Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Kadın, Sağlık, Çocuk, Astroloji, Güzellik > Kadınlara Özel > Çocuk

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 17-10-2007, 06:36 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesaj: 6,465
Üye No: 128013
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 40634
Rep Puanı : 4062685
Rep Derecesi
dojehist has a reputation beyond reputedojehist has a reputation beyond reputedojehist has a reputation beyond reputedojehist has a reputation beyond reputedojehist has a reputation beyond reputedojehist has a reputation beyond reputedojehist has a reputation beyond reputedojehist has a reputation beyond reputedojehist has a reputation beyond reputedojehist has a reputation beyond reputedojehist has a reputation beyond repute
Varsayılan Spastik Çocuklar


  • Serebral palsi nedir?
  • Ortopedik sorunlar ve tedavileri
  • Serebral palside fizyoterapi
  • Okul döneminde egzersiz
  • Çocuklarda spor
  • Spastik çocuklarda cihaz (ortez) kullanımı
  • Spastik çocuklarda özel eğitim
  • Konuşma eğitimi
Serebral palsi nedir?

Spastik, Serebral palsi'nin bir alt grubudur. Ancak, 'spastik çocuk' toplumda Serebral palsi'li çocukları tanımlamak için kullanılmaktadır. Serebral palsi vücut hareketlerini ve kasların uyumlu kullanımını etkileyen bir grup bozukluğa verilen addır. Beyin gelişimi gebeliğin erken dönemlerinden itibaren başlar ve çocukluk çağında devam eder. İlk 2 - 3 yılda beyne zarar veren herhangi bir olay serebral palsi'ye neden olur. Serebral palsi ilerleyici değildir.
Bu hasar beyinden vücuda ve vücuttan beyne gelen uyarıları bozar. Serebral palsi her çocukta değişik ağırlıkta ve tiptedir. Beynin hasar gören bölümüne göre spastik çocuklarda şu bulgular olabilir: Kaslarda sertlik veya kasılmalar
İstemsiz hareketler
Yürüme ve koşma gibi kaba motor hareketlerde zorluk
Yazı yazma veya düğme ilikleme gibi ince motor hareketlerde zorluk
Algılama zorluğu
Bu sorunlar beslenme, solunum, idrar-dışkı kontrolünde problemler, havale geçirme, şaşılık, öğrenme güçlükleri, gelişme geriliği gibi ek sorunlara da neden olabilir. Spastik olan kol veya bacak ağrıyı, acıyı hisseder. Spastik çocukların hareketlerindeki bozukluğun derecesi zeka düzeyini göstermez.
Serebral palsi ilerleyici bir hastalık olmadığından spastik çocukların yaşam süresi normaldir. Spastik çocukların bir kısmı zamanla daha iyi duruma gelirken bir kısmı da gelişebilecek ek sorunlar nedeni ile daha kötüye gidiyor gibi görünebilir. Bu durumu engellemek ve yaşam kalitelerini arttırmak için mümkün olan en erken yaşta tedaviye başlamak gerekir.
Serebral palsi bulaşıcı değildir, kalıtsal değildir, hayatı tehdit eden bir durum değildir.

Serebral palsi'nin tipleri
A- Etkilenen kol, bacak sayısına göre Kuadripleji (tetrapleji): 2 kol ve 2 bacak etkilenmiştir.
Dipleji: Bacaklar kollardan daha fazla etkilenmiştir.
Hemipleji: Vücudun sağ veya sol yarısı etkilenmiştir.
B- Hareket bozukluğuna göre Spastik serebral palsi: Spastik kaslar serttir, gerilmeye direnç gösterirler. Normalde bir grup kas hareket ederken karşıt grup gevşer. Spastik kaslarda bu mümkün değildir. Tüm kas grupları aynı anda kasılırlar ve etkin hareketi engellerler. Spastisitenin, yani kasların aşırı gerginliğinin derecesi zamanla değişebilir; fizik, cerrahi tedavi, ilaçlar spastisiteyi kontrol altına almaya yardım eder. Beynin korteks denen en dış kısmında meydana gelmiş olan hasar genellikle spastisiteye neden olur.
Atetoid (diskinetik) serebral palsi: Çocuklarda hareketle artan istemsiz hareketler vardır. Çoğu kez konuşma bozukluğu da görülür. Beynin orta kısmında yer alan bazal ganglia hasarları nedeni ile gelişir.
Ataksik, hipoton serebral palsi: Çocukların dengeleri bozuktur. Bunlar genellikle gevşek çocuklardır, yürüme bozukluğu vardır. Beyincik hasarı nedeni ile gelişir. Önceleri gevşek olan çocuklar daha sonra spastik olabilirler.
Karışık (mikst) tip: Diğer tiplerin karışımıdır.

Serebral palsi'nin nedenleri
Gelişmekte olan beyne zarar veren herhangi bir şey serebral palsi'ye neden olabilir. Bu zarar doğum öncesinde (gebelikte), doğum sırasında veya doğum sonrasında ilk 5 yılda gelişebilir.
Doğum öncesinde ve sırasında sık görülen nedenler: Çoğul gebelikler (ikiz, üçüz)
Plasenta (anne karnında bebeğin beslenmesini sağlayan organ) sorunları
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (frengi, bel soğukluğu)
Annenin beslenme bozukluğu
Annenin gebelikte sigara, alkol alışkanlıkları
Anne - çocuk arasında kan uyuşmazlığı
Genetik bazı hastalıklar, kromozom bozuklukları
Bebeğin beyninin gelişme bozukluğu
Zor ve uzun doğum (bebeğin beynine yetersiz oksijen gitmesi nedeni ile)
Annenin pelvik (kalça kemiği) yapısının küçük olması
Erken doğum
Sezaryen gerektiren durumlar, makat gelişi ile doğum
Anneye verilen ağrı kesici, uyuşturucu ilaçlar
Erken çocukluk devresinde ise beyne zarar verebilen şu durumlar serebral palsi'ye neden olabilir: Menenjit (beyin zarlarının iltihabı), ansefalit (beynin iltihabı) gibi enfeksiyonlar
Beyin kanamaları
Beynin kaza, düşme gibi nedenlerle yaralanması
Boğulma
Zehirlenme

Serebral palsi tanısı nasıl konur?
Aileden alınan hikaye, çocuğun muayenesi ve yardımcı laboratuar incelemeleri ile tanı konur. Laboratuar incelemeleri arasında bazı özel kan ve idrar tetkikleri, beynin bilgisayarlı beyin tomografisi veya manyetik rezonans görüntüleme denilen, daha ayrıntılı bir tetkik ile incelenmesi yer alır. Serebral palsi hemen doğumdan sonra belli olmayabilir, fark edilmesi aylar, bazen yıllar sürebilir. Bu sürede aileler çocuklarının yaşıtlarından farklı geliştiğini fark ederler.

Serebral palsi önlenebilir mi?
Annenin gebelik süresinde iyi beslenmesi, düzenli takiplerinin yapılması kısmen serebral palsi'yi önleyebilir. Anne bakımının ve doğum şartlarının eskiye göre daha düzelmesine karşın, yoğun bakım üniteleri çok düşük doğum tartılı bebeklerin ve çok erken doğan bebeklerin de yaşamasını sağladığından ve bu bebekler serebral palsi açısından yüksek riskli olduğundan, günümüzde serebral palsi sıklığı azalmamıştır. Serebral palsi'nin yüzde yüz önlenmesi şu anki bilgilerimize göre mümkün değildir.

