Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Kadın, Erkek, Sağlık, Çocuk, Astroloji, Güzellik > Genel Sağlık

Kayıt Ol SSS

 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 13-04-2007, 10:39 AM   #6 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Konum: Ich vermisse dich
Mesaj: 9,852
Üye No: 29415
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 44062
Rep Puanı : 4404947
Rep Derecesi
xecê has a reputation beyond reputexecê has a reputation beyond reputexecê has a reputation beyond reputexecê has a reputation beyond reputexecê has a reputation beyond reputexecê has a reputation beyond reputexecê has a reputation beyond reputexecê has a reputation beyond reputexecê has a reputation beyond reputexecê has a reputation beyond reputexecê has a reputation beyond repute
Varsayılan


Kaşıntı
Vücudun herhangi bir yerinde ya da tamamında hissedilebilir. Böcek dolaşıyormuş hissi, hafif yanma ve batma gibi belirtilerle de ortaya çıkan, insanı çok rahatsız eden, toplum içinde zor duruma düşüren, sevimsiz ve sıkıntılı bir durumdur. Çok şiddetli olduğunda; uykusuzluğa,gerginliğe ve depresyona bile neden olabilir.
Nedenleri:
Ciltte döküntü yapan hastalıklar:Egzemalar,ürtiker,isilik,kızıl,kızamıkçık,suçiçeği ve çeşitli deri iltihaplarının neden olduğu kaşıntılar.
Sistemik hastalıklar :Diyabet,Karaciğer,Böbrek hastalıklarında görüldüğü gibi; bazı kan hastalıkları ile bazı kanser çeşitlerinde de ilk semptomlardan biri kaşıntıdır.
Çeşitli parazitler:Bitlenme,uyuz ,kıl kurdu.
Mantar hastalıkları
Bazı alerjik maddeler:Sabun,çamaşır tozları ,boya maddeleri ve yün veya sentetik giyecekler gibi.
Bazı gıdalar:Çilek,yumurta,süt en yaygın alerjik gıdalardır.
Ruhsal sıkıntılar
Kuru bir cilt,kaşıntıya neden olabilir

Tedavi:
Burada ilk şart;kaşıntının nedenini tespit etmektir.Bunun için ayrıntılı bir cilt muayenesi,kan ve alerji testleri, gerekirse biyopsi bile yapılır.Altta yatan hastalık tespit edildiğinde hemen ona yönelik tedaviye başlanır.

Kaşıntıya karşı yapılabilecekler:
-Mümkün olduğunca kaşınmamaya çalışınız

-Kaşıntı önleyici ilaçlar alabilirsiniz
-Sıcak duş ve banyodan kaçınınız.
-Hafif ve bol giysiler ,serin bir ortam kaşıntıyı hafifletebilir.
-Banyoda iyi durulanınız.
-Banyodan çıkınca,vücudunuza nemlendirici uygulayınız
-İleri vakalardaultraviole tedavisi de kullanılabilir


Derinin enfeksiyonları
Mantarlar
Tıpkı küf mantarları gibi ,vücut mantarları da nemli, havasız ve temiz olmayan ortamları severler. Bu tür yerlerde gelişip üreyebilirler. Ama bu üreme, hızlı ve yayılıcıdır. Özellikle pişik ve tahriş olmuş bölgeleri severler. Çok azimkardırlar bir başladı mı hızlı bir şekilde vücuda yayılmak için ellerinde geleni yaparlar.
Kesinlikle Bulaşıcıdır:
Bulaşım son derce kolaydır.Özellikle toplu yaşanan mekanlarda hızla yeni vücutlara geçiş yapar ve oralarda da hızla ürerler.Yatılı okullar,yurtlar,spor salonları,hamamlar ,saunalar,havuzlar,plajlar,abdesthaneler en sevdikleri ortamlardır.

