|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
TRAFİK KAZASINA KARIŞTIĞINIZDA NASIL DAVRANMALISINIZ
Araç sürücüsü iseniz, trafik için ek bir tehlike oluşturmayacak şekilde; hemen durun. Trafik güvenliği için ışıklı işaret veya yansıtıcı cihazlan koyun, gereken diğer tedbirleri alın. Can ve mal güvenliğinin etkilenmemesi durumunda ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı kazalarda sorumluluğun belirlenmesine yarayacak iz ve delillerin kaza yerindeki durumunu değiştirmeyin. Olayın tarafları olarak istenilmesidurumunda kimlik ve adreslerinizi bildirmek, sürücü ve trafik belgeleri ile sigorta poliçelerinin tarih ve sayılarını diğer tarafa vermek zorunda olduğunuzu unutmayın. Yaralılara ilk yardım ve acil müdahale yaptırmak amacıyla kaza yerinden aynlma durumu hariç, görevliler gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmayın. Başında sahibi veya sorumlusu bulunmayan motorlu araçlara, taşınabilen veya taşınamayan mallar ile mülklere zarar vermişseniz aracın, malın veya mülkün ilgilisini bulun. Bulunamadığı takdirde araçlann ve zarar verilen diğer şeylerin görünebilen ve uygun yerlerine düşmeyecek, kaybolmayacak şekilde yazılı bilgi bırakın. Bu sizin insanlık görevinizdir. TRAFİK KAZASI SONRASI NE YAPMALI? Karayollannda kazalara yol açan en önemli hatalardan biri, belki de birincisi, ani ve lüzumsuz şerit değiştirmektir. Gereksiz sollamalar ise bunun en tehlikeli biçimidir. Önünüzde giden yada karşıdan gelen bir otomobil sollama veya şerit değiştirme eylemi yapıyorsa kendisine geçme payı bırakın. Yanınızdaki şeritte yol alan otomobil ya da kamyonları dış aynalannız-dan izleyin. En kritik nokta arkanızdan gelen^ve sizi geçmeye çalışan otomobilin şoförünün yüzünü aynanızdan görmediğiniz andır. Böyle bir durumda, karşıdan otomobil gelmiyorsa, hızlanmanız karşıdan otomobil geliyorsa yavaşla yıp geçmesine izin vermeniz en doğru iş olacaktır. Bu durumlarda sinyallerinizi mutlaka kullanmak zorundasınız. Bir aracı, ağır tonajlı aracı sağdan geçmeye kesinlikle kalkışmayın Başınıza bir trafik kazası gediğinde veya yolda bir trafik kazasıyla karşılamanızda, almanız gereken gereken küçük fakat çok önemli birkaç önlem var. Bunlardan en önemlisi kaza mahallini trafikten korumak ve yoldaki diğer araçları uyarmaktır. Alınması Gereken Önlemler Kaza mahalline geldiğinizde otomobilinizi uzağına ve trafiği aksatmayacak şekilde park ederek dörtlü flaşörleri açın. Araçlardan biri yanıyorsa, yangının benzin tankına ulaşabileceğini unutmayın. İlk yardım gelene kadar yaralıların güvenli bir yere alınması ve kaza bölgesine yaklaşan diğer araçların güvenliği sağlanmalıdır. Kaza bölgesine yaklaşan trafiği her yönden uyarmak gerekir. Bunun için beyaz bir bez parçası veya el hareketiyle kazaya yaklaşan araçlar ikaz edilmeli. Kaza mahallinin 100 m ileri ve gerisine reflektör üçgeni koyarak ikinci bir güvenlik şeridi uygulanmalı. Kazaya karışan araçların motorları çalışıyorsa kapatın ve kontak anahtarını araçların üzerinde bırakın. Direksiyonun kilitli olmaması gerekir. Kazaya karışan araçların el frenleri çekili değilse çekin. Benzin kaçağı olabileceği düşünülerek,kaza mahalinde sigara içilmemeli. Yaralıları araç içinden çıkarırken çok dikkatli olun ve yaralının vücüdunun her noktadan destek verin. Yaralının nefes alıp almadığını kontrol edin. Boyun kısmından yakayı gevşeterek rahat nefes almasını sağlayın. Maddi Hasarla Sonuçlanmış Kazalarda Anlaşma Nasıl Olur? Maddi hasarla