Serebral palsi'nin tedavisi var mı?
Serebral palsi'nin destek tedavisi vardır.
Bu tedavinin bölümleri şu şekildedir: Fizik tedavi
Eğitim
İlaç tedavisi: Kas gevşetici ilaçların bazen yararı olabilir. Ayrıca Baklofen pompası, botulismus toksini gibi bazı özel işlem gerektiren ilaçlar da kullanılmaktadır.
Botulismus toksini spastik olan kasın içine enjeksiyon ile uygun dozda verildiğinde o kasın 2-3 ay süre ile felç olmasına neden olmaktadır. Bu şekilde istemsiz olarak kasılan adelenin kasılması engellenmekte, kol veya bacağın gevşemesi sağlanmaktadır. Cerrahi tedavi: Beyin cerrahisi tarafından yapılan kas gevşetici veya istemsiz hareketleri kontrol altına almaya yarayan bazı girişimlerdir. Baklofen pompası bu yöntemlerden biridir.
Gelişen sorunların tedavisi: Örneğin eklem kısıtlılıklarının ortopedi uzmanı tarafından cerrahi girişimle açılması, havale (konvülsiyon) varsa ilaçla tedavisi, şaşılık gibi göz sorunlarının gözlük veya başka uygun yöntemlerle tedavisi, duyma sorunu var ise yardımcı aletler ile duymanın sağlanması çocuğun gelişim basamaklarını mümkün olduğunca yakalamasını ve mutlu olmasını sağlayacaktır.


Ortopedik sorunlar ve tedavileri

Eklem kısıtlılıkları, omurgada eğrilikler en sık rastlanan oropedik sorunlardır. Eklem kısıtlılıkları en sık kalça, diz ve ayak bileklerinde görülür. Omurgada ise yana eğilme (skolyoz), öne eğilme (kifoz) olabilir. Ortopedik tedavinin amacı bu sorunların mümkün olduğunca giderilmesi ve çocuğun çevresi ile iletişiminin sağlanmasıdır. Bunun için kolların ve bacakların kullanılması, çocuğun hareketinin ve yürümesinin en iyi duruma getirilmesi hedeflenir.
Kas ve iskelet sisteminin en iyi duruma getirilmesi için çocuğun genel bakımının, beslenmesinin düzenlenmesi, varsa havalelerinin ilaçla tedavisinin ve fizik tedavinin yanı sıra ortopedik tedavi yöntemleri kullanılır.
Ortopedik tedavi yöntemleri ortez (kol ve bacaklara uygulanan yardımcı araçlar), gece ateli (gece takılan ve kol, el veya ayağın belirli durumda kalmasını sağlayan araçlar), cerrahi tedavi şeklindedir.
Cerrahi tedavide ilk amaç, ayakta dururken dik durumu sağlamaktır. Cerrahi girişimlerin 5 - 6 yaşına kadar tamamlanmış olması tercih edilir. Spastik çocuklar cerrahi tedaviden en fazla yarar gören gruptur. Serebral palsi'nin alt grupları olan rijid ve atetoid çocuklar daha az yararlanır. Cerrahi tedavi için çocuk bütün olarak ele alınmalı, düzeyi iyi belirlenmeli ve çocuğun ulaşabileceği hedef amaçlanmalıdır. Kuadriplejik, diplejik, hemiplejik çocuklarda bu hedefler farklıdır.
Kuadriplejik çocukların %20'si yürüyebilir. Cerrahi girişimin çocuğun iletişimine, günlük bakımına, hareket edebilmesine ve yürümesine yararı olur. Kuadriplejik çocukların %80'i yürüyemez. Bu grupta cerrahi tedavi dik omurgayı, ağrısız ve hareketli kalçaları, düz, ayakkabı giyilen ayakları sağlamak için yapılır.
Diplejik çocukların çoğu 4 yaşından sonra yürür. Yedi yaşına kadar yürüyemeyenlerin bundan sonra yürüme olasılığı düşüktür. Diplejik çocukların kapasitelerinin en üst düzeyine çıkabilmeleri için ağız yolu ile kullanılan veya kas içine verilen gevşetici ilaçlar, yardımcı araçlar, kısa süreli alçılar, cerrahi tedavi kullanılır.
Hemiplejik çocukların çoğu yürür. Bu çocukların bacak ve ayak boyları farklı olabilir ancak çoğu kez cerrahi tedavi gerekmez.
Serebral palsi'li çocuklarda ayrıca sorun olan bölgeye göre de yardımcı tedavi yöntemleri kullanılır.
Kalça: Bacak kemiğinin öne dönmesi yürüme bozukluğuna ve kalça çıkığına neden olur. Adele dengesizliği ise eklemlerde kısıtlılığa, çıkıklara, bacaklarda makaslamaya yol açar. Kalça çıkığı genellikle 5 - 7 yaş arası görülür. Tedavi edilmez ise bacaklarda çarpıklığa, kalçalarda ağrıya, yürüme ve oturma güçlüğüne, çocuğun bakımında, temizliğinde sorunlara ve yaralara neden olur. Bacaklar 30 dereceden az açılıyor ise, yarı veya tam çıkık var ise cerrahi girişim gerekir.
Diz: Oturma sırasında diz 60-100 derece bükülür. Yürüme sırasında 0-40 derece bükülür. Bunları sağlamak için uygulanan tedavi; germe, gece ateli, fizik tedavi, kas içine gevşetici ilaç verilmesi (botulismus toksini) ve cerrahi tedavi şeklindedir.
Ayak ve ayak bileği: En sık görülen sorunlar parmak ucuna basma (ekinizm), içe dönük ayak (varus) ve dışa dönük ayak (valgus) şeklindedir. Parmak ucuna basma ve içe dönük ayak birlikte ise ekinovarus denir, bu durum sık görülür. Bunların sonucunda yürüme ve ayakkabı sorunları gelişir. Bunların da çözümü fizik tedavi, alçı, ortez, botulismus toksini ve cerrahi girişim ile sağlanır.
Botulismus toksini (Botoks) Bölgesel kas gerginliği olan durumlarda eklem hareketini artırmak, cerrahiyi geciktirmek için kullanılabilir. Botulismus toksini için en uygun çocuklar spastik diplejisi veya hemiplejisi olanlardır. Botulismus toksini için uygun olmayan çocuklar ise kas güçsüzlüğü, yaygın tutulumu, düzeltilemeyen eklem kısıtlılığı olanlar, daha önce kas ameliyatı geçirmiş olanlardır.
Parmak ucuna basma sorunu (ekinizm) olan hastalarda cerrahi tedavi baldır kasının ve bu kasın ayak bileğindeki bağının (Aşil tendonu) uzatılması şeklindedir. Bazen sorun cerrahi sonrasında da tekrarlayabilir. Cerrahi girişim uygun dengenin sağlanabilmesi için genellikle başka düzeltici girişimler ile birlikte kullanılır.
Kollarda, el bileklerinde, ellerde en sık görülen durum dirsek ekleminde tam açılamama, ön kolda (kolun alt kısmında) içe dönme, el bileğinde tam açılamama, dışa kaymadır. Cerrahi tedavinin amacı kavrama, bırakma, çimdikleme gibi motor işlevleri iyileştirmek, kas dengesini sağlamak, eklem kısıtlılıklarını gidermek, eklemlerin uygun durumlarda kalabilmesini sağlamak ve görünümü iyileştirmektir.
Omurga: Kifoz (kamburluk, omurganın öne eğilmesi), lordoz (bel çukurluğunun artması), skolyoz (omurganın yana eğilmesi) görülen sorunlardır. Skolyozda eğrilik 40 dereceden az ise genellikle fizik tedavi ile izlenir. Eğrilik 40 dereceden fazla ise veya hızla artıyor ise cerrahi girişim yapılır. Amaç bacakların üstünde dengeli bir gövde sağlamaktır.

