Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Kültür, Sanat, Edebiyat > Kültür Sanat Bölümü > Genel Kültür

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 03-02-2007, 08:55 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Feb 2006
Konum: Gelişme hayattır ve hayat da öteden beri ışığa doğru gider.
Mesaj: 3,294
Üye No: 1195
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 1981
Rep Puanı : 197598
Rep Derecesi
freelyon has a reputation beyond reputefreelyon has a reputation beyond reputefreelyon has a reputation beyond reputefreelyon has a reputation beyond reputefreelyon has a reputation beyond reputefreelyon has a reputation beyond reputefreelyon has a reputation beyond reputefreelyon has a reputation beyond reputefreelyon has a reputation beyond reputefreelyon has a reputation beyond reputefreelyon has a reputation beyond repute
Lightbulb Günümüzün Topal Osmanları ! Tarihi Unutmayın ???





Türk milliyetçileri, hiç bir zaman 'iç düşmansız' var olmamıştır ve olamaz. Bunun nedeni, Türklerin uluslaşma sürecinin manevi-kültürel boyutundaki kısırlık, buna karşılık uluslaşma sürecini yöneten devletin bürokratik sığlığı ve başka kültürlere duydukları nefrettir. Osmanlı hanedanıyla birlikte Osmanlı tarihinin de tasfiyesi, yaratılmış kültürel birikimin felsefi, tarihi, edebi mirasın Cumhuriyet kuşaklarına aktarılmasının önünü kesmiştir. 'Tepeden inme' dil 'devrimi', tarih 'devrimi', şapka 'devrimi' ve tek parti diktası altında özgür düşüncenin yeni bir Türk 'rönesansı' yaratmasına olanak vermemiştir. Zorlama olarak bir 'Türklük' yaratmış, kısa zamanda temelleri çöken sahte bir 'Turancı'lık serüveniyle birleştirilmiş ve sahte bir 'dil teorisi'yle yüceltilmeye çalışılmıştır. O sahte tarih ve dil teorisinden geriye bugün hiç bir şey kalmamıştır. Buna karşılık, düşünce adına Cumhuriyet tarihi boyunca üretilen ne varsa onlarla bütün bağlar koparılmış, onlar 'komünist' değerler olarak ilan edilmiş, toplumun parçalayıcı unsuru olarak görülmüş ve en önemlisi 'Türklüğün manevi ve kültürel' kazanımları olarak kabul edilmemiştir. Bu öylesine hoyrat bir inkarcılık olmuş ki, günümüzde Türkçe'nin en büyük ustaları olan Yaşar Kemal ve Orhan Pamuk, milliyetçilerin 'Türklük' kavramının içinde yer alamamışlardır.

Bunun sonucu ne olmuştur? Türk'ün kendi kendisini sevemeyişidir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde de aşağılanan toplum, kendi kendisini tanımlayamamış, kimlik bunalımından kurtulamamış. Bunalımı aşmak için kimliğine, 'ötekine' düşmanlık temelinde yaklaşmıştır. Ondandır ki bugün Türk milliyetçileri, 'hepimiz Türküz' sözünü, ancak 'ötekine' olan düşmanlıklarıyla birlikte dile getirebiliyorlar. Ermenilere, Rumlara, Kürtlere düşmanlık olmasa, ellerinde 'Türklükten' geriye bir şey kalmayacağı korkusu içindeler.

Peki ama, Türklük kimliğini bugün bile, aile içinde sık sık Çerkezliğini, Arnavutluğunu, Boşnaklığını, Çeçenliğini v.s. hatırla****** üstünde iğreti olarak taşıyan bu toplum, neden esas olarak 'iç düşman' yaratmış, o 'iç düşmanı' yok etmek için kanlı bir tarihe imza atmıştır? Bunun en temel nedeni, tarihte aranmalıdır. 1600 yılından itibaren sürekli askeri yenilgilere uğrayan, Birinci Dünya Savaşı'nda İmparatorluğu kaybeden bu toplumdaki egemen güçler, her ne kadar 'bir Türk dünyaya bedeldir' deseler de, toplumu büyük devletlere ve onların uluslarına karşı kışkırtmaktan kaçınmış, bu konuda büyük devletlerle yüz yüze gelmekten çekinmişlerdir. Türklük ruhunun gıdası olarak, kolay 'lokmaları' bu toplumun değerlerini hedef olarak göstermiştir. Kolay ve 'risk' taşımayan Ermeniler, Rumlar, Araplar, Yahudiler olmuştur hedefleri. Onun için onlar katliamlardan geçmiş, malları gasp edilmiş, yağmalanmış, sürgünlere yollanmış. Bir başka ifadeyle, Türk sermayesi, başka devletlerin pazarlarını yağmalama imkanı bulamadığı için, iç pazardaki Türk olmayan sermayeye el koymak için bu düşmanlıkları kışkırtmıştır. 1915'te bu kolay 'lokma' Ermeniler olmuş, Ermeni toplumu kökten kırılmış, ardından Pontus'tan arta kalmış olan Karadeniz Bölgesi'ndeki Rumlar hedefe alınmış, tüm İstiklal Savaşı boyunca da, devlet, öyle söylendiği gibi 'düvel-i muazzama'ya karşı değil, savaştan kısa bir süre sonra büyük devletlerin desteğini çektiği Yunanistan'a karşı savaşmış, Rum düşmanlığını propaganda etmiştir. Bu düşmanlık, kara ünlü 6-7 Eylül provokasyonuyla birlikte Rumların tasfiyesiyle sonuçlanmıştır.