Nasıl korunabiliriz:
Başkasının özel eşyalarını kullanmayınız:Her ne olursa.Terlik,havlu,çorap, ayakkabı, giysi,saç fırçası,tırnak makası

Mantar enfeksiyonu çeşitleri:

Ayak mantarı(atlet ayağı):
En sık rastlananıdır.Bu kadar sık rastlanmasına rağmen pek önemsenmez.
Belirtileri:
-Parmaklar arasında pişik benzeri bir görüntü,
-sulanma,(özellikle 4. ve 5. parmak arası)
-kaşıntı ve yanma,
-kızarıklık
-kötü koku
Hızla ayağın üst yüzeyine doğru ilerler. Kaşınma yoluyla deride yaralar ve sıyrıklar açılması diğer mikroplar için de iyi bir giriş kapısı oluşturur. Bu duruma kinci bir mikrobik hastalık da eklenebilir. Ülkemizde ''Yılancık'' adı verilen mikrobik hastalığın en sık, ayaklar ve bacaklarda görülme nedeni de tedavi edilmeyen mantar hastalıklarıdır. Bunların da dışında, bazen bu mantar hastalıklarına karşı bazı alerjik reaksiyonlar gelişerek başka türden sorunlara yol açabilir. Şekilleri bozulur. Hastalıklı ayakların tırnakları kalınlaşır .Ayak tabanının derisi de kalınlaşır ve pul pul olur.

Nedenleri:
-Sıkı ve hava almayan pabuçlar
-sıkı ve sık değişmeyen çoraplar,
-terli ayak
-yüzme,banyo ve egzersiz sonrası ayakların kurulanmaması,
-çıplak ayakla dolaşmak
-Ayakları temiz tutmamak
-mantarlı kişiye ait çorap,ayakkabı ve terlik kullanımı ayakta mantar enfeksiyonuna neden olabilir.


El mantarı:
Tıpkı ayak mantarı gibi parmak araları tutulur.Eli bulaşık ve çamaşırdan çıkmayanlarda görülür.
Belirtileri;
-özellikle elin 2. ve 3. parmakları arasında başlayan kaşıntı
-sonra bu kaşıntı avuca doğru yayılır
-kızarıklık
-ilerleyen dönemde bu bölgede beyaz lekeler görülür.

Cinsel organ mantarı:
Cinsel organ mantar hastalıklarına da sık rastlanır. Özellikle kadınlarda.
Nedenleri:
-temiz olmayan iç çamaşırları,
-cinsel ilişkiden sonra gereken temizliğin yapılmaması,
-sentetik iç giyim ürünleri bu tip mantara davetiye çıkarır.
Belirtileri:
-en önemli belirtisi cinsel bölgedeki dayanılmaz kaşıntıdır,
-kızarıklık,
-ilerleyen dönemde, vajinal zemin üzerinde kesik peynir görünümünde beyaz plaklar
-beyaz parçacıklar içeren akıntıdır.
Vajina mantarı hastalığı tedavi edilmezse,önemli kadın hastalıklarına neden olabilir.

Kasık mantarı:
Daha çok erkeklerde görülür.Her iki kasıkta birden görülebilir.
Belirtileri:
-çıldırtıcı bir kaşıntı hissi
-kızarıklık
Dar giysiler ve şişmanlık bu mantarın gelişimini körükler.

Vücut mantarı:

Öncelikle gövde üzerinde ve kollarda bacaklarda görülür.Tekrarlama eğilimi gösterir.Özellikle çok terleyen ve nemli kalan ;göğüs aralarında,koltuk altlarında,vücut kıvrımlarında görülür.Sıcak hava etkilidir.Ayrıca bebeğe uygun olmayan bebek bezi de bu mantara neden olabilir
Belirtileri:
-kaşıntı
-kızarıklık
-kabartı ilk belirtidir.
Önce tek tek sonra birleşebilen deriden kabarık lezyonlardır.Zamanla deriden daha açık ya da daha koyu bir renk alabilir.

