Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Kadın, Erkek, Sağlık, Çocuk, Astroloji, Güzellik > Genel Sağlık

Kayıt Ol SSS





Full HD Duvar Kağıtları




 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 16-09-2006, 12:55 AM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: rêwî
Mesaj: 9,886
Üye No: 3220
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 35615
Rep Puanı : 3560098
Rep Derecesi
berxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond repute
Lightbulb Kemoterapi Hakkında Herşey


Kemoterapi, tümörün ilaçla tedavi edilmesi demektir. Cerrahi ve ışın tedavisi ile birlikte tümör tedavisinin çok önemli bir parçasıdır. Kemoterapi ile tümör hücreleri öldürülür veya tümörün büyümesi durdurulmaya çalışılır. Bazen tek, bazen birkaç ilaç çeşitli yollarla verilerek uygulanır.

KEMOTERAPİ KİM TARAFINDAN UYGULANIR?


Kemoterapi ile ilgilenen bilim dalına MEDİKAL ONKOLOJİ veya TIBBİ ONKOLOJİ, bu alanda çalışan doktora MEDİKAL ONKOLOG (TIBBİ ONKOLOG) denir. Medikal onkoloji ayrı bir uzmanlık dalıdır; medikal onkolog tümör tedavisi konusunda uzmanlaşmış bir iç hastalıkları uzmanıdır. Tümör tedavisi bir ekip işidir ve mutlaka bu ekibin tüm üyelerinin bulunduğu merkezlerde uygulanmalıdır. Bu ekipte tümör cerrahisi ile ilgili uzman cerrah, ışın tedavisi (radyoterapi) ile ilgili radyasyon onkoloğu, kemoterapi ve hasta bakımı (destek tedavisi) ile ilgili medikal onkolog bulunmalıdır

KEMOTERAPİ UYGULAMASINDA AMAÇ NEDİR?

Tümörün cinsine ve hastanın özelliklerine göre değişik nedenlerIe kemoterapi uygulanabilir.
*Tümörü tamamen yok etmek ve hastayı iyileştirmek için,
* Tümörün yayılmasını engellemek için,
* Tümörün büyümesini durdurmak veya yavaşlatmak için,
* Tümörün sebep olduğu belirtileri yok etmek için kemoterapi uygulanır.
Etkili bir tedavi yöntemi olmasına rağmen bazı durumlarda
tümörü tamamen yok edemeyip sadece belirtilerini düzelterek rahat yaşamayı sağlayabilir
Bazı tümörlerde tek tedavi yöntemi kemoterapidir. Diğerlerinde ise kemoterapi diğer tedavilerle (cerrahi ve radyoterapi) peşpeşe veya eş zamanlı olarak uygulanır. Orneğin ameliyat öncesinde tümörü küçültmek amacıyla, veya ameliyattan sonra yayılmasını önlemek için kemoterapi yapılabilir. Aynı uygulamalar radyoterapi öncesinde ve son- rasında yapılabildiği gibi, radyoterapi ile aynı anda çeşitli yöntemlerle de kemoterapi uygulanabilir.
KEMOTERAPİ İLAÇLARI NELERDİR?

Kemoterapide çeşitli ilaçlar kullanılır. Bunların bir kısmı tümöre doğrudan etkili kemoterapötik ilaçlar ve hormonlar, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici biyolojik ajanlardır. Bazı ilaçlar ise tümöre doğrudan etkili ilaçların yan etkilerini azaltmak veya yok etmek amacıyla kullanılır.

KEMOTERAPÖTİK İLAÇLAR NASIL ETKİ EDERLER?

Uygulanan ilaçlar kan yoluyla tüm vücuda dağılır. Tümöre doğrudan etki eden ilaçlar tümör hücrelerinin yapı taşlarına etki eder, hücrelerin büyümesine ve çoğalmasına engel olarak tümörün ölümüne neden olurlar. Diğer taraftan bu ilaçlar vücudumuzda bazı yerlerdeki normal hücreleri de etkileyerek çeşitli yan etkilere yol açarlar. Bazı hormon ve hormon karşıtı ilaçlar da aynı yolla tümör hücrelerini öldürür ve özel bazı tümör tiplerinin tedavisinde kullanılır.

Bunlar dışında yukarıda sözü edilen birtakım biyolojik ajanlar hem tümör tedavisinde, hem de yan etkilerin önlenmesinde kullanılabilir. Bu maddeler genellikle vücutta normalde var olan bağışıklık sistemini çalıştırarak tümör hücrelerine karşı savaşı ve vücut direncini sağlayan maddelerdir. Tümör tedavisi sırasında dışarıdan da verilerek etkileri güçlendirilir.

VERİLECEK İLAÇLAR NASIL SEÇİLİR?

İlaç seçimi tümörün cinsi, yaygınlık durumu, hastanın yaşı, genel durumu ve mevcut başka hastalıklarına (kalp hastalığı, yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve böbrek hastalığı) göre medikal onkolog tarafından yapılır. Seçilen ilaçların dozları ve uygulama sıklığına da, gene medikal onkolog tarafından birçok değişik faktör göz önünde tutularak karar verilir.

KEMOTERAPİ UYGULAMA SIKLIĞI VE SÜRESİ NE KADARDIR?