Serebral palside fizyoterapi

Fizyoterapi neden gereklidir?
Fizyoterapide amaç doğru hareketin öğretilmesidir, yani çocuğun normal hareketi algılamasını sağlamak, gövdesini hissetmesini öğretmek, hareketliliğini sağlamasına ve sosyal ilişkileri, çevreyi öğrenmesine yardım etmektir. Çocuğun gün içinde düzgün duruşu sağlanabilirse normal hareket gelişiminin olabilmesi için gerekli uyarı elde edilmiş olur.

Fizyoterapi ne zaman başlar?
Fizyoterapiye riskli bebeklerde, yani anne karnında, doğum sırasında veya sonrasında sorunu olan bebeklerde, yenidoğan döneminde başlanmalıdır. Tedaviye erken başlamanın istenmeyen kasılmaları önlemede, bebeğin doğru duruş şekillerini öğrenmesinde, kendi vücudunu hissetmesinde, ileride gelişebilecek eklem sertliklerini (kontraktürleri) önlemede ve normale yakın hareket özelliklerini kazanmasında yararı vardır.

Fizyoterapi nasıl yapılır?
Bütün çocukların anneleri ile yakın ilişkiye ihtiyaçları vardır. Öğrenme doğum ile başlar. Öğrenme, anne ve bebek arasında göz ile ve yüz yüze ilişki kurarak başlar. Annenin yüz ifadesi çocukla yakın mesafedeki ilişkisi ve bu durumun günlük yaşantı içinde sık tekrarı, fizyoterapi egzersizleri, sesler ve deri teması ile birleşerek çocukta olumlu etkiler yaratır. Buna karşılık yeterince ilgilenilmeyen bir çocuk ise daha yavaş ve daha az öğrenecektir.
Çocuğun fiziksel gelişimi için önemli bir diğer etken de oyundur. Oyun, çevreyi keşfetmede eğlenceli bir durum olarak ifade edilebilir. Oyun ilginç ve hoşlanılabilir ise, belirgin bir çaba olmaksızın aktif olarak düzenli bir şekilde devam eder. Çocuk için oyunun esası zevk verici olmasıdır. Bu zevk, hem anne-baba hem de çocuk için geçerlidir. Çocuk yetişkinlere gülüyor, heyecanlanıyorsa oynuyor ve öğreniyordur. Çocukla egzersiz yapmak da oyunlar ile birleşirse aile ve çocuk için zevkli saatler haline getirilebilir.
Çocuk ile egzersiz yaparken ne yapmak istediğinizi gösterdikten sonra beklemek, başarılı olduğu durumlarda memnuniyetinizi ifade etmek, desteğe ihtiyacı olan durumları önceden kestirerek yardımcı olmak onu olumlu etkiler ve çaba harcamasını arttırır. Anne-baba dereceli olarak yardımları azaltmalıdır.

Ailelerin yapmaması gereken hareketler
Hareket problemi olan bebekleri erken aylarda ana kucağına oturtmak sakıncalıdır.
Yürüteç bu bebekler için hem tehlikelidir hem de hareketleri kısıtladığı için önerilmez. Ayrıca yürüteçte uzun süre durmak ayak bileklerinde gerginliği artıracağından kullanılması uygun değildir. Aynı şekilde hoppala da zamanından önce ve yanlış yük verileceği için özellikle kalça ve ayak bileği eklemleri için zararlı olacaktır.
Oturma, yürüme gibi işlevlere zamanından önce teşvik etmek ileride ortopedik sorunlara yol açabileceğinden, çocuğun fizyoterapistine danışmadan bu işlemler yapılmamalıdır.
Çocuk için yararlı olmayan hareketler ileri dönemlerde çocuğun becerilerini olumsuz yönde etkiler, eklemlerde kısıtlılığa ve şekil bozukluklarına yol açabilir. Aileler mutlaka fizyoterapistlerinin önerilerine göre davranmalıdır. 'Tavşan zıplaması', normal çocukların etrafta hareket etmek üzere kullandıkları bir yöntemdir. Bu hareket bazen serebral palsi'li çocuklar tarafından da kullanılabilmektedir. Ancak spastik çocuk için bu hareket zararlıdır. Spastik çocukta kalça, diz ve ayak bileğinde bükülmeye eğilimi arttırır, ortopedik bozukluklar, hatta ayakta durma ve yürümede güçlükler meydana getirebilir.
Normal bebek doğduğunda 'refleks yürüme' vardır. Yenidoğanda ayaklardan birinin tabanı herhangi bir yüzeye dokunduğunda diğer bacak bükülür ve yürüme görüntüsü verir. Bu refleks yaklaşık 4 hafta devam eder, daha sonra devam etmesi normal değildir. Kollarının altından tutulan serebral palsi'li bir çocukta bu refleks kaybolmadığı için aileler yürüme hareketi olarak değerlendirirler. Halbuki bu hareket yenidoğan çocuğun reflekslerinden farksızdır. Çünkü normal çocuk yürümeye başlamadan önce, emniyetli olarak her iki ayağı üzerinde durmayı öğrenir.
Yararlı bir tedavi programı yanlış hareketlerden sakınarak ve bunların sebeplerini anlayarak gerçekleşir. Çocuğun nasıl tutulduğu çok önemlidir. Yanlış tutuş ile kasılma ya da istemsiz hareketler artabilir, anormal hareketler açığa çıkabilir. Havaya fırlatma: Normal bir çocuk için havaya fırlatma ve yakalama eğlencelidir. Fakat spastik çocuklar için zararlıdır. Spastik çocuk bundan hoşlanır görünse bile heyecan ile sertliğinde artma olacak, atetoidli çocukta ise hareketlerdeki denge bozulacaktır. Bu çocuklarda ani hareketlerden kaçınmak gerekir.

Duruş ve harekete yardımcı araçlar
Hamak: Şiddetli spastisitesi olan, özellikle sırtüstü yatırıldığında vücudu çok sertleşen, başını kaldıramayan veya çeviremeyen ve yüzükoyun yatırıldığında dönemeyen çocuklarda yararlıdır. Hamağın çocuğun hoşuna gitmesinin yanı sıra diğer yararları, çocuğun omzunun öne gelmesini desteklemek, başın geriye düşmesini önlemek, başın vücudun orta hattında durmasını sağlamaktır. Çocuğu hamak içinde farklı yönlere sallamak, yuvarlanma, oturma, oyuncakla oynama gibi beceriler için cesaretlendirir. Oyun ile beraber tedavi için iyi bir fırsattır. Çocuğun pozisyonu (durumu) 45 dakikada bir değiştirilmelidir.
Ana kucağı: Hamakla aynı amaçlarla kullanılabilir. Bacaklarda çaprazlama eğilimi olan çocuklarda kalça altına küçük bir yastık konarak kalçası yükseltilebilir. Gerekiyorsa bacakların arasına da küçük bir bir yastık konarak bacakların çaprazlaması önlenebilir.
Ana kucağında iken çocukta düzgün olmayan duruş (asimetrik pozisyon) ve çaprazlama devam ediyorsa ana kucağı kullanılmamalıdır.
Kamalar: Çeşitli nedenlerle sandalyeye oturmaya hazır olmayan çocuklarda anne başka bir işle meşgul iken, yüzükoyun pozisyonda çocuğun çok az bir destekle oynamasına yardımcı olan genellikle üçgen şeklindeki desteklerdir.
Emekleme rulosu: Kalça ve diz ekleminde istenmeyen sertlikler gelişmesini önlemek, öne uzanmayı sağlamak, kolların ve üst gövdenin hareket gelişimini arttırmak amacıyla kullanılan silindir şeklindeki yastıklardır.
Peto sandalyesi: Sert bir sandalyedir. Arkadaki barlardan (tutma yeri) tutunup ayağa kalkmayı ve çocuk yürümeye başladığında itmeyi sağlamak amacıyla kullanılır.
Denge tahtası: Ayakta durma ve yürüme denge gerektirir. Adım alırken vücut ağırlığımızı bir bacaktan diğerine aktarırız. Denge tahtası çocuğa ağırlık aktarmayı öğretmek için yardımcı bir araçtır.
Jimnastik topu: Yerde uzun oturamayan ya da yüzükoyun yatarken geriye doğru kalkıp kollarını kullanamayan çocuklar için top üzerinde çalışmalar hareketlerin daha kolay ve zevkli hale gelmesini sağlayabilir. Top üzerinde yanlara, ileri-geri hareketler dengeyi geliştirir. Gövde halen gevşek durumda ise kalçaları üzerinde zıplatmak çocuğa gövdeyi sabit tutabilmeyi öğretecektir.