Ağız mantarı:
Maya benzeri fırsatçı bir mantarın neden olduğu ağız mantarı halk arasında 'pamukçuk' olarak da bilinir. Genellikle direnci küçük kimselerde ;bebekler, yaşlılar, kanser tedavisi veya benzeri tedaviler görenlerde sık görülür.
Belirtileri:
-ağız içinde beyaz,peynirimsi süt kesiği görüntüsünde parçacıklar halinde lezyonlar
-bu lezyonlar, yapışık olarak tüm ağzı kaplamış halde de bulunabilirler.
-ağızda acı ve yanma hissi

Saç ve kıllı deri mantarı:
Saç mantarı ; Genellikle çocuklarda görülür.
Belirtiler:
-kırık saçlar
-kafa derisinde,kaşıntı
-kabartı
-mantarın olduğu bölümde saç dökülmesi ve kellik
-zamanla çok sayıda saçsız halka şeklinde gri bölümler oluşur.

Kıllı deri mantarı:
Erkeklerin bıyık ve sakal bölgelerine bulunur. Görünümü saçtaki gibidir. Kırsal alanlarda ve özellikle sığır ve köpeklerle birlikte olan kişilerde sıktır.

Tırnak mantarı:
Halk arasında pek önemsenmemesine rağmen hem çirkin görüntüsü hem de diğer enfeksiyonlara da zemin hazırlaması nedeniyle tırnağın kaybedilmesine kadar varabilen bir durumdur.
Belirtileri:
-kalınlaşmış
-renk değişikliğine uğramış(beyaz,kahve ,sarı)
-parlaklığını yitirmiş tırnak.
-tırnak sonunun altında biriken keratotik döküntü .
Tırnak mantarı, en çok ayak tırnağını tutar ki bunun en büyük nedeni ayak mantarıdır.Tırnak mantarı,mantarın, tırnak yatağını tutmasıyla oluşur.El tırnaklarında da görülebilir.

Mantar enfeksiyonunda tedavi:
Yukarıda anlattığımız her bir mantar enfeksiyonunun kesinlikle tedavisi vardır.Ağızdan alınan mantar ilaçları,solüsyon ve kremler,özel tırnak cilaları bu tedaviler için geliştirilmiştir.Gerektiğinde antibiyotikler de devreye girer.
Ama bunların her biri doktor kontrolünde kullanılmalıdır.Aksi takdirde gereksiz yere tedavi uzar, mantarınız direnç kazanır.
Ayrıca unutmamanız ve dikkatli olmanız gereken konulardan biri mantarın bulaşıcı olduğu gerçeğidir.Ev halkını ve çevrenizdekileri bu bulaşmadan korumak öncelikle size düşer

Uçuk (herpes simpleks)
Dudak, ağız ve burun delikleri çevresinde çıkan Herpes simplex, adı verilen virüsün sebep olduğu hastalıktır. Görüntüsü, içi su dolu küçük kabarcıklar şeklindedir.
Uçuk virüsü (Herpes simpleks) ile insan ilk tanışma genellikle 0-5 yaş arasında olur.Uçuğu olan aile bireylerinden birinin masum öpücüğü sonucunda, uçuk virüsü vücuda girer. Çoğunlukla fark edilmeyen küçük kızarıklıklar şeklinde ortaya çıkar. Ama kimi hassas bünyelerde ciddi enfeksiyon şeklinde görülebilir. Uçuk virüsü vücuda girip ilk enfeksiyonu yaptıktan sonra tedaviyle yok olmaz.Sadece uyur.Vücudun zayıf düştüğü durumlarda,uyanır ve uçuk çıkar.

Uçuğun evreleri:

-Uçuk çıkacak bölgede 0-24 saat önceden gıdıklanma, karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama hissedilir.