Tedavi uygulama süresi ve sıklığı hastalığınızın ve sizin durumunuza göre özel olarak seçilen kemoterapi şemasına bağımlıdır. Tedavi ile elde edilen cevaba ve oluşan yan etkilere göre süre ve sıklık doktorunuz tarafından değiştirilebilir. Genellikle en sık kullanılan aralar 3 veya 4 hafta olmakla birlikte bazı tedavi şemalarında haftada bir veya iki haftada bir uygulamalar vardır. Kemoterapinin zamanlaması konusunda en önemli, hatta hayati önem taşıyan nokta tedavinin mümkün olduğu kadar düzenli ve yan etkilerin izin verdiği ölçüde zamanında yapılmasıdır. Tedavi aralıkları gereksiz uzatıldığında tümöre kendini toparlama ve ilaçlara direnç kazanarak daha da güçlenme şansı verilmiş olur. Bu şekilde tümör büyümeye ve yayılmaya devam eder ve tedavi başarı şansı azalır. Kemoterapi randevularınız konusunda kesinlikle doktorunuzun önerileri dışına çıkmayınız. Herhangi bir nedenle (aile sorunları, parasal sorunlar vb.) tedaviyi bırakmadan önce mutlaka doktorunuzla konuşarak sorunlarınızı anlatınız ve yardım isteyiniz. Tedavi günlerine mutlaka uyunuz. Kendinizi iyi hissetmediğiniz gerekçesi ile asla kendi- Iiğinizden tedavi gününüzü değiştirmeyiniz, ve evde kullanmak zorun- da olduğunuz ilaçları almamazlık etmeyiniz. Aksi halde eksik tedaviden kaynaklanan tedavi başarısızlıkları ile siz karşı karşıya kalırsınız.

KEMOTERAPİ NEREDE UYGULANIR?

Kemoterapi mutlaka bu konuda eğitimli kişilerin çalıştığı ,, merkezlerde uygulanmalıdır. Doktorunuzun izni olmadan kesinlikle herhangi bir hastanede veya evde, kemoterapi uygulama tecrübesi olmayan herhangi bir sağlık görevlisi tarafından uygulanmamalıdır.
KEMOTERAPİ NASIL UYGULANIR?

Kemoterapide kullanılan ilaçlar değişik yollarla uygulanır:

1. Damar yoluyla (en sık kullanılan)
2. Ağızdan
3. Vücut boşluklarına uygulanabilir.



Bu mesaj en son " 19-09-2006 " tarihinde saat 01:47 AM itibariyle berxwedan tarafından düzenlenmiştir....
berxwedan is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 16-09-2006, 01:01 AM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: rêwî
Mesaj: 9,886
Üye No: 3220
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 35615
Rep Puanı : 3560098
Rep Derecesi
berxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond repute
Varsayılan


KEMOTERAPİ SIRASINDA BAŞKA İLAÇLAR KULLANABİLİR MİYİM?

Genel kural olarak kemoterapi başka sebeplerle (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalığı, ağrı kesiciler) ilaç kullanmaya engel değildir. Ancak bu ilaçlar konusunda doktorunuzla görüşmeniz şarttır. Tedavi sırasında aspirin ve aspirin içeren ağrı kesici ateş düşürücüler almayın. Hastaneye yatmak için gelirken bu tür ilaçlarınızı yanınızda getiriniz.

SIRADIŞI KANSER TEDAVİLERİ

Aile ve yakınlarınız tümör tedavisi aldığınızı öğrendiklerinde size, hastalığınıza iyi geldiği söylenen çeşitli yiyecek, vitamin ve ilaçlar almanızı önerebilirler. Bu tür öneriler sıklıkla televizyon, gazete ve dergilerde abartılarak bahsedilen tedavilerdir. Maalesef bunlar genel- Iikle kesin veya tam olmayan bilgileri içerir. Bildirilen yüksek iyileşme oranları bilimsel çalışmalarda tekrar elde edilemez. Tümör tedavisinde gerçek ilerlemeler temel tıp buluşlarının (yeni ilaç ve yöntemlerin) klinikte uzun süre denenmesi ve geliştirilmesi ile sağlanır. Herkese önerilmeden önce dikkatli çalışmalar yapılması şarttır. Etkisi ispat edildiğinde dünyanın dört bir yanındaki hastalar için kullanıma sunulur. Eğer bu tür tedavileri kullanmayı düşünüyorsanız veya kullanıyorsanız doktorunuza haber veriniz.


KEMOTERAPİNİN YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?

Kemoterapi büyüyen ve bölünen hücreleri öldürdüğünden bu tür özellikleri olan normal hücrelere de zarar verebilir. Bu tür hücreler kemik iliği, sindirim ve üreme sisteminde ve saç foliküllerinde bulunduğu için yan etkiler daha çok bu bölgelerde görülür. Kemoterapinin yan etkileriyle savaşabilecek birçok olanaklarımız olduğundan gerekli önlemler alındığı takdirde bu yanetkilerden korunabiliriz. Bu kitapçıkta sıralanan yanetkiler bütün hastalarda görülmeyeceğinden yanetki Iistesinin uzun olmasından ötürü endişeye kapılmanıza gerek yoktur. Yanetkiler kullandığınız ilacın türüne, dozuna, hastalığınızın türüne ve yapınıza göre değişiklikler gösterir. En sık görülen yan etkiIer bulantı kusma, saç dökülmesi ve yorgunluktur. Yan etkilerin çoğu kemoterapi aldığınız sürece oluşur ve tedaviniz tamamlandığında kaybolur. Doktorunuzla sizde görülebilecek yan etkiler ve önlemIeriniz hakkında tedavinize başlamadan önce mutlaka konuşunuz. Yan etkilerin bazıları sizin doğrudan hissedeceğiniz türdendir. Bazıları ise ancak birtakım kan tetkikleri ile anlaşılabilir.

NE KADAR SÜRER?