Ev içi önerilen pozisyonlar
Spastik bir çocuk sırtüstü yatarken başını orta hatta tutamadığı için tüm vücudu etkilenmektedir. Hareket gelişimi, baştan ayaklara, omuzlardan ellere doğru olur. Bu nedenle çocuğunuzun öncelikle başını tutabilmesi, omuzlarını yukarıdaki bir oyuncağa doğru uzatabilmesi ve oyuncağa dokunması, gövdesini yanlara doğru döndürebilmesi sırasıyla gelişecektir. Başını henüz tutamayan bir çocuğu oturtmaya çalışmak kaslar arasındaki dengeyi bozacağından, ciddi omurga eğriliklerine ve kalça problemlerine yol açabilir. Bu nedenlerle fizyoterapistinize danışmadan çocuğunuz için yeni hareketler denemeyiniz.
Kasların dengeli çalışmasındaki bozukluktan dolayı vücudu desteklenmeyen çocuklarda ileride omurga sorunları ve kalçalarla ilgili problemlere sıklıkla rastlanmaktadır. Bu nedenle çocuk başlangıçta rahatsız olsa bile çeşitli pozisyonlarda yatırılmaya alıştırılmalıdır. Bu pozisyonlar çocuğun ihtiyacına göre fizyoterapisti tarafından aileye öğretilir. Çocuğa bir pozisyon kısa aralıklarla gün içinde defalarca tekrarlanarak öğretilebilir. Aşırı ısrar çocuğun istenen pozisyona tepkisine neden olacağından, ailenin kararlı fakat yumuşak geçişlerle, oyunlarla yaklaşımı önerilir.
Yüzükoyun yatış pozisyonu: Bu pozisyonda simetrik (düzgün) yatış daha kolay sağlanır, başını daha rahat kaldırabilir, sırtı düzelir, kalça ve bacakları düzeltme daha kolaylaşır, bacakların birbirine yaklaşması ve çaprazlama en azdır.
Yüzükoyun pozisyonda güçlük çeken çocuklarda göğüs altına rulo şeklindeki yastık ya da üçgen kama şeklindeki yastıklar konarak pozisyonu devam ettirmek daha kolaylaşır. Bu pozisyonda oyun oynarken kalça ve ayaklar düzeltilmeli, bacaklar dışa dönük tutulmalıdır. Yüzükoyun yatan çocukta aynı zamanda kolları ile uzanma, oyuncağı yakalama da cesaretlendirilebilir.
Yan yatış pozisyonu: Bu pozisyon yerçekiminin harekete yardımından dolayı çocuğun en rahat hareket edebildiği pozisyondur. Yan yatan çocuk oyuncağa daha rahatlıkla uzanabilir, ellerini kullanması bu pozisyonda kolaylaşabilir. Yan yatan çocuğu sırtından iyice desteklemek, gerekiyorsa yuvarlanmasını engellemek için önden de kalçaların arasına bir rulo ya da yastık koymak çocuğun daha rahat etmesini sağlayacaktır.
Sırtüstü pozisyon: Sırtüstü yatan çocukta başını orta hatta tutması için baş yanlardan desteklenmeli; uzanmayı sağlayabilmek için omuzların altından havlu rulolarla destekler konmalıdır. Bacaklarını ısrarlı bir şekilde dümdüz yere doğru uzatan çocuklarda kalçaların altlarını havlu rulolarla desteklemek çocuğun kendini daha rahat hissetmesini sağlayacaktır.
Çocuğunuz artık başını tutabiliyor ve yerde, kendi ekseni etrafında yuvarlanabiliyorsa fizyoterapistinizin de önerisiyle destekli olarak oturma çalışmalarına başlayabilirsiniz. Özellikle spastik diparezili çocuklarda gövde dengesini sağlayarak kollarını daha rahat kullanabilmesi için özel yapılmış sandalyelerden yararlanabilirsiniz.
Denge ve hareket yeteneği olan bir çocuk sadece sandalyede oturarak oynamamalıdır. Oyun oynarken çocuk etrafta hareket ederek yeni yetenekler elde edecektir. Örn; oturma pozisyonundan diz üstü dik pozisyona geçebilmeyi raftaki veya kanepenin üzerindeki oyuncağı almaya çalışırken kendisi deneyerek öğrenecektir.
Diz üstü dik pozisyonda oyun oynayarak kalçaların düzgünlüğü korunur ve her iki dize eşit ağırlık verilir. Eğer çocuk kalçadan geriye doğru kendisini iterse kalçalardan aşağı doğru basınç vermek gerekir.
Kalçaların arasına konan küçük bir silindir, istemediğimiz bir pozisyon olan dizlerinin üzerine oturmasını engeller.
Oyunlarla çocuğun hareket etmesi teşvik edilmeli, aktiviteler egzersiz olmaktan çok, oyun aktiviteleri ile günlük yaşam içinde öğretilmelidir.
Emekleme çalışırken çeşitli objelerin üstünden, altından, içinden geçmek; diz üstü çalışırken mutfak çekmecelerine tırmanmak, egzersizleri oyun şekline dönüştürebilir ve çocuğu motive eder.
Emeklerken çocuğun sırtına konan bir fasulye torbasını taşımasını istemek, gövde kaslarını kontrol etmesi için ona uyaran olacaktır.
Müzikle hareket etme, sallanan at, tahterevalli, kaydırak ve salıncaklarda oynama çocuğun boşlukta kendi vücudunu algılama ve sürekli değişen pozisyonlarda vücudunu konumlandırabilmesini sağlayacaktır.

Spastik çocuğu doğru tutma yolları
Bazı spastik çocuklar başlarını geriye çeker ve aynı zamanda omuzlarını yukarı ve öne getirirler. Başın arkasından elle tutarak başın pozisyonunun düzeltilmeye çalışılması, çocuğun kendini daha fazla geriye çekmesine neden olmaktadır. Eller başın her iki yanına yerleştirilip çocuğun boynu yukarı doğru çekilirse omuzlar ön kollarla birlikte aşağı inecektir.
Çocuk kucakta otururken başını, omuzlarını ve kollarını geriye doğru atarsa, onu öne doğru çekmemek gerekir.
Bu çocuk için doğru tutuş şekli, ebeveynin ön kolunu çocuğun boynunun arkasından geçirip, el ve ön kol yardımı ile omuzların öne ve içeri doğru çekilmesi ile sağlanabilir.

