|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||||
|
BM desteğiyle TESEV bir rapor yayınladı. Raporda Türkiye’nin doğusundan söz ediyor. Ne demek Doğu! Bir insan, bir aşiret, bir topluluktan bahsederken ismi kullanılır. Sadece kölelerin adı yoktur, onların hepsine birden köle denir. Doğu’nun bir adı yok mu? Türkiye’nin doğusu vardır, Güneydoğusu vardır; Karadeniz, Akdeniz bölgesi vardır ama, o halkın, o halkın yaşadığı ülkesinin adı söylenmez.
Rapora dönelim. Türkiye’nin doğusunda gelirlerin, ülke ekonomisinin yüzde 3’üne yakın olduğu belirtilmiş. Bunun giderilmesi için kimi öneriler sıralanmış. Küçük ve orta işletmeler için teşvik primi, turizm ve ticaretin geliştirilmesi, alt yapı yatırımlarının arttırılması ve bu yoldan işsizlikle mücadele edilmesi ilk göze çarpanlardan. Önerilerin içeriği açık. Kürdistan burjuvazisinin çeşitli katmanlarını devlet eliyle kalkındırmak, Kürtleri ulusal davalarından bütünüyle uzaklaştırmak. Bunun adına teşvik değil, rüşvet derler. Raporda bununla da yetinilmiyor. Dağıtılacak sadakayla Kürt yoksulları ulusal kurtuluşa ihanete teşvik ediliyor. Öğrenciler için ücretsiz yemek çıkarılması ve ayda 150 YTL ödenmesi öneriliyor. AB’ye uyum için demokratikleşme raporları yayınlayan TESEV, sıra Kürdistan’a gelince ekonomik tespitlerden söz ediyor. Gerçekten de ekonomik mi? Öneriler ne denli ekonomik olursa olsun, bunun politik tedbirler paketi olduğu ortada. Açık ki, Kürtleri askeri güç kullanarak ve politik yoldan alt edemeyince, onları rüşvetle, sadakayla teslim almayı umuyorlar. Oysa oradaki yoksulluğun nedeni, öncelikli olarak ekonomik değil, politiktir. Kürdistan, bir sömürgedir. Yıllardır yeraltı ve yerüstü kaynakları talan edildi. Sanayi ve tarım geri bırakıldı. Kürdistan, işbirlikçi tekellerin meta pazarı olarak değerlendirildi. Kürt halkı aynı zamanda Batı’da burjuvazi için ucuz işgücü deposuydu. Bilerek ve isteyerek geri bıraktılar orayı. Ne doğru dürüst demiryolları ağı, havayolu trafiği, ne de karayolu şebekeleri oluşturuldu. Ne fabrikalar kuruldu, ne de tarım modernizasyonu için adım atıldı. Sadece doğal kaynakları yağmalamaya yetecek kadar bir kara ve demir yolu yapıldı. Kürdistan sömürgesinin önemi yalnız buradan gelmez. Orası petrol bölgelerine açılan kapıdır. Ortadoğu’ya, Kafkasya’ya oradan geçilebilir. Her ne pahasına olursa olsun, orayı elde tutmak stratejik önemdedir. Kürtlerin kendi yurdunda tutsak edilmesinin, bunca sert mücadeleye karşın bu denli yüksek maliyetle savaşı sürdürmesinin nedeni budur. TESEV gibi kurumlar, savaşın bugüne kadar olan biçimlerde devam ettirilmesinden yana değiller. Yine de amaçları aynı. Sömürgeciliğin farklı araçlarla uygulanabileceğini düşünüyorlar. Diyorlar ki, savaş için harcanan paranın daha küçük bölümü Kürtlere dağıtılırsa, onlara rüşvet ve sadaka verilirse, bu asi ulus kolaylıkla dize getirilebilir. Yıllardır bu tür öneriler yapılır. Her defasında da Kürtler gereken yanıtı verdi. Çünkü Kürtler, sadaka değil, özgürlük istiyor. Çünkü; sorun ekonomik değil, politik. Çünkü; Kürtler, özgürlükten yoksun oldukları için yoksul düştüklerini biliyorlar. Onun için özgürlük düşü kuruyorlar: Dillerini özgürce kullanmak, kendi kendilerini yönetmek istiyorlar. Kendi kaynaklarına hükmedip, topraklarında fabrikalar yükseltmek istiyorlar. |
|||||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Galatasaray'ın Taraftar Kimliği | achar | Galatasaray | 18 | 05-09-2009 12:30 PM |
| Özgürlük öldü, merhaba esaret! | freelyon | Sınırsız Muhabbet Burada | 3 | 07-02-2007 06:49 PM |
| Gördük ki!!!! | cadilan | İslami Sohbet | 8 | 22-12-2006 11:46 PM |
| Sevda Değil!... | bercem21 | Şiirler | 5 | 19-09-2006 10:39 AM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.