-Bu evreden sonra ,uçuk çıkacak bölgede kızarma ve şişme olur.

-Daha sonra kabarcıklar patlar ve ülserler oluşur.Özellikle bu devrede çok ağrılıdır.

-Zamanla kuruyup çatlar, sızıntı yapar ve açılarak görüntüyü bozan çirkin bir yara haline gelir.

-Nihayet kabuklanma başladığında uçuk da küçülmeye başlar.

Kesinlikle bulaşıcıdır:Uçuk, Ön belirtileri ile açık yaranın kapanması süresi arasında kesinlikle bulaşıcıdır. Eğer uçuğa dokunulursa yüzün diğer bölümlerine, göze ve vücudun diğer bölgelerine (genital bölge gibi) de bulaştırılabilir.

Uçuk aktifken yapılmaması gerekenler:

-Uçuğa kesinlikle dokunulmamalıdır.
-Uçuğa bir şekilde temas etmiş el,havlu,pamuk vs. ile kesinlikle gözlere dokunulmamalıdır.
-Diğer insanlarla ( özellikle bebek ve çocuklar) yakın temastan, özellikle öpüşmeden kaçınılmalıdır.
-Uçuklu insanın kullandığı havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalar ayrılmalı ve başkalarının kullanmasına izin verilmemelidir.
-Uçuklu kişinin yediği ya da içtiği şey paylaşılmamalıdır.
-Uçuk yara halindeyken yarayla, kabuk bağladığında, kabuğu ile oynanmamalıdır. (Parmaklara uçuk virüsü bulaştırırken, uçuk yarasına da diğer mikroplar bulaştırılmış olur.)

Uçuğun aktifleşme nedenleri:Vücut direncini düşüren tüm etkenler yani;

-Stres
-Üst solunum yolları enfeksiyonları
-Ateş
-İmmün baskılayıcı ilaç kullanımı
-Aşırı yorgunluk, uykusuzluk
-Aşırı güneş ışığı ve UV ışınları
-Diğer enfeksiyonlar
-Sistemik hastalıklar
-Hormonal değişimler(Adet dönemi, hamilelik)
-Dişe yapılan müdahaleler (diş çekimi dolgu vb.)

Tedavi:
Uçuk için özelleşmiş ilaç ve kremler kullanılabilir.En etkin sonuç bunları daha kaşınma ve karıncalanma evresindeyken almaya başlamaktır.Uzun etki için ilaç kürleri de uygulanabilir.

Zona (herpes zoster)
Halk arasında,zona,gece yanığı ya da kuşak hastalığı olarak bilinen Herpes Zoster sinir ucu iltihabıdır. Su çiçeği geçiren herkes zonaya yakalanabilir. Çünkü sebep aynı virüstür. Şöyle ki;
Bir insan çocukluk döneminde suçiçeği geçirebilir. O iyileşir ve kalkar. Ama bu hastalığa neden olan virüs, tedavi sırasında yok olmaz. Sadece bazı sinirlerin içine yerleşerek uyur. Yıllarca sesi soluğu çıkmayabilir. Bir gün uygun ortam bulduğunda uyanır ve bu kez su çiçeğine neden olmaz. Artık neden olduğu hastalık zonadır.

Peki bu uygun ortam nedir?
Bu uygun ortam; vücut direncinin yani, hastalıklara karşı koyma gücünün düşmesidir.Direncin düşme nedenleri ise;bazı enfeksiyonlar, yorgunluk, uykusuzluk, dengesiz beslenme, aşırı kilo kaybı, stres ve yaralanmalar şeklinde sıralanabilir. Zona çocuklar da dahil olmak üzere her yaşta görülür. Ancak 50 yaşın üzerinde, ve habis (malign) hastalıklar, AİDS hastalığı, kanser ilaçları ( kanser kemoterapisi ) ve ışın tedavisi (radyoterapi) görenlerde daha ağır seyreder.