Çocuğun odasının ve yatağının ideal düzenlenişi
Serebral palsi'li çocuklar sırtüstü yatarken genellikle başını tam olarak ortalayarak yatmadığı ya da başını sürekli bir tarafa çevirerek yattığı için rahat edemezler. Yatağın yeri ayarlanırken bütün uyarıların çocuğun başını daha az çevirebildiği yönden gelmesine dikkat edilmelidir. Pencerenin konumu, ışığın yeri, odaya giren ve hareket eden insanların görüntüsü hep çocuğu başını daha az çevirebildiği yöne doğru bakmaya zorlamalıdır. Kapının pozisyonu da başını kaldırıp, kimin geldiğine bakması açısından ayarlanmalıdır.
Bir çocuğa değişik pozisyonlarda yatmasını öğretmenin ilk şartı, rahatsız oluyorsa bile gün boyunca değişik pozisyonların denenerek çocuğun alışkanlık kazanmasını sağlamaktır.
Yumuşak yüzey çocuk için hareketi zorlaştıracağından önerilmez.
Serebral palsi'li çocukların çoğu gün boyunca çok az enerji sarfettikleri ve yatakta hareket edemedikleri için gergin ve rahatsızdırlar. Az uyurlar. Hepimiz uyurken hareket ederiz. Gece boyunca sürekli pozisyon değiştiririz. Spastik çocuklar uykuda nadiren hareket ettikleri için gece boyunca sık sık pozisyon değiştirmek gereklidir. Spastik ve diskinetik Serebral palsi'li çocuklarda hamakta fazla sallanmadan yatmak vücut hareketlerini kolaylaştırdığından önerilebilir.

Ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar
Çocuğunuzu herhangi bir pozisyonda 20 dakikadan uzun süre bırakmayınız.
Günlük yaşam içerisinde çocuğunuzun yapabildiklerini ve yapamadıklarını gözlemleyin ve fizyoterapistinizle birlikte gerçekçi hedeflerinizi belirleyin.
Çocukta mevcut olan hareketler günden güne farklılıklar gösterebilir. Bu farklılıkları dikkatle izleyip, gün içerisinde daha başarılı olduğu pozisyonlarda çalışmayı deneyin.
Bebeklik döneminde çocuğunuzu altını değiştirirken, beslerken, oyun oynarken uygun şekilde tutmayı alışkanlık haline getirin. Erken dönemde düzgün pozisyonlama tedavinin önemli bir bölümünü kapsar ve yaş ilerledikçe egzersizlerini yapmanızı kolaylaştırır.
Çocuğunuza karşı çok korumacı olmayın. Her istediğini önüne getirirseniz çocuğunuz hareket etme ihtiyacı duymayacak ve bağımsız hareket etme yeteneği gelişmeyecektir. Oyuncaklarını evin çeşitli yerlerine yayarak hareket etmesi için çocuğunuzu cesaretlendirin.
Çocuğunuzun oyun oynama ihtiyacı da olduğunu göz önünde bulundurarak onu belirli pozisyonlarda destekleyerek oyun oynamasını sağlayın.
Çocuğunuzun hastalığı hakkında yeterli bilgi edinin. Benzer sorunu olan ailelerle görüşün, kurulmuş olan derneklerle irtibata geçin.
Unutmayın ki çocuğunuzun tedavisi yıllar sürebilir. Siz kendinizi iyi hissetmedikçe çocuğunuz da hissetmeyecektir. Kendinize ve eşinize de zaman ayırın, çocuğunuzun ihtiyaçları için aile bireylerinden destek istemekte çekinmeyin.
Çocuğunuzun yapamadıklarını değil, yapabildiklerini görmeye çalışın ve başka çocukların yaptıkları ile değil kendi sınırları içinde kıyaslayın.

Büyük çocuklarda egzersizlerin uygulanması
Spastik çocukların çoğu egzersizlerini tanı konduğu andan itibaren düzenli yapmışlarsa okul öncesi ve okul dönemine kadar bağımsız yürüme açısından iyi seviyeye gelirler. Eğer SP ağır ise veya eşlik eden başka sorunlar (havale, zeka geriliği, vb.) varsa çocuk bu yaşta bağımsız yürümeyi kazanamamış olabilir. Gelişimi yavaş olan çocukların egzersiz tedavisi uzun yıllar devam etmelidir. Bu, çocukta eklem sertliklerinin oluşmasını engeller ve oluşmuş eklem kısıtlılıklarının açılmasını sağlar. Çocuğun kendi başına yapamadığı emekleme, ayakta durma ve yürüme gibi fonksiyonları kazanmak için hala şansı vardır. Ayrıca çocuğun durumu kendi başına hareket edemeyecek kadar ağır olsa da çocuğun altının değişmesi, üstündeki elbiselerin rahat çıkarılıp giydirilmesi, banyo yaparken kolay hareket etmesi, yattığı yerden oturma pozisyonuna alınması, oyun aktivitelerini daha kolay yapması, uzun süre rahat ve ağrısız oturabilmesi için de egzersizlerini yapmak gerekir. Bu egzersizler genellikle kol ve bacaklara yapılan eklem hareketleri ve germe egzersizleridir. Ağır çocuklarda bu egzersizleri anne ve baba yapabilir. Bu germe egzersizlerinin gün içinde 2-3 kez yapılması çocuğun bakımını da kolaylaştırır.
Yürümeyi kazanan çocukların başlangıçta yürüyüş ve duruşları düzgün değildir. Aileler çocukların adımlarının düzgün ve hızlı olmadığından şikayet ederler. Çocukların bazılarında vücudun bir yanında (kolda veya bacakta) daha fazla spastisite (kasılma) varsa çocuklar ayakta dururken bir yanlarına eğilimli olurlar, ayakta dururken de bozuk bir postür (duruş) gösterirler. Bu duruş bozukluğunu normal duruş gibi düzeltmek ve iyileştirmek için de postür egzersizi denilen tedavi egzersizlerini yapmak gerekir. Fizyoterapist çocuğu soyarak duruşunu değerlendirir. Bu duruştaki eksiklik ve bozuklukların tedavisine yönelik egzersizleri aileye öğretir. Çocuk hareketleri anlayacak ve yalnız başına yapabilecek yaşa geldiğinde çocuğa hareketlerin amacı ve nasıl yapacağı öğretilir. Çocuk aktif olarak harekete katılırsa hem daha hevesli olur hem de sorumluluk aldığı için kendini önemli hisseder. Aileler çoğu kez çocuğun yıllar süren yoğun egzersiz tedavilerinden bıktığını söylerler. Bu dönemde okul aktivitelerinin başlamasıyla çocuğun dikkati ve zamanı ödev ve oyun aktivitelerine kayar. Bu aileler için de zor bir dönemdir. Gerek çocuğun ihtiyaçları gerekse ilgi alanları değişir. Çocuğu eskisi gibi uzun süren egzersiz seanslarına ikna etmek zorlaşır. Tüm bunların sonucu olarak fizyoterapist çalışma süresini okul döneminde azaltır ve çocuk için en gerekli hareketleri seçerek aileye önerir.

Okul döneminde egzersiz

Okul döneminde yürüyen çocukların yürümelerinin ve duruşlarının düzeltilmesi için yapılacak egzersizleri bazen çocuğun ilgi alanına göre seçmek bazen de daha eğlenceli ve ilginç hale getirmek gerekir. Bunun için aile ve terapist yaratıcı ve üretici olmalıdır. Çocuğun ilgilendiği ve sevdiği malzemeler egzersizin içine sokulabilir veya çocuğun her 10-15 dakika süren iyi çalışma süresinden sonra 5 dakika sevdiği bir aktiviteyi yapmasına izin verilir. Bir başka yöntem de ders disiplinidir. Çocuğun ortalama çalışma süresi için bir çalar saat kurularak egzersiz bir ders havasına sokulur. Çocuk, egzersizin bittiğini duyuran zilin çalmasıyla teneffüse çıktığında sevdiği ve oynamak istediği bir oyuncakla veya bir başka yöntemle (övgü, yiyecek, oyun ya da sevdiği bir televizyon programı, vb.) ödüllendirilir. Bu yöntemin başka bir iyiliği de çocuğu egzersiz yapmak için kısa ve sık dönemlerle sevdiği oyun veya aktiviteden ayırmak yerine tek oturumda egzersizi bitirmektir. Çocuğun egzersiz seansından sonra rahatsız edilmeyeceğini bilmesi katılımını kolaylaştırır ve şikayet etmeyi azaltır. Çocukların her biri farklı huy ve yaradılıştadır. Çocukların biri için kolay ve geçerli yöntem diğerinde işe yaramayabilir. Burada örneği olanlar veya daha önce akla gelmemiş başka yöntemler çocukta denenerek bu sorunlar aşılmaya çalışılır.
Çocuk kendi başına yürür hale geldiğinde sorunlar ve yürüyüş bozuklukları bir ortopedi uzmanı ile tartışılır. Yürüyen ancak yürüyüşü bozuk olan çocuklara kas ve tendon transferi denilen ameliyatların yapılması bu döneme rastlar. Bu ameliyatlar çocuğun daha düzgün basmasına ve yürümesine yardımcı olur. Bu uygulamalar tamanlandığı zaman çocuk kazandığı düzgün basış ve yürüyüşü devam ettirmek için günün belli kısmını egzersize ayırmaya devam eder.

