş CD’lere CD-R (CD Recordable) denir. Bazı CD’ler hem okunabilir hem de yazılabilir türdendir. Bu tür CD’lere CD-RW (CD-Read Writable) Okunabilir-Yazılabilir CD)denir. Bilgisayar ağları, bilgisayar haberleşmesinin bir alt konusudur. İki bilgisayar herhangi bir yolla doğrudan birbirine bağlanarak iletişimde bulunabilir. Günümüzde ajans ve matbaalardan film çıkış merkezlerine (servis bürolara) bilgisayar ağları yoluyla işlerin transef yolları aranmaktadır. Şimdilik ağların kapasiteleri yüksek çözünürlüklü dokümanları aktarmaya yetmemekle birlikte önümüzdeki yıllarda bu uygulama aktif olarak basım sektöründe görülecektir. / Digital fotoğraf makineleri, görüntüleri fotoğraf filmi yerine hafızasına kaydeder. Üzerindeki LCD ekran sayesinde çekildiği anda fotoğrafı görebilme imkanı sunar ve böylece hata ihtimalini en aza indirir. Bu görüntüleri istediğiniz zaman silebilir ve istediğiniz sürece koruyabilirsiniz. Çektiğiniz fotoğrafları ek bir donanım gerektirmeden, kendi bağlantı kablosu ve programı aracılığıyla bir bilgisayara aktarabilirsiniz. Film çıkış öncesinde tasarımı yapılmış basılacak materyallere resimleri bu ortamlardan transfer edebilirsiniz. / DVD Teknolojisi ( Digital Versatile Disk ), CD-ROM’ların yerini alması planlanan yeni bir optik disk teknolojisi olup 17 gigabyte’lık video, ses ve diğer tipte veri saklama alanına sahiptir. Bu da 133 dakikalık bir filmin tek bir diskte tutulabilmesi anlamına geliyor. DVD’lerden de baskı öncesi MÜY ortamına resim transferi mümkün. / SCSI (Small Computer System Interface), küçük bilgisayar sistem arabirimi. "Skazi" diye okunur. Çevre birimlerini bilgisayara bağlamak için kullanılan bir paralel arabirim standardı olup, ajans ve matbaalardan servis bürolara yüksek kapasiteli verilerin transferinin gerçekleştirilmesinde kullanılan bir aygıt. Diğer bir ifadeyle taşınabilir sabit disk. / ZIP, PC’lerde yaygın olarak kullanılan bir veri sıkıştırma biçimi. PSZIP ve PKUNZIP isimli iki yardımcı program, verileri sıkıştırmak ve tekrar açmak için kullanılır. PSZIP kullanılarak sıkıştırılan dosyalar, uzantısı ZIP olan tek bir dosya altında toplanır. Sıkıştırılmış dosya istenirse kendi kendine açılacak bir biçimde oluşturulabilir. Böyle bir durumda sıkıştırılmış dosyaları otomatik olarak açar. Windows altında çalışan Winzip yazılımı da aynı şekilde dosyaları sıkıştırmak ve açmakta kullanılır. Ayrıca disket şeklinde olan ZIP’ler de normal disketlerin yetmiş katı kapasiteye sahiptirler. Veri transferinde yüksek kapasiteli işlerde ZIP’ler tercih edilir. / FULL MOTİON CAPTURE Yazılımı, TV-Vide vb. ortamlardan, MÜY ortamına veri transferini sağlar. TV kartının Soft ware’inde bulunan bir yazılımdır. Yakalama anlamına gelir. TV açıkken görüntü üzerinde mousun sağ tuşuna tıklanır. Bilgisayarda TV ekranı üzerine gelen seçenek kutusundan FULL MATİON CAPTURE seçeneği işaretlenir. CAPTURE MENÜSÜ: Capture video: Tüm ayarlar yukarıdaki menüler vasıtasıyla yapıldıktan sonra görüntüyü bilgisayarın hard diskine veya istenilen ortama aktarmak için kullanılır. Blusensitif filmler: Işığın mavi rengine hassas olan filmlerdir. Mavi ve tonlarına karşı duyarlıdır. Ara kopyalarda ve siyah-beyaz işlerde kullanılır. Naturel bir emülsiyona sahip oldukları için simgesi "N" ile gösterilir. Karanlık odadaki emniyet ışığı turuncudur.
__________________ |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Edebiyat Terimleri Sözlüğü | Qerejdağ | Türkçe, Edebiyat | 13 | 31-10-2009 03:52 PM |
| işinize yarayacak sözlük linkleri;) | orphales | E-Book, E-Kitap | 21 | 20-05-2008 01:17 PM |
| Fizik Terimleri Sözlüğü | renuma | Fizik | 5 | 18-05-2008 09:11 PM |
| Bilişim Sözlüğü 2007 | MÊVAN | Program Download | 4 | 25-01-2007 04:14 PM |
| Bilişim Terimleri Sözlüğü | İMPARATOR® | Windows | 5 | 20-09-2006 08:43 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.