Yan etkiler erken ve geç olmak üzere ikiye ayrılır. Erken yan etkilerin çoğu kemoterapi aldığınız sürece oluşur ve tedavi tamamIandıktan sonra tamamen kaybolur; bazılarının düzelmesi ise daha uzun zaman alabilir. Normale dönme süresi yine kullanılan ilaç türüne, miktarına ve hastanın durumuna göre değişiklik gösterir. Sizi kemoterapi alımı süresince rahatsız eden yanetkilerin hemen hemen tamamı erken yanetkilerdir. Tedavi bitiminde kaybolacağından, bu yan etkiler nedeniyle tedavinizi aksatmamanızı ve yan etkileri en aza indirebilmek için doktorunuzla işbirliği yapmanızı öneririz. Geç yanetkiler hastayı kemoterapi alırken rahatsız etmeyen, daha uzun sürede ortaya çıkan yanetkilerdir. Gerekli önlemler alındığı takdirde bunların oluşması genellikle önlenebilir. Yanetkilerden en az düzeyde etkilenmenizi sağlamak için bu kitapçıkta yazılan önlemleri uygulamanız büyük önem taşımaktadır.

__________________
berxwedan is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 16-09-2006, 01:01 AM   #3 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: rêwî
Mesaj: 9,886
Üye No: 3220
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 35615
Rep Puanı : 3560098
Rep Derecesi
berxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond repute
Varsayılan


KEMOTERAPİNİN YAN ETKİLERİNİN DEĞERLENDİRİLEBİLMESİ İÇİN GEREKLİ TETKİKLER NELERDİR?

Kan sayımı: Kemik iliği tarafından yapılan ve mikroplarla savaşan beyaz kürelerin (Iökosit), oksijen taşıyan hemoglobinin ve pıhtılaşmayı sağlayarak kanamayı durduran trombositlerin sayılarını gösteren bir tetkikdir. Kemoterapi ilaçlarının çoğu kemik iliği üzerine baskılayıcı etki yaptığı için genellikle her ilaç tedavisi gününden önce, bazen ise her hafta kan sayımı yapılması gereklidir. Kan hücrelerinizin miktarı doktorunuz tarafından belirlenecek ölçüler içinde olmazsa kemoterapi alamazsınız. Bazı durumlarda tedaviniz ertelenebilir, bazı durumlarda ise kan ürünleri verilerek kan sayımınız istenen düzeye yükseltilebilir. Daha sonraki kemoterapi kürlerinde bu yanetkinin en aza indirilebilmesi için size gerekli olan destek tedavileri önerilecektir. Daha sonra belirteceğimiz sınırlara kadar düşük değerlerin bulunması kemoterapinin beklenen etkileri olduğu için endişelenmenize gerek yoktur.
Biyokimyasal kan testleri:
Organlarımızın normal olarak işleyip işlemediğini kanda bakılan üre, kreatinin, şeker, karaciğer enzimleri gibi bazı biyokimyasal değerlerle anlaşılır. Her kemoterapi ilacının yan etkisi değişiktir. Doktorunuz sizden kullanılan kemoterapinin türüne göre değişik biokimyasal testler isteyecektir. Bunları genellikle kemoterapi gününden 1 gün önce veya belirtilen tarihte mutlaka yaptırdıktan sonra randevunuza geliniz.
İdrar tahlili :
Böbrek, mesane ve idrar yollarınızda herhangi bir sorunun olup olmadığı taze idrarda ve bazen de 24 saatlik idrarda bakılan bazı testlerle anlaşılabilir. Doktorunuz gerekli gördüğü takdirde bu tetkiki yaptırmanız gerekir.

KAN HÜCRELERİNİN AZALMASI

NE TÜR SORUNLAR DOĞURUR?

1. YORGUNLUK ve KANSIZLIK:

Kemoterapi kemik iliğinin kırmızı hücre yapma yeteneğini bozarak vücutta oksijen taşınmasını azaltır. Yeterli oksijen ihtiyacı karşılanmadığında dokular işlevlerini göremezler, bu duruma kansızlık denir. Yorgunluk, baş dönmesi, nefes dar\ığı yapabilir. Her tedavi öncesi hemoglobin(Hb) düzeyi ölçülerek kan durumunuz hakkında fikir sahibi olunur. Normalde 14 gr olan hemoglobin düzeyi, 10 gr'ın altına ininceye kadar herhangi bir sorun yaratmaz. Doktorunuz gerekli gördüğü takdirde size kan verilmesini önerecektir.

Kansızlık oluştuğunda alacağınız önlemler:

*Dinlenmeye daha fazla vakit ayırınız.
* Yorucu işlerden kaçınınız.
* Özellikle yeşil ve lifli sebzeler, kırmızı et ve karaciğer gibi demir açısından zengin gıdalar alınız.
*Ayağa kalkarken başdönmesini önleyebilmek için yavaş hareket ediniz.
Aşağıdaki durumlarda acilen kan sayımı yaptırarak doktorunuza başvurunuz:
• Ara kan sayımlarında hemoglobin miktarınız 7 gr’ın altında ise,
• Yorgunluğunuz giderek artıyorsa,
• Bilinç bulanıklığı oluşursa,