Yürüyen çocukta yapılabilecek egzersizler
Engel atlama
Çiçek toplama: Çocuğun kalçalarından tutulur. Çocuk yere eğilerek hayali çiçekleri koparır.
Hamle pozisyonu: Çocuk duvara yüzünü döner bir ayak geride ve gergindir. Duvara yaklaşarak arkadaki bacağı gerer.
Duvar kenarında çömelme: Bu ayak bileği gerginliklerinin azalmasına yardım eder.
Oturma kalkma (deve-cüce)
Sekiz çizme: 2 sandalye arasında hızlı yürüyerek etrafında 8 çizer. Daha sonra önceden hazırlanmış topla kaleye şut çeker.
Basket atma
Ördek gibi yürüme
Topuk-topuk yürüme
Tramplende zıplama
Elinde bir sopa ile topu sürme
Topa raket veya sopa ile vurma
Ayakla topa şut çekme ve ayakla topu durdurma, stop etme
Dar bir yüzeyde düşmeden yürüme, tek ayak üzerinde durma
Üç ya da iki tekerlekli bisiklete binme
Bir halatın iki ucundan tutarak çekişme
Öne veya arkaya takla atma
Spastik çocuklarda elin kullanımında çeşitli derecede zorluklar olur. Hastalığın ağırlık derecesine göre bazı çocuklar elleri ile cisimleri kavrayıp bırakmayı rahat yapamazken, diğerleri ellerini günlük yaşamda çok rahat kullanıp ancak yazı yazma gibi ince işleri düzgün yapamazlar. Elin kullanımının zor olduğu çocuklara fizyoterapistler bazı özel el hareketlerini ve eli oyun aktivitelerinde kullanmayı önerirler. Baş parmakta kasılmanın olduğu hastalara ele atel adı verilen cihazlar takılarak eldeki kasılma azaltılır. Bu cihazı gün içinde 6-7 saat kullanması istenir. Atel çıkarıldığında egzersiz yapılır.

Eli çalıştırmak için oyunlar
Bu aktiviteler kolay aktiviteden zora doğru yapılmalıdır.
1- Fasulye veya nohutları bir kaptan diğer kaba birer birer taşıma,
2- Mercimek ve pirinci karıştırıp ayıklama,
3- Kuru makarna parçalarını suluboya ve fırça yardımı ile ile boyama,
4- Mukavva yumurta kaplarını çeşitli şekillerde keserek boyama,
5- Boncukları tele dizme,
6- Küçük malzemeleri dar ağızlı kavanozun içinden çıkarma,
7- Yap-boz gibi oyuncaklar ile çalışma,
8- İnce el becerisi için makasla kesme ve yapıştırma çalışmaları, kalın iğne ve delikli kumaşlar üzerinde motif yapma, kalemle çizim ve yazı alıştırmaları yapma,
9- Oyun hamuru ile oynama tavsiye edilir.
Bu çalışmalar basit olandan zor olana doğru aşamalı olarak yapılmalıdır.
Tüm bu örnekler dışında, aile çocuğunun ilgisini çeken herhangi bir malzemeyi çocuğun elini çalıştırmak için kullanabilir.

Çocuklarda spor

Genellikle spor sağlıklı ve özürlü tüm çocuklar için çocukta dayanıklılığı, esnekliği, kuvveti ve çevikliği arttıran yararlı etkinlikler olarak bilinir. Aile için çocuğunun bir spor dalı ile ilgilenmesi ve bu dalda başarılı olması övgü ve gurur vericidir. Hareketleri zaten kısıtlı olan spastik çocukta spor imkansız gibi görülebilir. Bu yanlış düşüncenin aksine spastik çocuğun aktif olarak kendine uygun olan en az bir spor dalı ile ilgilenmesi hayatı boyunca vücudu için yararlı etki yapar.
Özellikle okul döneminde çocuk yaşıtlarıyla beraber oyun ve spor aktivitelerine katılmaya teşvik edilir.

Çocuğu spor yapmaya ve sporu bırakmaya yönelten faktörler
Neler çocuğu hareket etmeye ve spora yönlendirir? Eğlenmek
Başarı duygusu
Yaşıtlarıyla oynamak
Çeşitli faaliyetleri tanımak ve öğrenmek
Aile teşviki
Öğretmen teşviki
Faal ve aktif olma isteği
Neler hareketten caydırır ve spordan uzaklaştırır? Kazanma duygusunu ön planda tutmak
Hiç gelişme gösterememek
Dengenin sık bozulması
Sık düşmek ve ağrı duymak
Sürekli aynı şeyleri tekrarlamanın sıkıcı olması
Spor yaparken yetersizliği yüzünden arkadaşlarının alay etmesi
Tüm aktiviteler içinde spastik çocuklara en uygun ve yararlı olanları ata binme ve yüzmedir. Düzenli olarak yapılan bu aktiviteler çocukta dayanıklılığı arttırır ve şişmanlamayı önler. Spor yapan çocuklar hem enerjilerini boşaltmış olurlar hem de tüm bu aktiviteleri zevk alarak yaptıklarında mutlu ve uyumlu olurlar.

Spastik çocuklarda cihaz (ortez) kullanımı

Ortez nedir?
Ortez spastik çocukta kol veya bacağı belli durumda tutmak için kullandığımız cihazlara verilen isimdir.

Ortezin kullanılma amaçları nelerdir?
İşlevi arttırmak
Şekil bozukluğu oluşumunu engellemek
Eklemlerin uygun pozisyonda durmasını sağlamak
Destek sağlamak
Spastisiteyi (aşırı kas gerginliğini) azaltmak
Ameliyat sonrası kol ve bacağı korumak
Çocuğa dik durmaya deneyim kazandırmak

Ortez seçimi nasıl yapılır?
Çocuğun yaşına, hareket yeteneğine, şekil bozukluğunun tipine ve bağımsızlık düzeyine göre seçim yapılır.

Spastik çocuklarda özel eğitim

Ailelerin beklentileri ile çocuğun gerçekte yapabildikleri arasındaki farkı göstermek çok önemli bir amaçtır. Amaçlarımız kısa sürelidir ve çocuğun yakın zamanda öğrenebileceği davranışlardır. Ne çok basit, ne de çok fazladır. Çocukları acele etmeden, zorlamadan ve sabırla eğitmeliyiz.
Tanıları aynı olsa da her çocuğun kalıtsal ve çevresel şartları farklıdır. Çocuğun çeşitli alanlardaki gelişmesi kendi bünyesi içinde birbirinden ayrı zamanlarda hızlanıp yavaşlayabilir. Hangi yaşta olursa olsun her çocuğun kendine özgü bir büyüme ve gelişme biçimi, gelişme temposu vardır.
Gelişme düzenli bir sıra içinde olmalıdır. Her basamak bir sonrakinin temeli olmalıdır. Çocuğun gelişimi bir çok faktörden etkilendiği için öğrenme süresinde farklılıklar olacaktır. Her çocuğun kendi özel öğrenme seviyesi olduğundan bunların belirlenmesi gerekmektedir.
Anne ve babalar çocuğun bazı riskler içinde bulunmasına göz yummalıdırlar. Çocuğun bir yere tırmanmaya çalışırken düşmesi onun hareketsiz durmasından çok daha iyidir. Yapılması gereken şey çocuğunuzun bir yeteneği kazanmasına yardımcı olmak ve daha sonra bu yeteneği kendisinin kullanmasını sağlamaktır.
Beyinde eğer bir bölüm görev yapamıyorsa, bir diğeri o görevi üstlenebilmektedir. Hatta eğer öğrenme yollarından biri herhangi bir nedenle tıkanmışsa, yan yollar doğal olarak gelişebilmektedir.
Çocuğunuzun gelişmesine yardım etmek için bir araya geldiğiniz her an çocuğunuzla oyun oynayın. Tepki vermiyor gibi görünse de aslında pek çok şey öğreniyordur.