Peki uyanırsa ne olur?
Direncin azalması ile virüsü aktive eder.Yani saklandığı sinir köklerinde üremeye, sinir kökünden sinirlerin dallarına doğru yayılmaya başlar ve deriye kadar ulaşarak belirtileri oluşturur.

Belirtileri:
Zona ağrı ve deri döküntüsüyle seyreden bir hastalıktır. Bu iki belirti de tüm vücutta değil sadece sinirin bulunduğu alanda görülür. Zonada yüz, saçlı deri, gövde, kol ve bacaklar gibi vücudun herhangi bir bölgesinde sinirler tutulabilir. Bununla beraber en sık tutulan bölge, göğüs bölgesidir.Ağrı döküntüden önce başlar.

-Tutulma bölgesinde ağrı
-Zonklama
-İğnelenme
-Karıncalanma
-Uyuşma
-Hafif ateş,
-Baş ağrısı

1-3 gün içinde aynı bölgede
-Kızarıklık
-Kabarcık (birbirine yapışık ve içi su doludur.Zamanla irin dolabilir)
-Yüzü tuttuysa ağız içinde de kabarcıklar görülebilir.

Tedavi:Zona hastalığı kendiliğinden iyileşir.İlk oluşumdan itibaren kabarcıkların geçiş süresi 2-3 haftadır.Ancak ağrı daha uzun sürebilir.Bazen kalıcı da olabilmektedir.
Tedavide amaç hastanın bu süreyi rahat geçirmesini ve kabarcıklar patladığında mikroplara açık hale gelen yaraların, enfeksiyondan korunmasını sağlamaktır.
Zonada istirahat çok önemlidir.Döküntü için ıslak pansuman ve kurutucu merhemler,ağrı için ağrı için ağrı kesiciler verilir.Ayrıca vitaminler ve virüsün çoğalmasını surduran bazı ilaçlar da tedavi dekullanılır.
Hastalığı çok yaygın olanlarda,göz tutulumu olanlarda ve ağrısı fazla olanlarda kortizon da kullanılabilir.
Zona sonrası ağrısı gelişen hastalarda antidepresan ilaçlar ve ağrı kesiciler kullanılır.Bağışıklık sistemi bozuk olan kişilerde, yaşlılarda ve ikincil olarak bakteri enfeksiyonu gelişenlerde iz kalır.

Bulaşım: Zona geçiren bir hastanın kabarcıkların içindeki sıvı ile temas eden kişiler eğer su çiçeği geçirmemişler ise su çiçeği hastalığına yakalanırlar. Su çiçeği ve ya zona geçirmiş kişiler başka hastalardan bulaşma yolu ile virüs alınmasına karşı dirençlidirler.

Gazlı gangren
Ender görülen ve ağır bir infeksiyon olan gazlı gangrene, oksijensiz ortamda üreyen bateriler neden olur. Bunların en önemlisi; klostridium cinsi bakterilerdir. Bu bakteriler, tabiatta yaygın olarak bulunduğu gibi; insan ve hayvan bağırsağında da normal flora olarak yaşamlarını sürdürürler.
Gazlı gangren ; bol kas harabiyeti olan yaralarada meydana gelen ve zamanında müdahale edilmezse ölümle sonuçlanan bir durumdur. Kirli ve bakımsız yaralarda görülür.
Yani:
Diabet hastalarının damarsal sorunları yüzünden dokularının iyi kanlanamamasından kaynaklanan yaralar,yatak yaraları,kaza yaralanmaları;yani kirli ezik tüm nekrotik yaralar gazlı gangrene adaydır.
Çünkü bu tür yaralarda oksijen miktarı azalır.PH seviyesi düşer ve klostridiumlar kolayca üreyip çoğalabilirler.Yarada başka oksijensiz yaşayan bakterilerin bulunuyor olması da işlerini daha kolay hale getirir.