2. MiKROP BULAŞMASI –İNFEKSİYON

Kemoterapi ,mikroplarla savaşan beyaz kürelerinizi (lökosit) azaltacağı için mikroplar vücudunuzda daha kolay hastalık yapabilir. Bu yüzden normalden daha fazla korunmanız gerekecektir. LökositIerin normal değeri 4.000-9.000 arasındadır. Kemoterapi kürleri arasında lökositlerinizin 1000-3000 arasında değişmesi beklenen bir olaydır, endişeye kapılmanıza gerek yoktur. Her kemoterapi öncesi lökosit değerinizin doktorunuz tarafından değerlendirilmesi gerekecektir.
Yeterli düzeylerde olmadıkları takdirde tedaviniz bir süre için erteIenebilir. 1500'ün a!tındaki değerlerde mutlaka doktorunuza haber veriniz
Mikrop Bulaşmaması için Alacağınız Önlemler:
* Ellerinizi sık sık yıkayınız. Özellikle yemek yemeden önce ve tuvaletten çıktıktan sonra mutlaka yıkayınız.
*Tırnaklarınızı kökünden kesmeyiniz, manikür yaptırmayınız.
* Yaralanmamaya özen gösteriniz.
* Traş olurken jilet yerine elektrikli makinaları tercih ediniz.
* Diş etlerinizi hırpalamayacak yumuşak diş fırçası kullanınız.
* Sivilceleriniz ve yaralarınızla oynamayınız.
* Her gün ılık suyla banyo yapmaya gayret ediniz, vücudunuzu yumuşak bir Iifle sabunlayınız, kese kullanmayınız.
* Kalabalık ve kirli ortamlardan kaçınınız, bulaşıcı hastalığı olan kişilerle teması engelleyiniz.
* Sularınızı kaynatarak içiniz, dışarda yemek yemeyiniz.
* Meyve ve sebzelerin iyi yıkanmış olmasına dikkat ediniz.
* Derece ile ateş bakmasını öğreniniz ve kendinizi normalden farklı hissettiğinizde mutlaka ateşinize bakınız. Yükseldiğinde bol sıvıalınız.
* Kızarıp şişen ve ağrıyan bir bölgeniz varsa doktorunuza bildiriniz.
*Tarımla ve ev işleriyle uğraşırken eldiven takınız.
*Doktorunuza haber vermeden aşı yaptırmayınız.
• Cildiniz kuruyorsa krem kullanınız.

Aşağıdaki durumlarda herhangi bir ilaç almadan acilen kan sayımı yaptırarak doktorunuza acilen başvurunuz:

• Ateşiniz 38 derecenin üstüne çıkarsa,
• Titreme olursa,
• Normal dışı terelem, idrarda yama olursa,
• Lökosit sayınız 1500’in altına inerse,
• Boğazda yanma ve öksürük başlarsa,
• Herhangi bir yerinizde kızarma ve ağrı olursa.

3.KANAMA PROBLEMLERİ

Nadiren yüksek doz kullanıldığında kemoterapi ilaçları kanda pıhtılaşmayı sağlayan trombosit sayısını azaltabilir. Bu nedenle kanamaya eğiliminiz artabilir. Normal trombosit sayısı 150.000-300.000 arasındadır. Trombosit sayısı 100.000'in altına düşse bile kanama problemleri oluşturmayabilir. Ancak 20.000'in altındaki değerlerde kanamalar olabilir ve acilen önlem alınması gereklidir.

Trombosit sayınız düşükse alacağınız önlemler:

* ASPİRİN KULLANMAYINIZ, doktorunuza danışmadan ağrı kesici almayınız.
* Doktorunuz izin vermedikçe alkollü içkiler kullanmayınız. * Dişlerinizi yumuşak diş fırçası ile fırçalayınız.
* Burnunuzu zorlamadan sümkürerek temizleyiniz, parmaklarınızı kullanmayınız.
* Herhangi bir yerinizin yanmaması için özen gösteriniz.
* Yaralanmanıza neden olabilecek aktivitelerden kaçınınız.
*Tahriş yapacak baharatlı, acılı,sıcak ve sert gıdalar almayınız
*Bol sıvı alınız.
*Cinsel ilişki kurmayınız.
* Kabızlık varsa önleyici tedbirler alınız.
* Dinlenmeyi arttırınız.
• Bol proteinli gıdalar alınız.

Aşağıdaki durumlarda acilen ka sayımı yaptırarak doktorunuza başvurunuz:

• Vücudunuzda morluklar oluşursa,
• Özellikle el ve ayaklarda veya herhangi bir bölgenizde toplu iğne başı büyüklüğünde döküntüler olursa,
• Kırmızı veya pembe renkli idrar çıkarırsanız
• Burun veya dişeti kanamanız olursa.

BULANTI VE KUSMA

Kemoterapiye bağlı en önemli şikayetlerden biridir. Kemoterapi, midenizi ve beyindeki kusma ile ilgili merkezi etkileyerek kusmaya neden olabilir. Kullanılan ilaç türlerine, doza ve kişisel özelıikıere göre kusma şideti ve süresi değişiktir. Bu tür bir yan- etki hiç oluşmayabileceği gibi çok şiddetli de olabilir.
Ne zaman başlar? Ne kadar sürer?

Hemen tedavi sonrası veya tedaviden 8-12 saat sonra başlayıp 12-24 saat süren şiddetli bulantı kusmanız olacağı gibi hafif bir bulan- tl sürekli de olabilir. Daha önce kemoterapi deneyimi olmuş kişilerde bazen tedaviden önce de psikolojik kökenli kusmalar olabilir. Bulantı ve kusmanızın şiddeti ve süresi hakkında her kürde doktorunuza bilgi veriniz.

Engellenebilir mi?

Bulantı ve kusmayı engelleyen çok çeşitli ilaçlar mevcııttur. Doktorunuzun önerisine göre bunları zamanında kullanınız. Bu ilaçlar genellikle kemoterapiyi aldığınız günlerde ve sonraki birkaç gün süresince kullanılır. Bulantı ve kusmanızın şiddetine göre tedavinizde ve alacağınız SIVImiktarında değişiklikler yapılarak, bu yanetkinin azaltılması mümkündür.