Konuşmak ve dinlemek
Çocuğunuzla oyun oynamak için özel bir fırsat çıkmasını beklemeyin. Her boş dakikadan yararlanın. Neler yaptığınızdan bahsetmekten tutun da ninni söylemeye kadar söylediğiniz her şey, çocuğunuza dünya hakkında bir şeyler öğretir ve zihinsel gelişimini arttırır. Bu tür çalışmaları sürekli yapmak çok önemlidir. Bu yüzden ister bez değiştirirken, ister yemek pişirirken, gördüğünüz insanların, yerlerin ve hayvanların isimlerini sayma ve günlük işlerinizi anlatma alışkanlığını erkenden edinmelisiniz. Resimler ve kitaplar günlük düzeninizin bir parçası haline gelmiş olmalıdır.

Dokunmak ve hissetmek
Öğrenmenin kalıcı olması için önemlidir. Nesneleri ağzına sokması çocuğun ilk dokunma yoludur. Ona farklı dokulara sahip ve farklı kumaşlardan yapılmış oyuncaklar verin.
Çocuğunuzun ağzıyla keşfetmesi için ilginç yüzeylere sahip, emniyetle ağzına sokabileceği oyuncaklar sağlanır. Banyo yapmak bile nesnenin görüntüsüyle dokunmak hissetmek arasında bir bağlantı kurmayı öğretir. Daha sonraları pürüzsüz veya pürüzlü, serin veya ılık olduklarını nesnelere sadece bakarak anlamaya başlayacaktır.
Görme duyusunu yeni şeylerle hayal gücünü harekete geçirmek için hem açık hem de koyu renkler ve çeşitli parlak desenler bulun. Yattığında etrafına dönebilen çeşitli oyuncaklar asın. Emniyetli aynalar bulundurun. Yürüyüşlerde, hareket eden nesneler tanıtın: akan bir çeşme, ağaçların sallanan dalları, yürüyüp giden insanlar ve hayvanlar, vb. Unutmayalım ki hiç bir şey sizin yüzünüzün ve ona verdiğiniz sevinçli yanıtların yerini alamaz. Bu yüzden onu sık sık kucağınıza alın ve onunla konuşun.

Oyuncaklara bazı örnekler:
Bakacakları ve seslerini dinleyecekleri ilgilerini çekecek oyuncaklar: Hareketli ışıkları olan, beşikler için müzik kutuları
Kontrastı fazla, geometrik şekillerde oyuncaklar
Çeşitli parlak renkleri ve/veya ışıkları olan oyuncaklar
Sevimli yüzleri olan oyuncaklar
Banda kaydedilmiş şarkılar ve müzik
Nesnelere uzanmayı ve yakalamayı sağlamak için:
Bebeğin uzanmasını, yakalamasını, vurmasını özendiren, üstünde çeşitli şeyler asılı olan, bebeğin başının üzerine gelecek şekilde yatağına konan oyuncaklar.
Üzerine çeşitli ilgi çekici şeylerin dikilmiş, bağlanmış olduğu örtüler.
Nesneleri yakalayıp tutabilmeleri için:
Öten veya çınlayan veya tıkırdayan oyuncaklar
Çocuklar için güvenli aynalar
Ağzına sokabileceği oyuncaklar
Daha fazla hareket eden çocuklar için:
Çeşitli dokularda yumuşak hayvanlar veya toplar
Çocuğun işaret edebileceği, üzerine vurabileceği ve konuşmasını teşvik edecek kartondan veya bezden kitaplar
Bir ailede gün boyunca farkına varılmayan ve takdir edilmeyen bir çok olay gerçekleştirilir. Hep birlikte oturun ve her seferinde bir aile ferdine odaklanarak herkes o kişiyi niçin takdir ettiğini anlatsın. Örneğin; 'Ayşe seni takdir ediyorum, çünkü bugün fizik tedavi hareketlerini ve eğitim ödevlerini çok güzel çalıştın. Teşekkür ederim.' Bir başka günde spastik çocuğun ablası veya kardeşini takdir edip, teşekkür edin. Lütfen teşekkürlerinizi alalacele ard arda dizmeyiniz. Böylece herkes yaptıklarından dolayı kendini iyi hisseder.
Tabiat güzelliklerine bakıp ilgi göstermezsek onun değerini bilemeyiz. Birlikte bakarak çocuklara tabiata ilgi göstermeyi öğretin. Örneğin; akşamları çocuğunuzu alıp, pencereden veya balkondan gökteki aya bakın. Her gece büyümesini veya küçülmesini, gökyüzündeki yerinin değişmesini izleyin. Gecenin sessizliğini dinleyin ve gökyüzündeki yıldız kümelerini tespit etmeye çalışın.
Çocuklar birbirlerine benzemediğinden standart bir öğrenme modeli oluşturmak zordur. Her insanın öğrenme şekli farklıdır. Öğrenme yerleri, araçları, faaliyetleri de farklıdır. Çocuklar yerde, yatakta, masada, bahçede, ayakta, uzanarak, okuyarak, dinleyerek not çıkararak, müzik dinleyerek çalışırlar. Kendi çocuklarınızın öğrenme tarzlarını öğrenmeye çalışın.
Spastik çocuklarda hareket ve denge zorluğu veya yetersizliği, el - göz uyumlu kullanımında zorluk ya da yetersizlik söz konusudur. Bunların yanı sıra bazılarında görme, işitme zorlukları da olabilir. Dolayısıyla çocuğun beş duyusuyla algılaması ve edindiği deneyimler yetersiz kalacaktır. Algılar arası ilişki kurmaya olanak sağlayacak uyum gücü zayıftır. Kendi bedeni ve çevre arasında ilişki kurmasını sağlayacak hareket etkinliğinden yoksundur ya da bu etkinlik yetersizdir. Normal zekalı spastik bir çocuk duyu, koordinasyon ve hareket yetersizliklerinin miktarı ölçüsünde, zekasının normal gelişimini sağlayacak olanaklardan yoksun kalmış olacaktır. Bunu biraz açarak izah edecek olursak şunları söyleyebiliriz:
Normal bir çocuk 2-3 aylıkken başını tutmaya, 6-7 aylıkken de oturmaya başlar, 8 aylıktan itibaren emeklemeye ve buna bağlı olarak erişebildiği her şeyi eline almaya, ortalığı dağıtmaya başlar. Çocuk bütün bunları niçin yapar? Tabii ki çevresini tanımak, onun hakkında fikir sahibi olabilmek için yapar. Dokunarak nesnenin sertliği, yumuşaklığı hakkında bilgi edinir. Ağzına aldığı objenin tatlı mı, ekşi mi olduğunu anlamaya çalışır. Değişik renkleri, şekilleri boyutları görür. Aralarındaki farkı hisseder, farklı sesleri dinler. Spastik çocukta ise durum çok farklıdır. Hareket yetersizliği nedeniyle çocuk çevresine ulaşamaz. Buna ilave olarak görme ve işitme kaybı da var ise değişik renk, şekil ve boyutları görme, sesleri duyma imkanı da olmayacaktır. Dolayısıyla da kendisini hiçbir şekilde ifade edemeyen bu çocuk karşıdan sanki zihinsel engelli imiş gibi bir tablo yaratacaktır. İşte burada biz eğitimcilere ve aileye çok büyük görev düşmektedir.
Spastik çocukların eğitiminde önemli olan çocuğun yetersizliği nedeniyle ulaşamadığı uyarıcı ve eğitsel çevreyi ayağına götürmektir. Bu çerçevede yetersiz olan duyularını mümkün olduğunca uyararak duyusal gelişimini hızlandırıcı etkinlik ve düzenlemeler ile ellerini, bedenini kullanabilmesi için gerekli hareketler adım adım sağlanmalıdır. Daha sonra çocuğa kavramların öğretilmesini, vücudun daha etkili ve becerikli olarak kullanılmasını içeren etkinlikler sunulmalıdır. Sosyal ve yaratıcı etkinlikler de eğitim programında mutlaka yer almalıdır. Çocuklarınızla olan bitenler üzerine konuşun. Dil, beynin düşünme, öğrenme ve planlamaya ilişkin bir kontrol merkezi olarak gelişebilmesinin aracıdır.
Çocuğunuza onu saran dünyayı ve çevresindeki eşyaları öğretirken onları gösterin, dokunun, adlarını söyleyin.
Aynı metodu kullanarak değişik insanları, hayvanları, kuşları, ağaçları ve diğerlerini öğretin.
Aynı şekilde çocuğa kendi vücudunu da öğretebilirsiniz. Vücudun değişik parçalarını işaret ederek gösterin, dokunun, o parçanın ne olduğunu söyleyin.
İstediği şey hakkında konuşması ve o şeyin adını söylemesi için cesaretlendirin, teşvik edin. Söylediğini tekrar ettirerek yeni cümle kurmasını öğretin.
Çocuğunuz döke saça da olsa yemek yiyebilmeli, soyunup giyinebilmeli, oyuncaklarla kendi başına ilgilenip, en basitinden de olsa bir oyun kurabilmeli, evde bazı işler yapabilmelidir. Bütün bunlar zihinsel veya fiziksel engelin derecesine göre çok zor ve uzun sürede kazanılabilir, ama en ağır çocukların bile belli düzeylerde bir çok şeyi becerebildiklerini biliyoruz.
Her düzeydeki çocuk için evde yapmaya heves duyacağı bir takım işler vardır (peçete katlamak, çamaşır sermek, kaşık çekmecesini yerleştirmek gibi). Çocuğa evde en basitinden de olsa mutlaka bazı sorumluluklar ve işler vermeli ve başarabildiğinde ödüllendirmeliyiz.
Her çocuk öğrenir ve büyür. Sizin çocuğunuz da büyüyecek ve öğrenecektir. Fakat bu süreçte onun size çok büyük ihtiyacı olacak. Diğer çocuklardan daha yavaş öğrenecektir. Burada anne ve babalara düşen görev çocuğun gelişmesi için kendi rollerini çok iyi öğrenmeleri ve uygulamalarıdır.
Konuşma eğitimi