sonuçlanan kazalarda kazaya karışan kişilerin tümü, yetkililerin gelmesine gerek görmez ve anlaşırlarsa durumu aralarında yazılı olarak tespit ederek olay yerinden ayrılabilirler. Bu şekilde bir anlaşma ile olay yerinden ayrılmış olan taraflar, meydana gelen zararın kendilerince doğrudan veya sigortaları tarafından karşılanacağı kabul etmiş sayılır. Ayrıca yazılı tespit yapmamış olsun veya olmasınlar sonradan yetkililerden trafik kazası tespit tutanağı düzenlemesi isteyemezler. Kaza Yerinden Geçmekte Olanların Yükümlülükleri Nelerdir? Kaza yerinde usulüne uygun ilk yardım tedbirleri almak, Olayı en yakın polis veya kuruluşuna bildirmek, İstek halinde yaralıları en yakın sağlık kuruşuna göndermek. Sigorta Araçlar trafiğe çıkarıldığında, geçerli teminat tutarları üzerinde yaptırılmış olan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin araçta bulundurulması ve yetkililerin her isteyişinde gösterilmesi veya verilmesi mecburidir. Asli Kusurlu Sayılan Durumlar Nelerdir? Kırmızı ışıklı trafik İşaretlerinde veya yetkili memurun dur İşaretinde geçmek. Taşıt Giremez' trafik işareti bulunan karayolunda veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullanıldığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girmek. İkiden fazla şeritli taşıt yollarında karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girmek. Arkadan çarpmak. Geçme yasağı olan yerlerden geçmek. Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak. Şeride tecavüz etmek. Kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak. Kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymamak. Manevraları düzenlenen genel şartlara uymamak. Yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde, zorunlu haller dışında park etme ve duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almamak. Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpmak. Trafik Kazalarına Kim El Koyar Trafik kazalarına; adli yönden gereği yapılmak üzere mahalli genel zabıtaca, kazanın oluş nedenlerini, iz ve delillerini belirleyerek trafik kazası tespit tutanağı düzenlemek üzere de trafik zabıtasınca el konulur. Trafik zabıtasının görevli olmadığı veya bulunmadığı karayollarında meydana gelen kazalarda trafik kazası tespit tutanağı mahalli genel zabıtaca düzenlenir ve bir örneği o yerin trafik zabıtasına gönderilir. Garanti Fonundan Hangi Durumlarda Yararlanılır? Zorunlu mali sorumluluk sigortasına tabi motorlu araçların sebep olacakları zararların, aşağıdaki durumlarda işletenin sorumluluğuna ilişkin kurallar uyarınca geçerli teminat tutarları dahilinde karşılanması amacıyla Garanti Formu oluşturulmuştur. Garanti Fonuna şu durumlarda başvurulur: Kazayı yapan motorlu aracın tespit edilmemesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, Kazanın meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptırmamış olan işletenlerin neden olduğu bedensel zararlar için, Zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacıların iflası halinde sigortacının ödemekle yükümlü olduğu maddi zararlar için, Çalınmış veya gasp edilmiş motorlu araç bir olaya sebep olmuş ve işleten de sorumlu değilse kişiye gelen zararlar İçin. Maddi Hasarlı Trafik Kazasina Karşilaşildığında Ne Yapmalı? Eğer maddi hasarlı trafik kazasına karıştıy-sanız; trafik için ek bir tehlike yaratmayacak şekilde hemen durmak, trafik güvenliği için ışıklı işaret veya yansıtıcı cihazlar koyarak tedbir almak, olayı yetkili ve görevlilere bildirmek, onlar