Sizin alabileceğiniz önlemler:

* Bulantı ve kusmanın her kemoterapi sonrası olacağı önyargısına kapılmayınız.
* Kemoterapi sırasında kusma oluyorsa tedavi öncesi ve sonrası 1-2 saat birşey yemeyiniz.
*Uyguıamadan 1-12 saat öncesi ve 1-24 saat sonrasında katı gıdalar yerine sıvıgıdaları tercih ediniz.
* Az, sık ve yavaş yemek yiyiniz.
* Yemekleri iyice çiğneyiniz.
* Su veya meyve sularını yemek sırasında değil ,yemeklerden 1 saat önce veya sonra içiniz.
* Yağlı, şekerli ve kızartma türü yiyeceklerden uzak durunuz.
* Yemek kokuları midenizi bulandırıyorsa soğuk ve ılık yiyecekleri tercih ediniz.
* Bulantıyı azaltmak için elma suyu, kızılcık suyu, Iimonata, meyva suları, çay, kola, ayran gibi sıvı veya ezilmiş patates, elma püresi, yoğurt, süzme peynir gibi yarı-katı veya ağzınızda yara yoksa Iimon, ekşi turşu gibi gıdalar alabilirsiniz.
* Ağzınızda yara yoksa ve sabah kusmaları varsa; yataktan kalkar kalkmaz kraker, tost, peynir-ekmek gibi kuru gıdaları tercih ediniz.
* Hoşlandığınız yiyecekleri tercih ediniz. Bazı kişilerde kırmızı ete karşı tiksinti gelişebilir. Bu durumlarda tavuk veya balık yiyerek et ihtiyacını karşılayabilirsiniz.
* Tuvalet, parfüm, sigara, yemek kokuları gibi sizi rahatsız edebilecek kokulardan uzak durunuz.
* Yemek yedikten sonraki 2 saat sırt üstü yatmayınız.
* Yemeklerden sonra sessiz bir ortamda dinleniniz.
* Sıkmayan rahat kıyafetler giyiniz.
*Bulantı olduğu zaman derin ve yavaş nefes alma egzersizleri yapınız
* Süreli bulantınız varsa kendinizi oyalayacak aktiviteler yaratınız. (televizyon seyretme, müzik dinleme, örgü örme, kitap okuma vb. gibi)
* Yatakta yatarken kusarsanız, solunum yollarına kaçmaması için başınızı hemen yana çeviriniz.
* Kusma çok fazlaysa, gıdalardan yutmadan emme yoluyla yararlanmaya çalışınız. Kusmayı önleyecek ilaçların fitil ve enjeksiyon formIarını isteyiniz.
* Bulantınız varken ve kusarken yemek yemeye zorlanmayınız.
* Bulantı kusmanızın şiddetli olduğu dönemlerde 3-4 saat süreyle birşey yemeyiniz, daha sonra sıvı gıdalar alınız. sıvı gıda alımına 2 günden fazla devam etmeyin.
* Taşıt tutmanız varsa kemoterapi aldığınız gün uzun yolculuk ya mayınız.
* Nahoş metalik ilaç tadını azaltacak nane veya ekşi şekerlemeler yemek rahatlatıcı olabilir.
* Doktorunuza bulantı, kusmanızın şiddeti, süresi ve zamanlaması konusunda bilgi veriniz. Onleyecek ilaçlarda değişiklik yapabilir.

Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:

• Nefes borunuza yiyecek kaçtığından şüpe ediyorsanız,
• 3-4 saat süreyle, saatte 3’ten fazla kusmanız oluyorsa,
• Günde 4 bardaktan fazla sıvı gıda alamıyorsanız ve 2 günden fazla gıda alamadıysanız
• İlaçlarınız kusma nedeniyle kullanamıyorsanız.
SAÇ DÖKÜLMESİ: Her zaman olmayan,fakat sık görülen bir yan etkidir. Doktorunuz kulanacağınız ilaçların saç döküp dökmeyeceği konusunda bilgi verecektir. Saçlarla birlikte vücudunuzun diğer tüylü bölgelerinde de dökülme olacaktır. Tüylerdeki dökülme sizi ruhsal açıdan rahatsız edebilir; bu duygularınızı paylaşmaktan kaçınmayınız.
Öncelikle bu yan etkinin tamamen geçici bir süre için sizi etkileyeceğini düşünmelisiniz. Tedaviniz tamamlandığında dökülen saçlar ve tüyler yeniden oluşacaktır ve daha da gür olması mümkündür. Daha önce bu deneyimi yaşamış kişilerle konuşmak sizi rahatlatacaktır. Bazı merkezlerde saç dökülmemesi için uygulanan kafatasına soğuk ve baskı uygulama teknikleri merkezimizde bazı yanetkilerinden dolayı uygulanmamaktadır.
Sizin alabileceğiniz önlemler:
* Kemoterapi başlamadan önce saçlarınızı kısa kestiriniz.
* Saç kaybını gizlemek için isterseniz şapka, peruk, eşarp veya baş örtüsü edininiz .Saçınız uygunsa kendi saçınızdan peruk yaptırabilirsiniz. Güneşten korunma dışında bu önlemi almanız tamamen kendi isteğinize bağlıdır.
Saç dökülmesini azaltmak için neler yapabilirim?
* Besleyici şampuanlarla yıkayın, iyice durulayınız ve nazikçe kurulayınız.
* Saçı aşırı taramak ve fırçalamaktan kaçının.Geniş dişli tarakları ve yumuşak fırçaları tercih ediniz.
* Saç boyaları, spray, jöle, bigudiler, sıkı tokalar kullanmayınız.
* Elektrikli saç kurutma makinalarını mümkünse kullanmayınız. Eğer gerekiyorsa sıcaklık düzeyi düşük olarak kullanınız.