Belirtiler:
Mikrop alındıktan 1-2 gün içinde belirtiler kendini gösterir.
-yara yerinde aniden başlayan ağrı
-dokular gazla gerildiği için hasta pansumanının,sargısının ya da alçısının sıktığından şikayet eder.
-bunu yumuşama ödem takip eder
-yaraya bastırıldığında, kahverengimsi bir sıvı akar
-kötü kokuludur
-bir pensle derinin üzerine vurulunca davul sesi alınır
-durumun iyice ilerlediği durumlarda; besleyici damarlar çok sıkıştığından deride mavi lekeler görülür.
-kısa sürede tüm vücuda yayılım gösterir
-kaslarda lifleşme
-radyografide gaz görünümleri saptanır
-hastada toksik tablo gelişir.
-eritrositlerin parçalanmasına bağlı şiddetli anemi
-bulantı,kusma
-hipotansiyon ve şok gelişebilir

Tedavi:

Öncelikle tanı, kesin ve en kısa zamanda konmalıdır.Seyri gazlı gangren kadar ağır ve ölümcül olmayan ama benzer belirtiler gösteren diğer gangren türleri bertaraf edilmelidir.Diğer Anaerobik Sellülit ve Nekrotizan Sellülit gibi gangren türlerinde yayılım kan ve kas içine olmaz.Tanı koyma süreci uzarsa hasta kaybedilebilir.

İlaç:Kristalize penisilin,Polivalan gazlı gangren antiserumu.

Cerrahi:Yara üzerindeki ölü dokular temizlenir.Kasların havalanmasını sağlamak için,kesikler atılır.Bütün bu tedavi yaklaşımları bir sonuç vermediğinde,gazlı gangren gelişen organ tereddüt edilmeden kesilip(ampütasyon) alınmalıdır .Yayılımın önüne ancak böyle geçilebilir.

Hiperbarik oksijen tedavisi(HBOT):Burada amaç:Hastaları Oksijen basınç odalarına a larak, gerekli ve yeterli miktarda oksijen basıncı uygulayarak, gazlı gangrene neden olan ve oksijensiz ortamda üreyen bu mikroorganizmaların üremesni önleyip ölmeleri sağlanmaktır?Ülkemizde teknik imkansızlıklar yüzünden bu tedavi pek yayagın değildir.Ama yurtdışında yapılan çalışmalar göstermiştir ki; cerrahi+anbiyotik tedavinin birlikte kullanılmasında % 70 iyileşme sağlanırken buna HBOT de eklendiğinde % 95 lere çıkan iyileşme sonuçları elde edilmektedir.
Gazlı gangrende ölüm oranı % 50'den fazladır. Erken tanı, süratli ve etkin tedaviyle şifa sağlanabilir. Gazlı gangrenden korunmak için geniş, kirli ve nekrotik yaraların çok iyi temizlenmesi gereklidir


Benler (nevüs)
Benler derinin her hangi bir bölgesinde tek ya da gruplar halinde bulunabilirler. Benlerin çıkması genetik olarak kodlandığından engellenemez, ancak ben çıktıktan sonra kontrol edilebilir.
Deriden kabarık veya düz (bazen saplı), pembeden siyaha kadar değişen bir renk yelpazesine sahiptirler ama, genellikle kahve renklidirler. Boyutları ve şekilleri benden bene değişiklik gösterebilir.Bu renk derinin melanosit adlı hücrelerinden üretilen,melanin pigmentinden ( boya maddesi) kaynaklanır.
Benlerin kanserleşmesine ilişkin fobi toplumda gitgide yaygınlaşmaktadır.Bu nedenle Öncelikle bu konuda bilgilenmek önemlidir.Biz bedenimizi tanırız.Cildimizde neyin öteden beri var neyin sonradan oluştuğu konusunda bilgi sahibiyizdir.O halde öteden beri var olan benlerimizin de farkındayızdır.Benlerimizde sıra dışı bir değişiklik olduğunu gözlediğimizde hemen bir cilt uzmanına başvurmak bu konuda alacağımız en doğru karardır.