Dil bir iletişim sistemidir. İhtiyaçlarımızı, duygularımızı ve düşüncelerimizi başkalarına aktarmaya yarar. İnsan dilini kullanma yeteneği ile doğar.
Ancak bunun gerçekleşmesi için insanlarla yakın ilişki içerisinde olunmalıdır. Çocuk için önemli olan biri onunla konuşmalı, o da buna cevap vermek için cesaretlendirilmelidir.
Bizler dili iletişim kurmak için olduğu kadar kendi kendimizle konuşmak (düşünmek) ve öğrenebilmek için de kullanırız.
Konuşma eğitiminde kullanılan araçlarda, görsel ve işitsel uyarıcılara daha fazla yer vermek uygun olur. Canlandırma ile eğitim çocuğun daha çok ilgisini çekebilir. Canlandırma için kuklalar, minyatür ev eşyaları, giysiler, minyatür hayvan modelleri kullanılabilir.

Konuşma gelişiminin özellikleri
Dil, konuşmayı olduğu kadar, dinleme ve anlamayı da gerektirir. Dil öğrenimi doğal durumlar içerisinde olmalıdır. Çocuk ne istediğini söylemeden anlayıp yerine getirmeyin. Eğer söylemeden istediğini elde ederse, o zaman konuşmaya ihtiyaç duymaz ve konuşmayı öğrenemez.
Mümkün olursa daima öğreteceğiniz eşyayı göstererek öğretin. Örneğin 'ELMA' kelimesini öğretirken varsa, elma resmi yerine elmanın kendisini göstererek öğretin.
Spastik çocuğunuz ile konuşma eğitimi yaparken onun gözünün içine bakarak konuşmalısınız. Otururken onunla aynı seviyede olun ki ağız hareketlerinizi çok iyi takip edebilsin.
Ayna ile konuşma eğitimi yapın ki kendi ağzının nasıl ve ne şekilde hareket ettiğini görsün.
Onunla konuşurken hep size bakmasını (yani yüzünüze bakmasını) sağladıktan sonra konuşmaya başlayın.
Spastik çocuklarda alıcı dil düzeyleri, ifade edici dil düzeyinden daha yüksektir. Konuşmaya yaşıtlarından geç başlarlar ve engellerinin şiddetine bağlı olarak yavaş ilerleme gösterirler.
Spastik çocukların dil gelişimleri yapı olarak normal çocuklara benzer. Fakat bu çocuklarda, normal çocukların geçtikleri dil gelişim basamaklarına ulaşmada gecikme ve basamaklarda duraklama görülebilir.
Konuşmayı öğretebilmek ve zihin gelişiminde belleklerini çalıştırmak için tekrara yer vermek gerekir. Verilen kavramları ya da öğretilen sözel ifadeleri değişik şekil ve zamanlarda tekrarlamak gerekir.
Eğitim araçları her bir yüzüne resim yapıştırılmış küpler, ses çıkaran oyuncaklar, oyuncak müzik aletleri, sopaya dizilen renkli halkalar, renkli bloklar, vs. olabilir.
Konuşma eğitiminde çocuğun ilgisini çekmek, sabırlı ve toleranslı olmak, model olmak, uygun ödüller kullanmak, tekrara yer vermek, çevresel uyarıcıları kontrol etmek, dikkat kontrolünü sağlamak, uygulamada çocuğun aktif katılımını sağlamak, anne ve çocuk arasında iyi bir diyaloğun kurulmasını sağlamak gerekir. Spastik çocuklarda okul öncesi eğitimin asıl amacı özbakım becerilerini kazandırmak, kendi kendine yetebilir hale getirmek, bu yolla benlik algısını yükseltmek, çevresine yük olmaktan kurtarmak, çevreye uyumunu arttırmak, yetilerini geliştirmek, okula kabullerini kolaylaştırmaktır.

dojehist is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
medyanin çocuklar uzerindeki etkisi!!! marksdede Sınırsız Muhabbet Burada 6 18-03-2008 09:35 PM
Aldırılan Çocuklar Örgütü - Ersan Üldes ESMER_LADY Kitap Tanıtım Ve Eleştiri 1 06-11-2007 02:08 AM
Asperger Sendromu K@N ve GüL Çocuk 4 06-08-2007 04:47 PM
Çoçuk psikolojisi azeri_63 Çocuk 4 04-03-2007 01:53 PM
Hank’İn KiÇini Öpmek manapat_06 İlginç Konular 10 21-11-2006 04:54 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 06:16 AM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.