YUTMA GÜÇLÜĞÜ

Ağız içi ve yemek borusu bölgelerdeki hücrelerin yenilenememesi, vücudun mikroplara karşı daha duyarlı olması, yetersiz sıvı alımı, ağız bakımının iyi olmaması gibi nedenlerden ötürü kemoterapi alırken ağız içinde, boğazda, yemek borusunda kuruma, kızarma ve yaralar oluşabilir. Bu durum hem beslenmenizi engelleyeceğinden hem de mikrop kapmanız için elverişli ortam yaratacağından, oluşmasını engellemek için gerekli önlemleri almak gerekir. Ağız bakımı için gerekli önlemler: * Kemoterapiye başlamadan önce dişlerinizde olabilecek muhtemel çürük ve iltihaplar için mümkünse diş dokturuna görününüz. Kemoterapi başladıktan sonra kanama sorunları olabileceğinden diş bakımını yaptırmanız güç olabilir. Kemoterapi sırasında diş probleminiz oluşursa doktorunuzdan ne zaman tedavi olabileceğiniz konusunda bilgi isteyiniz.

* Dişlerinizi her yemekten sonra ve yatmadan önce yumuşak naylon kıllı (bebek fırçası) diş fırçası ve çocuk diş macunu ile fırçalayınız. Her fırçalamadan önce fırçanızı sıcak suyla yıkayınız.
* Trombosit sayınız yeterli ise yatmadan önce diş aralarınızı diş ipliği ile tahriş etmeden temizleyiniz.
* Yemeklerden sonra ve yatmadan önce bir bardak suya 1 çay kaşığı karb.onat koyarak hazırladığınız suyla ağzınızı bolca çalkalayınız. Bu ağızdaki asiti azaltır, kuruluğu ve yaraları engellemeye yardımcı olur. Alkol ve gliserinli ticari gargaraları kullanmayınız.
* Dudaklarınızı vazelin veya kremle nemli tutarak kuruma ve çatla- maları engelleyiniz.
* Sigara, alkol, çok sıcak, çok soğuk, baharatlıı acı, sert yiyeceklerden kaçınınız. .
* Protez kullanıyorsanız, ağzınıza iyi uymasına dikkat edin. Her yemekten sonra protezinizi çıkararak ağzınızı çalkalayınız.
* Protezlerinizi geceleri her gün suyunu değiştirdiğiniz ağzı kapalı bir kapta saklayınız.
*Bol sıvıalınız.
*Tüm bu önlemlere rağmen yutkunma güçlüğü, ağız yaraları, ağızda pamukçuk oluşursa doktorunuzun önerisine göre ilaç ve ek tedbirler almanız gerekecektir.

Bunların bazıları:

1. Ağrı varsa doktorunuzun önerisine göre ağrınızı azaltacak solusyonlar kullanınız.
2. Sütlaç, evde yapılmış dondurma, muz, bebek mamaları, yumuşak kıvamda yumurta, yumuşak peynir, puddingler, püre, makarna, haşlanmış patates gibi yumuşak yiyecekler yiyiniz.
3. Ağzınız çok kuruyorsa, suni tükrük solusyonları kullanınız.
4. Çok bol miktarda sıvı gıda alınız. Domates suyu, portakal, limon, greyfurt gibi ekşi mevye suları, çiğ sebzeler, tost, kraker gibi kuru, sert gıdalar ve acılı, baharatlı, tuzlu yiyeceklerden kaçınınız.
5. Kuru yiyecekleri su ve yağla yumuşatabilirsiniz.
6. Tam sıvı gıdaları yutmak güç oluyorsa, daha yoğun; örneğin blenderden geçirilmiş gıdalar alınız.
7. Eğer doktorunuzca sakıncası yoksa, almanız gereken tablet ve kapsülleri kırarak, yiyeceklere katarak yutunuz.
8. Yerken ve içerken oturur vaziyette olunuz.
9. Yutamıyacağınız şeyleri yemek için kendinizi zorlamayınız.
10. C ve B vitaminleri alınız (kemoterapi günü kullanılmaz)
11. Şikayetleriniz hafifse ağız bakımınıza yukarıda belirtilen aralıklarla devam edin.
12. Şikayetleriniz fazla, beslenemiyecek durumda iseniz ve ateşiniz yüksekse;ağzınızı karbonatla 2 saatte bir çalkalayınız, ağız bakımı için doktorunuzun önereceği solusyonları kullanınız.
13. Diş fırçası kullanmayınız, steril gazlı bezi parmaklarınıza dolayarak macunla dişlerinizi hırpalamadan ovunuz.
14. Protez kullanıyorsanız iyileşinceye kadar kullanmayınız.

İSHAL

Kemoterapi alırken dışkılama düzeninizde değişiklik olabilir. Bu durum bazı sınırlar içinde önemsizdir. Eğer günde 4 veya 5 kezden fazla sulu dışkılama varsa bu duruma ishal denir ve önlem almanız gerekir.

İshal olduğunuz zaman neler yapacaksımz?