gelinceye kadar veya onların İznini almadan kaza yerinden ayrılmamakla yükümlüsünüz. Ancak, maddi hasarla sonuçlanan hazalarda; kazaya karışanlar olarak, yetkililerin gelmesine gerek görmez ve anlaşırsanız, durumu aranızda yazılı olarak tespit edip olay yerinden ayrılabilirsiniz. Bu şekildeki bir antlaşmayla olay yerinden ayrılmanız durumunda, kendi zararınızı karşılanacağınızı kabul etmiş sayılırsınız. Araç İşletenlerin Hukuki Sorumluluğu ve Araç Sigortası Araç işleticilerinin sorumluluğu ile araçların sigorta ettirilmesi hususunda KarayollarıTrafik Kanununun ilgili maddeleriyle 'Kamu Araçlan Garanti Fonu Yönetmeliği' hükümleri uygulanır. Zarar, Ziyan ve Dava Açma Trafik davalanna Trafik mahkemelerinde, bulunmadığı takdirde Sulh Ceza Mahkemesinde bakılır. Doğrudan doğruya sigortacıya karşı dava açıldığı gibi hukuk mahkemesine de dava açılabilir. Sorumluluğunuz İşlettiğiniz bir motorlu araçla bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursanız motorlu aracın işleteni olarak bu zarardan sorumlu olursunuz. Trafik kazaları, dünyada insan hayatına son veren 4 hadise olan, 1. Çocuk ölümü, 2. Kanser, 3. Kaza ve 4. Kalp hastalıklarından biri olan "kazalar" grubuna girer. Kazaya bağlı ölümlerin 1/3 ini de trafik kazaları oluşturur. Türkiye'miz; istatistiklere girmeyenlerle, yaralı olarak kayıtlara geçtiği halde daha sonra ölenleri de eklersek, her yıl ortalama 10.000 insanını trafik kazalarında kaybetmektedir. Meselâ 1997'de kaza yerinde ölen 4.935, hastaneye kaldırılırken yolda ölen 1.115 kişiye hastanede ölen 3.533 kişiyi de eklersek, toplam olarak 9.583 kişi trafik kazalarında kaybedildiğini görürüz. Halbuki İstiklâl Savaşındaki şehit sayımız 10.885 kişidir. Eğer bir ülke, bir topyekün savaşta kaybedilen sayıda insanını her yıl trafik kazalarında kaybediyorsa, o ülkede bu konuda büyük bir �ihtilâlin� yapılması gerektiği izahtan varestedir. Dünyada ve Türkiye'de Kazalar Türkiye�de Trafik Kazaları, aşağıdaki küçük tabloda da görüleceği gibi, dünya ortalamalarına göre oldukça fazladır. Ülkemizdeki kazaların % 95'i sürücü hatalarından kaynaklanmaktadır. Kazalara sebebiyette insan unsurunun bu kadar yüksek olduğu bir başka ülke de yoktur. Bu demek oluyor ki Türk insanı; hem sorumsuz, hem dikkatsiz, hem duyarsız, hem de hesapsız bir davranış biçimi sergilemektedir. Bunun temelinde, eğitimden de öte, bencillik duygusunun yattığını söylemek daha mantıklı olur. Kişilik zafiyetinden kaynaklanan bu bencillik ve kendini haklı görme duygusu bizi, hatasını göremeyen, nasihat dinlemeyen, yaşanan tecrübelerden ve bunca kazadan ders alamayan bir millet yaptı. Kişilik zafiyeti diyoruz, zira her sahadaki yetişme tarzımız, "Vur, kır, parçala, bu maçı kazan" zihniyeti taşımaktadır. Başkalarına hak tanımayan bu karakter yapısı, kişiliği zayıf, özgüveni olmayan, olgunluk seviyesine ulaşamamış insanlarda bulunmaktadır. Okulda öğretmen insan hatalarına dayalı bir örnek verirken, camide imam, televizyonda bir uzman, çevremizdeki gün görmüşler aynı misâli verdiğinde biz, kendi yaptığımız hataları değil de hep yanımızdakilerin veya daha başkalarının hatalarını düşünürüz veya görürüz de, anlatılanlardan kendimize pay çıkarmayız, ders veya ibret almayız. Kısacası hatayı hep başkalarında ararız da kendi hatalarımızı görmez, görsek de kabûl etmeyiz. Dolayısıyla hatalarımızı düzeltme şansımızı böylece kaybetmiş oluruz. Bu kafa yapısı ile hareket edip, başkalarına saygı da göstermeyi aklımıza