Benlerde sıradışı değişiklikler:
1-Asimetri:Benin bir yanı diğer yanına benzemiyorsa.
2-Bende yaşla ya da deri yüzeyinin genişlemesiyle ilişkisiz bir büyüme söz konusuysa,
3-Rengi ben yüzeyinde açıklı koyulu değişik sergiliyorsa
4-Benin sınırları her zamankinden farklı bir düzensizlik gösteriyorsa
5-Etrafında kızarma, iltihabi bir durum ya da kanama oluyorsa
6-Etrafında yeni küçük koyu benler çıkmaktaysa
Hiç beklemeyin.Hemen bir dermatoloji uzmanına görünün.

Beninize iyi bakın:
-Değişiklik olup olmadığı yönünde muayene edin.
-Yolmaya ,koparmaya çalışmayın.Onu istemiyorsanız küçük bir operasyonla aldırın.
-Giysi yakalarının ya da takıların tahrişine izin vermeyin
-Sağa sola çok çarpıp vurmamaya özen gösterin.

Bunlar ben değil:
Çiller:Sarışın ve kızıllarda sıkça rastlanır.Güneşle belirginleşir.Kimilerinde kışın tamamen kaybolabilir.Çiller genellikle yüz boyun ve sırtın üst bölümünde görülürler.Bazılarının boyutu bezelye büyüklüğüne erişebirlir.
Seboroik keratoz:Orta yaş üzeri kimselerde yüz ve gövdede kahve rengi lekeler ve siğile benzer pürtükler oluşabilir.Bu zararsız lekeler seboroik keratozdur.
Güneş lekeleri:El sırtlarında kollarda ve yüzde griye çalan küçük lekelerdir.Yaşla ve herhangi bir hastalıkla ilgisi yoktur.

xecê is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 23-08-2007, 04:32 PM   #7 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2007
Yaş: 18
Mesaj: 1,979
Üye No: 104541
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 420
Rep Puanı : 41693
Rep Derecesi
_HeBuN_ has a reputation beyond repute_HeBuN_ has a reputation beyond repute_HeBuN_ has a reputation beyond repute_HeBuN_ has a reputation beyond repute_HeBuN_ has a reputation beyond repute_HeBuN_ has a reputation beyond repute_HeBuN_ has a reputation beyond repute_HeBuN_ has a reputation beyond repute_HeBuN_ has a reputation beyond repute_HeBuN_ has a reputation beyond repute_HeBuN_ has a reputation beyond repute
Varsayılan


spass hewale delal

__________________
_HeBuN_ is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 23-08-2007, 04:44 PM   #8 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Konum: ŞAHH-MATT
Mesaj: 1,617
Üye No: 56017
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 16072
Rep Puanı : 1606767
Rep Derecesi
yasinsahin has a reputation beyond reputeyasinsahin has a reputation beyond reputeyasinsahin has a reputation beyond reputeyasinsahin has a reputation beyond reputeyasinsahin has a reputation beyond reputeyasinsahin has a reputation beyond reputeyasinsahin has a reputation beyond reputeyasinsahin has a reputation beyond reputeyasinsahin has a reputation beyond reputeyasinsahin has a reputation beyond reputeyasinsahin has a reputation beyond repute
Varsayılan


emeğine sağlık......

__________________
yasinsahin is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Dosya Türleri Hakkında Herşey ! D@rkslord Bilgisayar Yazılım ve İşletim Sistemleri 5 16-05-2008 02:15 PM
Makarna Hakkında Herşey xecê Yemek Tarifleri 0 11-04-2007 12:19 PM
Zehirlenme Hakkında Herşey Roj73 Genel Sağlık 3 25-03-2007 02:56 AM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 06:41 AM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.