* 24 saatlik dışkılama sayınızı, dışkınızın, rengini, kıvamını doktorunuza bildirmek için gözlemleyiniz.
* İshaliniz devam ettiği sürece çok posa bırakan ve sindirim sisteminizi tahriş edebilecek gıdalar almayınız. Bunlar; çiğ sebzeler, kepekli veya bütün taneli buğday ekmeği, fındık, çekirdek, yağlı gıdalar, fasulye, taze ve kurutulmuş meyveler, meyve suları (muz, avokado, elma ve üzüm hariç), çikolata, baharatlı ve acılı yemekler, sarmısak, hardal turşu ve alkollü içeceklerdir.
* Yüksek kalorili ve potasyum açısından zengin gıdalar alın. Bunlar; peynir, yumurta, haşlanmış patates, pirinç lapası, makarna, muz, şeftali, tuzlu ayran, yoğurttur.
* En azından 3 litre sıvı alın. Sıvı ihtiyacı için sudan başka et suyu, elma suyu, üzüm suyu, açık çay, ayran gibi sıvılar da almalısınız.
* Kafeinli ve karbonatlı içecekler içmeyiniz.
*Üzüm pekmezinden kaçınınız.
*Kahve , koyu çay, alkol, tütün ve tatlılardan uzak durunuz.
* Sık sık ve az yiyiniz.
* Ishaliniz 2 günden daha uzun sürerse ve çok şiddetli ise doktorunuza sorarak sadece sıvıgıda alınız. Kendinizi iyi hissettikçe, az posa bırakan yiyecekleri ekleyiniz. Sadece sıvıgıdayı iki günden fazla almayınız.
* Eğer ishalinizi şiddetlendirdiğini hissederseniz süt ve süt ürünlerinden kaçının.
* Anal bölgenizi her dışkılamadan sonra sabunla iyice temizleyin, ılık su ile durulayın.

* Anus çevresindeki kızarıklık ve çatlaklara dikkat edin ve doktorunuza bildirin.
* Doktorunuzun önerdiği ishal kesici ilaçları düzenli olarak kullanınız.
Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:
• Eğer ishaliniz günde 6-8 kereyi aşar ve 2 günden aza sürerse,
• Karnınızda kramp tarzı ağrılarınız 2 günden fazla sürerse

KABIZLIK

Dışkılama sıklığınızın herzamankinden daha az olması , dışkının sertleşmesi ve ağrılı ve rahatsız edici olmasına kabızlık denir. Kemoterapi aldığınız sürece aldığınız ilaçlara, herzamankinden daha az hareket etmenize ve az yemenize bağlı olarak kabızlık gelişebilir. Kabızlık giderici ilaçlar kullanabilirsiniz, fakat öncelikle doktorunuza danışmanız gerekir.

Kabızhğı önlemek için neler yapabilirsiniz?

* Bol miktarda ve özellikle ılık sıvıalmaya çalışınız.
* Posa bırakan gıdaları tercih edin Bunlar; çiğ veya pişmiş sebzeler, meyveler (özellikle kabuklu ve çekirdekli olanlar), meyve suları,hoşaf ve komposto (özellikle kayısı ve erik), fındık, patlamış mısır, kepek ekmeğidir.
* Kabızlık yapabilecek yumurta, peynir, patates, pilav, makarna gibi gıdaları az miktarda yiyiniz.
*Tolere edebildiğiniz derecede aktivitenizi arttırın ve yürüyüş yapın.
* Dışkılamak için zaman ayırınız.
* Öğünleri hep aynı zamanda yemeye dikkat ediniz.
Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:
• Normal alışkanlağınızı 2 günden fazla aşan gaz ve dışkı çıkışı olmazsa,
• Kabızlığa ek olarak bulantı ve kusmanız da varsa,
• Dışkıda kann varsa.

KEMOTERAPİNİN KAS VE SİNİR SİSTEMİNİZE ETKİSİ

Bazı ilaçlar sinir sistemini etkileyerek ellerde ve ayaklarda, özellikle parmaklarınızda uyuşma, yanma, kuvvetsizlik, karıncalanma, his- sizlik yapabilir. Ayrıca nadiren de olsa denge kaybı, eşyaları tutmada güçlük, eklem ağrıları, işitme kaybı, karın ağrısı ve kabızlık olabilir. Bazı ilaçlar da kaslarınızi etkileyerek kuvvetsizlik ve zayıfiığa neden olabilir.
Bu etkiler rahatsız edici olsa da genellikle önemli değilir ve ilaç kesildikten sonra zamanla kaybolur, nadiren kalıcı olabilir. Doktorunuzla görüşmelerinizde bu tür belirtleriniz kalıcı oluyorsa belirtiniz. Eğer bu tür belirtileriniz varsa:
* Delici ve kesici araçları kullanırken, bir yerinizi kesmemek ( için dikkatli olunuz.
* Yürürken, merdiven çıkarken bir yerlere tutununuz, gerekirse 'ii baston kullanınız.
* Ayakkabılarınızın ayaklarınıza uyan ve iyice kavrayan şekilde olmasına dikkat ediniz.

CİLT VE TIRNAKLARINIZA ETKİSİ

Kemoterapi aldığınız sürece nadiren kızarma, kaşınma, soyulma, kuruluk ve sivilce gibi önemli olmayan cilt sorunları görülebilir. Cilt ve tırnaklarınızın renginde değişiklikler olabilir. Tırnaklarınız kolay kırılabilir ve üzerlerinde çizgilenmeler oluşabilir. Kemoterapi verilen damarlarda oluşan renk koyulaşması önemli değildir, tedaviniz tamamlandıktan 1-2 ay sonra kaybolur.

Sizin alabileceğiniz önlemler:

* Cildinizde aşırı kararma olacağı için kemoterapi alırken güneşlenmeyiniz.
* Güneşlenmeseniz bile güneş etkisine maruz kalacaksanız koruyucu krem kullanınız.
* Sivilce oluşursa cildinizi temiz ve kuru tutunuz.
*Kuruma oluyorsa sıcak ve uzun banyo yerine, kısa ve ılık banyolar yapınız ve nemlendirici krem ve losyonlar kullanınız. Alkol içeren parfüm, traş losyonu, kolonya kullanmayınız.
*Tırnaklarınızı korumak için iş yaparken eldiven giyiniz.

Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:

• İlaç verilen damarda ilaç verilirken veya daha sonra kızarma, ağrı ve şişlik oluşursa. Bu bulgular ilacın damar dışına kaçtığını gösterir.
• Tüm vücudunuzu kaplayan kızarıklık, döküntü ve efes darlığı olursa. Bu bulgular allerjik bir reaksiyon olduğunu gösterir.