getirmediğimiz içindir ki, direksiyona geçince yayalara kızarız, arabadan inince şoförlere kızarız. Bu berbat karakter bizi dengeli olmaktan uzaklaştırır ve işte böylesine maskara da eder. Kaza yaptığımızda ise "eğer sağ kalmışsak" feryat figan bağırır, karşımızdakine saldırırız, karşımızdaki de bize. Hızlı gittiği için virajı alamayıp, takla atan sürücünün, kurtulduğunda hemen yolu yapanları suçladığını duyarsınız. Ama yol çizgilerinin ve dikkat etmediği işaret levhalarının ne işe yaradığını o anda ona soramazsınız. Otomobil. Otomobil çok güzel bir araçtır. Ama durduğu yerde, resim çektirirken güzeldir. Hareket ettiği andan itibaren o araç, herkes için adeta tehlikeli bir yaratıktır. Sürat arttıkça bu yaratık canavarlaşmaya başlar. Otomobil sağlamdır ama durduğu yerde sağlamdır. Hızlandığı oranda mukavemeti azalır. Belirli bir hızdan sonra çarpıştığında ise; yamulurken karton, keserken jilet, ezerken pres gibidir, unutmayalım. Eğer direksiyonunda oturan kişi onu aklı ile kullanmayı becerebiliyorsa o araç; hem güzeldir, hem güvenlidir, hem de sevimli bir dosttur. Trafik Kazası. Trafik kazasının tarifi bu güne kadar galiba doğru olarak yapılamadı. Trafik Kazası; insanların 100/500 tonluk bir pres altında parçalanarak ölmesidir. Burada değişen, sadece presin ağırlığıdır. Kıyma makinesi ile etin geçirdiği evre, bunun minimize edilmiş bir örneğidir. Aşağıda bir trafik kazasının, saniyeyi yüzlere bölebilen fotofiniş cihazı ile görüntülenmiş bir örneğini ibretle ve dehşet içinde birlikte izleyelim: Zaman Merceği Altında Direksiyonda Ölümün Anatomisi !!! Amerika ve Avrupa ülkelerinde uzun yıllardan beri bilim adamları, trafik kazalarının meydana geliş sebeplerini araştırmaktadırlar. Binlerce araç çarpma testlerine tabi tutulmakta, binlerce kaza raporu okunup, en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmekte, kaza yerleri tetkik edilmekte, kazadan arta kalan otonun ve cesetlerin parçaları titizlikle incelenmektedir. Tecrübeli kaza uzmanları bu çalışmalara iştirak etmekte, tıp eksperleri ayrıntılı otopsi raporları vermektedirler. Bütün bu çalışmaların ana hedefi, şüphesiz otoların dayanıklılığını ve yol emniyetini artırmaktır. Bu sayede trafik kazalarında ölüm nispetlerini azaltmaya bir katkıda bulunabilmenin mümkün olacağı hesaplanmaktadır. Şimdiye kadar erişilebilen çözümler arasında emniyet kemerlerini, özel sistemlerle geliştirilmiş direksiyon simitlerini, geliştirilmiş fren sistemlerini, ön tabloda bulunan cihazları kapsayan armatür aksesuarlarının yumuşatılmasını, kapı emniyet kilitlerinin daha da iyileştirilmesini sayabiliriz. Ancak bütün bu araştırmalarda ortaya çıkan bir gerçek vardır: İnsan denen zayıf varlığın, bir trafik kazasında, "bir saniyenin de altında" bir sürede öbür dünyaya göçtüğü ortamda, çelik-cam-saç-et-kemik-kan ve beyin parçalarının birbirine karıştığı dehşet verici manzaralar...! Biz burada, 90 Km. hızla seyretmekte olan bir otomobilin, yoldaki devasa bir ağaca çarpması sonucunda, "bir saniyenin birimleri içerisinde" sürücüsünün başına gelenleri aktarmak istiyoruz : Bir saniyenin birinci onda biri sürecinde: (6 Salise) Otonun tamponu ve radyatörün üstündeki kromajlı süsler kırılır, dağılan çelik parçaları ağacın gövdesine dört santim kadar saplanır. Bir saniyenin ikinci onda biri sürecinde: (12 Salise) Radyatör çerçevesi bükülüp, yukarı fırlar ve ön cama çarparak onu parçalar. Hızla dönmeye devam etmekte olan arka tekerlekler yukarı doğru