Bütün bu yaratılan 'iç düşmanlar' içinde, bugün artık herkes tarafından kabul edildiği gibi, Kürtlerin 'kolay lokma' olmadığı görülmüştür. 1990 başlarında, öteki 'kolay lokmaların' malına, mülküne el koyma geleneğine uygun olarak, Kürt zenginleri hedef alınmış, Kürt iş adamlarının çarşaf çarşaf listeleri medyada yayınlanmış. Kimi Kürt iş adamları faili meçhul cinayetlere kurban gitmiş. Ancak Kürt zenginlerine indirilen darbe, Kürt ulusal hareketi üzerinde, 'öncülerin' varlığından dolayı, Rumların ve Ermenilerin üzerinde yaratılan etkiyi yaratamamıştır. Kürtler kendilerini korumayı başarmışlardır. Tarihte ilk defa, Türklük adına yaratılan 'Kürt düşmanlığı', onu yaratanları tehdit eder boyutlara gelmiştir. Bu da, söz konusu 'iç düşmanı' yok etmenin mümkün olmadığını göstermiş, biricik alternatif olarak da ortada bu düşmanlığa kökten son vermekten başka alternatif kalmamıştır. Bugün Trabzon ili hakkında herkesi şaşırtan iddiaların köklerini, işte bu kimlik bunalımını aşamayan 'Türkleşme' sürecinde aramak gerekir. Trabzon ili tesadüf sonucu bu noktaya gelmiş değildir.

Topal Osman'ın, (Laz Osman) Kahya Yahya'nın yaşamı, Türk milliyetçiliğinde bugün de süregiden 'ötekine' düşmanlığı anlamamıza yardım eder. Topal Osman kısa yaşamına Ermeni soykırımı suçundaki rolünü, TKP kurucuları Mustafa Suphi ve arkadaşlarının cinayetini, Pontus kökenli Karadeniz Rumlarına karşı bir dizi katliamı, Birinci Meclis'te milletvekili olan Şükrü Bey suikastını ve Koçgiri İsyanı sırasında Kürt köylerini yakıp yıkmayı, kitlesel kırımları sığdırmış bir 'derin devlet' unsurudur. Katili Topal Osman İttihatçı idi. Ermeni soykırımından arananlar arasındaydı. Bu tür katillerin, devlet tarafından kullanıldığına en inandırıcı kanıt, Topal Osman ve çetesinin yıllar boyunca Mustafa Kemal'in Muhafız Kıtası olarak Ankara'da görevli oluşudur.

Topal Osman, kendi ulusal kimliğinden (Lazlıktan) Türklüğe, kuşaklar boyu süregiden derin bir 'gönüllü asimilasyon'la, kapsamlı bir ruhsal ve kültürel değişimle değil, işte yukarda sayılan bu cinayet ve katliamlarla geçmiştir. Onun yaşam öyküsü, bugün Türk toplumunun yaşadığı kimlik bunalımını analiz etmek bakımından büyük önem taşımakta ve kendi Türk kimliğini sağlam, hümanist, felsefi, edebi bir tarihsel temele oturtamayışın yarattığı kompleksle, bir avuç Ermeni'ye karşı 'Hepimiz Türküz' diye bağırmadaki derin zaafı anlamamıza yardım etmektedir, tıpkı bu günkü tetikçi Ogün Samast gibi...

Hrant Dink'i katleden Ogün Samast işte bu tarihsel arka planın ve derin devletin sıradan ve zavallı bir ürünüdür. Ogün'den Kürt, Ermeni, Rum düşmanlığını çıkarın, geriye, hiç bir şey kalmadığını göreceksiniz Onun Türk kimliği, ne yazık ki, işte bu 'negatif' duygu ve nefretlerden ibarettir çünkü. Lümpen milliyetçilik denilen şey budur.

Mustafa Suphi'yi, Sabahattin Ali'yi katledenler, Van'da 33 Kürt köylüsünü öldüren, 6-7 Eylül olaylarını tezgahlayan, Çorum ve Maraş olaylarını düzenleyen, 1 Mayıs 1977 Taksim katliamını yapan, Bahriye Üçok'u, Kemal Türker'i, Musa Anter'i ve sayısız demokrat, yurtseveri katleden güçler bunlardır.

Tarih hiçbir şeyi unutmaz.

Ömer Ağın

freelyon is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
koçgiri kürt isyanı ve topal osman!!! kevok Sınırsız Muhabbet Burada 10 14-11-2008 12:07 AM
Batıda Dinler Tarihi Çalışmaları achar Tarih 6 23-10-2008 06:58 PM
Ben bu fenerlilere acıdım ya siz??? bendelal Galatasaray 147 13-05-2008 11:30 PM
Tarihi Kentler Birliği toplantısı Mardin'de sürüyor freelyon Genel Kültür 2 09-09-2006 09:54 PM
fenerbahce türkiye kupasini en son aldiginda 06ankara Galatasaray 8 28-06-2006 01:57 AM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 06:18 AM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.