MESANE VE BÖBREKLERİNİZE ETKİSİ

Kemoterapi ilaçlarının bazıları böbrekler ve mesanenizde geçici veya kalıcı etkiler yapabilir. Kullandığınız ilaçların böylesi bir etkisi olup olmadığını doktorunuza danışmalısınız. Doktorunuz sizden her kürde eğer böbreklerinizi etkileyen bir ilaç kullanıyorsanız böbrek fonksiyonlarınızı değerlendirecek tetkikler, eğer mesanenizi etkileyen bir ilaç kullanıyorsanız idrar tahlili isteyecektir. Bunları mutlaka her kemoterapi öncesinde yaptırmalısınız. Bazı ilaçlar idrarınızın rengini değiştirebilir; Farmarubisin ve Adriamisin kırmızıya, Novantron maviye boyar, Bu durumu doktorunuza sorarak gereksiz endişelerden kurtulunuz.

Sizin alabileceğiniz Önlemler:

* Bol sıvı içerek idrar miktarınızın fazla olmasını sağlayınız. Meyvve suları, çay, kahve, dondurma, çorba gibi gıdaların hepsi sıvı sayılır, sadece su olarak düşünmeyiniz.
* Sıvı alamını güne eşit şekilde bölmeye çalışınız. Örneğin sekiz saatte bir günlük alacağınız miktarın üçte birini alınız.
* İdrarınızı tutmayın. Sık sık tuvalete gidin.

Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:
• İdrarda yanma veya her iki bel bölgenizde veya kasıkta ağrı olursa
• İdrar kırmızı veya farklı renkte olursa (boyayan ilaçlar hariç ),
• İdrar bulanık ve pis kokuluysa,
• Çok sık idrara çıkıyorsanız,
• İdrar yapamıyorsanız,
• Titreme ve ateşiniz olursa.

CİNSEL FONKSİYONLARINIZA ETKİSİ

Bazı kemoterapi ilaçları üreme organlarının işlevlerini etkileyebilir.

Erkekler için

Erkeklerde sperm sayısını azaltarak geçici veya kalıcı kısırlığa neden olabilir. Cinsel fonksiyonlar ve istek üzerine yan etkisi yoktur. Doktorunuzla kullanacağınız ilaçların kısırlık yapıp yapmıyacağını konuşunuz. Eğer ilerde çocuk sahibi olmayı düşünüyorsanız ve kullanacağınız ilaçlar kısırlık yapıyorsa kemoterapi başlamadan önce yurt dışındaki sperm bankalarına başvurabilirsiniz. Böylelikle kemoterapi başlamadan önce spermleriniz dondurularak ilerde kullanılmak üzere saklanabilir.

Kadınlar için

Kemoterapi ilaçları yumurtalıklarınızı ve hormonal durumunuzu etkileyebilir. Bazen kemoterapi alırken normal adet kanamalarınızın düzeni değişebilir veya tamamen kesilebilir. Verilen ilaca, dozuna bağlı olarak geçici ve kalıcı kısırlık oluşabilir. Kemoterapi alırken sakat çocuk sahibi olabileceğinizden doktorunuza danışarak uygun doğum kontrol yöntemlerinden birini kullanınız. Hormonal dengenizde değişiklikler olabileceği için menapoza benzer ateş basmaları, terleme, vajinada kuruluk, yanma gibi belirtileri olabilir. Bu tür sorunlarınızı doktorunuza bildiriniz.

TERLEME

Havanın sıcak oluşuna bağlı olmaksızın genellikle geceleri olan aşırı sıvı kaybıdır. Bir infeksiyon belirtisi olabileceğinden terleme öncesinde ateşinizin yükselip yükselmediğini kontrol edin.

Aşırı terlemeniz oluyorsa:

* Nemi alması için 2 kat giyecek giyiniz.
* Islak giysilerinizi sık sık değiştiriniz. * Yatağınızı kuru tutunuz. * Sık sık banyo yapınız.
* Odanızı cok sıcak veya çok soğuk tutmayınız.


__________________
berxwedan is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 16-09-2006, 01:05 AM   #4 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Konum: etken fiillerin çatılarından
Mesaj: 997
Üye No: 4867
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 6851
Rep Puanı : 684554
Rep Derecesi
filitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond repute
Varsayılan


çok faydalı bilgiler...bılınmesı gerek çünkü her ana başımıza gelebeilecek bı tedavi

filitoxalo is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 16-09-2006, 01:07 AM   #5 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Konum: etken fiillerin çatılarından
Mesaj: 997
Üye No: 4867
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 6851
Rep Puanı : 684554
Rep Derecesi
filitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond reputefilitoxalo has a reputation beyond repute
Varsayılan


bir de artı rep...deger ...

filitoxalo is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Dosya Türleri Hakkında Herşey ! D@rkslord Bilgisayar Yazılım ve İşletim Sistemleri 5 16-05-2008 01:15 PM
NARGİLE YE BUYRUNN DOSTLARIM// Nargile hakkında herşey// PCkopat Genel Kültür 28 15-09-2007 10:34 PM
Cd Yazma hakkında herşey burda Mete_ Bilgisyar Donanım Desteği 11 17-08-2006 07:30 AM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 12:48 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0
Copyright ©2006 - 2010 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved



Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
5651 Sayılı Yasaya Göre, Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yine 5651 Sayılı Yasaya göre Sitemiz mesajları kontrolle yükümlü değildir.
Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com adresine bildiriniz.
Bildiriminiz incelendikten sonra gereken müdahale yapılacaktır.