yükselirler. Radyatör ufak parçalara ayrılır ve dağılır. Ön çamurluklar ağaca saplanır ve şasinin arka kısmı kapıları sıkıştırarak açılamaz hale getirir. Otonun ağır elemanları, bir fren gibi aracın ağırlığının merkezkaç kuvvetine etki yapmaya başlar. Aynı zaman sürecinde oto sürücüsünün vücudu öne doğru hamle yapar. Bu hamlenin sürati o anda; otonun kaza yapmadan evvel sahip olduğu sürate eşittir. Burada meydana gelen ağırlık, yer çekimi kuvvetinin yirmi katına eşittir ve santimetrekare başına l.400 (Bin dört yüz) kilogramdır. Bu esnada sürücünün bacakları bir baston gibi katılaşmış ve diz kapaklarından hemen kırılmıştır. Bir saniyenin üçüncü onda biri sürecinde: (18 Salise) Sürücü, koltuğunun üzerinde yükselmiştir ve vücudunun üst kısmı dik durumdadır. Kırılmış dizleri pedallara yaslanmıştır. Aynı anda direksiyonun plâstik ve çelik kısımları kıvrılmaya başlamıştır. Sürücünün başı güneş siperliğine yapışmış, göğüs kafesi direksiyona ve direksiyon miline, arkadan pres inmiş kadar sert şekilde yapışmıştır. Bir saniyenin dördüncü onda biri sürecinde: (24 Salise) Otonun ön kısmı 60 santimetre kadar içeri göçmüş durumdadır. Arka kısımlar bu anda arabayı 55 kilometre süratle ileriye itmektedir. Sürücü ise gene 90 kilometre bir hızla öne doğru itilmeye devam etmektedir. Motor bloğu yerinden koparak ağacın gövdesine bindirmiş, arabanın arka kısımları ise bir at gibi şaha kalkmış durumdadır. Bir saniyenin beşinci onda biri sürecinde: (30 Salise) Kaskatı kesilmiş olan sürücünün elleri yatay bir şekil almıştır. Hızın kuvveti sürücüyü direksiyonun miline doğru itmeye devam etmektedir. Mil, sürücünün göğsüne saplanmıştır. Bir saniyenin altıncı onda biri sürecinde: (36 Salise) Çarpmanın şiddeti o kadar kuvvetlidir ki, sürücünün ayakkabıları "ne kadar sıkı bağlanmış olursa olsun" ayaklardan fırlamıştır. Fren pedalı yerinden çıkmış, otonun şasisi ortadan bükülmüş ve bağlantı cıvataları kesilmiştir. Sürücünün başı otonun ön camına çarpmış ve parçalanmıştır. Otonun arka tarafı tekrar yere oturmuştur. Tekerlekler ise zemini kazıyarak dönmeye devam etmektedir. Bir saniyenin yedinci onda biri sürecinde: (42 Salise) Tüm oto tamamen deforme olmuş durumdadır. Menteşeler kırılmış, kapılar yerinden fırlamış veya preslenmiştir. Başı çamda parçalanan, direksiyon mili göğsüne saplanan sürücü ölmüştür. Geçen sürenin tamamı, bir saniyenin yedi onda biridir...! İnsanın tüylerini diken diken eden bu yazıyı gasil hanedekilerle mezardakiler okuyamıyor. "Okuma Özürlülerimiz" zaten hiçbir şeyi okumuyor. Okuduğu hâlde ibret almayan "Anlama Özürlülerimiz" ise, adeta yerlerini ayırtmış, kendi sıralarını beklemektedirler. Bize düşen öncelikli görev bu zavallıları bıkıp usanmadan uyarmaktır. Eğer başarılı olamıyorsak onlardan uzak durmak, arabalarına binmemek gerekmektedir Bu mesaj en son " 21-04-2007 " tarihinde saat 06:55 PM itibariyle Heval tarafından düzenlenmiştir.... |
|||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Sürücü Belgesi Hakkında Herşey | berxwedan | Otomobiller | 5 | 07-12-2007 09:05 AM |
| Trafik kazalarında temel ilkyardımlar | d.o.S.t.ı.k | M.T.S.K Sınavı | 3 | 17-08-2007 02:46 PM |
| Faydali Bİlgİler | berxwedan | M.T.S.K Sınavı | 1 | 26-07-2007 05:11 AM |
| Kazalara karşı önlem | berxwedan | Otomobiller | 0 | 14-04-2007 11:13 AM |
| Trafik Kazalarında Hangi Ünlülerimizi Kaybettik? | Roj73 | Genel Kültür | 1 | 10-04-2007 09:36 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.